Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Ibrahim Güclü:HUDA-PAR, KONGREYA WÊ YA 3-EMÎN   Îbrahîm Güçlü:PDKê Ji Bona Temsîlkarê Şoreşa Milî ya Siyasî Ye: Bû Yekemîn / B.   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Nizamettin Taş:Belirleyici olan PKK değil, Öcalan ve Ankara'dır   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   İbrahim Güçlü:Şêx Seîd Êfendiyê Pîranî û Hevreyên Wî/ ENFAL   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Dr. İsmail Beşikçi: Selahattin Demirtaş’ın Şarkısı   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (14) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Siyaset


01) ABD: İncirlik Üssü'nden çekilmiyoruz-26.03.2018
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, Türkiye ve Katar'daki hava üslerinden çekilecekleri iddiasıyla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, söz konusu haberlerin doğru olmadığı belirtildi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Türkiye ve Katar’daki üslerden çekilecekleri iddiasını yalanladı.

CENTOM’un Twitter hesabından yapılan açıklamada, “ABD, Türkiye’deki İncirlik Hava Üssü ve Katar’daki Al Udeid Hava Üssü’nden ayrılmıyor. Bununla ilgili haberler yanlış ve asılsızdır” ifadeleri kullanıldı.

ABD’nin Katar ve Türkiye’deki hava üslerinden çekilmeye başladığı iddia edilmişti. İncirlik Üssü’nün de Yunanistan’a taşınabileceği öne sürülmüştü.

02) Bolton’ın Türkiye ve Erdoğan hakkında dikkat çekici açıklamaları ortaya çıktı -26.03.2018

Başkan Donald Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak atadığı John Bolton’ın Eylül ayında Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Erdoğan hakkında dikkat çekici açıklamalarda bulunduğu ortaya çıktı.

Amerika Başkanı Donald Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak atadığı John Bolton şahin görüşleriyle tanınan bir isim.

Bolton, 28 Eylül 2017’de SiriusXM adlı radyo kanalında Raheem Kassam ve Başkan Trump’ın eski danışmanlarından Steve Bannon’un sorularına yanıt verirken, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'la ilgili de cümleler kullandı.

Bolton programda Federal Kürdistan'da yapılan bağımsızlık referandumuna destek verdiğini ve Amerika’nın, Kürtlerin bağımsızlığını desteklemesi gerektiğini belirtti.

Bolton, “Kürtler bizim Saddam Hüseyin ve uluslararası terörizmle mücadelemizde dostumuz oldular. Bence İran’a karşı da önemli bir tampon olabilirler” dedi.

Bolton radyo programında, “bildiğimiz Irak artık yok ve geri de gelmeyecek. Bağdat hükümeti Tahran’daki Ayetullahların kontrolünde ve Amerika’nın çoğunlukla Bağdat hükümetine dayanan IŞİD’i yenme stratejisi bence hatalıydı” ifadelerini kullandı.

Bolton konuşmasında o dönem Obama yönetiminin İran ve Türkiye’yi hayal kırıklığına uğratmamak için referandumu erteletmeye çalıştığını hatırlattı ve buna karşı çıkarak Türkiye’yi eleştirdi.

Türkiye’nin 30-40 yıl önceki Türkiye olmadığını kaydeden Bolton, “Soğuk Savaş sırasında Türkiye, Amerika’nın müttefikiydi ama Erdoğan iktidarında İslam ülkesi olma yolunda hızla ilerliyor ve maalesef çok hızlı bir şekilde” dedi.

John Bolton, Irak’taki Kürtlerin bağımsızlığının Türkiye’deki Kürt toplumu üzerinde olası sonuçları olacağını vurguladı. Bu durumun kendisini 20 yıl önce endişelendirmiş olacağını kaydeden Bolton, “Türkiye’deki Erdoğan hükümetini düşününce bugün beni endişelendirmiyor” ifadesini kullandı.

Irak-Türkiye sınırında bulunduğunu hatırlatan Bolton, bölgede yaşayan Türklerin sadece askerlerden ibaret olduğunu iddia etti.

Bolton, Erdoğan’ın başbakanlığı süresince Türkiye’yi bir İslam devleti yapmaya başladığını ve Cumhurbaşkanlığı süresinde de bu politikasına devam ettiğini söyledi.

John Bolton, ”Kemal Atatürk’ün Laik Anayasası’nı ayakta tutan laik yargıçların çoğunu yargıdan başarılı şekilde temizlemeyi başardı, başarısız darbe girişiminden sonra ordunun laik kısmını temizliyor, laik generalleri İslamcı generallerle değiştiriyor. Halifelik istiyor” dedi.

Bolton Erdoğan’ın bir dönem söylediği 'demokrasi araçtır' sözünü de hatırlattı ve “şimdi inmeye hazırlanıyor, sanırım hilafeti yeniden tesis etmek kesinlikle gündeminde” ifadelerini kullandı.

John Bolton eski Başkan George Bush zamanında bir dönem Amerika'nın Birleşmiş Milletler büyükelçiliği görevinde bulunmuştu. (VOA)

03) Dünyanın düz olduğunu 'kanıtlamak' için kendini uzaya fırlattı, çöle düşerek yaralandı -26.03.2018

Dünyanın düz olduğunu kanıtlamak için kendi ürettiği roketle kendini gökyüzüne fırlatan adam, çöle düşerek yaralandı.

ABD'li Mike Hughes dünyanın düz olduğunu ispat etmek için kendisini uzaya fırlattı. 'Uzay bilimini' kendi kendine öğrendiğini iddia eden adam düşerek yaralandı.

575 METRE YÜKSEĞE ÇIKTI

California eyaletinde, Amboy bölgesi yakınlarda havaya fırlatılan Hughes, Mojave çölüne düştü. Yaralanan 61 yaşındaki Hughes, roketiyle 575 metre kadar yüksekliğe çıkmayı başardı.

'BİLİM KURGUDAN İBARET'

61 yaşındaki Mike Hughes, "kurgudan ibaret" dediği bilime inanmadığını belirterek "Aerodinamik ve akışkan dinamiğiyle, nesnelerin havada nasıl hareket ettiklerini biliyorum. Ama bu bilim değil, sadece bir formül" dedi.

2014'te de benzer bir deneme yapan Hughes, bu uçuşun ardından, kendisini uzaya çıkaracak yeni bir roket yapmayı planlıyor. Hughes bu roketle, "Dünya'nın düz olduğunu kendi gözleriyle göreceğini" söylüyordu.

04) Hasan Cemal:Bremen'den: Elimden gelse geçmişi öldürebilirim!-26.03.2018
hsncml@t24.com.tr

Son kitabım, Hayat İşte Böyle Geçip Gidiyor çıkarken yazılarıma ara verdim. Bir süre kendi içime dönmenin ve memleketin hâllerini uzaktan seyretmenin bana iyi geleceğini düşündüm.
Daha çok trenle yaptığım seyahatlerimde Bremen'e, Hamburg'a, Kopenhag'a, Berlin'e, Kaliningrad'a (eski Königsberg), Gdansk'a, Varşova'ya, Krakow'a, Katowiçe'ye, Brno'ya, Prag'a, Ostand'a gittim. Ve günlük tutmaya başladım. Şimdi bu günlükleri, yazı dizisi olarak yayınlıyorum.
Dizi bittiğinde, yeniden T24'te buluşmak üzere, Hasan Cemal.

Weser Nehri çamur gibi akıyor.
Gri, kasvetli bir hava.
Kahve köşesinde kendi başıma yalnız oturuyorum, dışarıyı seyrediyorum.
Yağmur yağdı yağacak.
Birkaç gün önce mahkemede yaptığım savunmanın son cümlesi nedense aklıma takılıyor.
Elimden gelse geçmişi öldürebilirim… Geçmiş nerede başlar bilmem ama bu memlekette geçmiş bir türlü geçmiş olamıyor...

Yalanda değil, gerçekte yaşamak isteyenler,
özgürlüğü savunanlar kazanacak sonunda.

Klasik, belki de bayat sözler.


Çünkü 'o kazandığımız son'u ömür boyu görmedik ki.
Bazen görür gibi olduk ama kayıp gitti parmaklarımızın arasından...
Galiba gelecekle ilgili umutlar söndükçe -ya da geleceğin ipi kısaldıkça- geçmiş fena hâlde ağır basmaya başlıyor.
Geçmiş nerede başlar?
Bugün bir kitapçı vitrininde dikkatimi çekti. Anılarına bu adı vermiş.
Ben de nasıl sözcüğünü ekledim:

Geçmiş nerede, nasıl başlar?
Ben geçmişten kurtulmak, geçmişin defterlerini kapatmak istiyorum.
Elimden gelse geçmişi öldürebilirim.
Ama olmuyor.
Bu memlekette geçmişten kurtulmak da güç.
Çünkü hep aynı sorunlar.
Geçmiş nerede başlar bilmem ama bu memlekette geçmiş bir türlü geçmiş olamıyor.
Tarih bir türlü tarih olamıyor.
İkisi de paçalarımızdan çekmeye devam ediyor.
Kurtul geçmişten!
Değiş!
Hayata yeni bir başlangıç yap!
Benim yaşım yok, de ve yola devam et.
74 yaşında?
Şaka gibi...

Weser Nehri

Frau Jansen'li Bremen yılları
Geçmişten kurtulmak dedim ve kendimi 53 yıl önceye ışınladım.
Bremen'e geldim.
Bu şehir hep böyleydi.
Rutubetli soğuğu insanın iliklerine işlerdi. Kış günleri sabahın köründe evden çıkarken, Frau Jansen bazen elime bir küçük kadeh buz gibi korn tutuştururdu, içim ısınsın diye...

Bunca yıl geçti, sokağın adı ve evin numarası hâlâ aklımda: Schwachhaussen, Saarbrückenerstr 46
Taksi şoförü İranlı. Türk olduğumu öğrenince, "Bu gidişle sizinki bizim mollalardan daha kötü olacak" diyor gülerek.
Bahçe içindeki kırmızı tuğlalı, üçgen çatılı ev yarım yüzyıla iyi dayanmış, hiç değişmemiş ama biraz bakımsız duruyor.
Tek odalı pansiyon sahibi Frau Jansen, cumartesi günleri bana evin önünü süpürtür, çimleri kestirir, meyve ağaçlarını budatırdı.
Sonra şömineyi yaktırır, mahzenden bir şişe beyaz Ren şarabı çıkartır, pikaba bir plak koyup, bana -bazen de zorla- Chopin dinlettikten sonra harçlığımı verir, ancak bundan sonra cumartesi akşamı eğlencesine çıkmama 'ok' derdi.
Şehir merkezine doğru yürüyorum.
Bir sinagog, Yahudi cemaati merkezi olarak 1876'da inşa edilmiş. 1938 yılı Kasım ayı pogromunda Naziler tarafından yakılmış...
Bir kahvede soluklanıyorum.

Bizim topraklardan güleryüzlü iki genç adam. Biri, Mardinli Süryani, öteki Arap.
İkisi de Suriye göçmeni, bu yakınlarda kapağı Almanya'ya atmışlar.

Yürüyorum.
Rathaus Meydanı ıslak, tenha.Bremen Mızıkacıları'nın heykeli yerli yerinde.
Öğlenler sosis ekmek ve kahveyle karnımı doyurduğum küçük kulübe de açık, tombul sarışın teyzelerle. Ekmek arası hardallı bradwurst lezzetini onca yıldır korumuş...
Akerdeon sesine doğru yürüyorum. Böttcher sokağının köşesinde çalıyor, hüzünlü çağrışımlarla...
Böttcher Strasse.
Anılar dipsiz bir kuyu...
Yarım yüzyıl önce kargacık burgacık bir sokaktı. Daha çok sanatçılar yaşardı. Tesadüfen tanıştığım bir ressamın evindeki partilere giderdim.

Bremen Mızıkacıları heykeli, Rathaus Meydanı
Belki de gençliğimi aradığım için…

Hayatta hep kaybolup giden zamanın peşinden koşturmadım mı? İç dünyamda o maziye dönük hüzünlü yolculuklara, ruhumu hafifletir diye çıkmadım mı?
Böttcher Strasse o eski sokak değil, turistik olmuş. Belki de kendi gençliğimi aradığım için bana öyle geliyor.
Şimdi yeniden başlamak!
Neye?
Borges'in deyişiyle kendimi yazıya dökmeye...
Hayatta kaç kere yaptım bunu.
Bugüne kadar çıkan on üç kitabım da, kendimi yazıya dökmek değilse nedir?
Hayatta ben hep kaybolup giden zamanın peşinden koşturmadım mı?
İç dünyamda o maziye dönük hüzünlü yolculuklara, ruhumu hafifletir diye çıkmadım mı?
Hem yeni başlangıç...
Hem geçmiş...
Bu yaşta ikisi bir arada nasıl olabilir ki?
Masamdaki bira kupasının üstünde Pilsner Urquell yazıyor. Bu kadarı olmaz, her şey geçmişi çağrıştırıyor.
1965 yılı Eylül ayında, Bremen'deki ilk akşam yemeğimde, babamın arkadaşı bana Pilsner Urquell birası ikram etmişti. Kaliteli ve pahalı bir Çek birasıydı. Garson kıza sordum, artık satmıyoruz, sadece Kölch var dedi. D
uvarlar, Almanya'nın büyük acılarını anlatan fotoğraflarla kaplı. İkinci Dünya Savaşı'nda yerle bir olmuş Bremen görüntüleri.
En çok da Willy Brant fotoğrafları var duvarlarda.
Onun gibi bir sosyal demokrat çıkaramadı Türkiye. Portekiz çıkardı, İspanya çıkardı, Yunanistan çıkardı ama bizde olmadı.
Bu ülkelerin sosyal demokrat liderleri Soares, Gonzales, Papandreu ve Simitis, dikta rejimleri ve askeri darbelerden sonra ülkelerini demokrasiye ve Avrupa Birliği'ne doğru açarken, yanlarında Alman sosyal demokratlarının lideri Willy Brant var.

Brant 1975'te, 12 Mart askeri darbesinden sonra Ecevit'e de elini uzatmış, CHP'ye Sosyalist Enternasyonal'in kapısını açmıştı.
Ecevit'in Brandt'la 1975'deki o Bonn buluşmasını genç bir Cumhuriyet muhabiri olarak izlemiştim.
Ne yazık ki CHP lideri Ecevit sonrasını getiremedi. Ne sosyal demokrat olabildi, ne de
Türkiye'ye AB yolunu açabildi.
'Zamanın ruhu'nu yakalayamadı.
Milliyetçi Kemalistliği hep ağır bastı.
12 Mart sonrası, demokrasiye değil bir başka askeri darbeye, 1980'de 12 Eylül'e gittik, büyük liderlerimiz sayesinde...
Bugün ise Türkiye'de bir 'sivil darbe'yi, Erdoğan'ın devletleştiği ve tüm iktidar dizginlerini kendi elinde topladığı tek adamlığı yaşamaktayız.
Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, Süleyman Demirel, Alpaslan Türkeş (soldan sağa) En çok Willy Brant fotoğrafları var duvarlarda. Onun gibi bir sosyal demokrat çıkaramadı Türkiye. Portekiz, İspanya, Yunanistan çıkardı, ama bizde olmadı.

Duvardaki Willy Brandt fotoğraflarına bakıyorum.
Alman Sosyal Demokratlarını yenileyen... Amerika'yı dinlemeden Sovyetler'le ostpolitik'i, detant ya da yumuşama dönemini açan... Böylece Berlin Duvarı'nın 1989'daki yıkılmasını hızlandıran... V
e 1971'de, Batı Almanya Başbakanı olarak kendi ülkesinde her türlü tepkiyi göğüsleyerek, Varşova'daki Yahudi Soykırımı Anıtı'nın önünde diz çöküp Almanların Nazi geçmişiyle hesaplaşmasında kritik eşiği atlatan...
Bütün bunları yapabilen Willy Brandt bir devlet adamı olarak beni hep heyecanlandırmıştır. Bizim siyasetin ise bir Willy Brant çıkaramamış olması, beni hem hüzünlendirmiş, hem düşündürmüştür.
Türkiye Cumhuriyeti belki de Almanya gibi büyük kopuşlar, trajediler yaşamadığı için, tarihinde Almanya gibi korkunç acılardan geçmediği için Willy Brandt gibi ülkesini barış ve demokrasiye açan liderler çıkaramadı.
Biz hâlâ 'duvar'ı yıkamadık.
Barış ve demokrasinin, hukukun, özgürlüğün önünde düne göre bugün heyula gibi yükselen bir duvar var.

Bu gidişle inşallah altında kalmayız.
İnternete giriyorum. Türkiye'den savaş haberleri, Afrin harekatı!
Adını da Zeytin Dalı Harekâtı koymuşlar. Barışın sembolü zeytin dalıyla savaş yapıyor Erdoğan, 2019 seçimlerini de kurtarmak için...
CHP lideri Ecevit de barış diye savaş yapmıştı. 1974'te Kıbrıs'a çıkarken, savaşın adını Barış Harekâtı koymuştu.
Yıllar sonra CHP'nin bir başka lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın savaşına tam destek veriyor. Hazin!
Böttcher Strasse
Böttcher Strasse'den çıktım, lapa lapa kar yağıyor.
Frauen Kirchhof'un çan sesleriyle karlı, sisli hava beni bir melonkoli bulutunun üstünde bambaşka bir yolculuğa çıkarıyor.
Bremen, 20 Ocak 2018

05) "15 Temmuz gecesi 31 gemi Erdoğan'ı aradı" iddiası -26.03.2018
"Aksaz'dan alacaklardı"

Yeni Şafak gazetesi 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili yeni bir iddiayı gündeme getirdi. Gazetenin haberine göre, 15 Temmuz'da 31 muharip gemi, denizlerde kritik noktaları tuttu, İstanbul Boğazı’nı da deniz trafiğine kapattı.

Darbe girişimi başarılı olsaydı, Erdoğan ve yakın çevresi ile ona destek veren siyaset, iş ve medya dünyasından önemli isimler gemilere doldurulup açık denizlerde aylarca bekletilecek, bu arada “yurt dışına kaçtılar” denilerek itibar suikasti yapılacaktı.

Yeni Şafak'ta Kıymet Sezer imzasıyla yayımlanan haber aynen şöyle:

15 Temmuz darbe girişiminde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda görevli FET֒cülerin yaptığı planların detayına ulaştı. Deniz Kuvvetleri’ne ilk sızmayı yapan FET֒cüler, sıkıyönetim emrini yayınlamadan önce harekete geçti. Cuntacılar, farklı deniz üslerinde bulunan gemilere sabah saatlerinde hazır olmasını talimatı verdi.

Gemiler boğazları kapattı

Yeni Şafak’ın ulaştığı bilgiler göre göre, 31 muharip gemi, 15 Temmuz gecesi henüz darbeciler sıkıyönetim emrini yayınlamadan önce limanlardan ayrıldı. Gemiler üçe ayrıldı, bazı gemiler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bulunabileceği olası yerlere doğru harekete geçti. Bazı muharip gemilere de İzmir Körfezi, Çanakkale Boğazı ve İstanbul Boğazı’nı kapatma görevi verildi.

Moda'da top atışı

Hatta 15 Temmuz gecesi saat 21.00 ile 16 Temmuz sabahı 09.00’a kadar İstanbul Boğazı’nın deniz trafiğine kapatıldığı ve muharip gemilerin darbe girişiminin başarısız olacağının belli olduğu sabah saat 04.00-05.00 sıralarında halkı ürkütmek için Moda’da top atışları yaptıkları öğrenildi. Eğer darbe girişimi başarıya ulaşmış olsaydı, Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakın çevresi, siyaset, iş ve medya dünyasından isimler ile FETÖ karşıtı askeri ve sivil bürokratlar gemilere doldurarak açık denizlere açılacaklardı. Türkiye'de ise “yurt dışına kaçtı” diyerek algı operasyonları yürütecek ve bu yolla da itibar suikastı yapacaklardı. Darbeciler, muharip gemilere müdahale edilemeyeceğinden hareketle bu planlamayı yapmışlardı.

Aksaz'dan alacaklardı

Darbe girişiminde FET֒nün derdest etmeyi planladığı siyasilerin başında Cumhurbaşkanı Erdoğan yer alıyordu. Planlama da buna göre yapılırken daha darbenin ilk saatlerinde “Erdoğan, Almanya’ya kaçtı” haberleri sosyal medya ve fısıltı yoluyla kamuoyuna yayıldı. Planın diğer aşamaları olarak Erdoğan’ı almak için kaldığı Marmaris’e bir tim gönderilirken, Cumhurbaşkanının tutulacağı bir gemi de Aksaz Deniz Üssü yakınlarında hazır bekliyordu. Marmaris’ten getirilecek olan Erdoğan bir gemide tutulacak bu esnada ise kamuoyu nezdinde yıpranması için kara propaganda devreye sokulacaktı. Türkiye’de FETÖ kontrolü sağlandıktan sonra ‘yakalanmış’ süsü verilerek ortaya çıkarılacaktı. Erdoğan, “kaçan lider” pozisyonuna düşürülerek yakalandığı duyurulacaktı.

500 mahrem imam bulundu

Fetömetre, bugüne kadar binlerce FETÖ üyesi teröristin ortaya çıkarılmasını sağladı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda itirafçı furyası başladı. İtirafçılar sayesinde yaklaşık 500 mahrem imam ortaya çıkarıldı. İtirafçıların anlattıkları da Fetömetre’de incelendi. Suçsuzların mağdur edilmesi engellendi. ATİŞ’in en önemli çalışması ise Deniz Kuvvetleri’ndeki Bylock’çuların tespiti oldu. Devlet kurumları arasında en çok Bylock’çu Deniz Kuvvetleri’nde çıktı. Bu tespit ise zorlu bir araştırma sonucu çıkarıldı.

10 yıllık log kayıtlarıincelendi

Son 10 senelik log kayıtları indirildi. FET֒cülerin 2015’ten sonra sistemde kayıtlı telefon numaralarını değiştirdikleri görüldü. Kendi kullandıkları numaradan birinci derecede akrabalarının kullandıkları telefon numaralarına, izne giderken bıraktıkları telefon numaralarına kadar yaklaşık 1 milyon GSM numarası sorgulandı. 80 yaşındaki anneannesinin üzerine kayıtlı telefonda Bylock çıkan personel olduğu gibi Ceylanpınar’da bir çoban üzerine kayıtlı numarayı bir dönem kullanmış ve bu numaradan Bylock indirmiş personele de rastlandı.

Yüzde 90'ı temizlendi

Deniz Kuvvetleri’nde binbaşı ve üstü rütbedeki FET֒cülerin yüzde 90’dan fazlası temizlendi. Binbaşı ve altındaki temizlik oranı ise henüz yüzde 20’lerle ifade ediliyor. Terörist örgütün en çok yapılanmasının olduğu belirtilen binbaşı ve altı rütbelerde kripto FET֒cülerin tespiti için ise ayrı bir matris geliştirilerek uygulanmaya başlandı. Çalışmalar devam ediyor. FETÖ ile mücadelede ciddi başarılara imza atan ATİŞ ve başında bulunan Tümamiral Cihat Yaycı ise FET֒nün artan saldırılarıyla karşı karşıya, itirafçıların iftiralarından, ATİŞ için “Batı Çalışma Grubu” benzetmesine varan ciddi saldırılar yapılıyor.

FET֒nün TSK’daki yapılanmasında ana beyin takımından çok sayıda ismin ortaya çıktığı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, FETÖ ile mücadelede ciddi bir misyon üstlendi. Adli Takip İnceleme İdari İşlem (ATİŞ) Birimi oluşturuldu. Her dönem FET֒nün hedefinde yer almış bir isim olan Tümamiral Cihat Yaycı, Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanlığı’na atanmasının ardından oluşturduğu ATİŞ’te görevli personeli bizzat seçti. Yaycı’nın terörist örgüt yapılanmasının tüm özelliklerini formüle ederek tasarladığı, kamuoyunda Fetömetre olarak anılan sistem elde edilen yeni verilerle geliştiriliyor.

Tek tek belirlendi

Halen kripto teröristleri ortaya çıkarmak üzere oluşturulan kriterler, 67 temel kriter ve 239 alt kritere ulaştı. Bu kriterler arasında personelin nasıl sicil verip aldığından atanma tercihlerinin örgütün öncelik verdiği bölümlerle uyuşup uyuşmadığına, katalog evliliklerinden Bank Asya hesabına, doktora hocasının kimliğinden doktora jürisinde kimler bulunduğuna, sınav sonuçlarına kadar pek çok ayrıntı yer alıyor.

06) Afrin sonrası -26.03.2018

Türk ordusunun Fırat Kalkan'ı harekatı başlayınca Esad rejimi Halep'i ele geçirdi; Afrin operasyonu başlayınca Rusya ve rejim Guta'yı Türk devletine ve Amerika'ya bağlı örgütlerden temizledi. Bu artık Rusya ve Türkiye anlaşmasıyla netleşmiş bir durum. Herhalde Idlib'in karşılığı da Menbiç olacak. Suriye'nin süresi ne kadar geçerli olacağı belli olmayan ilk haritası da böylece ortaya çıkmış olacak. Fırat'ın Doğusu'nda Kürt güçleri ve Amerika; Fırat Kalkan'ı ile birleştirilmiş Afrin'de Türk güçleri; diğer alanlarda Rusya ve rejim güçleri...

Rusya'nın Kürt düşmanı Türk devleti ile ortak hareket etmesinin ve Esad rejiminin YPG'lilerin yardımına koşmayıp, Afrin'i Türklere bırakmasının nedenleri artık anlaşılıyor. Amerika, Rusya'nın sadece Suriye'de değil; bütün dünyada rakibi. Kürtler ise Suriye'de Amerika ile hareket ediyor. Bu şu anlama geliyor artık. Amerika ile hareket eden Kürtler, Rusya'nın Suriye'deki çıkarlarının tam karşısındadır. Kürtlerin Suriye'de alacağı darbe, Amerika'nın alacağı darbe anlamına gelecektir. Suriye'de Kürtlere vuracak tek güç ise Kürt halkının stratejik düşmanı Türk devletidir. Rus Türk ittifakının temelini Kürt ve Amerikan karşıtlığının oluşturduğunu daha önce yazmıştım. Kürtler şu anda nasıl Ruslara küfür ediyorsa Türkler de Amerika'ya küfür ediyor. Kürtler henüz Uluslar arası kutuplaşmanın ve ittifakların ne anlama geldiğini tam olarak bilemiyor. Bunu tam olarak bilselerdi Suriye'de hem Türkleri, hen Rusları, hem Esad rejimini ve hem de Amerika'yı hoş tutmanın imkansızlığını görürlerdi.

Afrin kaybedildi; en azından şimdilik. Bu gerçeği kabul etmek gerekir. Afrin'in Türk ordusu tarafından alınması karşısında dünya suskun. Bu rezil ve insanlık dışı suskunluğu, çıkarcı dünyanın geçmişinin bundan ibaret olduğuyla açıklamak mümkün. İnsanlığın ve ulusların tarihi şehirleri, kaleleri ve ülkeleri düşürmekten ibaret. Fransa'nın Alsace bölgesinin, Strasburg da dahil olmak üzere bütün köy, kasaba ve şehirlerinin ismi Almanca'dır; tarihi Alman toprağıdır, ancak Fransa'nın olmuştur... Yani Afrin'in Türklerin eline geçmesini dert etmeyen dünyanın geçmişi de bundan ibarettir. Geçen yıl Kars'ta Rus generalin tabutlu cenezesi çıkmıştı. Bitlislilerin Rus askerleriyle karşılaşması çocukluğumuzun hepimizi güldüren hikayeleriydi. Rus askerleri Bitlis'i işgal edince Bitlisliler dereye koşmuşlar ve boğazlarına kadar suyunu içine girerek: “Biz adam değiliz, kurbağayız kurbağa” diyerek kurbağa gibi vırrak vırak bağırmaya başlamışlar.

İşgaller olabilir, geri çekilmeler de olabilir, önemli olan sonrası... Sonrasında insanlar vatanlarına ve topraklarına ne kadar sahip çıkacak?

Rojava'da Kürtler Afrin'i vermeyip, Fırak Kalkan'ını engeleyecek başka bir politika güdebilir miydi? Sanmıyorum. Türk destekli IŞİD sürüleri Kürdistan şehirlerine saldırırken ve Esad rejimi yıkılmak üzere iken, Rusya sahada bu kadar etkin değilken Kürtlerin başka bir politika düşünmesinin olanağı yoktu.

Kürtlerin Amerika ile birlikte Suriye'de yaptıkları Kürt halkının stratejik düşmanı Türk devletini çıldırttı. Rus dışişleri bakanı Lavrov'un kendisi Türkiye'nin çıldırmanın eşiğinde olduğunu söylemişti.

Türk ordusunun Fırat Kalkanı ve Afrin operasyonları şunu gösterdi ki, dünyanın Kürtlere yönelik Türk saldırılarını engellemeye gücü ve niyeti yok. Amerika isteseydi bu saldırıları engellerdi sözleri de boş bir söylem. Amerika Kerkük'ün Şii güçlerinin eline geçmesi karşısında da bir şey yapamamıştı.

Türk devletinin ve ordusunun Kürtlere yönelik saldırılarını durduracak tek güç Kürtlerdir diyeceğim, ama Kürtlerin ne yazık ki tarih boyunca bu saldırıları durduracak ulusal birliği ve askeri gücü olmadı. Bu saldırıları bertaraf edecek veya saldırılardan en az zararla çıkmayı sağlayacak ulusal kongreleri de olmadı.

Aşiretlerin yerini siyasal aşiretler; aşiret üyesi bireyin yerini siyasal aşiretlere toz kondurmayan ve en ufak bir tartışma ve eleştiriyi şiddet ve öfkeyle karşılayan örgüt ve parti mensubu bireyler aldı. Yurt ve yurttaşlık kavramı gelişmedi.

Güney Kürdistan'nın % 40'ını bir günde düşmanlarına teslim eden YNK ve KDP'nin hala Kürtlerin başında olması ve hala hiç bir şey olmamış gibi hareket etmeleri bunun açık kanıtı. Aynı şey Kuzey Kürdistan siyasetleri için de geçerli... Kürtler hangi felaketi yaşarsa yaşasın, hangi poltika tutmazsa tutmazsın fark etmiyor, aynı partiler ve aynı kişiler Kürtleri yönetmeye devam ediyor.

Peki Kürtler böyle de, Kürt düşmanı Türk devletini iyi şeyler mi bekliyor? Bahcecilik yapanlar bilir, bir bahçeyi yabani bitki örtüsü kaplamışsa o bahçeyi sıradan çabalarla yabani bitkilerden arındırmak mümkün olmuyor. Türk devleti ve toplumu, din, milliyetçilik ve Kürt düşmanlığıyla zehirlenmiş bir toplumdur. Çevre ülkelerde az çok bir hukuk ve adalet oluştuğu zaman bu toplum tatminsizlikten birbirinin kulaklarını yer. Kürtler sür git bu faşist ve adaletsiz saldırganlığın altında kalmaz, beş, on, bilemdedin yirmi yıl içinde dört parçada düzen tutarlar. Her olayın ve savaşın bir süresi vardır. Türk devleti Kürtleri geçici olarak geriletebilir, ancak çevre ülkeleri de bu işin içine katarak Kürtlerle sür git savaşması imkansızdır. Kürt düşmanlığı üzerinden estirdikleri uyduruk bu milliyetçi dalgayla Türk toplumunun ve devletinin bundan fazla gidebileceği bir yer yok.

Fırat Kalkan'ına karşılık rejim ve Rusya Halep'i aldı; Afrin'e karşılık Guta'yı... Diğer bir kaç bölge için de Menbiç düşünülüyor...

Artık hayalci değiliz, karşıdakileri biliyoruz. Uluslarası çıkarların ne olduğunu biliyoruz. Türk devleti Kürt düşmanlığı üzerinden NATO ve Batı ittifakından çıkabilecek kadar kararlı. Bunu yaparken elbette Rus ittifakına güveniyor. Batı da Rusya'ya kaptırmamak için Türk devletinin Kürt düşmanlığını ve Kürde yönelik saldırganlığını göremek istemeyecek kadar çıkarcı ve gaddar.

Uluslar arası çatışmalar var, bir de bölgesel çatışmalar.. Bu çatışmaların sonucundan yeni bir Orta Doğu ve Türkiye çıkartılacak... Çıkartılacak olan yeni Türkiye'nin temel poltikası da Kürtlerle uyum üzerine oturtulacak... Türk devletindeki Kürt düşmanlığı yatıştırıldığı gün, Amerikan ve Kürt karşıtlığı üzerine oturtulmuş Rus Türk ittifakının işi bitirilecek...
Posted in Hasan Bildirici

07) Erdoğan: Şengal Operasyonunu başlattık -26.03.2018

Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Sincar'a da gireceğiz dedik. Şimdi oraya da operasyonlar başladı” dedi.

Türk Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon'da yaptığı konuşmada, Şengal’e askeri operasyon başlattığını söyledi.

Erdoğan, “Afrin ile bu iş bitmeyecek dedik. PKK'lılar Sincar'a doğru gittiler, Sincar'a da gireceğiz (Şengal) dedim. Oraya da operasyonlar başladı. İçeride mücadele, dışarıda da mücadele. Bizim derdimiz teröristler, biz bir işgal devleti değiliz” diye konuştu

Erdoğan konuşmasına söyle devam etti:

“Kararımızı verdik ve sahaya girdik. Kısa sürede Tel Rıfat'ı da kontrol altına alıp harekatı hedefine ulaştıracağız. Muhataplarımızdan Münbic konusunda da bize verilen sözlerin yerine getirilmesini talep ediyoruz.

Amerika'nın bir önce Münbic'in denetimini YPG'den alıp, bölgenin gerçek sahiplerine devretmesi gerekir. Biz bu kardeşlerimizle birlikte kısa sürede Münbic'i alt yapısı ve üst yapısıyla ayağa kaldırır, ülkemizde yaşayan bölge halkının bir an önce evlerine dönmesini sağlarız. Şayet YPG buradan çıkartılmazsa, o zaman bu işi bölge halkıyla birlikte biz yapmak mecburiyetinde kalırız”

08) Hakkari'de '2'nci Kar Festivali' düzenlendi -26.03.2018

Hakkari’de Valilik, İl özel İdaresi; Üniversite, Kültür ve Turizm il Müdürlüğü, Gençlik Hizmetleri Spor İl Müdürlüğü ve Belediye tarafından Merga Bütan Kayak tesisinde 2. 'Kar festivali' düzenlendi.

Kent merkezine 12 kilometre mesafede bulunan Mergabütan Yaylasındaki Kayak Merkezinde düzenlenen festivale Hakkari Valisi Cüneyit Orhan Toprak, esşi Dr. Funda Toprak, İl jandarma komutanı Tuğgeneral Ferdi Korkmaz, İl Emniyet Müdürü S. Suvat Dilberoğlu, Hakkari Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Pakiş, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Reşit Güldal, İl Kültür ve Turizm Müdürü İdris Ağacanoğlu, Kayak Federasyonu Hakkari İl Temsilcisi Turgut Besi, kurum amirleri ve iki bini aşkın vatandaş katıldı.

Sabahın erken saatlerinde servisler ve özel araçları ile festivalin düzenlendiği kayak tesisine geçen vatandaşlar Hakkari Valisi Cüneyit Orhan Toprak ve esşi Funda Toprak ile kalınlığı yer yer 1 metreyi bulan kar üzerinde Kürtçe ve Türkçe müzikler eşliğinde halay çekerek doyasıya eğlendi.

Ellerindeki meşalelerle kayak pistinden inen kayakçıların gösterisi ile başlayan festivalde, belediyenin halk oyunları ekibi gösteri sundu.

Kentte faaliyet gösteren kurumların stantlarını açtığı festivalde; kayak, kar raftingi, ayaklı kayak yarışması, kar güreşi yarışmaları düzenlendi.

Gençlerin kar üstünde yaptığı güreş büyük ilgi görürken; Vali Toprak da bir güreşçi ile güreş yaptı. Rakibini yenen Vali Toprak daha sonra festival alanına kurulan kurum statlarını teker teker gezerek stantların başında bekleyen yetkililerden bilgi aldı.

Yarışmaların ardından festivale katılan vatandaşlara ücretsiz yöresel yemek ikramı yapıldı.

Festivalde konuşan Vali Toprak, Hakkari'nin doğal güzelliklerine ve turizmine dikkat çekti. Kentin güzelliklerinin, Türkiye'nin hiçbir yerinde olmadığını vurgulayan Vali Toprak, şunları söyledi:

"Geçen yıl 1'inci Kar Festivali'ni düzenlemiştik. Bu yıl 2'ncisini düzenliyoruz. 7’den 70’e herkes bu festivale katıldı. Buraya gelenler bambaşka bir duyguyla kentten ayrılıyor. Buranın o güzel havasını teneffüs edenler gitmek istemiyorlar. Buraya gelenler, insanların ne kadar misafirperver olduğunu ve insanların sıcak kanlılığından hep bahsediyorlar. Tabi, bugüne kadar belli sıkıntılar yaşamış Hakkari, çok acı çekmiş ve şehitler vermiş; fakat son dönemlerde halkımızın bize vermiş olduğu büyük destek, güvenlik güçlerimizin yürüttükleri kararlı mücadele; gençlerimize, sporcularımıza, sanatçılarımıza imkanlarımızı sonuna kadar seferber ediyoruz ve etmeye de devam edeceğiz. Buradaki kar kalınlığı hala 1 metre. Birçok ilden kayakseverler buraya kayak yapmaya geliyor. Ben 16 yıl müfettişlik yaptım. Yıllarca kaymakamlık yaptım. Türkiye'nin her köşesini gezen, az çok bilen birisiyim. Ben, buradaki sıcaklığı çoğu yerde görmedim."dedi

Devlet erkanı, vatandaş ve öğrencileri buluşturan festival, Vali Toprak ile eşi Dr. Funda Toprak Kürtçe ve Türkçe şarkılar eşliğinde kar üzerinde çekilen halaylar ile son buldu.

09) Mevlüt Çavuşoğlu: Uruguay'a kaçan sahtekarın ensesindeyiz -26.03.2018

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Çiftlik Bank'ın kurucusu Mehmet Aydın'la ilgili açıklama yaptı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, AK Parti Bursa İl Başkanlığı’nın düzenlediği siyaset akademisine katıldı.

Tüm dünyada büyükelçilikler açacaklarını söyleyen Mevlüt Çavuşoğlu, “Latin Amerika’da da olmak üzere tüm ülkelerde büyükelçiliklerimizi açacağız. Şimdi sırada Uruguay’da. Uruguay’a da bir sahtekar kaçtı. Onun da ensesindeyiz. Öyle milletimizi dolandırıp da kaçmak yok. Öyle terör eyleminde bulundum ‘kaçtım’ yok. Tüm hainlerin ensesindeyiz. Dış politikamızın en önemli unsurlarından bir tanesi de budur” diye konuştu.

‘BAZI ÜLKELER RİCA ETTİĞİ İÇİN İSİM AÇIKLAYAMIYORUZ’

“FET֒cülerin bir çoğunu Türkiye’ye getirdik” diyen Çavuşoğlu, “Bazı ülkeler rica ettiği için isimlerini açıklamıyoruz. FETÖ tüm dünyayı korkutmuş ya da FET֒yü himaye edenler o ülkelere baskı yapıyor. Ondan da korkuyorlar. Siz FET֒nün 166 civarında ülkede faaliyet gösterdiğini biliyor musunuz? Tek başına mı yaptığını zannediyorsunuz. Onların okullarda hangi ülkelerin ajan olarak çalıştığını biliyoruz. Bizim için arkasında kim olduğu önemli değil. Nerede olursa olsun onlara rahat yok, ensesindeyiz. Onlardan hesap soruyor, soracağız” dedi.

‘ABD BAZI ÜLKELERİ TEHDİT ETTİ’

ABD’nin Kudüs’ü, İsrail’in başkenti olarak tanıma kararına tepki gösteren Çavuşoğlu, “ABD, bu kadar güçlü de biz onlara kalsaydık Kudüs kararında ne olurdu? Kudüs kararında BM’de oylamada ABD tüm ülkeleri tek tek tehdit etti. Nüfusu büyük olan ülkeler bile tehdit aldıklarını söyledi. ‘Üzerimizde çok büyük baskı var ama direniyoruz’ dediler. Ertesi sabah ise ‘direnecek gücümüz kalmadı biz çekimser oy kullanacağız ama Filistin ile ilgili tutumumuz değişmedi. Çok baskı, tehditler var’ dedi koca koca ülkeler” şeklinde konuştu.

‘BİZİMLE KONUŞMAK İSTİYORSAN GÖZ HİZASINDA KONUŞACAKSIN’

Türkiye’nin “inandığı yolda yürümesinin birçok ülkeyi rahatsız ettiğini” söyleyen Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Belli kesimlerdeki ülkelerden söz ediyorum. Onlara buradan söylüyoruz, hazmetme kapasitenizi genişletin. Çünkü çok daha rahatsız olacaksınız. Ayrıca niye rahatsız oluyorsun? Türkiye’yi dost olarak görüyorsan rahatsız olmazsın. Düşman olarak görüyorsan rahatsız olursun. Afrika’dakiler neden Türkiye’den rahatsız olmuyor? Çünkü biliyorlar ki biz sömürgeci bir anlayış ile oraya gitmedik. Türkiye oraya gittiği zaman insan gibi muamele yapıyor. Ortak gibi görüyor.Bizim kimse ile sorunumuz yok. Biz çifte standartlara karşıyız. Biz iki yüzlülüğe, dayatmaya karşıyız. Tepeden bakanlara karşıyız. Bizimle konuşmak istiyorsanız göz hizasında konuşacaksınız. Yukarıdan konuşmayacaksınız.”

10) Erdoğan: Tel Rıfat’ı da kontrol altına alarak...-26.03.2018

Erdoğan, Zeytin Dalı Harekât'ına ilişkin "Kısa sürede Tel Rıfat’ı da kontrol altına alarak, bu harekatı hedefine ulaştıracağız" dedi.

AK Parti Trabzon 6. Olağan İl Kongresi'nde bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afrin'e başlatılan Zeytin Dalı Harekâtı'yla ilgili açıklamalarda bulundu.

Afrin'in güneydoğusundaki Tel Rıfat'ın alınmasının hedeflendiğini söyleyen Erdoğan "İnşallah kısa sürede Tel Rıfat’ı da kontrol altına alarak, bu harekatı hedefine ulaştıracağız" diye konuştu.

YPG kontrolünde bulunan ve ABD birliklerinin konuşlu olduğu Menbiç bölgesine de değinen Erdoğan "Amerika'nın bir önce Münbiç'in denetimini terör örgütünden alıp, bölgenin gerçek sahiplerine devretmesi gerekir" dedi.

Erdoğan "Biz bu kardeşlerimizle birlikte kısa sürede Münbiç'i alt yapısı ve üst yapısıyla ayağa kaldırır, ülkemizde yaşayan bölge halkının bir an önce evlerine dönmesini sağlarız. Şayet terör örgütü buradan çıkartılmazsa, o zaman bu işi bölge halkıyla birlikte biz yapmak mecburiyetinde kalırız" diye konuştu.

Sincar açıklaması

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Sincar bölgesine operasyonların başladığını söyledi. Erdoğan "Sincar'a da gireceğiz dedik. Şimdi oraya da operasyonlar başladı. İçeride teröristlerle mücadele, dışarıda da mücadele. Bizim derdimiz teröristler. Biz bir işgal devleti değiliz. Onun Batı'da örnekleri var. Bizim geçmişimizde böyle bir şey yok" diye konuştu.

Sincar ile ilgili Erdoğan'ın hafta başında yaptığı açıklamalara Irak Dışişleri Bakanı İbrahim el Caferi'den tepki gelmişti. Caferi'nin ofisinden yapılan açıklamada "Irak, komşu ülkelerden askeri operasyon düzenleyen herhangi bir gücün toprakları üzerindeki varlığına izin vermeyecektir" denilmişti. Cuma günü de PKK Sincar’daki güçlerini geri çekeceğini duyurmuştu. (DW)

GO BÎDE / >
https://www.youtube.com/watch?v=oURdiMgLEFU&feature=youtu.be

Kurdistana Bakur
http://www.kurdistana-bakur.com/index.php

-

.

…

FOTO / KAYNAK: ŞENGÜL ÖZER'DEN

VARTO / GIMGIM DEYİP GEÇMEYİN (GÜZEL GIMGIM'IM)

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN


01)-26.03.2018

02) -26.03.2018

AFRİN - VİDEO / https://www.youtube.com/watch?v=fWynQmT0wUk
https://www.youtube.com/watch?v=6oJwuVLKjAM
OSMAN ÖCALAN. VIDEO / https://www.youtube.com/watch?v=FCsYHbREbTs
Erzurum Müftüsü Afrin İçin istifa etti / https://www.youtube.com/watch?v=uc1hOeR1bqI
Am 30.01.2018 veröffentlicht
erzurum müftüsü afrine yapılan saldırıdan dolayı görevinden istifa etti
Afrin'de 33. gün / Hüsnü Mahalli'den önemli açıklamalar
https://www.youtube.com/watch?v=d98ltOSeTK8
Prof. Dr. Mazıcı Erdoğan'ı eleştirince yayından alındı, üniversitesi soruşturma başlattı

Am 25.07.2016 veröffentlicht
Prof. Dr. Nurşen Mazıcı; Habertürk'te katıldığı programda Erdoğan'ı eleştirince programda bulunan AKP'liler tarafından tehdit edildi. Tehdide rağmen sözlerini tamamlamaya çalışan Mazıcı yayından alınırken üniversite yönetimi gece yarısı açıklamasıyla Mazıcı hakkında soruşturma başlattığını duyurdu.
https://www.youtube.com/watch?v=2C8-QipCB_4

Ek.Tarihi Mon Mar 26, 2018 6:38 pm Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Siyaset
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Siyaset:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution