Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Röportaj/İranlı Büyükelçi:Kürdistan çok önemli bir jeopolitik merkez   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (09) HER BÎJI KURDİSTAN   Ibrahim Güclü:PDKê, Divê Ji Derveyî YNKê û Goran Hikûmetê Ava Bike   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (09) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   İsmail Beşikçi:Duhok-Hewlêr Gezisi   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (07) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Medya


01)Afrinliler 'ÖSO talan etti' dedi, Habertürk 'YPG' diye çevirdi-13.04.2018
Habertürk televizyonunu 27 Mart tarihli Afrin Özel yayınında konuşan Afrinliler Özgür Suriye Ordusu’nu anlattı, çevirmen “YPG” diye çevirdi.

Veyis Ateş’in Çobaney’de Afrinlilerle yaptığı röportajlar, Habertürk TV’nin Afrin Özel yayınında yayınlandı. Hala Habertürk TV’nin resmi YouTube kanalında izlenebilen 27 Mart 2018 tarihli programda, röportaj verenlerin sözlerinin nasıl manipüle edildiği sosyal medya kullanıcıları tarafından fark edilip paylaşıldı.

Söz konusu diyaloğu bianet Kurdî kontrol edip Türkçeleştirdi.

Bianet'in haberine göre programın 34:10 dakikasında izlenebileceği üzere, Afrinliler mikrofona ÖSO’nun nasıl mallarını çaldığını anlatırken AFAD yeleği giyen çevirmen bunları yayına “YPG yaptı” diye çeviriyor.

Aşağıda 34:10’uncu dakikadan itibaren programda yayınlanan konuşmaları Türkçe ve Kürtçe olarak orijinal dillerinde dökümünü okuyabilirsiniz:

ÖSO'nun adı nasıl YPG diye yayına verildi?

Veyis Ateş: Afrinli burada yaşayan insanlara öncesi ve sonrasını, yani Türkiye Cumhuriyeti devletinin sağladığıyla iki hafta öncesinin mukayesesini soracağız. Neydi ne oldu?

Afrinli 1: Ehlê Efrîn em dixwazin hiro, mezahir muselliha (hêzên çekdar) di Efrîn da tine be. Innû Ceyşîl Hûrr ne Ceyşîl Hûrr e. Diz in. Mixerrebî nin, îrhab in. Malêt me birin. Jinêt me... Şeva çû, sê qîzik xera kirin. Emrê wê deh û pênc salî...

[Türkçesi: Biz buraya ait olmayan silahlı güçleri burada istemiyoruz. Özgür [Suriye] Ordusu, özgür bir ordu değil. Onlar hırsız. Teröristtirler. Mallarımızı aldılar, kadınlarımızı... Dün gece üç kızımızın ırzına geçtiler. Yaşı 15 olan...]

Çevirmen: Biz burada Afrinli olmayan insanların Afrin içinde barınmasını istemiyoruz. YPG buraya ait bir örgüt değildi, buraya sonradan geldi. Malımızı mülkümüzü talan ettiler, namusumuza göz diktiler ve onları burada biz istemiyoruz. Onlar buranın gerçek sahipleri değillerdir. *

Afrinli 1: Em dixwzin şirta tirkî were cem me. Ev mûsellihîne derên. Em tirkî hez dikin. Em dixwazin tirk werin cem me. Em naxwzin hero wer.. Eva malêt me xera kirin. Makîne birin. Tişt birin. Ne tiştek, ne tiştek, bes evna... Ne mal ne tiştek.

[Türkçesi: Türk ordusunun buraya gelmesini istiyoruz. Bu silahlılar gitsinler. Biz Türkleri seviyoruz. Türklerin gelmesini istiyoruz. Biz bunların her gün gelip... Bunlar evimizi yıktılar. Araçları aldılar. Eşyaları aldılar. Hiç bir şeyi hiç bir şeyi bırakmadılar. (Elbiselerini göstererek) bir bunlar kaldı. Malımız, hiç bir şeyimiz...]

Çevirmen: Biz Türkiye’nin burada olmasını istiyoruz, biz Türkiye’yi seviyoruz. Biz Türkiye’nin gelip onları buradan defetmesini istiyoruz. Çünkü onlar, YPG buraya geldiğinde malımızı mülkümüzü talan etti, evlerimizi yıktı. Onun için biz Türkiye’nin burada kalıp onları defetmesini istiyoruz.

Veyis Ateş: Onlar mallarını mülklerini alıp götürüyorlardı, az önce gördünüz. Türkiye de burada bu insanlara aş sunuyor.

Afrinli 1: Şikra me ji Tirkiyeyê re heye. Misaida me dike. Xwedê zêde bike. Eva bi çavan dibînin.

[Türkçesi: Türkiye’ye müteşekkiriz. Bize yardım ettiler. Allah arttırsın. (Dağıtılan yardımları göstererek) Gözleriniz ile görüyorsunuz işte...]

Çevirmen: Biz Türkiye’ye teşekkür ediyoruz. Allah Türkiye’ye zeval vermesin. Biz gözlerimizle görüyoruz Türkiye’nin yaptığı insani yardımları…

Afrinli 2: Em dixwazin ceyşê xwe li vir tê kevê, eskerê xwe têkevê, şûrtê xwe têkevê... Li vira em dixwazin... Tirk li vira yardimê didê me. Ceyşil hûr malê me xera kir. Ne pezê me hişt. Ne dewarê me hişt. Ne kerê me hişt.

[Türkçesi: (Türkiye’nin) ordusuyla, askeriyle, güçleriyle buraya girmesini istiyoruz… Onları burada istiyoruz… Türkler burada bize yardım ediyorlar. Özgür (Suriye) Ordu yuvalarımızı yıktı. Küçükbaş hayvanlarımızı bırakmadılar. Büyükbaş hayvanlarımızı bırakmadılar. Oğlanlarımızı... hiçbirini bırakmadılar.]

Çevirmen: Biz Türkiye’nin burada bizim için yaptığı insani yardımları görüyoruz. Biz Türkiye’nin bunun için burada kalıcı olmasını sağlıyoruz. Biz daha öncesini de gördük. YPG, Türkiye’den önce buradayken bizim mallarımızı mülklerimizi hayvanlarımızı barınaklarımızı kızlarımızı aldı. Onun için Türkiye’nin burada olmasını önemsiyoruz.

Veyis Ateş: Sorar mısın, çocuklarını ya da torunlarını, komşularını, gelip mallarını, hayvanlarını evlerinden çocuk askerler için çalıp götürdükleri olmuş mu?

Afrinli 3: Li Şêx Meqsûd... Sê çewal şelandine. Hem zêr birine, pereyê jinan... Bi qilakê jinan ketine... Dest kirine sîngê jinika zêra deraser kirine.

[Türkçesi: Şêx Meqsut’ta... Üç çuval, soygun yapmışlar... Kadınların hem altın hem paralarını... Kadınların kulaklarına dadanmışlar. Ellerini kadınların koynuna sokup altın almışlar...]

Çevirmen: Kızlarımızı zorla aldılar, çocuklarımızı zorla aldılar, kadınlarımızın zorla mücevherlerini aldılar, küpelerini zorla aldılar. Saat 10.00’dan sonra özellikle evimize girip kadınların mücevherlerini aldılar. Kadınlar mücevherlerini takarken boyunlarından aldılar. İki üç gün bu böyle sürdü.

VİDEO’ bakınız. /

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/dunya/950473/Afrinliler__OSO_talan_etti__dedi__Haberturk__YPG__diye_cevirdi.html

02) 'İngiliz denizaltıları Suriye'yi vuracak' iddiası-13.04.2018

.

Daily Telegraph gazetesi, İngiliz denizaltılarının Suriye'yi vurmak üzere füze menzili içine gönderildiğini aktardı.

.

İngiltere Başbakanı Theresa May'in denizaltıların gönderilmesi talimatını verdiği belirtilirken, saldırının perşembe gerçekleşmesinin beklendiği aktarıldı.

Daily Telegraph'ın haberinde, May'in Duma'daki duruma verilecek tepkiyi belirlemek üzere kabineyi topladığına da yer verildi. Son kararın ABD ve Fransa ile yapılacak görüşmelerden sonra verileceği bildirildi.

03) Gölge CIA, ABD'nin Suriye'de vurabileceği üsleri açıkladı -13.04.2018

ABD merkezli düşünce kuruluşu Stratfor, ABD ve müttefiklerinin Suriye'de vurabilecekleri olası üslerin belirtildiği bir makale yayınladı.

'Gölge CIA' olarak bilinen Stratfor'un uzmanları, ABD Donanması'nın Nisan 2017'de Suriye'deki Şayrat üssünü vurduğu operasyona kıyasla daha kapsamlı bir operasyonun kendilerini beklediğini kaydetti. Uzmanlara göre yeni operasyonda Suriye'nin kimyasal programıyla ilişkilendirilen yerler ile Şam çevresindeki Dumayr, Marj Ruhayyil ve Mezze hava üsleri hedef alınacak.

"ABD, Suriye hükümetini dizginlemeyi değil, hükümetin kimyasal saldırı düzenleme imkanlarını zayıflatmak istiyor" diye devam eden uzmanlar, İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan, Katar veya Birleşik Arap Emirlikleri'nin operasyona destek vereceğinin altını çizdi.

Doğu Guta'nın Duma ilçesinde Suriye ordusunun kimyasal silah kullandığı iddiaları üzerine, başta ABD, İngiltere ve Fransa olmak üzere Batı ülkeleri müdahale sinyalleri vermeye başlamıştı.

04) HDP ittifak için arama toplantılarına başlıyor -13.04.2018
Pervin Buldan ve Sezai Temelli, ittifak çalışmaları çerçevesinde çok sayıda kente gitmeyi planlıyor

HDP 2019 seçim stratejisini konuşmak, ittifakla ilgili önerileri almak için sahaya iniyor. Yapılacak 'arama' ve 'odak' toplantılarında siyasi süreç değerlendirilecek, işbirliği önerileri alınacak. Yeni bir örgütlenme hamlesi başlatan partide 2 eş başkan da bir ay boyunca çok sayıda kente gidecek. ANKARA – HDP’nin son Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında 2019 seçimleri masadaydı.

Toplantılarda yerellerde yapılacak arama ve odak toplantıları ile mevcut siyasal sürecin değerlendirilmesi ve 2019 seçim stratejisi ile ittifak önerilerinin ele alınması kararlaştırıldı.

HDP Eş Başkanları da parti örgütünün güçlendirilmesi için 1 ay boyunca sahada olacak.

YENİ ÖRGÜTLENME ÇALIŞMASI

HDP Kongresi sonrası Parti Meclisi ve MYK, 2019 yılında yapılacak 3 kritik seçim gündemiyle bir araya geldi. Edinilen bilgiye göre, partinin öncelikli gündemi örgütlenme olacak. Bugüne kadar çok sayıda operasyona maruz kalan, yüzlerce yöneticisi tutuklu bulunan partide örgütlenme hamlesi başlatılacak. Bu çerçevede HDP Eş Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli de 1 ay boyunca sahada olacak. Eş başkanlar birçok kente ziyarette bulunacak. Yöneticiler, “Sıcak güncel seçim tartışmalarından önce örgütümüzü güçlendirmeliyiz. Ancak gücümüzü tahkim ederek iddiamızı büyütebiliriz. Partimizi daha da güçlendirmemiz bir odak olmamızı sağlar” değerlendirmesinde bulundu.

İTTİFAK VE SEÇİM GÜVENLİĞİ

HDP’nin en üst karar organları PM ve MYK toplantılarında somut olarak ittifak tartışmalarına girilmedi ama bir bakış açısı oluşturuldu. İttifaklara açık olduğu mesajını veren partide bu süreç mevcut partilerarası bir mekanizmadan çok zamana yayılan doğal bir sürecin inşası olarak ele alınacak. Bu noktada başta anayasa olmak üzere ‘demokrasi programında ortaklaşma’ öncelikli başlık olacak. İttifak tartışmalarının 2. başlığı ise seçim güvenliği olacak. Seçmen iradesine saygı ve oylara sahip çıkma anlamında önem taşıyan bu başlıkta sadece oy kullanma günü değil, OHAL’i de kapsayacak şekilde demokratik koşullarda seçime gidilmesinde ortaklaşma arayışında bulunulacak. Tüm muhalefetle OHAL’de seçime gidilmemesi konusunda ortak bir irade geliştirilmesi için çalışılacak. Bu 2 konunun partiler arasında yapılacak işbirliğinde hem anlayış birliği hem güven hem de yakınlaşma sağlaması hedefleniyor. Tüm bunların ardından somut planların ele alınacağı belirtiliyor.

ARAMA VE ODAK TOPLANTILARINDA İTTİFAK ÖNERİLERİ ALINACAK

2019 seçim stratejisi ana bakış açısı böyle ama bu strateji yerellerde arama ve odak toplantıları şekillendirilecek. Bir süre konulmayan bu arama toplantıları önümüzdeki günlerde başlayacak. Toplantılarda mevcut siyasi süreç değerlendirilecek, HDP’nin seçim stratejisinin ne olması gerektiği konuşulacak, ittifak önerileri alınacak. HDP önümüzdeki süreçte saha analizleri de yapacak. Mevcut durumda dair farklı projeksiyonlarla ilgili araştırmalar yaptırılacak. Bu araştırma sonuçları da seçim stratejisinin şekillenmesine ışık tutacak.

1 MAYIS KUTLAMALARI İÇİN ÇALIŞMA

HDP’nin en somut programlarından biri 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamaları olacak. “1 Mayıs’ı Newroz coşkusuyla kutlanması gereken bir gün” olarak değerlendiren HDP kutlama hazırlıklarını partiler dışında geniş toplumsal kesimlerin dinamiklerinin harekete geçirilmesi ve toplumsal muhalefetin partiler dışında da önemli bir buluşması olarak görüp örgütlemeye katkı yapacak.

Nergis Demirkaya ndemirkaya@gazeteduvar.com.tr

05) Eren Keskin'in sürmeleriyiz!-13.04.2018
Ali Duran Topuz ·
atopuz@gazeteduvar.com.tr

Paylaş Avukat Eren Keskin, ağır hapis ve para cezalarıyla karşı karşıya. Bir tür sınav bu: Eşitlik, özgürlük, adalet sınavı. 12 Eylül sonrası hak mücadelelerinin dirayetli, inatçı kadın figürlerinin devamı Eren Keskin. O doğru bildiğinden, devlet gücü yettiğinden vazgeçmiyor. Çarşamba, 4 Nisan, 2018
Az gittik, uz gittik dere tepe düz gittik, bir de baktık ki bir arpa boyu yol gitmişiz. O da geriye… Ergin Günçe’nin dediği gibi:
“Herif, zaman kazanmak için tarihten
Bak durmadan satırbaşı yaptırıyor!”

Dönüp dönüp başa aynı yere geliyoruz Aynı yer mi? Hiç değil, arada ömür geçiyor çünkü. Arada ömür talep ediliyor, zorla.

Anlatmaya çalışacağım öykünün ilk satırı 12 Eylül karanlığında yazılır, en önemli yazarlarının kadınlar olduğu satırlar, çok isim var elbette, sadece dördünü anacaksam da: Didar Şensoy. Ayşe Nur Zarakolu. Leman Fırtına. Gülten Akın. Bu dört kadın, 12 Eyül cuntasının küresel efendiler lehine kendi toplumuna karşı yürüttükleri operasyonların karşısına dikilmişlerdi. 12 Eylül cuntası, yani neoliberalizmin Türk-İslam sentezci savaş aygıtı, ilk kudretli itirazı kadınlardan görmüştü.

Bir cümle onların ağzından binbir anlamla çınladı uzun süre, arzu olarak, dua olarak, inanç olarak, kararlılık beyanı olarak, ihtar olarak, davet olarak: “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek.” Yenemedi işte diyen varsa, insanlık onuruyla işkencenin bir arada olamayacağının (yeterince yaygınlaşmasa da) bilincinin billurlaşmasını aklına getirip karamsarlığını yenebilir.

“NE İŞİNİZ VAR…”
İHD kurucularındandı dördü de.

Didar Şensoy, 1 Eylül 1987’de hapishanelerdeki insan hakları ihlaline karşı Ankara’ya, Meclis’e doğru yapılan yürüyüşte polis şiddetiyle yaşamını yitirdi. “Didar Şensoy, Leman Teyze’ye, ‘Koca karı, kendimi iyi hissetmiyorum’ der ve yere yığılır.” Leman Fırtına, “Koca karı kalbim acıyor” dediğini de aktarır bir söyleşisinde.
Ayşe Nur Zarakolu, 28 Ocak 2002’de kanserden yaşamını yitirdi.
Leman Fırtına, 2 Nisan 2015’te yaşamını yitirdi.
Gülten Akın, o büyük şair 4 Kasım 2015’te yaşamını yitirdi.

İstanbul İHD’de önceki akşam Leman Fırtına anıldı, Akın Birdal anlattı orada: İHD heyeti, cumhurbaşkanı olduktan sonra Turgut Özal ile görüşür. Turgut Bey, Leman hanıma döner ve der ki, “Leman Hanım bu yaşta ne işiniz var sizin insan haklarıyla?” Leman Fırtına: “İçerde oğlum vardı. Şimdi içerdeki herkes benim çocuğum.”

06) Demirtaş: 6 Ekim’de tutuklanacaktım, cezaevi ayakkabımı satın aldım -13.04.2018

Selahattin Demirtaş, PKK'den talimat aldıkları iddiasının doğru olmadığını söyledi. Demirtaş, "Siyasi hayatım boyunca ne bir PKK üyesinden ne yöneticisinden asla bana talimat gelmiştir, gelse kabul etmezdim, herkes beni bu yönüyle de tanır. O kadar iradesiz, o kadar siyaset konusunda söz söyleyemeyecek kadar iktidarın yaratmak istediği algı gibi zavallı da değiliz. Kimse kusura bakmasın" dedi.

Yargılandığı davada, 6-8 Ekim Kobane eylemlerinin yıl dönümünde tutuklanmasının planlandığını söyleyen Selahattin Demirtaş, ancak yurt dışında olması nedeniyle operasyonun ertelendiğini söyledi. Demirtaş, “Ben bile bile, cezaevinde giyeceğim ortopedik ayakkabıyı da satın alarak Türkiye’ye döndüm, gözaltına alındım” dedi.

Hakkındaki fezlekeleri kumpas olarak nitelendiren Demirtaş, “Kürt sorununun silah dışı yöntemlerle çözümünün devreye girdiği, arayışlarının olduğu her dönemde, Türkiye içinden ve dışından her zaman müdahaleler oldu, provokasyonlar oldu. Bu, bütün küresel dengeleri etkileyebilecek bir mesele, o nedenle cemaatin bir savcısının, polisinin, kendisinin ne yaptığının farkında olmayabilir, onu yönlendiren aygıt kesinlikle bu amaçla hareket etmiştir” diye konuştu.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) önceki dönem Eş Genel Başkanı olan Selahattin Demirtaş’ın tutuklu olduğu ana davanın üçüncü duruşması başladı. Demirtaş, duruşma için dün akşam saatlerinde tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nden Sincan Cezaevi’ne getirildi. Demirtaş, dosya kapsamında ilk kez 460 gün sonra 14 Şubat’ta hakim karşısına çıkmıştı. Duruşmaya, HDP Eş Genel Başkanları Sezai Temelli ve Pervin Buldan, parti milletvekilleri ile Ankara ve çevre kentlerden yurttaşlar katıldı.

Demirtaş, duruşmada hakkındaki fezlekeler üzerinden tek tek yaptığı savunmasında, dosyada 31 nolu fezleke olarak geçen 6-8 Ekim Kobani eylemelerini kapsayan fezlekeyle ilgili olarak soruşturma dosyasının Ankara ve Diyarbakır arasında “yetkisizlik” kararı gerekçesiyle dolaştırıldığını söyledi.

‘İKİ MAHKEMENİN KARARINA RAĞMEN DOSYA GELİP GİDİYOR’

Demirtaş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tutuklanmalarına dört gün kala “yetkisizlik” kararı verdiğini ve Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kesin “yetkili sensin” kararına rağmen dosyanın Diyarbakır’a gönderildiğini hatırlattı. Demirtaş, devamında ise şunları söyledi: “Normalde yetki meselesi çözülmüş, iki tane ağır ceza mahkemesi kararı var ortada. Ankara geri gönderiyor, Diyarbakır’a diyor ki; ‘yetki sendedir, sen soruşturacaksın.’ Tuhaflığa bak. İddianamemi hazırlayan savcı Kurtça Eker, tutuklanamama üç gün kala diyor ki; ‘Hayır, ben yetkili değilim, daha önce verilmiş bir karar var, sen yetkilisin.’ Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararını hatırlatarak, geri gönderiyor. Aynı gün yani Diyarbakır’ın karar verdiği gün savcılığı yeniden karar veriyor; ‘hayır sen yetkilisin anlamıyor musun’ diyor. Bu kez ‘ha anladım’ diyor, kabul ediyor.

İki tane ağır ceza mahkemesinin kararına rağmen dosya bu kadar gidip geliyor. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 6-8 Ekim dosyasını bu iddianameye koyuyor ve soruşturmayı yürütüyor. Bu şekilde 9 fezleke var. Bariz bir şekilde siyasi iradenin iktidarın müdahalesi. Çünkü başka şekilde koordine edilemez. Başsavcılık nasıl işliyor biz de biliyoruz. Koordinatör başsavcı diye bir şey yok ki. Dolayısıyla herhangi bir savcı da ‘ben koordinatörüm’ diye görev üstlenemeyeceğine göre, birileri tek tek bu savcıları arayıp, dosya Diyarbakır’da birleşecek. Hepiniz yetkisizlik kararı verip, dosyayı Demirtaş’ın dosyalarını Diyarbakır’da tutuklamaya etkili olabilecek. Bu kadar net.”

‘OPERASYON ERTELENDİ, OPERASYONU YÜRÜTENLER FIRÇA YEDİ’

Demirtaş, kendisiyle birlikte diğer HDP’lilerin 6-8 Ekim’in yıl dönümüne denk gelecek şekilde tutuklanmalarının planlandığını da söyledi.

Demirtaş, “Eş Genel Başkanımız Sayın Figen Yüksekdağ da dahil olmak üzere evimiz basılıp, adeta kaçırılarak alınırken, plan zaten yapılıyordu. Bunları biz bilmiyoruz da değiliz. Ben 12 yıllık milletvekiliyim, 8 yılım eş genel başkanlıkla geçti. Devlette, hükümette ne oluyor, neler koşuluyor iyi biliyoruz. Bana yönelik operasyon 6 Ekim akşamı yapılacaktı. 6-8 Ekim’in yıl dönümünde. Ama benim bir yurt dışı programım vardı, 5’inde yurt dışındaydım, operasyon ertelendi.

Hatta operasyonu planlayanların fırça yediğini de biliyorum, ‘niye yurt dışı yasağı koymadınız’ diye. Ben bile bile, cezaevinde giyeceğim ortopedik ayakkabıyı da satın alarak Türkiye’ye döndüm. Bir süre sonra evim basıldı, milletvekili arkadaşlarımla birlikte gözaltına alındım” dedi.

‘150 YIL İSTENEN BİRİYLE İLGİLİ TUTUKLAMA YAPILMASI NORMALDİR ALGISI OLUŞTURMAK’

Demirtaş, sözlerine şöyle devam etti: “Mahkemenizi bu yetkisizlik konusundaki hukuk skandallarıyla ilgili, mahkemeniz birleştirebilirdi. Birleştirme olmamış olsaydı, ben talep ederdim ama amaç ne, tutuklamayı sağlayabilmek. Çünkü tek tek fezlekeler üzerinde tutuklama yapamazlar diye düşünüyorlardı. Suçun alt ve üst limitini artırmak, kaçma şüphesi oluşturmak kendince ve işte ‘ifadeye de gelmedin’ deyip, 150 yıl istenen biriyle ilgili tutuklama yapılması normaldir algısı oluşturmak.

YARGI TUZAĞI HAZIRLADILAR:

Bu bir siyasi operasyondu ve savcılıklar bunun parçası oldular. Bunu kim yapıyordu? Cemaatin savcıları yapıyordu. Sizler yargılıyorsunuz, darbecileri en çok siz yargılıyorsunuz. Yöntemleri buydu. Kumpas, tuzak. Yargıyı, Anayasa’nın kendilerine verdiği yetkiyi iktidarın lehine kullanarak kişiler hakkında yargı tuzağı hazırladılar. Tuzaktır. Bu tuzağı hazırlayanlar bir gün yargı önüne çıkmayacak mı? Bu ülkede adil yargı bir gün tıkır tıkır işleyecek ve hepsi eminim ki, adil bir bağımsız yargı önünde hesap verecekler. Bunun için de biz, elimizden gelen bütün gayreti, çabayı göstereceğiz.

KONUŞTUĞUM HİÇBİR ŞEYİ İNKAR ETMEM:

Ben daha önceki celselerde de belirttim; konuştuğum, yaptığım, eylediğim hiçbir şeyi inkar etmem. Fazlasını burada söyleyeceğim, eksiğini söylemeyeceğim. Öyle korkacak, çekinecek hiçbir şey yapmadım. Faaliyetlerimin tamamı konuşmalarımdan ibarettir. Ama kumpas, tuzak olanları da anlatmam gerekiyor. Bunlardan en önemlileri de 1 ve 2 no’lu fezlekelerdir.

KONUŞMALAR BAĞLAMDAN KOPARILDI:

Şimdi ben 1 ve 2 no’lu fezlekeden savunmama başlayacağım ama ona ilişkin, özellikle dinleme kararları, dinleme usulleriyle çözüm usulleriyle ilgili avukatlarımdan biri usul itirazlarımız belirtecek, daha sonra ben, esasa dair, iddianamenin içeriğine dair, iddianamenin içeriğine dair 1 ve 2 no’lu fezlekeden başlatarak belirteceğim. Çünkü 1 ve 2 no’lu fezlekenin tamamı kumpastır, tamamı. Tamamı tuzaktır, çarpıtılmıştır. Olmayan dinleme kaydı, varmış gibi gösterilmiştir. Olmayan gizli tanık, varmış gibi gösterilmiştir. Konuşmalarım bağlamından koparılmıştır, konuşma yaptığım kişi farklı tanıtılmıştır.

MİLLETVEKİLİ FET֒NÜN OLUŞTURDUĞU DELİLLERLE NASIL TUTUKLANIR:

Bir tanesi doğru olsa benim üstlenemeyeceğim bir şey yok. İddianame benim yaptıklarımla ilgili az söylemiş. Ben sadece bu kadar siyasi faaliyet yürütmüşsem ayıp bana. 500 sayfa değil, ben 5 milyon sayfa konuşma yaptım. Onların hepsini de savunacağım. Ama kumpas ve tuzakların da benim üzerime mal edilmesine asla rıza göstermeyeceğim, mahkemeniz bugün FET֒cüleri kumpas tuzakla yargılıyor. Şike davası, Ergenekon davası, Balyoz davası ve benzeri davaların tamamı sahte delil üretme diye düşürüldü. Ama aynı iktidar döneminde bir cumhuriyet savcınız sahte delili, üretilmiş delili benim dosyama koydu ve benim tutuklanma gerekçem yaptı. Halen dosyamda duruyor, tutuklanmamın gerekçesi olarak duruyor. Kararı alan hakim tutuklu FET֒cü, soruşturmayı yürüten savcı tutuklu. Dinlemeyi yapan polis FET֒cü tutuklu. Çözümü yapan tutuklu. Peki bu FET֒cüler herkese kumpas yaptılar da bize çok mu dürüst davrandılar. Nasıl FET֒nün oluşturduğu delillerle bir milletvekili tutuklanabilir. Bu kumpasa nasıl boyun eğilir. Bunu anlamakta zorlanıyorum.

TÜRKİYE İÇİNDEN VE DIŞINDAN MÜDAHALELER OLDU:

Kürt sorununun savaş, şiddet, silah dışı yöntemlerle çözümünün devreye girdiği, arayışlarının olduğu her dönemde, gerek Türkiye içinden gerek dışından her zaman müdahaleler oldu, provokasyonlar oldu. Çözüm sürecini bitirecek girişimler oldu. Neden? Türkiye, Kürt sorununu çözerse, PKK silah bırakırsa, Türkiye’de şiddet olmazsa, ne asker ne sivil ne PKK’li yaşamanı yitirse, Türkiye’de iç barış ortamı oluşmuş olacak. Bu da sadece kendi içinde değil bütün bölgedeki Kürt halkıyla önemli bir stratejik ittifaka doğru gidebilir. Bu, bütün küresel dengeleri etkileyebilecek bir mesele, o nedenle cemaatin bir savcısının, polisinin, kendisinin ne yaptığının farkında olmayabilir, onu yönlendiren aygıt kesinlikle bu amaçla hareket etmiştir.

AMAÇ HÜKÜMETLE YARGIYI KARŞI KARŞIYA GETİRMEKTİ:

Cemaat kendi başına yapan bir örgüt değil, 15 Temmuz’da da ortaya çıkmadı. Ne zaman ki Türkiye kendi iç barışı konusunda hamle yaptıysa bu tür kumpaslar yaptılar. Şimdi bundaki amaç beni cezalandırmak değil, asıl o dönem bu fezlekeler daha doğrusu fezlekeye dönüşmeden önce istihbarat raporları olarak MGK üyelerinin önüne gidiyordu. Amaç sıkıştırmak, ordu ile yargı ile hükümeti karşı karşıya getirmek, hükümetle bizi karşı karşıya getirmek. Amaçları buydu. O yüzden fezlekeler 4 yıl sonra hazırlandı. Dertleri bizi cezalandırmak değildi, dertleri o gün başlayan arayışları sonlandırmaktı. O yüzden bu kumpasları yaptılar, yoksa benim o hakim ve savcı ile ne alıp vereceğim var.

KONUŞMALAR ÇARPITILMIŞ, DİNLEMENİN TAMAMI YOK:

Şimdi fezlekelerime değineyim nasıl bir kumpas yapmışlar. Siz önünüze gelen isimleri birçoğunu tanımazsınız. Dinleme kayıtlarında öyle bir tezgah kurulmuş ki, ben sanki yasa dışı örgüt üyeleriyle sürekli görüşme yapmışım. Görüşme içerikleri de çarpıtılmış ama görüştüğüm kişiler de yanlış yansıtılmış. Bir örnekle açayım, çarpıtmanın örneği; Bismil Belediye başkanımız 8 Mart mitingi yapılacak. Kaymakamlık izin vermiş, belediye başkanımız izin vermemiş. Kendi belediye başkanımız kendi partisinin mitingine izin vermiyor, niye ‘O miting alanı tadilatta vermiyorum’ diyor. Aslında aralarında bir sürtüşme var. Yerel yönetimler komisyonu üyemiz de gidiyor onu ziyaret ediyor, parti genel merkezi adına. Uyarıyor, eleştiriyor, diyor ki ‘Kaymakamlık verdiği izni sen nasıl vermiyorsun?’ Daha sonra bu kişi ile aramızda grup başkanvekili olarak bir konuşma geçiyor ‘Ağzına sağlık’ demişim. Bunu örgüt adına yapmışım. Benim belediye başkanım, kime ne, eleştirir miyim, yerden yere mi vururum, bu savcıyı ne ilgilendiriyor. Benim grup başkanvekili, o da PM üyesi, istediğimiz kadar eleştiririz, hakaret de ederiz, size ne? Fakat bunu biz PKK adına yapmışız. Dinlemeyi yapan dinlemenin de bazı kısımları alınıyor, hepsi alınmıyor. Allah aşkına biz hiçbirimize ‘Alo, merhaba, nasılsın’ dememiş miyiz. Konuşmaların tamamı ortadan başlıyor, pat diye de bitiyor. Başı nerede, sonu nerede, yok.

BUGÜNE KADAR PKK’DEN TALİMAT GELMEDİ:

Ahmet Yıldırım ile Anayasa çalışması yapıyoruz Meclis’te, kendisi de akademisyen olarak Dicle Üniversitesi’nde, 4 PM’den biriydi. Kendilerine görev vermişiz, parlamentoda anayasa çalışması yapılıyor, önerilerimizi sunmak üzere iki başlığı onlara vermişiz, çalışacaklar. Demokratik özerklik ve anadilde eğitim, akademik kurulumuz bu aynı zamanda. Bunu PKK adına talimat vermişim diye tutanağa geçmiş. Tamamı böyle. Benim dışımda yapılan konuşmalar hiç beni ilgilendirmez, yaptılar mı yapmadılar mı bilmem, o şansım da yoktur. Bugüne kadar siyasi hayatım boyunca ne bir PKK üyesinden ne yöneticisinden asla bana talimat gelmiştir, gelse kabul etmezdim, herkes beni bu yönüyle de tanır. O kadar iradesiz, o kadar siyaset konusunda söz söyleyemeyecek kadar iktidarın yaratmak istediği algı gibi zavallı da değiliz. Kimse kusura bakmasın.

KÜRTÇE KONUŞMAK İÇİN ÖRGÜT TALİMATI MI GEREKİYOR?:

Ben bugüne kadar partim yerel yönetimler konferansı yapmışsa katılmışımdır. Ama bu hangisi bilmiyorum, tutanakta geçen toplantı o mu değil mi bilmiyorum. Mercek gizli tanık uyduruk kişi. Varsa böyle biri gelsin. Bir gizli tanıktan hakkımızda itiraf beyanı alıyorsunuz bari bizi bu kadar küçümsemeyin. Ahmet Türk’le bana talimat vermişler, Meclis’te Kürtçe konuşun. Ayıptır yani biz Meclis’te, nerede ne konuşacağımızı bilmeyeceğiz de PKK bize talimat vermiş. Hadi ben o zaman gençtim de Ahmet Türk yaşını başını almış, Meclis’te Kürtçe konuşmak için örgüt talimatı mı gerekiyor? Ayıp ya! Bakın zaten öyle bir şeyin olmadığını avukatlarım ifade ediyorlar. Fakat o toplantıya Kürtçe konuşma kararı aldığımız toplantıya dün gibi hatırlıyorum. Parlamentodaki grup toplantı salonumuzda, 17-18 civarında milletvekili ve 5-6 civarında MYK üyemiz vardı. Ben grup başkanvekili, Ahmet Türk eş genel başkanımızdı. Ertesi gün grup toplantısı yapılacak biz 20 Nisan’da toplantı aldık, 21 Nisan Dünya Anadil Günü’ydü ve o toplantıda tartışa tartışa herkes görüşünü belirtti ve kapalı grup toplantısında Meclis’te kayıt cihazı vardır, isterseniz kaydedersiniz, sonra çözümü alınır. Fakat biz kendi kayıt cihazımızla kaydettik o toplantıyı.

KUMPAS KURUYORSUNUZ BİZE HAKARET ETMEYİN BARİ:

Tarihi bir toplantıdır, kim ne demiş, kim karşı çıkmış, böyle tartışıyoruz Meclis’te. Bir gün yargı konusu olur diye değil hatıra olarak kalsın diye kaydediyoruz. Kaydeden de Ersin Öngel daha sonra RTÜK üyemiz oldu. Basın danışmanımız o da orada. Tartışa tartışa, çünkü önemli bir mevzu, şunu yapmaya çalışıyoruz, bu ülkede Kürtler var, burada da kendi grup toplantımızda iki kelime kendi anadilimizde konuşacağız, kıyamet kopmaz. Bunu Türkiye’ye anlatacağız. Siyasi amacımız bu yani, demek istediğim bunu yapmak için bir örgüt üyesi gelip bize talimat verecek de, konuşmayı yapan da ben değil Ahmet Türk idi, ben ondan sonra Meclis’te Kürtçe konuşma yaptım, eş genel başkanken. Demek istediğim kumpas kuruyorsunuz bize hakaret etmeyin bari. Ayıp bir şey, böyle bir şey olmamıştır, bunların tamamı yalandır, düzmecedir. Böyle bir tanık var mı yok, mahkemeniz istiyor, gelmiyor da, keşke gelse gizli mi açık mı, keşke gelse kapalı salondan konuşsun da sesini duyalım. Sen kimsin de bize talimat verdirmişsin de biz Kürtçe konuşmuşuz, ben de bir sorayım kendisine.

PKK’NİN ORTA KADEME YÖNETİCİLERİNE BİZATİHİ ANLATTIK:

Çarpıtmanın nasıl yapıldığını anlatmaya çalışıyorum. Toplantı tarihi diyor ki 21 Nisan 2013. Bakın bu tarih niye önemli? Bundan bir ay önce, tam bir ay önce, yani 21 Mart 2013 tarihinde Diyarbakır Newrozu’nda Abdullah Öcalan, PKK’ye silah bırakma çağrısı yaptı. Çözüm süreci artık büyük bir hızla ilerlemeye başladı, ben dahil bazı heyetlerimiz İmralı’da, Kandil’de, Ankara’da hükümetle veya bürokratlarla yoğun bir mesai yürütüyordu. Hükümet kendi cephesinden farklı bir toplumsal destek çalışması yürütüyordu. Biz de ağırlıklı olarak -daha önceki celsede de söyledim- ben Kandil’de, KCK yöneticilerinin, çok sayıda silahlı PKK örgütü üyesinin, Abdullah Öcalan’ın ne söylediğini, ne istediğini, ne tür mesajlar verdiğini elimdeki notlardan da okuyordum, anladığım kadarıyla da anlatıyordum. Milletvekilimiz Sırrı Süreyya Önder ile birlikte. İki gün boyunca bunu yaptık. Neden? Çünkü KCK yöneticileri diyordu ki, ‘Bizim orta kademe yöneticilerimiz ikna olmuyorlar. Siz bizatihi İmralı’ya gittiğiniz için siz kendileriyle konuşun.’ Biz Kandil’de yapıyorduk bu konuşmaları.

ÖCALAN’IN GÖRÜŞLERİ BENİM SÖZLERİM GİBİ AKTARILMIŞ:

Bir yandan elimde İmralı’da tuttuğum notlardan Öcalan’ın görüşlerini okuyorum bir yandan kendi görüşlerimi paylaşıyorum. Neden çözüm süreci önemli, silahları bırakmak neden önemli? Mesela, Öcalan’ın görüşlerini okuduğum kısımlar, burada benim görüşlerim gibi aktarılmış. Bir kısmı basına açık yapılıyordu. Bir kısmı, kamerasız basın oluyordu, not alıyordu. Ama biz, şehir şehir dolaşarak akil insanlar gibi ikna etmeye çalışıyorduk. Kumpas dememin nedeni bu. Ben sanki bu toplantılarda PKK’yi övmüşüm, PKK çok iyi bir silahlı mücadele yürütmüş, hatta yürütmeye de devam etmeli, böyle kazanmış, böyle devam etmeli algısını benim ağzımdan vermeye çalışmış. Oysa burada, özellikle boldlananın tamamı Abdullah Öcalan’ın görüşleriydi. O böyle diyor diye toplantılarda notlardan okumuşum. Ha bu arada, tamamı istenebilir, karşılaştırılsın. Benim tuttuğum notlarla kayıt notları karşılaştırılsın. Yüzde 100 aynı olmayacaktır tabii, fakat yüzde 98 böyledir, göreceksiniz.

ORTAM DİNLEMESİ DEĞİL BASIN TOPLANTISI:

(Demirtaş’ın çeşitli tarihlerde konuşmalarının ortam dinlemelerine ait ses çözümlerini okudu) Bu ortam dinlemesi değil, bir basın toplantısıdır. Ama görünen o ki mikrofonu içeride unuttukları için bunun bir basın toplantısı olduğunu atlamışlar. Bütün basın huzurunda yaptığım bir konuşmadır. Basın toplantısı olduğu için söylediklerim açık bir şekilde kamuoyuna yansımıştır ama madem ortamı dinlemişler yeniden bir çözüm yapalım. Bu şekilde kabul etmiyorum.

PARTİ BİNASINA GİRİP ÇIKMAMI DELİL SAYDILAR:

48 defa benim ismim geçmiş DTK’de yapılan toplantılarda. Konuşanlar, kendi aralarında konuşurken benim ismimim zikretmişler. Partinin o dönemler ya eş genel başkanı ya da grup başkanvekiliyim. DTK’de partim adına katıldığım toplantılar, partimin yetkilendirmesiyle gittiğim konferanslar, konuşmalar tümüyle legal faaliyetlerdir. Belirttiğim çerçevede, demokratik siyaset hakkı çerçevesinde yürütülmüş faaliyetlerdir. Ama savcı ne diyor? DTK’nin çalışmaları yürütmüş olduğu yapılan BDP Diyarbakır il binasındaki toplantıya giriş ve çıkış yaptı. Ben partimin eş genel başkanıyım, partimin il binasına giriş ve çıkış yaptığımı tespit etmiş savcı. Yani gerçekten kutlamak lazım. Partimin binasına girip çıkmış olmayı, tek başına bir delil olarak dosyaya koymuş.

07) Putin’den Netanyahu’ya: Her türlü eylemden kaçının -13.04.2018

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin bu akşam İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile telefonda görüştü.

Putin, Netanyahu'ya Suriye'nin egemenliğine “saygı” göstermenin önemini hatırlattı.

Rusya Devlet Başkanı, İsrail liderine “Suriye'deki durumu daha da istikrarsızlaştıracak ve Suriye'nin güvenliğine tehdit oluşturacak her türlü eylemden kaçınılması” çağrısı yaptı.

Telefon görüşmesiyle ilgili Kremlin'den şu açıklama yapıldı:

''İsrail tarafının girişimiyle gerçekleşen görüşmede Suriye meselesi Humus'taki T4 hava sahasına İsrail hava kuvvetlerinin düzenlediği saldırıyla da bağlantılı olarak ele alındı. Suriye'nin egemenliğine saygı göstermenin temelden önemine vurgu yapan Vladimir Putin, Suriye'de durumu daha da istikrarsızlaştırabilecek ve Suriye'nin güvenliğine tehdit oluşturan her türlü eylemden kaçınılması çağrısı yaptı.''

08) HDP/CHP - Kürtler ittifaka nasıl bakıyor? -13.04.2018

Diyarbakır halkı, HDP ile CHP arasında kurulacak olası bir seçim ittifakına ilişkin farklı görüşlere sahip.

2019 seçimlerinde Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile ittifak yapacağı son dönemlerde en çok konuşulan gündem maddelerinden bir tanesi.

Rûdaw’ın Diyarbakır muhabiri Mehdi Mutlu, kentteki vatandaşlara olası ittifaka dair görüşlerini sordu.

Remzi Bilir: “Bana göre tek başına girmesi daha iyi olur.”

Sedat Emre: “Tek başına barajı geçemez. İttifak yaparlarsa daha iyi olur.”

Muhammed Hesap: “Bana göre bloka katılmazsa daha iyi olur. CHP başkanımız Selahattin Demirtaş ve milletvekillerimizin dokunulmazlığını kaldırdı. En büyük ihaneti CHP yaptı.”

Kerim Erdemli: “Bana göre bazı partilerle ittifak yapması daha iyi olur. Tek başına seçimlere katılırsa başarı zor olur.”

Ahmet Akın: “Siyasette dostluk ve düşmanlık olmaz. Siyaset üzerinde mecburen ittifak yapmak lazım.”

Yahya Amed: “Şimdiye kadar CHP ile bir sefer ittifak yaptı ve kaybetti. Tek başına girmesi daha iyi olur.”

2019 seçimlerine AK Parti ile Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) seçim ittifakı kurmuş durumda.

Diğer partiler arasındaki ittifak görüşmeleri ise devam ediyor.

09) Netenyahu: Açık ve net bir ilkemiz var -13.04.2018
Ortadoğu

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “Sürekli tekrarladığımız açık ve net bir ilkemiz var ki o da 'Sana zarar vermek isteyene sen daha önce zarar ver' ilkesidir” dedi.

İsrail Başbakanlık Ofisi’nden yapılan açıklamada, Gazze'deki Filistinlileri, İsrail'e zarar vermeye kalkışmaları durumunda doğrudan hedef alacakları belirtildi.

Açıklamada şunlara yer verildi:

“Sürekli tekrarladığımız açık ve net bir ilkemiz var ki o da 'Sana zarar vermek isteyene sen daha önce zarar ver' ilkesidir. Gazze Şeridi'nde hiç kimsenin bize zarar vermesine izin vermeyecek, biz onlara zarar vereceğiz.”

İsrail savaş uçaklarının dün Gazze'nin kuzeyinde bir Filistin hedefine hava saldırısı düzenlediği açıklanıştı.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Uçaklarımız, Filistinli bir grubun sınır şeridine yakın bölgeye kadar girip oraya el yapımı patlayıcılar yerleştirmesine karşılık olarak Hamas'a ait bir hedefi vurdu” dedi.

10) Rusya: Çatışma tehditi bulunmuyor-13.04.2018
Dünya

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mikhail Bogdanov, ülkesi ve ABD arasındaki Suriye geriliminde askeri bir çatışma tehdidi bulunmadığını söyledi.

Mikhail Bogdanov, Suriye’nin Duma ilçesinde yaşanan kimyasal silah kullanımına ilişkin açıklama yaptı.

Bogdanov, Suriye konusunda ülkesi ve Amerikalı yetkililer arasında "çalışma temasları" bulunduğunu belirterek, iki ülke arasında sağduyunun hakim olacağına inandığını söyledi.

Suriye'nin Duma ilçesinde kimyasal saldırıyla ilgili diğer bir açıklamada Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov'dan geldi.

Dmitriy Peskov, ABD'nin Suriye'de düzenlendiği öne sürülen kimyasal saldırıya ilişkin gerçeklerle yüzleşmeyi reddettiğini dile getirdi.

Kürdistan

GO BÎDE / >
https://www.youtube.com/watch?v=oURdiMgLEFU&feature=youtu.be

Kurdistana Bakur
http://www.kurdistana-bakur.com/index.php

-

.

…

FOTO / KAYNAK: ŞENGÜL ÖZER'DEN

VARTO / GIMGIM DEYİP GEÇMEYİN (GÜZEL GIMGIM'IM)

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN


01) -13.04.2018

02) -13.04.2018

AFRİN - VİDEO / https://www.youtube.com/watch?v=fWynQmT0wUk
https://www.youtube.com/watch?v=6oJwuVLKjAM
OSMAN ÖCALAN. VIDEO / https://www.youtube.com/watch?v=FCsYHbREbTs
Erzurum Müftüsü Afrin İçin istifa etti / https://www.youtube.com/watch?v=uc1hOeR1bqI
Am 30.01.2018 veröffentlicht

LOGO / https://www.artigercek.com/guncel

https://www.youtube.com/watch?v=jWP3ntl64I4 Tehlikeli Karım son Bölüm

Ek.Tarihi Fri Apr 13, 2018 7:19 pm Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Medya
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Medya:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution