Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (14) HER BÎJI KURDİSTAN   Dr.İsmail Beşikci:Dağ Kavmi-II-10..06.2018   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (13) HER BÎJI KURDİSTAN   İBRAHİM GÜÇLÜ- 09.06.2018   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   HDP ÜZERİNE!   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Mim Yavuz Binbay:SLOGAN, HAMASET VE KARŞITLIK SİYASETMİDİR?-05..06.2018   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Siyaset


01)'Rusya, Suriye'de ABD'ye karşı önlem almaya başladı' iddiası -12.04.2018
ABD basını, Rusya'nın birkaç haftadır Suriye'de ABD'ye karşı önlem almaya başladığını öne sürdü.

ABD merkezli NBC News, Rusya'ya bağlı güçlerin birkaç hafta önce ABD'ye ait insansız hava araçlarına sinyal gitmesini jammer yardımıyla engellemeye başladığını öne sürdü.

NBC News, ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde, Rusya'nın bu hamlesinin nedeninin, son haftalarda Doğu Guta'da kimyasal silah kullanıldığına yönelik iddiaların artması ve ABD'nin buna karşılık vereceği endişesi olduğu öne sürüldü.

Haberde, Rusya'nın bu yolla ABD'nin Suriye'deki birçok askeri operasyonunu engellediği bilgisine yer verildi.

Pentagon sözcüsü ise askeri operasyonların güvenliği nedeniyle jammerların insansız hava araçlarının düşmesine neden olup olmadığıyla ilgili yorum yapmaktan kaçındı.

02) Abadi: Türkiye’ye karşı PKK’yi desteklemeyiz -12.04.2018
Haydar Abadi

Irak Başbakanı Haydar Abadi, Türkiye'ye ait yeni bir askeri gücün Irak topraklarına girmediğini söyledi.
Bağdat’ta düzenlediği haftalık basın toplantısında konuşan Haydar Abadi, Türkiye ile ilişkilerinin bozulmasının “yararlarına” olmadığını ifade etti.

Türkiye'in komşuları olduğunu belirten Abadi, “Türkiye’ye karşı hiçbir gücü destekleme düşüncelerinin olmadığını” dile getirdi.

PKK’nin Irak’ta silah kullanmasına izin vermeyeceklerini de kaydeden Abadi, şöyle konuştu:

“PKK’nin Şengal’deki varlığına ilişkin açık bir mesaj verdik. Sadece devletin elinde silah olmalı. Irak devletinin izni dışında silah taşıyan grupların silahlarını bırakması konusunda açık bir mesaj gönderdik.

Egemenlik sahibi bir devlette başka bir devlete ait silahlı grupların olması doğru değil. Hiç kimse ile vekalet savaşı yürütemeyiz. Ayrıca Irak Anayasası Irak topraklarının Türkiye dahil, diğer devletlere karşı kullanılmasına izin vermiyor.

PKK’nin Irak’taki varlığı yeni değil. Belki 30-40 yıldır var. Eğer mültecilerse insanlık yönüyle bir problemimiz yok ancak Irak’ta silah kullanılmasına izin vermeyiz. Çok kısa bir süre içerisinde Şengal’i terk etmelerini istedik.

Şengal’deki Irak vatandaşlarının devletin izni dışında silah kullanmasına izin vermeyeceğiz. PKK’ye yakın olan Irak vatandaşları var, bunu biliyoruz. Biz siyasi ve düşünce olarak vatandaşlarımızı sorgulamıyoruz. Ama yaptıkları ile ilgili soruşturma yapıyoruz.

Vatandaşlarımızın devletin izni dışında silah kullanmasına ve Irak bayrağı dışındaki bayrakları dalgalandırmasına izin vermeyeceğiz. Bununla ilgili programımızı açık bir şekilde ilan ettik.

Daha önce IŞİD’in kontrolünde olan Ezidi ve diğer bölgelerin savunması şimdi Irak hükümetinde. Bundan dolayı çekilme kararı verdiler. Türkiye ile ilişkilerimizin bozulması yararımıza olmaz. Türkiye komşu bir devlet ve onlara karşı hiç kimseyi desteklemeye dair planımız yok. Bizim için önemli olan Irak’ın egemenliğidir.

Elimize geçen bazı raporlarda Türkiye’nin Irak topraklarına girdiği belirtildi. Türkiye’ye ait hiçbir güç Irak topraklarına girmemiştir. Türkiye’nin Irak topraklarına yeni geldiği söyleniyor. Eğer Irak - İran savaşında 35 yıl önce Kürdistan dağlarına gelen güçlerden bahsediliyorsa o ayrı.

Ama Irak topraklarına yeni Türk askeri gelmemiştir. Bazı taraflar medyada bununla ilgili haberler yayınlayarak, bunun doğru olduğunu söylüyorlar. Ama sahada gerçekleşen bir şey yok.”

Bölgede rekabet olduğunu vurgulayan Abadi, Irak’ın egemenliğini koruduklarını söyledi.

Abadi ayrıca, komşu devletlerden Irak’ın egemenliğine saygı göstermelerini isteyerek, iyi ilişkilere sahip olmak istediklerini ifade etti.

03) 'İsrail, İran’a karşı alarm seviyesini yükseltti' -12.04.2018

İsrail merkezli Haaretz İsrail’in, Suriye’deki T-4 Hava Üssü’ne yönelik saldırıdan sonra olası bir İran misillemesine karşı en yüksek düzeyde alarm durumuna geçtiğini bildirdi.

İsrail merkezli Kanal 10 televizyonu da İsrail Başbakanı Netanyahu, güvenlik toplantısında, Washington'un Suriye’ye karşı askeri saldırı başlatacağını açıkladığını iddia etti.

Katar merkezli El-Cezire ise ABD öncülüğündeki koalisyona bağlı savaş uçaklarının, Irak-Suriye sınırındaki Tenef üzerinde yoğun uçuş gerçekleştirmeye başladığını iddia etti.

Öte yandan Rus haber ajansı Interfax, sivil uçaklardan Suriye hava sahasını kullanmamaları istendiğini duyurdu.

04) Suriye hava sahası trafiği durdu -12.04.2018

ABD Başkanı Trump'ın 72 saat içerisinde askeri müdahale konusunda karar vereceğini söylemesinin ardından, sivil uçaklardan Suriye hava sahasını kullanmamaları istendi.

Suriye'de Esad rejiminin kuşatması altındaki başkent Şam yakınlarındaki Duma'ya hafta sonu düzenlenen hava saldırısında kimyasal silah kullanıldığı şüphesinin yol açtığı gerilimin ardından bölgede sıcak gelişmeler yaşanmaya devam ediyor.

Rus haber ajansı Interfax'ın haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın askeri müdahale sinyalinin ardından sivil uçaklardan Suriye hava sahasını kullanmamaları istendi.

Suriye hava sahasının sivil uçuşlara kapatıldığı iddiasının ardından flightradar24.com sitesinde dikkat çeken bir görüntü oluştu.

Avrupa Havacılık Güvenliği Ajansı (EASA) Doğu Akdeniz'de seyredecek uçaklar için önümüzdeki 72 saat içinde seyir füzelerinin hareketliliği açısından güvenlik uyarısı yaptı.

EASA'dan yapılan açıklamada, Doğu Akdeniz'de seyredecek uçaklar uyarılarak, "72 saat içerisinde havadan karaya füzelerin ve/veya kruz füzelerinin ateşlenebileceği ve radyo haberleşme ekipmanlarında kesinti yaşanabileceği" bildirildi.

Uçaklar, söz konusu ihtimalleri dikkate almaları konusunda uyarıldı.

Suriye'deki Doğu Guta bölgesinin Duma ilçesinde Suriye ordusu tarafından kimyasal silah kullanıldığı iddialarına, başta ABD olmak üzere Batı ülkelerinin saldırı sinyalleri eşlik etmişti. Son olarak ABD Başkanı Donald Trump 72 saat içerisinde karar vereceğini açıklamıştı.

05) Rusya ABD’yi uyardı: ‘Suriye’yi vurursanız karşılık veririz’ -12.04.2018

Rusya’nın Avrupa Birliği (AB) Temsilcisi, Moskova’nın ABD’yi Suriye’ye saldırmaması yönünde uyardığını söyledi.

Vladimir Chizhov Euronews’a yaptığı açıklamada, “Rusya’nın, ABD temsilcilerini, hem kamuoyu önünde hem de uygun kanallar üzerinden, bu saldırıların olması ve ister kasten ister başka türlü olsun Rus vatandaşlarına zarar gelmesi halinde bunun ağır sonuçları olacağı yönünde uyardığını” belirtti.

Rusya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Valery Gerasimov da gün içinde yaptığı açıklamada, ABD’nin Suriye hükümetine ait tesislere saldırması halinde Rusya’nın karşılık vereceğini kaydetmişti.

Gerasimov geçen ayki bir açıklamasında da, Rus askeri yetkililerinin Suriye tesislerinde mevcut olduğunu söylemiş ve “askerlere yönelik bir tehdidin oluşması halinde Rus silahlı güçlerinin gerek füzeler gerekse de bu füzeleri fırlatan taşıyıcılara karşı misilleme adımları atacağı” uyarısında bulunmuştu.

Başkan Donald Trump, Esat rejiminin Şam yakınlarındaki Doğu Guta’da sivillere karşı kimyasal saldırı düzenlendiği haberlerinin ardından Amerika’nın buna “kuvvetli” bir yanıt vereceğini belirtmişti.

Bu arada Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransa’nın Suriye’deki kimyasal saldırıya nasıl bir yanıt verileceği konusunda gelecek günlerde ABD ve İngiltere’yle bir karar alacağını açıkladı.

Macron, Duma’daki saldırıya “güçlü ve ortak bir yanıt” verilmesini istediğini söyledi.

Fransa’nın askeri bir adım atıp atmayacağı sorusu üzerine Macron, Fransa’nın ABD ve İngiliz müttefikleriyle birlikte teknik ve stratejik bilgileri konuşmaya devam edeceğini belirterek, “gelecek günlerde kararımızı açıklayacağız” dedi.

Herhangi bir adımın “kimyasal silahlar stokunu hedef alacağını” kaydeden Macron, Suriye’de kimyasal silah kullanımının Fransa açısından “kırmızı çizgi” olduğunu yineledi.

Macron, ABD Başkanı Donald Trump’la son iki günde iki kez telefonda görüşmüştü.

İngiltere Başbakanı Theresa May’ın ofisinden yapılan açıklamada da, İngiltere, Fransa ve ABD liderlerinin Suriye’de kimyasal saldırıdan sorumlu olanlardan “hesap sorulmasını” sağlamaya kararlı olduğu vurgulandı.

May’in ABD Başkanı Trump ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron’la telefon görüşmeleri yaptığı da belirtildi. (VOA)

06)Kürtçe film “Rûmet” Cannes’a aday-12.04.2018
Kültür/Sanat

Yönetmenliğini Kamiran Betasi’nin yaptığı Kürtçe kısa filim “Rûmet”, Cannes Film Festivali’ne aday gösterildi.

Loran Medya Prodüksiyon tarafından Kamiran Betasi’nin yönetmeliğinde çekilen Kürtçe kısa film “Rûmet”in Cannes Film Festivali’ne aday gösterildiği belirtildi.

Rûdaw’a konuşan Loran Medya yöneticisi ve aynı zamanda “Rûmet” filminin yapımcısı Narin Nadirova, “Kürtçe filmimizin böyle büyük ve ünlü bir festivalde gösterilecek olması bizim için büyük bir başarıdır. Festivale 2 kişi katılmaya çalışacağız” dedi.

“Rûmet” filmi 8 - 19 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek olan Cannes Film Festivali’nde kısa filmler kategorisinde gösterime girecek.

Loran Medya yöneticisi Salih Kevirbıri ise, “Rûmet filmi renkleri ayırt edemeyen 75 yaşındaki ayakkabı boyacısı Fındi’nin hikayesini anlatıyor. Çaycıda çalışan Resko adındaki çocuk renkleri ayırt edemeyen ihtiyara yardım ediyor” diye konuştu.

10 dakika süren “Rûmet” filminin hikayesi, Zaho’da yaşanmış gerçek bir hayattan alıntı.

07) Deniz Baykal'ın oğlu konuştu: Almanya'dan enkaz getirdik -12.04.2018

Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın oğlu Prof. Dr. Ataç Baykal, babasının sağlık durumuyla ilgili bilgi verirken “Almanya’da tedavi süreci son derece kötüydü. Almanya’dan bir enkaz getirdik ve burada toparlanıyor” dedi.

Deniz Baykal, beyin kanaması geçirmesinin ardından Ankara İbn-i Sina Hastanesi’ne yatırılmış daha sonra Almanya’da Münih yakınlarındaki “Berufsgenossenschaftliche Unfallklinik Murnau” isimli merkeze nakledilmişti. Burada üç ay kalan Baykal, daha sonra Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirildi.

Erdoğan'dan Deniz Baykal'a ziyaret

Deniz Baykal'ın sağlık durumu hakkında 'saklanan gerçek' ortaya çıktı

'ALMANYA'DAN ENKAZ GETİRDİK, GATA'DA TOPARLIYORLAR'

Hürriyet gazetesinden Rifat Başaran'In haberine göre, Baykal’ın tıp doktoru olan oğlu Prof. Ataç Baykal, Deniz Baykal’ın Almanya’da son derece kötü bir tedavi süreci geçirdiğini belirterek şunları söyledi: “Almanya’da fizik tedavi yapılması gerekiyordu ancak yapmadılar. Almanya’ya gittikten sonra zatürre geçirdi. Ankara Üniversitesi İbn-i Sina Hastanesi’nde çok daha iyi şartlarda bakıldı. Hatta yoğun bakım altında bile daha iyi fizik tedavi uygulanmıştı. Almanya’dan adeta enkaz getirdik ve burada GATA’da toparlıyorlar. Almanya’ya gitmek bir hataymış.” Ataç Baykal, babasının sağlık durumunun gittikçe daha iyiye gittiğini de ekledi.

08) Akşener: Afrinvole'ye çevirdiler, Habur rezaletini de aştı -12.04.2018

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, şehit evlerinden ağıtlar yükselirken, kışlada, askere oyun havası sunanları bu milletin affetmeyeceğini belirterek, "İktidar şanlı ordumuzu 'Televole' programlarına malzeme yapmıştır. Bu Habur rezaletini de aşmıştır, yazık" dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenlendi. Çok sayıda partilinin katıldığı toplantıda konuşan Akşener, partisinin geçen hafta düzenlenen ilk kurultayı ile ilgili konuştu. Akşener, kurultaya katılan herkese teşekkür ederek, "Kurultayımız gösterdi ki, Türk siyasetinde artık bir İYİ Parti gerçeği var. Açıktır, 2019'da ülkemizi iyiler yönetecek. Nisan kurultayımızdan sonra, siyasette hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Olmuyor da zaten. Biz, artık iktidarın bilinçaltına yerleşmiş görünüyoruz. İktidarın bilinçaltına girdiysek, ülkemizi de esaretten kurtarmaya yakınız demektir. İktidar, ne kadar bizi muhatap almıyor görünürse görünsün, rahatının ve huzurunun kaçtığı o kadar açık ki, görüyoruz" dedi.

'BU AFRİN REZALATİNİ AŞMIŞTIR'

Konuşmasında, "İYİ Parti kurultay destanı yazmış, iktidar, şanlı ordumuzu 'Televole' programlarına malzeme yapmıştır" diyen Akşener, "Afrin'den, askerimize büyük saygısızlıkla, Afrinvole çıkarmıştır. Bu Habur rezaletini de aşmıştır. Yazık. Yazık. Yazık. Ne yaparsınız ki biz, onların kimyalarını bozmaya devam edeceğiz. Milletimiz adaletsizlikten, ekonomik çöküntüden rahat uyuyamazken, biz de iktidar sahiplerinin huzurlu uykularını bozmaya devam edeceğiz. Şehit evlerinden ağıtlar yükselirken, kışlada, askerimize oyun havası sunanları da bu millet affetmeyecektir. Bir kenara yazmıştır" dedi.

'PYD, YPG NERDE?'

Ankara'da geçen hafta gerçekleşen Türkiye-Rusya-İran üçlü zirvesi ile ilgili olarak Akşener, şöyle konuştu:

"Sonuç bildirgesine baktınız mı ne çıktı, IŞİD terör örgütü, Nusra Cephesi terör örgütü, El Kaide terör örgütü. Eeee, PYD, YPG nerde, yok. Biz Afrin'e niye girdik? Onların tabiriyle niye fethettik? PYD, YPG terör örgütü diye. Kardeşim, bu sonuç bildirgesinde niye yoklar? Bu nasıl aymazlıktır? Askerimizin sahada kazandığını, masada mı kaybediyorsunuz? Bu nasıl müttefiklik? Ya da siz de mi kapalı kapılar ardında PYD, YPG'yi terör örgütü olarak kabul etmiyorsunuz? Uluslararası arenada bu anlama gelmiyor mu? Altına imza koydunuz mu, koydunuz. Nerde peki PYD, YPG? Bu nasıl aymazlık, sormak lazım değil mi? Ne iş dönüyor Sayın Erdoğan, ne iş? Milletin güvenini, hangi işlerde bozuk para gibi harcıyorsun?"

TERÖR TAZMİNATLARINI NEDEN ÖDEMİYORSUNUZ'

Konuşmasında 10 Nisan Polis Haftası'nı kutlayan Akşener, "Buradan çok önemli bir sıkıntıyı da bu vesile ile dile getirmek istiyorum. Jandarma ve polisimizin terör tazminatlarının 3 aydır yatırılmadığını öğrendim. Ey muhterem, canını siper ederek can ve mal emniyetimizi sağlayan bu evlatlarımızın hakkı olan terör tazminatını neden ödemiyorsun? Muhtarları İspanya tatiline götürecek parayı buluyorsunuz da benim kahraman polis ve jandarmamın hakkı olan terör tazminatını neden ödemiyorsunuz?" diye konuştu.

'BEN KENDİ CANIMI KENDİM ALIRDIM'

Akşener, yaklaşık 2.5 yıldır kendilerine FETÖ'cü denildiğini söyleyerek, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Buradan Sayın Erdoğan'a seslenmek istiyorum. Bu konuda açık net tavır koymuş, nadir siyasetçilerden birisiyim. 'Sülalemde bir kişi bulun politikayı bırakacağım' dedim. Kimsenin yüreği yetmedi. Ama şimdi bir şey söylemek istiyorum. Sayın Erdoğan, avenelerinize ve küçük ortağınıza söyleyin. Eğer ben ve arkadaşlarım iktidarda olsaydık, sorular çalındığında görmezden gelseydik, generallerin patır kütür hiçbir şeye bakmadan FETÖ'nün adamlarını hızlıca önemli yerlere getirseydik, her türlü parasal alışverişi yapsaydık, kurumları onların eline teslim etseydik ve gün geldiğinde 15 Temmuz'da bunlar darbe yaptığında millet sizin çukura düşürdüğünüz devleti sokaktan toplayıp getirseydi ve bunun karşılığı olarak siz kabadayılık yapacağım deyip vatandaşı sokağa çağırdığınızda oraya gönlüyle giden insanlarımızın 249'u şehit olsaydı, binin üzerindeki insanımız gazi olsaydı buradan ilan ediyorum, ben kendi canımı kendim alırdım. Onun için susun."

09) Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a: Parka ve postalı öğrenciliğimden beri giyiyorum -12.04.2018

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın ‘postal ve parka gönderelim’ teklifine, “Vatanseverliğimiz parka ve postal vatanseverliği değildir. Reklam üzerinden vatanseverlik olmaz” sözleriyle yanıt verdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hafta sonunda Hatay’a yapacağı ziyaretle ilgili kendisine “postal ve parka gönderelim” teklifinde bulunan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a, “Parka ve postalı öğrenciliğimden beri giyiyorum. Bizim vatanseverliğimiz parka ve postal vatanseverliği değildir. Reklam üzerinden vatanseverlik olmaz” sözleriyle yanıt verdi. Kılıçdaroğlu haftalık grup toplantısının ardından Meclis’teki makamında bir grup gazeteciyle birlikte gündeme ilişkin sorularımızı yanıtladı. İlk olarak hafta sonu Hatay’a yapacağı ziyaretle ilgili Erdoğan’ın “postal ve parka gönderme” teklifini sorduğumuz CHP lideri, parka ve postalın sol jargondaki anlamına vurgu yaparak yanıt verdi: “Parka ve postalı öğrenciliğimden beri giyiyorum, onun haberi bile yok. Gerçekten öğrenciliğimde giydim. Bizim vatanseverliğimiz parka ve postal vatanseverliği değildir. Önce ruh olarak vatansever olacaksınız. Reklam üzerinden vatanseverlik olmaz.” Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın Hatay Sınır Karakolu’na yaptığı ziyarette, sanatçılara yönelik sert eleştirilerine de açıklık getirerek, aslında “sanatçılarla sınıra gidilmesini değil, şov yapılmasını” eleştirdiğini ifade etti. CHP lideri, “Orada klarnet, eğlence, davul ve zurna yani eğlence olmasını eleştirdim. 52 şehit verdikten sonra ‘Yaylalar’ türküsü, bilmem nelerle falan şov yapıyorsunuz. Ben bunu eleştirdim. Sanatçıların o ortama alet edilmesini de doğru bulmadım” dedi.

Kamuflajlı Erdoğan

Kılıçdaroğlu, “askeri vesayeti yıkma” vaadi ve söylemiyle iktidara gelen ve bunun üzerinden yıllarca oylarını tahkim eden Erdoğan’ın şimdi “kamuflaj giysi”si ile kameralara görüntü vermesini ise şöyle yorumladı: “Saygın hiçbir devlet yönetimi vesayeti kabul etmez ama devleti devlet yapan o devletin kurumlarıdır. Hukukun üstünlüğüne inanmış kurumlarıdır. Ordusu da, Merkez Bankası da, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu da, Milli İstihbarat Teşkilatı da.. Bunlar güçlü oldukları ve hukukun üstünlüğü çerçevesinde çalıştıkları ölçüde o devlet güçlü olur, ekonomisi de güçlü olur. Dolayısıyla demokrasilerde vesayet olmaz. Ama bugün 20 Temmuz darbesinden sonra bir siyasal baskı, Erdoğan vesayeti var. Kimse korkusundan konuşamıyor, yazıpçizemiyor bunu da en iyi medya mensupları bilirler. Ya oto-sansür uyguluyorlar kendilerine ya da daha rahat yazamıyorlar, bu da zaten vesayetin en açık göstergesidir.”

Önce yasa sonra formül

Geçen hafta partili milletvekilleriyle gruplar halinde görüşerek seçimlere dönük görüşlerini alan, önerilerde bulunan Kılıçdaroğlu’na kulislerde konuşulan ittifak formüllerini de sorduk. CHP lideri formülleri somutlama konusundaki kriterinin, Cumhurbaşkanlığı Seçim Yasası’nda yapılacak “uyum düzenlemesi” olacağının mesajını şu sözlerle verdi: “Önce bir yasanının çıkmasını bekliyoruz. Yasa bir çıksın bakalım neyi ön görüyorlar. Hangi amaca dönük bir düzenleme yapılacak görmek lazım.” “Yasa zaten belli değil mi, sizi endişelendiren nedir, 100 bin imza konusu mu” sorusu üzerine ise Kılıçdaroğlu, “Neyse siz bu kadarını bilin. Birden fazla şey var. Kafamızda birden fazla soru var tabii. Sorunları nasıl çözecek, yasayı hangi temelde getirecekler önce onu bir görmemiz lazım” diye konuştu. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e perşembe günü yapacağı ziyarette “ittifak” konusunun görüşülüp görüşülmeyeceğini de sorduğumuz Kılıçdaroğlu, bu seferki görüşmenin, yeniden genel başkan seçilmesi nedeniyle bir kutlama ve nezaket ziyareti olacağına vurgu yaptı. Kılıçdaroğlu, “O konuları sonra ele alırız, çünkü daha yasası gelmedi Meclis’e. Tahmin etmiyorum ittifak konusunun gündeme geleceğini. Belki Türkiye’nin içerisinde bulunduğu sorunlar konuşulur” yanıtını verirken, ittifak amaçlı görüşmelerin daha sonraki süreçlerde yapılabileceğini vurguladı.

‘BM el koymalı’ Kılıçdaroğlu, Suriye Duma’daki rejimin “kimyasal silah kullandığı” iddialarıyla ilgili “BM’nin el koyması tarafsız bir heyetin gelip sorgulaması lazım. Bu çirkin bir olay önyargılarla çözülecek bir olay değil. Sağlıklı, tutarlı BM’nin raporlarıyla gereğinin yapılması gerekir” önerisinde bulundu.

‘Anket yaptırmadık’

Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, partinin İstanbul adayını belirlemek için anket yaptırdığı yönündeki açıklamalarını anımsattığımızda ise Kılıçdaroğlu, kesin bir dille karşı çıkarak, “Yok öyle bir şey. Öyle bir anket de yok, çalışma da yok. Çeşitli anket kurumlarının çalışmaları var ama biz de sizlerin gördüğü anket sonuçlarına bakıyoruz. Özel bir anket çalışması, hiçbir yer için yapılmış değil” karşılığını verdi. CHP lideri, başta milletvekilleri, parti yöneticileri olmak üzere İstanbul için çok sayıda ismin şimdiden adaylığını ilan etmesiyle ilgili ise “Bu da bizim İstanbul’u kazanacağımızın güçlü dışavurumudur” değerlendirmesi yapmakla yetindi. Yerel seçimler ve adaylık konusunu şimdiye kadar gündemlerine almadıklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu şunları söyledi: “Ama medyada haber oluyor, ben de merakla okuyorum. Bir milletvekili bir yerde aday olmak isteyebilir. Yerel yönetimleri gerçekten fazla konuşmadık. Orada yerel yönetimlerle ilgili bizim belediye başkanlarımızın olmadığı yerlerde belediye başkanları adaylarımızın önceden belirlenmesinin yarar sağlayacağı söylendi, biz de ona uygun dedik. Asıl konu buydu yani...”

10) Fransa: Kırmızı çizgi aşılırsa Suriye’ye karşılık verilir-12.04.2018

Fransa, Duma'da yapıldığı iddia edilen kimyasal silah saldırısının arkasında Suriye rejiminin olduğunun kanıtlanması hâlinde buna karşılık vereceğini açıkladı.

Fransız hükümet sözcüsü Benjamin Grivenaux, Duma'ya kimyasal gazla yapıldığı iddia edilen saldırıdan Esad rejiminin sorumlu olduğu kanıtlanırsa, buna karşılık verileceğini açıkladı.

Grivenaux, Europe 1 radyosuna verdiği demeçte, "Eğer kırmızı çizgi aşılırsa, buna karşılık verilecek” dedi. Grivenaux, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile ABD Başkanı Donald Trump’ın paylaştığı istihbarat bilgilerinin “kimyasal silah kullanıldığını teorik olarak kanıtladığını” da sözlerine ekledi.

Macron ve Trump, Pazartesi akşamı yaptıkları telefonda konuşmasında, Suriye’deki kimyasal saldırı iddialarını ele almıştı. Fransa Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada iki liderin “kimyasal silah kullanılması yasağının yine ihlal edilmesine karşı uluslararası toplumun güçlü bir tepki vermesini” desteklediği belirtilmişti.

Cumhurbaşkanı Macron, daha önce yaptığı açıklamalarda, kimyasal silahlarla yapılan saldırıyı “kırmızı çizgi” olarak nitelendirerek, kanıtlanması hâlinde askeri olarak karşılık verileceğini söylemişti.

11) Goran: Peşmerge Kerkük’te fiili ortak olmalı -12.04.2018
Erbil (Rûdaw) -

Değişim Hareketi (Goran) Ulusal Meclis Üyesi Ahmed Aziz, Peşmerge Güçleri’nin Irak ile ortak bir şekilde Kerkük’e dönmesi gerektiğini, aksi halde etkin olamayacağını söyledi.

16 Ekim’de KYB bağlı bazı peşmergelerin çekilmesiyle Iraklı güçler ile Şii Heşdi Şabi milisleri Kerkük, Tuzhurmatu ve diğer tartışmalı bölgelere girmişti.

Peşmerge Güçleri’nin, başta Kerkük olmak üzere Kürdistan Bölgesi idaresinin dışındaki bölgelere geri dönmesi için ABD, Irak hükümeti ve Kürdistan Bölgesi arasında görüşmeler sürüyor.

16 Ekim’de Irak Ordusu ve Heşdi Şabi, Kerkük ve Kürdistan Bölgesi idaresi dışındaki bölgelere girdikten sonra ciddi anlamda hak ihlalleri yaşandı.

Peşmerge Güçleri’nin başta Kerkük olmak üzere tartışmalı bölgelere dönüş tartışmalarına ilişkin Rûdaw’a konuşan Ahmed Aziz, “Peşmerge Güçleri’nin Kerkük’te etkin olması için fiili ortaklık esasında dönmesi gerekiyor” dedi.

Aynı zamanda partisinin Tartışmalı Bölgeler sorumlusu olan Ahmed Aziz, şunları söyledi:

“Kerkük ve diğer tartışmalı bölgeler, anayasa kapsamında 140. madde gereği sorunlu bölgelerdir. Irak hükümetinin Kerkük’te tek başına bulunmasıyla değil, peşmergenin fiili ortaklık esasında varlığının oluşturulması gerekiyor., Peşmerge kentte katılımıyla etkili olmayacaktır. Mevcut durumda konuşulanlar ortak katılım değildir.”

Kerkük’te gün geçtikçe Kürtlerin idari görevlere alındığını söyleyen Aziz, “Mevcur süreçte hastanelerin yönetimine de Kürtler atandı. Bu nedenle de Peşmerge Güçleri’nin Kerkük’e katılımcı olarak değil, ortak esaslar üzerinde geri dönmesi gerekiyor” diye konuştu.

12) Bitlis'te patlama: 1 asker öldü-12.04.2018

Bitlis’te daha önce tuzaklanan el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu bir asker hayatını kaybetti.

Bitlis'te daha önce araziye tuzaklanan el yapımı patlayıcının infilak ettiği bildirildi.

Valilikten yapılan açıklamada, il merkezi Karınca Jandarma Karakolu Zihnitepe bölgesinde saat 20:30 sıralarında intikal halinde olan jandarma unsurunda görevli Uzman Çavuş Sefa İzbudak'ın, araziye tuzaklanmış el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu hayatını kaybettiği belirtildi.

Açıklamada, "Şehidimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileriz. Güvenlik güçlerimiz bölge halkımızın da desteği ile huzur ve güvenliği sağlamak maksadıyla, ilimiz genelinde teröristlerle mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir" ifadelerine yer verildi.

13) EFRİN – Türk askerlerine tuzak -12.04.2018

.

Efrin kent merkezinde bombalı bir tuzağın patlaması sonucu bazı askerlerin hayatını kaybettiği belirtildi.

DHA’da yer alan habere göre, Efrin’de arama tarama çalışması sırasında tuzaklanan el yapımı patlayıcının infilak etti.

.

Patlama sonucu bazı askerlerin hayatını kaybettiği, bazılarınında yaralandığı bildirildi.

Haberde, yaralanan askerlerin kentte bulunan sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından tedavi için Hatay Devlet Hastanesi'ne ulaştırıldığı yer aldı.

Erbil (Rûdaw) -

14) EFRİN - Geçişler için 1000 dolar isteniyor -12.04.2018

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Efrinlilerden Suriye hükümetinin kontrolündeki alanlara girme karşılığında bin dolara varan rüşvet istendiğini açıkladı.

HRW yayınladığı raporda, Efrin’de Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Özgür Suriye Ordusu’ndan (ÖSO) kaçarak Suriye’nin Halep ve Nubul Zehra bölgelerine geçmek isteyen Efrinlilerin rejim güçleri tarafından engellendiğine yer verildi.

HRW’nin Ortadoğu Direktörü Yardımcısı Lama Fakih raporun içeriğine ilişkin yaptığı açıklamada, Suriye hükümetine bağlı güçlerin kontrolündeki bölgelere geçişlerine izin verilmeyen Efrinlilerin, mal ve mülklerinin yağmalanması sonucu mağduriyet yaşadıklarını söyledi.

Lama Fakih, “Efrinliler oldukça hassas bir süreçten geçiyor. Ancak onlar - Suriye hükümetine bağlı güçler- Efrinlilerin hükümetin kontrolündeki bölgelere giymelerine izin vermiyorlar. Mal ve mülkleri de talan ediliyor. Mevcut durumda bölgedeki sivillerin yaşam koşulları tehdit oluşturacak boyuttadır” dedi.

Fakih, “Türk güçleri ve ÖSO mensuplarının sivilerin mallarına yönelik yağma ve yıkıma son vermesini, rejim güçlerine de Efrin’den çıkmak isteyenlerin engellenmemesi çağrısında bulunuyoruz” diye konuştu.

Türkiye ve ÖSO’nun 18 Mart’ta Efrin kent merkezine girmesinin ardından çok sayıda kişi evlerini terketmek zorunda kalmıştı.

BM’nin resmi verilerine göre, Efrin’de 137 bin kişi yaşanan operasyonlardan dolayı göç etmek zorunda kalırken, 50 ile 70 bin arasında kişi de bölgede kaldı.

HRW’ye konuşan Leyla adındaki Efrinli kadın, “Kuru ekmek bile elimize geçmiyor. Yiyecek olarak sadece bulgur var. Hamileyim ve burada ilaç ve doktor yok” dedi.

HRW’ye konuşan bir doktor ise, Efrin’den Şehba bölgesine doğru kaçtıklarını ve tüm tıbbi malzemelerini geride bırakmak zorunda kaldıklarını söyledi.

İsminin açıklanmadığı doktor “Burada insanları tedavi etmek için bir klinik kurduk ama ihtiyaçları karşılayamıyoruz. Bu çölün ortasında susuz, yemeksiz ve imkansız kaldık” diye konuştu.

Raporda ayrıca, Efrinlilerden Şam yönetiminin kontorlündeki bölgelere girme karşılığında 500 bin Suriye Lirası (yaklaşık 1000 dolar) rüşvet istendiği de kaydedildi.

Nubul kasabasına gitmek isteyen bir Efrinli HRW’ye konuşmasında, kendilerinden kişi başına 150 bin Suriye Lirası (yaklaşık 300 dolar) istendiğini ifade etti.

HRW raporunda ayrıca, savaş kurallarına göre çatışma dönemlerinde tarafların sivillerin güvenli yerlere geçişlerine izin vermesi ve insani ihtiyaçlarını karşılamak zorunda olduğunu hatırlatıldı.

15) Menbic halkı: ABD bizi Türkiye’ye vermez -12.04.2018
Suriye

Türkiye ile ABD arasında tartışma konusu olan Suriye’nin Halep kentine bağlı Menbic ilçesinde halk, Efrin’de yaşananların tekrarlanmasından korkuyor.

Suriye’deki iç savaş öncesi yapılan nüfus sayımına göre yaklaşık 100 bin kişinin yaşadığı Menbic’te halk, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) Efrin’e yönelik operasyonlarını yakından takip ediyor.

Menbicl halkı, savaş ve yıkımın bu bölgede de yaşanmasından ve özellikle de ÖSO mensuplarının Efrin’de yaptığı yağmalamanın tekrar edilmesinden endişe duyduklarını belirtiyor.

Menbic’te küçük bir dükkan sahibi olan Hemid Demelhi, “Halk çok korkuyor. Onlar (ÖSO) hakkında duyduğumuz tek şey şu; hepsi hırsız ve talancı. Efrin’i nasıl yağmaladıklarını, çalıp çırptıklarını gördünüz” dedi.

Nüfusun çoğunluğunu Sunni Arap ve Kürtlerin oluşturduğu Menbic’i Efrin’den ayıran bazı özellikler var.

Bunlardan biri kentin Fırat’ın doğusunda ve dolayısıyla ABD’nin denetimi altında olması.

Bu nedenle ABD’li askeri yetkililer sık sık bölgeyi ziyaret ediyor. En son geçtiğimiz hafta ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan William Rouback ve Binbaşı James Jarrard'ın da yer aldığı ABD'li heyet ilçeyi ziyaret etti.

Konu hakkında basına konuşan Menbic Sivil Konseyi Eşbaşkanı İbrahim Kaftan, “Bu ziyaretin temel amacı Menbic halkına güvence vermek ve olası saldırılar karşısında güvenliklerinin sağlanacağını aktarmaktı. Onlar bölgemizde 'Yeni Osmanlıların' işgaline izin verimeyeceği konusunda bize teminat verdi” diye konuştu.

Ankara, Menbic konusunda ABD ile anlaşmaya vardıklarını açıklasa da Washington bunun aksini iddia ediyor.

Menbic halkı ise geçmişte birkaç defa savaş alanına dönen kentin aynı şeyleri tekrar yaşamamasını istiyor.

Menbicli Ali Setaf, “ABD’lileri burada gördüğümüzde bir nebze de olsa içimiz rahatlıyor. Çünkü havadan bombalanmayacağımızı hissediyoruz. Tepemizde dolaşan savaş uçaklarını görmüyoruz ama çok fazla Menbic’ten bahsedildiği için huzurlu değiliz” ifadelerini kullandı.

2011’de patlak veren Suriye krizinde Menbic ilçesi 2012 yılında Özgür Suriye Ordusu'nun denetimine geçti. Daha sonra 2014 yılında IŞİD kentin kontrolünü ele geçirdi.

Ağustos 2016'da ise yaklaşık iki ay süren bir kuşatmanın ardından Kürt grupların oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ABD'nin de desteğiyle kenti IŞİD'den geri aldı.

Kentte sivil idarenin yürütülmesi ve temel hizmetlerin sağlanması ise Menbic Sivil Konseyi tarafından yapılıyor.

Menbic’te şu anda yaklaşık 2 bin ABD askerinin bulunduğu tahmin ediliyor.

16) İstanbul Tabip Odası Seçimlerine ve Hekimlerin İradesine Hiçbir Güç Gölge Düşüremez-12.04.2018

Değerli Meslektaşımız,
İstanbul Tabip Odası’nın iki yılda bir gerçekleştirdiği seçimi bu yıl 15 Nisan 2018 Pazar günü yapılacaktır.

Türkiye’nin en büyük ve etkili meslek örgütlerinden olan İstanbul Tabip Odası seçimleri her zaman farklı hekim gruplarının yönetime aday oldukları açık, şeffaf ve demokratik bir ortamda gerçekleşir, aday olan hekim grupları meslektaşlarına sağlık alanında yaşanan sorunlara dair çözümleriyle ulaşır, oylarını, desteklerini ister.

Ancak bu yılki seçimlere katılan bir hekim grubunun sağlık alanına dair fikirlerinden ziyade, İstanbul Tabip Odası seçimlerine gölge düşürmeye yönelik tutumlarına tanık oluyoruz.

Nitekim bugün havuz medyasında İstanbul Tabip Odası seçimleri şaibeliymiş havası yaratmaya çalışan kurgu bir haberle karşılaştık. “TTB’DE BÜYÜK REZALET/ÖLÜLERİ SEÇMEN YAPMIŞLAR” başlıklı haberde, seçmen listesi içinde ölü hekimlerin bulunduğu, bu sayede seçim sonuçlarının manipüle edileceği iddiası yer almaktadır.

Bu haberi yapanlara, yaptıranlara öncelikle hatırlatırız ki; İstanbul Tabip Odası 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu’yla kurulmuş olup, seçim sürecini de bu kanun hükümlerine bağlı olarak yürütmektedir.

1- 6023 sayılı Kanun, tabip odası yönetimlerine hekimlerin üyelik ilişkisini “tahmine dayalı” olarak tek taraflı düşürme/sona erdirme hakkı tanımamaktadır. Ancak ailelerden veya resmi kurumlardan edinilen bilgiler ve belgeler ışığında üyelik sonlandırılabilmektedir.
2- İstanbul Tabip Odası seçimleri baştan sona kadar tamamen Fatih 2. İlçe Seçim Kurulu’nun denetiminde ve sorumluluğunda yapılmaktadır.
3- Seçim öncesi üye listesi hazırlandıktan sonra Fatih 2. İlçe Seçim Kurulu’na gönderilmekte ve resmi kurulun incelemesi sonrasında liste askıya çıkarılmakta, daha sonra da İlçe Seçim Kurulu’nun kararıyla kesinleşmektedir.
4- İstanbul Tabip Odası seçimleri de bizzat Fatih 2. İlçe Seçim Kurulu yönetiminde, sandık kurullarına resmi kimlik ibraz edilerek ve ıslak imza kullanılarak yapılmaktadır. Dolayısıyla üye listesinde ismi olup vefat etmiş meslektaşlarımızın yerine oy kullanılması mümkün değildir.
5- Nitekim geçmiş seçim tutanaklarına bakıldığında yaşlı üyelerimizin kayıtlı olduğu ilk sandıklarda oy kullanma oranının son derece düşük olduğu açık olarak görülmektedir.

Açık olarak ifade ediyoruz:

İstanbul Tabip Odası Seçimlerinde Şimdiye Kadar Tek Bir Hileli Oy Kullanılmamıştır!

Aksini iddia eden herkesi iddiasını ispata davet ediyoruz.

İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu olarak bu yılki seçimlerin de açık, şeffaf ve demokratik bir ortamda geçmesi için tüm hazırlıklarımızı sürdürmekteyiz. Bu çerçevede seçime giren tüm grupların temsilcileriyle görüşmeler yapılmış, üyelerimize SMS ve e-posta gönderimi yapabilmeleri yönünde destek sunulmuştur.

Son olarak; bu provokatif haberleri bizden herhangi bir bilgi almaya gerek duymadan, gazetecilik etiğini hiçe sayarak yapanları, Oda seçimlerini şaibeli gösterme yönünde yanıltıcı beyanda bulunanları kınıyoruz, bu isimlere karşı gerekli hukuki girişimleri başlatacağımızı duyuruyoruz.

Bu kirli çaba içinde olanlara binlerce meslektaşımızın katılacağı seçimlere gölge düşürme çabalarını bir kenara bırakmaya, hekimliğe yaraşır şekilde yarışmaya, tüm meslektaşlarımızı da İstanbul Tabip Odası seçimlerine katılarak, oylarını vererek meslek örgütümüze sahip çıkmaya çağırıyoruz.

İstanbul Tabip Odası seçimlerine ve hekimlerin iradesine hiçbir güç gölge düşüremez.

İSTANBUL TABİP ODASI YÖNETİM KURULU

Kürdistan

GO BÎDE / >
https://www.youtube.com/watch?v=oURdiMgLEFU&feature=youtu.be

Kurdistana Bakur
http://www.kurdistana-bakur.com/index.php

-

.

…

FOTO / KAYNAK: ŞENGÜL ÖZER'DEN

VARTO / GIMGIM DEYİP GEÇMEYİN (GÜZEL GIMGIM'IM)

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN


01) -12.04.2018

02) -12.04.2018

AFRİN - VİDEO / https://www.youtube.com/watch?v=fWynQmT0wUk
https://www.youtube.com/watch?v=6oJwuVLKjAM
OSMAN ÖCALAN. VIDEO / https://www.youtube.com/watch?v=FCsYHbREbTs
Erzurum Müftüsü Afrin İçin istifa etti / https://www.youtube.com/watch?v=uc1hOeR1bqI
Am 30.01.2018 veröffentlicht

LOGO / https://www.artigercek.com/guncel

Ek.Tarihi Thu Apr 12, 2018 6:24 pm Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Siyaset
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Siyaset:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution