Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   ZÜLKÜF KURT:Kriz değil, çöküş var   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Ibrahim Güclü:Li Kurdistanê Roja Şayiyê; Roja Şînê û Reş Û Tarî…   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Ibrahim Güclü:HUDA-PAR, KONGREYA WÊ YA 3-EMÎN   Îbrahîm Güçlü:PDKê Ji Bona Temsîlkarê Şoreşa Milî ya Siyasî Ye: Bû Yekemîn / B.   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Günün en çok okunan haberi:

ZÜLKÜF KURT:Kriz değil, çöküş var

 
Siyaset


01)Hoşyar Zebari:Kürtler ortak tavır almalı-11.04.2018
Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Politbüro Üyesi Hoşyar Zebari, Kürtlerin Saddam Hüseyin’in devrilmesinden dolayı zarar etmediğini söyledi.

Zebari, Irak’ta Baas rejiminin yıkılışının 15. yıl dönümü dolayısıyla Rûdaw TV’nin haber bültenine katıldı.

Hoşyar Zebari, “Irak halkının çoğunluğu Saddam’ın Fırdevs meydanındaki heykelinin yıkıldığı 9 Nisan gününü kutladı. O heykel diktatörlüğün yıkılışının sembolüydü. Diktatör rejiminin yıkılmasında Kürtlerin Irak muhalefeti ve koalisyon güçleri ile birlikte önemli bir rolü oldu” dedi.

Irak halkının, Saddam dönemine göre daha iyi durumda olduğunu söyleyen Zebari, ifadelerinde

şunlara yer verdi: “Saddam döneminde özgürlük yoktu. Halk perişan bir haldeydi. Abluka vardı. Hiç bir Arap, İslam ve dünya devleti Irak’a selam bile vermiyordu. 15 yıl içinde çok şey yapıldı.

Yeni bir Irak’ın inşasında, demokrasinin geleceği ve insan haklarının korunacağına dair büyük bir umudumuz vardı. Ama maalesef Irak hükümeti eski siyaseti devam ettirerek Iraklıları farklı bir yöne götürdü. Sonuçları ve krizi görüyorsunuz.

Geleceği okuyamıyorum. Ama bize göre Irak’ta güvenliğin sağlanması için zamana ihtiyaç var. Irak demokrasinin geliştirilmesi ve halkın yaşam koşullarının iyileştirilmesi için henüz hazır değil.”

Zebari, Kürtlerin Saddam’ın devrilmesinden dolayı zarar etmediğini vurguladı.

Kürtlerin kendi aralarında problemlerinin olduğunu belirten Zebari, konuşmasına şunları ekledi:

“Yapılacak seçimler çok önemli. Kürtler birliği sağlamalı. Kürtlerin kazanımlarını koruması için ortak bir tavır almaları gerekir.

Kürdistan Bölgesi’ndeki seçimler, Irak seçimlerinden önce yapılmış olsaydı Kürtler daha güçlü olurdu. Seçimler Kürtlerin birliğini sağlaması için bir fırsat olabilir.

Bu seçimlerde bütün taraflar zayıftır. Şiiler 5-6 liste arasında bölünmüş. Sünniler 4-5 listeye ayrılmışlar. Hiç bir tarafın durumu iyi değil. Bu seçimlerde büyük ittifaklar yok. Önceki dönemlerde gibi hükümet kabinesi rahat kurulmayacak.

Bu seçimlerde hiç bir taraf 40 - 50 sandalyeden fazla kazanamaz. Kürtlerin hükümetin kurulmasında önemli bir rolü olacak. Kürtler büyük bir ittifakla en büyük grup olabilir.”

02) Binlerce Kerküklü oy kullanamayacak -11.04.2018

16 Ekim olaylarından dolayı Kerkük’ten göç eden binlerce kişinin Irak genel seçimlerinde oy kullanamaycağı ifade ediliyor.

Ewad Rehim, 5 ayı aşkın süredir Erbil’de inşaat halindeki bir evde hayata tutunmaya çalışan binlerce Kerküklü göçzededen biri.

Rûdaw’a konuşan Kerküklü göçzede Ewad Rehim, mevcut şartlarda kente geri dönemeyceklerini belirtti.

Kerküklü göçzedeler için diğer şehirlerde seçim sandıklarının kurulmasını talep eden Ewad Rehim, “Kürdistan Bayrağı altında başı dik bir şekilde bir Kerkük’e döneriz” dedi.

Irak Yüksek Seçim Komisyonu’nun Kerkük dışında seçim sandığı kurmaması yönünde karar almıştı. Buna göre, Kerkük nüfusuna kayıtlı olanlar kent merkezinde oy kullanmak zorunda.

Bu durumda 16 Ekim’den soran kenti diğer şehirlere göç eden 15 bin dolayında Kerküklü göçzede oy kullanamayacak.

30 yılı aşkın Erbil’de yaşayan onlarca Kerküklü bir göçzede ise, Kerkük’te Kürtlerin ciddi oy kaybedeceğini söyledi.

Başka bir Kerküklü göçzede de, “Güvenliğin sağlanması ve peşmerge ile asayişin geri döndüğü bir Kerkük’te oy kullanabiliriz” diye konuştu.

2004’te yapılan seçimlerde Kürtler Kerkük’te toplam 13 sandlyeden 8’ini kazanmıştı. Ancak yeni seçimlerde Kürtlerin oy kaybedeceği ifade ediliyor.

12 Mayıs’ta yapılması planlanan Irak genel seçimlerinde Kerkük’te oy kullanacak seçmen sayısının 952 bin kişi olduğu bildirilmişti.

03) Staffan de Mistura’dan Efrin açıklaması -11.04.2018

Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, Türkiye’nin Rojava’nın Efrin kentine düzenlediği operasyonun ardından, YPG'nin Rojava'nın diğer bölgelerinden de çıkarılmazsa daha fazla operasyon yürüteceklerini söyledi.

BMGK, Suriye'de Doğu Guta'nın Duma ilçesindeki kimyasal silah saldırısı üzerine New York'taki BM Genel Merkezi'nde toplandı.

Staffan de Mistura, burada yaptığı konuşmada Türkiye’nin Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile Efrin kentine düzenledikleri operasyon sonrasına da değindi.

Bölgesel ve küresel güçlerin yıkıcı ve hayal dahi edilemez sonuçlara neden olacak çıkar çatışmaları yüzünden Suriye'deki savaşın ulusal ya da bölgesel bir krizin ötesine geçtiğini, mevcut durumda ise uluslararası güvenliği tehdit ettiği uyarısında bulundu.

Efrin'deki gelişmelere ilişkin konuşan de Mistura, Türkiye’nin Efrin kentine düzenlediği operasyonun ardından, YPG'nin Rojava'nın diğer bölgelerinden de çıkarılmazsa daha fazla operasyon yürüteceklerini söyledi.

de Mistura, konuşmasında şunlara yer verdi:

“Bu bölgelerdeki askeri operasyonlar uluslararası gerginlik potansiyeline sahip ve bu nedenle tüm taraflara gerginliği azaltma ve itidal çağrısı yapıyoruz.

Bölgesel ve küresel güçlerin yıkıcı ve hayal dahi edilemez sonuçlara neden olacak çıkar çatışmaları yüzünden ilk kez sadece bölgesel, ulusal ya da Suriye'nin güvenliği değil uluslararası güvenlikten endişe duyduğum bir kanıya ulaştım.”

Türkiye ve ÖSO’nun 18 Mart’ta Efrin kent merkezine girmesinin ardından yüzbinlerce kişi evlerini terketmek zorunda kalmıştı.

4) Pentagon, Trump’a Suriye için askeri seçenek sunacak-11.04.2018

ABD Genelkurmay Sözcüsü Albay Ryder, "Televizyonda gördüğümüz resimler korkunç. (Askeri seçenek) kesinlikle değerlendirdiğimiz bir şey." dedi.

ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon) ABD Başkanı Donald Trump’a, Suriye’de abluka altındaki Duma kasabasında Esed rejiminin gerçekleştirdiği kimyasal saldırıya cevap vermek üzere bir dizi askeri seçenek sunacağı bildirildi.

ABD Genelkurmay Sözcüsü Albay Patrick Ryder, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford’un Trump’a çeşitli seçenekler sunduğunu, ancak bunların detayları hakkında bir değerlendirme yapmayacağını söyledi.

Amerikan ordusunun söz konusu kimyasal saldırıyı nasıl değerlendirdiğine ve bunun askeri bir cevabının olması gerekip gerekmediğine ilişkin bir soru üzerine Ryder, “Televizyonda gördüğümüz resimler korkunç. (Askeri seçenek) kesinlikle değerlendirdiğimiz bir şey.” ifadesini kullandı.

Albay Ryder şunları kaydetti:

“Bir cevap vereceksek bunun hangi seçeneklerden oluşacağı hakkında konuşmayacağım. Görevimiz Başkana seçenekler sunmak. Bu korkunç olay ışığında olduğumuz nokta şu; potansiyel askeri seçeneklere bakıyoruz ve bunu Başkana sunuyoruz.”

Pahon, “Bazıları askeri, bazıları diplomatik olmak üzere birçok seçeneğimiz masada şu anda, ancak Başkan karar vermeden bunları konuşamam.” dedi.

Diğer taraftan Trump’ın başta Fransa ve İngiltere olmak üzere birçok ülke lideri ile görüşmesi ABD’nin böyle bir saldırıyı tek başına yapmayacağı değerlendirmelerini beraberinde getirdi.

05) ABD füze destroyeri Suriye karasularına yöneldi-11.04.2018

60 adet Tomahawk taşıdığı iddia edilen ABD destroyeri USS Donald Cook, Güney Kıbrıs'taki Larnaka limanından ayrıldı.

Destroyerin Suriye karasularına yaklaştığı ve Rus uçaklarının gemiyi 4 defa alçak uçuş ile taciz ettiği öne sürüldü.

'Arleigh Burke' sınıfı Donald Cook (DDG-75) adlı füze destroyerinin Tartus'un 100 kilometre açığına kadar geldiği ve gemide 60 adet Tomahawk füzesi olduğu iddia edildi. Rus uçaklarının gemiyi 4 defa alçak uçuş ile taciz ettiği de gelen bilgiler arasında yer aldı.

ABD Donanması ise geminin Larnaka’dan ayrıldıktan sonra nereye gittiğine ilişkin soruları yanıtsız bıraktı. USS Donald Cook'un Suriye karasularına yaklaştığı ve Rus uçaklarınca taciz edildiği iddiaları da yalanlandı.

06) Almanya Başkonsolosluğu makamına...-11.04.2018
Paylaş Malum neredeyse kaç çift çorabımız olduğuna kadar bilgi istediğiniz için, detaylı bir mal varlığı ve banka dökümünü de iliştirdim başvuru dosyasına.

Ama o da ne! 23 Mart 2018’de yaptığım başvurum, 5 Nisan 2018 tarihinde reddedildi. Aslında bu dilekçeyi, konsolosluğunuza yaptığım vize başvurusunun reddedilmesi üzerine kurumunuza böylece yazmak niyetindeydim. Pazartesi, 9 Nisan, 2018

Ve fakat işler kitabına uygun yürüsün, bürokrasinin çarkları dönsün diye, bir itiraz maili attım, benden istenen belgeleri (ki ilk başvuruda da aynı belgeleri vermiştim zaten) yeniden yolladım. Ama bu itiraz sonrasında sorun çözülse bile hissettiğim şeyler baki. Bu yüzden daha ilk başta yazmayı düşündüğüm dilekçeyi, kamuya açık olarak paylaşmak istiyorum.

İkimiz de sinemanın değişik alanlarında iş ürettiğimiz için eşimle birlikte birkaç ay önce “Berlin Film Festivali’ne gidelim mi, gitmeyelim mi” diye düşünürken o dönem için ikimizin de koşullarının uygun olmadığına karar verdik. Ancak meraktan uçak biletlerine bakınırken oldukça uygun fiyata bilet bulabildiğimizi fark ettik ve 2-6 Mayıs tarihleri arasına bilet aldık. Plan, hem kısa bir tatil yapmak hem de birkaç arkadaş görmekti. Bir önceki Şengen vizemin süresi bittiği için, gerekli belgeleri toplayıp aracı kurum üzerinden başvuruda bulundum. Nihayetinde 21 yıldır meslekte az çok bilinen bir gazeteci, aynı süre içerisinde onlarca yayına yazı yazmış, birçok kez televizyonlara konuk olmuş bir sinema eleştirmeniyim! Ayrıca pasaportumda ikisi bir yıllık olmak üzere üç Şengen vizesi, ikisi Berlin’e olmak üzere defalarca bu ‘bölge’ye girip çıktığıma dair damgalar var. ‘Vize alacağım kesin de acaba ne kadar alırım’ın derdindeyim! 2014 yılında Radikal gazetesinin kapatılmasından sonra işsiz kalınca, serbest gazeteci olarak sürdürmek zorunda kaldığım mesleğim çerçevesinde düzenli olarak iş yaptığım üç önemli kurumdan yaptığım işleri ve bu işler gereği sıkça Avrupa’ya gitme durumum olacağını belirten yazılı belgeleri de dosyanın içine koydum. Malum neredeyse kaç çift çorabımız olduğuna kadar bilgi istediğiniz için, detaylı bir mal varlığı ve banka dökümünü de iliştirdim başvuru dosyasına. Ama o da ne! 23 Mart 2018’de yaptığım başvurum, 5 Nisan 2018 tarihinde reddedildi.

ZENGİN DEĞİLİZ AMA…

Ret edilme gerekçeleri ise ‘yeterli maddi kaynağımın olmaması’, ‘verdiğim belgelerin ikna edici bulunmaması’, bir de ‘otel rezervasyonumuzun değişmiş olması’. Bunların hiçbirisinin asıl gerekçe olmadığını, hangi ölçütlere dayanarak yaptığınızı anlayamadığım bir şekilde kendinizde gördüğünüz “bu adam gelirse geri dönmez” şeklindeki ‘niyet okuma’ politikanızdan kaynaklı olduğunu siz de ben de biliyoruz. Gerçekten merak ediyorum, insanların dosyalarına koydukları resmi evraklara göre değil de, kendi kafanızda kurduğunuz niyet okuma mekanizmasıyla bu tür kararlar verme hakkını nereden alıyorsunuz? Bunun insanları ‘küçük düşürücü’ bir tutum olduğunun, daha da beteri onları ‘kriminalize’ ettiğinin farkında değil misiniz? Niyet okuyarak insanların seyahat özgürlüğünü kısıtlamanın apaçık bir insan hakkı ihlali olduğunu hatırlatmama gerek var mı?

Ret gerekçelerinizin iş olsun kabilinden olduğunu söylemiştim ama yine de sonuncudan başlayarak birkaç izahat yapayım. Belki beğenmedim ilk seçtiğim oteli, belki şehre uzak buldum? Belki daha ucuz ve daha kalitelisini keşfettim. Belki bir arkadaşım, “Abi niye otele para veriyorsunuz, gelin benim kanepede yatın” dedi. Olamaz mı? Ama asıl can sıkıcı olan yeterli maddi kaynağımın olmadığı ve getirdiğim belgelerin ‘ikna edici bulunmadığı’na dair dil. Zengin değiliz belki ama çok şükür Berlin’de dört gün boyunca karnımızı doyurup, güzel biralarınızdan tadacak kadar da gücümüz var! Mevzu bu da değil. Mevzu, insanlardan bütün mal varlıklarının dökümünü isteyip, buna rağmen onlara ‘kaçak’ muamelesi yapmanızdaki ‘küçük düşürücü’ üslup. Mevzu, ülkenize gelmek isteme nedenimizin bir daha geri dönmemek olduğunu sanmanızdaki kibir.

Mevzu, serbest bir gazeteci olarak iş yaptığım önemli kurumların “Bu kişi bizim için şu işi yapmaktadır” beyanlarını yok saymanızdaki saygısızlık. Ülkenin en çok satan gazetelerinden Posta’ya her ay kitap eki yapıyor olmamın, en çok okunan haber sitelerinden biri olan Gazete Duvar’daki düzenli yazıların, en önemli yerli film festivallerinden Uluslararası Ankara Film Festivali’ndeki danışmanlık görevimin sırf ‘sigortam olmadığı için’ sizin gözünüzde bir değerinin olmaması. Kusura bakmayın ama sigorta konusundaki hassasiyeti siz değil de bırakın annem göstersin. Malum Türkiye’deki bütün anneler evlatları sigortalı olsun, bir sobanın etrafında sigortalı sigortalı hiç ayrılmadan yaşasınlar ister de, size ne oluyor?

Türkiye’de kaç bin gazetecinin hangi nedenlerle işsiz bırakıldığını, güvencesiz çalışmak zorunda kaldığını, birçoğunun benim gibi serbest çalışarak hayatını devam ettirmek zorunda olduğunu uzun uzun anlatmayacağım, bildiğinizi varsayıyorum! Ülkenizin Türkiye’de medyanın geldiği duruma dair sıkça paylaştığı ‘endişeler’in sonucu yukarıda sıraladıklarım maalesef. Sizin mesafeli endişeleriniz, bizim yakıcı gerçeğimiz olarak tezahür ediyor.

AKLIMA TAKILANLAR

Bir de ‘araştırmacı vizecilik’ çabanızı takdir etmekle birlikte aklıma takılan bazı şeyler var. Başvuruda belirttiğim oteldeki rezervasyonumu iptal ettirmemi bir dedektif titizliğiyle araştırmış olmanız takdire şayan da, her başvurduğumda akreditasyon kabulü aldığım Berlin Film Festivali’ne de bir sorsaydınız hiç olmazsa. Ya da ne bileyim ‘ikna edici’ bulmadığınız ifade ve belgelerimin gerçekliğini araştırsaydınız. Bu, sadece aleyhte ‘delil’ arama çabanız bana bir yerden tanıdık geliyor ama malum o toplara girmek riskli bu ülkede! Bir de gerçekten Berlin’e gelip geri dönmeyeceğim fikrine Almanya için vize başvurusunda bulunduğumda mı kapıldınız? Başka ülkelerden vize alıp Berlin’e geldiğim zamanlarda geri döneceğimden emindiniz yani!

Son tahlilde toplamda 1000 lira uçak bileti ve 120 lira aracı şirket, 30 lira da sigorta ücretini geçen yıl 47 milyar dolar açık veren Türkiye ekonomisine; vize bedeli olan 60 Euro’yu da aynı yıl 36 milyar Euro bütçe fazlası veren ülkeniz ekonomisine mütevazı birer katkı olarak heba etmiş durumdayız. Bu durumun konsolosluğunuz vize bölümünün “vize alamazsın, çünkü fakirsin” gerekçesiyle şahane bir ironi yaratmasını da bir hoşluk olarak şuraya bırakayım!

Küsüp darılacak, bir vize vermediniz diye Alman arabalarını yakıp, biralarını sokağa dökecek hele de Karl Marx’a olan hayranlığımızı bir yana atacak değiliz ya. Ki kendisi güvencesiz çalışmak zorunda bırakılan bir basın emekçisi olarak neden bu tür muameleye maruz kaldığımı anlamamda en önemli referans kaynağıdır. Görüyorsunuz ya, Almanya vizesi alamamanın rasyonel açıklamasını da yine bir Alman filozof sayesinde yapabiliyoruz biz üçüncü dünya aydınları!

Biz bir grup fakir, işsiz, serbest çalışan, sigortasız gazeteci arada bir araya gelip iki kadeh atıyor; Babylon Berlin dizisi muhabbeti, 1930’ların Almanya’sı ile bugünün Türkiye’si karşılaştırmaları ve bu yaz Dünya Kupası’nda biricik Arjantin’imizin Almanya’dan dört yıl önceki finalin rövanşını alıp alamayacağını konuşuyoruz. Bir gün davetlimiz olun birlikte konuşalım. Euro almış başını gitmişken Türkiye’de kalarak kâra geçmiş bile sayılırım. Bendensiniz yani…
Saygılarımla…

Şenay Aydemir
saydemir@gazeteduvar.com.tr

07) 70 bin öğrenci hapiste -11.04.2018

70 bini tutuklu 100 bin öğrenci yargılanıyor. Tutuklu öğrenciler okuldan da uzaklaştırılıyor.

Afrin tartışması nedeniyle Boğaziçi Üniversitesi’nden 10 öğrencinin tutuklanması, cezaevlerindeki öğrencileri bir kez daha gündeme taşıdı. Cezaevindeki tutuklu ve hükümlü öğrenci sayısının 70 bin olduğu belirtilirken, bu sayı Türkiye’deki 699 ilçeyi geride bırakıyor.

Cumhuriyet’ten Figen Atalay‘ın haberine göre, 70 bin tutuklu ve hükümlü öğrenci sayısının, tutuksuz yargılanan ve yargılaması devam eden öğrencilerle birlikte 100 binin üzerine çıktığı ifade ediliyor.

Tutuklanan öğrenciler önce okuldan uzaklaştırma alıyor. Hüküm giyince disiplin cezası alarak okuldan atılıyorlar. Cezaevinde yeniden üniversite sınavını kazanırlarsa 2 yıl kayıt dondurma hakları oluyor.

Cezaevlerindeki öğrencilere vasilik yapan, davalarını takip eden bir öğretim üyesi, öğrencilerin ağır cezada yargılandıkları için çok uzun ceza aldıklarını belirterek, “Alt sınırdan bile ceza alsalar bu süre 5 seneden başlıyor. Benim tanıklık ettiğim davalarda 9.5 yıl, 12 yıl, 16 yıl hüküm giyen, Yargıtay’ın da onadığı cezalar var. Yaşları da düşünüldüğünde yaşadıklarından daha uzun süreyi cezaevinde geçirmeleri gerekebiliyor. İlhan Çomak üniversite 2. sınıftayken 22 yaşında cezaevine girdi, 25 senedir içerde’’ dedi.

‘ÖĞRENCİLERİ SERBEST BIRAKIN’ ÇAĞRISI

Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği, hapishanelerde tutuklu ve hüküm giymiş öğrencilerin derhal serbest bırakılmaları ve eğitim haklarının iade edilmesi çağrısında bulundu. Boğaziçi Üniversitesi’nde çıkan olaylar sonrasında öğrencilerin gözaltına alındığı hatırlatılan açıklama şöyle: “Sabahın erken saatlerinde yapılan yurt ve ev baskınlarıyla gözaltına almalar maalesef hâlâ sürmektedir. Gözaltındaki öğrencilerin sağlık koşullarından endişe duymaktayız. Bu ‘yerleşke/ yurt/ev basma silahı’ belli ki öğrenciler ve üniversite üzerinde bir tehdit aracı olarak kullanılmaktadır. Bu saldırının özellikle Boğaziçi gibi özgürlükleri her kesim için sağlamayı ilke edinen bir üniversiteyi seçmesi ayrıca düşündürücüdür. Gözaltına alınan öğrencilerin derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz! Boğaziçi Üniversitesi’ne, öğrenci yurtlarına ve evlere yapılan polis baskınlarının derhal durmasını talep ediyoruz. Hapishanelerde tutuklu ve hüküm giymiş çok sayıdaki öğrencilerin derhal serbest bırakılmalarını eğitim/öğretim haklarının iade edilmesini talep ediyoruz.’’

08) Dolar ve euro güne yeni rekorla başladı -11.04.2018

Dolar güne 4.0786, euro ise 5.0281 liradan başladı. Gram altın ise 173,7 liradan satılıyor.

Küresel gelişmeler ve jeopolitik risklerle tırmanışını sürdüren dolar ve euro, yeni güne yeni rekor düzeylerde başladı.

Dolar, geçen hafta aştığı 4.0 lira sınırının üzerindeki yukarı yönlü hareketlerini sürdürerek, yeni haftanın ikinci gününe 4.0786 lira düzeyinde başladı.

Euro ise, dün tarihinde ilk kez aştığı 5.0 liranın yaklaşık üç kuruş üstüne çıkarak, yeni rekorunu 5.0281 lira olarak kayıtlara geçirdi.

Rekro düzeylerinin ardından dolar 4.06 – 4.07 lira ve euro da 5.0 – 5.01 lir aralığına çekildi.

Dövizlerdeki hızlı tırmanış Borsa İstanbul’a da satış olarak yansıdı ve BIST100 Endeksi, haftanın ilk gününü yüzde 1.38 düşüşle 113 bin 156 puandan kapattı. (DHA)

09) Halley: Her iki durumda da ABD bir karşılık verecek -11.04.2018

BMGK'de konuşan ABD temsilcisi Nikki Haley, kimyasal saldırı iddialarıyla ilgili olarak Suriye hükümetini suçladı.

Toplantıda "Suriye halkını koruma" yönünde karar alma çağrısı yapan Haley, "Her iki durumda da ABD bir karşılık verecek" dedi.

Rusya temsilcisi Vasiliy Nebenzia, "Çok ağır sonuçları olur" karşılığını verdi.

“Öyle bir noktaya ulaştık ki dünya adaletin yerine geldiği görmek zorunda” diyen Haley, “Tarih, bu anı Güvenlik Konseyi’nin Suriye halkını korumakta tamamıyla başarısız olduğu bir an olarak mı yoksa görevin yerine getirdiği bir an olarak mı kaydedecek? Her iki durumda da ABD bir karşılık verecek” diye konuştu.

Rus temsilci Nebenzia ise ABD’nin olası bir Suriye saldırısının “çok ağır sonuçları” olacağı uyarısını yaptı.

ABD’yi, “şahince bir dil kullanarak, hakaret ve iftiralarla Rusya’ya zarar vermeye çalışmak”la da suçlayan Nebenzia, “Bu tonun Soğuk Savaş sırasındaki kabul edilebilir seviyenin de ötesine geçtiğini” söyledi.

Trump: Gün bitmeden Suriye'yle ilgili karar vereceğim

‘ABD DESTROYERİ SURİYE’YE İLERLİYOR’ İDDİASI

Deutsche Welle Türkçe’nin haberine göre ise, ABD Donanması’na bağlı USS Donald Cook destroyerinin Kıbrıs’ın Larnaka limanından ayrılarak Suriye karasularına ilerlediği belirtildi.

Tomahawk füzeleri taşıyan geminin saldırı emrini yerine getirmek üzere pozisyon aldığı iddia edildi.

ABD, 2017 yılında Han Şeyhun’da sivillere sarin gazıyla saldırı düzenlendiği iddiası üzerine Suriye’deki bir havalimanına saldırı düzenlemişti.

ABD Savunma Bakanı: Suriye'ye saldırıyı dışlamıyorum

ABD Savunma Bakanı James Mattis'ten Suriye açıklaması: Şu an için askeri eylemi dışlamıyorum.

Suriye’nin başkenti Şam’ın Duma banliyösündeki kimyasal silah iddialarının ardından ABD’den askeri saldırı tehdidi geldi. ABD Savunma Bakanı Jim Mattis ”Kimyasal silah kullanımı konusunda Suriye’ye karşı askeri eylemi dışlamıyorum” dedi.

Pentagon’da Katarlı mevkidaşını ağırlayan Mattis, ”Tüm kimyasal silahların ortadan kaldırılması anlaşmasının garantörü Rusya iken neden hala kimyasal silahlar kullanılmaktadır? Bakmamız gereken ilk şey bu. Katar ve diğer tüm müttefiklerimiz ve NATO ortaklarımızla birlikte çalışarak bu meseleye bir yanıt vereceğiz… Şu an için hiçbir şeyi dışlamıyorum” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump da dün ‘iddiaların kanıtlanması halinde Suriye’nin ağır bedel ödeyeceğini’ söylemişti. Bu sabah ise Palmira yakınlarında bir askeri üsse hava saldırısı düzenlenmiş, Rusya bundan İsrail’i sorumlu tutmuştu.

Suriye yönetimi kimyasal silah suçlamasını reddediyor; iddiaların, silahlı isyancılarla tahliye anlaşmasına varılmasından sonra ortaya atıldığına dikkat çekiyor. (Dış Haberler)

10) ABD'den 'Duma gözetime açılsın' çağrısı -11.04.2018

Beyaz Saray Sözcüsü Sanders, "Suriye rejimi ile Rusya'ya, saldırının yapıldığı bölgenin uluslararası tıbbi yardıma ve uluslararası gözetime açılması için çağrıda bulunuyoruz." dedi.

Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, Suriye rejimi ile Rusya'ya, kimyasal saldırı düzenlenen Doğu Guta'nın Duma ilçesini, uluslararası tıbbi yardıma ve gözetime açma çağrısı yaptı.

Sözcü Sanders, Beyaz Saray'daki basın brifinginde Suriye'de düzenlenen kimyasal silah saldırısıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

"Esed rejiminin masum sivillere karşı düzenlediği kimyasal silah saldırısı ürkütücü. Saldırıdan etkilenen çocukların görüntüleri tüm medeni dünyayı şok etmiştir. Bu durum, Esed rejiminin önceki kimyasal saldırılarıyla tutarlılık göstermektedir." ifadesini kullanan Sanders, ABD Başkanı Donald Trump'ın, bu eylemlerden dolayı Rusya ve İran'ın da sorumluluk taşıdığını dile getirdiğini hatırlattı.

"Rusya, yükümlülüğüne ihanet etmiştir"

Sanders, kimyasal silah saldırısında Rusya ve İran'a da işaret ederek, "Onların desteği olmadan bu eylem gerçekleşemezdi. Ayrıca Başkan, Rusya'nın, Esed rejiminin kimyasal silah programını sona erdirme anlamındaki yükümlülüğüne ihanet ettiğini de ifade etmiştir. Bunun karşılığında ödenecek bir bedel olacaktır." şeklinde konuştu.

Sanders, "Uluslararası toplumdan saldırıyla ilgili ellerindeki tüm bilgileri paylaşmasını ve failleri sorumlu tutmasını bekliyoruz. Ayrıca Suriye rejimi ile Rusya'ya, saldırının yapıldığı bölgenin uluslararası tıbbi yardıma ve uluslararası gözetime açılması için çağrıda bulunuyoruz." dedi.

Suriye'den çekilme tartışması

Bir gazetecinin, Trump'ın bir süre önce "Suriye'den geri çekilmek istiyoruz." açıklamasını yaptığı, şimdi ise kimyasal saldırıdan dolayı rejimin hesap vermesi gerektiğini söylediğini belirterek, "Bu ikisi arasında nasıl bir ilişki var?" sorusuna Sanders, şu yanıtı verdi:

"Başkan, Suriye'de DEAŞ'ı tamamen yendikten sonra askerlerimizin eve dönmesini istiyor. Ancak aynı zamanda Esed'in kimyasal silah saldırılarından caydırılmasını da istiyor. Askerlerimizi geri çekme sinyali vermemiz, faillerin sorumlu tutulması kabiliyetimizi azaltmayacaktır."

"Geri çekilme" ile "failleri sorumlu tutma" işinin birbirinden ayrı şeyler olduğunu kaydeden Sanders, ayrıca Trump'ın Rusya'ya karşı sadece son günlerde değil, daha önce de "sert" olduğunu savundu.

ABD Başkanı Trump da Beyaz Saray'da sabah saatlerinde yapılan kabine toplantısında, Esed rejimine karşı askeri seçenek de dahil tüm seçeneklerin masada olduğunu ve eğer saldırıda sorumluluk payı varsa Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de "bedel ödeyeceğini" dile getirmişti.

24 ila 48 saat içinde Suriye'deki kimyasal saldırının ardından ne yapacaklarına ilişkin karar vereceklerini söyleyen Trump, sorumluların ağır bir bedel ödeyeceğini ifade etmişti.

GO BÎDE / >
https://www.youtube.com/watch?v=oURdiMgLEFU&feature=youtu.be

Kurdistana Bakur
http://www.kurdistana-bakur.com/index.php

-

.

…

FOTO / KAYNAK: ŞENGÜL ÖZER'DEN

VARTO / GIMGIM DEYİP GEÇMEYİN (GÜZEL GIMGIM'IM)

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN


01) -11.04.2018

02) -11.04.2018

AFRİN - VİDEO / https://www.youtube.com/watch?v=fWynQmT0wUk
https://www.youtube.com/watch?v=6oJwuVLKjAM
OSMAN ÖCALAN. VIDEO / https://www.youtube.com/watch?v=FCsYHbREbTs
Erzurum Müftüsü Afrin İçin istifa etti / https://www.youtube.com/watch?v=uc1hOeR1bqI
Am 30.01.2018 veröffentlicht

LOGO / https://www.artigercek.com/guncel

Ek.Tarihi Wed Apr 11, 2018 6:18 pm Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Siyaset
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Siyaset:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution