Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Röportaj/İranlı Büyükelçi:Kürdistan çok önemli bir jeopolitik merkez   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (09) HER BÎJI KURDİSTAN   Ibrahim Güclü:PDKê, Divê Ji Derveyî YNKê û Goran Hikûmetê Ava Bike   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (09) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   İsmail Beşikçi:Duhok-Hewlêr Gezisi   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (07) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Medya


01)ABD’li diplomat: Sadece bir Kürt Partisi bizimle hemfikir-29..05.2018
ABD’nın eski Bağdat Büyükelçisi James Jeffrey, Irak’ta ABD ile aynı tavır sergileyip ve lokmayı paylaşabilecekleri tek tarafın Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) olduğunu söyledi.

Rûdaw’a konuşan ABD’nin eski Bağdat Büyükelçilerinden Zalmay Halilzad, “Kürdistan Bölgesi Başbakanı’nın anlattığı gibi; Kürtler yakın bir gelecekte Bağdat’ta etkin bir rol oynamak istiyor, anayasada Kürtlerin hakları üzerinde çalışarak amaçlarını yerine getirmeyi arzı ediyor. Bana göre bu uygundur. Onun için birlik olmalarında fayda var” dedi.

ABD’nın eski Bağdat Büyükelçisi James Jeffrey ise, ABD ile aynı hemfikir olan ve lokmayı paylaşabilecekleri tek tarafın Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) olduğunu belirterek, “Eğer ki halen KDP, Amerika’ya güveniyorsa, çünkü onlar bizden umudunu kesti. Onlar bizden umitsiz olmamalı. Asıl bizim onlardan daha fazla ümitsiz kalmamız lazım” ifadelerini kullandı.

İran’ın Irak’taki nufuzu her zaman olduğu gibi ABD’yi endişelendiriyor.

James Jeffrey İran’a ilişkin ise, “İran, kendilerine engel olan herkese karşı her şeyi yaparak püskürtecekler. Çünkü onların tek prensibi, Irak’ta karar sahibi olmaktır. Ancak bizim temel prensibimiz birlikte, demokratik ve federal bir Irak’tır” diye konuştu.

Nerina Azad

02) Buldan: Demirtaş’tan korktukları için onu rehin tutuyorlar -29.05.2018

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “HDP barajın altında kalırsa bizim milletvekillerimiz AKP’ye geçecek. Baraj altında kalmış bir HDP’nin milletvekili sayısını AKP kazanacak. Çoğunluğu elde edecek" dedi.

Partisinin Manisa’daki seçim mitinginde konuşan Pervin Buldan, iktidarın HDP’yi barajın altında bırakmak için her yolu denediğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“HDP’den korkuyorlar. Selahattin Demirtaş’tan korktukları için onu rehin olarak tutuyorlar. Cesaretiniz varsa çıksın karşınıza. Ama bu cesaret yok. Selahattin Demirtaş’tan da, onun yoldaşlarından da o kadar korkuyorlar ki, onun için demokratik siyaseti tasfiye etmeye çalışıyorlar.”

Pervin Buldan, konuşmasında şunlara yer verdi:

“Farklı inançlardan farklı mezheplerden insanlar, Manisa’da yaşayan Yörükler, Efeler, Kürtler, Türkler; sizin renginiz HDP’nin rengidir. HDP’nin rengi Manisa’nın rengidir. Bu renk Parlamento’ya gidecek. Bu renk Parlamento’da temsiliyetini bulacak. Biz 24 Haziran’da yapılacak 2 seçimde de; hem parlamento seçimlerinde hem de Cumhurbaşkanı seçimlerinde Manisa’dan yüksek oranda bir oy alacağımıza yürekten inanıyoruz. Biz Manisa’nın kardeşlik ve özgürlük kenti olduğunu biliyoruz. Manisa artık kendi temsiliyetini bu dönem Parlamento’ya taşıyacak, temsilci gönderecek.

Bugün Tayyip Bey buradaymış. Manisa halkına hızlı tren sözü vermiş. Hızlı treni elbette yapacaksın. Onu da yapacaksın, yolu da yapacaksın. Bu yollar, trenler senin kesenden çıkmıyor. Bu halkın vergileriyle yapıyorsun. Sen hızlı treni, yolu bir kenara bırak, Soma’daki 301 canın katillerini yargıla. Soma faciası ile Roboski’de yaşanan facianın, Türkiye’nin dört bir yanında yaşanan katliamların müsebbibi AKP’dir. Roboski’de yaşamını yitiren insanlarımızın ailelerine, Soma’da, Suruç’ta, Ankara’da yaşamlarını yitiren çocuklarımızın ailelerine söz verdik. ‘24 Haziran’da AKP’ye tamam’ sözü verdik. Onları göndermenin sözünü verdik.

Onlar bu ülkede kardeşlik ve barış isteyen herkesi cezalandırdılar. Milletvekillerimizi, belediye eşbaşkanlarımızı rehin aldılar. Ancak biz demokraside ısrar edeceğiz. Bu ülkenin barışa, kardeşliğe demokrasiye ihtiyacı var. Halklar arasında kutuplaşma yaratmak, barış isteyenleri cezalandırmak, demokrasi isteyenlere faşizm uygulamak bu ülkenin hak ettiği bir yönetim şekli değildir.

24 Haziran kaderimizi belirleyeceğimiz bir seçimdir. Bu seçim Türkiye halklarının kaderini değiştirecek. Onun için bizden korkuyorlar. Selahattin Demirtaş’tan korkuyorlar, HDP’den korkuyorlar. Selahattin Demirtaş’tan korktukları için onu rehin olarak tutuyorlar. Cesaretiniz varsa çıksın karşınıza. Ama bu cesaret yok. Selahattin Demirtaş’tan da, onun yoldaşlarından da o kadar korkuyorlar ki, onun için demokratik siyaseti tasfiye etmeye çalışıyorlar.

Biz her şeye rağmen, baraja rağmen, sandıkları taşımalarına rağmen, şu anda bıçak sırtında olduğumuzu biliyoruz ama kararlılıkla çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

HDP barajın altında kalırsa bizim milletvekillerimiz AKP’ye geçecek. Baraj altında kalmış bir HDP’nin milletvekili sayısını AKP kazanacak. Çoğunluğu elde edecek. Şimdi de sandıkları taşıdılar. 19 ilde başka bölgelere gönderdiler ki HDP’liler gidip oy kullanmasın ve HDP barajın altında kalsın diye. Ama bir kez daha söz veriyoruz, sandıkları uzaya da götürseniz, saraya da götürseniz halkımız oyunu kullanacak. Her türlü usulsüzlüğe rağmen, her türlü müdahaleye rağmen, halklarımız sandıkta en iyi cevabı verecek. Bu ülkeyi değiştireceğiz. AKP’nin olmadığı, Erdoğan’ın olmadığı Selahattin Demirtaş’ın bu ülkeyi yönettiği bir ülkeyi armağan edeceğiz.”

03) Haşim Haşimi: Bu kervan halen yürüyor -29.05.2018

Saadet Partisi (SP) Diyarbakır Miletvekili adayı Haşim Haşimi, “Kürt sorunu 1,2,3,4,5 ile olmaz. Bu kervan halen yürüyor” dedi.

Türkiye’de 24 Haziran’da yapılacak seçimlere yönelik partiler tüm hızıyla çalışmalarını sürdürüyor.

SP Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu, partisinin “Türkiye Vizyonu” başlıklı seçim beyannamesini dün Türkiye’nin başkenti Ankara’da 8 bin kişilik toplantı salonunda açıkladı.

“Türkiye Vizyonu”nda da Kürt sorunuyla ilgili mesajları dikkat çeken Karamollaoğlu, konuşmasında < şöyle dedi:

“Bu topraklar farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, birlikte yaşam kültürüne örnek olmuştur. Etnik gruplar arasında güçlü bir birliktelik ve uyum vardır aslında. Türkler ve Kürtler ayrı kültürün renkleridir. Kürt sorununu ‘hak ve adalet’ prensibiyle çözmek istiyoruz. Bütün insanlar hak ve haysiyet açısından eşit doğarlar.”

SP’nin adayları içinde, Altan Tan, Haşim Haşimi, Mehmet Yıldız, Faruk Ünsal gibi Kürt siyasetçilerde yer alıyor.

Rûdaw’a konuşan SP Diyarbakır Miletvekili aday adayı Haşim Haşimi, “Kürt sorunu 1,2,3,4,5 ile olmaz. Bu kervan halen yürüyor. Prensip, akıl ve bilgiyle sadece Türkiye’de değil, Güney ve tüm Ortadoğu için, barış için bir örnek teşkil etmesinin umduk” dedi.

04) Remres Araştırma: Kimin Cumhurbaşkanı olacağına kararsızlar ve HDP seçmeni karar verecek -29.05.2018
“İnce genel başkan olmamasının meyvelerini topladı”

Remres Araştırma Şirketi'nin açıkladığı son seçim anketi sonuçlarına göre seçimler ikinci tura kalıyor. Cumhur İttifakı ile Millet İttifakı'nın oy oranları ise neredeyse aynı. Rakamlara göre, 'Kimin Cumhurbaşkanı olacağına' kararsızlar ve HDP seçmeni karar verecek.

Ankara merkezli Remres Araştırma Şirketi; 24 Haziran seçimleri için 17-23 Mayıs tarihleri arasında yaptığı son kamuoyu araştırmasının sonuçlarını açıkladı.

Anket sonuçlarına göre; ilk turda AKP, MHP ve BBP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı ile CHP, İYİ Parti ve Saadet’in oluşturduğu Millet İttifakı sandıktan başa baş çıkıyor ve seçimler ikinci tura yani 8 Temmuz’a kalıyor. İkinci turda da sonuç değişmiyor. Araştırmanın sonuçlarına göre ‘Kimin başkan olacağını’ yüzde 9’luk ‘kararsız’ kitle belirleyecek.

İkinci tura kalırsa...

Anket sonuçlarına göre ikinci turda Muharrem İnce’nin ‘şansı’ Meral Akşener’den daha fazla.

Araştırmada ayrıca katılımcıların; Bahçeli’nin ortaya attığı af tartışmasına, Pasolig uygulamasına ve mülteciler konusuna da ilginç yanıtlar verdikleri gözlendi.

Anket sonuçlarını Sözcü’yi yorumlayan Remres Araştırma Şirketi sahibi Emre Şişmanlar “24 Haziran çok bilinmeyenli iki denklem gibi” dedi

“İnce genel başkan olmamasının meyvelerini topladı”

24 Haziran seçimleri için mayıs ayı içinde 3 farklı araştırma yürüttüklerini belirten ve 3 araştırmada da siyasi gelişmelerin çarpıcı etkilerinin görülebildiğini vurgulayan Şişmanlar şunları söyledi “Örneğin ilk araştırmamızda muhalefet kanadındaki ittifak açıklamasının etkilerini gözlemledik. Henüz cumhurbaşkanı adayları belli değildi. Örneğin Meral Akşener ve Temel Karamollaoğlu henüz imza sürecine girmemiş, Selahattin Demirtaş'ın aday olup olamayacağı netleşmemişti. CHP'de ise aday isimleri konusunda birçok farklı isim konuşuluyordu.

İkinci çalışmamızda en dikkat çekici fark ise hem diğer adayların adaylıklarının kesinleşmesi hem de CHP'nin Muharrem İnce ismini aday olarak belirlemesiydi. Bu andan itibaren seçmen yönelimleri kendi saflarında belirginleşmeye başladı diyebilirim. Tabii bu süreçte bir başka etken de genel seçimler.

Burada Recep Tayyip Erdoğan, Meral Akşener ve Temel Karamollaoğlu aynı zamanda partilerinin genel başkanlık süreçlerini de yönettiklerinden alana daha geç inme durumunda kaldılar. Selahattin Demirtaş'ın ise durumu malum. Tutuklu olduğu için zaten alana inme gibi bir şansı yok. Bu noktada, ilk başta ne kadar dezavantaj gibi lanse edilse de, Muharrem İnce; genel başkan olmamasının meyvelerini çok iyi topladı diyebilirim.”

"En önemli etken ekonomi"

Muharrem İnce’nin ‘avantajına’ dikkat çeken Şişmanlar “Milletvekili listelerinin oluşturulması ve parti için dengeler gibi konularla hiç ilgilenmeden kampanyasını süratle yürütmeye devam ediyor. 3 raporumuz neticesinde en net artış yakalamış aday olarak Muharrem İnce'yi görebiliyoruz. Özellikle kamuoyunda daha evvel CHP adayı olarak öne çıkan isimlerden sonra kendisinin açıklanması, CHP seçmenini büyük bir kararlılıkla konsolide etmiş durumda. ” diye konuştu.

Demirtaş faktörü

Seçim sonuçlarını ekonomik kaygıların belirleyeceğini belirten Şişmanlar sözlerini şöyle sürdürdü “AK Parti ve MHP'nin başat aktörler olduğu Cumhur İttifakı mayıs ayı boyunca durağan bir görüntü çiziyor. Burada en önemli etken elbette ki ekonomi. AK Parti kanadı ne kadar buna önlem olması amacıyla ekonomik paketler ve vaadler açıklasa da iktidar ortağı MHP'nin özellikle diğer Cumhurbaşkanı adaylarının imza süreçlerinde sarf etmiş olduğu sözler ve kamuoyunda çok düşük bir kabul gören af tartışmaları, Cumhur İttifakı'nın ilerleyişine şimdilik ket vuruyor gibi görünüyor. Örneğin son raporumuzda sorduğumuz af konusuna, katılımcıların yüzde 70'e yakını olumsuz bakarken, olumlu bakanlar yüzde 20'lerde kaldı. Yine katılımcılara sorduğumuz “Tükiye'nin ekonomisinin gidişatını nasıl buluyorsunuz?” sorusuna da katılımcıların yüzde 67'si kötüye gidiyor derken, iyiye gittiğini söyleyenlerin oranı yüzde 17'de kaldı. Cumhur İttifakı'nın bu seçimde en önemli sınavı ekonomik verilerin iyileştirilmesi ve bu olumsuz hissiyatı aşabilmek olacak. Millet İttifakı'nda ise durum çok uyumlu görünüyor. Her ne kadar farklı siyasi görüşlerin bir araya gelmesi ile oluşturulmuş ve kırılgan olabileceği düşünülen bir ittifak olsa da şimdiye kadar böyle bir görüntü çizilmedi. Tabii yine burada özellikle genel seçimler sürecinde iller bazında adaylar arasında yaşanacak yarışlar daha belirleyici olacaktır. Sonuçta D'Hount sisteminde ittifaklar, öncelikle diğer ittifak ve partilerle yarışırken, sonrasında bu yarış ittifak içine dönecek. Bunun ne gibi etkileri olacağını zamanla göreceğiz. Elbette ittifakın iki başat aktörünün cumhurbaşkanlığı ikinci turunda kim kalırsa onu destekleyeceklerini açıklamış olmaları da ittifaktaki uyumu güçlendiriyor.

HDP, kemik oylarını koruma konusunda en kararlı seçmen grubuna sahip görünüyor. Selahattin Demirtaş'ın da sosyal medya üzerinden de olsa yeniden yoğun şekilde gündemde yer alması ve aday olarak belirlenen popüler ve kamuoyunda karşılığı olan isimlerin etkilerini önümüzdeki raporlarımızda daha net görebileceğimizi düşünüyorum.”

Çalışma Türkiye genelinde NUTS 2 sistemine göre 26 bölgeyi esas alan 28 ilde tabakalı örnekleme ve ağırlıklandırma yöntemi ile 17-23 Mayıs tarihleri arasında seçmenlerin mevcut yönelimlerini ve önceki çalışmalarımıza kıyasla gerçekleşen değişiklikleri gözlemlemek amacıyla 4276 kişi ile telefonla ve yüz yüze anket yöntemiyle yapıldı. Araştırma 0,86 güven sınırları içinde, 1,75 hata payı ile gerçekleştirildi. Ankete katılanların 2112’sini erkekler, 2164’ünü ise kadınlar oluşturdu.

05) Erdoğan'ın 'aldatıldık' açıklamaları, yeniden gündemde-29.05.2018

Son olarak Erzurum mitinginde “Biz bugüne kadar hiçbir zaman ne aldatan olduk ne aldanan olduk” diyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, önceki yıllarda yaptığı "aldatıldık" açıklamaları, sosyal medyada yeniden gündeme geldi.

Erdoğan, önceki yıllarda şunları söylemişti:

- 27 Şubat 2014'te: Üzülüyorum şu paralel yapıya, o tabanda olan saf, temiz kardeşlerimize, diyorum ki, bu oyuna gelmeyin. Çünkü zekâtını veriyor, tertemiz, hakikaten iyi niyetle veriyor. ‘Burada işte bir hizmet var' diyor' ne hizmeti geçin. Aldatılıyoruz, aldatıldık ben dahi aldatıldım.

-3 Ağustos 2016'da: Bu hain örgütün gerçek yüzünü çok daha önceden ortaya dökmemiş olmanın üzüntüsü içindeyim. Bundan dolayı hem Rabbimize hem de milletimize verecek hesabımız olduğunu biliyorum. Rabbim de milletim de bizi affetsin.

-26 Eylül 2017'de: Açıkçası biz son ana kadar Barzani'nin böyle yanlışa düşeceğine ihtimal vermiyorduk. Demek yanılmışız.

-20 Nisan 2017'de: Obama döneminde de bu konuda mutabakat vardı fakat Obama maalesef PYD ve YPG konusunda bizleri aldatmıştır ama şu andaki yönetimin aynı durumda olacağına ihtimal vermiyorum.

-24 Ocak 2018: Obama döneminde bizim bir de Zeytinlik harekâtı vardı. Ne yazık ki orada Obama bizi aldattı. O harekat Mınbiç'i teröristlerden temizleme harekâtıydı. Sözünde durmadı.

06) IŞİD Kerkük'te 2 Kürd'ü katletti -29.05.2018

IŞİD örgütünün 5 ay önce Kerkük’ten kaçırdığı 2 İsviçre vatandaşı Kürd’ün örgüt tarafından katledildiği ortaya çıktı.

İsviçre vatandaşı olan 2 Kürt Kerkük’te 5 ay önce IŞİD örgütü tarafından kaçırılmıştı. İsviçre’den Kerkük’e ziyaret için gelen 2 Kürt’ün akibeti 5 aydır bilinmiyordu.

IŞİD’e yakın bir sitede yayımlanan videoda her iki Kürt’ün IŞİD üyelerince kurşuna dizilerek katledildikleri görülüyor.

Kaçırılan Kürtlerden birinin 50 yaşında bir iş adamı ile yeğeni olduğu bildiriliyor.

Her iki Kürt’ün yakınları öldürülerin kendi akrabaları olduğunu doğruladı.

07)Netanyahu: İran güçlerini Suriye'den çeksin! -29.05.2018

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'dan güçlerini Suriye'den çekmesini istedi.

"Suriye'deki pozisyonumuz çok açık" diyen Netanyahu, "Suriye'nin herhangi bir yerinde İsrail askeri varlığına yer olmadığına inanıyoruz" diye konuştu.

Rusya'dan yapılan açıklamada İsrail sınırında yalnızca Suriye güçlerinin bulunması gerektiği söylenmişti. Ancak Netanyahu, bunu kabul etmeyerek ülkenin hiçbir yerinde İran gücü olmaması gerektiğini söyledi.

08) HÜDA PAR’dan Erdoğan'a destek kararı! -29.05.2018

Hür Dava Partisinin (HÜDA PAR) cumhurbaşkanı seçiminde Recep Tayyip Erdoğan'ı destekleme kararı aldığı öğrenildi.

27. Dönem Milletvekilliği Genel Seçimi'ne parti logosuyla girecek HÜDA-PAR, parti yetkili organlarıyla ve üyeleriyle cumhurbaşkanı seçiminde destekleyecekleri ismi değerlendirdi.

Parti yetkililerinden edinilen bilgiye göre, son olarak Genel İdare Kurulunda (GİK) yapılan değerlendirme sonucunda cumhurbaşkanı seçiminde AK Parti'nin adayı Recep Tayyip Erdoğan'ı destekleme kararı alındı.

24 Haziran'daki milletvekilliği seçimine ülke genelinde kendi logosu ve adaylarıyla katılacak HÜDA-PAR, Diyarbakır'da eski genel başkanları Zekeriya Yapıcıoğlu'nu, Batman'da ise genel başkan yardımcısı ve aynı zamanda GİK üyesi Aydın Gök'ü bağımsız aday olarak destekleyecek.

09) Bahçeli'ye suç duyurusu-29.05.2018

Halkevleri Eş Genel Başkanı Nuri Günay, organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı ve Kürşat Yılmaz hakkında ‘yiğit kardeşlerim’ ifadesini kullanan Devlet Bahçeli hakkında ‘suçu ve suçluyu övmek’ten suç duyurusunda bulundu.

Halkevleri Eş Genel Başkanı Nuri Günay, organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı ve Kürşat Yılmaz hakkında ‘yiğit kardeşlerim’ ifadesini kullanan Devlet Bahçeli hakkında ‘suçu ve suçluyu övmek’ten suç duyurusunda bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli geçtiğimiz haftalarda, eski eşi dahil 41 kişinin ölümünden sorumlu tutulan Alaattin Çakıcı ve Kürşat Yılmaz gibi ülkücü kökenli hükümlülere af talep etti.

Halkevleri Hukuk Dairesi de Halkevleri Eş Genel Başkanı Nuri Günay adına, Devlet Bahçeli hakkında ‘suçu ve suçluyu övmek’ten suç duyurusunda bulundu.

10) HDP Kimin Partisidir? ''Dağ yine Fare doğurdu'' diyenleri duyar gibiyim -29.05.2018
Hüseyin Şahin

Aslında gündem çok yoğun. Bir yandan Güney Kurdistan ve Irak’taki seçimler, ABD'nin İran politikası ve etkileri diğer yandan ise Kudüs gibi tarihi bir geçmişe sahip olan bir şehrin İsrail`in başkenti olarak ilan edilmesi...

Türkiye’de seçmen 24 Haziranda dayatmacı, korsan ve baskın bir seçimle karşı karşıya. AKP, yani Erdoğan diktası, Afrin işgalini arkasına alarak kahraman bir komutan edasıyla erken seçimlere start verdi. Bu start O’nu bir daha seçtirir mi o da ayrı bir konu. Biz gelelim esas konumuzun başlığına.

HDP'yi kimler kurduysa, onların partisidir. Dolayısı ile iyi niyetli unsurlar, ne kadar çaba sarf etseler de, aslında Kürdler cenahında değişen, değişebilecek çok da birşey yoktur, olamaz da. Bu eşyanın doğasına aykırı birşeydir.

İşin tezat yanı HDP, oylarının %98'ini Kürd seçmenden almaktadır. Yani HDP'nin top koşturduğu saha deplesman dahi olsa, dayandığı zemin ve yegane güç Kürdlerin ta kendisidir. %2'ye bile takabül etmeyen solcu aynı zamanda Kemalist diyebileceğimiz Türk ve kimi etnik kökenlere mensup HDP seçmeni %98'lik bir Kürd potensiyeline hem hükmediyor, yönlendiriyor hem de yanlış politika üretmesine ön ayak oluyor.

Bu kesimin dayandığı çevrelerde bir getirisi, başka bir anlamda karşılığı olmuş olsaydı, gelip HDP'de yer almazlardı. HDP bu çevreler için bulunmaz bir nimmet ve rant alanı olduğu gibi Kürdleri yanlış yönlendirmede iyi bir adrestir. Bunu hem Gerilla mücadelesini Şehirlere kaydırma, Hendek gırdabında, yemin törenlerinde hem de Meclisi sözde boykot dönemlerinde görerek birlikte yaşadık.

Bukadar muazzam gücü ve desteği arkasında bulundurabilen HDP gibi bir parti, hem Belediyelerde hem de Parlemonto’da dişe dokunur bir varlık gösteremedi, gösteremediği gibi Kürdlerin en asgari istem ve politikalarını hayata geçiremeyerek tökezledi ve tüm legal plandaki kazanımları çar, çur ederek efendilerine tekrardan teslim etti.

HDP Selahattin Demirtaş gibi karizmatik, genç, siyaseti iyi bir uslupla dillendirebilen başkanlarına bile sahip çıkamadı, O’nu bir bakıma yanlız bırakarak, apolatlerini bir, bir söktü. Çünkü birileri böyle buyurmuş ve O’nu ayağını denk alması için uyarmıştı.

Aynı S.Demirtaş ağzı sütten yanmamış ve birilerinin tehditlerini çabuk unutmuş olacak ki, yine aynı partiden Cumhurbaşkanlığı için adaylığını açıklamıştır. Her an ensesinde birilerinin soluğunu hisseden bir S. Demirtaş yoğurdu her defasında üfleyerek yemeye mahkum edilecek ve bununla birlikte kitleler nezdinde var olan sempati ve destek de giderek azalacaktır.

Bu kural, HDP ve çevresinde hareket eden ister Beldiye Başkanlığı ister Muhtarlık isterse de Milletvekiliği için aday olan tüm kişiler için geçerlidir.

Yazının başında da belirtiğim gibi, ipi başkaların elinde olan bir partiden Kürdler lehine politika yapmasını beklemek saf dillik olur. Kürdler bu işte, gücü ve enerjisiyle yanlış değirmene su taşımaktadırlar. Yani ayak işleriyle, kısır döngü içerisinde koşuşturmaktadırlar. Kürt aktiftir, candandır, gözünü kırpmadan malını, canını verendir. Bu işin özü, yani yönetebilme kabiliyetinden uzak yönetilmeye fit olabilen Kürdün durumu efendi, köle ilişkisidir. Bu duruma Kürdler razı oldukları müddetçe, kırk seçim yapılsa dahi, öz itibarıyla Kürdler lehine değişebilecek hiçbir şey yoktur ve olamaz da. % 2'lik kırıntıya el pençe durmuş HDP'nin %98'lik Kürd seçmeni, kurtuluşu onlarda arıyorlarsa, demek ki unu ipe çoktan sermiştir.

Öyle görünüyor ki 24 Haziran seçimlerinde Kürdler, ağırlıklı olarak AKP ile HDP'ye oy verecekler. AKP sallantıda, ekonomik dar doğaz, işsizlik ve de Dövizin tavan yaptığı bir dönemde yeniden kazanma şansı vardır, kimisine göre hala birinci partidir. Her ne pahasına olursa olsun, Erdoğan ve partisi herşeyi deneyerek (hille, pravakasyon, seçimleri askıya alma) seçimleri kazanmaya çalışacaklardır. Şu an Erdoğanı Cumhurbaşkanlığına taşıyacak son koz İsrail'e bir füze fırlatmak olsa, onu bile gözlerini kırpmadan yapar. Aksi taktirde özelliklede Erdoğan hanedanlığını, kimi Ortadoğu ülkelerinde olduğu gibi, iyi bir sonuç beklememektedir.

Türkiye partisi olduğunu her koşulda deklare eden bir HDP'nin, Kürd bloğuyla seçim ittifakında yer alıyormuş gibi yapması bir piyasa yoklamasıydı. HDP belki birilerine göz kırpar ve Mavi boncuk dahi dağıtabilir fakat Kürd Blokunun siyasi istem ve politikalarını taşıyıp kaldırabilecek ne yapı ne de çaptadır. PAK (Partiya Azadiya Kurdistan)'ın sunduğu proğram, siyasi talep ve duruşu sistemin tamamen değişmesine dönük politikalardır. Bu politikanın karşılığı ''Kürdlerin millet olarak tanınması, Kurdistana siyasi statü, anadilde eğitim, Kürdçenin resmi dil olamsı ve Kürd kimliğinin anayasal güvence altına alınması” gibi temel taleplerdir. HDP gibi kendisini Türkiye ve Türkiyeleşme partisi olarak gören bir partiden, yukarıda sıraladığımız temel talepleri kabul etmesini beklemek, eşyanın tabiyatına aykırı gibi bir şeydir. Kabul edemez çünkü HDP'nin temeli, bir proje dahilinde eski başbakan yardımcısı Beşir Atalayın belirtiği gibi ''İmralıda Hakan Fidan ve Apo'' tarafında atılmıştır. HDP için % 2' lik solcu ve Kemalist gibi bir azınlığın, %98 gibi çoğunluğu yönetmesi bir ŞART'tır. Selhattin Demirtaş, Ahmet Türk, Pervin Buldan, Osman Baydemir, İdris Baluken, İmam Taşçıer ve diğerleri ne kadar iyi niyetli olurlarsa olsunlar, HDP'nin durumunu deiştirip, dönüştüremezler. HDP, Kürd seçim Bloğuyla 24 Haziran seçimlerine birlikte katılacaklarını deklare edip ve bir protokol dahi imzalasaydı, bunun karşılığı ve garantisi hiçbir zaman olmayacaktı. Çünkü HDP geleneği bu konuda legal Kürd partilerine hiç bir seçim (1990' ların ortası hariç) döneminde güvence vermedi ve topu son anda taça attı, ya boykot ettiler, ya da bağımsız olarak seçimlere tek başlarına katıldılar.

Ben beş parti ve örgütün bir çatı altında İttifak kurmalarını önemsiyor ve destekliyorum. Bu, şu an için seçim ittifakı olsa dahi önemli, ilerisi için bir başlangıç ve motor güç olmak zorundadır. Kürdler ve Partilerinin asgari müştereklerde bir araya gelebilecekleri o kadar çok nedenleri var ki, bunlar sıralamakla bitmez.

PAK bunu hem proğlamış hem de yasal zeminde kavgasını veriyor. Kürd kimlikli diğer Parti ve örgütlenmelerde bu müşterek noktalar için bedel ödüyorlar. Bu bağlamda bu yapılanmaların birlik olup haraket etmelerinin önünde ne gibi engeller vardır, ben şahsen göremiyorum. Madem Kürd Örgüt ve Partileri birer araçsa, o zaman ayrılıkları sıfırlaştırıp, oratak asgari zeminde buluşmak kaçınılmazdır. Bu bağlamda kim ki dayatıcı, şabloncu, klasik hastalıklardan arınmamışsa, onların samimiyetlilerinde şüphe etmek gerek. Çünkü onların derdi üzüm yemek değil, bilakis bağcıyı dövmek ve kaçamak güreşmektir. Geçmişte bunun örneklerini bağlı bulunduğum örgütlenmede yaşayarak gördüm. Bu örgütlenmenin içinde bulunduğu hiçbir Birlik, Çalışma yada Girişim başarıya ulaşmadı. Bu yapı suçu, eksiklik ve başarısızlıkları hep dışarıda aradı, kendisiyle hiçbir zaman yüzleşmedi. Girişimci ve önayak olduğu hiçbir oluşumu sürdürmede ne kararlı ne de istekli oldu. Legal planda en geniş katılımlı birlik projesi olan HAK-PAR'ın başına gelenler ortadadır. Eski başkanları A.Melik Fırat hariç, gelmiş, geçmiş hiçbir genel başkan HAK-PAR'a laik biri olamadı. Bunu yapanlar ise en başta HAK-PAR'da ağırlığı olan eğilimin kendi adamları (genel başkanları)'na karşı sergilemiş oldukları yıpratıcı, gözden düşürücü ve rencide edici linç kampanyası idi. HAK-PAR'ın geçmiş iki genel başkanının şimdi farklı iki Kürd oluşumunda hareket etmeleri bu yıpratıcı politikaların ürünüdür. 1975 baz alındığında yüzlerce kadronun gidişi, ayrılışı ve direnişi HAK-PAR'ın omiriliğini oluşturan hareketin tahamülsüzlük, çekememezlik ve zaaflarında aramak gerek. Hiç kimse ne mutlak doğru nede kusursuz değildir. Beş yıl evvel KOMKAR vede Özgürlük Yolu camiasında ayrıldığımda Berlinde hala dernek üyesi olarak görünen bir kişiye şunu söyledim'' HAK-PAR gibi bir partinin başkalarıyla ittifak, yada birlik yapma gibi bir derdi olmayacaktır, bunu yaşayarak göreceksin birliği bozanın, birlik kurmak için gideceği örgütlere söyleyebileceği ne olabilirki?''. Görünen köy kılavuz istemezmiş. HAK-PAR ister bağımsız adaylarla istersede tüm şartları yerine getirmiş bir parti olarak direk bu seçimlere girmiş olsaydı, alabileceği oy sayısı Kürdistanda on binin çok altında ve Metropollerde ise durum eskiye göre dahada az olacaktır.

Kurdi Blok ve İTTİFAK'a her zamankinden daha çok ihtiyaç var. Bu İttifak yoluna devam edip, ete kemiğe bürünmek zorundadır. Büyük Filozof Ahmede Xaninin dediği gibi İTTİFAK, İTTİFAK.

Yada şairin de dediği gibi ''Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, yada hiç birimiz''

11) Kılıçdaroğlu: HDP'nin baraj yorumu...-29.05.2018

Kılıçdaroğlu: HDP'nin barajı aşması lazım Kılıçdaroğlu, kamuoyu araştırmalarının HDP'nin barajı aştığını gösterdiğini söyledi. CHP lideri, "HDP’nin barajı aşması ve parlamentoda olması lazım. Yüzde 1 oy alsa dahi bir partinin en en azından genel başkanının parlamentoda olmasını isteriz biz

Cumhuriyet Halk Partisi olarak. Siyasetin ana yeri TBMM’dir" dedi. FETÖ konusunda AK Parti'yi eleştiren Kılıçdaroğlu, "FETÖ'nün siyasi ayağını Erdoğan oluşturuyor dedim, cesaret edip mahkemeye veremiyor" diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP’nin barajı aşması ve Meclis’te olması gerektiğini söyledi. CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’ye seçmenlerin ilgisinin günden güne arttığını söyleyen Kılıçdaroğlu, İnce’nin seçimi birinci turda kazanabileceğini iddia etti. kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalırsa Erdoğan’ın karşsına hangi isim yarışırsa onu destekleyeceklerini açıkladı.

NTV canlı yayınında soruları yanıtlayan Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şöyle:

Muharrem İnce’nin performansını nasıl buluyorsunuz? Adaylığını açıkladığınız gün sayın İnce’yi kürsüye çağırırken kurduğunuz cümle (Gel bakalım Sevgili muharrem İnce) kimi kesimlerin tepkisini çekti…

Kemal Kılıçdaroğlu: İktidar kesiminin tepkisini çekti. Biz uzun süredir arkadaşız, kendisini davet ettim oraya. Başında da sayın sözcüğü var. Muharrem beyle tanışıklığımız ben siyasete girmeden önce olmuştu. Adaylığı konusunda da bilgisiyle birikimiyle, yeteneğiyle toplumun gözünde iyi bir ivme yakaladı. Toplumun her kesimini kucaklıyor. Hiç kimseyi ayırmıyor. Bana göre Cumhurbaşkanı adaylığı görevin başarıyla yerine getiriyor.

‘İKİNCİ TURA KALSA DAHİ ALACAKTIR’
İlk turda sonuçlanacağını düşünüyor musunuz Cumhurbaşkanlığı seçiminin? İkinci tura kalırsa Cumhuriyet Halk Partisi olarak stratejiniz nedir?

Allahın izniyle Cumhurbaşkanlığını alacağız, parlamentoda da çoğunluğu sağlayacağız. Millet İttifakı bizim demokrasi tarihimizde atılmış en önemli ittifaklardan birisidir. Türkiye’nin geleceği esas alınarak, demokrasi esas alınarak ve bu millet için çalışmak ve bir araya gelmek için güç birliği yapıldı. Bunun sonucu hep birlikte alacağız. Bu ülkeye gerçek anlamda bir demokrasiyi getireceğiz. Bildirgemizin açıklandığı gün söylemiştim, biz ayrıca bütün etkenlerden arınmış herkesin bağımsız iradesiyle bir araya geldiği bir sivil anayasa yapacağız. Böylece bu ülkeye demokrasi, özgürlükle rnaısl gelirmiş, sosyal devlet nasıl olurmuş, insanın yoksulluğu nasıl sömürülemezmiş, insana nasıl değer verilirmiş, işi, aşı nasıl vereceğiz, geleceğin Türkiye’sii nasıl inşa edeceğiz inşallah 25 Haziran’da Türkiye bunların tamamını daha geniş ve yetkili olarak anlatacağız bütün Türkiye’ye ve dünyaya. Cumhurbaşkanlığında birinci turda Muharrem beyin alacağını düşünüyorum. Ben ikinci tur için diye düşünüyordum ama sahada gördüğü ilgi, vatandaşla arasında kurduğu diyalog, sevecenlliği giderek artıyor, toplumun gözünde güven veren imaj çiziyor dolayısıyla ikinci tura kalsa dahi alacaktır.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde ikinci tura kalınırsa sayın Akşener’le sayın Karamollaoğlu ile siz ya da ittifakın diğer birleşenleri bir araya gelip sayın Muharrem İnce için bir ortak miting düşünür müsünüz?

Biz bazen mitingleri çok abartıyoruz. Asıl olan mitinge gelmeyen ama gönlü bizde olan insanın yanına gitmektir asıl olan. Ya da bize mesafeli olan insanı kazanmaktır. Eğer çalışmaları bu bağlamda götürebilirsek başarılı bir süreci yönetmiş oluruz. Saadet Partisi bizm siyasal tarihimizin önemli bir partisidir. Saygıdeğer bir genel başkanı var. Toplumun pek çok kesimi de kendisine saygıu duyuyor. Aynı şekilde sayın Akşener devlet deneyimi var, birikimi var, bir kadın kimliği ile çıktı, siyaset tarihimizde de zaten geçmişte de başarıları vardı bu kezde başarılı bir profil çiziyor. Bir araya geliş amacımız belli. Millet için bir araya geldik Millet İttifakı dedik ismine. Dolayısıyla ülkenin çıkarları için ne gerekiyorsa ortak karar verilecektir.

‘ERDOĞAN’IN KARŞISINDA KALAN İSMİ DESTEKLERİZ’
Meral Akşener’in bir röportajda dile getirdiği bir iddia var. “Cumhurbaşkanı Erdoğan ikinci tura Muharrem İnce’yi istiyor çünkü ben kalırsam kaybedeceğini biliyor” diyor.
Bu tür görüşler olabilir ama sonuçta kimin ikinci tura kalacağına halk karar verecek. Eğer biz millet için demokrasi için bir araya geldiysek, Türkiye’nin uluslararası alanda hırpalanan görüntüsünü biraz değiştirebilirsek demokrasisi gelişmiş bir Türkiye’yi bütün dünyaya anlatabilirsek bence asıl amacına ulaşmış olacağız.
Kim kaldıysa ikinci tursa sayın Erdoğan’ın karşısına siz Cumhuriyet Halk Partisi olarak destekleyeceğiz onu diyorsunuz yani.
Elbette.

Parlamentoda nasıl aritmatik öngörüyoruz?
Parlamentoda çağunluğu alırız. Parlamentonun yetkileri son dönemde kısıtlandı. Cumhurbaşkanı kararnamelerle uzun süre götürecek. Ama muharrem bey Cumhurbaşkanı olduktan sonra daha güçlü bir demokratik parlamenter sistem inşa edilecektir. Güzel bir anayasayla ve toplumun her kesimini kucaklayan hiç bir kesimi dışlamadan bu topraklarda yaşayan bütün insanları kucaklayarak, yurtdışındaki işçilerimizi,düşünce insanlarımızı da kucaklayarak yeni bir anayasa yapacağız.

HDP’nin durumu da Meclis aritmetiğini etkileyecektir. Siz HDP’nin bir baraj sorunu yaşadığını düşünüyor musunuz?
Kamuoyuna yansıyan anketler barajı aşabileceği görülüyor. HDP’nin barajı aşması ve parlamentoda olması lazım. Yüzde 1 oy alsa dahi bir partinin en ezından genelbaşkanının parlamentoda olmasını isteriz biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak. Siyasetin ana yeri TBMM’dir. Bütün siyasal partilerinde bir şekidel temsil edildiği bir arena olması lazım. Dolayısıyla diğer partilerinde olmasını istiyoruz ve bunun mücadelesini de yapacağız. Muharrem Bey’in Cumhurbaşkanı ve bizimde parlamentoda çoğunlukta olduğumuz bir süreçte kısa süre içinde dünyada hiç bir emokratik ülkenin Türkiye’de demokrasi yoktur diyemeyeceği ve imreneceği, demokrasi konusunda kısa sürede çok görkemli adımlar attılar diyebileceği bir Türkiye inşa edeceğiz. Çünkü bizim gibi düşünmeyen insana da saygı göstereceğiz. Medyayı daha özgür kılacağız. Medye birilerinin veya belli çevrelerin veya belli grupların kontrolünde olmayacak. Onlar halkı özgürce bilgilendirecekler.

Muharrem İnce seçilirse Bakanlar Kurulu listesini kim belirleyecek?
Tabii ki Muharrem Bey seçilince o belirleyecek. Parlamento’da bir kan değişimi her zaman gerekiyor. Havuz medyası “CHP’de tasfiye” diye başlık atıyor, iktidar partisinde milletvekilleri listelere giremeyince “AK Parti’de değişim” oluyor. Muharrem Bey ile hiçbir sıkıntı yaşamadık. Listeyi başkan yardımcılarıyla birlikte yaptık. Tepkiyi anlıyorum ama artık geride kalmalı.

EREN ERDEM’İN AÇIKLAMALARI
CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem’in MİT TIR’ları belgesini bülent Tezcan’dan aldığını ve zaman gazetesine sizin talimatınızla gittiğini açıklaması tartışmalara neden oldu…
Eren erdem Bey ile görüştüm. MİT TIR’ları ile parti sözcümüz basın toplantısı yapmıştı. Elindeki belgeleri milletvekillerine ve basın mensuplarına dağıttı. Eren Erdem oradan aldım diyor, basın toplantısından aldı, doğru. O belgeler her yerde vardı. 17 internet sitesinde görüntüler yayınlandı. Sitelerden kaldırılmasıyla ilgili savcılığın yazısı var. 17 internet sitesinde yayınlanan şeyi bir iktidar partisi görmüyorsa kördür. Bu da devlet sırrı oluyor, böyle devlet sırrı olur mu . Herkes biliyor, bu nasıl devlet sırrıdır. Bunu Eren Erdem’e yurtdışı yasağı konulası ayıptır.

Ekonomideki gidişi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Dolar yerinde duruyor, Türk Lirası değer kaybediyor. Türk lirası durmadan değer kaybettiği için freni patlamış kamyon gibi gidiyor. Dolarda spekülasyon yapan varsa devlet yapanı bulmalı. Türkiye şu anda yönetilmyor. Dış güçler değil Türkiye’nin yönetilmemesi sorun. Eğer MB’ye müdahale ederseniz suç işlemiş olursunuz. Köprü geçişleri, ihaleler neden dolara endeksli. Yakasını tefeciye kaptırmış bir siyasi iktidar ülkeyi yönetemez. 151 milyar 35 milyon dolar Mart 2018 itibarıyla yurtdışına ödenen faiz. İçerdeki rakamı vereyim; 687 milyar 124 milyon lira. Rantiyeye hizmet ediliyor vatandaşa hizmet edilmiyor. Bütün vaatlerimizin hesabını yaptık.
Türkiye beton ekonomisinden çıkmak zorundadır. Köprünün maliyetini sorunca suçlanıyoruz. Bunu kaça yaptın? Toplumu hesap vermek dünyanın en onurlu görevlerindendir.

‘BİR ŞOFÖRÜN OĞLU CUMHURBAŞKANI OLMALI’
Eğer sayın Muharrem İnce seçilemez ama Cumhuriyet Halk Partisi’nin üzerinde bir oy alırsa Cumhuriyet Halk Partisi liderliği tartışmalı bir hale gelir yorumları için ne dersiniz?
Yorumlar yapılabilir. Muharrem beyi Cumhurbaşkanı yapalım öncelikle. O tartışmaları bugünden başlatmak isteyen belli çevreler var. Muharrem bey keşke daha yüksek oy alsa. Muharrem bey yüksek oy almasın biz de aleyhine çalışalım mı demek istiyorlar. Ahlakın, mantığın alacağı şey mi bu? Tam tersine Muharrem bey son derece başarılı, sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin değil geçmişte diğer partilere oy veren vatandaşların da oyunu alacak. Sadece Cumhuriyet Halk Partisi seçmeninin oyunu alacak dersek seçilemeyeceği belli o zaman.

Muharrem İnce, en çok hangi kesimden oy alacak sizce?
Her kesimden oy alacak. Her kesimin Muharrem beye oy vermesini istiyoruz zaten biz. Genç yetenekli, enerjik, dinamik bir Cumhurbaşkanımız olacak. Bu Cumhurbaşkanımız demokrasi konusunda emin olun attığı adımlarla bütün dünyada ses getirecektir. Düşünün Muharrem bey Cumhurbaşkanı oldu yemin etti ve göreve başladı. İlk yapacağı iş OHAL’i kaldırmak olacak diyor. Bu, “Bu ülkede yaşayan herkesin can ve mal güvenliğinin teminatı benim bundan sonra” demektir. Daha güzel bir mesaj olabilir mi? Bu aynı zamanda dışarıda da büyük yankı uyandıracaktır. Bir şoförün oğlu gelmeli Cumhurbaşkanı olmalı bu ülkede.

‘CHP DEĞİŞİKLİK YAPINCA TASFİYE, AK PARTİ YAPINCA KAN DEĞİŞİMİ OLUYOR’
Milletvekili listelerinde Sayın İnce ile hareket eden isimlerin o listede olmadığı görüldü ve ‘Eğer sayın İnce seçilemezse parlamentoya da giremeyecek, yanındaki ekip listede yok onlarda giremeyecek. Bir anlamda İnce ve ekibi Cumhuriyet Halk Partisi’nden tasfiye ediliyor.’ Siz böyle bir amaç güttünüz mü?
Bu değerlendirmeleri havuz medyası yapıyor. Onların yazarları çizerleri yapıyorlar. Yok öyle bir şey.
Benzer bir değerlendirmeyi sayın İnce’de yapmış olabilir mi? Listeler açıklandıktan sonra tweet atmıştı.
Öyle değil de, “Ben de bakanlar kurulu listesini yapacağım” dediği için farklı bir yorum getiriliyor. Hayır efendim, zaten Muharrem bey elbette bakanlar kurulu listesini yapacak, ben mi yapacağım? Cumhurbaşkanı seçilen o. Muharrem bey bunu söyledi diye farklı yerlere çekiliyor. Bu bir meslek değil bugün yaparsınız yarın gidersiniz. Siyaset budur zaten. Mesela bizim bazı arkadaşlarımız gönüllü olarak milletvekili adayı olmadılar. Parlamentoda bir kan değişimi elbette gerekiyor. Havuz medyası bizimle ilgili manşeti, “Cumhuriyet Halk Partisi’nde tasfiye” diye atıyor. Ama AK Parti’den çok daha fazla ismin listelere girmediği anlaşılıyor o zaman, “AK Parti’de kan değişimi” oluyor. Görev yapan arkadaşlarımın hepsi başarılıdır. Şu anda listelerde olmayan ama alana gidip çalışan çok sayıda hatta bütün milletvekili arkadaşlarımız çalışıyorlar.

‘PARASI OLAN DIŞARI ÇIKIYOR’
“Gülen’in iade tartışmasında Muharrem Bey’ güveniyorum, Erdoğan’a güvenmiyorum. 33’er 7 kez müebbet hapse mahkum edildi. Öğrencilerin ne günahı var. FETÖ ile mücadelede parası olan dışarı çıkıyor. Bir milyonun üzerinde mağdur var. Adı ne olursa olsun terörle mücadele edilir. Terör örgütleriyle işbirliği yapan ortaya çıkarılmalı.
FETÖ ile fotoğraf çektiren 5 kişiyi yeniden aday yaptılar. Bunu CHP yapsaydı kıyamet kopmuştu. Şimdi bu kişiler gidip fotoğraf çektiriyor geliyor sen de bunları aday gösterip sonra da Muharrem İnce’ye laf atıyorsun. Sevsinler seni. FET֒nün siyasi ayağını Erdoğan oluşturuyor dedim, cesaret edip mahkemeye veremiyor. Bir numaralı sorumlu Erdoğan’dır. Savcı da harekete geçsin. Erdoğan ne desem dava açıyor, bunda açamıyor. Açsa elimdeki belgeleri vereceğim. Niçin kavga ettiler? Çünkü rantı bölüşemediler.”

‘KÜRT SORUNUNDA ÇÖZÜM ADRESİ MECLİS’TİR’
“Kürt sorununun çözüm adresi Meclis’tir. Biz bu sorunu çözmeye talibiz. Birilerine verdiğiniz sözler olmayacak. Herkesin içinde konuşacaksınız. Sorunu demokrasi ve özgürlük temelinde çözeceğiz. Yerel yönetimler özerklik şartı uygulanacak. Niye sadece Diyarbakır’ı düşünüyorsunuz. Eskişehir’i de, Trabzon’u da düşünün. İzmir’de kentsel dönüşüm yapacağız izin vermiyorlar.”

12) Demirtaş'tan flaş başvuru! FOX TV'ye cezaevinden katılacak -29.05.2018

Demirtaş'tan flaş başvuru! FOX TV'ye cezaevinden katılacak Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, flaş bir başvuruda bulundu. İşte ayrıntılar;

HDP, Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş için Adalet Bakanlığı’na başvuruda bulundu. HDP, Demirtaş'ın Fox TV'de yayınlanan 'Liderler Fox’ta programına cezaevinden bağlanabilmesi için başvuru yaptı.

HDP'den yapılan açıklamada, "Parti Sözcümüz Ayhan Bilgen Selahattin Demirtaş'ın propaganda hakkını cezaevi koşullarında kullanabilmesi için Adalet Bakanlığına başvuruda bulunmuştur" diye belirtildi.

HDP ayrıca, Selahattin Demirtaş'ın Fox TV’de yayınlanan “Liderler Fox’ta” programına cezaevindeki ankesörlü telefondan katılabilmesinin sağlanmasını talep etti.

HDP'den yapılan açıklama şu şekilde:

"Parti Sözcümüz Ayhan Bilgen, Cumhurbaşkanı Adayımız Selahattin Demirtaş'ın propaganda hakkını cezaevi koşullarında kullanabilmesi için Adalet Bakanlığına başvuruda bulunmuştur. Başvuruda Demirtaş ile televizyon programı yapmak isteyen, görüşmek isteyen basın mensuplarına da izin verilmesi talep edilmiştir. Ayrıca Demirtaş'ın Fox TV’de yayınlanan 'Liderler Fox’ta' programına cezaevindeki ankesörlü telefondan katılabilmesinin sağlanması da talepler arasında yer almıştır.

YSK Temsilcimiz Mehmet Tiryaki de, Demirtaş'ın 30 Mayıs Çarşamba günü Fox TV'de yayınlanacak Liderler Fox'ta programına cezaevindeki ankesörlü telefondan katılması ve haftalık 10 dakika olan telefon görüşmesi hakkını burada kullanabilmesi için girişimde bulunulmasını istemiştir."

Demirtaş'tan flaş başvuru! FOX TV'ye cezaevinden katılacak Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, flaş bir başvuruda bulundu. İşte ayrıntılar;

HDP, Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş için Adalet Bakanlığı’na başvuruda bulundu. HDP, Demirtaş'ın Fox TV'de yayınlanan 'Liderler Fox’ta programına cezaevinden bağlanabilmesi için başvuru yaptı.

HDP'den yapılan açıklamada, "Parti Sözcümüz Ayhan Bilgen Selahattin Demirtaş'ın propaganda hakkını cezaevi koşullarında kullanabilmesi için Adalet Bakanlığına başvuruda bulunmuştur" diye belirtildi.

HDP ayrıca, Selahattin Demirtaş'ın Fox TV’de yayınlanan “Liderler Fox’ta” programına cezaevindeki ankesörlü telefondan katılabilmesinin sağlanmasını talep etti.

HDP'den yapılan açıklama şu şekilde:

"Parti Sözcümüz Ayhan Bilgen, Cumhurbaşkanı Adayımız Selahattin Demirtaş'ın propaganda hakkını cezaevi koşullarında kullanabilmesi için Adalet Bakanlığına başvuruda bulunmuştur. Başvuruda Demirtaş ile televizyon programı yapmak isteyen, görüşmek isteyen basın mensuplarına da izin verilmesi talep edilmiştir. Ayrıca Demirtaş'ın Fox TV’de yayınlanan 'Liderler Fox’ta' programına cezaevindeki ankesörlü telefondan katılabilmesinin sağlanması da talepler arasında yer almıştır.

YSK Temsilcimiz Mehmet Tiryaki de, Demirtaş'ın 30 Mayıs Çarşamba günü Fox TV'de yayınlanacak Liderler Fox'ta programına cezaevindeki ankesörlü telefondan katılması ve haftalık 10 dakika olan telefon görüşmesi hakkını burada kullanabilmesi için girişimde bulunulmasını istemiştir."

13) "İsrail ve Rusya Suriye'nin güney sınırı konusunda anlaştı" -29.05.2018

İsrail ile Rusya'nın, Suriye rejimin güçlerinin ülkenin güney sınırında kontrolü yeniden sağlaması konusunda anlaşmaya vardığı ileri sürüldü.

İsrail Kanal 10 televizyonunun haberine göre Rusya ve İsrail, diplomatik görüşmeler neticesinde, Suriye'nin İsrail sınırındaki güney bölgelerinde kontrolün yeniden Suriye rejim güçlerine geçmesi konusunda anlaşmaya vardı.

Haberde ayrıca sınır bölgelerinde, İran, Lübnan Hizbullahı ya da herhangi bir yabancı birliğin yer almayacağı konusunda da mutabık kalındığı aktarıldı. Ayrıca, İsrail'in Suriye içindeki eylem özgürlüğünü koruyacağı kaydedildi.

Suriye rejiminin de söz konusu anlaşmayı onayladığı öne sürüldü.

Anlaşmada yer alan ülke yetkilileri, henüz konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmadı.

İsrail Savunma Bakanı Avigdor Liberman'ın, Rus mevkidaşı Sergey Şoygu ile İran'ın Suriye'deki varlığını görüşmek üzere çarşamba günü Moskova'ya gitmesi bekleniyor.

İsrail basınında, Rusya'nın, İran'dan Suriye-İsrail sınırındaki güçlerini çekmesini istediğine ilişkin haberler yer almıştı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, pazartesi günü yaptığı açıklamada, Suriye'nin güney sınırı bölgelerinde sadece bu ülkenin askerinin bulunması gerektiğini ifade etmişti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi de "terör tehdidi var oldukça ve Suriye hükümeti, İran'dan yardım istedikçe ülkesinin, Suriye'de kalacağını" kaydetmişti.

https://www.youtube.com/watch?v=oURdiMgLEFU&feature=youtu.be

Kurdistana Bakur
http://www.kurdistana-bakur.com/index.php

-

.

…

FOTO / KAYNAK: ŞENGÜL ÖZER'DEN

VARTO / GIMGIM DEYİP GEÇMEYİN (GÜZEL GIMGIM'IM)

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN


01)-29..05.2018

02) -29.05.2018

AFRİN - VİDEO / https://www.youtube.com/watch?v=fWynQmT0wUk
https://www.youtube.com/watch?v=6oJwuVLKjAM
OSMAN ÖCALAN. VIDEO / https://www.youtube.com/watch?v=FCsYHbREbTs
Erzurum Müftüsü Afrin İçin istifa etti / https://www.youtube.com/watch?v=uc1hOeR1bqI
Am 30.01.2018 veröffentlicht
erzurum müftüsü afrine yapılan saldırıdan dolayı görevinden istifa etti

Ek.Tarihi Tue May 29, 2018 10:00 am Gön: Oezer

İlgili Konular

Medya

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Medya
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Medya:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution