Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Röportaj/İranlı Büyükelçi:Kürdistan çok önemli bir jeopolitik merkez   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (09) HER BÎJI KURDİSTAN   Ibrahim Güclü:PDKê, Divê Ji Derveyî YNKê û Goran Hikûmetê Ava Bike   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (09) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   İsmail Beşikçi:Duhok-Hewlêr Gezisi   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (07) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Siyaset


01)'Shakespeare’in deliliğini en iyi Kürtlerden öğrendik!16.04.2018
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’na yıllarca emek veren Şivan Vural Tantekin, belediyelere kayyım atanınca işsiz kaldı.

Tantekin, bir yıldır Goşto adlı lokantayı çalıştırıyor. “Ben Kürt tiyatrosunun kötü adamı oldum” diyen Tantekin'le seyirciden tokat yediği günleri de konuştuk, Hollandalı eleştirmenlere ‘Shakespeare’in deliliğini en iyi Kürtlerden öğrendik’ dedirten performanslarını da da...

Şivan Vural Tantekin, sahneledikleri Shakespeare'in hamlet adlı oyununa Hollandalı eleştirmenlerin 5 üzerinden 4 puan verdiğini anlattı.

Şivan Vural Tantekin’i ne zaman üstünde “Goşto” yazan önlükle ya da elinde kepçeyle çorba tenceresini karıştırırken görsem, onu bir oyunun bir sahnesindeymiş gibi algılarım. Bu algı boşuna değil elbette. Tantekin’i yıllardır sahnede, değişik kılıklar içinde görmeye alışmışım da ondan. Son bir yıldır ise daha çok ya ‘Goşto’da aşçı önlüğü ile ya da Amedspor maçlarında oğluyla birlikte görüyorum onu.
Vecdi Erbay verbay@gazeteduvar.com.tr
DİYARBAKIR –

02) Corbyn: Suriye saldırısı şaibeli-16.04.2018

Corbyn, Suriye saldırısın yasal temelinin şaibeli olduğunu söyledi: Parlamentoda oylanmalı.

İngiltere’de ana muhalefetteki İşçi Partisi’nin lidri Jeremy Corbyn, İngiliz parlamentosunun Pazartesi günü (yarın) Suriye hakkında bir oylama yapmasını talep etti.

HUKUKİ TEMEL ŞAİBELİ

Jeremy Corbyn BBC’ye yaptığı açıklamada Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün (OPCW) Suriye’deki kimyasal silahları araştırabilmesi için bir parlamento oylaması yapılmasını istiyor. Corbyn, “Esad eğer kendi halkına karşı kimyasal silah kullandıysa İngiltere ona hesap sormalı” dedi.

Saldırının hukuki altyapısının şaibeli olduğunu vurgulayan Corbyn, İngiliz hükümetinin de Suriye’ye yönelik füze saldırısının nasıl bir hukuki temeli olduğunu açıklaması gerektiğini ve bölgede müsamaha gösterilebilecek tek kuruluşun BM olduğunu söyledi. (Reuters)

03) Trump: Saldırı mükemmeldi, bir tek beni eleştirebildiler! -16.04.2018

ABD Başkanı Donald Trump, Suriye saldırısı sonrası kullandığı "Görev tamamlanmıştır" ifadesini eleştirenlere yanıt verdi:

Saldırı öyle mükemmeldi ki, tek eleştirebilecekleri şey benim bu ifadeyi kullanmam oldu.

Saldırı öyle mükemmeldi ki, tek ABD Başkanı Donald Trump, Suriye’ye dün sabaha karşı Fransa ve İngiltere ile birlikte düzenlediği hava saldırılarının ardından kullandığı “Görev tamamlanmıştır!” ifadesine yöneltilen eleştirilere yine Twitter’dan yanıt verdi.

Trump, “Suriye saldırısı öylesine mükemmel, öyle isabetli biçimde icra edildi ki, yalan haber medyasının çamur atmasının tek yolu, benim ‘Görev tamamlanmıştır’ ifadesini kullanmam oldu. Bunun üzerine atlayacaklarını biliyordum ama öyle harika bir askeri terim ki, geri getirilmesi, daha sık kullanılması gerekiyor” dedi.

04) Bingöl: Demirtaş'ın savunması, Denizlerin savunması gibi tarihi önemde -16.04.2018

Nergis Demirkaya ndemirkaya@gazeteduvar.com.tr

CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, HDP eski Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklu bulunduğu davadaki savunması için, “Bence bu siyasi tarihimizde önemli savunmalardan biri olacak, tıpkı Deniz’lerin savunmasında olduğu gibi” dedi.

HDP eski Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklu bulunduğu davanın 3. duruşması tamamlandı. Ankara Sincan Cezaevi Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda görülen davayı CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl ile CHP Ankara Milletvekili Murat Emir de izledi.

‘SİYASİ TARİHİMİZİN ÖNEMLİ SAVUNMALARDAN BİRİ OLACAK’

CHP’nin insan haklarından sorumlu genel başkan yardımcısı olan Tekin Bingöl, zaman zaman siyasi duruşmaları izlediklerini belirterek Demirtaş duruşmasıyla ilgili izlenimlerini şöyle anlattı;

“Selahattin Demirtaş tarihe not düşecek bir savunma yapıyor. Savunması nedamet getiren değil, yaptıklarının sonuna kadar bilincinde, bunları savunan, doğruluğuna inanan bir savunma. Bence bu siyasi tarihimizde önemli savunmalardan biri olacak. Tıpkı Deniz’lerin savunmasında olduğu gibi.”

Mahkemenin samimi ve belgelere dayanan savunmadan ne kadar etkilenerek tarafsız bir yargılama sonucunda karar alıp almayacağını göreceklerini belirten Bingöl, “Umut ediyorum ki Selahattin Demirtaş gibi Türk siyasetinde çok önemli yeri olan bir siyasetçi tez elden özgürlüğüne kavuşarak yeniden siyasi faaliyetlerini sürdürür” dedi.

‘HDP BELİRLEYİCİ SEÇMEN KİTLELERİNDEN BİRİ’

Bingöl, Demirtaş’ın savunmasında “Cumhurbaşkanlığı seçiminde kilit parti biziz” şeklindeki açıklaması için ise şunları söyledi;

“Önümüzdeki önemli seçimlerden biri de Cumhurbaşkanlığı seçimi. HDP bağlamında bunu söyledi. Sonuçta HDP’nin hatırı sayılır bir oyu var. Son seçimlerde 6 milyonun üzerinde seçmen kitlesi HDP’ye oy verdi. Böyle bakıldığında bu önemli bir seçmen kitlesine tekabül ediyor. Son referandum sonuçlarını göz önüne alırsak bu seçmen kitlesi gerçekten çok önemli ve belirleyici seçmen kitlesinden biri olacak” dedi.

‘MİLLETVEKİLİ TUTUKSUZ YARGILANMALI’

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın 3 gün süren duruşmasının tamamını izleyen milletvekillerinden oldu. Meclis’te görev yapan milletvekillerinin tutuksuz yargılanması gerektiğini söylediklerini belirten Emir şunları ifade etti:

“Elbette milletvekilleri de parti liderleri de Türk Ceza Kanunu kapsamında bir suç işleme şüphesi varsa yargılanabilirler ama bunun tutuksuz olması çok önemli. Milletvekili tutuklanarak siyaset yapma hakkının önüne geçiliyor. Dolayısıyla milli iradenin olması gerektiği gibi temsili olanaksızlaşıyor.”

‘DAVA SİYASİ SONUÇLAR DOĞURMAYA ADAY’

31 fezleke birleştirilerek oluşturulan iddianame ile yapılan yargılamanın uzun süreceğine işaret eden CHP’li Emir, “Önemli bir dava ve bu süreç içinde biz de hukuki ve teknik boyutunu izlemeye devam edeceğiz. Selahattin Demirtaş savunmasında partisinin programında yazan görüşleri ifade ettiğini bu çerçevede partilerinin, genel siyasetlerinin yargılandığını iddia ediyor. Dolayısıyla bu davadaki karar da Türk siyaseti açısından önemli sonuçlar doğurmaya aday” dedi.

Demirtaş’ın bu davada yargılamaya konu edilmiş bazı sözlerinin çözüm süreci olarak ifade edilen dönemde olağan karşılanan açıklamalar olduğuna dikkat çeken Emir, “İddianameye konulan bir çok olay ilgili bakanların bilgisi dahilinde, hatta katkıları ile gerçekleşmiş. Dolayısıyla burada çözüm sürecinin neden olamadığı neden başarısız olduğu da tekrar siyasetin gündemine gelmiş oluyor. Bu da ayrı bir tartışma konusu” dedi.

05) Pyd'nin Muhalif Kürt Siyasilere Tahammülü Yok -16.04.2018

PYD/PKK terör örgütü, elindeki silah gücü sayesinde bölge halkı ile muhalif Kürt grupları baskı altında tutuyor ve kendilerini Kürtlerin tek temsilcisi olarak ilan ediyor.

PYD/ PKK terör örgütü, elindeki silah gücü sayesinde bölge halkı ile muhalif Kürt grupları baskı altında tutuyor ve kendilerini Kürtlerin tek temsilcisi olarak ilan ediyor. AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Suriye'de muhalif Kürtler, Suriye Kürdistan Demokratik Partisi (PDK-S) ve bir çatı örgütlenmesi olan Kürt Ulusal Konseyi (KUK) tarafından temsil ediliyor.

Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesud Barzani ile fikri, yapısal yakınlığı bulunan ve Suriyeli Kürt siyasi partilerin en eskilerinden olan PDK-S, PYD'nin bütün baskılarına rağmen tüm kantonlarda faaliyet göstermeye çalışıyor. KUK ise 26-27 Ekim 2011 tarihlerinde Kamışlı'da yapılan toplantıda Suriye'deki Kürt partileri tarafından oluşturuldu.

PYD'nin baskıcı tutumu mekanizmaları çalıştırmıyor

Suriye muhalefetinin bir parçası olarak rejimle diyalog içerisinde bulunmayı reddeden KUK, PYD'ye karşı da mücadele etmeye başladı. Ancak PYD gerek askeri yapılanmasının verdiği güçle gerekse KUK'u oluşturan partilerin zaaflarından yararlanarak bu yapılanmayı büyük ölçüde etkisizleştiriyor. zorunda bırakıldı. Barzani'nin girişimleriyle 2012'de Kürt Yüksek Komitesi kuruldu. Ama PYD'nin baskıcı tutumu nedeniyle bu mekanizma hayata geçirilemedi. KUK bünyesinde temsil edilen birçok parti ya PYD'ye katıldı ya da faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı.

Temmo cinayetinde PYD parmağı iddiası

PYD'nin Suriye'deki muhalif Kürtlere karşı yürüttüğü baskıcı politika, raporlar, haberler ve diğer muhalif Kürt liderlerin yaptığı açıklamalarla net bir şekilde görülüyor.

Örneğin, Suriye'de 2011de İslamcı Kürtlerle birlikte Gelecek Hareketi lideri Mişel Temmo gibi isimler ön plana çıkarak, rejim karşıtı ayaklanmanın bir parçası oldu. Kısa bir süre sonra Mişel Temmo, evine baskın yapan maskeli kişilerce öldürüldü.

Esed rejimi tarafından gerçekleştirildiği düşünülen Temmo cinayetinde PYD'nin parmağı olduğu iddia edildi.

Berlin merkezli Avrupa Kürt Araştırmaları Merkezi'nin KurdWatch sitesinde Mayıs 2015'te yayınlanan raporda, "Amude'de göstericilerin üzerine ateş açılması, sivillerin öldürülmesi, tutuklanan aktivistlerin işkenceye maruz kalması, muhalif gruplara baskılar, rejim milisleri istihbaratıyla yapılan iş birliği ve pek çok insan hakları ihlali" ayrıntılı olarak yer aldı.

Gençler, YPG tarafından kaçırılıyor

PDK-S ile KUK taraftarı Kürtlerin büyük çoğunluğu YPG tarafından sindirilerek, Türkiye ve IKBY'ye göç etmek zorunda bırakıldı. Barzani'nin girişimleriyle 2012'de Kürt Yüksek Komitesi kuruldu. Ama PYD'nin baskıcı

PYD, "zorunlu askerlik yasasını" öne sürerek askeri üstünlüğü olan bölgelerde bir çok insanı zorla alıkoyuyor.

KUK gibi gruplar ve medya kuruluşlarının verdiği bilgiye göre, son yıllarda bu olaylara daha sık rastlanılıyor. Özellikle Afrin bölgesinde YPG tarafından çok sayıda gencin kaçırıldığı belirtiliyor. Rudaw'ın yapmış olduğu haberlere göre, bazı köyler abluka altına alınıp, hanelere de baskın yapılırken, arama faaliyetlerinde çok sayıda kişinin gözaltına alındığı aktarıldı.

"Peşmerge güçlerinin Suriye'ye geçmesine PYD izin vermedi"

Cenevre'de 2016'da gerçekleşen görüşmeler sırasında, muhalif grup içindeki Suriyeli Kürt temsilci ve KUK yetkilisi olan Fuad Alliko, halkın diğer Kürt partilerinden yana olduğunu, PYD'nin silahı olmadığı takdirde üstünlüğünün de olmayacağını ifade etti. KUK'un, Barzani'nin yardımıyla Rojava peşmerge gücünü oluşturduğuna dikkati çeken Alliko, "Ancak, PYD ile Barzani'nin arabuluculuğunda yapılan anlaşmalara rağmen Rojava peşmerge güçleri PYD'nin izin vermemesi nedeniyle Suriye'ye geçemedi. Rojava güçleri Suriye'ye geçseydi, hem DEAŞ hem rejimle mücadele edecekti. Bu da rejimle iş birliği sabit olan PYD'nin işine gelmedi." ifadelerini kullandı.

Alliko, DEAŞ ile mücadeleyi zaafa uğratacağı gerekçesiyle ABD'nin PYD dışındaki silahlı Kürt grupların Suriye'ye geçmesini istemediğini vurguladı.

PYD/PKK'nın "demokratik toplum" kavramını ortaya attığını belirten Alliko, "Dünyada demokrasiden söz edilir ama demokratik toplumdan söz eden yok. Onlar bu kavramı icat ettiklerini iddia ediyorlar. Bu yeni kavramı da Kürt bölgelerinde öz yönetimlerle uygulamaya çalışıyorlar. PYD gücünün tamamını silahtan alıyor. Aynen rejim gibi. İran ve Rusya, rejimi desteklemeseydi rejim 3-4 yıl önce yıkılırdı. PYD de elindeki silahı kaybederse sahada hiçbir ağırlığı kalmaz. Özet olarak, Kürt halkı bizden yana ama PYD'nin elinde silah var." dedi.

"Cenevre'de Kürt sorunu da ele alınsın" mesajı içeren bir metne 625 bin imza topladıklarını ve bu metni dönemin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban ki Moon'a gönderdiklerini bildiren Alliko, PYD'nin imza toplama sürecini engellemek için her şeyi yaptığını, bu bağlamda gençleri tutukladığını ve merkezlerini ateşe verdiğini anlattı.

"PYD, Kürtleri tutukluyor"

PYD tarafından diğer Kürt muhaliflere yönelik baskılara bakıldığında, muhaliflere yönelik kaçırılma olayları dikkati çekiyor.

Rudaw'ın Mart 2017 tarihli haberine göre, Merkez Komite üyesi Abdurrahman Apo, Afrin'de PYD/YPG tarafından evinden zorla alınıp götürüldü. Haberde, PDK-S'nin Bulbul İlçe Kurulu üyesi Adnan İbrahim Çapo'nun da PYD tarafından alıkonulduğu bilgisine yer verildi.

Alıkoyma ve tutuklamaları devam ettiren PYD'nin, geçen yıl mayıs ayında KUK Genel Başkan Yardımcısı Fesla Yusif, KUK Merkezi Komite Üyesi ve PDK-S Politbüro Üyesi Beşar Emin, KUK Merkezi Komite üyeleri Mihsin Tahir ile Mihemed Emin Husam, PDK-S Politbüro Üyesi Neşet Zaza, PDK-S Merkezi Komite Üyesi Naif Ebdıllah ve Birlik Partisi (Yekiti) Siyasi Komite Üyesi Süleyman Oso'yu gözaltına aldığına dair haberler medyaya yansıdı.

PDK-S Politbüro üyesi ve KUK yöneticisi Müslim Mıhemed, "PYD, Kürtleri tutukluyor ve siyasi yaşamı bitirmek istiyor. PYD'nin yönetimin başına geçmesinden bu yana, KUK yöneticileri sürekli tutuklanıyor. PYD, PDK-S ofislerinin tamamını kapatıp ateşe verdi. Kamışlı'da Suriye rejiminin ofisi var, Asurilerin var, farklı Kürt partilerin ofisleri var. Ancak KUK'u tek rakip olarak gördüklerinden gelip ofisleri kapattılar." ifadelerini kullandı.

"PYD'nin Kürt muhalefetine tahammülü yok"

KUK Başkanı İbrahim Bro, PYD'nin silahlı militanlarının, sistematik şekilde KUK çatısı altında yer alan siyasi partilere saldırarak baskı kurmaya çalıştığını belirterek, "PYD'nin siyaset dili şiddettir. PYD, KUK'un güçlü diplomasi ve siyasetinden korkuyor. Bu yüzden kadrolarımız ve bize destek veren halkın gözünü korkutmak için şiddete başvuruyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

The Economist Dergisi de haberinde PYD'nin baskıcı yöntemlerine işaret ederek, "PYD'nin Kürt muhalefetine

tahammülü yok" ifadelerini kullandı. Bu bağlamda, haberde mayıs ayında PYD'nin sözde polis gücünün, Kamışlı'daki muhalefet partilerinin ofislerini bastığı ve onlarca aktivisti tutukladığına yer verdi.

"PYD, Baas Partisi'ne benzer bir ideolojiye sahip"

Suriye Kürt Gelecek Hareketi Başkanı Siamend Hajo, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından İstanbul'da Şubat 2018'de düzenlenen "PKK-YPG'nin Suriye Yapılanması" konulu panelde, PYD'nin bölgede kurmak istediği otoriter yapıya işaret etti.

PYD/PKK'nın muhalif Kürtleri ya öldürdüğünü ya da sürdüğünü vurgulayan Hajo, "PYD, Baas Partisi'ne benzer bir ideolojiye sahip. PYD burada kendilerini Kürtlerin tek temsilcisi olarak görüyor ve eleştiride bulunan herkesi Kürt halkının düşmanı ilan ediyor. Farklı bir görüşü savunan hiçbir gruba asla izin verilmiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Hajo, İran'ın desteğiyle Suriye yönetimi ve PYD arasında yapılan anlaşma ile Suriye'nin kuzeyinde Kürtlerin yoğun yaşadığı bölgelerin PYD/PKK'ya terk edildiğini, karşılığında ise rejime yönelik seslerin susturulmasının kararlaştırıldığını aktardı.

Genç aktivistlerin takip edildiğini ve eylemlerde öne çıkanların bir kısmının öldürüldüğünü bildiren Hajo, küçük partilerin ve KUK'un tehdit edildiğini, bu kapsamda da 40'tan fazla muhalif politikacının öldürüldüğünü belirtti.

06) Irak Meclis Başkanı Cuburi Erbil'de-16.04.2018

Irak Meclis Başkanı Selim El-Cuburi başkanlığındaki heyet, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) başkenti Erbil’e geldi. Irak Meclis Başkanı Selim El-Cuburi başkanlığındaki heyet, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) başkenti Erbil'e geldi.

Havaalanında IKBY Divan Başkanı Fuat Hüseyin ve IKBY Parlamentosu Başkan Yardımcısı Cafer İminki tarafından karşılanan El-Cuburi'nin IKBY eski Başkanı ve KDP Başkanı Mesut Barzani ve Başbakan Neçirvan Barzani ile görüşmesi bekleniyor. Geçtiğimiz hafta vefat eden Başbakan Barzani'nin 52 yaşındaki ikiz kardeşi Dılovan İdris Barzani'nin taziye merasimine katılmak üzere Erbil'e gelen El-Cuburi'nen Erbil ile Bağdat arasındaki sorunları ve çözüm yollarını ele alması öngörülüyor.

Geçtiğimiz Eylül ayında düzenlenen tartışmalı referandum sonrası Erbil'e ilk ziyaretini gerçekleştiren El-Cuburi, ziyaret öncesi yaptığı açıklamada Erbil ile Bağdat arasındaki soruların büyük ölçüde çözüme kavuştuğunu söylemişti. - ERBİL

07) Kemal Burkay:M U T L U Y U M -16.04.2018

Güney Kürdistan referandumu, tüm baskılara, tehditlere ve bizzat içerden gelen kimi engellere rağmen, kararlı bir tutumla yapıldı. Bölge halkı büyük bir coşkuyla sandık başına giderek oyunu kullandı.

Katılımın % 75 dolayında, bağımsızlık için evet oranının ise yüzde 90’ın üzerinde (yüzde 93 dolayında) olduğu anlaşılıyor. Bu şimdiye kadar herhalde eşi az görülür, belki de eşi olmayan yüksek bir orandır.

Başından beri referanduma öfkeyle karşı çıkan çevrelerin endişesi de bundandı; onlar Kürdistan halkının ezici bir çoğunlukla bağımsızlığı onaylayacaklarını biliyorlardı. Goran kesiminin olumsuz ve KYB’nin başlangıçtaki ikircimli tavrından medet umdular, Bölgedeki Türkmen ve Arapları kışkırttılar; ama bunlar tutmadı.

Şimdi de Türkmenler ve Araplar referandumu boykot ettiler diye yürek soğutuyor ve sonuçları küçümsemeye, çarpıtmaya çalışıyorlar. Ama bu da nafile; herkes Türkmenlerin de Arapların da büyük bölümünün referanduma destek verdiğini gördü. Örneğin Kerkük’te katılım yüzde 80, yani ortalamanın üstünde oldu.

Böylece Güney Kürdistan halkımız iradesini dosta düşmana gösterdi ve şimdi bu başarıyı coşkuyla kutluyor. İnsanlar, yaşlısı-genci, kadını-erkeği ile sokaklarda; halay çekiyor, türküler söylüyorlar.

Biz diğer parçalardaki ve tüm dünyadaki Kürtler de mutluyuz, sevinçliyiz. Kürt halkının dostları, iyi insanlar da bu sevinci paylaşıyorlar.

Şimdi sıra bağımsız Kürdistan’ın nasıl olacağına geldi. Güney yönetiminden gelen ilk açıklamalar bu bakımdan da sevindirici, onur verici. Güney Kürdistan halkımız bölge bakımından örnek demokratik bir devlet kurmaya hazırlanıyor: tüm etnik grupların, farklı dil ve inançlara sahip azınlıkların kendilerini özgürce ifade edebilecekleri federal bir cumhuriyet.

Federal birimlerin kendi seçimle gelen parlamentosu ve hükümeti olacak. Beş resmi dil olacak; Kürtçenin yanı sıra –azınlık dili olduklarına bakılmaksızın- Arapça, Türkçe, Süryanice ve Ermenice. Tüm farklı din ve mezhepler kendi kurumlarını özgürce oluşturacak ve inançlarını özgürce yaşayacaklar.

Bu bazı yönleriyle Almanya’daki, daha çok da İsviçre’deki sisteme benzeyen bir federalizmdir, örnek bir demokrasidir.

İnanıyoruz ki Güney Kürdistan halkımız, geçişten gelen nice acı deneyimin verdiği birikimle, özgürlüğün ve demokrasinin değerini bilerek bunu başaracaktır.

Komşu devletlere ve tüm dünyaya düşen ise Kürt halkının iradesine saygı göstermektir. Birleşmiş Milletler Örgütü, hiç değilse bu saatten sonra Kürt halkına karşı yükümlülüklerini yerine getirmelidir. Yine komşu devletlere, Bağdat’a, Ankara’ya, Tahran’a düşen, özgür ve demokratik bir Kürdistan’ın inşasına engel olmak değil, onunla iyi komşu olmaktır. Ayrıca kendi ülkelerinde kendi insanları için özgürlük ve demokrasiyi hayata geçirip onları mutlu etmek ve barışa ulaşmaktır. Kendi Kürt sorunlarının çözümü de bunlar arasındadır.

Bu devletler, Kürt halkının haklı özgürlük ve eşitlik taleplerini karşılamayarak, halkımızı zorla, baskıyla sindirip asimile etmeye çalışarak bugüne kadar izledikleri çağdışı politikayı artık terk etmeliler. Bu yanlış politika ile hem Kürt halkına, hem de bizzat kendi halklarına çok zarar verdiler, çok acı yaşattılar. Bundan böyle artık kavga dövüş bitmeli, sorunlar barışçı ve uygarca yöntemlerle çözülmeli. Gençler, çocuklar ölmemeli; köyler, kentler yıkılmamalı; insanlar göçmen durumuna düşmemeli; kaynaklar yıkıma gitmemeli.

İran’ın Ortaçağlara özgü rejimi geçmişten pek ders almış görünmüyor; belli ki eski yanlış politikaları sürdürecek, uluslar arası kamuoyunu daha da karşısına alacak ve bunun bedelini ödeyecek. Ama hiç değilse uygar dünya ile bütünleşmeye çalışan Türkiye bunun için gerekli olan çağdaş, uygarca politikaları benimsemeli, İran ve uydularının yanına düşmemeli.

Evet, 25 Eylül 2017 günü, yani dün yapılan referandumla bağımsız Kürdistan Cumhuriyeti sahneye çıkıyor. Bu Güney Kürdistan’da yaşayan herkese ve tüm Kürtlere kutlu olsun.

Bu Kürdistan tarihinde büyük bir gündür.

Her onurlu Kürt gibi buna tanık olmaktan mutluyum. 26 Eylül 2017

08) Kemal Burkay: MAM CELAL’İN ARDINDAN -16.04.2018

Kürt halkı seçkin bir evladını, bir lideri kaybetti. Celal Talabani, halkımızın ona taktığı adla Mam Celal, yani Celal Amca, uzunca süren bir hastalık döneminin ardından aramızdan ayrıldı.

Onun yaşam öyküsünü uzun boylu yazmam gerekmez. Siyasetle ilgilenen herkes, özellikle de her Kürt aydını ve yurtseveri bunu bilir. Benimse kendisiyle kırk yılı aşkın bir hukukum var. Onun ve benim uzun mücadele yıllarımız boyunca sık sık yurt içinde ve dışında bir araya geldik, halkımızın özgürlüğü için ortak çabalar gösterdik. Yayınlanan anılarımda yer yer bundan söz etmişimdir. Yayınlanacak olan iki ciltte ise Mam Celal’le ilgili çok dahası var.

Onu daha 1960’lı yıllardan itibaren izliyordum. Güney Kürdistan’da Mustafa Barzani liderliğinde ve KDP öncülüğünde yürütülen ulusal kurtuluş mücadelesinin içinde idi, özellikle diplomasi alanında adı geçiyordu. Ama 1966 yılında KDP liderliği ile yolları ayrıldı.

Onunla yolumuz ilk kez 1972 yılında Lübnan’da kesişti. Benim yurt dışına ilk çıkışımdı. Beyrut’ta olduğumu duyunca görüşmek istemişti. Ama görüşeceğimiz gün işi çıkmış ve Beyrut’tan ayrılmak zorunda kalmıştı.

Güney Kürdistan’daki partizan savaşına o dönemde İran ve ABD destek veriyordu. Ama Irak ve İran’ın 1975 yılında vardıkları Cezayir Anlaşması’nın ardından desteksiz kalan partizan savaşı bir süre durdu. Mustafa Barzani, savaşçılar ve bir bölüm sivil halkla İran’a geçti, oradan da ABD’ye gitti.

Bunu izleyen aylarda KDP İdris ve Mesud Barzanilerin liderliğinde yeniden toparlanırken Şam’da, Celal Talabani’nin liderliğinde bir araya gelen üç örgüt de Kürdistan Yurtsever Birliği’ni (KYB) oluşturdu. Programları temel ilkeler bakımından bizim 1975 başında kurduğumuz Kürdistan Sosyalist Partisi’nin programına yakındı. KYB’nin kuruluşunu o dönem yayın hayatına başlattığımız Özgürlük Yolu Dergisi’nde yansıttık.

KYB kuruluşundan kısa süre sonra Güney Kürdistan’da yeniden partizan savaşı başlattı. Talabani ile yüz yüze tanışmamız da bundan bir süre sonra 1976 yazında oldu. Birkaç arkadaşıyla birlikte Ankara’ya gelmişti. Daha ilk tanışmamızda üzerimde neşeli, hayat dolu bir insan izlenimi bıraktı.

Benim 1980 yılında yurt dışına çıkışımın ardından ise Şam’da, Avrupa’da ve Kürdistan’da sık sık bir araya geldik. İran KDP lideri Kasımlo’nun. Suriye Kürtleri İlerici Demokrat Partisi lideri Hemit Devrêş’in, Irak Komünist Partisi lideri Aziz Muhammed’in, Suriye KP’nin ve daha sonra Irak KDP lideri Mesud Barzani’nin de katıldığı toplantılarda dört parçadan Kürt yurtsever güçlerinin birlik ve dayanışması ve bir ulusal kongre toplanması için çalışmalar yaptık.

1990 yılının başında Londra’da yaptığımız toplantıya Mam Celal Irak Kürdistanı Cephesi adına katılmıştı, bense Murat Civan’la Birlikte TEVGER adına katılmıştım. İran KDP’nin de katıldığı bu toplantıda ulusal kongrenin toplanması kararı alındı. Ancak kısa süre sonra başlayan ve Saddam rejiminin yenilgisiyle sonuçlanan 1. Körfez Savaşı nedeniyle durum değişti ve bu çalışma durdu. Güneyli Kürtler önce otonomiyi hayata geçirdiler, ardından 1992 yılında tek yanlı federalizm ilan ettiler. Böylece Mam Celal ve tüm öteki Kürt liderler, dağı ve göçmenliği bırakarak Kürdistan’ın özgürleşen bu parçasını yönetir oldular.

Ne yazık ki bu tarihi değişimi ve olumlu fırsatı KDP ve YNK arasında çıkan iç savaşla PKK’nin bu parçaya yönelik saldırıları baltaladı.

1993 yılında Özal’ın talebiyle Mam Celal PKK’nin tek yanlı ateşkes yapmasını sağladı. Ardından yine onun girişimiyle Şam’da Abdullah Öcalan’la bir araya geldik ve bir protokol imzaladık.

2. Körfez Savaşı’nın ardından Saddam rejimi yıkıldı ve 2005 yılında yeni Irak Anayasası benimsendi. Mesud Barzani Kürdistan Federal Bölgesi’nin Başkanı olurken Celal Talabani de Irak Cumhurbaşkanlığı’na seçildi.

Yukarıda, Mam Celal’in yaşamından bazı çok belirgin kesitleri verdim. Özetle şunu diyebilirim: Mam Celal’in hayat serüveni, iniş-çıkışlarla dolu ve çok yoğun geçmiştir. Bu enerji dolu adam seksen yılı aşkın ömrüne çok şeyi sığdırabilmiştir. O, Kürdistan ve Ortadoğu politikasında usta bir siyaset adamı olarak öne çıktı. Yeri geldiğinde kavga etmesini de bildi, uzlaşmasını da. Hem iyi bir örgüt lideri, partizan savaşında güçlerini yöneten bir komutan, hem de başarılı bir diplomat ve devlet adamıydı. Kin tutmayan insanlardandı. Bunun içindir ki uzunca bir dönem karşı karşıya geldiği, hatta savaştığı Mesud Barzani ile ülkenin ve halkın güvenliği ve geleceği için el sıkışmasını ve dostluk kurmasını bildi. Bazı konularda gönlüne göre davranmadığım için bana küstüğü zamanlar oldu; ama daha sonra yine dostça el sıkıştık.

Son yıllardaki onu sandalyeye bağlayan rahatsızlığı Kürt ulusal hareketi ve özel olarak Güney Kürdistan bakımından bir talihsizlik oldu. Bu nedenle son gelişmelerde rolünü gereği gibi oynayamadı. Sağlıklı olsaydı, kuşku yok, Güney’deki gelişmeler daha farklı olurdu. Örneğin KYB bugün içine düştüğü dağınıklığı, çok başlılığı yaşamaz ve bağımsızlık yönündeki gelişmeye çok daha kararlı bir destek verirdi.

Evet, Celal Talabani, Kürdistan’ın yakın tarihinde önemli roller oynayan bu tarihi kişilik, artık aramızda değil. O da doğanın yasalarına uygun olarak göç edip gitti. Ama yaptıkları daha şimdiden Kürdistan tarihine yazılmıştır. Adı unutulmayacak ve saygıyla anılacaktır.

Emekleri ise boşa gitmedi. Kürdistan’ın güney parçasının özgürleşmesinde ve orada yeni bir hayat kurulmasında onun da değerli bir payı var. Yoldaşları, dostları, Kürdistan’ın oğulları kızları, onun uğrunda mücadele ettiği özgürlük ve insanca bir yaşam için çabalarını bugün de aksatmadan sürdürüyorlar. Başarıyla gerçekleşen son bağımsızlık referandumu sırasındaki coşku bunun somut örneği. Bu nedenle Mam Celal toprağında huzur içinde uyuyabilir.
7 Ekim 2017

09) Köln'de yapılan Özgürlük Yolu Vakfı tanıtım toplantısına yoğun ilgi -16.04.2018

13.04.2018 tarihinde Özgürlük Yolu Vakfının düzenlediği, KOMKAR’ın desteklediği, siyasetçi yazar Kemal Burkay’ın konuşmacı olduğu Özgürlük Yolu Vakfı’nın Toplantısı Köln/ Leverkusende büyük bir katılmla yapıldı.

Tanıtım toplantısı saat 18:00’de Kürdistan şehitlerine saygı duruşu ile başladı. Toplantının moderatörlüğünü HAK-PAR Parti Meclisi üyesi Düzgün Kaplan yaptı. Açılış konuşmasını yapan Düzgün Kaplan, Özgürlük Yolu Vakfı’nın tanıtımı için sözü Vakıf Başkanı Kemal Burkay’a bıraktı. Özgürlük Yolu Vakfı’nın kuruluş nedenlerini ve hedeflerini anlatan Kemal Burkay konuşmasına Özgürlük Yolu’nu nasıl, ne için kurduklarını; bunun için bedeller ödendiğini anlattı.

Özgürlük Yolu Vakfının toplantısında Kürt sanatçısı Şivan Perwer de hazır bulundu. Kemal Burkay’ın konuşmasından sonra, söz alan Şıvan Perwer vakıfla dayanışmasını dile getirerek Kürtlerin birliğinin önemine vurgu yaptı.

Daha sonraki bölümde kitaplarını imzalayan Kemal Burkay’a, toplantıya gelenler tarafından yoğun ilgi gösterildi.

Toplantının ikinci bölümde Sayın Kemal Burkay, konuklardan gelen sorulara cevap verdi. "Kürtler arasındaki birlik neden hayat bulmuyor" sorularına Sayın Kemal Burkay; "hayatı boyunca Kürtler arasında birlik için çok çaba harcadığını dile getirdi. Bu ayrılıklara hem Kürtler hem de kendisinin üzüldüğünü" dile getirdi.

Özgürlük Yolu Vakfının toplantısına HAK-PAR Avrupa Dayanışma Derneği Genel Başkanı Fetah Timar ve yöneticilerden Hıdır Mak, Hüseyin Evin, KOMKAR kurucu üyelerinden Bekir Saydam da hazır bulundular.

Toplantıda konuklara HEVALTİ (KOMKAR Köln) tarafından hazırlan yemek sunuldu.

Şexo Burçak

10) Özgürlük Yolu Vakfı tanıtım toplantısı Den Haag'da devam etti -16.04.2018

Avrupa"nın değişik kentlerinde siyasetçi yazar Kemal Burkay"ın katılımıyla düzenlenen Özgürlük Yolu Vakfı"nın tanıtımı ve kitap imza toplantılarının beşincisi Den Haag"da yapıldı.

Kitlesel bir katılımın olduğu toplantının moderatörlüğünü HAK-PAR Parti Meclisi üyesi Düzgün Kaplan yaptı. Toplantının ilk bölümünde vakıf Başkanı Kemal Burkay, dinleyicilere Özgürlük Yolu dergisinin çıkışından, Özgürlük Yolu Vakfı kurluşuna kadar olan süreci özetledi. 1974 yılında o zamanki adıyla Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi TKSP"yi kurduklarını ve Özgürlük Yolu dergisini yayınladıklarını; TKSP daha çok Özgürlük Yolu adıyla tanındığını belirtti. Ayrıca bu süreçte aralarında 1977"de yayınlanan Roja Welat gazetesi olmak üzere birçok Kürtçe, Türkçe gazete, dergi, kitap yayınladıklarını ve birçok demokratik kitle örgütünde yoğun bir çalışma geliştirdiklerinin anlattı.

2017 yazında kuruluşunu gerçekleştiren Özgürlük Yolu Vakfı"nın bugüne kadar dört kitap yayınladığını, hazırlık aşamasında olan Destana Memê Alan"ın en kısa zamanda yayına hazır durumda olacağı müjdesini de verdi. Değişik seminer ve konferans çalışmaları olan Vakfın, "Kürt dili ve edebiyatı, gençlere burslar verilmesi, demokrasi kültürü, kadın hakları sorunu, göç sorunu gibi ilgi alanlarında çalışmaların düzenleneceğini açıkladı.

Yaklaşık iki saat süren toplantının birinci bölümünden sonra, dinleyicilerden gelen soruların cevaplandığı ikinci bölüme geçildi. Kemal Burkay bu bölümde dinleyicilerden gelen, Ortadoğu ve Suriye"deki son gelişmeler, 2019 seçimleri ve birlik sorunuyla ilgili soruları cevapladı. Daha sonra Kemal Burkay yoğun bir ilginin olduğu kitaplarını imzaladı.

Kurdistana Bakur
http://www.kurdistana-bakur.com/index.php

-

.

…

FOTO / KAYNAK: ŞENGÜL ÖZER'DEN

VARTO / GIMGIM DEYİP GEÇMEYİN (GÜZEL GIMGIM'IM)

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN


01) -16.04.2018

02) -16.04.2018

AFRİN - VİDEO / https://www.youtube.com/watch?v=fWynQmT0wUk
https://www.youtube.com/watch?v=6oJwuVLKjAM
OSMAN ÖCALAN. VIDEO / https://www.youtube.com/watch?v=FCsYHbREbTs
Erzurum Müftüsü Afrin İçin istifa etti / https://www.youtube.com/watch?v=uc1hOeR1bqI
Am 30.01.2018 veröffentlicht

LOGO / https://www.artigercek.com/guncel

Ek.Tarihi Mon Apr 16, 2018 8:11 pm Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Siyaset
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Siyaset:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution