Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Ibrahim Güclü:HUDA-PAR, KONGREYA WÊ YA 3-EMÎN   Îbrahîm Güçlü:PDKê Ji Bona Temsîlkarê Şoreşa Milî ya Siyasî Ye: Bû Yekemîn / B.   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Nizamettin Taş:Belirleyici olan PKK değil, Öcalan ve Ankara'dır   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   İbrahim Güçlü:Şêx Seîd Êfendiyê Pîranî û Hevreyên Wî/ ENFAL   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Dr. İsmail Beşikçi: Selahattin Demirtaş’ın Şarkısı   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (14) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Medya


01)Efrin, Dünya basınında!-18.03.2018
TSK ve ÖSO’ya bağlı güçlerin Batı Kürdistan'ın Efrin kentine yönelik askeri harekatı dünya medyasında da geniş yer buldu. Daily Telegraph bölgedeki durumu “Efrin’de insanlık dramı” başlığıyla okurlarına sunarken The Guardian da, “Göç sırası Kürtlerde” başlığını tercih etti.

Daily Telegraph: Efrin’de insanlık dramı

İngiliz Daily Telegraph gazetesi Efrin’le birlikte Suriye’deki felaketin yeni bir boyut kazandığını belirterek, “Efrin’deki sivil hastanenin bombalanması sonucu 16 kişi hayatını kaybetti. Ölenlerin arasında hamile iki kadın da bulunuyor” dedi.

Daily Telegraph son birkaç gün içersinde Efrin’i terketmek zorunda kalan binlerce kişinin zor şartlara maruz kaldığını vurgulayarak, BM’nin de durumu endişe ile takip ettiğini belirtti.

Gazete Mahir Zinalov adlı araştırmacının şu sözlerine de yer verdi:

“Efrin’deki durum Ankara için yüz kızartıcı bir durum. Çünkü Suriye krizinin başından beri Ankara Şam yönetiminin hastanelere saldırılarını kınıyordu. Şimdi kendisi aynı suçlama ile karşı karşıya.”

The Guardian: Göç sırası Kürtlerde

The Guardian Efrin’de yaşanan göçe dikkat çekerek, “Daha önce Suriye’nin çeşitli kentlerinden kaçanlar Efrin’e sığınıyordu. Ancak şimdi durum tersine dönmüş. Efrin’den kaçarak Haleb’e sığınanların sayısı binleri buluyor” yorumunda bulundu.

Gazete TSK ve destekçileri olan Arap savaşçıların Efrin’i kuşattıklarını dile getirerek, “Efrin’den sivillerin tahliyesi için tek bir yol bulunuyor. O da Suriye hükümetine bağlı Şii milislerin kontrolünde. Dolayısınya Efrin’den kimin çıkıp çıkmayacağına onlar karar veriyor” ifadelerine yer verdi.

The Guardian Efrin’de evlerini terk edenlerin geleceği hakkında, “Göç edenlerin evleri, gelecekleri ve hatta Kürt meselesi de tehlike altında” dedi.

Radio Free Europe: 200 bin kişi Efrin’i terketti

Amerika’da yayın yapan Radio Free Europe de, sadece son 3 gün içersinde Efrin’den yaklaşık 200 bin kişinin göçettiği bilgisine yer verdi.

Radyo yaklaşık 2 aydır süren operasyonun Efrin üzerinde büyük bir baskı yarattığına dikkat çekti.

Free Europe savaş uçaklarının Efrin’deki Evrin Hastanesi’ni bombaladığını ve TSK’nın bu bilgiyi reddettiğini söyledi.

02) Kerkük kalesinde Newroz ateşi yakılacak -18.03.2018

Irak Parlamentosu’ndaki Kerkük Milletvekili Rebvar Taha, Salı günü Kerkük kalesinde Kerkük ayaklanmasının yıldönümü kutlamalarının yapılıp Newroz ateşinin yakılacağını söyledi

Irak Parlamentosu’ndaki Kerkük Milletvekili Rebvar Taha, Kerkük kalesinde Kerkük ayaklanması (Raperin) ve Newroz kutlamalarının Salı günü yapılacağını belirtti.

Kurdistan24’e açıklamalarda bulunan Rebvar Taha, kutlamalara Kerkük’teki Kürdistani siyasi parti temsilcilerinin katılacağını ifade etti.

Kerküklülerin Kürdistan bayrakları ve geleneksel Kürt elbiseleriyle gelebileceklerini kaydeden Rebvar Taha, Kerkük kolluk güçlerinin kutlamalara yönelik kısıtlayıcı girişimlerinin olmayacağını dile getirdi.

03) ÖSO Efrin'de Demirci Kawa'nın heykelini yıktı -18.03.2018

Türkiye ve ÖSO grupları, 20 Ocak’ta askeri harekat başlattıkları Afrin’e 58 gün sonra girebildi. Saldırılar nedeniyle kentten yüz binlerce kişi göç etmek zorunda kalırken, kentte hala binlerce sivilin bulunduğu belirtiliyor.

ÖSO'cular, Batı Kürdistan'ın Efrin kentinde bulunan Kawa heykelini önce silahla ateş açarak tahrip etti, ardından da iş makinesiyle yıktı. ÖSO'cuların kentin mahallerine ilerlediği de aktarıldı.

Görüntülerde, Kürtlere ait sembolleri ve resmi kurumları tahrip ettiği görülüyor.

Heykelin yıkımına dair görüntüler sosyal medyada tepkilere neden oldu. Kürtler sosyal medyada duruma tepki gösterdiler.

Demirci Kawa'nın heykelinin yıkılması ÖSO'ya yakın hesaplardan "Kürtlerin kutsal görülen Demirci Kawa'nın Afrin merkezindeki putu yıkıldı" diye paylaşıldı.

TSK'dan yapılan açıklamada, "Türk Silahlı Kuvvetleri ve Özgür Suriye Ordusu tarafından Afrin şehir merkezi kontrol altına alınmıştır" denildi.

Paylaşılan fotoğraflarda, Türkiye bayrağı ile ÖSO bayrağının yan yana asıldığı görüldü.

04) Hatice Kamer:Erdoğan'ın Diyarbakır gezisi: Şehrin sokakları ne bekliyor? -18.03.2018

Yorumlarda OHAL döneminde artan baskılar, huzur ve barış isteği, KHK'larla işsiz kalma korkusu, Afrin operasyonuna karşı açıklama yapma konusundaki güvenlik endişesi, ekonominin kötüye gitmesiyle alım gücünün düşmesi öne çıkan başlıklar oldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Diyarbakır İl Kongresine katılmak üzere Diyarbakır'a geldi. Şehrin birçok yerine asılan pankartlarda "Millete hizmet yolunda kutlu yürüyüşe devam" sloganları dikkati çekiyor.

AK Parti il kongresine partili cumhurbaşkanı sıfatıyla katılacak olan Erdoğan, Diyarbakır'ı son olarak 1 Nisan 2017 tarihinde, anayasa referandumu öncesinde ziyaret etmişti.

O gün "Elinde silah olanla barış olur mu?" diye konuşmuş, barışın ve özgürlüğün teminatı olduklarını ifade etmişti. Bu gelişinde ise Türkiye Suriye topraklarında Afrin'de yaklaşık üçüncü ayına girmek üzere olan sınır ötesi bir askeri harekat içinde.

Cumhurbaşkanının konuşmasını yapacağı sıralarda Diyarbakır'da bir başka önemli etkinlik daha gerçekleşecek. TTB (Türk Tabipleri Birliği) Diyarbakır Şubesi'nin düzenlediği "Barış, demokrasi, dostluk" ödülü bu yıl Afrin Operasyonu'na karşı yaptıkları açıklamadan dolayı gözaltına alınan TTB Genel Merkez üyelerine verilecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Diyarbakır'a gelişini, insanların beklentileri, kentin atmosferini Diyarbakır sakinlerine ve siyasetçilere sorduk.

Yorumlarda OHAL döneminde artan baskılar, huzur ve barış isteği, KHK'larla işsiz kalma korkusu, Afrin operasyonuna karşı açıklama yapma konusundaki güvenlik endişesi, ekonominin kötüye gitmesiyle alım gücünün düşmesi öne çıkan başlıklar oldu.

'Gazetecilere güvenmiyoruz'

Afrin'e düzenlenen operasyon ile ilgili sorduğumuz sorulara tedirgin cevaplar verildi bazıları ise hiç yorum yapmak istemedi.

Uzun zamandır devam eden güvenlik endişesi, insanların demeç vermesi önündeki en büyük engellerden. Görüştüğüm birçok kişi ne isimlerini kullanmamızı istiyor ne de fotoğraflarının çekilmesini.

Ses kaydı ve kamera çekimi ise artık neredeyse imkansız gibi. Medya ve gazetecilere karşı güven oldukça azalmış durumda.

"Siz gazetecilere güvenmiyoruz artık, söylediklerimiz çarpıtılıyor, yalan haberler yapılıyor" diye tepki gösteren birçok kişiyle de karşılaştım.

Ofiste Sanat sokağında bir büfeye giriyorum. Büfenin sahibine Erdoğan'ın Diyarbakır'a gelişini, insanların beklentileri soruyorum, "Hangisi hayırlıysa öyle olsun' diye cevap veriyor.

Afrin'de devam eden operasyon ile ilgili siyasi yorum yapmak istemediğini ekliyor: "Sadece huzur ve barış istiyoruz" diyerek konuyu esnafın yaşadığı ekonomik sıkıntılara getiriyor.

Diyarbakır'da birçok esnafın iflas etmek üzere olduğunu, birçok komşu esnafın dükkanı kapattığını anlatıyor.

"Sigara ve kuruyemiş satıyorum, artık neredeyse paketle sigara almak lüks sayılacak, birçok kişi artık sigarayı taneyle alıyor" diyor.

O sırada içeriye giren genç bir üniversite öğrencisi söylediğini doğrular şekilde üç tane sigara istiyor.

Bu sefer, aynı soruları bu gence yöneltiyorum, Afrin sorusuna tedirgin oluyor.

"Abla sen benim başımı mı yakmak istiyorsun, baksana milletvekilleri bile bu yüzden tutuklanıyor, insanlar Afrin ile ilgili değil yorum yapmak, paylaşım yapmaktan bile korkar hale geldi" diyor.

Arkadaşı da Afrin'i pas geçiyor ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Diyarbakır'da Kürtlerin hayrına bir şey söylemeyeceğini iddia ediyor.

'Huzur ve barış'

Gevran Caddesi üzerinde bir kuruyemişçiye giriyorum, onlar da sorulara "Şehrimize kim gelirse hoş gelsin, huzur gelsin, siyasi yorumlar bize ters" cevabını veriyorlar.

Sanat sokağında elinde poşetleriyle alışverişten dönen Menfiye adındaki orta yaşlı ev hanımına ise şunları söylüyor:

"Gelsin anam, bacım, faydası bize de dokunsun, biz de bu Türkiye cumhuriyeti vatandaşı değil miyiz? Ne konuşur bilmem, ama huzur istiyorum, eşitlik istiyorum. Diyarbakır'daki vatandaş İstanbul, Ankara'dakiyle eşit olsun istiyorum" diyor.

Afrin operasyonunu takip etmiyormuş; ama geçen hafta Ankara'ya bir tedavi için askeri hastaneye gittiğini ve orada çok sayıda gaziyi gördüğünü anlatıyor:

"Afrin beni ilgilendirmiyor, benim memleketim değil, Allah askerleri korusun, o gençler 'Ben gideyim, kurban olsam da ailem kurtulur' diye düşünüyor, ben o adaleti ne yapayım! Olan gençlere oluyor. Ankara'da Gaziler hastanesine gittim geçenlerde, kiminin kolu yoktu, kiminin bacağı. Tam gidip, eksik dönüyor bu gençler, yazık değil mi? Cumhurbaşkanı huzur ve barış getirsin, artık gençler ölmesin, sakat kalmasın, başka bir şey istemiyoruz."

'Siyasete mesafeliyiz'

Konukevi önünde kürsülerde oturup çay içen bir grubun yanına gidiyorum bu sefer. Onlar da konuşmaya pek hevesli görünmüyor.

Hasan adındaki emekli işçi, Selahattin Demirtaş'ın tutuklandığı günden beri Kürtlerin içine kapandığını, siyasete mesafeli durmaya başladığını savunuyor.

OHAL ile birlikte birçok hak ihlalinin arttığını bu yüzden insanlarda büyük bir güvensizlik oluştuğunu ifade ediyor.

"Bir arkadaşım ihraç edildi diye, çocuğu güvenlik soruşturmasından geçemedi, ataması olmadı. İnsanlar fişleniyor adeta. En kötüsü de insanların açlıkla terbiye edilmesi" yorumunu yapıyor.

O da Cumhurbaşkanı'nın Diyarbakır'da Kürtlere çözüme dair bir mesajının olmayacağını inanıyor.

'Satışlar yüzde 40 düştü'

Ofis Yeraltı Çarşısı'na inip ordaki esnafla görüşüyorum. Birçoğu, Sur olaylarından beri satışlarının yüzde kırk oranında düştüğünü, ekonominin giderek kötüleştiğini anlatıyor.

Afrin operasyonunun ekonomiyi daha da kötüleştirdiğini, döviz ve altındaki artışın hayra alamet olmadığını kaydediyorlar.

Onlar da insanların yorum yapmaya karşı isteksizliğini OHAL döneminde artan baskıya ve insanların KHK'lar ile işsiz kalma korkusuna bağlıyorlar.

Erkek giysileri satan bir mağazanın sahibi, bu suskunluğun ancak OHAL'in kalkmasıyla sona ereceğine inanıyor:

"Herkes ev araba almış, borçlanmış, insanlar telaşlı, esnaf başıma bir şey gelirse ödemelerim kalır diye susuyor. Memur adam her gece yeni bir KHK var mı diye korkuyla bekliyor. Burada sanayi yok, bir şey yok, herkes çok huzursuz, insanlar içine kapandı. Ama bu suskunluk da iyi değil."

'Komada gibiyiz'

Ercan adındaki ayakkabıcı da Kürtlerin beklentisinin çok olduğunu ama o beklentiyi gerçekleştirecek siyasi bir iktidar olmadığını ileri sürüyor.

Mevcut ruh halini de "Sadece Diyarbakır değil, tüm ülke komada gibiyiz" sözleriyle özetlemeye çalışıyor.

Diclekent'te market işleten Fesih adındaki esnaf da medyada Afrin ile ilgili doğru haber alamadığından şikayetçi.

"Televizyonlardan her gün üç bin, beş bin terörist öldürdük diyorlar, hepsi aynı şeyi söylüyor. Kimse korkudan doğruyu söyleyemiyor. Biz de internetten doğru haberlere ulaşmaya çalışıyoruz. Bizim tek istediğimiz barış ve huzur. Kaç yıldır şiddet, savaş ve ölüm görmekten bıktık artık, cumhurbaşkanı gelsin ve savaş bitti artık barış zamanı desin istiyoruz ama böyle söylemeyeceğini çok iyi biliyoruz" diyor.

Cep telefonu aksesuarları satılan dükkanda ise oldukça kısa ve net cevaplar alıyorum: "Huzur, barış, iş, aş ve adalet istiyoruz."

'Büyük bir trajedi'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kürtler için önemli günlere denk düşen bir tarihte Diyarbakır'da geliyor. Ziyaretinden bir gün öncesi, 16 Mart 1988'de gerçekleşen Halepçe Katliamının yıl dönümüydü.

Çarşama günü de Newroz Bayramı kutlanacak.

Partisinin il binasında düzenledikleri Halepçe Katliamı Anma programından sonra BBC Türkçe'ye konuşan Sosyalist Kürdistan Partisi (PSK) Başkanı Mesut Tek, Erdoğan'ın bu gelişinde Kürtlere vereceği hiçbir müjdesinin olmayacağını söylüyor:

"Büyük ihtimalle Afrin'de kendi söylemleriyle kaç terörist Kürt öldürdüklerini, buradaki Kürtlere sınırın öte tarafındaki kardeşlerini öldürdüklerini, oradaki köyleri bombalarla nasıl yerle bir ettiklerini anlatacak. Bu büyük bir trajedi."

Mesut Tek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yatırım ve teşvikleri de anlatacağını ekliyor:

"Teşviklere değinecek ama Diyarbakır halkının, Kürt halkının bundan daha ciddi sorunları var bu da Kürtlerin Kürt olmaktan kaynaklı haklarının gasp edilmesi sorunudur."

PSK Genel Başkanı Mesut Tek, TTB'nin Afrin operasyonuna karşı yaptığı açıklamayı hatırlatarak Türkiye'de savaşa karşı çıkıp barışı savunmamın suç olarak görüldüğünü savunuyor. İnsanların savaşa karşı tepki gösterememesini de buna bağlıyor.

'Hassasiyet var'

Siyasetçi Bayram Bozyel de Türkiye'nin bir süredir iç ve dış politikada Kürt karşıtı bir çizgiye savrulduğunu iddia ediyor. Bu iddiasını da Türkiye'nin Kürdistan bağımsızlık referandumuna karşı tavrını ve Afrin'de devam eden operasyonu kanıt gösteriyor.

Kürtlerde ve siyasi partilerde bir barış ve çözüm beklentisinin olmadığını söyleyen Bayram Bozyel şöyle devam ediyor:

"Afrin'deki operasyon her Kürdün yüreğini sızlatan haksız, gayrımeşru, ululararası hukuka ters ve bölgedeki barışı tehdit eden bir gelişme. İnsanlar farklı kanallardan tepkisini dile getiriyor ama Kürtlerin meydanlarda tepkisini ortaya koyma şansı yok, ama bunu Afrin'e karşı bir umursamazlık olarak tanımlamak büyük haksızlık olur.

"Kürtlerde Afrin'e yönelik büyük bir hassasiyet var. AKP de bunun farkında, bu yüzden Erdoğan, Afrin operasyonun Kürtere karşı değil PKK'ye karşı olduğunu söyleyerek bu tepkileri yumuşatmak isteyebilir."

http://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-43441073

05) - ÇİN'DEN ABD'YE NOTA!18.03.2018

Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD Başkanı Trump'ın imzaladığı Tayvan ziyareti kararının "tek Çin" ilkesini ciddi şekilde ihlal ettiğini belirterek, karara tepki gösterdi.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lu Kang yaptığı yazılı açıklamada, Trump’ın Tayvan'a ziyaret kararını imzalamasına kesinlikle karşı çıktıklarını belirterek, bu kararı nedeniyle Washington yönetimine nota verdiklerini ifade etti.

Söz konusu kararın, hiçbir yasal bağlayıcılığı olmamakla beraber "tek Çin" ilkesini ciddi şekilde ihlal ettiğine dikkati çeken Sözcü, kararın Tayvan’daki bağımsızlık yanlılarına "ciddi yanlış sinyal gönderdiğini” dile getirdi.

Sözcü Lu, “Çin, ABD’yi hatasını düzeltmeye, Tayvan ile ilişkilerini ve temaslarını artırmayı durdurmaya çağırıyor.” ifadelerini kullanarak, Washington yönetiminin Tayvan konusunu dikkatli ve uygun bir şekilde ele alması, Çin-ABD ilişkileri ile Tayvan boğazı bölgesindeki barış ve istikrara zarar vermekten kaçınması gerektiğini dile getirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, dün ABD ile Tayvan arasında karşılıklı ziyaretlerin yapılmasını ve Tayvanlı yetkililerin ABD’ye “saygın koşullarda" girmesini öngören kararı imzalamıştı.

Çin'de 1949'da Mao Zedong'un iktidara gelmesi üzerine bazı hükümet üyeleri, Tayvan'a kaçarak adada bağımsızlık ilan etmiş ve milliyetçi Çin olarak da adlandırdıkları Tayvan'ı kurmuşlardı.

Pekin yönetimi "tek Çin" ilkesini benimseyerek, Çin'i uluslararası toplumda sadece kendilerinin temsil ettiğini ve Tayvan'ın, bağımsızlık ilan etmesi halinde askeri güçle müdahale edebileceğini savunuyor.

06) DHA: ÖSO, Afrin'e girmeye başladı -18.03.2018

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) yürüttüğü Efrin savaşında Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) bağlı birliklerinin bu sabah Efrin merkeze girmeye başladığı öne sürüldü

.

DHA, sabah erken saatlerinde Özgür Suriye Ordusu güçlerinin Afrin'e kentin güneydoğusundan girmeye başladığını duyurdu.

.

Kent merkezinden sık sık silah ve patlama seslerinin duyulduğunun aktardıldığı haberde, TSK’ye bağlı uçakların da Afrin semalarında uçtuğu ifade edildi.

07) Alman gazetesi: Efrin olayıyla kaybedilenler -18.03.2018

Türkiye'nin Efrin'deki askeri harekatı devam ediyor. Frankfurter Allgemeine Zeitung'dan (FAZ) Rainer Hermann, Efrin operasyonunun muhtemel sonuçlarını yorumladı.

Türk birlikleri Suriye'nin kuzeyinde Kürt kenti Efrin'i kuşatmış durumda. "Zeytin Dalı" operasyonunun başlangıcından iki ay sonra, Efrin kenti ve aynı ismi taşıyan bölgeye ne olacağı artık yalnızca bir zaman meselesi. Türk askerleri Efrin'i bir kent savaşıyla ele geçirmeye başladıklarında, bunu kanlı günler ve muhtemelen haftalar takip edecek. Çünkü Efrin'in büyük çoğunluğu Kürt siviller olan 100 bini aşkın sakini memleketleri Efrin'i Halep yönünde dünyanın geri kalanına bağlayan son koridor üzerinden terk etmeye hazır değil.

Kürtler tek başına

Kürt "Halk Savunma Birlikleri" (YPG), NATO'nun ikinci en büyük ordusuna karşı sürdürdüğü savaşta tek başına hareket ediyor. Aslında düzenli Suriye ordusu, Türkiye'nin harekatının başlamasının ardından Kürtlerle birlikte Suriye'nin egemenliğini savunacaklarını açıklamıştı. Ancak Türk Hava Kuvvetleri onların mevzilerini bombaladıktan ve Rusya Suriye ordusunun geri çekilmesini talep ettikten sonra görünürde bu açıklamadan pek bir şey kalmamıştı.

Türkiye, kendi kayıplarını en aza indirgemek için Efrin'in de aralarında bulunduğu çeşitli şehirleri bombalayan savaş uçaklarının yanı sıra daha önce Suriye'de İslamcı - cihatçı milisler içerisinde savaşmış olan veya Türki devletlerden istihdam edilmiş olan paralı askerleri kullanıyor. Bunların arasında Uygurların da bulunduğu düşünülüyor. Bu sırada Batı dünyası ise savaşa eylemsiz bir şekilde bakıyor, Alman hükümeti Türkiye'ye yeni silahlar ihraç edilmesine onay dahi vermiş bulunuyor.

Türk yönetimi Suriye'deki kuşatmaya iki nedenden ötürü devam ediyor: Cumhurbaşkanı Erdoğan bu şekilde iç politikada halkı arkasına alıyor. Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığının en geç 2019'da onaylanması gerekiyor. Kendisi bunun ardından neredeyse sınırsız yetkiye sahip olacak. Dış politikada ise Türkiye şimdi Efrin ve onun doğusunda bulunan Cerablus bölgesiyle birlikte Suriye'nin kuzeyinin bir parçasını kontrol ediyor. Ankara, buradan çekilmeyeceğinin sinyallerini verdi. Belediye binalarının üzerinde şimdiden Türk bayrakları dalgalanmaya başladı bile. Türkiye, bu Kürt bölgesine Türkiye'de bulunan Suriyeli mültecileri yerleştirmek istiyor.

"Daha iyi bir Ortadoğu"da darbe

Erdoğan iki yıl önce 1923'te imzalanan ve Türkiye'nin bugünkü sınırlarını belirleyen Lozan Anlaşması'nı ilk kez tartışmaya açmıştı. O günden bugüne Türk gazeteleri de Türk kurtuluş hareketinin Halep'ten Musul'a giden koridor ve Ege Denizi'nde Türk anakarasının yakınında bulunan ve Yunanistan'a ait olan adaları da Türkiye'nin bir parçası olarak öngören haritalara yer veriyor.

Türkiye'nin Efrin'i ele geçirmesiyle geleceği parlak bir siyasi modelin düşme tehlikesi baş gösteriyor. Çünkü Efrin'de tüm etnik gruplar ve mezhep grupları kendi kendilerini yönetiyor, erkek -kadın eşitliğini uyguluyor. 2013'ten beri Efrin'de, eski merkeziyetçi Arap devletinin ve IŞİD'in yerine çoğulcu ve ademimerkeziyetçi bir demokrasi uygulanıyor. Önümüzdeki Efrin vakası bu yüzden daha iyi bir Ortadoğu için sürdürülen mücadele için bir darbe niteliğinde.

08) YNK yeni Yönetim Kurulu'nu seçti -18.03.2018

Kürdistan Yurtseveler Birliği (YNK) yeni yönetim kurulunu belirledi. Bugün toplanan YNK Başkanlık Konseyi 15 kişilik yeni Yönetim Kurulu’nu seçti.

Toplantı ardından bir açıklama yapan YNK Sözcüsü Saedî Ehmed Pîre, YNK Genel Sekreteti 1. Yardımcısı Kosret Resul başkanlığında toplanan Başkanlık Konseyi’nin yeni Yönetim Kurulu’nu seçtiğini duyurdu.

Pîre seçilen yeni yönetimin YNK kongresine kadar partinin en üst sorumluluğunu üstleneceğini ifade etti.

YNK Sözcüsü Saedî Ehmed Pîre seçilen yeni yönetimin akşam saatlerinde Pire yeni yönetimin bugün akşam saatlerinde YNK Genel Sekreteti 1. Yardımcısı Kosret Resul başkanlığında ilk toplantısını gerçekleştireceğini söyledi. ,

Yeni yönetimde yer alan isimler şöyle:

“Kosret Resul Eli, Hero Îbrahim Ehmed, Mele Bahtiyar, Hakim Qadir Hemecan, Omer Fetah, Sadi Ehmed Pîre, Mahmud Sengawi, Şêx Cafer Mustafa, Rıfat Ebdullah, Rızgar Eli, Aso Mamend, Kadir Aziz, Adnan Müftü, Şoreş İsmail ve Erselan Bayiz.

Yeni yönetimde Kerkük Valisi Necmeddin Kerim’in seçilmemesi dikkat çekti.

Basnews

09) 'Peşmerge tartışmalı bölgelere dönebilir' -18.03.2018

Ninova Sünni Arap Aşiretleri Sözcüsü Müzahim Huveyt, yakın bir zamanda ABD’den bir heyetin gelip Peşmergenin tartışmalı bölgelere yerleşmesi için Erbil ve Bağdat’ta temaslarda bulunacağını söyledi.

Ninova Sünni Arap Aşiretleri Sözcüsü Müzahim Huveyt, Kurdistan24’e yaptığı açıklamada, Peşmergenin tartışmalı bölgelere yerleşmesi için özel temsilcileri yoluyla ABD hükümetine taleplerini ilettiklerini ve Peşmergenin sorunlu bölgelere dönüşü için Erbil ile Bağdat arasında arabuluculuk yapmalarını istendiklerini belirtti.

ABD’nin kendilerine Peşmergenin sorunlu bölgelere dönüşü konusunda garanti verdiğini kaydeden Müzahim Huveyt, ABD’nin yakın bir zamanda söz konusu bölgelere Peşmerge ve Irak güçlerinin anlaşmalı olarak birlikte yerleşeceklerine dair söz verdiğini kaydetti.

ABD’nin Peşmergenin tartışmalı bölgelere dönüşü konusunda Bağdat’la görüştüğünün altını çizen Huveyt, Peşmergenin dönüşüyle ilgili olarak Arap aşiretlerin bilgilendirileceğini ifade etti.

ABD’lilere, bir kısım IŞİD üyelerinin Irak ordusunun bir parçası haline gelmesinin ardından Haşdi Şabi’ye katıldığını, bir kısmının da Ninova’daki bazı bölgelere döndüğünü ve halkın yaşamını tehdit ettiğini aktardıklarının altını çizen Müzahim Huveyt, Peşmergenin sorunlu bölgelerdeki yokluğunun IŞİD ve Haşdi Şabi tarafından mezhepçi ve tarafgir faaliyetlere girişilmesi endişesini yükselttiğini dile getirdi.

10) Cockburn: Suriye’de çatışma ‘etnik temizlik’ savaşı haline nasıl geldi?-18.03.2018

Efrin’de çatışmalar kent merkezine ulaşırken bir yazı kaleme alan deneyimli Ortadoğu muhabiri Cockburn, “Suriye’de çatışma ‘etnik temizlik’ savaşı haline nasıl geldi” başlıklı makalesinde, TSK’nin beraber hareket ettiği ÖSO gruplarının din üzerinden tehditte bulunmalarına dikkat çekti.

Yazıda ayrıca Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nden Abdulrahman için “uluslararası dikkatin tamamıyla Suriye ordusunun saldırdığı Doğu Guta’nın üzerinde olmasından ve Efrin’de Kürtler ile diğer azınlıkların olası bir katliamından ‘kimsenin bahsetmiyor oluşundan’ endişeli” sözlerini kullandı.

Türkiye’nin Efrin’e dönük savasının ikinci ayın sonuna yaklaşırken deneyimli Ortadoğu muhabiri Patrick Cockburn, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) beraber hareket ettiği ÖSO gruplarına dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Independent gazetesinden Cockburn, “Suriye’de çatışma ‘etnik temizlik’ savaşı haline nasıl geldi” başlıklı makalesinde, ÖSO’lular tarafından paylaşılan çeşitli videolarda Afrin’dekilerin İslam’a geçmemesi durumunda ölüm tehdidinde bulunduğunu yazdı.

Cockburn ayrıca daha önce yine Independent’ta yayınlanan bir röportaja atıfta bulunarak, eski bir IŞİD’linin, IŞİD’lilerin Türk ordusuna katıldığı yönündeki iddialarını yineledi.

SOHR’dan Efrin açıklamaları

Yazıda, Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR) başındaki isim olan Rami Abdulrahman’ın da söz konusu videoların doğruluğunu teyit ettiği bildirildi.

Ayrıca Abdulrahman’ın, Türkiye tarafından ele geçirilen Ezidi köylerinin olduğunu belirterek, ÖSO’luların “yaşlı Ezidi bir erkeği sorguladığı, ona günde kaç kez dua ettiğini sorduğu” videolar izlediğini söylediği belirtildi.

Cockburn’ün yazısında gözlemcilerin endişeleri şu şekilde aktarıldı:

“Ülke genelinde haber kaynakları ağı aracılığıyla Suriye’de önde gelen insan hakları gözlemcisi olan Abdulrahman, uluslararası dikkatin tamamıyla Suriye ordusunun saldırdığı Doğu Guta’nın üzerinde olmasından ve Efrin’de Kürtler ile diğer azınlıkların olası bir katliamından ‘kimsenin bahsetmiyor oluşundan’ endişeli.

Sivillerin Efrin’den kaçması da Halep’e giden yol üzerinde bulunan Suriye hükümetine ait kontrol noktalarında aile başına 4 bin dolara kadar rüşvet talep etmesinden ötürü oldukça zorlaşıyor.

Türk ordusu Efrin’e yaklaştıkça ve Suriye hükümeti muhalefetin kalesi Doğu Guta’nın içlerine girdikçe, her iki bölgedeki halk zorunlu demokratik değişimden ötürü korku duyuyor. Irak’tan Kürt bir gözlemci, daha önce Efrin’in çoğunluğunun Kürt olmadığını iddia eden Erdoğan’ın ‘Kürt nüfusunun yerine Türkmenleri ve diğerlerini getireceğini’ düşünüyor.”

“Ruhumuz ve köklerimiz burada”

Öte yandan Cockburn, Efrin’de sivillerin kenti terk etmek istememesinin nedeninin Doğu Guta’daki sivillerle benzer olduğunu yazdı.

Gazeteye konuşan hükümet karşıtı gazeteci Haytham Bakkar, Doğu Guta’dan ayrılmama kararını şu sözlerle anlattı:

“Biz burada yüzlerce, binlerce yıldır yaşıyoruz. Burada büyükanne ve büyükbabalarımız yaşadı. Bizim evlerimiz ve mezarlarımız burada. Biz burada doğduk ve burada öleceğiz. Bizim ruhumuz ve köklerimiz burada.”

Son olarak Cockburn, yazısında şu değerlendirmelere yer verdi:

“Suriye krizinde yabancı aktörlerden hiçbiri Türkiye’ye karşı müdahalede bulunacaklarına dair bir işaret göstermiyor. Türkler, Rusya’nın daha önce savunduğu hava sahasını savunmamaya karar vermesinin ardından Efrin’i 20 Şubat’ta işgal edebildi. Kürt liderler Türkiye, Rusya ve İran’ın, Türkiye’nin Efrin’i alacağı, karşılığında muhtemelen Essad karşıtı Idlib’e desteğini çekeceği konusunda anlaştığına inanıyor.

Türkiye’nin Efrin’deki Kürtlere saldırısı Efrin düştüğünde sonlanmayacak. Buranın elimine edilmesi doğuda Kürtlerin elinde bulunan bölgeye karşı Türk saldırılarının yapılmasına hazırlık olabilir. Bu da Türkleri, aracılık yapmaya çalışacak olan Washington ile karşı karşıya getirecektir. Ancak ABD güçleri Suriye’de kalacaksa, karada müttefik olarak Kürtlere hala ihtiyaçları var. Yine de Efrin’in düşüşü toplu katliam ve etnik temizliklerle olacaksa, Kuzey Suriye’deki savaş çok daha kötüleşmek üzere.” Dışhaberler

11)Lüksemburg’tan NATO’ya Efrin mektubu -18.03.2018

Lüksemburg, NATO’ya Türkiye’nin Efrin operasyonuyla ilgili çağrıda bulundu. Lüksemburg Dışişleri Bakanı Asselborn, “Bu operasyonun gerçek bir felakete yol açmasından endişe ediyorum.” dedi.

Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’e mektup göndererek Türkiye’nin Efrin operasyonuna karşı endişeli olduğunu belirtti.

Operasyonun durmasını ve Türk ordusunun Efrin’den çekilmesini talep eden Jean Asselborn, “Bu operasyonun, gerçek bir felakete yol açmasından endişe ediyorum.” şeklinde konuştu.

Çağrı mektubunda, Türkiye’nin askeri operasyonuyla birlikte insani yardımda bulunan kişilere erişimin ciddi şekilde kısıtlandığını yazan Asselborn mektubunda şunları söyledi:

“NATO, Efrin’e yönelik saldırıları yakından izlemeli. Bu kapsamda düzenli olarak brifinglerle görüş açıklanmalı. Türkiye'nin, uluslararası hukuku ve ‘orantılılık prensibini’ dikkate alması gerekir. NATO yetkililerinin bunu Türk yetkililerle görüşmelerinde dile getirmesi çağrısı yapıyorum.”

Siviller ölüyor

Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Türkiye'nin Efrin'e yönelik Savaşından bu yana gerçekleştirdiği ağır topçu atışları ve hava saldırılarında aralarında çocuk ve kadınların da olduğu yüzlerce sivilin yaşamını yitirdiğini açıkladı.

12) SOHR 2 aylık Efrin bilançosunu açıkladı-18.03.2018

Suriye İnsan Hakları için Gözlemevi (SOHR) Türkiye ve ÖSO grupları, 20 Ocak’ta askeri harekat başlattıkları Efrin’de savaşın 58 günlük bilonçosunu yayınladı.

İngiltere merkezli, muhaliflere yakın Suriye İnsan Hakları için Gözlemevi (SOHR) TSK ve ÖSO'nun Efrin Harekatı kapsamında yaşanan çatışmalarda, bugüne kadar 1500’den fazla YPG savaşçısının, 400’den fazla ÖSO mensubu hayatını kaybettiğini belirtti.

-

SOHR, ölümlerin büyük bölümünün hava operasyonları ya da havan topu saldırıları nedeniyle yaşandığını bildirdi.

Türkiye, YPG ve SOHR gibi kurumların, çatışmalardan hayatını kaybedenlerin sayılarıyla ilgili yaptığı açıklamalarda önemli farklılık bulunuyor.

GO BÎDE / >
https://www.youtube.com/watch?v=oURdiMgLEFU&feature=youtu.be

Kurdistana Bakur
http://www.kurdistana-bakur.com/index.php

-

.

…

FOTO / KAYNAK: ŞENGÜL ÖZER'DEN

VARTO / GIMGIM DEYİP GEÇMEYİN (GÜZEL GIMGIM'IM)

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN


01)-18.03.2018

02) -18.03.2018

AFRİN - VİDEO / https://www.youtube.com/watch?v=fWynQmT0wUk
https://www.youtube.com/watch?v=6oJwuVLKjAM
OSMAN ÖCALAN. VIDEO / https://www.youtube.com/watch?v=FCsYHbREbTs
Erzurum Müftüsü Afrin İçin istifa etti / https://www.youtube.com/watch?v=uc1hOeR1bqI
Am 30.01.2018 veröffentlicht
erzurum müftüsü afrine yapılan saldırıdan dolayı görevinden istifa etti
Afrin'de 33. gün / Hüsnü Mahalli'den önemli açıklamalar
https://www.youtube.com/watch?v=d98ltOSeTK8
Prof. Dr. Mazıcı Erdoğan'ı eleştirince yayından alındı, üniversitesi soruşturma başlattı

Am 25.07.2016 veröffentlicht
Prof. Dr. Nurşen Mazıcı; Habertürk'te katıldığı programda Erdoğan'ı eleştirince programda bulunan AKP'liler tarafından tehdit edildi. Tehdide rağmen sözlerini tamamlamaya çalışan Mazıcı yayından alınırken üniversite yönetimi gece yarısı açıklamasıyla Mazıcı hakkında soruşturma başlattığını duyurdu.
https://www.youtube.com/watch?v=2C8-QipCB_4

Salih Müslim

Afrin

Ek.Tarihi Sun Mar 18, 2018 10:00 am Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Medya
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Medya:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 1
Toplam Oy: 1


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution