Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Ibrahim Güclü:HUDA-PAR, KONGREYA WÊ YA 3-EMÎN   Îbrahîm Güçlü:PDKê Ji Bona Temsîlkarê Şoreşa Milî ya Siyasî Ye: Bû Yekemîn / B.   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Nizamettin Taş:Belirleyici olan PKK değil, Öcalan ve Ankara'dır   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   İbrahim Güçlü:Şêx Seîd Êfendiyê Pîranî û Hevreyên Wî/ ENFAL   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Dr. İsmail Beşikçi: Selahattin Demirtaş’ın Şarkısı   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (14) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Medya


01)DEMİRTAŞ: YARGILAMA ANAYASAYA AYKIRI-17.03.2018
Tutuksuz yargılandığı davanın üçüncü duruşmasında hakim karşısına çıkan HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, dokunulmazlığının kaldırılma sürecinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle yargılamanın hukuka aykırı olduğunu söyledi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Demirtaş ve Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in 2013 yılında Newroz kutlamasında yaptıkları konuşmalar nedeniyleb> “örgüt propagandası” yaptıkları iddiasıyla yargılandıkları davanın üçüncü duruşması Silivri’de görülmeye başlandı.

Çok sayıda HDP’li milletvekilinin izlediği duruşmada iddianame okunmasına geçilmeden önce Demirtaş söz alarak usule ilişkin itirazlarını sundu.

Demirtaş dokunulmazlığının kaldırılma sürecinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle yargılamanın hukuka aykırı olduğunu belirtti.

Bu davanın kendisi hakkında görülen diğer davalardan farklı olmadığını ve düşürülmesi gerektiğini ifade eden Demirtaş şunları söyledi:

“Anayasayı esas almanız lazım. Şu an Anayasaya, yasaya ve Meclis İç Tüzüğü’ne aykırı bir işlem söz konusu. Kişiye özgü kanun yapılmaz. Meclis karar aldığında Resmi Gazete’de yayınlanır, Cumhurbaşkanı onayına sunulmaz. Cumhurbaşkanı Meclis kararına dahil olamaz. Dokunulmazlığımızın kaldırılması Cumhurbaşkanına sunuldu. Dokunulmazlığın özü burada katledildi. Biz dokunulmazlıklarla zırhlı araç siyaseti yapmadık. Burada açıkça kanuna aykırı olarak millietvekillerinin vekilliği düşürüldü, milletvekilleri tutuklandı. Yargının bunu durdurması lazım. Bize açıkça ve aleni bir şekilde ayrımcılık yapılarak, kanun çıkartılarak Anayasa ihlali yapıldı. ‘Dokunulmazlığı tek tek kaldırır, milletekillerinin içeri atarız. Kimse bunu Anayasa Mahkemesi’ne götürmez’ dediler.

Milletvekilinin söz söyleme, siyaset yapma hakkı 83/1 ile güvence altına alınmıştır. Soruşturma makamı soruşturma yapmadan ciddi hata yaptı. Hakkımda 102 fezleke var. Bu 102 fezleke de konuşmalarımdan ötürü hazırlandı. Mahkemeniz parlamentoya yazı yazarak konuşmamın tamamı ‘gönderin’ demeli. Dokunulmazlıklar 300 yıl önce krala ve padişaha karşı çıktı.”

02) MAK: ‘CUMHUR İTTİFAKI’NIN OYU YÜZDE 47 -17.03.2018

Yeniçağ’dan Ahmet Takan’a konuşan MAK Danışmanlık şirketinin sahibi Mehmet Ali Kulat, elindeki son anketleri paylaştı.

Kulat, AKP’nin kararsızlar hariç yüzde 40 bandında oyu olduğunu, MHP’nin oyununsa yüzde 7 bandında olduğunu söyledi.

Ahmet Takan'ın Yeniçağ gazetesinde, "Kim kime küsmüş?.. Bundan sonra kim kime küser?.." başlığı ile yayımlanan yazısının bir bölümü şöyle:

Sürekli saha çalışmaları ve anketler yapan MAK Danışmanlık şirketinin sahibi Mehmet Ali Kulat'a son anketleri soruyorum. "Şu anda AKP yüzde 40 bandında kararsızlar hariç. MHP de yüzde 7 bandında" diyor. 50 artı 1 nasıl olacak peki?.. Mehmet Ali Kulat, ittifakın götürdüklerine dikkat çekiyor;

"Referandum sürecinde de buna yakındı AKP, biraz daha yüksekti, sadece MHP'den yüzde 3 gelmişti ama o zaman Güneydoğu'dan ilave oy geliyordu. 2-3 puan ilave oy gelmişti. Şu anda Güneydoğu'dan oy gelişi sıfırlandı. Şöyle sıfırlandı; AKP'nin bölgede bir çekirdek oyu var ondan bahsetmiyorum. HDP'nin bir çekirdek oyu var ondan bahsetmiyoruz.

Sadece Güneydoğu'dan değil Kürt seçmenden yani İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de yaşayan Kürt seçmenden de bahsediyoruz. Bu Kürt seçmenin şu anda çekirdek yani Ak Parti'leşmiş baştan itibaren fasılasız Ak Parti'ye oy veren seçmeni hariç Ak Parti'ye oy verme noktasında bir düşüş görüyoruz. Bundan dolayı dikkat ederseniz Sayın Cumhurbaşkanı Urfa'ya gitti -ben de gittim- yani büyük kalabalıklar var vs. Ayrı mesele ama devlet erki ile hareket ettiğinizde gelirler yani.

Çünkü, karşınızdaki kişi AKP Genel Başkanı olmasının ötesinde Cumhurbaşkanı. Doğal olarak insanların gelmesi anlaşılabilir. Ancak oy verme boyutuna geldiğinizde, biz bölgede çalışmalar yapıyoruz. Yaptığımız çalışmalarda referandumda gelen ilave 2 puanın gelmediğini görüyoruz. Sadece Güneydoğu'da değil Türkiye genelinde Kürt seçmenden...

Peki, bu Kürt seçmenin oy vermemesinde etkin roller neler? Yani daha önce verirken hatta referandumda bile vermişken şimdi niye vermiyor boyutuna baktığınızda, küçük bir kısmı bu Barzani ile yaşanan sorunlar, Kuzey Irak'la yaşanan sorunlar ki, şu anda çözülmüş gibi görünse bile bir kırılma oluşturmuş.

Ama Afrin operasyonu Ak Parti'nin kullandığı aşırı milliyetçi dil MHP ile özdeşleşmesi de 1-2 puanlık bir kırılmaya neden oluyor şu anda. Ve Ak Parti bölgede bunu anlatamıyor. Yani Cumhurbaşkanı bizzat olaya kendi müdahil olmak durumunda. İşte şimdi de Diyarbakır'a gidiyor. İkincisi HÜDAPAR seçmeni orada önemli bir sayısal veri anlamında değil ama etki anlamında ciddi bir etkiye sahip. HÜDAPAR seçmeni de şu anda Ak Parti'nin yanında değil. Referandumda bunlar canla başla Ak Parti'nin yanındalardı."

03) Kürdistan Hükümeti'nden Halepçe mesajı -17.03.2018

Kürdistan Hükümeti, Halepçe Katliamı’nın 30. yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Halepçe Katliamı’nın 30. yıldönümünde büyük ve derin bir acıyla şehit düşen çocuk, kadın, genç ve yaşlı tüm Halepçe şehitlerini saygıyla anıyoruz denilen açıklamada, “Halepçeliler, Kürt oldukları için 16 Mart 1988’de dönemin diktatoryal rejimi tarafından vahşice katledildi.” Denildi.

Halepçe’ye yapılan kimyasal saldırıda 5 bin kişinin şehit düştüğü ve on binlerce kişinin de yaralandığı hatırlatılan anma mesajında şu ifadelere yer verildi:

“İnsanlığa, doğaya ve yaşama karşı işlenen bu suç dünyanın gözü önünde yapıldı. O zamanlar herkes buna karşı sessiz kaldı. Halepçe’ye karşı işlenen bu suç, bütün dünyaya Kürdistan halkının mazlumluğunu ve dönemin Bağdat hükümetinin vahşiliğini gösterdi. Büyük üzüntü ve acı içinde olduğumuz bu yıldönümünde Halepçe halkına hizmet etmeye devam edeceğiz.

Irak devletinden Halepçe halkına karşı sorumluluklarını yerine getirmesini, halkın zararlarını karşılamasını ve Halepçe’yi yeniden inşa etmesini talep ediyoruz. Uluslararası toplumdan da bir daha böyle bir katliama yol vermemesini talep ediyoruz.”

04) Newroz kutlamalarına 10 merkezde izin çıktı-17.03.2018
Newroz kutlamalarına 10 merkezde izin çıktı

Newroz kutlamaları için 10 merkezde yapılan başvurulara izin çıktı.

Newroz kutlamaları için 10 merkezde yapılan başvurulara izin çıktı.

Newroz için tüm kentlerde Valiliklere ve Kaymakamlıklara başvurularda bulunulmuştu. Çoğu kentte başvurulara henüz yanıt verilmezken, yedi merkezde kutlamalara çeşitli gerekçeler gösterilerek izin verilmemişti.

Yapılan başvuruların ardından ise Van, Hakkari, Yüksekova, Bitlis, Muş, Ağrı, Iğdır, Kars, Doğubayazıt ve Urfa’da Newroz kutlamalarına Valilikler tarafından onay verildi.

Van

Van’da 21 Mart günü tarihi Van Kalesi’nin yanında bulunan alanda kutlanacak olan Newroz’a ilişkin Tertip Komitesi’nin Valiliğe yaptığı başvuruya olumlu yanıt verildi.

Kutlamaya izin verilmesinin ardından hazırlık çalışmalarına hız verildiği belirtildi.

Yüksekova

Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yapılacak Newroz kutlaması için Valiliğe yapılan resmi başvuruya da olumlu cevap verildi.

Dağlıca yolu üzerinde bulunan ilçe stadyumunda 21 Mart Çarşamba günü kutlanacak olan Newroz’un başlama saati 10.00 olarak belirlendi.

Ağrı

Ağrı’da Newroz kutlaması için yapılan başvuruya olumlu yanıt verildi.

Kutlama, Belediye Açık Otopark Alanı’nda 21 Mart’ta gerçekleştirilecek.

Kars

Kars’ta Tertip Komitesi’nin 20 Mart için yaptığı başvurunun Valilik tarafından reddedilmesinin ardından 21 Mart için yapılan başvuru olumlu sonuçlandı.

Kentteki Newroz kutlamaları Cumhuriyet Meydanı’nda saat 10.00’da yapılacak.

Hakkari

Hakkari’de de yapılacak Newroz kutlamalarına 21 Mart tarihi için izin verildi.
Kutlama, kentin girişindeki Otogar Meydanı’nda yapılacak.

Iğdır

Iğdır Newroz Tertip Komitesi tarafından 19 Mart’ta Pancar Meydanı’nda yapılması planlanan kutlama için yapılan başvuruya izin verilmemişti.

21 Mart tarihi dışında Newroz kutlamasına izin verilmeyeceği cevabı aldıklarını belirten Tertip Komitesi üyeleri, 21 Mart günü için bulundukları başvurunun olumlu sonuçlandığını söyledi.

Kutlama, 21 Mart tarihinde Pancar Meydanı’nda yapılacak.

Muş

Muş’ta 19 Mart’ta kutlanması planlanan Newroz için yapılan başvuruya izin çıkmamasının ardından 21 Mart günü için başvuru olumlu sonuçlandı.

Kutlama 21 Mart tarihinde İstasyon Meydanı’nda saat 10.00’da başlayacak.

Bitlis

Bitlis’te 21 Mart’ta Tatvan Fuar Meydanı’nda yapılması planlanan Newroz kutlamasına ilişkin yapılan başvuruya henüz cevap verilmedi.

Doğubayazıt

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde Tertip Komitesi tarafından Kolan Petrol’un yanında bulunan alanda planlanan Newroz kutlamasına ilişkin de başvuru yapıldı.

20 Mart için yapılan başvuruya izin verilmezken, tertip komitesine “17-18-19-20 Mart tarihlerinde bu etkinliklerin yapılması uygun görülmemiştir” denildi.

Başvurunun reddedilmesi ardından Tertip Komitesi, 21 Mart tarihi için yeniden yapılan başvuruya yanıt verilmedi.

Urfa

Urfa’da düzenlenecek Newroz kutlamalarının 21 Mart tarihinde yapılması için başvuru kabul edildi.

Newroz kutlaması kentteki Paşabağı Miting Alanı’nda gerçekleşecek

05) TSK'DEN AFRİN AÇIKLAMASI -17.03.2018

TSK'dan yapılan açıklamada, "Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Afrin'de hastane bombalandığına dair haberler gerçek dışıdır." denildi.

Genelkurmay Başkanlığı'nın Twitter'da yaptığı açıklamada Zeytin Dalı Harekatı'nın sivillere ve çevreye kesinlikle zarar verilmeyecek şekilde icra edildiği belirtilerek, "Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Afrin'de hastane bombalandığına dair haberler gerçek dışıdır" diye yazdı.

Uluslararası basına yansıyan haberlere göre bir gözlemci TSK'nin Afrin'deki bombalı saldırısı nedeniyle bir ana hastanenin de hedef olduğunu ve dokuz kişinin öldüğünü söyledi.

Independent'ın PYD ve savaş gözlemcilerine dayandırdığı haberine göre bombalı saldırıda 18 sivil öldü. Aynı habere göre Perşembe günü de 12 sivil öldürüldü.

Afrin hastanesinin Başhekimi Dr. Joan Shitika, Almanya merkezli haber ajansı DPA'ya “hastanelerin yaralılarla dolduğunu ve yeterince tıbbi malzemelerinin olmadığını” söyledi.

06) Diyarbakır’da Nevruz hazırlıkları sürüyor: ‘Erdoğan’ın afişlerimizi görmesini istemiyorlar’-17.03.2018

Diyarbakır’da 21 Mart’ta gerçekleşecek Nevruz kutlamaları için hazırlıklar sürüyor. DBP Parti Meclisi (PM) Üyesi Eşref Mamedoğlu, "Erdoğan burada AKP’nin kongresine katılacak. Her yerde onun afişleri var. Devlet demeyelim de sanki AKP, Erdoğan’ın bizim afişlerimizi görmesini istemiyor” diyor.

Diyarbakır’da 21 Mart’ta gerçekleşecek Nevruz kutlamaları için hazırlıklar sürüyor. Şehrin çarşılarında önceki haftalara nazaran bir hareketlilik var, rengarenk giysiler vitrinlerdeki yerini aldı. DBP Parti Meclisi (PM) Üyesi Eşref Mamedoğlu, bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır’da olacağını hatırlatarak, “İçişleri Bakanlığı’na da bildirdiğimiz ve asılması için izin de aldığımız ‘Newroz piroz be’ yazılı afişlerimizi asamıyoruz. Afişlerimiz yasaklanmadı, ama Erdoğan burada AKP’nin kongresine katılacak. Her yerde onun afişleri var. Devlet demeyelim de sanki AKP, Erdoğan’ın bizim afişlerimizi görmesini istemiyor” diyor.

HDP, DBP, DTK ve Özgür Kadın Harekâtı tarafından bu yıl “Nevruz direniştir. Faşizme karşı halkların baharıdır” sloganı ile 40 ayrı merkezde düzenlenecek Nevruz kutlamalarının hazırlıkları Diyarbakır’a hareketlilik getirdi. Tarihi İspahi Çarşısı’nda kadınların bayram ve düğün günlerinde giydiği bindallılar askılardaki yerini aldı.

DBP Parti Meclisi üyesi Eşref Mamedoğlu, eskiden bu yana Nevruz kutlamalarında halkın özgücüne dayandıklarını söyleyerek, “Alanda partililerimizden ve halkımızdan aldığımız destekle hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Alanda hiçbir sıkıntı yok. Emniyet ve Valilik ile güvenlikle ilgili görüşmelerimiz sürüyor” diyor. Alandaki güvenliğin hem polisler hem de DBP görevlilerince sağlanacağını söyleyen Mamedoğlu, “Güvenlik ile ilgili hiçbir endişemiz yok. Her noktada, sahnede, protokolde, ateşin yakılacağı noktada, alana girişlerde ve her yerde arkadaşlarımız görev alacaklar. Gasp edilen belediyelerden, binlerce üyesi gözaltına alınan ve tutuklanan her iki siyasi partinin durumundan dolayı halkta müthiş bir tepki var” diyor.

07) HDP'nin Meclis'teki üyelikleri MHP'ye geçiyor -17.03.2018

HDP'lilerin milletvekilliklerinin düşürülmesi Meclis komisyonlarındaki üye dağılımını değiştirdi. Vekilliği düşürülen HDP'lilerin üyelikleri MHP'ye geçiyor.

HDP milletvekilliklerinin vekilliklerinin düşürülmesi, Meclis’teki komisyon çalışmalarını da etkilemeye başladı. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunun HDP’li üye sayısı, milletvekilliklerinin düşürülmesi sebebiyle 3’e indi ve HDP’nin komisyondaki üyelik hakkı MHP’ye geçti. Şimdiye kadar Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi olan ve vekilliği düşürülen isimler ise Nursel Aydoğan, Ahmet Yıldırım ve İbrahim Ayhan oldu. Daha önce de HDP’nin RTÜK’teki üyelik hakkı AKP’ye verilmişti.

HDP'nin RTÜK'teki üyeliğini AK Parti aldı

RTÜK’te boşalan 3 üyelik için Meclis’te seçim yapıldı. 1 Kasım seçimlerine göre RTÜK’teki üye sayısı 4’ten 5’e çıkan AK Parti, HDP’nin boşalan üyeliğini aldı. Böyle olunca 36 milletvekili bulunan MHP’nin RTÜK’te 2, 54 milletvekili bulunan HDP’nin üyesi kalmadı.

RTÜK

Meclis Genel Kurulu’nda RTÜK’te (Radyo televizyon Üst Kurulu) görev süreleri sona eren 3 üyelik için seçim yapıldı. Seçimin sonunda AK Parti kontenjanından 2, CHP kontenjanından 1 üye belirlendi. Yeni seçilen üyelerle birlikte 36 milletvekili bulunan MHP’nin RTÜK’te 2 üyesi bulunurken, 54 milletvekili bulunan HDP’nin üyesi kalmadı.

RTÜK üyeleri, Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin milletvekili sayılarına göre belirleniyor. 7 Haziran 2015 seçiminde MHP ve HDP milletvekili sayısı eşit olunca bu partilere düşen üye sayısıyla ilgili seçimin kura yerine Meclis Genel Kurulu’nda oylamayla yapılmasına karar verildi. Böyle olunca RTÜK üyeliğinde dağılım AK Parti 4, CHP 2, MHP 2, HDP 1 oldu.

1 Kasım seçimlerinin ardından ise Meclis’teki sandalye dağılımı değişti. AK Parti’nin RTÜK üyeliğindeki kontenjan sayısı 4’ten 5’e çıktı. Meclis Başkanlığı da RTÜK’ten boşalan 2, 4 kasımda boşalacak 1 üyelik için yapılacak seçimde 2 üyenin AK Parti kontenjanından, 1 üyenin CHP kontenjanından seçilmesine karar verdi.

Meclis Genel Kurulu belirlenen bu kontenjanlar doğrultusunda yeni üyeleri bellirlemek için seçim yaptı. Seçim öncesi bu duruma tepki gösteren HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, yapılan seçimin Anayasaya aykırı olduğunu belirterek, Meclis Başkanlığına iade edilmesini istedi. RTÜK üyelerinin siyasi partilerin sandalye sayısına göre belirlendiğine dikkat çeken Önder, “31 vekille 1 üyemiz vardı. Şimdi bunun 2 katı milletvekilimiz var ama RTÜK’te üyemiz kalmayacak” dedi.

HDP TASFİYE EDİLİYOR

Boşalan üyelikler için Temmuz ayında yapılması gereken seçimin bugüne bırakılmasını, RTÜK’te oy nisabını ele geçirme operasyonu” olarak nitelendiren Önder, HDP’nin kamusal alandan, siyasetten tasfiye edilmek istendiğini söyledi, “Bu bir tenezzül meselesidir, bunu ayıplıyoruz” dedi.

Önder’in açıklamalarının ardından usul tartışması açıldı. AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, RTÜK üyelerinin 6 yıllığına seçildiğini, TBMM görevden alamayacağı için yapılan işlemin doğru olduğunu savundu.

“ZURNANIN DETONE OLDUĞU YER”

Tekrar söz alan Önder, üyelik seçiminin neden zamanında yapılmadığını sordu, “Bu kadar hakkına düşkündün, neden üyeni zamanında seçmedin? Zurnanın detone olduğu yer burası. Bu kabul edilemez” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise CHP’nin mayıs ayından bu yana boş olan kontenjanı için seçim yapılarak mağduriyetinin giderildiğini ama yeni bir mağduriyet ve eşitsizlik yaratıldığını söyledi. 34 milletvekiline 2, 60 milletvekiline 0 üyeliğin sistemin yanlışını ortaya koyduğunu söyleyen Özel, “Ya tenezzül etmeyip bir fedekarlıkla çözüm üreteceksiniz ya da anayasaya ters düşmeyecek bir yöntem belirleyeceksiniz” çağrısı yaptı.

RTÜK’E YENİ 3 ÜYE

Usul tartışması sonuç vermedi. Yapılan seçimlerde RTÜK üyeliklerine AK Parti kontenjanından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşarı Ebubekir Şahin ile eski RTÜK üyesi Taha Yücel, CHP kontenjanından CHP TBMM Grubu Basın Danışmanı İlhan Taşcı seçildi.

08) Kerkük'te 16 Mart anmasında Kürdistan bayrağı tartışması-17.03.2018

Kerkük’te Halepçe Katliamı yıldönümü vesilesiyle düzenlenen anmada YNK’liler arasında “Kürdistan bayrağı” tartışması yaşandı.

Dün Kerkük’te Halepçe Katliamı’nın yıldönümü vesilesiyle bir araya gelen Kürtler anma etkinliği düzenledi. Anmaya katılan YNK Kerkük Sorumlusu ile YNK’nin Irak Parlamenteri arasında Kürdistan bayrağının taşınmaması konusunda ilginç bir tartışma yaşandı. Bir katılımcının çektiği videoda YNK’nin Kerkük Sorumlusu Aso Mamend, Irak Parlamentosu YNK Parlamenteri Mihemed Osman’dan elindeki Kürdistan bayrağını indirmesini istedi.

Kürdistan bayrağını indirmesini isteyen Aso Mamen “Newroz’da golümüzü atarız” diyerek YNK’li parlamenteri ikna etmeye çalışıyor.

İkna edemeyeceğini anlayan Aso Mamend başka bir gerekçe öne sürerek “Katliam ve anmalarda bayrak asılmaz. İndirilir” şeklinde değiştirmesi yine de kimseyi ikna etmiyor.

Irak Parlamenteri Mihamed Osman ise şu yanıtı veriyor: “Kerkük Irak güvenlik güçleri sorumlusu Main Said ile konuştum. Bize ‘Kürdistan bayrağını açmanızda bir sakınca yok’ dedi.”

YNK’nin Kerkük Sorumlusu Aso Mamend daha önce yaptığı açıklamada, Kerkük'teki Kürtlerden Newroz ve diğer ulusal günlerde Kürdistan bayrağını açmamalarını istemişti.

Kerkük kenti 16 Ekim tarihinde YNK'den bir grubun Irak hükümeti ile anlaşması ardından Haşdi Şabi milislerince işgal edilmişti. Basnews

10) Alman meclisinde Türkiye'ye Efrin eleştirisi: Devletler hukukuna aykırı -17.03.2018

Federal Meclis’te düzenlenen Efrin harekatıyla ilgili tartışma oturumunda iktidar ve muhalefet partilerinden milletvekilleri Türkiye'nin operasyonunu devletler hukukuna aykırı olmakla eleştirdi.

Federal Meclis’te Perşembe günü Türkiye’nin Efrin ve çevresinde yürüttüğü askeri harekata ilişkin muhalefetteki Yeşiller, Sol Parti, Almanya için Alternatif (AfD) ve Hür Demokrat Parti (FPD) tarafından sunulan önergeler tartışıldı.

Alman meclisindeki oturumda söz alan muhalefet partilerinden vekillerin yanı sıra koalisyon partileri Hristiyan Birlik (CDU/CSU) ve Sosyal Demokrat Parti'den (SPD) milletvekilleri de, Türkiye'nin Efrin harekatının devletler hukukuna aykırı olduğunu dile getirdi. Muhalefet partilerinden milletvekilleri ise Alman hükümetinin Türkiye'nin tutumunu açık bir şekilde uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendirerek kınamamasını eleştirdi.

Federal Meclis'teki oturumda ilk sözü alan aşırı sağcı AfD'den milletvekili Armin-Paulus Hampel oldu. Hampel, Türkiye'nin Efrin'e yönelik operasyonunu “uluslararası hukuka aykırı” olarak nitelendirerek, "kınadıklarını” vurguladı. Alman hükümetinden de bu operasyonu kınamasını talep ettiklerini belirten Hampel, ayrıca Türkiye’nin kınanması için AB içinde de girişimde bulunmasını talep ettiklerini söyledi. Hampel, çatışmaların Afrin’in dışındaki bölgelere yayılmasından da kaygı duyduklarını vurguladı.

'IŞİD’le mücadeleyi zayıflatıyor'

Hür Demokrat Partili milletvekili Ulrich Lechte, Türkiye'nin Efrin harekatının bölgedeki gerilimi artırdığını belirterek, bu operasyonun IŞİD’e karşı mücadeleyi zayıflattığını savundu. "IŞİD’e karşı savaşan Kürtlerin şimdi Türklere karşı bölgeyi savunmak” zorunda kaldığını söyleyen Lechte, yeni Alman hükümetine Türkiye'ye silah ihracatının tamamen durdurulması çağrısında bulundu.

Türkiye'deki siyasi durumu eleştiren Lechte, bu koşullar altında Türkiye ile AB arasında Gümrük Birliği'nin genişletilmesine ve Türklere vize serbestliği sağlanmasına karşı olduklarını söyledi.

Silah ihracatı durdurulsun

Yeşiller partili Claudia Roth konuşmasında Alman hükümetinin Türkiye’ye yönelik tutumunu eleştirdi. Efrin ve çevresindeki duruma işaret eden Roth, "Alman hükümetine soruyorum: Türkiye’nin uluslararası hukuka aykırı bir tutum izlediğini dile getirmesi için daha ne gerekiyor?” dedi. Alman hükümetinden Efrin konusunu NATO'nun gündemine getirmesini de talep eden Roth, Türkiye'ye "silah ihracatı ve silahların modernizasyonuna kesinlikle son verilmesi” gerektiğini vurguladı.

10) BEYAZ SARAY'DAN 'AYRILIK YOK' AÇIKLAMASI -17.03.2018

Beyaz Saray Sözcüsü Sanders, ABD Başkanı Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı McMaster'ı göndereceği iddialarını bir kez daha yalanladı.

Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, ABD Başkanı Donald Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Herbert Raymond McMaster'ı görevden alacağı iddialarına, "Şu anda herhangi bir personel değişimi yok." sözleriyle yanıt verdi.

Sözcü Sanders, Beyaz Saray'daki günlük basın brifinginde McMaster'ın görevden alınacağı iddialarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Sanders, "Şu anda Beyaz Saray'da herhangi bir personel değişimi yok. Burada görev yapan kimse bu konuda endişeli olmasın." ifadesini kullandı.

ABD Başkanı Trump'ın, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı McMaster'ın görevine son vermeye karar verdiği iddiaları ABD basınında geniş yer bulmuş, Beyaz Saray Sözcüsü Sanders ise bu iddiaları Twitter hesabından yalanlamıştı.

11) Erbil'den Bağdat'a tazminat talebi -17.03.2018

Kürdistan Şehit Ve Enfal Mağdurları Bakanı Mahmud Hacı Salih, aradan 30 yıl geçmesine rağmen Irak Devleti’nin Halepçe Katliamı mağdurlarına hiçbir tazminat ödemediğini söyledi.

Halepçe’de Kürdistan’daki yabancı misyon şeflerinin katılımıyla düzenlenen Halepçe Katliamının 30. yıl dönümü anma etkinliğinde konuşan Kürdistan Şehit Ve Enfal Mağdurları Bakanı Mahmud Hacı Salih, Irak hükümeti ve devletinin aradan 30 yıl geçmesine rağmen Halepçe Katliamı konusuna duyarsızlığını sürdürdüğünü belirtti.

Irak anayasasının 132. maddesinde Irak hükümetinin katliam mağdurlarına tazminat ödemekle yükümlü tutulduğunu kaydeden Mahmud Hacı Salih, Bağdat’ın anayasanın söz konusu maddesini bir an önce uygulaması gerektiğini dile getirdi.

Mahmud Hacı Salih, 2014 yılından bugüne yaşanan ekonomik sıkıntılar ve Irak hükümetinin ambargosundan dolayı şehit ailelerine gerekli hizmeti sunmakta zorlandıklarını ifade etti. K24

12) Başkan Barzani'den Halepçe mesajı -17.03.2018

Başkan Mesud Barzani Halepçe Katliamının 30. yıldönümü nedeniyle yayımladığı mesajda, “Bu kayıp ve keder, hafızamız ve yüreklerimizde kalacaktır.” dedi.

Halepçe Katliamının 30. yıldönümü nedeniyle Başkan Mesud Barzani resmi sosyal medya hesabından bir mesaj yayımladı.

Mesajında Başkan Barzani, şunları dile getirdi:

“Bugün Kürdistan halkının sürekli acısı olan Halepçe katliamını anıyoruz. Halepçe'deki kimyasal bombardımanın sonucu olarak hayatlarını kaybedenlerin ailelerine ve sevdiklerine içten sevgilerimi iletiyorum. Bu kayıp ve keder, hafızamız ve yüreklerimizde kalacaktır.

Ancak Baas Partisi'nin artık iktidarda olmadığı doğru olsa da, bu zulüm Irak'ın egemen devletinin himayesinde gerçekleştirildi. Bu nedenle Irak devleti, Halepçe'deki katliamdan ve bunların tazmininden sorumludur.”

13) Efrin'de hastane boşaltıldı! -17.03.2018

.

TSK ve ÖSO grublarının Efrin kent merkezine yaklaşmaları üzerine kentteki Avrin hastanesinin boşaltıldığını belirtildi.

.

Afrin Sağlık Konseyi Eşbaşkanı Ancela Reşo, Türkiye’nin hava saldırılarından dolayı Afrin’deki Avrin hastanesinin boşaltıldığını ve hastanedeki tüm ekipmanların güvenli bölgelere aktarıldığını açıkladı.

Hava saldırılarının artarak devam ettiğini ve sivil ölüm ve yaralanmalarının da arttığını belirten Ancela Reşo, hava saldırılarının yoğunluğundan dolayı sivil ölüm ve yaralanmalarla ilgili sayıları netleştiremediklerini söyledi.

Nerina Azad

14) İşgalci Türk devleti Efrin’de iletişim hatlarını kesti -17.03.2018

.

.

Türk devleti Efrin’de yaptığı katliamlarını gizlemek için iletişim hatlarını kesti.

.

Efrin’e yönelik Türk devletinin işgal saldırıları devam ederken, bölgede elektrik ve internet hatlarında yaşanan ciddi sorunlardan kaynaklı kentteki sivillerin durumları hakkında yeterince bilgi alınamıyor.

(ao)

HABER MERKEZİ

.

15) KCK İnanç Komitesi üyesi: Efrîn’i herkes sahiplenmelidir -17.03.2018
MIHEMED HESEN / QENDÎL

Bütün din ve farklı inanç mensuplarına Efrîn için harekete geçme çağrısı yapan KCK Halk ve İnanç Komitesi Üyesi Cîhan Eren, Kürt halkının katliamları kader olarak görmemesi ve birlik olarak Halepçe katliamının tekrarlanmasına engel olması gerektiğini kaydetti.

KCK Halk ve İnanç Komitesi Üyesi Cîhan Eren, Türk devletinin Efrîn başta olmak üzere Kürt halkına dönük saldırıları ve Halepçe katliamının yıldönümüne ilişkin RojNews’e önemli değerlendirmelerde bulundu.

‘Fetih Suresi adı altında Kürtleri katlediyorlar’

Birinci ve İkinci Dünya Savaşında Kürt halkının defalarca katliamdan geçtiğini belirten Cîhan Eren, “Kürdistan işgalcileri, günümüzde de aynı biçimde Kürt halkına karşı Kürdistan’da katliamlar gerçekleştiriyor. İşgalci devletler din adına Kürtleri katlediyor. Baas rejimi, Enfal ve Halepçe’de Kürt halkına karşı Kur’an-ı Kerim’in Surelerini kullanarak Kürtlere dönük katliamlar gerçekleştirdi. Bugün de faşist Türk devleti, Fetih Suresi adı altında Efrîn’e saldırıyor ve Kürtleri katliamdan geçiriyor” diye konuştu.

‘Din alimleri, bütün Türk malları için haram fetvası çıkarmalıdır’

Kürt halkının, düşmanın planları karşısında bilinçli olması gerektiğini ifade eden Eren, “Öncelikle Erdoğan’ın yalanlarını engellemek ve düşmanın İslam adı altında Kürt halkına karşı kurduğu planları çürütmek için bütün imamlar, tarikatlar ve diğer farklı din mensupları bütün güç ve çabaları ile harekete geçmelidir” dedi.

İşgalcilerin din altında Kürtlere karşı kurdukları planların, İslam Dini ile hiçbir ilgisinin olmadığına dikkat çeken Eren, konuşmasının devamında şunları söyledi: “İslam dininde, Kürt halkına yapılan bu hakaretler kabul edilmiyor. Bu temelde Başûrê Kürdistan’dan Efrîn’e giden din alimlerine teşekkür ediyoruz. Din alimleri, Türk devletine ait bütün malların haram olduğunu belirten fetvalar çıkarmalıdır. Türk imamları, Kürt halkının öldürülmesi yönünde fetva veriyor. Türk devleti Kürt kazanımlarına tahammül edemediği için dini kullanıyor ve çıkarları için Kürt karşıtı fetvalar çıkarıyor. Din alimleri, Kürt halkını bu yönde uyarmalı ve ulusal birlik için çabalamalıdır.”

‘Kürt halkı, ulusal birlik için siyasetçilere baskı kurmalı’

Tarihte bütün Kürt yönetimlerinin ve devrimlerinin başarısız olma sebebinin ulusal birliğin olmayışından kaynaklandığını vurgulayan Eren, “Ulusal birliğimizi sağlayamadığımız için verilen mücadeleler amacına ulaşmadı. Şu an aynı şey yine tekrarlanıyor. Böyle önemli bir süreçte neden birlik olamıyoruz? Kürt halkı siyasetçilere ulusal birlik için baskı kurmalıdır.”

'Türk devleti ve Erdoğan yalnızca PKK’ye düşmanlık yürütmüyor’

KCK Halk ve İnanç Komitesi Üyesi Cîhan Eren, “Kürtler birlik olabilseydi, Erdoğan bugün Efrîn’e saldıramazdı. Türk devleti ve Erdoğan yalnızca PKK’ye değil, bütün Kürt halkına düşmanlık yürütüyor” dedi ve son olarak şunları söyledi: “Halepçe Katliamı şehitlerini saygıyla anıyorum. Kürt halkı yeni bir Halepçe katliamın yaşanmasına izin vermemeli. Kürtlerin başına gelen bu felaketleri kader olarak görmek doğru bir yaklaşım değil. Kürtler, bu katliamlardan ders çıkarmalı ve bütün taraflar birlik olup Türk devletinin işgalciliğine son vermelidir. Kürtler bu temelde birlik olamazsa Halepçe gibi felaketler tekrarlanacaktır.” (ll) Rojnews

16) Karasu: Qendil işgal harekatının sonucu da ‘Zap ve Çelik’ gibi olacak -17.03.2018
KCK Yürütme Konseyi Üyesi Karasu, Kandil’i işgal edeceğini, iddia eden Türk devletine, Zap ve Çelik operasyonlarını hatırlattı.

Karasu, “Zap ve Çelik operasyonlarında nasıl kaçıp kendilerini zor kurtarmışlarsa Güney Kürdistan’a, Qendil’e yönelik herhangi bir işgal harekatında de kesinlikle aynı akıbete uğrayacaklar” şeklinde konuştu.

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, AKP-MHP faşizminin Başûrê Kurdistan’a yönelik bütün saldırılarına karşı hazır olduklarını belirterek, “Zap ve Çelik operasyonlarında nasıl kaçıp kendilerini zor kurtarmışlarsa Güney Kürdistan’a, Qandil’e yönelik herhangi bir işgal harekatında de kesinlikle aynı akıbete uğrayacaklar” şeklinde konuştu. Karasu, şunu vurguladı: “PKK’deki direniş iradesini ne Türk devleti ne de başka bir sömürgeci kırabilir.”

Mustafa Karasu, Türk ordusunun 1995’te Güney Kürdistan’a yönelik ‘Çelik Operasyonu’ adıyla yaptığı saldırının yıldönümü vesilesiyle ANF’ye konuştu. Dönemin tanıklarından Karasu, öncelikle operasyonun yapıldığı dönemi hatırlattı: “1993-94 döneminde Türk devleti faili meçhul cinayetler ve büyük operasyonlarla Özgürlük Hareketimizi tasfiye etmek istedi. Büyük savaşın verildiği yıllardı. O yıllarda binlerce gerilla şehit düştü. Türk devleti 1994’ün sonlarında, 95’in başında Özgürlük Hareketimizi ezdiğini, ezeceğini düşündü. Bütün eyaletlerde büyük savaş verildi. Özgürlük Hareketimiz de tarihinin en büyük kayıplarını bu yıllarda verdi. Böyle bir dönemde büyük darbe vurduğunu düşünüyordu.”

Kongrede karar alındı

İşte bu dönemde gerçekleştirdikleri 5. Kongre’de ‘Türk devletini Başûrê Kurdistan’a çekmeli ve Başûrê Kurdistan’da ezmeliyiz’ kararı alındığını hatırlatan Mustafa Karasu, bu nedenle 5. Kongre’yi sınır hattındaki Haftanin’de yaparak Türk devletine meydan okuduklarını söyledi. Bu meydan okumalar sonrası Türk devletinin Başûrê Kurdistan’a 20 Mart’ta giriş yaptığını kaydeden Karasu, şöyle devam etti: “Özgürlük Hareketi olarak böyle bir girişi bekliyorduk. Türk ordusunun girmesini ve Başûr’da gerilla güçlerimiz tarafından ezilmesini planlamıştık, onlar da bu tuzağa düşüp ‘Çelik Operasyonu’nu gerçekleştirdi. Bir aya yakın süren operasyonda yüzlerce Türk askeri öldürüldü. Öyle bir savaş verildi ki Türk askeri bir ay sonra kaçmak zorunda kaldı.”

Tür devletinin iradesi kırıldı

“Türk ordusu ava gelirken avlanmıştır” diyen Mustafa Karasu, ‘tasfiye ettim, etkisizleştirdim’ dediği gerillanın Türk ordusuna büyük darbe vurmasıyla Türk devletinin, Kürt gerillasını ezme iradesinin kırıldığını vurguladı. Bu açıdan ‘Çelik Operasyonu’nun, gerilla mücadele tarihinde büyük bir önemi olduğunu dile getiren Karasu, dönemin Türk askerlerinin komutanı Osman Pamukoğlu’nun zaman zaman televizyonlara çıkıp kahramanlık hikayeleri anlattığını ama bu operasyonda büyük bir yenilgi yaşayıp zor kaçtığını söyledi.

‘Türk ordusu planı boşa çıkarıldı’

Pamukoğlu’nun ‘Biz Kadişe’de helikopterle indirme yapmak istedik ama bütün helikopterlerimiz darbe aldı, indirme yapamadık, geri çekilmek zorunda kaldık’ dediğini anımsatan Karasu, şunları paylaştı: “Kadişe dediği yerde biz vardık; Cuma arkadaş ile ikimiz vardık. Onlar tam da neredeyse 150-200 metre önümüzde helikopterle indirme yapıp operasyonu güneyden geliştirmek, büyük kuşatma yapmak istiyorlardı ama yoldaşlarımız fedaice direnerek onların bu kuşatma planını boşa çıkardı. Bütün helikopterleri darbeleyerek geri çekilmek zorunda bıraktı. Sadece Metina’da değil, Zagroslar’da, Behdinan alanında da Türk ordusunun askeri harekatı kısa sürede boşa çıkarıldı.”

Çelik ve Zap’ın benzerliği

Çelik ve Zap operasyonlarının çok fazla benzerliği olduğunu; her ikisinde de Türk devletinin gerillayı ezmek ve tasfiye etmek için geldiğini ama sonuçta kendisi ezilmek ve kaçmak zorunda kaldığını kaydeden Karasu, bu açıdan bugün yeniden Kandil’i işgal edeceğini, her yere girip çıkacağını iddia eden Türk devletine, Zap ve Çelik operasyonlarını hatırlattı.

Akıbetleri farklı olmayacak

“Biz AKP-MHP faşizminin bütün saldırılarına karşı hazırız” diyen KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, “Karşısında fedai gerillaları bulacaktır. Zap ve Çelik operasyonlarında nasıl kaçıp kendilerini zor kurtarmışlarsa Güney Kürdistan’a, Kandil’e yönelik herhangi bir işgal harekatında de kesinlikle aynı akıbete uğrayacaklar” şeklinde konuştu.

PKK’de direniş iradesi vardır

Şehit Piling şahsında bütün Botanlı milislerin ‘Çelik Operasyonu’nda oynadığı büyük role dikkat çekerek, saygıyla anan Karasu, benzer bir operasyonda yine gerilla ile Başûrê Kurdistan halkının omuz omuza savaş vereceğini söyledi. ‘PKK zorlanmış, PKK teslim olmak üzere’ diyenlerin halen PKK’yi ve PKK gerçeğini tanıyamadığını belirten KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, şunların altını çizdi: “PKK bedel öder ama hiçbir zaman teslim olmaz. PKK’deki direniş iradesini ne Türk devleti ne de başka bir sömürgeci kırabilir.” (ao)

GO BÎDE / >
https://www.youtube.com/watch?v=oURdiMgLEFU&feature=youtu.be

Kurdistana Bakur
http://www.kurdistana-bakur.com/index.php

-

.

…

FOTO / KAYNAK: ŞENGÜL ÖZER'DEN

VARTO / GIMGIM DEYİP GEÇMEYİN (GÜZEL GIMGIM'IM)

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN


01)-17.03.2018

02) -17.03.2018

AFRİN - VİDEO / https://www.youtube.com/watch?v=fWynQmT0wUk
https://www.youtube.com/watch?v=6oJwuVLKjAM
OSMAN ÖCALAN. VIDEO / https://www.youtube.com/watch?v=FCsYHbREbTs
Erzurum Müftüsü Afrin İçin istifa etti / https://www.youtube.com/watch?v=uc1hOeR1bqI
Am 30.01.2018 veröffentlicht
erzurum müftüsü afrine yapılan saldırıdan dolayı görevinden istifa etti
Afrin'de 33. gün / Hüsnü Mahalli'den önemli açıklamalar
https://www.youtube.com/watch?v=d98ltOSeTK8
Prof. Dr. Mazıcı Erdoğan'ı eleştirince yayından alındı, üniversitesi soruşturma başlattı

Am 25.07.2016 veröffentlicht
Prof. Dr. Nurşen Mazıcı; Habertürk'te katıldığı programda Erdoğan'ı eleştirince programda bulunan AKP'liler tarafından tehdit edildi. Tehdide rağmen sözlerini tamamlamaya çalışan Mazıcı yayından alınırken üniversite yönetimi gece yarısı açıklamasıyla Mazıcı hakkında soruşturma başlattığını duyurdu.
https://www.youtube.com/watch?v=2C8-QipCB_4 6

Ek.Tarihi Sat Mar 17, 2018 10:00 am Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Medya
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Medya:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution