Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Mim Yavuz Binbay:BEYT-NAHREYN ARAP-ARAMİ BİRLİĞİ ERKEN SEÇİM DEĞERLENDİRMESİ   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   İbrahim Güçlü:Li Sûriyeyê Qonaxek û Senaryoyên Nû. Divê Kurd Çi Bikin?   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (12) HER BÎJI KURDİSTAN   Özge Özdemir:Gözaltılar, tutuklamalar, dayak ve işkence iddiaları:Boğaziçi Ünive   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 

 
Siyaset


01)Kürt diplomat:Yeni hükümet hepimizinolmalı-05.04.2018
Kürdistan Bölgesi Hükümeti Washington Temsilcisi Beyan Sami Abdurrahman, Bağdat’ta kurulacak yeni hükümetin bütün bileşenleri kapsaması gerektiğini söyledi

Washington’da düzenlenen 'Irak ve Suriye’de Amerika’nın istikrar üzerindeki rolü' konulu panelde konuşan Beyan Sami Abdurrahman, gündemi değerlendirdi.

Irak’ta çoğunluk hükümetini destekleyenleri eleştiren Beyan Sami Abdurrahman, “Bazı taraflar Irak’ta çoğunluk hükümetinin kurulmasından bahsediyor, halbuki Irak’ta birçok dini ve etnik bileşen mevcut. Hükümet hepimizin olmalı” dedi.

Kürt diplomat, Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin Bağdat’ta kurulacak yeni hükümetin müzekerelerinde yer almak arzu ettiğini ve yeni hükümetin ülkedeki bütün bileşenlerin olması gerektiğini vurguladı.

Irak Anayasası’nın uygulanmadığını hatırlatan Beyan Sami Abdurrahman, Erbil - Bağdat arasındaki ilişkilerin inşası için anayasanın en iyi yol olduğunu altını çizdi. Washington (Rûdaw) -

02) Putin: Kürt halkının Suriye'de tüm süreçlere katılma hakkı var -05.04.2018

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ‘Kürt halkının Suriye’nin geleceğinde yer alma hakkına sahip olduğunu’ söyledi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bugün Ankara’ya ziyaret gerçekleştiren Putin’le Akkuyu’daki nükleer santralin temel atma töreninin ardından 1,5 saat görüştü. Yapılan görüşmelerin ardından iki Lider ortak basın toplantısı düzenledi.

Habertürk muhabiri Mahmut Gürer, Putin’e “Rusya PYD’yi, YPG’yi Suriye’nin geleceğinde nasıl konumlandırıyor? Türkiye’nin ilerleyen süreçteki Menbiç operasyonuna bakışı nedir?” diye sordu.

Rus lider, gazetecinin sorusuna şu yanıtı verdi: ​

“Terörle mücadeledeki işbirliğimize gelince… Bizim tutumumuz şudur: Suriye meselesinin çözümüyle ilgilenen ülkelerle işbirliği yapıyoruz. Öncelikle oradaki hedefimiz Suriye’nin toprak bütünlüğünü, egemenliğini sağlamaktır ve oradaki terör yuvalarını yok etmektir, ortadan kaldırmaktır. İşte bu doğrultuda işbirliği yapıyoruz ve yapacağız. Kürt halkı, Suriye toplumunun vazgeçilmez bir parçasıdır. Tüm siyasi süreçlere katılma hakkında sahiptir ve Suriye’nin geleceğinde kendi yerini bulma hakkına da sahiptir. Fakat şundan yola çıkıyoruz; buradaki tüm süreçler azami ölçüde koordine edilmeli, uyum içinde çalışılmalı. Siyasi sürece kimler katılmalı… Halkların Suriye’deki geleceğine Suriye halkları karar vermelidir.”

Putin, Menbiç sorusuna cevap vermedi.

03) Zana ve Baydemir’den Barzani’ye başsağlığı mesajı-05.04.2018
Kürdistan

Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Leyla Zana ve Osman Baydemir, kardeşi vefat eden Başbakan Barzani’ye başsağlığı dileklerini iletti.

HDP Ağrı Milletvekili Leyla Zana, gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde kardeşinin vefatından dolayı Başbakan Barzani ve ailesine başsağlığı dileklerini iletti.

HDP Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir de, gerçekleştirdiği bir telefon görüşmesinde, Başbakan Barzani’ye başsağlığı dileklerini iletti.

Başbakan Barzani’nin ikiz kardeşi olan Dlovan Barzani, 2 Nisan’dan 52 yaşında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetmişti.

Erbil (Rûdaw) -

04)Erbil’den Ankara'ya: Endişe verici -05.04.2018
Kürdistan Bölgesi Hükümeti'nden açıklama

– Kürdistan Bölgesi Hükümeti Sözcüsü Sefin Dizayi, TSK’ya ait savaş uçaklarının sivil yerleşim yerlerini hedef almasının “endişe verici” olduğunu belirtti. Dizeyi PKK’den de bu yerlerden uzak durmasını istedi.

Kürdistan Bölgesi Hükümeti resmi internet sitesinden yapılan açıklamada Sefin Dizayi, Kürdistan Bölgesi vatandaşlarının Newroz ve yeni yıl kutlamaları için kırlara çıktığı bir dönemde Türk savaş uçaklarının düzenlediği hava operasyonu sonucu 4 vatandaşın hayatını kaybetiğini dile getirdi.

Dizayi şöyle dedi:

“Şehitlerin ailelerine baş sağlığı diliyor ve acılarını paylaştığımızı belirtiyoruz. Kürdistan Bölgesi’ndeki sivil yerleşim yerlerinin hedef alınmasını kaygıyla karşılıyoruz. PKK’nin sivil yerleşim yerlerinin yakınlarında konaklaması sürekli bu bölgelerde yaşayan halkımız için tehlike arzediyor. Geçmişte de bu nedenle birçok defa vatandaşlarımız zarar gördü.”

Sefin Dizayi ayrıca bu tür olayların bir daha yaşanmaması için PKK’den de sivil yerleşim yerlerinden uzak durmasını istedi.

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait savaş uçakları bugün sabah saatlerinde Erbil’in Çoman ilçesine bağlı Balekati bölgesindeki Serkan, Mawnan ve Wesan köylerini bombalamış, olayda Şero Mahmud, Kake Mustafa, Derbaz Simakuli ve Kake İsmail adlı 4 vatandaş hayatını kaybetmişti.

Erbil (Rûdaw)

YORUM YAZAN / Ali PKK, zemin hazırlıyor TSK>bombalıyor, siviller hedef alınıyor hani TSK'nın sivil hassasiyeti vardı?

Allah saldıranları helak etsin, ölenlere de Allah rahmet eylesin, IKBY daha sert açıklama yapmalıydı, defalarca bu tür saldırı oluyor.

05) Beyaz Saray'dan Suriye açıklaması -05.04.2018

ABD Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, Beyaz Saray'daki basın brifinginde, Suriye'deki son gelişmelere ve ABD'nin bu ülkeden çıkma planına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Sanders, ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'deki önceliğinin DEAŞ'ı bitirmek olduğunu her zaman dile getirdiğini belirterek, "(Suriye'de bulunma) Amacımız DEAŞ'ı bitirmekti. Bu amacı gerçekleştirme yolunda çok ciddi ilerleme kaydettik. Dolayısıyla artık orada askerlerimizin olmasına gerek yok. Şimdi amaç, yerel güçlere geçiş süreci olacak." şeklinde konuştu.

"Yerel güçlere geçiş süreci" vurgusu

Sözlerine, "Başkan'ın liderliğinde (DEAŞ'ın ilan ettiği) halifeliğin tamamen ortadan kaldırılması noktasında ciddi mesafe katedildi. Bu konuda bölgedeki müttefiklerimiz ve ortaklarımızla çalışmaya devam edeceğiz. Ancak şu anda yerel güçlere geçiş sürecine odaklanmak istiyoruz." diye devam eden Sanders, açıklamasında herhangi bir ülke veya örgüt ismi zikretmedi.

ABD'nin Suriye'den çekilmesine ilişkin bir takvimi Trump'ın kamuoyuna ilan etmesinin beklenmemesi gerektiğini vurgulayan Sanders, bu sürecin kendi akışı içinde devam ettiğini ve zamanı geldikçe açıklamaların yapıldığını söyledi.

Yetki Pentagon'da

Sanders ayrıca bu geri çekilme süreciyle ilgili ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon) yetkili olacağına işaret ederek, bu konunun Trump ile Pentagon arasında görüşülmeye devam ettiğini, ilgili ülkelerin de bu sürecin bir parçası olmasını beklediklerini anlattı.

ABD'nin DEAŞ'a karşı gösterdiği başarı dolayısıyla Suriye'deki ortamın yavaş yavaş değiştiğine ve yeni duruma göre karar alacaklarına dikkati çeken Sanders, isim vermeden "bölgedeki yerel ortaklarla" ve "bölge ülkeleriyle" çalışmaya devam edeceklerinin altını çizdi.

Sanders, DEAŞ gibi bir tehdit karşısında bölge ülkelerinin zarar gördüğünü dile getirerek, "Bundan dolayı Başkan, bölge ülkelerinin öne çıkıp daha fazlasını yapmasını istiyor." ifadelerini kullandı.

Beyaz Saray'ın yazılı açıklaması

Sabah saatlerinde konuyla ilgili yazılı açıklama yapan Beyaz Saray, "Suriye'de DEAŞ'ı yok etme askeri misyonu, DEAŞ'ın neredeyse tamamen ortadan kaldırılmasıyla hızlı bir şekilde sona geliyor. ABD ile müttefikleri, Suriye'deki henüz ortadan kaldırılmamış küçük DEAŞ kalıntılarını yok etme görevine bağlıdır. (Suriye ile ilgili) Gelecek planları hakkında müttefiklerimiz ve dostlarımızla konuşmaya devam edeceğiz. Bölgedeki ülkelerin ve BM'nin, DEAŞ'ın bir daha asla yeniden ortaya çıkmamasına ve barışı sağlamaya yönelik çalışmasını bekliyoruz." değerlendirmesini yapmıştı.

Öte yandan Amerikan medyasında yer alan ve adının açıklanmasını istemeyen bazı Beyaz Saray yetkililerine dayandırılan haberlerde, "ABD'nin bir süre daha Suriye'de kalmasına, ancak bu sürenin sonunda ülkeden çekilmesine" karar verildiği belirtilmişti.

ABD Başkanı Trump, önceki gün Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada, "Suriye'den çıkma planı üzerinde çalışıyoruz. Suriye'de olmamızın ana nedeni DEAŞ'tan kurtulmaktı ve bu görevi hemen hemen tamamladık. Şimdi çok kısa süre içinde bölge ülkeleriyle koordinasyon içinde kararımızı vereceğiz. Suudi Arabistan bizim Suriye'de kalmamızı istiyorsa parasını ödemesi gerekecek. DEAŞ'a karşı çok başarılı olduk ama artık zamanı geldi. Bazen eve dönmenin zamanı gelmiştir. Biz de bunu çok ciddi şekilde düşünüyoruz." ifadelerini kullanmıştı. (AA)

06) Trump ve Macron Suriye'yi görüştü -05.04.2018

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Suriye'deki bazı Amerikan faaliyetlerini Fransa'ya devretme işaretleri verdiği dönemde, bir kez daha Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile telefonda görüştü.

Fransız cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada, 'iki liderin, hiçbir şeyin, Suriye ile Irak'ta IŞİD'in canlanmasını önleme hedefinden sapma yaratmaması gerektiğinde hemfikir olduğu' ifade edildi.

ABD öncülüğündeki koalisyon "IŞİD'le savaşta dikkati dağıtma, hedefi saptırma" ifadelerini Türkiye'nin Afrin'e yönelik askeri operasyonu için de kullanıyor.

Fransız cumhurbaşkanlığının açıklamasına göre Trump ile Macron, "Suriye'de kapsayıcı siyasi geçiş süreci için birlikte çalışma konusunda da görüş birliği içinde."

Beyaz Saray'ın açıklamasında iki liderin IŞİD'i tümden yok etmenin yollarını ele aldığı belirtildi.

Macron 24 Nisan'da Trump'a konuk olacak

''İki lider IŞİD'in tümden hezimete uğramasını garantiye alma taahhütlerini konuştu'' denilen açıklamada, Macron ile eşinin 24 Nisan'da Beyaz Saray'a yapacağı ziyaretin de görüşüldüğü aktarıldı.

07) Ruhani: Afrin’in kontrolünü Suriye ordusuna verin -05.04.2018

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Ankara'da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le yapılan zirvede Afrin'in Suriye ordusuna verilmesini istedi.

İran-Rusya-Türkiye arasındaki üçlü Suriye zirvesi sona ererken, İran devlet televizyonu görüşmelerin perde arkasına ilişkin bir ayrıntı sızdırdı. Buna göre, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le Ankara’da yapılan zirvede, Afrin’in kontrolünün Suriye ordusuna verilmesini istedi.

İran devlet televizyonuna göre, Ruhani zirvede “Afrin’deki gelişmeler sadece Suriye’nin toprak bütünlüğünün ihlal edilmemesi halinde yararlı olur ve bu bölgelerin kontrolü Suriye ordusuna verilmeli” ifadelerini kullandı.

08) Votel: YPG sahadaki ana ortağımız -05.04.2018

CENTOM Komutanı Joseph Votel, YPG'lilerin Afrin'e gitmesinin Suriye'deki operasyonları etkilediğini belirtti. Votel, YPG için "sahadaki ana ortağımız" dedi.

ABD Merkez Kuvvetler (CENTOM) Komutanı Joseph Votel, YPG’lilerin Zeytin Dalı Harekatı’na karşı Afrin’e gitmesinin, IŞİD’e yönelik operasyonları etkilediğini söyledi.

CNN Türk’ten Serdar Cebe’nin haberine göre, Joseph Votel, YPG’yi “sahadaki ana ortağımız” olarak tanımladı. Votel, Suriye’deki ABD varlığıyla ilgili olarak da, “Halen DEAŞ’ın faaliyet gösterdiği alanlar var ve operasyonlara devam etmemiz gerekir” dedi.

09) S-400'lerin Türkiye'ye teslim tarihi belli oldu -05.04.2018
Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir, S-400

Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir, S-400 sistemi temini için Rusya ile imzalanan sözleşmedeki teslimat tarihinin öne çekilerek Temmuz 2019'a alındığını bildirdi.

Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir, kişisel Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan Türkiye ve Rusya Federasyonu arasındaki Üst Düzey İkili İşbirliği Toplantısı'na katıldıklarını belirtti.

Toplantıda iki ülke arasında savunma sanayisi alanında iş birliği imkanlarının görüşüldüğünü ifade eden Demir, "S-400 sistemi temini için Rusya ile imzalanan sözleşmedeki teslimat tarihini öne çekerek Temmuz 2019 tarihine aldık." ifadelerini kullandı.

10) DİYARBAKIR TÜYAP KİTAP FUARI-05.04.2018
Bülent Tekin

OHAL şartlarında TÜYAP KİTAP FUARI'nın Diyarbakır'a yapılmasını desteklemiyorum.

Eskiden olduğu gibi Diyarbakır'ı ve bölgeyi yazarlık açısıdan tekeline (!) almış birkaç yazarın reklamını ve kitap satışını yapmaktan başka bir işlev görmez.

Zaten kitapları isteyen herkes her yerde onları bulabilir. İnternetten de elde edilebiliyor. Bu fuarla yerel kitapçılara da oldukça zarar veriliyor.

Bu fuar geçmişte de bir iki bölge insanı yazarın reklam alanından öteye geçmedi, şimdilerde de öyle olacaktır. Onlar konuşacak, onlar kitap imzalayacaklar. Üstelik bu tür fuarlar adeta 'büyük yazar-küçük' yazar belirlemesi yapıyor.

Bu vasıtayla bazılarının egosu şişerken bazılarının da yüreği burkuluyor. Kalemi güçlü olanın takdir edildiği bir dünya yok. Kalemi güçlü olduğu halde üne (!) kavuşamamış olanlar maalesef 'yazarcık' konumuna düşürülüyor.

Ben aslında bu tür fuarların tekel yarattığı nedeniyle her yerde yapılmalarına da karşıyım.Bu nedenle ben bu fuara gezme amacıyla da olsa uğramayacağım. Bu benim kişisel görüşümdür.
Saygıyla.

Bülent Tekin
bulenttekin47@gmail.com

11) Suriye zirvesi sonrası ortak açıklama -05.04.2018

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin Ankara'da gerçekleştirdiği Suriye konulu zirvenin ardından ortak bir açıklama yayımlandı.

Ankara'da gerçekleştirilen Suriye konulu liderler zirvesinin ortak açıklamasında, Türkiye, Rusya ve İran'ın, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması için 'terörle mücadele kisvesi altında sahada yeni gerçeklikler yaratılmasına dair' her türlü girişimi reddettiği vurgulandı.

Açıklamada, üç liderin 22 Kasım 2017'de Rusya'nın Soçi kentinde düzenlenen ilk zirveden sonra Suriye'de meydana gelen gelişmeleri değerlendirdiği belirtildi.

Liderlerin ayrıca, üç ülkenin girişimiyle Ocak 2017'de Kazakistan'ın başkenti Astana'da başlatılan sürecin Suriye'deki krizin çözümüne olumlu katkılarından memnuniyet duyduğu kaydedildi.

Ortak açıklamada, "Suriye genelinde şiddetin azaltılmasına yardımcı olmak ve Suriye ihtilafına kalıcı siyasi çözüm bulunması için Cenevre sürecine ivme kazandırmak suretiyle Suriye'de barış ve istikrara katkı sağlamak bakımından tek etkili uluslararası girişimin Astana formatı olduğunun altını çizdiği" ifade edildi.

Ankara zirvesinde liderlerin, çatışan taraflar arasında kalıcı ateşkes sağlanması ve Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararıyla öngörülen siyasi süreçte ilerleme kaydedilmesi amacıyla yürüttükleri aktif işbirliğinin sürdürmekteki kararlılıklarını teyit ettikleri vurgulandı.

Üç liderin açıklamasında, Suriye'nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine, toprak bütünlüğüne ve belli bir fraksiyon temelinde olmayan yapısına kuvvetle bağlı olunduğu da yinelendi.

Ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi: "(Liderler) Kim tarafından gerçekleştirildiğine bakılmaksızın, atılacak adımların hiçbirinin ilgili BM kararları ve Suriye toplumunun tüm kesimlerinin temsilcilerinin iradesi tarafından tasdik edilen bu ilkelere halel getirmemesi gerektiğini vurgulamışlardır. Terörle mücadele kisvesi altında sahada yeni gerçeklikler yaratılmasına dair her türlü girişimi reddetmiş, Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğü ile komşu ülkelerin ulusal güvenliğini zayıflatmayı amaçlayan ayrılıkçı gündemlere karşı durma kararlılıklarını ifade etmişlerdir."

Soçi'de 30 Ocak'ta yapılan Suriye Ulusal Diyalog Kongresi'nin siyasi sürecin önünü açan önemli bir kilometre taşı olduğuna değinilen açıklamada, kongrede kararlaştırılan anayasa komitesi kurma sürecinin en kısa zamanda BM'nin yardımıyla başlamasına destek verileceğine yönelik taahhüt vurgulandı.

Açıklamada, Suriyelilere ülkelerinin birliğini yeniden tesis etmelerinde destek verileceğinin altı çizilerek, "(Liderler) Suriye halkının desteğini alacak bir anayasayla sonuçlanmak üzere, Suriye halkının özgür iradesi temelinde Suriyelilerin öncülüğünde ve sahipliğinde yürütülecek kapsayıcı, özgür, adil ve şeffaf bir süreç ve katılmaya ehil tüm Suriyelilerin BM'nin uygun şekilde gözetimi altında oy kullanacağı serbest ve adil seçimler vasıtasıyla ihtilafa siyasi çözüm bulmalarında yardımcı olma gerekliliğini yinelemişlerdir" denildi.

Türkiye, Rusya ve İran liderlerinin zirvede imza attığı ortak açıklamada, IŞİD, Nusra Cephesi ve El Kaide veya IŞİD'le bağlantılı tüm diğer bireyler, gruplar, teşebbüsler ve oluşumların ortadan kaldırılması için birlikte çalışmaya devam edileceğine dikkat çekildi.

Açıklamada, "(Liderler) Terörle mücadelede, yukarıda belirtilen terör örgütlerinin ateşkes rejimine katılmış ve katılacak olan silahlı muhalif gruplardan ayrıştırılmasının sivil zayiatın önlenmesi bakımından büyük önem arz ettiğinin altını çizmişlerdir" ifadesine yer verildi.

Suriye'de ablukadaki bölgelerin de ele alındığı zirvenin ortak açıklamasında, "(Liderler) Doğu Guta, Yermük, Fua ve Kefraya, İdlib ili, Hama ilinin kuzeyi, Rukban ve Rakka dahil olmak üzere tüm Suriye'deki vahim insani duruma tepki olarak alınan 2401 sayılı BM Güvenlik Konseyi Kararını memnuniyetle karşılamışlar, çatışan taraflara, ateşkes ihlallerinden kaçınma da dahil olmak üzere, söz konusu kararın hükümlerine uymaları konusunda güçlü çağrıda bulunmuşlardır" denildi.

Gerginliği azaltma bölgelerinde sivillerin korunması ve bu bölgelere hızlı, güvenli ve kesintisiz insani erişim sağlanmasını kolaylaştırma çabalarına hız verme konusuna da değinildiği ifade edilen açıklamada, gerginliği azaltma bölgelerinin geçici nitelikte olduğu bir kez daha vurgulandı.

Açıklamada, şu ifadeler kaydedildi: "(Liderler) İlave insani yardım göndermek, insani mayın temizliği faaliyetlerini kolaylaştırmak, sosyal ve ekonomik tesisler de dahil olmak üzere temel altyapı unsurlarını eski haline getirmek ve tarihi mirası korumak suretiyle Suriye'ye yapılan yardımı artırmaları için başta BM ve insani ajansları olmak üzere uluslararası topluma güçlü çağrıda bulunmuşlardır."

Ortak açıklamada, Astana'daki son toplantıda ilk kez bir araya gelen alıkonulanların ya da kaçırılanların serbest bırakılması, cenazelerin teslimi ve kayıp şahısların tespiti çalışma grubunun faaliyetlerinin memnuniyetle karşılandığı da belirtildi.

3 liderin ortak beyanında, Ruhani'nin daveti üzerine bir sonraki toplantıların İran'da yapılacağı da paylaşıldı.

12) ABD birlikleri Suriye’deki çekilecek mi? -05.04.2018

Ulusal İstihbarat Direktörü Dan Coats, Salı günü yapılan ulusal güvenlik toplantısında Suriye’deki Amerikan birliklerinin durumu konusunda karara varıldığını açıkladı. Coats, kararın içeriğini açıklamadı.

Başkan Donald Trump, dün Amerikan askerlerini Suriye’den çekmeyi çok ciddi biçimde değerlendirdiğini ve yakında bu konuda bir karara varacağını açıklamıştı.

Trump, Baltık ülkeleri liderleriyle Beyaz Saray’da düzenlediği ortak basın toplantısında bir soru üzerine, Suriye’deki ana misyonlarının IŞİD’i yok etmek olduğuna dikkati çekerek, “Bu misyonu da hemen hemen tamamlamış durumdayız” dedi. Başkan Trump, hem kendi içlerinde hem de müttefiklerle koordinasyon ve istişare halinde bu konuda çok hızlı biçimde bir karar vereceklerini belirtti.

IŞİD’e karşı “muazzam” bir askeri başarı sağladıklarını ifade eden Başkan Trump özetle şu mesajları verdi: ​

“(Suriye’den) Çıkmak istiyorum. Askerlerimi eve getirmek istiyorum. Ülkemizin yeniden inşasına başlamak istiyorum. Son 17 yılda Ortadoğu’da 7 trilyon dolar harcadık, karşılığında hiçbir şey elde edemedik. Yıkım ve ölümden başka hiçbir şey olmadı. Korkunç bir şey bu. ‘Petrolü koruyun’ dedim, ama koruyamadık, kimin eline geçti? Büyük kısmı IŞİD’in eline geçti ve IŞİD bunu kampanyalarını finanse etmede kullandı. Petrolü kaptırmamalıydık. IŞİD’e karşı çok başarılıydık. Askeri olarak herkese karşı başarılı oluruz. Ama bazen artık eve dönme zamanıdır. Bunu çok ciddi şekilde değerlendiriyoruz”

Başkan Trump, Amerika’nın Suriye’ye müdahalesinin çok bedele mal olduğunu ve ABD’den çok diğer ülkelere fayda sağladığını savundu. Trump ayrıca, "Suudi Arabistan bizim kararımıza çok ilgi gösteriyor ve dedim ki, bizim kalmamızı istiyorsanız, o zaman belki bedelini ödemeniz (masrafını üstlenmeniz) gerekiyor" ifadesini kullandı.

Başkan ilk kez geçen hafta Ohio’da yaptığı bir konuşmada Suriye’deki askerlerin çekilmesi konusunu gündeme getirmişti.

Başkan Donald Trump’ın Suriye’den Amerikan askerlerini çok yakında çekmek istediği şeklindeki açıklamalarına rağmen, dün Dışişleri ve Pentagon’daki üst düzey yetkililerden bu konuda daha temkinli açıklamalar gelmişti.

ABD’nin IŞİD’le Mücadele Koalisyonu Özel Temsilcisi Brett McGurk, Amerika’nın Suriye’de IŞİD’e karşı savaşının henüz bitmediği uyarısında bulundu. McGurk, “Bu misyonu tamamlayacağız” dedi.

Washington’da ABD Barış Enstitüsü adlı düşünce kuruluşunun toplantısında konuşan McGurk, “IŞİD’le savaşmak için Suriye’deyiz. Misyonumuz bu ve misyonumuz bitmedi. Bu misyonu tamamlayacağız” diye konuştu.

ABD’nin Suriye’de IŞİD’e karşı savaşan 2 bin civarında askeri bulunuyor.

Aynı toplantıda söz alan ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Joseph Votel de, IŞİD’in elindeki toprakların yüzde 90’ından fazlasının Amerika’nın desteklediği güçler tarafından geri alındığını belirtti. Ancak Votel, IŞİD’den kaynaklı tehdit azalmış olsa da henüz” ortadan kalkmadığını” kaydetti.

13) Abdüllatif Şener: Gül’ün adaylığı Erdoğan’a yarar -05.04.2018

Türkiye’de rejimin giderek BAAS modeline evrildiğini söyleyen Abdüllatif Şener, muhalefetin 2019’da Erdoğan’a karşı kazanmak için doğru ismi aday göstermesi ve yerel seçimde başarılı olması gerektiğini söyledi.

AKP kurucusu ve eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener’in ismi son dönemde, 2019 seçimlerine yönelik senaryolarda sıkça yer alıyor. Geçen ay CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesi ve geçen pazar yapılan İYİ Parti kongresinde “en çok alkış alan konuk” olması ile bir kez daha gündeme gelen Abdüllatif Şener, belediye başkanlığı ve cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda “açık kapı” bıraktı. Şimdiye kadar adaylık konusunda hiçbir partiyle görüşmediğini belirten Şener, “Ancak karar vericiler kendilerinin yol haritasıyla ilgili bir zeminde gerekli olduğuma inanırlarsa durumu değerlendiririm” dedi. Şener’in, muhalefetin 2019 seçim stratejisi, adaylık iddiaları ve gündeme ilişkin Cumhuriyet’in sorularına verdiği yanıtlar ana başlıklarıyla şöyle:

Rejim değişti, BAAS’a evriliyor

16 Nisan referandumu ile birlikte Türkiye’nin rejimi değişmiştir. Artık demokratik rejim değildir. Artık uluslararası değerlendirmelere göre, Türkiye diğer Ortadoğu rejimlerine benzer bir rejime dönüşmüştür. BAAS rejimine diyeyim. Buna doğru evrilmektedir, ama bu süreç tamamlanmamıştır. Nedeni de 16 Nisan referandumuyla kabul edilen anayasanın maddelerinin bir kısmı hemen yürürlüğe girmiştir ama bir kısmı ise ilk seçimden sonra yürürlüğe girecektir. Önümüzdeki ilk seçimleri eğer Erdoğan kazanırsa, Türkiye’deki rejim artık Ortadoğu’da görmeye alıştığımız rejimlerden biri olacaktır. Referandumda kabul edilen sistem tam bir ucubedir. Yani başkanlık desen değil, parlamenter demokrasi deseniz, o değil. Böyle bir ucube rejimi Türkiye hak etmiyor, düzeltilmesi lazım. O bakımdan önümüzdeki seçimler önemli. Muhalefet adayı kazandığında, restorasyon zaman alsa da belli bir rahatlamayı hemen o seçimin ertesinde iklim olarak elde edebileceğiz.

Muhalefetin aday profili

3 şeyin önemli olduğunu düşünüyorum. Birincisi “seçim güvenliği”dir. Mutlaka muhalefet seçim güvenliğini sağlamak zorundadır. İkincisi cumhurbaşkanlığı seçiminden önce Erdoğan’ın seçimleri kaybedeceğine dair muhalefetin güçlü bir rüzgârı estirmesi lazım. Bu rüzgârı estirecek. Seçim güvenliğini de test edecek en uygun zemin, belediye başkanlığı seçimleridir. İstanbul’u, Ankara’yı, İzmir’i hele Akdeniz’i, büyük kentleri silip süpürecek bir muhalefet ortaya çıkarsa, Erdoğan’ın kaybedeceğine dair inanç pekiştirilmiş olur, bütün seçmenler nezdinde böyle bir algı oluşur ki bu son derece önemlidir. Üçüncüsü de “doğru aday”dır. Ben “doğru aday” dediğimde, (gülerek) “kendini mi kastediyorsun” diyorlar. Hayır. Zaten ilk turda her partinin kendi adayını çıkarmasının doğru olduğunu düşünüyorum. İlk turda ittifakın adayı diye ortaya çıkmanın doğru olduğunu düşünmüyorum. Ama şu önemli, ilk turda her partinin adayı olsa bile, ikinci tura çıkan adayın mutlak surette, CHP’nin, İYİ partinin, SP’nin, HDP’nin oylarını ful alabilecek, SP ve HDP’nin AKP’deki “emanet oylarını” da ful alabilecek bir adayın olması lazım. Bu 3 koşul uygulandığında, ciddi bir hata yapılmazsa, Sayın Erdoğan seçimi kaybeder.

Cumhurbaşkanlığına açık kapı

Şu ana kadar hiçbir partiyle herhangi bir adaylık nedeniyle bir görüşmem olmadı. Onun için bu olumsuz yapının değişmesi için çaba harcıyorum. Bu söylediklerim de hep siyasetçilere yön vermek açısındandır. Çünkü önümüzde daha 1.5 yıl var. Bu sözleri şimdiden söyleyeceğiz. Çünkü birisi “kral çıplak” demediği zaman kimse bunu söylemeye cesaret edemiyor. Tek başımıza kalsak da doğruyu söyleyeceğiz. Bireysel anlamda siyasetten bir beklentim var mı? Doğrusu bu saatten sonra milletvekili olmayı düşünmüyorum. Ama önümüzdeki diğer kombinezonlarla (belediye başkanlığı, cumhurbaşkanlığı) ilgili olarak, karar vericiler kendilerinin yol haritasıyla ilgili bir zeminde gerekli olduğuma inanırlarsa, durumu değerlendiririm.

Kılıçdaroğlu ile görüşme

Bu konuda Sayın Kılıçdaroğlu da açıklama yaptı, ben de yaptım. Ben diğer bütün partilerle de görüşüyorum. SP, İYİ Parti, hatta HDP’li bazı yetkililerle de görüşüyorum. Kılıçdaroğlu ile bu tek görüşmem de değildir. Daha önce de birkaç kere başbaşa görüştüm. Fakat öyle somut adaylık falan konuşmadık. Türkiye’nin içinde bulunduğu durumla ilgili, siyasetle ilgili, önemli, yapılması gerekenler konusunda görüşlerimi söyledim, onun etrafında sohbet ettik, hepsi bu kadar. (Teklif gelirse sorusu üzerine) Geldiği zaman basındaki, siyasetteki dostlarla da tartışır, ne gerekliyse ona göre bir değerlendirme yaparız.

SP’nin rolü

Bu süreçte Saadet Partisi’nin önemli olduğunu düşünüyorum. AKP’ye destek veren Kürt seçmeninin nasıl rol oynadığını söylemiştim. AKP’de, SP’nin çok sayıda emanet seçmeni var. Barajı aşma şansı olmadığı için o emanet seçmen halen AKP’nin içinde. Ve bir alternatif oluştuğu taktirde SP, Erdoğan’daki emanet oylarını alabilecek durumundadır. İddialı bir çıkış yaptığında SP’nin oyu hem de sadece AKP’deki oylardan azaltmak suretiyle en az 5-6 puan oyu olduğunu da düşüyorum. SP’nin bu konumu Erdoğan’ı sarsabilecek en önemli etkenlerden biridir.

Gül SP’nin adayı olacak mı?

Basın meraklı Gül’ü sordular. Temel Bey, sorulunca bir şey söylemek durumunda kalıyor o da cevap veriyor. Verdiği cevabın özünde, “adayımız Gül’dür” demiyor. Ama “acaba yakınlık duyuyor mu?” diye sorgulamaya yöneliyor basın. Ama böyle bir durum yok. Benim gördüğüm, edindiğim, samimi olarak görüştük (Karamollaoğlu’yla) böyle bir aday belirlemiş değiller. Ama Temel Bey dikkat ederseniz herkesle görüşüyor. Benimle de, Gül’le de görüşüyor. Hatta Erdoğan’la, Meral Akşener’le de, Kılıçdaroğlu ile de görüşüyor. Sorumlu siyaset böyle bir şey zaten.

İkinci tura kalamaz

Abdullah Gül aday olursa ikinci tura kalma ihtimali yoktur. Çünkü, CHP tabanı oy vermiyor, vermeyeceğini de net olarak açıklıyor. Yılmaz Özdil bile diyor ki, Gül -Erdoğan başbaşa kalırsa Erdoğan’a oy veririm diyor. Bu biraz, Cumhurbaşkanlığı dönemindeki olumsuz tutumundan kaynaklanıyor. Twitter’ın engellenmesi kanununu onayladı, arkasından yasak gelince yurtdışı üzerinden tweet’ler attı. Direneceği konularda hiç direnmedi. Daha doğrusu Erdoğan, ne gönderdiyse onayladı. Bu CHP seçmenindeki Gül algısını bozmuştur. Ve tabanını da biraz tanıdığımı düşünüyorum ama olumlu bakan bir CHP’liye rastlamadım.

Erdoğan’ın çizdiği sınırlar

Türkiye’de siyasetin paradigmasını Erdoğan çiziyor. Öyle bir çerçeve çiziyor ki, o sınırların dışına taşmak doğruyu inkâr etmek anlamına veya doğrudan sapmak anlamına geliyor. Bunun en tipik örneği HDP’ye bakış tarzıdır. HDP’nin “sakıncalı” algılanması doğrudan Erdoğan’ın tuzağıdır, bu tuzağa düşmemek lazım. Hesabı yapın. HDP’nin yüzde 10 oyu var, bu oyları gözden çıkaran bir muhalefetin Erdoğan karşısında şansı olamaz. Üstelik kritik bir şey var. HDP’deki Kürt oylarından çok AKP içindeki Kürt oylarıdır seçimin kaderini belirleyecek olan. Bu oylar Erdoğan’ın da muhalefetin de kaderini belirlecektir. AKP’de en az yüzde 7 Kürt seçmeni oyu var. Şu anda Türkiye’deki en mutsuz seçmen AKP’ye oy veren Kürt seçmendir. Ve önümüzdeki 3 seçimin kaderini de bu AKP’deki mutsuz Kürt seçmen belirleyecektir. Tek tek saymayayım ama MHP ile ortaklık, bölgedeki operasyonlar, Afrin bu mutsuzluğun nedenleri. En son Erdoğan bozkurt işareti yaptığında büyük bir ayrışma ortaya çıkmıştır. Söylediğim bu olumsuzluklar halen partideki Kürt seçmenin ne olursa olsun oradan kopup başka yere gideceği anlamına gelmiyor. Çünkü bu konularda bütün partiler aynı kırılganlığı sürdürecek çizgi izlemişlerdir. Bugün HDP’ye, yarın başkasına: Erdoğan ayrıca, karşı cephede ittifak oluşmasın diye sürekli muhafazakâr seçmene hitap eden muhalefet partilerini, CHP’ye yaklaşmaktan alıkoymaya çalışıyor. Bu da o partiler açısından örmüş olduğu bir sınır haline geliyor. Soruyorsunuz kimle ittifak yapmak istiyorsunuz diye, bakıyorum CHP ve HDP’yi telaffuz etmekten çekiniyorlar, bir bakıyorsunuz CHP bile, HDP’yi telaffuz etmekten çekiniyor. E sizin siyaset alanınızı Erdoğan belirledikten sonra nasıl sonuç alacaksınız? O bilerek bunu yapıyor zaten. Çünkü bugün HDP, yarın CHP, öbür gün İYİ Parti, SP... Diktatörlüğe giden rejimde güç sahiplerinin inisiyatifine bıraktığınızda, HDP’nin yaşadığını diğerleri de yaşar.

GO BÎDE / >
https://www.youtube.com/watch?v=oURdiMgLEFU&feature=youtu.be

Kurdistana Bakur
http://www.kurdistana-bakur.com/index.php

-

.

…

FOTO / KAYNAK: ŞENGÜL ÖZER'DEN

VARTO / GIMGIM DEYİP GEÇMEYİN (GÜZEL GIMGIM'IM)

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN


01) -05.04.2018

02) -05.04.2018

AFRİN - VİDEO / https://www.youtube.com/watch?v=fWynQmT0wUk
https://www.youtube.com/watch?v=6oJwuVLKjAM
OSMAN ÖCALAN. VIDEO / https://www.youtube.com/watch?v=FCsYHbREbTs
Erzurum Müftüsü Afrin İçin istifa etti / https://www.youtube.com/watch?v=uc1hOeR1bqI
Am 30.01.2018 veröffentlicht

LOGO / https://www.artigercek.com/guncel ************************************************

İbrahim Güçlü
Kurdistana Bakur, Siyasi İnternet Gazetesi www.kurdistana-bakur.de Sılav dest’ tê te sağ. Kiracıya Ev Müjdesi Peşinatsız 417 TL Taksit ve 240 Aya Kadar Faizsiz Taksit İmkanı Birevim'de 312, 500, 1.000, 2.000, 3.000 TL. Faizsiz TEL: 444 23 53 TÜRKİYE'DE EV ALMANIN YENİ YOLU

Ek.Tarihi Fri Apr 06, 2018 5:34 pm Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Siyaset
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Siyaset:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution