Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   ZÜLKÜF KURT:Kriz değil, çöküş var   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Ibrahim Güclü:Li Kurdistanê Roja Şayiyê; Roja Şînê û Reş Û Tarî…   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Ibrahim Güclü:HUDA-PAR, KONGREYA WÊ YA 3-EMÎN   Îbrahîm Güçlü:PDKê Ji Bona Temsîlkarê Şoreşa Milî ya Siyasî Ye: Bû Yekemîn / B.   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Günün en çok okunan haberi:

ZÜLKÜF KURT:Kriz değil, çöküş var

 
Medya


01)Netanyahu'dan Erdoğan'a Gazze yanıtı-02.04.2018
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu İsrail askerlerinin Gazze sınırında eylem yapan 15 Filistinli'yi öldürmesine tepki gösteren ve Tel Avivi’i kınayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yanıt verdi.

Netanyahu "Dünyanın en ahlaklı ordusu yıllardır sivilleri ayrım gözetmeyen birinden ahlak dersi almayacak" ifadelerini kullandı.

.

'ÖYLE GÖZÜKÜYOR Kİ 1 NİSAN'I ANKARA'DA BÖYLE KUTLUYORLAR'

.

İsrail Başbakanı mesajında "Dünyanın en ahlaklı ordusu, yıllardır sivilleri ayrım gözetmeden bombalayan birinden ahlak dersi almayacak. Öyle gözüküyor ki 1 Nisan'ı Ankara'da böyle kutluyorlar" dedi.

.

Netanyahu, Erdoğan'a yönelik açıklamalarını Twitter'dan yaptı.

02) Suriye ordusu: Doğu Guta’da tam kontrol sağlandı-.02) 02.04.2018

Suriye ordusundan yapılan açıklamada Doğu Guta’nın tüm kent ve beldelerinin kurtarıldığı ilan edildi. Duma'daki operasyon ise sürüyor.

Suriye resmi haber ajansı SANA, Ordu ve Silahlı Kuvvetler Genel Komutanlığı’nın açıklamasını yayınladı. Açıklamada Suriye ordusu, Şam kırsalı Doğu Guta’nın tüm kent ve beldelerinin terörden kurtarıldığını ilan etti.

Suriye ordusunun açıklamasında “Müttefik kuvvetlerle, ordumuzun her kademesinde yüksek işbirliği halinde, silahlı kuvvetlerimizin titizlikle planladığı çatışmaların ve operasyonların ardından, Şam kırsalındaki Doğu Guta bölgesindeki tüm kentlerde ve kasabalarda kontrol sağlandı" denildi. "Operasyonlarda aralarında bariz tehlikeli isimlerin bulunduğu yüzlerce teröristin öldürüldüğünü" belirten Suriye ordusu muhaliflere ait komutanlık, karargah, siper ve ekipmanlarının da imha edildiğini kaydetti.

Açıklamada Duma’nın tamamen temizlenmesi için de operasyonların sürdüğü de kaydedildi.

Suriye ordusu ayrıca canlı kalkan olarak kullanılan on binlerce sivilin insani yardım koridoru üzerinden tahliye edildiğini ve sivillerin gereksinimlerinin karşılandığını da duyurdu.

RUSYA: FAYLAK EL RAHMAN MİLİTANLARI TAHLİYE EDİLDİ

Doğu Guta'daki operasyonlarla ilgili Rusya'dan da bir açıklama geldi. Rusya Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Rusya'nın Suriye'deki Ateşkesi İzleme Merkezi ve Rus askeri polis birlikleri, Feylak el Rahman militanlarının Doğu Guta'dan tahliyesine yönelik 8 günlük operasyonu başarıyla tamamladı" denildi.

Rusya Savunma Bakanlığı, insani molaların uygulanmaya başladığı tarihten bu yana yapılan tahliyelerle ilgili rakamları da açıkladı.

Buna göre insani molalar boyunca 41 bin'den fazla militan ve aile bireyleri de dahil 153 bin 140 kişi Doğu Guta'yı terk etti.

03) ‘Kürt karşıtlığı’na dayalı siyaset tedaviye muhtaç bir hastalıktır-.03) 02.04.2018
Mustafa Özçelik

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ve bir bütün olarak Türk Devleti’nde, gerçekleşebilirliği tartışma konusu olsa da NATO, ABD ve Avrupa’dan giderek uzaklaşma eğilimi gözlenmektedir.

15 Temmuz askeri darbe girişimiyle birlikte, birileri ABD, Almanya ve diğer bazı ülkelerin kendisini ortadan kaldırmak için uğraştıkları konusunda Erdoğan’ı ikna etmiş görünüyor. MİT ve Türk Genel Kurmayı da ‘’ABD, İsrail ve diğer bazı ülkelerin Rojava’da Kürtlere siyasi bir statü oluşturmaya, Güney Kürdistan’da da bağımsız bir devlet kurarak Türkiye’nin etrafını sarıp içten çökertmeye çalışıtığı’’ konusunda Erdoğan’ı ikna etmiş gibi. ABD ve Almanyaya’ya, Rojava ve Güney Kürdistan’a karşı izlenen yeni siyasette bu bakış açısının büyük etkisi vardır.

Erdoğan’ın kişisel iktidarını koruma kaygısı ile Türkiye’nin ‘’bekaası’’nın ancak ‘’Tek Şef’’ yönetimi ile sağlanabileceği konusunda oluşan ortak kanı, ‘’Türk tipi başkanlık sistemi’’nin ve bugün izlenen ‘’Kürt karşıtı’’ siyasetin en temel nedenlerinden birini oluşturmaktadır.

Oysa ki büyük resmi daha farklı okumak da mümkün.

Güney Kürdistan’da bağımsızlığı destekleyen, Rojava Kürdistan’ında Kürtlerin bir siyasi statü elde etmeleri için her türlü desteği sunan, Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da kısa, orta ve uzun vadeli siyasal çözüm programlarıyla Kürt ve Kürdistan sorununun adil, demokratik, eşitlik temelinde çözümüne zemin hazırlayan bir siyaset en doğru, gerçekçi ve yol açıcı çözümdür.

Bütün varlığıyla çözümsüzlük, şiddet ve Kürt karşıtlığında direten Erdoğan için hala geç değildir. Partisindeki desteği de büyük oranda yitirmiş olan Devlet Bahçeli’nin ırkçı, faşist, saldırgan siyasetiyle değil; özgürlüğü, demokrasiyi, adaleti, eşitliği, çağdaş dünyanın değerlerini esas alan bir siyaset ile, Kürdistan sorununun çözümüne de Türkiye’deki sorunların çözümüne de kapı aralanabilir.

94 Yıldır bıkmadan, usanmadan defalarca tekrarlanan, şiddet, savaş, katliam, ölüm, yıkım, sürgün, hapis, işkence, asimilasyon, inkar, OHAL, darbe siyasetinden vazgeçilerek; eşit iki milletin ortaklığına dayalı federal, demokratik adil bir çözüme evet demek, kalıcı barış ve çözümün en temel adımıdır.

Bugün izlenen ‘’Kürt anasını görmesin’’ siyasetinin hafızalardaki en canlı faili Saddam Hüseyin’dir.

Kürtleri Enfal, Halepçe soykırımlarıyla, hapis, işkence, köy yakma ve yıkmalar ile yok etmeye , ablukalarla aç bırakmaya çalışan Saddam Hüseyin’in hikayesinin nasıl bir sahneyle son bulduğunu yaşayarak gördük.

Bütün bu vahşete rağmen Saddam Hüseyin’e boyun eğmeyen Kürdistan halkını, meşru, demokratik %93’lük bağımsızlık iradesinden dolayı tehdit eden, açlıkla terbiye edeceğini sanan, ‘’bir gece ansızın gelebiliriz’’ diyenleri akl-ı selime davet etmekten başka söylenecek bir şey yoktur. Bu tehditleri savuranlar ya hafızasını, aklını, vicdanını yitirmiştir ya da sonu hüsran olacak büyük bir maceraya sürüklenmektedirler.

Nasıl ki, bağımsızlık referandumu bir blöf değildiyse, kaçınılmaz olan bağımsızlık ilanı da bir blöf değildir. Türk Devlet yöneticilerinin öncelikle bu gerçekliği anlamaları, kabullenmeleri gerekir. Tüm insani değer ve ilişkileri yok sayan tehdit ve söylemler, gelecekte Güney Kürdistan ile iyi bir komşu olma ihtimalini bile ortadan kaldırmaktadır. Güney ve Rojava Kürdistanı’na yönelik her saldırı, hakaret ve tehdit, Türkiye ve Kuzey Kürdistan’daki 25 Milyonu aşkın Kürt’e yapılmış saldırı, hakaret ve tehdit anlamına gelecektir; gönüllerde ve hafızalarda derin yaralar bırakacaktır.

Özgürlük ve bağımsızlık Kürt milletinin en temel hakkıdır. Bu uğurda hiçbir Kürt ve Kürdistanlı kendi canını, Şeyh Said’in, Cıbranlı Halit Bey’in, Seyid Rıza’nın, Qazi Muhammed’in, Molla Mustafa Barzani’nin, yüzbinlerce Kürdistan şehidinin canından daha değerli görmez.

Her şeye rağmen Kürtleri, ölüm tehditi ve açlıkla meşru taleplerinden vazgeçireceğini sananlara söylenecek son söz şudur: Sizin gibi binlerce devlet yöneticisi bu nafile saplantılar ile geldi-geçti; onlar şimdi neredeler, Kürt milleti nerede?

Kürtleri tehditle, açlıkla ''İslah'' etmeye çalışanlar, tarihten ders çıkaramayanlardır.

‘’Kürt karşıtlığı’’na dayalı siyasetin tedaviye muhtaç bir hastalık olduğu da tartışılmaz bir gerçekliktir.

Demokratik, Federal Bağımsız Kürdistan Cumhuriyeti kaçınılmazdır

‘’Irak’’ adında bir devletin ortada kalmadığı açık. Ve zaten ‘’Eceli gelen keçinin, çobanın ekmeğini yemesi’’ misali, Bağdat, ‘’Referandum sonuçları iptal edilmeden Hewler ile hiçbir diyalog olmayacaktır’’ diyerek, aslında Kürtlere ‘’Daha erken bağımsızlığınızı ilan edin’’ demektedir.

İran zaten referandumun olmaması için elinden geleni yaptı; şimdi de bağımsızlığın ilan edilmemesi için her türlü senaryoyu uygulamaya koymaya çalışıyor. Trump’ın müstakbel hedefi İran’ın Güney Kürdistan’daki tüm ‘’iç kışkıtma’’ ve bölme girişimlerine rağmen nafile bir çaba içinde olduğunu, hüsrana uğradığını söyleyebiliriz. İran, kaybetmeye başlamıştır.

Peki, Türk Devleti’ne ne oluyor? 2008’den bu yana iyi bir ilişki geliştirdiği Güney Kürdistan’ın bağımsızlık ilanından hiçbir şekilde geri adım atmayacağı ayan beyan ortada iken, bu saldırı, bu tehdit, bu kabul edilemez uslup da neyin nesi ? 2008’den bu yana izlenen siyasetin her iki tarafın da çıkarına olduğu açık değil midir? Bunu daha da geliştirmek varken; bu saldırgan siyaset de ne oluyor?

Türkiye, Güney Kürdistan’a uçuşları durdurabilir, tüm gümrük kapılarını kapatabilir, ekonomik ambargo uygulayabilir, tüm diplomatik ilişkileri kesebilir. Ne var ki bu tutumla kimse aç kalmaz, kimse Türkiye’ye avuç açmaz, referandumu iptal etmez. Türkiye’nin herhalde böylesi bir beklentisi yoktur. Bu tutum, Güney Kürdistan’ın gelişimine ve insanların yaşamına vurulmuş bir hançerden öte bir anlam taşımayacaktır. Türkiye’nin askeri saldırı gibi akıl dışı bir hareketi zaten hiç düşünmemesi lazım. Evet bütün bu yapılanları, yapılmak istenenleri her halde düşmanca bir tutum olarak tanımlamak abartı olmayacaktır.

Petrol boru hatlarının vanalarını kapatarak, Rusya’nın Kürdistan Hükümeti ile imzalamış olduğu milyarlarca dolarlık petrol ve doğal gaz anlaşmalarını yok sayacak, bu anlaşmalara zarar verecek herhangi bir devletin, kendisine kesilecek çok boyutlu faturalara da hazır olması lazım. Buna yeltenen herhangi bir devletin, dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan da olacağını söylemek için kahin olmaya gerek yoktur.

İsrail’i ilk tanıyan ve bugün de ciddi ilişkiler içinde olan bir devlet olarak Türkiye’nin Güney Kürdistan’ı ‘’İkinci İsrail’’ olmakla itham etmesi de trajikomik bir yaklaşımdan başka bir şey değildir. Birileri böyle diyor diye, Kürtlerin komplekse kapılarak İsrial’e düşman olacaklarını beklemek, art niyetli, beyhude bir plandan başka bir şey değildir.

Türkiye, NATO’ya ve ABD’ye sırtını dönüp, İran ve Rusya ile yeni ilişkiler geliştirmekle, ‘’Kürt karşıtı siyasette’’ kendisine destek sağlayacağını düşünüyorsa, büyük bir yanılgı içinde olduğunu bizzat çıkmaz sokağa sürüklenerek yaşayacaktır. SADABAD, CENTO gibi ittifakların da artık ‘’bu topraklarda’’ eskisi gibi yeşeremeyeceği gerçeğini Türkiye çok geçmeden anlayacaktır. Kürtlerin artık ‘’dağlardan başka da dostları’’ vardır. Ve üstelik ne dünya eski dünyadır, ne de Kürtler eski Kürtler.

Türk Devleti’ne çağrımdır: Gerçekleri göremiyorsanız, basiretiniz bağlanmışsa, bu rüyadan uyanın; bilerek yapıyorsanız, yazıktır, nafiledir; bu saplantınız için yeni ölümlere, yıkımlara yol açmayın. Ölüm ve açlıkla yok olmadı, yok olmayacaktır Kürt milleti, Kürdistan halkı.

Güney Kürdistan’da bağımsızlığın kaçınılmaz olduğunu kabullenip, tüm denklemleri buna göre yeniden kurmak dışında atılacak her adım, çıkmaz sokakta patinaj yapmaktan öteye geçemeyecektir.

Söylemeye gerek yoktur ki Irak’ın, Türkiye’nin, İran’ın diyaloga kapalı, tehdit, hakaret ve saldırganlık içeren siyaset ve uygulamaları, Güney Kürdistan’da iç birliği güçlendirecek, dünyanın gerçekleri daha net görmesini sağlayacak; bağımsızlık ilanını daha da öne aldıracaktır.

Yeri gelmişken Konfederasyon konusundaki yanlış bir algıya da dikkat çekmek istiyorum. Konfederasyonun, sanki mevcut durumu biraz daha iyileştiren bir üst adım olduğu algısı mevcut. Oysa ki bu yanlıştır. Konfederasyon, iki ya da daha fazla bağımsız devletin, istedikleri zaman ortaklığa son verme haklarının olduğu gönüllü bir sözleşmedir. Yani Konfederasyon, ancak Irak Devleti, Güney Kürdistan'ı bağımsız bir devlet olarak kabul ettiğinde gündeme gelebilecek gönüllü bir ortaklık sözleşmesidir. Konfederasyon için önce bağımsız Kürdistan Bağdat tarafından kabul edilmeli ve bu kabul edilse bile, Bağdat ile Konfederasyon için ya Kürdistan Parlamentosu’nun kararı ya da yeni bir referandum ile halktan onay alınması lazım.

Yaşanan tüm tartışma ve engellemelere rağmen, ok yaydan çıkmıştır: Orta-Doğu’da kalıcı barışın tesisi için yapılacak şey, tehdit değil; artık kurulacağı kesinleşen Demokratik, Federal Bağımsız Kürdistan Cumhuriyeti’ni şimdiden tebrik etmek ve iyi ilişkiler kurmak için dostane yaklaşım sergilemektir. Dünyadaki tüm Kürt ve Kürdistanlılar da, bundan sonraki her adımlarını, bu tarihi, kutlu gerçekliğe göre atmalıdırlar.

Büyük emeği olmasına rağmen, fedakar mücadele adamı, halkımızın değerli lideri Sayın Mam Celal Talabani ne yazık ki bağımsız Kürdistan’ı göremeyecek. Ama, O’nun kadar emeği olan , referandum ve bağımsızlığın mimarı Sayın Mesud Barzani, bağımsızlığın ilan edileceği günün ertesinde, tüm şehitlere hitaben ölümsüz liderler Molla Mustafa Barzani ve Mam Celal’in mezarlarının başında , sevinç gözyaşlarıyla onlara bu müjdeyi verecektir. O gün uzak değildir.
mustafaozcelik65@gmail.com

04) Erdoğan: 'Ey Netanyahu sen bir teröristsin'-.04) 02.04.2018

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, partisinin Adana 6. Olağan İl Kongresi’nde İsrail Başbakanı Netenyahu’yu terörist ilan etti.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Adana 6. Olağan İl Kongresinde konuştu.

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını eleştiren Erdoğan, Türkiye'nin Afrin harekâtını eleştiren İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'ya yönelik “Ey Netanyahu! Sen işgalcisin. İşgalci olarak o topraklarda bulunuyorsun. Sen bir teröristsin” ifadelerini kullandı.

Erdoğan şunları söyledi: ​

“İsrail'in Başbakanı muhatabım değil de, bir laf etmiş. Onların ordusu hiçbir zaman zulüm yapmamış. Bizim Afrin'de mazlumlara kalkıp da oralarda askerimizin zulmettiğini söylüyor.

Kalkmış, Afrin'de askerimizin mazlumlara zulmettiğini söylüyor. Ey Netanyahu, sen çok zayıfsın, çok garipsin. Bir defa kendine çeki düzen ver. Biz teröristlerle uğraşıyoruz ama senin derdin teröristler değil. Çünkü sen terör devletisin.

Senin dünyada doğru dürüst sevenin yok. Birleşmiş Milletler'de Kudüs ile ilgili attığın adım, aldığın cevap ortada. 'Benim nükleer silahım var' diye hava atma. Yeri geldiği zaman o nükleer silahlar da çalışmaz.”

.05) Tatlıses'ten Erdoğan'ın Yüzünü Güldüren Türkü: Münbiç'i Dolan da Gel 02.04.2018
https://foto.haberler.com/manset/2018/04/01/tatlises-ten-erdogan-i-gulduren-turku-munbic-i_10714493_954_z2.jpg

İbrahim Tatlıses'in sınır karakolunda söylediği türkünün "Baktın Afrin hoş değil, Münbiç'i dolan da gel" sözleri Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yüzünü güldürdü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ünlüler birlikte Hatay'daki Oğulpınar Sınır Karakolu'nu ziyaret etti.

Ziyaret sırasında ünlü türkücü İbrahim Tatlıses, söylediği türküyle Erdoğan'ın yüzünü güldü.

"MÜNBİÇ'İ DOLAN DA GEL"

İmparator, "Yaylalar" türküsünün sözlerini "Baktın Urfa hoş değil, dilo dilo yaylalar, Afrin'i dolan da gel! Baktın Afrin hoş değil, Münbiç'i dolan da gel dilo dilo yaylalar!" değiştirerek yeniden yorumladı.

TÜRKÜNÜN SÖZLERİ ERDOĞAN'IN YÜZÜNÜ GÜLDÜRDÜ

"Baktın Afrin hoş değil, Münbiç'i dolan da gel" sözleri ise Erdoğan'ın oldukça hoşuna gitti. Türküyü dinleyen ünlüler İmparator'a "dilo dilo" nakaratıyla eşlik etti

06)- KDP'den Anma Etkinliği.06) 02.04.2018

Kürt Demokratlar Platformu Batman İl Başkanlığı, parti kurucusu Sait Elçi'nin ölümünün 45. Yılında bir anma etkinliği düzenledi.

REKLAM Elçi ve arkadaşları anıldı

REKLAM Batmanda, Kürt Demokratlar Platformu (Platforma Demokratên Kurd) KDP kurucularından Sait Elçi ve arkadaşlarına yönelik bir anma etkinliği düzenlendi.

REKLAM Bir düğün salonunda gerçekleşen anma etkinliğine Genel Başkan Sertaç Bucak, parti yöneticileri ve çok sayıda dinleyici katıldı.

REKLAM Kuran-ı Kerim ve duaların okunmasıyla başlayan etkinlikte, PDKT kurucularından ve Sait Elçi'nin dava arkadaşlarından Derwéşé Sado, Siyasetçi İbrahim Güçlü, Siyasetçi ve araştırmacı Mehmet Konuk birer konuşma yaptılar.

"BIRAKUJİ İSTEMİYORUZ"

Sait Elçi, M. Latif Savaş ve Muhammed Bege'nin öldürülmelerinin 45. yılı nedeniyle düzenlenen etkinlikte söz alan Genel Başkan Sertaç Bucak, KDP olarak kesinlikle Kürtlerin birlikteliğinden yana olduğunu belirtti.

REKLAM ads by AdMatic KDP'nin tarihsel süreci ve Kürtlerin konumu ile mücadelesi hakkında konuşma yapan Bucak "Bizler kardeşkanının dökülmesine, dünyada hiç kimse ile savaşı istemediğimiz gibi özelde de Kürtler arasındaki ayrışım ve kavgadan yana değiliz" dedi.

-.07) Siyasetçi ve Yazarlardan Terör Örgütüne Tepki - Siyasetçi İbrahim Güçlü -02.04.2018

Güneydoğulu siyasetçi ve yazarlar, terör örgütü PKK'nın hain saldırılarına tepki göstererek vatandaşları teröre karşı durmaya davet etti.

Güneydoğulu siyasetçi ve yazarlar, terör örgütü PKK'nın hain saldırılarına tepki göstererek vatandaşları teröre karşı durmaya davet etti.

Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) kurucularından Güçlü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, PKK terör örgütünün Kürtlerin hak ve özgürlüklerini kullanarak vesayeti altında bulunduğu devletlerin çıkarlarını savunduğunu söyledi.

Bölgedeki Kürt kökenli vatandaşların, PKK'nın kurulduğu günden bu yana Suriye, İran, Irak, Rusya, Ermenistan ve başka devletlerin çıkarlarına göre hareket ettiğini görmesi gerektiğini vurgulayan Güçlü, son aylarda yaşananların da bunun somut göstergesi olduğunu dile getirdi.

HDP'nin 7 Haziran'daki seçimde Fetullahçı Terör Örgütü'nce (FETÖ) AK Parti'nin iktidardan düşmesi için "truva atı" olarak kullanıldığını aktaran Güçlü, bu başarılamayınca devreye sokulan terör örgütü PKK'nın şehirlere çukur kazarak, 15 Temmuz'daki darbe girişimine zemin hazırlamak amacıyla vekalet savaşı yürüttüğüne işaret etti.

"Hak mücadelesinde terörün meşruiyeti yoktur"

İbrahim Güçlü, terör örgütünün Kürtlerin çıkarları için savaşmadığını, meşru mücadele yöntemlerini kullanmadığını ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu:

REKLAM ads by AdMatic "Hak mücadelesinde terörün meşruiyeti yoktur. PKK, terörün dışında herhangi bir yöntemi kullanmıyor. Bu yöntemi sadece askere ve polise kullanmıyor. AK Parti 2002 yılında kuruldu oysa PKK bölgede 1976'dan beri olağanüstü hal durumu yaratmaktadır. Siverek'te bin kişiden fazla insanı öldürdüklerinde, Adalet Partisi Milletvekili Mehmet Celal Bucak'a suikast düzenledikleri zaman AK Parti yoktu."

Terör örgütü PKK'nın hukuku çiğnediğini bildiren Güçlü, "Gelecekte Kürtlerle ilgili faşist bir diktatörlük rejimini oluşturuyor. İç savaşın koşullarını bunun için yapıyor. Bu zulmü Kürtlerin kabul etmesi olanaklı değildir." dedi.

Darbe girişiminin başarısız olmasında polisin, ordunun içindeki bir kesimin önemli bir rolü bulunduğunu fakat silahsız halk gücünün darbeyi engellediğini anımsatan Güçlü, Kürt kökenli vatandaşların da göstereceği tepkisel eylemlerle teröristlerin saldırılarına engel olabileceğini söyledi. Güçlü, şunları belirtti:

"Kürtlerin de sivil itaatsizlik eylemleri ile demokratik ve barışçıl yollarla PKK'nın saldırılarına engel olması gerekir. Bölgedeki AK Parti teşkilatları da diğer sivil toplum örgütleriyle beraber sivil itaatsizlik eylemlerine öncülük etmelidir. Halk, PKK'ya karşı ayaklanmalı, karşı durmalı sivil itaatsizlik göstermeli. PKK'yı fiilen engellemeye demokratik yolla çalışmalıdır. Haklarımızın ihlalinin önüne geçmek istiyoruz, geleceğimizi karartmak isteyen PKK'nın önüne geçmek istiyoruz.

Başka devletler adına burada tasarruf yapan, çocuğumuzu öldürenin, üniversite son sınıfa gelmiş çocukları dağa götüren, 12 yaşındaki çocuklara silah veren PKK'nın önüne geçmek istiyoruz. Bundan daha meşru daha insani bir şey olabilir mi ?"

"PKK, silahı bırakacaksın"

Terör örgütü PKK'nın bölgede demokratikleşmeyi ve sivilleşmeyi engellediğini, algılarıyla insanları tek boyutlu düşünme yönelttiğini belirten Güçlü, şunları aktardı:

"Çözüm Süreci'nde Kürtlerin meselesini PKK'yı muhatap alarak konuşmak yanlıştı, bir daha böyle bir yanlışa düşülmemesi gerekir. Kürtlerin ve Türklerin söyleyeceği bir tek şey var, 'PKK, silahı bırakacaksın.' İşte ortaya çıktı ki FETÖ'cülerle aynı sistemi kurmuşlar aynı yöntemle insanların hayatlarını karartmışlar. Aynı sistemle bütün bir Türkiye'nin önünü karatmaya çalışmışlar, biz buna nasıl müsaade edebiliriz?"

"Silahların tamamen susturulmasını istiyoruz"

Kürt siyasetçi Bayram Bozyel de PKK'nın kayıtsız şartsız silah bırakması gerektiğini vurguladı.

Çözüm Süreci'nden sonra başlayan çatışmalarda bölgedeki birçok kentin yıkıldığını ve insanların büyük mağduriyetler yaşadığını söyleyen Bozyel, "PKK'nın bu çatışmalı ortamı sonlandırmasını, barışçıl siyasal çözüm çabalarına fırsat vermesini istiyoruz." ifadesine yer verdi.

Hükümetin de çatışmalı süreci sonlandıracak bir diyalog kanalı oluşturmasını isteyen Bozyel, şöyle dedi:

"Türkiye'de toplumsal barış ve uzlaşıya ihtiyaç var. Darbe sonrası oluşan iklimin yeni bir anayasa ile taçlandırılmasını savunuyoruz. Şiddetin iyisi yoktur. Silahların tamamen susturulmasını istiyoruz. PKK güçlerini Türkiye'den çeksin. Kürtlerin elinde önemli imkanlar var. Parlamentoda milletvekilleri var, belediyeler var, basın var. Bunları kullanmak daha gerçekçidir."

"PKK bir Kürt hareketi, HDP'de bir Kürt siyaseti değildir"

Yazar Yavuz Delal, terör örgütleri DAEŞ, FETÖ ve PKK'nın kendilerine yüklenen misyon gereği İslam ümmetindeki otorite boşluğunun giderilmesini engelleyerek dünya siyasi güç dengesinde yer almamasını sağlamaya çalıştığını anlattı.

Batılı güçlerin Türkiye'nin Suriye'de güçlenmesini önlemek için PYD/PKK'yı devreye soktuğunu ifade eden Delal, "Kahir ekserisi Kürtlerden devşirilen PKK bir Kürt hareketi, HDP'de bir Kürt siyaseti değildir. PKK, Kürtlerin içinde oluşan patolojik bir vaka, habis urdur. Urun bünyeyi temsil etmediği gibi PKK'da Kürtleri temsil etmiyor. PKK ve HDP'nin çözüm sürecinde ortaya koyduğu performans da bunun en açık göstergesidir." diye konuştu.

"Bu duyarlılık artarak devam edecektir"

Siyasetçi Mehmet Emin Ekmen de FETÖ'nün darbe ortamını olgunlaştırmak için PKK'ya doğrudan veya dolaylı imkan sağladığını belirtti.

PKK'nın terör saldırılarını yoğunlaştırmasının iki nedeni olduğunu belirten Ekmen, şu açıklamada bulundu:

"İlki Suriye'de kendisine sunulan imkanların bedelini ödüyor. İkincisi Türkiye'de devleti kitlesel ölümlere yöneltecek tepkiler vermeye zorluyor. Eğer Kürtler, çukur kazanılan yerleri terk ederek devletin elini rahatlatmamış olsaydı, oluşacak yüksek sayılı sivil ölümleri ile uluslararası müdahaleye davet çıkarılacaktı."

Ekmen, terör örgütünün bombalı araçlarla sivil vatandaşları katlettiğini ifade ederek, "Kürtler, çukur kazılan bölgeleri terk ederek, örgüte rağmen demokrasi nöbetlerini 25 gün kesintisiz tutarak ve en son Batman, Van, Siirt, Bingöl terörü lanet mitingleri ile vazifelerini yaptılar. Bu duyarlılık artarak devam edecektir." sözlerine yer verdi.

08)Dayakçı kocalar Kadınlar Günü’nde tutuklandı-.08) 02.04.2018
Gönen’de eşlerine şiddet uyguladıkları iddiasıyla haklarında

Gönen’de eşlerine şiddet uyguladıkları iddiasıyla haklarında ‘Evden uzaklaştırma’ cezası verilen E.G. ile U.K., bu yasağa uymadıkları gerekçesiyle, bugün çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

Gönen’de eşlerini tehdit edip, şiddet uyguladıkları iddiasıyla haklarında ‘Evden uzaklaştırma’ cezası verilen E.G. ve U.K., yasağa rağmen, eşlerini rahatsız etmeye devam edince 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındı.

Şüpheliler emniyetteki ifadelerinin ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak Bandırma M Tipi Cezaevine konuldu.

-.09) Cumhurbaşkanı Erdoğan kamuflaj giydi- 02.04.2018

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay'da sınır karakolunda askerlerle bir araya geldi. Erdoğan'ın ziyareti sırasında askeri kamuflaj giymesi dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, televizyon, magazin, spor ve müzik dünyasından isimlerle birlikte Oğulpınar Sınır Karakolu'nu ziyaret etti.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

“Milletin bağrından çıkan gerçek sanatçılar ve sporcular olduğunuzu gösterdiniz. İnşallah bu güzel manzara dalga dalga tüm ülkemize yayılacaktır. Sanatçılarımızı ve sporcularımızı askerlerin yanında oldukları ve desteklerini gösterdikleri için tebrik ediyorum. Dünyanın hiçbir yerinde, ülkesinden ve milletinden kopuk sanatçılar sporcular göremezsiniz. Sizler buradaki dik duruşunuzla gerçek sanatçılar, gerçek sporcular olduğunuzu gösterdiniz. Ülkemizde eskiden beri böyle bir kesim bulunuyor olsa da hamdolsun sayıları gittikçe azalıyor. Bugün burada şahit olduğumuz bu manzara bu değişimin en çarpıcı fotoğrafıdır. Bir kez daha teşekkür ediyorum.”

Erdoğan'ı sınırda bekleyen isimler

Ajda Pekkan, Yavuz Bingöl, Hülya Koçyiğit, Seda Sayan, İbrahim Tatlıses, Deniz Seki, Emel Müftüoğlu, Mustafa Sandal, Kenan Sofuoğlu, Tolga Zengin, Gökhan Gönül, Oğuzhan Özyakup, Necip Uysal, Fikret Orman, Tarık Çamdal, Eray İşcan, Gökhan Zan ve Esra Erol


Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Fransa'nın Suriye'ye asker göndereceği iddiasını değerlendirdi. Çavuşoğlu, "Fransa, bu söylemi yalanladı, sonra 2-3 defa düzeltme yaptı. Ne dediğini bilmeyen, ne yapacağını bilmeyen bir ülkeyle karşı karşıyayız" dedi.

Diyarbakır’a giden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Vali Hasan Basri Güzeloğlu’nu makamında ziyaret etti. Çavuşoğlu, valilikte gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Fransa’nın, Menbiç’e asker göndereceğine ilişkin iddialarla ilgili soru üzerine Çavuşoğlu, “Fransa, bu söylemi yalanladı sonra 2-3 defa düzeltme yaptı. Ne dediğini bilmeyen, ne yapacağını bilmeyen bir ülkeyle karşı karşıyayız. Oysa Fransa, Suriye’nin gerçeklerini diğer Batılı ülkelerden daha iyi bilen bir ülkedir. Bugüne kadar doğru yolda ilerliyordu; fakat son aylarda maalesef Fransa, doğru bildiklerini bile söylemeyen bir ülke haline geldi. Gerçekleri çarpıtan bir ülke haline geldi” dedi.

“Fransa’nın kendi iç siyasetinden kaynaklandığını görüyoruz” diyen Çavuşoğlu, “Fransa Dışişleri Bakanı ile en son yaptığımız görüşmede şunu söyledik, ‘Uzaktan ahkam kesmeyin. Gelin Afrin’e birlikte yardım edelim ve geri dönecek insanlara da beraber yardımcı olalım. 3-5 tane YPG’linin sözüne bakmayın, oradaki halklar ne diyor onlara bakın’ dedik ve Münbiç’e asker göndereceklerini yalanladılar” diye konuştu.

GO BÎDE / >
https://www.youtube.com/watch?v=oURdiMgLEFU&feature=youtu.be

Kurdistana Bakur
http://www.kurdistana-bakur.com/index.php

-

.

…

FOTO / KAYNAK: ŞENGÜL ÖZER'DEN

VARTO / GIMGIM DEYİP GEÇMEYİN (GÜZEL GIMGIM'IM)

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN


01)-02.04.2018

-.02) 02.04.2018

AFRİN - VİDEO / https://www.youtube.com/watch?v=fWynQmT0wUk
https://www.youtube.com/watch?v=6oJwuVLKjAM
OSMAN ÖCALAN. VIDEO / https://www.youtube.com/watch?v=FCsYHbREbTs
Erzurum Müftüsü Afrin İçin istifa etti / https://www.youtube.com/watch?v=uc1hOeR1bqI
Am 30.01.2018 veröffentlicht

LOGO / https://www.artigercek.com/guncel

Ek.Tarihi Mon Apr 02, 2018 5:16 pm Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Medya
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Medya:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution