Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Nizamettin Taş:Belirleyici olan PKK değil, Öcalan ve Ankara'dır   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   İbrahim Güçlü:Şêx Seîd Êfendiyê Pîranî û Hevreyên Wî/ ENFAL   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Dr. İsmail Beşikçi: Selahattin Demirtaş’ın Şarkısı   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (14) HER BÎJI KURDİSTAN   M. Hüseyin Taysun:Kürdler Açısından 24 Haziran Seçim Sonuçları   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Medya


01)Peşmerge, Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterildi-31.01.2018
“Onlar olmazsa şimdi IŞİD daha büyük ve daha güçlü olurdu”Irak’ın kuzeyinde terör örgütü IŞİD’e yönelik mücadelede büyük rol oynayan Peşmerge, Norveçli milletvekili Himanshu Gulati’nin başvurusu üzerine Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi.

Rudaw’da yer alan habere göre, Peşmerge’nin adaylığı konusunda konuşan Gulati, “Peşmerge insanlığın en büyük düşmanlarından biri olan IŞİD’e karşı mücadelede etkin bir rol üstlendi” ifadelerini kullandı.

“Onlar olmazsa şimdi IŞİD daha büyük ve daha güçlü olurdu” diyen Gulati, bu yüzden Peşmergeyi barış ödülüne layık gördüğünü belirtti. Gulati ayrıca, “Peşmerge’nin bu ödülü alması, ödediği bedeller karşılığında dünyanın bu güce vediği saygıyı ifade edecektir” dedi.

Peşmerge: Ölüme meydan okuyan, ölümüne savaşan...

Irak'taki Kürdistan bölgesinin silahlı gücü ve savaşçılarının kullandığı "peşmerge" adı, Kürtçe'de "ölüme meydan okuyan", "ölümüne savaşan" anlamına geliyor.

BBC Türkçe'de 2014 yılında yayınlanan habere göre, köklerini 1800'lü yıllarda oluşan ve daha gevşek bir örgütlenme olan aşiret sınır muhafızlarından alan Peşmerge, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılışından bu yana 'Kürt halkının ulusal savunma gücünü' oluşturuyor. Kürt ulusal hareketi güçlendikçe peşmerge kimliği de Kürt kültürünün temel bir öğesi olarak güç kazandı ve aşiret koruculuğundan 'bağımsız bir Kürdistan için savaşan milli bir güce' dönüştü.

02) YNK ve PDK'den Bakanlıklar için karar -31.01.2018

Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nden çekilen partilerden boşalan bakanlıkların YNK ve PDK arasında bölüştürüleceği bildiriliyor.

Goran Hareketi, Kürdistan İslami Toplum Partisi (Komel) ve Kürdistan İslami Birlik Partisi (Yekgirtû) hükümetten çekildiklerini açıklamıştı. 3 partinin hükümetten çekilmesi ardından hükümette yer alan 2 parti YNK ve PDK’nin boşalan bakanlıkları seçime kadar doldurulması konusunda anlaştığı bildirildi.

Goran Hareketi’nden boşalan Kürdistan Parlamentosu Başkanlığı görevinin de doldurulacağı öğrenildi.

Kürdistan Parlamentosu Başkanlığı’na YNK’li Bêgerd Talebanî’nin getirilceği kaydedildi. Bêgerd Talebanî Kürdistan Parlamentosu Sekreterliği görevini yürütüyor.

Konu hakkında BasNews’e konuşuyor Bêgerd Talebanî, PDK ile YNK arasında bir görüş birliği olmadan Parlamento Başkanlığı’na kimsenin aday gösterilmeyeceğini söyledi.

Kürdistan Parlamentosu PDK Parlamenteri Firset Sofî ise PDK ve YNK’nin bakanlıkları bölüşmesi dışında hükümetin küçültülmesinin de gündemde olduğunu belirterek “Hükümetin 10 ile 11 bakanlığa düşürülmesi konuşuluyor” dedi.

Firset Sofî, PDK olarak Kürdistan halkının hayrına olan tüm plan ve projeyi desteklediklerini sözlerine ekledi.

03) Yıldırım'dan Macron'a Afrin yanıtı -31.01.2018

Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım, Lübnan Başbakanı Saad Hariri'yle yaptığı görüşmenin ardından açıklamalarda bulundu

Yıldırım'ın açıklamalarından satırbaşları ise şöyle:

"Bildiğiniz gibi Türkiye ve Lübnan arasında yakın ve sağlam ikili ilişkimiz mevcuttur. Bu doğrultuda yapılacak çalışmalarla ilişkilerimiz daha da ileriye taşınacak. Böyle Lübnan'la var olan ekonomik, ticari ve güvenlik ilişkimizi daha da gerçekleştireceğiz. Lübnan'la ticaret hacmimizde gerileme var son 1-2 yılda. Bunun sebebi de bölgede yaşanan krizler ve Suriye'de yaşanan iç savaş.

Suriye'de yaşanan karışıklıkların bedelini en çok ödeyen ülkeler Türkiye, Lübnan ve Ürdün'dür. Altı yıldır milyonlarca mülteciye gereken her türlü desteği veriyoruz. Bu konuda da uluslararası camiadan beklenen katkıyı da göremedik. Ayrıca ikili ilişkilerimizin yanı sıra bölgesel konularda da görüş alışverişi yaptık. Zeytin Dalı Harekatı konusunda sayın başbakanı bilgilendirme fırsatım oldu. Suriye'nin toprak bütünlüğü ve sivil halk hedef değildir. Hedef ülkemize yönelik roket saldırılarını bertaraf etmek, vatandaşımızın can ve mal güvenliğini garantiye almak, Afrin'e yerleşen terör örgütlerini oradan çıkarmaktır. Bunu gerçekleştirmek üzere ÖSO'dan askerlerle birlikte Türk Silahlı Kuvvetlerimiz bu operasyonu gerçekleştiriyor. Terör örgütü orada burada propaganda yapıyor siviller ölüyor diyor. Asıl zarar gören bizim vatandaşlarımızdır. Daha bugün Hatay'da bir roket saldırısı gerçekleşmiş, 17 yaşında bir vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Zarar gören bölgedeki değil, Türkiye'deki vatandaşlarımızdır. Bu operasyonun haklılığı ortaya konmuştur.

Suriye'de barışın, kardeşliğin tesis edilmesi, Suriye'de terör faaliyeti yapmamış bütün etnik yapıların temsil edileceği bir barışın tesis edilmesi için Soçi sürecinin ardından Cenevre süreci yapılacaktır. Gerilimlerin ortadan kaldırılması için diğer ilgili ülkelerle birlikte hareket ediyoruz.

Son aylarda Kudüs'te yaşananları da ele alma fırsatı bulduk. ABD Başkanı'nın kararı tüm dünyada infial oluşturmuş, cumhurbaşkanımızın olayı sahiplenmesiyle konu BM'ye taşınmıştır. BM Genel Kurulu'nda yapılan oylamayla ABD ve İsrail'in girişimi reddedilmiştir. Ümit ederiz ki, ABD ve İsrail yanlış tutumlarında ısrarcı olmazlar ve bölgedeki sorunların üzerine yenisini üretme gayretine girmezler diye düşünüyorum.

Bizim için Lübnan'ın toprak bütünlüğü, siyasi birliğini çok önemsiyoruz. Türkiye'nin istikrar ve birliği neyse Lübnan'ın istikrar ve birliği de o kadar önemlidir. Gerek ikili ilişkilerin geliştirilmesi, gerekse bölgesel konuların ele alınması için görüşmelerimizi devam ettireceğiz.

Macron'a Afrin yanıtı

Fransa'nın düşüncesi sakat. İşgal mantığı içinde hareket etmiyoruz. Bizim Afrin'de yapmak istediğimizin ne olduğunu anlamak için Fırat Kalkanı'ndaki Münbiç, Cerablus ve Azez hattındaki 2 bin kilometrekarelik alana bakmaları gerekir. Türkiye her türlü terör tehdidine karşın yapması gerekeni yapar. Bu faaliyetler aslında ülkemizin hududu bulunan Suriye ve Irak'taki terör koridoru oluşturulmasına engel olacak."

04) 'Hewler ile Bağdat arasında 4 anlaşma imzalandı'-31.01.2018

Federal Kürdistan İçişleri Bakanı Kerîm Şingalî Erbil ile Bağdat hükümetleri arasında 4 anlaşmanın imzalandığını söyledi.

K24 televizyonuna telefonla katılan Kürdistan İçişleri Bakanı ve Peşmerge Bakanı vekili Kerîm Şingalî Irak hükümeti ile şimdiye kadar 4 ayrı anlaşma imzaladıklarını dile getirdi.

Kerîm Şingalî imzalanan anlaşmalar arasında Federal Kürdistan'a uygulanan uçuş yasağının kaldırılması olduğunu belirterek İbadi’nin onayını beklediklerini söyledi.

Kürdistan İçişleri Bakanı Kerîm Şingalî “En kısa sürede havaalanları üzerine uygulanan yasağın kaldırılmasını umut ediyoruz” dedi.

Şingalî yapılan anlaşmaların ayrıntıları hakkında bilgi vermedi.

05) 'HEWLER İLE BAĞDAT PETROLDE ANLAŞTI' İDDİASI -31.01.2018

Hewler ile Bağdat arasında uzun süredir devam eden petrol sorununa ilişkin açıklama yapan Irak Petrol Bakanı Abdul Cebar Laibi, “Kürdistan ile petrol sorununun yüzde 70’i üzerinde anlaşmaya vardık” dedi.

Irak Petrol Bakanı Abdul Cebar Laibi, İngiliz düşünce kuruluşu Chatham Hause ile gerçekleştirdiği görüşmesi sırasında yaptığı açıklamada, “Davos’taki Dünya Ekonomi Formu zirvesinde Kürdistan yetkilileri ile görüşmeler yaptık ve petrol sorunlarını çözme yönünde iyi adımlar atıldı.

Erbil ile var olan yüzde 70 petrol sorunun çözme yönünde anlaşmaya varıldı. Sadece çözülmesi gereken Kerkük ve Hurmale sorunu kaldı” diye konuştu.

06) Demirtaş’ın bir davası daha Ankara’ya nakledildi-31.01.2018

Tutuklu HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın bir davası daha 'güvenlik' iddiasıyla Ankara'ya nakledildi.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, tutuklu HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında Şırnak’ta açılan davanın “güvenlik” gerekçesiyle Ankara’ya nakledilmesine karar verdi. Bu kararla birlikte Demirtaş’ın hakkında açılan ve “güvenlik” gerekçesiyle Ankara’ya nakledilen dava sayısı 3’e çıktı.

Edirne F Tipi Cezaevinde tutuklu olan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında 27 Aralık 2013 tarihinde Şırnak merkezdeki Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Şırnak İl binası önünde yerel seçimler için yaptığı aday tanıtım mitingine katıldığı gerekçesiyle "Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme, yönetme bunların hareketlerine katılma" suçunu işlediği iddiasıyla dava açıldı. Şırnak 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Demirtaş, 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor.

Demirtaş, mahkemede yaptığı savunmada bizzat mahkemeye gelerek savunma yapmak istediğini belirterek, SEGBİS üzerinden savunma yapmayacağını bildirdi. Bunun üzerine mahkeme Demirtaş’ın tutuklu olduğu cezaevine yazı yazarak tutuksuz yargılandığı davanın duruşmasına getirilmesini istedi. Mahkemeye tutanak gönderen Edirne Özel Tip Cezaevi Jandarma Bölük Komutanlığı, Demirtaş için “tanınan ve bilenen kişi olması, geniş bir çevreye sahip olması, sevk ve duruşma esnasında ciddi güvenlik riski oluşturacağı” iddiasıyla mahkemeye getirmedi.

‘DEMİRTAŞ TANINAN VE BİLİNEN BİR KİŞİ’

Şırnak 1’inci Asliye Ceza Mahkemesi, Demirtaş’ın Şırnak’a getirilemeyeceğine dair tutanak üzerine bu kez de Edirne F Tipi Cezaevine ikinci bir yazı yazdı. Yazıda Demirtaş’ın “Duruşma için SEGBİS sistemiyle hazır edilmesi, SEGBİS sistemi ile duruşmaya katılmak istememesi halinde ise zorla getirtilerek hazır edilmesini” istedi. Demirtaş’ın SEGBİS’e çıkmaması üzerine mahkeme davanın güvenlik gerekçesiyle başka bir kente nakledilmesi için Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığına yazı gönderdi. Mahkeme davanın nakil gerekçesini, “Demirtaş’ın savunmasını SEGBİS sistemiyle yapmak istememesi, bizzat mahkeme huzurunda savunma yapmak istediğini beyan etmesi, bulunduğu cezaevi tarafından ‘sanığın geniş bir çevreye sahip olması, sevk ve duruşmalarda ciddi güvenlik riski oluşturacağı gerekçesiyle' hazır edilmemesi ve bu anlamda doğabilecek güvenlik zafiyeti” olarak gösterdi.

Davanın nakli ile ilgili mahkemenin talebini değerlendiren Yargıtay 5. Ceza Dairesi, davanın güvenlik gerekçesiyle Ankara'da Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verdi.

ANKARA’YA NAKLEDİLEN DAVA SAYISI 3’E ÇIKTI

Yargıtay’ın son nakil kararıyla birlikte Demirtaş’ın “güvenlik” gerekçesiyle Ankara’ya nakledilen dava sayısı 3’e çıktı. İlk olarak, Demirtaş’ın 142 yıla kadar hapis istemiyle tutuklu yargılandığı dava “güvenlik” gerekçesiyle Diyarbakır’dan Ankara’ya nakledilmişti. Demirtaş, Diyarbakır’da yaptığı bir konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “hakaret” ettiği iddiasıyla 1 yıldan 4 yıl kadar hapis istemiyle Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılandığı dava da “güvenlik” gerekçesiyle Ankara’ya nakledilmişti. (Diyarbakır/MA)

Kürtlerin katılmadığı Soçi’deki konferans olaylı başladı-31.01.2018

Rus ve Suriyeli kaynaklara göre davet edilenlerin bin 500 kişi konferansa katılsa da, bugünkü ilk oturumun “bazı davetlilerin beklenmesi” nedeniyle saatlerce geç başlaması dikkat çekti.

Davetlilerin kimliklerine veya ait oldukları etnik-dini gruplara yönelik kesin bir bilgi verilmezken, Kürtler ile Körfez ülkelerinin desteklediği grupların katılmaması nedeniyle bu sayıya nasıl ulaşıldığı anlaşılamadı. Dışarıdan gözlemci olarak katılacak davetlilerin sayısı konferans öncesinde 300 civarında verilirken, katılımcı sayısının son anda alelacele arttırıldığı anlaşılıyor.

Gecikmeli ve olaylı başladı

Suriye Ulusal Diyalog Kongresi’nin 2,5 saat gecikmeyle başlayan sabahki oturumunun açılışını Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov yaptı. Konferansın önemli ve Suriye barışında ciddi bir aşama olduğunu savunan Lavrov’un konuşması sırasında bazı katılımcıların ayağa kalkarak Dışişleri Bakanı’nın sözlerini kestiği bildirildi.

Canlı yayında yaşanan olay nedeniyle Lavrov’un korumalarının delege üyelerine oturmaları yönünde işaret ettikleri görüldü.

De Misture’nın önereceği maddeler sonuç bildirgesine girecek

Soçi’deki Olympic Park basın merkezindeki konferansa ABD ve Fransa dahil birçok ülkenin gözlemcileri katılmazken, Birleşmiş Milletler (BM) adına Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura katılım sağladı.

Suriye Ulusal Diyalog Kongresi adıyla düzenlenen konferansın öğleden sonraki oturumunun sonunda bazı metinlerin oylanması bekleniyor. Bunlar arasında anayasa reformuna dahil olmak üzere daimi komitelerin oluşturulmasına ilişkin metinler de bulunuyor.

Ayrıca bir sonuç bildirisinin da katılımcılar tarafından oylanması planlanıyor. Söz konusu bildiride BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura’nın önerdiği maddelerin yer alacağı bildiriliyor.

Soçi’deki konferans öncesinde dün ABD tarafından Rusya’ya yeni yaptırımlar uygulanacağının açıklanması iki ülke arasında gerginliğe yol açmıştı. Yaptırımlar listesine eklenenler arasında Kremlin sözcüsü Dimitri Peskov’un da bulunması dikkat çekmişti. (ao)

07) SOÇİ’DEKİ KONGRENİN SONUÇ BİLDİRGESİ AÇIKLANDI -31.01.2018

Soçi Zirvesi'nin sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede, Suriye'nin egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı vurgusu yapıldı. Bildirgede, "Suriye halkı kendi geleceğine seçimle karar vermeli" denildi.

Suriye Ulusal Diyalog Kongresi'nin sonuç bildirgesi, Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygı çağrısı yaparak, Suriye hükümetinin yalnızca Suriye halkı tarafından belirlenmesi gerektiği vurgusu yapıldı.

Açıklamada, kongre katılımcılarının yaklaşık yedi yıldır süren savaşın ardından Suriye'nin kurtuluşu için temel prensiplerde anlaştığı bildirildi. Bildirge, ülkenin seçimler yoluyla demokratik bir yola girmesi vurgusunu yaptı.

Kongrenin sonuç bildirgesi, hangi ırk ve etnisiteden olursa olsun tüm Suriyelilerin eşit haklara sahip olduğuna işaret etti.

Diğer yandan kongrede, Suriye anayasasında yapılacakları değişiklikleri tartışmak üzere 150 kişilik bir komite belirlendi.

Lavrov konuşması sırasında Suriyeli muhalifler tarafından soru yağmuruna tutuldu. Lavrov'un protesto edildiği anlar Rusya Devlet Televizyonu tarafından canlı olarak yayınladı.

08) Erdoğan ÖSO'yu Kuvayi Milliye’ye benzetti, ‘milli yapı’ dedi Erdoğan: ÖSO, tıpkı Kuvayi Milliye güçleri gibi sivil bir oluşumdur. Terör örgütü değil, milli bir yapıdır. -31.01.2018

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu.

Erdoğan konuşmasına başladığı esnada AKP'liler “Reis bizi Afrin'e götür” diye slogan attı. Erdoğan bu slogana "Kararı verdiğimizde önce ben sonra hep birlikte gideceğiz" diye cevap verdi.

Erdoğan konuşmasında Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) için “Terör örgütü değil, milli bir yapıdır. ÖSO, tıpkı Kuvai Milliye güçleri gibi sivil bir oluşumdur. ÖSO’nun bizim kahraman askerlerimiz ile yan yana çarpışması iftihar edilecek bir görüntüdür” dedi. Erdoğan daha önce "ÖSO'yu Amerika ile birlike kurduk" demişti.

KILIÇDAROĞLU ÇOK NAMLULU ROKETATARLARIMIZDAN DA MI ETKİLENMİYOR?

Erdoğan konuşmasında CHP’ye ve CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’ya yüklendi: “Türkiye’de adı ana muhalefet partisi olan ama yaptıkları ile adeta ana hıyanet partisine dönüşen bir parti daha doğrusu başındaki zevat ve onun şürekası diyebileceğimiz bir ekip var. Ben gerçek CHP’lilerin de bizimle aynı hissiyatta olduğuna inanıyorum. Türkiye’nin savunma sanayiinde geldiği yeri küçümseyen sözler söylüyor. Her gün televizyonlarda sabahtan akşama kadar yayınlanan Zeytin Dalı operasyonunu da mı bu adam izlemiyor. Yerli silahları da mı görmüyor? Kendi üretimimiz toplarımızın sesini de mi duymuyor? Çok namlulu roketatarlarımızın o görüntüsünden de mi etkilenmiyor? SİHA’larımızdan da mı heyecan duymuyor? Gaflete bak, zavallılığa bak. Onlar sizin ecdadınızın veya sizinkilerin zamanına ait bir süreçti."

‘ÖSO MİLLİ BİR YAPIDIR’

Erdoğan konuşmasında Özgür Suriye Ordusu’nu da şu sözlerle savundu: “HDP ile kanka olan, PKK’nın izinden giden, PYD’ye övgüler savuran ana muhalefet ekibinin, sıra ÖSO’ya gelince nevri dönüyor. Neymiş, ÖSO bir terör örgütüymüş. Bizi şaşırtmaz ama birilerinin kafasını karıştırabilir. ÖSO, terör örgütü değil, kendi vatanlarını savunan, içinde her etnik kökenden insanın bulunduğu milli yapıdır. ÖSO’nun Fırat Kalkanı Harekatı’nda nasıl fedakarca çarpıştığının bizler yakından şahidiyiz. Bugüne kadar 614 şehit vermiştir. Zeytin Dalı Harekatı’nda 16 şehit, 100’e yakın şehit vermiş olmasına rağmen mücadelesini kahramanca vermektedir.”

‘ÖSO, KUVAYİ MİLLİYE GÜÇLERİ GİBİ’

“ÖSO, tıpkı Kuvayi Milliye güçleri gibi sivil bir oluşumdur. ÖSO’nun bizim kahraman askerlerimiz ile yan yana çarpışması iftihar edilecek bir görüntüdür. Her sivil oluşum gibi burada da yanlış yapanlar çıkarsa kendi içlerinde muhasebesini yaparlar. Orası kendi meseleleridir.” (HABER MERKEZİ)

09) Erdoğan’ın övdüğü ÖSO kimdir? -31.01.2018
Mithat Fabian SÖZMEN

Erdoğan’ın ‘Şahsiyetli ve onurlu bir mücadelenin askeri’ ilan ettiği ÖSO kimdir? Afrin operasyonuna katılan ‘ÖSO’da kimler yer alıyor?

“Ey Amerika, Özgür Suriye Ordusu’nu sizinle kurduk.” Recep Tayyip Erdoğan, 5 Aralık 2017.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 26 Ocak 2018’de partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında TSK’yle birlikte operasyona katılan ve “ÖSO” olarak anılan güçleri “Şahsiyetli ve onurlu bir mücadelenin askerleri” olarak niteledi. Erdoğan, “ÖSO'ya terörist diyenler PYD'nin, YPG'nin, DEAŞ'ın, PKK'nın tam benzerleridir, kendileridir” ifadesini kullandı.

Erdoğan’ın bunca hayranlık beslediği ‘ÖSO’nun tam olarak ne olduğuyla birlikte Zeytin Dalı operasyonuna katılan “ÖSO”da kimlerin yer aldığı da kamuoyuna net bir şekilde ilan edilmiyor. Operasyona katılan grupları bulabilmek için epey mesai harcamanız gerekiyor.

Sizi bu zahmetten kurtarmak için ilk sorudan başlayalım...

‘ÖZ-ÖSO’ DÖNEMİ

Erdoğan’ın ÖSO (Özgür Suriye Ordusu) olarak andığı yapı, Suriye krizinin başladığı tarihten bu yana adı en çok anılan örgütlerden biri. Buna rağmen örgütün sahadaki varlığının bu kadar flu olması bir çelişkiye işaret ediyor.

Dış güçlerle olan ilişkileriyle birlikte isminin çağrıştırdığı hoş sadayla sahada yaptıkları arasındaki fark, örgütün sürekli sorgulanmasını beraberinde getiriyor.

2013’te ÖSO’ya bağlı Faruk Tugayı’nın komutanı Ebu Sakkar’ın öldürülen bir askerin iç organını ısırdığı video “ılımlı”ların ne kadar “ılımlı” olduğu sorusunu yaygınlaştırmıştı. Yine 2016’da Nureddin Zengi Hareketi(bugün geçmişte bu örgütte yer almış bazı militanlar Ceyşül Nükba ile Afrin operasyonuna da katılıyor), bir mensubunun Halep’in kuzeyinde Filistinli mülteci çocuğun kafasını kestiği videoyla gündeme gelmişti.

Bu ve benzeri “vahşi”likler başka bir tartışma konusu olmakla birlikte mesele din ve mezhep temelinde bir savaş yürütmek olduğunda ÖSO gruplarıyla IŞİD, Nusra ve Ahrar Şam’ın benzerlikler taşıdığı birçok örnekle görüldü. ÖSO’nun zayıflamasıyla Suriye içinden ve dışından binlerce militanın, bu gruplara geçmesi söz konusu ideolojik yakınlığın göstergelerinden bir diğeri.

CİHATÇILIĞIN KORUYUCU ŞEMSİYESİ

29 Temmuz 2011’de Suriye ordusundan ayrılan Riyad el Esad’ın komutanlığında kurulan örgüt, hızlı yükselişinin ardından ideolojik zayıflık, disiplinsizlik, dış desteğe muhtaç olması gibi etmenler sebebiyle aynı hızla düşüşe geçti.

2012-2013 itibariyle Nusra Cephesi, IŞİD, Ahrar Şam, Hazım Hareketi, Nureddin Zengi Hareketi, İslam Ordusu, Sukur Şam, Feylak el Şam, Faruk Tugayı, Mücahitler Ordusu, Ceyşül Muhacirin Vel Ensar, Suriye Devrimciler Cephesi, Fatih Sultan Mehmet Tugayı, Liva Tevhid gibi grupların adı Suriye’nin farklı bölgelerinde daha belirleyici hale geldi. Yine de “ÖSO” kalıbı yukarıda adı geçen grupların çoğu ve onların dış destekçileri(aynı zamanda Batı medyası) için kurtarıcı bir şemsiye işlevini korudu. Suriye’de çoğu zaman geçici koalisyonlar halinde hareket eden farklı silahlı gruplar, “Muhalifler”, “İsyancılar”, “Ilımlılar” gibi ifadelerle anılırken bu, en meşhuru el Kaide’nin Suriye kolu Nusra Cephesi olan oluşumların rahatlıkla “gizlenebilmesini” sağladı. Örneğin İdlib, 2015 Mart ayında ABD’nin desteği ve Türkiye, Katar, Suudi Arabistan’ın organizasyonuyla oluşturulan ‘Fetih Ordusu’ tarafından ele geçirildiğinde kent merkezinde ÖSO, Ahrar Şam ve Nusra bayrakları birlikte dalgalanıyordu. ‘Fetih Ordusu’nun esas gücünü iki Selefi örgüt, el Kaide(Nusra) ve Ahrar Şam oluştursa da ÖSO şemsiyesi altında anılan diğer gruplar yabancı hükümetler ve medyaya İdlib’i ele geçirenleri “terörist” olarak anmamaya gerekçe sağlamıştı.

‘ÖZ HAKİKİ ÖSO’ DÖNEMİ

Bu taktik, ÖSO son yıllarda iyice zayıfladığı ve dış desteğini kaybettiği için artık son kullanma tarihini doldurmak üzereydi. Ancak Türkiye’nin, 2016’da Fırat Kalkanı operasyonlarıyla Suriye’nin kuzeyine direkt askeri müdahalede bulunmaya başlamasıyla yeniden tedavüle girdi. Cerablus’tan el Bab’a kadar olan hat bu operasyonlarla IŞİD’den alındı ve bu bölgeler, Ankara’nın vekaleti altındaki silahlı grupların kontrolüne geçti. Suriye’nin kuzeyine müdahalede kullanılan Fırat Kalkanı grupları “ÖSO” olarak anıldı. Bu grupların varlığı Ankara’ya “Biz Suriye’nin yerel güçleriyle hareket ediyoruz” deme imkanını sağladı.

‘SURİYE MİLLİ ORDUSU’

2017’de İdlib’de çatışmasızlık bölgeleri oluşturmaya dayanan Astana mutabakatına varılmasıyla süreç yeni bir aşamaya evrildi. Türkiye, İdlib’e el Kaide bağlantılı Tahrir Şam Heyeti’nin(Nusra Cephesi) gözetiminde girdi. Kontrol noktalarını Afrin’in batısında oluşturdu ve tüm planlarını Afrin’e yönelik yaptı.

2017’nin son bölümünde ise Türkiye’nin öncülüğünde “Suriye Milli Ordusu” olarak anılan Ceyş el Vatani kuruldu. Resmi kaynakların iddiasına göre bu ordu, 22 bin militandan oluşuyor. “Suriye Geçici Hükümeti” olarak anılan yapının “Başbakanı” ve “Savunma Bakanı” olarak anılan Cevad Ebu Hatab grubun liderliğini yapıyor.

AFRİN OPERASYONUNA KATILAN ‘ÖSO’DA KİMLER VAR?

Operasyonda Erdoğan’ın “ÖSO” olarak andığı gruplara dair en belirsiz şey sahada tam olarak kimlerin olduğu. Tevhid işaretiyle bozkurt işaretinin birbirine karıştığı sahanın en güçlü cihatçı grubu olarak Feylak el Şam (Şam Lejyonu) öne çıkıyor. Ankara’yla yakın ilişkileri olan Ahrar Şam, kendi grup kimliğiyle operasyonda yer almıyor. Ancak İdlib’i kontrol eden Tahrir Şam Heyeti, Afrin operasyonu başladıktan sonra vilayetten 5 bin cihatçının Afrin’e gittiği yönünde bir açıklama yapmıştı. Keza Akit gazetesi, Çeçen cihatçı Müslim Şişani’nin operasyonda yer aldığını iddia etmişti. Bu açıklamaların gerçeği ne kadar yansıttığı şüpheli. Resmi açıklamalara bakarsak operasyona sadece Suriyeliler ve Türkiyeliler katılıyor.

Feylak el Şam ve çok sayıda Türkiyeli ülkücü barındıran Türkmen gruplar*(Sultan Mehmed Fatih, Muntasırbillah, Sultan Murad Tugayı, Semerkand Tugayı gibi) dışında öne çıkan gruplar ise Şam Cephesi(Eski Ahrar Şam militanlarını da içeriyor), Hamza Tugayı, Livai Şimal Azez Cephesi, Ceyşül Nükba, Ahrar Şarkiye.

İşin enteresan tarafı operasyonun hedefindeki Suriye Demokratik Güçleri içerisinde de etkileri sınırlı olsa da kendisini “ÖSO mensubu” olarak adlandıran gruplar var. Ceyşül Suvar’ın (Devrimciler Ordusu) öncülük ettiği bu oluşumlar da elbette “Öz Hakiki Has” ÖSO’nun kendileri olduğunu iddia ediyor.

Kısacası, coğrafyayı altüst eden 7 yıllık Suriye krizinin en kullanışlı sıfatı “ÖSO” bir gerçeklikten çok kamuflaj aracı. Bu kamuflajın gizledikleri arasında emperyalist piyonluğu, cihatçılık ve din temelli mezhepçi vahşet var. Hoş, yazının girişindeki Erdoğan alıntısını hatırlattıktan sonra bunca malumata gerek var mı, onun takdiri de sizin olsun.

* Bunlar, Türkiye’den gelen çok sayıda ülkücüyü de barındıran gruplar. Örneğin 2015’te düşürülen Rus uçağının pilotunu öldüren, İkinci Sahil Tümeni’nin komutanlarından biri olan Alparslan Çelik, MHP’li Keban eski belediye başkanı Ramazan Çelik’in oğlu. İkinci Sahil Tümeni, sosyal medya hesapları aracılığıyla militanlarının Afrin’de savaştığını ilan ediyor.

10) HDP'DE EŞ GENEL BAŞKANLIK İÇİN ÜÇ İSİM-31.01.2018

HDP'de eş başkanlık düğümü bu hafta çözülüyor. Kadın eş başkan olarak Meclis Baskanvekili Pervin Buldan'ın adı öne çıkarken, erkek eş başkan için Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen'in yanı sıra Mithat Sancar'ın adı da konuşulmaya başlandı.

HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın aday olmama kararının ardından başlayan yeni eş başkan arayışında sona gelindi.

Duvar'dan Nergis Demirkaya'nın haberine göre HDP’nin hem eş başkan adayları, hem de Parti Meclisi üyelerini belirlemek için oluşturulan Mutabakat Komisyonu’nda artık isimler konuşulmaya başlandı.

BULDAN, BİLGEN, SANCAR

Kulislere yansıyan bilgilere göre kadın eş başkan için Meclis Başkanvekili, Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın adı öne çıktı. Erkek Eş Başkan için ise bugüne kadar Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen’in adı geçerken son günlerde Mardin Milletvekili Mithat Sancar’ın da ismi konuşulmaya başlandı.

YENİ MECLİS BASKANVEKİLİ BELİRLENECEK

HDP’nin yeni eş başkan adaylarının bu hafta yapılacak Mutabakat Komisyonu, Kongre Komisyonu ve MYK toplantılarının ardından belirlenip kamuoyu ile paylaşılması bekleniyor. Eğer eş başkan adayları kulislere konuşulduğu gibi olursa Meclis Başkanvekili Buldan yürüttüğü görevi bırakmak zorunda kalacak. Bu durumda Buldan yerine Meclis Başkanvekilliği için yeni bir isim belirlenecek.

‘KONGRE YAPILABİLECEK Mİ’ ENDİŞESİ

HDP, kongre için hazırlıklarını sürdürüyor, ancak Afrin operasyonu sonrası parti teşkilatlarına dönük kimi saldırılar ve yöneticilere yönelik gözaltı ve tutuklamalar “kongre yapılabilecek mi” endişesini artırdı. Ankara’nın en büyük spor salonunda yapılacak kongre için farklı illerden çok sayıda partilinin gelmesi bekleniyor. Ancak hem gözaltı ve tutuklamaların delegeleri etkilemesi hem de partilileri Ankara’ya taşıyacak otobüslerin güvenlik gerekçesi ile durdurulup bekletilme endişeleri dile getiriliyor. HDP yöneticileri tüm olasılıklara karşın kongreyi en güçlü şekilde yapmak için çalışmaları sürdürdüklerini söylüyor.

11) Fransa Cumhurbaşkanı Macron: Türkiye'nin Afrin operasyonu işgale dönüşmemeli-31.01.2018
Türkiye’den Afrin’e harekat: Zeytin Dalı

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Le Figaro gazetesine verdiği röportajda Türkiye'nin Afrin operasyonunun terörle mücadele odaklı olması gerektiğini ve bir 'işgal operasyonuna' dönüşmemesi gerektiğini söyledi.

Macron, Fransız Le Figaro gazetesine verdiği röportajda Türkiye'yi Afrin operasyonu konusunda uyardı.

'BİZİM İÇİN GERÇEK BİR SORUNA DÖNÜŞÜR'

Operasyonun terörle mücadele odaklı olması ve işgale dönüşmemesi gerektiğini söyleyen Macron şu ifadeleri kullandı: "Eğer bu operasyon Türkiye sınırına yönelik potansiyel tehditlerle mücadeleden saparak bir işgal operasyonuna dönüşürse bu bizim için gerçek bir soruna dönüşür."

'MÜTTEFİKLER İLE KOORDİNASYON HALİNDE OLMALI'

Fransa Cumhurbaşkanı Türkiye'nin Kuzey Suriye'de başlattığı operasyonda 'Avrupa ülkeleri de dahil müttefikleri ile koordinasyon halinde olması gerektiğini' vurguladı.

Macron "Afrin operasyonu hem Avrupalılar hem de daha geniş olarak müttefikler arasında tartışmaları ve karar vermeyi gerektiriyor" ifadelerini kullandı.

12) KEDİCİKLER ADNAN OKTAR OPERASYONU İÇİN HAMLE YAPTI: ERDOĞAN ARŞİVİ AÇILDI -31.01.2018

Başında Alparslan Kuytul'un olduğu Furkan Vakfı Grubu'na bugün gerçekleşen operasyon dikkatleri diğer Cemaatlerin üstüne çevirdi. Operasyon iddialarında sık sık adı anılan Adnan Oktar'ın kediciklerinden de karşı hamle geldi.

Başında Alparslan Kuytul'un olduğu Furkan Vakfı Grubu'na bugün gerçekleşen operasyon dikkatleri diğer Cemaatlerin üstüne çevirdi. Adnan Oktar'ın lideri olduğu grup geçen günlerde yaptığı açıklamayla kendilerine polis operasyonu yapılacağı iddiasında bulunmuştu.

Grup açıklamasında "Duyumlarımıza göre; emniyet birimlerini uydurma bilgilerle yanıltan söz konusu odaklar, BAV camiası ile bağlantısı olduğunu düşündükleri ev ve ofislere baskın yaptırarak, buralara camiamızı haksız bir biçimde suçlamaya yarayacak sahte suç delilleri yerleştirmeyi planlamaktadır" ifadelerini kullanmıştı.

Bugün, Furkan Vakfı operasyonunun ardından Oktar Grubu'nun sosyal medyadan yaptığı kampanya dikkat çekti.

Aralarında grubun kedicikler olarak bilinen kadın üyelerinin de olduğu kişiler, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın grup üyeleriyle birlikte olduğu görüntüleri paylaştı.

Kurdistana Bakur
http://www.kurdistana-bakur.com/index.php

-

.

…

FOTO / KAYNAK: ŞENGÜL ÖZER'DEN

VARTO / GIMGIM DEYİP GEÇMEYİN (GÜZEL GIMGIM'IM)

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN


01) -31.01.2018

02) -31.01.2018

Ek.Tarihi Wed Jan 31, 2018 10:00 am Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Medya
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Medya:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution