YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN
Siyaset


01)Başkan Barzani'den Talabani açıklaması:16 Ekim ihanetinin devamıdır -05..06.2018
Başkan Mesud Barzani, Kerkük İl Meclisi Başkan Vekili Rêbuwar Talabani hakkında çıkarılan yakalama kararının, 16 Ekim ihanetinin devamı olduğunu bildirdi.

Başkan Barzani’nin ofisinden yapılan açıklamada, Kerkük Araştırma Mahkemesi’nin, Rebwar Talabani hakkında çıkardığı yakalama kararına tepki gösterildi.

Açıklamada, “Rebwar Talabani hakkında çıkarılan yakalama kararı, 16 Ekim ihanetinin devamıdır” denildi.

Açıklamanın devamında, “Rebwar Talabani hakkında çıkarılan karar, onun vatansever, Kürtperver ve adaleti savunmasından dolayıdır. Bu, bütün tarafların bildiği bir gerçektir” ifadeleri kullanıldı.

Başkan, “Her samimi Kürt’ün, Rebwar Talabani’nin arkasında olduğunu ve şahsının kendisine bütün gücüyle destek verdiğini” vurguladı.

Ne olmuştu?

Dün, Kerkük Araştırma Mahkemesi’nin Kürt Hakimi Sebah Mecid İbrahim tarafından çıkarılan karar, güvenlik birimlerine gönderilerek Rebwar Talabani’nin görüldüğü yerde gözaltına alınması istendi.

Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Talabani, mahkeme kararını doğruladı ve bu kararın yasalara aykırı olduğunu ifade etti.

Talabani ayrıca, “Avukatımız mahkemede hazır bulundu ve kararımızla ilgili temyiz başvurusu yaptı. Temyiz mahkemesi kararını vermeden yakalama kararının çıkarılması için acele edilmemeliydi” diye belirtti.

Rebwar Talabani, 16 Ekim 2017’de Kerkük’ten ayrıldı. Hakkında, Kerkük’te Kürdistan bayrağının resmi kurumlara asılması ve 25 Eylül’de düzenlenen bağımsızlık referandumunun kentte yapılması kararı gerekçe gösterilerek dava açılmıştı.

16 Ekim 2017’de Kürdistan Yurtseverler Birliği’ne (KYB) bağlı bazı peşmergelerin çekilmesiyle Iraklı güçler ile Şii Heşdi Şabi milisleri Kerkük, Tuzhurmatu ve diğer tartışmalı bölgelere girmişti.

Söz konusu güçlerin bölgeye girmesiyle birçok Kürt memur ve yetkili görevinden alınmış, başta Kürtler olmak üzere çok sayıda sivil evlerini terketmek zorunda kalmıştı.

Kürtler, Kerkük’te durumun normalleştirilmesini ve 16 Ekim öncesi şartlara dönülmesini istiyor.

02) Suriye’de Kürtlere ve ABD’ye karşı yeni bir ordu -05.06.2018

Arap Ordularının Teklifi, ile Suriye’de ABD ve SDG’e karşı yeni bir askeri ordu Kuruluyor

Suriyeli ve Iraklı 70 aşiret ve kabilenin temsilcileri Halep’in doğusundaki Deyr Hafir’de toplanarak Suriye ordusuna destek açıkladı.

Halep, Rakka ve Hasake’den yaklaşık 70 kabile öncüsünün katılımı ile bir konferans düzenlendi. Halep’in Doğusunda yer alan Deir Hafer kentinde Cumartesi günü gerçekleşen toplantının adı 'Yabancı Müdahale ve Suriye Topraklarında Amerikan Varlığına Karşı Suriye Kabileleri.'

Çağırılan aşiret liderleri ile birlikte Suriye, 'Arap ordularının teklifi ile ortak bir askeri güç kuracağını, Suriye topraklarına müdahale eden tüm yabancı güçlere karşı topraklarını savunacaklarını duyurdular” .

Askeri bir kaynağa göre oluşturulan bu yeni Ordu, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Amerika’ya karşı doğrudan bir hamle yapacak.

03) YPG'den Efrin kararı -05.06.2018

Halk Savunma Birlikleri (YPG) Rojava’nın Efrin kentine dönme hazırlığı yapıyor.

BasNews’e konuşan özel bir kaynağın aktardığına göre, YPG’nin Efrin operasyonunda dağılan savaşçılarını toplayarak dönüş hazırlığı yapıyor.

Sözkonusu kaynak şu ana kadar YPG Efrin’e dönmesi için 5 tabur hazırladı.

Konu hakkında bilgi sahibi olan kaynak YPG’nin Suriye rejimine ait kıyafetleri giydiği ve Suriye bayrağı altında Şehba bölgesinde YPG savaşçılarının eğitildiğini söyledi.

Suriye rejimi ve YPG’nin bu konuda bir anlaşma imzaladığı bildirildi.

Rojava Özerk Yönetimi Suriye kuzeyinde bulunan Şehba bölgesini kanton olarak ilan etmişti. Irak sınırında yer alan Şehba’da İran ve Rusya’ya ait askeri güçler bulunuyor.

04) HAK-PAR seçim bildirgesinde federasyon vurgusu -05.06.2018

Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR), 5 bağımsız adayla gireceği 24 Haziran seçimleriyle ilgili seçim beyannamesinde federasyon vurgusu öne çıktı.

Diyarbakır, Van, Ağrı, Dersim ve Mardin’den bağımsız adaylarla seçime girecek olan HAK-PAR, seçim bildirgesini açıkladı.

HAK-PAR Genel Başkan Refik Karakoç Diyarbakır'dan, Hüseyin Özdemir Dersim’den, Süleyman Kart Mardin'den, Fehmi Atmaca Ağrı'dan ve Abdulmenaf Kıran da Van'dan bağımsız adaylarla seçime girecek.

HAK-PAR’ın seçim bildirgesinden önce çıkan başlıklar şöyle.

Federasyon Modeli

“Federal sistemler çok uluslu coğrafyalarda, halkın ve etnik toplulukların eşitlik zemininde bir arada yaşamasının idari ve siyasi şekilleridir. Bugün dünyanın yarısına yakını, Federal Sistemlerle yönetilen devlet modellerini benimsemişlerdir.

Türkiye Cumhuriyeti de başta Kürt sorunu olmak üzere kuruluşundan bu yana çözemediği, kangrenleşmiş sorunlarını aşmak için federal bir sisteme yönelmeli. Türkiye'nin çok dilli, çok kültürlü, çok uluslu gerçeğine uygun, çoğulcu bir niteliğe kavuşmalı; federal tarzda yeniden yapılanmalıdır.

Başta Kürtlerin çoğunlukta olduğu bölge olmak üzere, farklılıkların var olduğu bölgelerde federe yapılar kurulmalıdır. HAK-PAR bu temelde siyasi ve idari egemenliğin paylaşılmasını öngören ve federal çözüm öneren tek partidir. Türkiye federal bir yapıya dönüşmelidir.”

Kürt Sorununun Çözümü

“Kürt sorununun özü devletin uyguladığı bu tekçi, inkârcı ve baskıcı politikalardır. Türkiye'de Kürt sorununun adil bir biçimde çözüme kavuşmamasının, demokrasinin gelişip kurumsallaşamamasının, askeri darbelerin, sıkıyönetim ve olağanüstü hâl uygulamalarının altında bu şiddet ve baskı politikaları vardır.

Düzen partilerine değil kendi öz siyasi dinamiklerine destek olmalıdır. Bunun için Kürtleri yok sayan, ülkeyi tek renge boyamak isteyen anlayışa ve bu anlayışa uygun tekçi sistem partilerine gereken dersi vermek gerekir. Kürtçe Türkçe ile birlikte resmi dil olarak kabul edilmeli; ilkokuldan üniversiteye kadar okullarda okutulmalı ve kamu alanında serbestçe kullanılmalıdır.

Biz HAK-PAR olarak, Türkiye'de ana dilde eğitimi savunurken bu hakkı aynı zamanda Arap, Laz, Çerkez gibi bu coğrafyada yer yer yoğun topluluklar halinde yaşayan diğer etnik gruplar için de gerekli görüyoruz.”

Alevi Sorunu

“Biz HAK-PAR olarak, devletin Aleviliği kendine göre tanımlama anlayışını terk etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Alevilerin bütün meşru haklarının verilmeli ve bu yöndeki taleplerinin geciktirilmeden karşılanmalıdır. Herkes dinini öğrenme, gereklerine göre davranma ve yaşama hakkına sahiptir. Bu hakkı özgürce kullanmalıdır. Laik devletin görevi, ayrım yapmadan yurttaşlarına bu olanakları sağlamaktır. Biz HAK-PAR olarak böyle bir laikliği ve inanç özgürlüğünü savunuyoruz.”

Dış Siyasette Yol Haritası

“Türkiye, İran, Irak, Suriye, ABD, AB ve Rusya başta olmak üzere neredeyse tüm dünya ile ilişkilerinin merkezine Kürt karşıtlığını koymuştur. Bu yanlış politikadan vazgeçilmelidir.

Türkiye hem içeride Kürt sorununu çağdaş yöntemlerle, adil bir çözüme kavuşturmalı hem de İran, Irak ve Suriye sınırları içinde kalan Kürtlerle iyi komşuluk ilişkileri geliştirmelidir. Kürtlerin bölgede meşru kazanımlarını beka sorunu olarak algılamamalı, ‘Bölünme’ fobisi ile hareket etmemelidir. Türkiye başta Güney Kürdistan Federe Bölgesi’yle ve Suriye Kürdistan'ındaki Kürtlerle birlikte komşularıyla barışçıl ilişkiler içinde olmalı; haklarına saygı göstermeli ve uluslararası toplumla uyumlu olmalıdır.”

AB Üyeliği Ve Yeni Anayasa

“Biz HAK-PAR olarak Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğini destekliyoruz ve tam üyeliğin bir an önce gerçekleşmesini istiyoruz. Bunun için Türkiye bir an önce gerekli reformları tamamlayarak AB üyeliğinin gereklerini yerine getirmelidir. Türkiye AB üyeliği için gerekli şartları yerine getirmekte ayak sürümekten de vazgeçmelidir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, aradan geçen 36 yıllık zamana rağmen hâlâ askeri darbenin izlerini ve ruhunu taşıyor. Biz HAK-PAR olarak Türkiye'nin çok uluslu, çok kültürlü yapısına uygun çağdaş, sivil, demokratik bir Anayasa yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu Anaysa federal yapılanmaya, AB standartlarında, çoğulcu, katılımcı demokrasiye zemin oluşturmalıdır. Kopenhag Kriterleri'nin gerekleri yerine getirilmelidir.

Venedik Komisyonu Şartı'na uygun olarak şiddeti dışlayan siyasi partiler ve dernekler kurulabilmeli, siyasi ve sivil hayattaki yerlerini alabilmelidir. Siyasi Partiler Yasası, Seçim Yasası demokratikleşmeli; seçim barajı tümden kaldırılmalı, her parti aldığı oy oranında parlamentoda temsil edilmeli ve aldığı oy oranında hazineden yardım almalıdır. Ceza Yasası adil ölçülerde değiştirilmeli, Terörle Mücadele Kanunu kaldırılmalıdır.”

Kadın Hakları

“Birleşmiş Milletlerce kabul edilen ve Türkiye’nin de tarafı olduğu Kadınlara Karşı Her Türlü Ayırımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ne (CEDAW) uygun olarak ülkemizde kadınların toplumsal ve siyasal yaşama eşit katılımı önündeki engellerin kaldırılmasından yanayız.

HAK-PAR toplumsal cinsiyetçi, erkek egemen sistemin her gün yeniden ürettiği eşitsizliğe ve baskı mekanizmalarına karşı mücadele edecektir. Kadının toplumsal, sosyal, siyasal, ekonomik hayata katılımını destekleyecek, eşitsiz katılımı engelleyici tüm tedbirleri alacaktır.”

İşçi Hakları

“Türkiye'de emekten yana uluslararası sözleşmelerde de yer alan tüm hakları hayata geçirecek, işçi ve emekçilerin örgütlenmesi önündeki engelleri, bariyerleri kaldıracağız.

HAK-PAR olarak işçi haklarının ve yaşam güvenliğinin çağdaş standartlarda olması için çalışacağız. Asgari ücret bir toplum için utanç verici bir emek ölçütüdür. HAK-PAR tam ücretli işçi ile asgari ücretli işçi sıfat ve standardı arasındaki farkı kaldıracak, ‘Eşit emek eşit ücret’ ilkesini bütün emekçiler lehine hayata geçirecektir. HAK-PAR mesleki eğitim grubuna giren sektörler dışında çocuk işçilerin çalıştırılmasını yasaklayacak, bu konuda etkin bir denetleme mekanizması oluşturacaktır.”

Engelli Politikası

“Türkiye'de engelli vatandaşların durumuna ve sorunlarına yönelik dünya standartlarını uygulayacak, aile, çevre ve toplumun eğitilmesi, bilinçlendirilmesi için çalışacaktır. Engellileri koruyan, takip eden ve denetleyen mekanizmaları öncelikle devreye sokacaktır.”

Çevreçi Bakış

“HAK-PAR doğa ve çevre bilincinin gelişmesine önem veren bir partidir. Bu konuda toplumsal bilinç yaratmak için çevreci gruplarla, kuruluşlarla ilişkiye geçer, doğa ve çevre koruma projelerini destekler, katkı sunar.

HAK-PAR modern, çağdaş kent ve bölgeleri, doğa ve çevreyi tahrip etmeden, doğa ve çevrenin ekonomik değerini bozmadan inşa edecektir. Yeşil alanları, ekonomik değeri olan arazileri, bitki örtüsünü, ormanları koruyacak, kentleşme ve sanayileşme titiz bir doğayı koruma anlayışıyla yürütülecektir.”

Ekonomi Politikası

“Biz HAK-PAR olarak ekonomik gelişmenin toplumun barış, huzur ve güven içinde olmasına bağlı olduğunu düşünüyoruz. İç ve dış sorunların savaş araçlarıyla değil, barışçı yollarla ve araçlarla çözülmesi kaynakların silahlanmaya, çatışma ve operasyonlara, militarist çarkı güçlendirmeye değil toplumun ekonomik ve sosyal gelişmesine yöneltmeye olanak sağlar. HAK-PAR ülke ve çevre kaynaklarını tanka, topa, kurşun ve bombaya değil, üretime, kalkınmaya harcayacak.”

İşsizlik Sorunu

“HAK-PAR bölgeler arası ekonomik dengesizliğin yarattığı bu işsizlik ve yoksulluğa bir çözüm bulmak için bölgelerin durumuna uygun özel yatırım ve kalkınma programını uygulamayı hedeflemektedir. Özel olarak, Kürdistan'da sürdürülen kirli savaş nedeniyle çoraklaştırılan bölgenin yeniden cazip hale getirilmesi için savaştan etkilenen, yerinden yurdundan, köyünden ve tarlasının başından ayrılmak zorunda kalan insanlarımızın geri dönmesini sağlayacak bir sosyal ve ekonomik politikayı hayata geçireceğiz.”

05) 'Dünyanın sonu Menbic’den başlayacak' -05.06.2018

Amerikan gazetesi New York Times, Suriye'de gözlerin çevrildiği Menbic kentine girdi. Haberde, Suriye'deki iç savaşın tüm taraflarının Menbic'de varlık gösterdiğine dikkat çekildi. Bir SDG üyesi ise gelinen noktada bir öğretmeninin, "Dünyanın sonu buradan, Menbic'den başlayacak" sözlerini hatırladığını söyledi.

Türkiye ile ABD arasında Suriye’nin Menbic kentine dair yapıldığı belirtilen anlaşma konusunda resmi açıklama beklenirken, Amerikan gazetesi New York Times kente girerek gözlemlerini aktardı. Gazete, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) bir üyesinin “Dünyanın sonu Menbic’den başlayacak” sözlerini haberin başlığına taşıdı.

'Bir Kilometrekarede Herkes Var'

Haberde, Menbic bölgesinde Türk ve ÖSO güçleri ile Amerikan ve SDG güçlerinin çok yakın mesafede bulunduğunu, Rus askerlerinin de fazla uzak olmadığını belirtildi. NYT, Menbic’in hemen batısındaki Arima kasabasında SDG, ABD, Türk güçlerinin, silahlı muhaliflerin, Suriye ordusunun, Rusların ve İranlıların sadece bir kilometrekarelik bir alanda asker bulundurduğunu yazdı. Bu bölgenin şu an için gazetecilere kapalı olduğu belirtildi.

‘Dünyanın Sonu…’

NYT Menbic’de, SDG komutanları ve savaşçıları ile de görüştü. Haberde adı sadece Şiar olarak verilen bir SDG komutanı “IŞİD’e karşı, Türkiye’ye karşı savaştım ve şimdi Menbic’deyim, tüm tarafların karşılaştığı yerde. Burası küçük bir kentten ibaret. Böyle bir yerin böylesine büyük bir uluslararası dikkat çekeceğini kim düşünebilirdi ki?” derken, Ali isimli SDG üyesi de şu ifadeleri kullandı: “Okuldayken haylazdık. Öğretmenimiz bize sık sık bağırır, “Eğer bu kadar sorun çıkarmaya devam ederseniz, dünyanın sonu buradan, Menbic’den başlayacak” derdi. Şimdi Menbic’in içinde bulunduğu duruma baktığımda, aklıma sık sık öğretmenimin sözleri geliyor.”

‘Savaşın Tüm Tarafları Menbic’de’

Haberde, şu ifadeler kullanıldı: “Kuzey Suriye (Batı Kürdistan) yedi yıldan uzun süredir şiddetten mustarip. Bazı silahlı gruplar yükselişe geçti ve düştü, Suriye ordusu geriledi ve ilerledi; çıkarı bulunan bölgesel güçlerin hepsi – Türkiye, İran, Rusya ve bazı Körfez ülkeleri ile ABD- kendi amaçlarını destekledi veya bizzat kendi savaşçılarını ihtilafa soktu. Bunun sonucunda, sahada şaşırtıcı bir yelpazede yer alan güçlerin varlığı oldu; geleneksel müttefikler farklı taraflarda olabiliyor veya bir yerde ittifak içinde, bir diğer yerde birbirlerine karşı durumdalar. Gazeteduvar

06) İran rejimi yine Kürtlere saldırdı -05.06.2018

İran askeri güçleri Kürdistan Bölgesi ile Doğu Kürdistan sınırında kolberlere ateş açtığı bildirildi. Açılan ateş sonucu 1 kolber yaşamını yitirirken, 3 kolber de yaralandı.

İran rejimi sistematik bir şekilde kolberlik (sınırda ücret karşılığında yük taşımacılığı yapan kimse) yapan Kürt gençlerini katletmeye devam ediyor.

Kolbernews’in haberine göre, dün gece Doğu Kürdistan’ın Urmiye vilayetinin Pîranşar kentine bağlı Dola Mîdanî mıntıkasında bir grup kolber, İran rejim güçlerinin kurduğu pusuya düştü.

Pusuya düşen kolberleri tarayan İran askerleri, 2 çocuk babası Kemal Mihemed (26) isimli bir kolberi katlederken, 3 kolberi de yaraladı.

Edinilen bilgilere göre, yaralanan kolberlerden biri Kürdistan’da bulunan Çoman Hastanesine, diğer yaralı kolber ise Pîranşar’da bulunan hastaneye kaldırıldı. Yaralanan sivillerin durumunun ağır olduğu bilgisi aktarıldı.

07) Kıyamet... Yamardağ patladı, en az 25 ölü var! -05.06.2018

Guatemala'daki yanardağdan çıkan lav nehri köyleri yok etti, insanlar diri diri yandı. Can kaybının artmasından ciddi şekilde endişe ediliyor, bir görgü tanığı "Herkes kurtulamadı. Lavın altında gömüldüklerini düşünüyorum" dedi. Yüzlerce yaralı hastanelere taşınıyor.

Orta Amerika ülkelerinden Guatemala'daki Fuego Yanardağı büyük bir gürültüyle patladı. Başkent Guatemala City'nin 40 kilometre güneybatısındaki volkandan havaya kaya, kara duman ve kül püskürüyor.

Ulusal Felaket Yönetim Kurumu, bir lav nehrinin El Rodeo köyünü vurduğunu, evleri yok edip içindeki insanları yaktığını duyurdu.

Guatemala City'deki La Aurora Havalaanı kül yağmuru nedeniyle kapatıldı.

Cumhurbaşkanı Jimmy Morales ulusal acil durum planının uygulandığını belirtti. Morales "En az üç bölgede yıkım olduğunu düşünüyoruz" dedi.

Uzmanlara göre, yanardağdaki patlama 1974'ten bu yanaki en büyüğü.

Acil durum yetkilisi Sergio Cabanas, bir lav nehrinin yön değiştirip El Rodeo bölgesine doğru ilerlediğini belirtti. Cabanas "Bir lav nehri kıyılarını aşıp El Rodeo köyünü etkiledi. Yaralananlar, yananlar, ölenler var. Maalesef El Rodeo lav altında kaldı ve lav nedeniyle La Libertad köyüne de ulaşamadık, orada da ölenler olabilir" diye konuştu.

Cabanas daha sonra, ölenler arasında yardım görevlilerinin ve birkaç çocuğun da bulunduğunu aktardı.

Gutemala medyasının yayımladığı videlorda bir lav akıntısının üzerindeki cesetler ve külle kaplı insanlara yardım etmeye çalışan görevliler görülüyor.

Bir görgü tanığı lavın mısır tarlalarına doğru aktığını ve çok sayıda kişinin öldüğünü anlattı. Consuelo Hernandez adlı görgü tanığı "Herkes kurtulamadı. Lavın altında gömüldüklerini düşünüyorum" dedi.

Guatemala hükümeti, yanardağ patlamasından toplam 1,7 milyon kişinin etkilendiğini duyurdu. Yetkililer halka kül yağmuru nedeniyle maske takmaları çağrısında bulundu.

Bir yetkili de, rüzgarın yönü nedeniyle volkanik küllerin başkente düştüğünü belirtti. Guatemala Ordusu'nun da yardım faaliyetlerine katıldığı duyuruldu. BBC Türkçe

08) Demirtaş: PKK'yi değil, bize oy verenleri temsil ediyoruz -05.06.2018

4 Kasım 2016'dan bu yana Edirne F Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan, HDP'nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, PKK'yi değil, kendilerine oy verenleri temsil ettiklerini söyledi.

Demirtaş tutuklu bulunduğu Edirne Cezaevi’nden avukatları aracılığıyla Alman haber ajansı dpa’nın sorularını yanıtladı. Frankfurter Allgemeine Zeitung (Faz), Frankfurter Allgemeine Zeitung ve Der Standaard gazetelerinde yayımlanan Demirtaş’ın röportajından bazı bölümler şöyle:

Tutuklanmanızdan bu yana 1,5 yıl geçti. Nasılsınız?

Bütün zorluklara rağmen iyi ve moralliyim. Küçük bir hücrede iki kişi kalıyoruz. Radyo-TV ve gazete hakkımız var. Haftada 1 saat ailemizle görüşebiliyoruz. Haftalık toplam 4 saat da spor hakkımız var.

Tutuklu olmanıza rağmen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday oldunuz. Bulunduğunuz şartlarda seçim kampanyasını yürütmek mümkün olacak mı? Nasıl?

Benim burada çok fazla imkanım yok. Daha çok avukatlarım aracılığıyla gönderdiğim küçük mesajlarla seçmenlere ulaşabiliyorum. Kampanyayı dışarıdaki milyonlarca gönüllü arkadaşım yürütüyor.

İkinci tura kalamadığınız takdirde cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısındaki adayın her kim olursa olsun desteklenmesi için çağrı yapar mıydınız?

İkinci turda ben olacağım, buna inanıyor ve bunun için halkımıza güveniyorum.

Sizce önümüzdeki seçimler Türkiye demokrasisi için son şans mıdır?

Hayır, elbette son şans değil. Demokrasi mücadelesi her halükarda devam edecek ve bir gün mutlaka zaferle sonuçlanacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmalarında sık sık karşı adayların tek amacının kendisini devirmek olduğunu dile getiriyor. Size göre de tek amaç Erdoğan’ın yerine başkasının gelmesi midir gerçekten?

Hayır, böyle bir derdim yok, ben tek adam rejimine karşı demokrasiyi savunuyorum. Erdoğan karşıtlığı değil, faşizm karşıtlığıdır bu.

Muhalefetin seçimlerde kaybetmesi halinde Türkiye’yi nasıl bir gelecek bekliyor?

Daha güçlü bir siyasi mücadeleye devam edeceğiz. Faşizmin kurumsallaşmasını ve topluma daha fazla zarar vermesini engellemeye çalışacağız. AKP iktidarı artık Türkiye için olumlu şeyler yapacak durumda değil, bu şekilde Türkiye hep kaybetmeye devam edebilir maalesef.

Sizce daha önce eşbaşkanı olduğunuz Halkların Demokratik Partisi’nin muhalefet ittifakında yer almamasının nedenleri nedir ve sizce bu doğru bir karar mıydı?

Diğer partilerin ortak paydası Türkçülüktür. Biz HDP olarak ise çok kültürlülüğü ve çok kimlikliliği esas alıyoruz. Milliyetçi değiliz. Diğer partiler bizim bu yönümüzü kabullenmekte zorlanıyorlar. Ama daha güçlü ilkeler etrafında demokrasi bloku oluşturabilseydik, Türkiye için elbette daha iyi olurdu.

Size göre MHP’nin AKP ile ittifakı, daha önce AKP’ye oy veren Kürtleri nasıl etkilemiştir? Bu ittifak onları AKP’den uzaklaştırmış mıdır?

Kürtler bu sağ faşist bloka mecbur olmadıklarını daha yüksek sesle söylüyorlar zaten. Bu durumun etkilerini sandıkta da göreceğiz. AKP Kürtlerin desteğini tümüyle kaybetti şimdi.

2015 seçimlerinde HDP’nin bir Türkiye partisi olduğunu vurguladınız. Aradan geçen zamanda ise ülkedeki Türkler ile Kürtler arasındaki sorun yeniden alevlendi. Bu durum karşısında HDP’ye daha önce oy veren özellikle batılı seçmenleri kaybettiğinizi düşünüyor musunuz? Öyle ise onları yeniden kazanmak için neler yapmayı düşünüyorsunuz?

Türkiye’de Kürtler ve Türkler arasında bir sorun yok. Kürtler ile devlet, hükümet politikaları arasında sorun var. Hükümet Kürtleri şiddetle bastırıp yok saydığı için sorun yaşanıyor. Ama bunun siyasi faturasını da “terör” adı altında HDP’ye çıkarmak için medya destekli anti propaganda yürütüyor. Elbette bu da Türkiye’nin batısında belli bir etki yaratıyor. Biz de bu yanlış algıları düzeltmeye ve kendimizi doğru ifade ederek seçmenin desteğini yeniden kazanmaya çalışıyoruz.

Size karşı eleştirilerde ise HDP’nin PKK’den yeterince uzak durmadığı söyleniyor. Bu eleştirilere vereceğiniz cevap nedir?

Biz halktan oy alarak göreve gelmiş ve halkı temsil eden yasal bir partiyiz. PKK’yi değil bize oy verenleri temsil ediyoruz. Şiddet konusunda da tutumumuz nettir, karşıyız ve savunmuyoruz. Aynı zamanda hükümetin de şiddet kullanarak Kürt sorununu terör sorununa indirgemesine de karşıyız.

Cumhurbaşkanı seçimlerini kazanmanız takdirde yapacağınız ilk iş nedir?

Yeni bir anayasa yapılması için öncü olacağım, OHAL’i kaldırıp hızla demokratik reformları başlatacak ve parlamenter sisteme geçişin önünü açacağım.

09) Perinçek: Ben önemli bir insanım, PKK askeri törenle karşıladı -05.06.2018

Vatan Partisi Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Doğu Perinçek, geçmişte Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmede çekilen fotoğraflara ilişkin olarak "Ben sizden farklı bir insanım. Askeri törenle karşılandım, ben önemli insanım" dedi.

Habertürk TV'de Fatih Altaylı’nın sunduğu Teke Tek programının dün akşamki konuklarından biri Perinçek oldu. Perinçek'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

(Öcalan ziyareti hakkında) "Rusya PKK'ye karşı ve düşman. Rusya PKK'nin temizlenmesini istiyor. Rusya bizi destekleyecek. Rusya ile sürekli görüşüyoruz. Türkiye'nin ortalıkta dans etmemesi lazım, güvensizlik veriyor. Bizim Çin'in de İran'ın da desteğine ihtiyacımız var. Bu o ülkelerin menfaatine. Biz vatanın bütünlüğünden yana olduk. Eşitsizliklere karşı çıktık. PKK'ye karşı tavır başka Kürt vatandaşımıza karşı tavır farklı. Ben gittiğimiz zaman ben sizden farklı bir insanım. Askeri törenle karşılandım, ben önemli insanım.

Cumhurbaşkanı olursam HDP'yi kapatırım diye bir şey söylemedim. Kapatılması için o süreci başlatma yetkimiz var. Terörle demokrasi olmaz. Amerika ile işbirliği yapacaksınız. Mehmetçiğe kurşun sıkanla özgürlük olmaz. Bu Amerika'nın bize dayattığı özgürlük. PKK'nin hükümette olduğu bir Türkiye düşünüyor musunuz? Cumhurbaşkanı yardımcısı yapacağız diyorlar Özgür Özel söyledi, İnce söyledi. PKK hükümette olamaz. Biz neden Afrin Harekatı yapıyoruz? Sonra geliyor PKK'yi meclise sokmaya çalışıyoruz. Devletin hazinesinden para veriyoruz, neden PKK bize kurşun sıksın diye. Bu şekilde Türkiye güvenlik ve ekonomi sorununu çözemez. Afrin'de Türk ordusu girdi bitirmişti. Oyları da düşmüştü. Birden bire tekrar ABD'nin dayatmasıyla HDP kampanyası başladı. Amerika illa HDP Türkiye'de önemli konularda olacak, hükümette olacak. Böyle demokrasi olmaz. Atatürk Şeyt Said'e demokrasi tanıdı mı? Türkiye'nin bölünmesinden başka nereye gider PKK'yi meclise sokmak. Biz PKK değiliz, PKK isek bizi de kapatsınlar. Biz Türkiye'nin bütünlüğü konusunda önder olan bir partiyiz. Biz Türkiye olarak göreceksiniz HDP'yi kapatacağız. PKK'ye yasallık tanımayacağız. Mehmetçiğe kurşun sıkıyor. Bırakalım bu savaşı, otorite sağlayalım onlara haraç toplasınlar, ondan sonra da Türkiye'yi bölelim. Buna kesinlikle izin veremeyiz."

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin, 2. Ordu Komutanı İsmail Metin Temel için 'cumhurbaşkanı olsam apoletlerini sökerim' şeklinde yaptığı açıklamaya ilişkin Doğu Perinçek, "Apoletlerini sökemez kim oluyor o (Muharrem İnce). Türk ordusunun apoletlerini hukuken sökemez. Dikatatör mü? Diktatör falan olamaz. Apolet sökerim diyen, kimliğini ortaya koyan biri cumhurbaşkanı olamaz. Hangi komutan şuan PKK ile savaşan komutan. PKK'nin baş danışmanı olur İnce bu sözleri ile. Hiç bu kadar ileri gidememişti, hiçbir şey sökemez. Böyle bir yetkisi yok. Bisiklet binerek diktatör olamaz. Bunlar boş laflardır. TSK PKK'yi hendeklere gömüyor, birden bire Muharrem İnce'yi görüyoruz. Bu psikolojik harekatta rol üstlenmek tehlikeli ve vatana ihanettir. Apoletini söküyormuş. Kimin apoletini söküyor, Metin Temel'in. Bu söylem doğru değil. Askerin siyasete karışmasına karşıyız. Ama burada askerin siyasete karıştığı bir durum yok. Türk ordusu Türkiye için en kıymetli varlıktır" diye konuştu.

Perinçek, "Biz önümüzdeki süreçte hükümet olacağız. İkinci tura kalacağız. Kimse bizden PKK'nin içerisinde olan birilerinin yanında olmayı, Tayyip Erdoğan'ın bitmiş politikasının içerisinde olmayı bizden beklemesin. Vatan Partisi hükümet olacak" dedi.

Perinçek, "Cumhurbaşkanı olduğumuz zaman cumhurbaşkanlığı yardımcılığını Sayın Erdoğan'a, Sayın Kılıçdaroğlu'na, Sayın Devlet Bahçeli'ye önereceğim. Onlarla beraber Türkiye'yi yönetebiliriz. Ben onları yönetebilirim" dedi.

Nerina Azad

10) AB heyeti ve Kürdistani partiler Diyarbakır’da bir araya geldi -05.06.2018

Avrupa Birliği (AB) siyasi heyeti Kürdistani partileri, HDP ile HÜDA PAR arasında yakınlaştırıcı rol oynadığı için tebrik etti.

Ireneusz Fidos öncülüğündeki AB Siyasi heyeti, 24 Haziran seçim sürecini değerlendirmek için Diyarbakır’da Kürdistan Demokrat Platformu (KDP), Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK), Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK), Azadi Hareketi ve Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi (PDK-T) yöneticileri ile biraraya geldi.

Diyarbakır’da yapılan görüşmelerde Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile Hür Dava Partisi’ni (HÜDA PAR) biraraya getirme çabaları AB heyeti tarafından takdirle karşılandı.

Seçimde Ortak Tavır

Kürdistan Demokrat Platformu Başkanı Sertaç Bucak, Diyarbakır’a gelen AB heyetinin Kürt sorununun çözümü için 24 Haziran seçimlerine bütün Kürt partilerin birlikte katılması gerektiğini söylediğini aktardı.

PSK Başkanı Mesud Tek de AB heyetine oluşturdukları Kürdistan Seçim İttifakı’nı anlattıklarını söyledi.

Tek, “HDP ile yürüttüğümüz seçim görüşmelerini anlattık. 24 Haziran seçimleri için oluşan Cumhur ve Millet ittifaklarında Kürtler’in dışlandığını söyledik. ‘Bu seçimlerde güvenlik kaygınız var mı?’ diye sordular bize. Biz de Ortadoğu’da bu tür güvensizliğin her zaman olduğunu söyledik” dedi.

Efrin ve Referandum

PAK Merkez Yürütme Kurulu üyesi Vahit Aba ise genel itibariyle Türkiye’de 24 Haziran’da gerçekleşecek seçimlerde Kürtler’in durumu ve tavrı üzerine konuştuklarını söyledi.

Türkiye’de OHAL döneminde gerçekleşen seçimler konusunda fikir alışverişinde bulunduklarını ifade eden Aba, şunları söyledi:

“Türkiye’nin Afrin’e yaptığı operasyon, Kürdistan’da gerçekleşen referanduma karşı gösterdiği tepkilere karşı Kürtler neler düşünüyor şeklinde sorular sordular bize. Bununla birlikte Türkiye’deki demokratikleşme sorunu ve Kürt partilerinin durumunu sordular.”

HDP ile HÜDA PAR’ın Kürdistani partiler tarafından biraraya getirilme çabasının AB heyeti tarafından takdir edildiğini söyleyen Aba, “HDP ile HÜDA PAR arasındaki yumuşama çabalarımızdan dolayı bizleri kutladılar. Bizim bu çabamızın çok önemli olduğunu söylediler” diye konuştu.

Ne olmuştu

Kürdistan Demokrat Platformu, PSK, PAK, Azadi Hareketi ve PDK-T, “Kürdistan Seçim İttifakı” adı altında 24 Haziran seçimlerinde HÜDA PAR’ın ve HDP’nin içerisinde yer alacağı bir seçim ittifakı girişiminde bulunmuştu.

Ama ittifak teklifi HDP tarafından yanıtsız bırakılmıştı.

https://www.youtube.com/watch?v=oURdiMgLEFU&feature=youtu.be

Kurdistana Bakur
http://www.kurdistana-bakur.com/index.php

-

.

…

FOTO / KAYNAK: ŞENGÜL ÖZER'DEN

VARTO / GIMGIM DEYİP GEÇMEYİN (GÜZEL GIMGIM'IM)

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN


01)-05..06.2018

02) -05.06.2018

AFRİN - VİDEO / https://www.youtube.com/watch?v=fWynQmT0wUk
https://www.youtube.com/watch?v=6oJwuVLKjAM
OSMAN ÖCALAN. VIDEO / https://www.youtube.com/watch?v=FCsYHbREbTs
Erzurum Müftüsü Afrin İçin istifa etti / https://www.youtube.com/watch?v=uc1hOeR1bqI
Am 30.01.2018 veröffentlicht
erzurum müftüsü afrine yapılan saldırıdan dolayı görevinden istifa etti

Ek.Tarihi Tue Jun 05, 2018 7:29 pm Gön: Oezer