Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (15) HER BÎJI KURDİSTAN   Nûjîn Dêrik:Zafer Efrin’deki efsanevi direnişin olacak   İbrahim Güçlü:Operasyona Efrînê û PYD û Divê Çi Bê Kirin?   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (14) HER BÎJI KURDİSTAN   Parlamentsbeschluss / Für Niederlande war ''Armenien'' Völkermord   Levent Gültekin:Bir Alman kaç Türk’e bedel?   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN   Selahattin Demirtaş'ın tutuklu olduğu davanın ikinci duruşmasında yaptığı savunm   Selahattin Demirtaş'ın tutuklu olduğu davanın ikinci duruşmasında yaptığı savunm
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Medya


01)Başkan Barzani Afrin çağrısını yeniledi-27.01.2018
Başkan Mesud Barzani, Türkiye’nin Afrin’e yönelik operasyonu ile ilgili olarak, "Savaş ve çatışma hiç bir çözüme katkı sunmaz. Afrin’de devam eden çatışmalar durdurulmalıdır." dedi.

Başkan Mesud Barzani,Afrin operasyonu, 25 Eylül tarihi bağımsızlık referandumu ve Erbil – Bağdat ilişkilerine dair BBC’ye açıklamalarda bulundu.

“Çözüm savaşın durdurulmasındadır”

BBC muhabirinin, "Peşmerge Afrin'e gidecek mi?" sorusuna Başkan Barzani şu cevabı verdi: “Efrin'e yönelik yapılan bu askeri operasyondan derin endişe duyuyoruz. Umarım bir an önce son bulur. Savaş, çatışma bir çözüm yolu değil. Peşmerge göndermek de sorunu çözmez. Tüm çabamızı bu saldırıyı durdurma yönünde olmalı."

"Referandumdan pişman değilim"

Kürdistan’da 25 Eylül 2017’de gerçekleşen ve halkın yüzde 93’nün ‘Evet’ oyu verdiği tarihi bağımsızlık referandumuna dair de değerlendirmelerde bulunan Başkan Barzani, “Irak hükümeti referandumdan önce Kürdistan’ın bütçesini kesmişti ama referandumu bahane etti. Referandumdan pişman değilim çünkü bu siyasi bir parti veya tarafların değil Kürdistan halkı ve Kürdistan Parlamentosu’nun kararıydı."

“Kürdistan halkı, kimin ihanet ettiğini çok iyi biliyor”

Irak ordusu ve İran destekli Şii Haşdi Şabi’nin 16 Ekim’de işgal ettiği Kerkük’e dair halkın ciddi sıkıntı içerisinde olduğunu söyleyen Başkan Mesud Barzani, şöyle konuştu: “Kerkük’te bir grubun ihanetinden dolayı Kerkük bugün bu halde. Kerkük halkı mevcut durumdan çok şikâyetçi. Kürdistan halkı, kimin ihanet ettiğini çok iyi biliyor. Açık bir gerçek var. Peşmerge olmasaydı Kerkük ve diğer birçok kent IŞİD’in eline geçecekti ve IŞİD daha bitmedi. Ama her durumda IŞİD’in tekrar büyümesine izin vermeyeceğiz.”

"Peşmergeydim, Peşmerge olarak kalacağım"

Kürdistan Başkanlığı ile ilgili görev ve yetkilerini devreden Başkan Barzani, "bundan sonra ne yapacağı” ile ilgili bir soruya, “Yasalara büyük saygım var ve yasalar neyi öngörüyorsa biz ona tabii olacağız. Ben hep Peşmergeydim ve Peşmerge kalacağım” diye yanıt verdi.

02)Köln’de Afrin harekâtını protesto gösterisi -27.01.2018

Köln’de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Afrin harekâtını protesto için düzenlenen yürüyüşe on binlerce kişi katıldı.

Almanya'nın Köln kentinde düzenlenen gösteride, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye'nin Afrin'e yönelik askeri harekâtı protesto ediliyor. Ebert Meydanı'nda (Ebertplatz) başlayan protesto yürüyüşünde, "Erdoğan'ın savaşını durdurun,” "Avrupa kendinden utan”, "Afrin için barış” yazılı pankartların taşındığı belirtiliyor.

DW Türkçe'de yer alan habere göreGösteri, Almanya Demokratik Kürt Toplumu Merkezi (NAV-DEM) tarafından "Her Yer Afrin, Her Yer Direniş” sloganıyla düzenleniyor.

Gösteride PKK bayraklarına ve PKK lideri Abdullah Öcalan posterlerine izin verilmiyor. Polis sözcüsü, gösteri öncesinde içinde taşınması yasak olan bayrak ve flamaların bulunduğu çok sayıda karton kutuya el konduğunu açıkladı.

Ancak gösteride YPG bayraklarına izin veriliyor. Polis çatışma çıkma ihtimaline karşı üzerinde görsellerin bulunduğu tahta çıtalara da el koydu.

03) Ulusal birlik çalıştayı sona erdi -27.01.2018
HABER MERKEZİ

KNK'nin Süleymaniye'de düzenlediği Başurê Kürdistan ulusal birlik çalıştayı sona erdi.

Kürdistan Ulusal Kongresi'nin (KNK) dün Süleymaniye’de başlayan Başurê Kürdistan Ulusal Birlik Çalıştayı sonra erdi.

Çalıştayın dünkü bölümünde çok sayıda siyasi parti, örgüt ve şahsiyet ‘Ulusal Birlik’ tartışmaları çerçevesinde sunum yapmıştı.

Çalıştayın bugünkü oturumunda "Ulusal Birlik İlkeler Taslağı" üzerinde tartışmalar yürütüldü.

18 maddeden oluşacak sonuç bildirgesinin önümüzdeki saatlerde açıklanması bekleniyor.

(ao)

KNK, Başurê Kürdistan çalıştayın sonuç bildirgesini açıkladı

KNK, Süleymaniye'de düzenlediği iki günlük çalıştayın 18 maddelik sonuç bildirgesini açıkladı.

SÜLEYMANİYE / ROJNEWS

Kürdistan Ulusal Kongresi'nin (KNK) Süleymaniye'de düzenlediği iki günlük Başurê Kürdistan ulusal birlik çalıştayının sonuç bildirgesi açıklandı.

KNK’nin düzenlediği çalıştayın sonuç bildirgesi şöyle:

1- Kürdistan'ın dört parçasındaki Kürt halkı birdir. Kürt halkının birliği gerekliliktir ve Kürt halkının birliği hiçbir halka karşı değildir.
2- Kürt halkının ortak bir diplomasi kurumuna ihtiyacı vardır ve KNK bunun oluşması için çaba içerisinde olmalıdır.
3- Kürdistan'da yaşayan tüm farklılıkların bir arada özgür ve demokratik bir şekilde yaşayabilmesi için halkımızın ortak bir stratejisinin olması gerekir.
4- Kürt halkının ortak bir savunma gücünün olması her zamankinden daha elzemdir. Çünkü Kürdistan'ın her parçasının üzerinde saldırılar var ve Kürt halkının can ve mal güvenliği yoktur.
5- İç savaşı ve çatışmayı kesinlikle reddediyor ve kabul etmiyoruz. Farklı ideoloji, görüş ve siyasi partilerin olması çatışma gerekçesi değildir, halkımızın demokratik gelişiminin gerekliliğidir.
6- Rojava Kürdistanı'na yönelik saldırıları, özellikle de Efrîn'e yönelik işgal girişimini kabul etmiyor ve halkımızın buna karşı tutum alması gerektiğini belirtiyoruz. Aynı şekilde Güney Kürdistan'da tartışmalı bölgelerdeki halkımızın yanında olduğumuzu belirtiyor ve sorunların barışçıl ve demokratik yöntemle çözülmesi gerektiğini belirtiyoruz. 16 Ekim 2017 tarihindeki işgal saldırılarını kınıyor ve Irak hükümetinin de sorumlulukla hareket etmesi çağrımızı yineliyoruz.
7- İran devletinin Rojhilat'a yönelik saldırılarını kınıyor, Rojhilat halkımızın ve İran halklarımızın yanında olduğumu belirtiyoruz. KNK olarak Rojhilat'taki siyasi partilere halkımızın menfaatleri doğrultusunda birlik olmaları çağrımızı yineliyoruz.
8- Kadınların yaşamın tüm alanlarına katılımı ve aktif yer almaları gerektiğini belirtiyor, KNK olarak erkeklere de kadınların haklarına saygı göstermeleri çağrısında bulunuyoruz. Kadınlara yönelik her türlü şiddeti kınıyoruz.
9- Tüm siyasi çevrelere ulusal çıkarları parti çıkarlarının üstünde tutmaları çağrımızı yineliyoruz. Kürt medyasının da ulusal bir bilinçle hareket etmesi ve ulusal birlik stratejisine denk bir politika izlemesi önerisinde bulunuyoruz.
10- 21 maddelik Ulusal Birlik İlkeler Taslağı'nın ulusal birlik çalışmalarının temeli olmasını kabul ediyoruz.
11- Bu çalıştaya katılmayan kesimlerin de ileriki dönemlerde yapılacak ulusal birlik çalışmalarına katılmasını sağlamak için çalışmak.
12- Aydın, yazar, akademisyen ve kanaat önderlerinin ulusal birlik için çalışması ve halkımızı birbirine yaklaştırmak için daha çok rol alması gerektiği vurgulanmıştır. Herkese bu noktada üzerine düşen görevi yerine getirmesi çağrımızı yineliyoruz.
13- Siyasi tutsakların direnişini selamlıyor, kadın ve gençlerin mücadelelerinin yanında olduğumuzu belirtiyoruz. Ulusal birlik için kadın ve gençlerin oynayacağı role vurgu yapılmıştır.
14- Ulusal Kongre gerçekleşene kadar, bu yönde çalışma ve girişimlerin sürdürülmesi gerekir. Ulusal kongreye gitmeden önce Kürt kadınlarının ulusal birliği çalışmasından çıkacak önerilerin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
15- Bu çalıştaydan sonra ulusal kongre için diyalog, tartışma ve müzakere zemininin oluşturulması ve çalışmaların aralıksız bir şekilde sürdürülmesi kararı alınmıştır.
16- Kürt halkı ve Kürdistan'da yaşayan tüm diğer halk ve farklılıkların ortak yaşamı temel esas olarak kabul edilmiştir.
17- İktidarın yanlış politikalarını eleştirmek için alanlara çıkan yurttaşlara yapılan saldırı ve bu saldırılarda halkın kanının dökülmesi kınanmıştır. İktidarın halkın taleplerine ve sesine kulak vermesi, alanlara çıkan halkımızın da sorunlarını demokratik ve barışçıl bir şekilde ifade etmesi gerektiği vurgulanmıştır.
18- Halkımıza adil ve iyi bir yaşam zemini inşa etmek de ulusal birlik çalışmalarının temel hedeflerinden biridir. (ao)

04) SURİYELİ MUHALİFLER SOÇİ’Yİ BOYKOT EDİYOR -27.01.2018

Suriyeli muhalif grupların oluşturduğu Suriye Müzakere Komisyonu, Rusya'nın Soçi kentinde gelecek hafta yapılacak Ulusal Diyalog Kongresi'ne katılmayacağını duyurdu.

Suriye Müzakere Komisyonu'nun, resmi twitter hesabından yapılan açıklamada, "Birleşmiş Milletler (BM) ve Suriye'ye ile bağlantısı olan ülkelerle yapılan müzakere maratonunun ardından Suriye Müzakere Komisyonu'nun Soçi'deki toplantıya katılmamaya karar verdiği” belirtildi.

Suriyeli muhalif gruplar daha önce Soçi'ye katılma konusundaki kararı Viyana görüşmelerinde Suriye hükümetinin vereceği tavizlere göre alacaklarını açıklamıştı.

Daha önce de çok sayıda Suriyeli muhalif grup Soçi zirvesini boykot edeceklerini duyurmuştu.

05) Rusya: Kürtler Soçi kongresinde olacak -27.01.2018

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Kürtlerin 29-30 Ocak’ta Soçi’de gerçekleşecek Suriye Ulusal Diyalog Kongresi’nde olacağını söyledi.

Rossiya 1 televizyonunda Kürtlerin kongreye katılıp katılmayacağı yönündeki soruyu yanıtlayan Zaharova "Katılacaklar" yanıtını verdi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı, Soçi’de gerçekleştirilecek kongreye 1600 kişiyi davet etti.

Zaharova, Fransa'nın BM Daimi Temsilcisi Francois Delattre'nin Suriye'nin çökebileceğine ilişkin ifadelerini değerlendirdi.

Zaharova ''Bu Batılı partnerlerimizin yıllardır akıllarında olan bir şey. Biz de daha önce ABD ve müttefiklerinin eylemlerinin, Batılı ülkelerin gündeminde Suriye'nin toprak bütünlüğünün olmadığını söylemiştik" dedi.

sputnik

06) Cockburn: Türkiye, ABD ile savaşı göze alarak Afrin'e saldırdı -27.01.2018

İngiliz basınının önde gelen Ortadoğu uzmanlarından Patrick Cockburn,Afrin harekâtını ele aldığı son makalesinde Amerikan yönetimini eleştirdi.

ABD’nin Rojava’da sınır gücü kurma kararının fiili bir Kürt devleti kurmak anlamına geldiğini yazan Cockburn, “Türkiye’nin harekâtı, Suriye’nin kuzeyinde Amerikan korumasında bir devlete izin vermeyeceğini ve bunun olmasındansa savaşmayı tercih edeceğini gösteriyor” diye yazdı.

Cockburn şu yorumu yaptı, “Bir Kürt-Türk savaşı çetin olacak. Abartılmış bir İran tehdidine dair takıntısı -ki bu konuda yapabileceği pek bir şey yok-, ABD’nin arabuluculuk yapıp durumu yatıştırmasını zorlaştırıyor. Trump ve kaotik yönetimi şu ana dek gerçek bir Ortadoğu krizini ele almak durumunda kalmamıştı ve geçen hafta yaşananlar, bunu beceremeyeceklerini gösteriyor.”

Cockburn’ün The Independent gazetesinde yayımlanan makalesi özetle şöyle:

“ABD’nin yeni bir dış politikasının bu kadar hızla alev alarak çökmesi ve amaçlanan sonuçlarının tam aksine böylesine çarpıcı bir biçimde yol açması nadir görülen bir durumdur.

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın Amerikan askerlerinin IŞİD’in yenilgisi sonrası Suriye’de kalacağını beklenmedik biçimde açıklamasının üzerinden sadece 10 gün geçti. Hedefleri epey kapsamlıydı: Ülkeye istikrar getirilmesi, Beşar Esad’dan kurtulmak, İran nüfuzunu azaltmak, IŞİD’in canlanmasını engellemek ve yedi yıldır süren iç savaşa son vermek. Tillerson, bu yeni adımın Suriye’de ve çevresindeki çok sayıdaki aktörü rahatsız edeceğinin kesin görünmesiyle de, bu durumun ABD’nin Suriye’de sadece IŞİD’le savaştığı ve başka amaçları olmadığı yönündeki geçmiş vaatlerine epey aykırı olmasıyla da ilgilenmiyor gibiydi.

Esasında ABD, Suriye bataklığından uzak durmaya dayalı eski politikasını tersine çeviriyor ve tarihin en karmaşık iç savaşlarından birine gamsızca dalıyordu.

AFRİN BUGÜNE DEK SAVAŞTAN ZARAR GÖRMEMİŞTİ

Bu yeni radikal gelişmenin ilk işareti, ABD’nin, açıkça söylenmese de büyük çoğunluğu Kürtlerden oluşacak yeni bir sınır gücünü eğiteceğinin ilan edilmesiydi. Türkiye bu durumu öfkeyle kınarken, Tillerson da yalanlıyor gibi görünüyordu. Fakat Tillerson’ın 17 Ocak’ta yeni müdahaleci Amerikan politikasını anlattığı konuşması da en az bu kadar çarpıcıydı ve Türk tanklarının beş gün sonra Suriye sınırını geçerek Kürtlerin yönetimindeki Afrin’e ilerlemesinin sebebi de buydu.

Verimli, yoğun nüfuslu bir cep olan Afrin, Suriye’nin savaşla yıkıma uğramamış nadir bölgelerinden biri. Fakat Türk uçakları ve havan topları kenti ve çevresindeki 350 köyü vururken, bu durum hızla değişiyor. YPG sert karşılık veriyor ama krize diplomatik bir çözüm bulunmazsa, Afrin tuğla yığınlarına dönüşmüş sokaklarla, Suriye’nin geri kalanı gibi görünecek.

ABD-TÜRKİYE ÇATIŞMASI İRAN’IN ÇIKARINA

Son beş günde yaşanan savaş, ABD’nin yeni müdahaleci politikasının Suriye’nin kuzeyine istikrar getireceği yönündeki tehlikeli fantezisini açığa çıkardı. Bu politika, Esad ve İran’ı zayıflatmak yerine onların işine yarayacak, Kürtlere de ABD’den başka bir korumacıya ciddi biçimde ihtiyaç duyduklarını gösterecek. Kürtler şu an Suriye ordusunun, ülkenin ayrılmaz bir parçası olduğu için Afrin’e gelip onu Türklere karşı savunmasını istiyor. Türkiye ile ABD arasındaki bir askeri çatışma Tahran ve Şam’ın gayet de çıkarına olur. ABD’nin bütün kötülüklerin anası ilan ettiği İranlılar, kendilerinin parmaklarını oynatmasına bile gerek kalmadan ABD’nin başının Suriye’de büyük belaya girdiğini görmekten memnun olacaktır.

İTTİFAK KOBANE’DE BAŞLADI

Bununla birlikte, geçen hafta yeni bir Kürt-Türk savaşının patlak vereceği gayet öngörülebilirdi. ABD Suriye’de askeri varlık göstermeye 2014’te, Kürt kenti Kobane’nin IŞİD tarafından alınmasını engellemek için başladı. Kuşatmaya yönelik Amerikan müdahalesi başarılıydı ve Amerikan hava kuvvetleri ile YPG’nin kara gücünün IŞİD’i yenilgiye uğratacak ittifakının başlangıcıydı.

Bu gelişme, güney sınırında ABD destekli fiili bir Kürt devletinin genişlemesiyle tehdit altında hisseden Türkiye için derinden endişe vericiydi. Daha da kötüsü, Türkiye’nin bakış açısına göre, Kürtlerin ‘Rojava’ diye andığı bu yeni yapı Türkiye’ye karşı 30 yıldır bir Kürt isyanı yürüten PKK’nin Suriye kolu tarafından kontrol ediliyordu.

SON AÇIKLAMA SURİYE’DE KÜRT DEVLETİ ANLAMINA GELİYOR

ABD Türklere, YPG’yle ittifakının sadece askeri, taktiksel ve IŞİD hedefli olduğunu temin ediyordu. Fakat Kürtlerin kontrol ettiği Suriye topraklarında 2 bin Amerikan askeri kalacaksa, bu durum bölgedeki askeri dengeyi değiştirir. Zira arkalarında, Amerikan hava kuvvetlerinin devasa desteği olacak. Bu da ABD’nin askeri gücünü kullanarak, Suriye’nin kuzeyi ve doğusunda fiilen bağımsız bir Kürt devletini garanti etmesi anlamına gelecek. Kürtlerin Suriye ve başka yerlerde maruz bırakıldığı baskı ve şiddet düşünüldüğünde, kendi ulusal kaderini tayin noktasına yakın bir otonomiye sahip olmaya her türlü hakkı var. Fakat bunu ne Türkiye, ne Suriye hükümeti kabul edecektir.

OBAMA’NIN POLİTİKASI GÖRÜNDÜĞÜNDEN GÜÇLÜYDÜ

Başkan Trump bugüne dek, Başkan Obama’nın Irak ve Suriye stratejisinde pek az değişiklik yapmıştı. Obama’nın stratejisi göründüğünden daha güçlüydü. Fakat aynı zamanda temkinliydi çünkü Obama, bu tür maceralarda nelerin ters gidebileceğini gayet iyi anlıyordu. Kendine haddinden fazla güvenmemek veya bölgesel güçler tarafından manipüle edilmemek konusunda dikkatliydi.

Trump yönetiminin Irak ve Suriye’de hazırladığı IŞİD sonrası politika geçmiştekinden daha kapsamlı hedeflere sahip fakat bunlara nasıl ulaşılacağı konusunda yüzeysel. Tillerson’ın konuşmasında, geçmişte Ortadoğu’da yaşanan Amerikan facialarındaki kötü hüsnü kuruntu kokusunun aynısı var.

BEYRUT VE BAĞDAT ÖRNEKLERİ

O meşum örnekler arasında, ABD’nin gücünün ve kararlılığının bir simgesi olarak Beyrut’ta sınırlı bir askeri varlık bulundurduğu 1983’te, Lübnan’da yaşananlar var. Bir simge de hedef olabilir ve o yıl 23 Ekim’de patlayıcı yüklü bir kamyon Beyrut Havalimanı yakınlarındaki kışlaya girerek infilak etti; 241 Amerikan askeri öldü.

Aşırı özgüven ve üstünlüğe dayalı, kendi kendine zarar veren türden benzer bir kibir, Amerikalılar 2003’te Bağdat’ı işgal ederken de vardı. Amerikalı generaller eski rejimin kalıntılarıyla savaştıklarına inanıyordu fakat kısa süre içinde kitlesel bir isyanla karşılaşıp sadece birbiriyle bağlantısı olmayan toprakları kontrol ediyordu.

YPG DİRENSE DE TÜRKİYE İZİN VERMEYECEK

ABD Esad’dan kurtulmak ve İran’ı bölgede zayıflatmak istiyor olabilir ama artık çok geç. Irak ve Suriye’de İran yanlısı hükümetler iktidarda ve Hizbullah Lübnan’daki en etkili güç. Bu durum yakın zamanda değişmeyecek ve eğer Amerikalılar düşük yoğunluklu bir savaşı sürdürerek Esad’ı zayıflatmak istiyorsa, bu durum onu İran’a daha da bağımlı hale getirecektir.

Türkiye’nin harekâtı, Suriye’nin kuzeyinde Amerikan korumasında bir devlete izin vermeyeceğini ve bunun olmasındansa savaşmayı tercih edeceğini gösteriyor. Fakat YPG’nin de motivasyonu yüksek, iyi silahlanmış durumda, askeri deneyimi var. Sonuç olarak daha üstün bir güce karşı koyamasalar veya Türkiye ve Suriye hükümetleri onları ezmek için birlikte hareket etse bile, çetin bir savaş vereceklerdir.

TRUMP BECEREMEYECEK

ABD’nin Suriye’de kalıp Esad ve İran’ı hedef alacağını söyleyerek ortalığı karıştırması açısından kötü bir zamanlamaydı. Suriye’nin kuzeyindeki bir Kürt-Türk savaşı çetin olacak. Abartılmış bir İran tehdidine dair takıntısı -ki bu konuda yapabileceği pek bir şey yok-, ABD’nin arabuluculuk yapıp durumu yatıştırmasını zorlaştırıyor. Trump ve kaotik yönetimi şu ana dek gerçek bir Ortadoğu krizini ele almak durumunda kalmamıştı ve geçen hafta yaşananlar, bunu beceremeyeceklerini gösteriyor.” Nerina Azad

07) ERDOĞAN: HEPSİNİN ÜZERİNDEN SİLİNDİR GİBİ GEÇERİZ -27.01.2018

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstikbalimize kasteden hiç kimsenin de gözünün yaşına bakmayız. Allah'ın izniyle hepsinin üzerinden de silindir gibi geçeriz." dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kasımpaşa-Hasköy Tüneli Açılış Töreni'ne katıldı.

Erdoğan burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"Fırat Kalkanı Harekatında 3 bin DEAŞ'lıyı etkisiz hale getirdik. Ve enteresan olan şu; 2 bin kilometrekarelik alanda Türkiye'ye gelen mültecilerden 100 bini ne oldu? Tekrar geri döndüler, kendi topraklarına döndüler . Ve orada onlara biz şimdi aynı zamanda insani hizmet de veriyoruz. Okullarını yaptık, sağlık ocaklarını yaptık ve onlara orada bu imkanları sağladık. Niye? Olaya insani bakıyoruz. Fırat Kalkanı sırasında bölgede bulunan DEAŞ'lı sayısının 400-500'den bir anda 3 bine nasıl çıkabildiğinin sebebini dillendirmiyoruz bile. Ama Rakka'da sıkıştırılan DEAŞ'lıların kamyonlarla diğer bölgelere nasıl taşındığını tüm dünya gördüğü için herhalde ifade etmekte beis yoktur. Suriye'de savaşabilecek durumda DEAŞ'lı kalmadı. Ama bu bahaneyle ülkeye hala silah yığılmaya devam ediliyor. Bölücü terör örgütünün özellikle kendisini terör listesine alanlar, aynı örgütün tamamen göz boyama kabilinden harf değişikliğiyle faaliyet yürüten unsuruyla kol kola yürüyor. Biz bunu ifade ettiğimizde de 'Bunlar bizim partnerimiz' diyerek, tepki gösterme yoluna gidiyor. Yani kendilerini överken kabahatlerini ikrar ediyorlar."

"Unutmayın, güneş balçıkla sıvanamayacağı gibi bu hakikatlerde inkarla ortadan kalkmaz. Türkiye kendi güvenliği ve kardeşlerinin huzuru için üzerine düşenleri yaparken, elbette bunu müttefikleriyle birlikte hayata geçirmek ister. Ülkemizin hiçbir devlete, hiçbir uluslararası kuruma karşı özel bir husumeti yoktur. Biz sadece kendi istiklalimizi ve istikbalimizi güvence altına almak peşindeyiz. Sınırlarımızın ötesinden topraklarımıza roketle silahla bombayla yüzlerce, binlerce taciz yapılırken, bu saldırılar yüzünden vatandaşlarımız camilerde, evlerinde, iş yerlerinde, sokakta hayatlarını kaybeder, yaralanır, huzursuz olurken ,bizim ne yapmamızı bekliyorlar acaba. Bu PYD, YPG, DEAŞ. Ya bunlar dinsiz, kitapsız, Allahsız terör örgütleri. Ve bunlar camide namaz kılan, namaz esnasında şehit olan kardeşlerimizi nereye nasıl izah edecekler. Batıda şu anda bu PYD, YPG, bu terör örgütleri, DEAŞ, camilerimizi yakıp yıkıyorlar."

Erdoğan, "Bize dostluk elini uzatana biz kucağımızı açarız. Bizden yardım isteyene biz ekmeğimizi böler veririz. Ama bize saldıran, istiklalimize ve istikbalimize kasteden hiç kimsenin de gözünün yaşına bakmayız. Bu terör örgütünün adı ister FETÖ olsun, ister DEAŞ olsun, ister PKK olsun, ister PYD, YPG olsun. Hangi farklı isimlerle karşımıza çıkarsa çıksınlar hiç fark etmez. Allah'ın izniyle hepsinin üzerinden silindir gibi geçeriz." dedi.

08) Karayılan'dan: Tevdem ve ENKS'ye: Soçi konusunda ortak hareket edin -27.01.2018

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan Soçi’deki Suriye Ulusal Diyalog Kongresi’ne ENKS ve TEVDEM’in birlikte katılması gerektiğini söyledi.

Ronahi Tv’ye katılarak gündemi değerlendiren PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan Rusya’nın Soçi kentinde düzenlenecek Suriye toplantısına ilişkin “Eğer Soçi toplantısına gideceklerse o zaman herkes gitmelidir. TEV-DEM, kantonların yönetimi biz gitmiyoruz deseler sadece ENKS giderse bana göre yanlış olur. Ben taraflara şu çağrıyı yapıyorum. Gideceklerse iki taraf birlikte gitsinler. Gitmeyeceklerse de iki taraf birlikte gitmemelidirler” ifadelerini kullandı.

TEVDEM Yürütme Kurulu Üyesi Aldar Xelîl’in ‘Soçi toplantısına katılmamızın bir anlamı kalmadı’ açıklamasına ilişkin ise Karayılan şu yorumda bulundu:

“Kuşkusuz çözüme dönük tüm girişimler değerlidir. Suriye sorunlarını çözümü gereklidir de. Suriye halkları bu savaştan çok fazla zarar gördüler. Suriye’nin birçok kenti yıkılıp gitti. O açıdan çözüme dönük tüm çabalar insanidir, değerlidir. Desteklemek gerekir. Suriye topraklarında ve Rojava’da barış ortamı oluşmalı. Rojava’da Suriye’nin bir parçasıdır. Onun için bu çerçevede gelişen çabalar önemlidir.

Rusya’nın öncülüğünde Soçi’de yapılması planlanan toplantı da önemlidir. Çözümde rol sahibi olabilir. Fakat Türk devletinin Soçi toplantısından önce gelişen saldırıları bölgedeki barışı baltalıyor. IŞİD’e karşı savaşı provoke etti. Ama soğuk kanlı yaklaşmak gerekir. Hemen oyuna, provokasyona gelmemek gerekir. Belki sayın Aldar Xelil öyle demiştir. Ama bana göre protesto edilmemelidir. Gitmemek gibi bir tutuma girilmemeli.”

Türkiye'nin Afrin bölgesine saldırmasına yönelik konuşan Karayılan, şunları söyledi: “Rojava, (Batı Kürdistan) hiçbir zaman Türkiye için tehdit olmamıştır. Fakat Türkiye bunu bahane yaparak batı Kürdistan’ı işgal edip, Kürtlerin statü sahibi olmasını engellemek istiyor. Halkımızın ve savaşçılarımızın Afrin’de gösterdikleri direniş bizim ve Kürt halkı için gurur vericidir. Afrin’in Türkiye’nin eline düşmesine asla izin vermeyeceğiz.”

09) ABD YPG'ye silah vermeyeceğini teyit etti' iddiası -27.01.2018

Türkiye'nin Afrin operasyonu devam ederken Türkiye Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı H. R. McMaster ile görüştü. AA'ya göre ABD'nin artık PYD/YPG'ye silah vermeyeceği teyit edildi.

Türkiye Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı McMaster ile dün gece telefonda görüştü.

Gündemde ABD'nin YPG'ye silah desteği ve YPG ile 30 bin kişilik ordu kurma planları vardı.

AA'ya göre Kalın'ın McMaster ile telefon görüşmesinde, PYD/YPG'ye silah verilmeyeceği hususu teyit edildi, Türkiye'nin meşru güvenlik kaygılarının dikkate alınmak zorunda olduğu vurgulandı.

Habere göre görüşmede, 'Türkiye'nin uluslararası hukuk çerçevesinde kendi güvenliğini sağlamak ve Afrin halkına yardım etmek için başlattığı ve kararlılıkla yürüttüğü Zeytin Dalı Harekatı, PYD/YPG, PKK, IŞİD ve diğer örgütlere karşı verilen mücadele ile Suriye'deki siyasi geçiş süreci' ele alındı. PYD/YPG'ye silah verilmeyeceği hususunun teyit edildiği görüşmede, Türkiye'nin meşru güvenlik kaygılarının dikkate alınmak zorunda olduğu vurgulandı.

Görüşmede, yanlış anlamaları önlemek için yakın koordinasyon içinde olunması konusunda mutabık kalındı.

İki NATO müttefiki olan Türkiye ve ABD ilişkilerinin karşılıklı çıkar ve saygı temelinde her düzeyde geliştirilmesinin önemine dikkat çekildi.

10) Kürdistan camilerinde Afrin için dua -27.01.2018

Kürdistan Bölgesinde Kürtler camilerde Afrin halkı için dua okuyarak desteklerini sundu.

Kürdistan’da bugün Cuma hutbesinde camilerde Kürtler, Türkiye devleti tarafından askeri harekat yapılan Afrin için dua okudu.

Yaklaşık bir haftadır Türkiye ve desteklediği ÖSO grupları Afrin’e yönelik askeri operasyonlar yapılıyor.

Kürdistan Bölgesi Diyanet İşleri Bakanlığı bir açıklama yaparak Cuma Hutbesinde bütün camilerde askeri operasyon altında olan Afrin’deki halk ve Kürt şervanlar için dua okunması istenmişti.

Basnews

11) Çavuşoğlu'ndan ABD'ye: Söylem değil somut adım bekliyoruz -27.01.2018

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı McMaster’ın Afrin harekatı konusundaki görüşmesini değerlendirdi.

ABD'yi eleştiren Çavuşoğlu, ''Söylemden çok somut adım bekliyoruz'' diyerek YPG'ye verilen silahların geri alınması gerektiğini ifade etti.

Çavuşoğlu'nun sözleri söyle:

''ABD'nin YPG'ye silah vermesi Artık Amerika'nın somut bir şekilde bunları göstermesi gerekiyor. Söylemden çok somut adım bekliyoruz.

Kendi verdikleri silahları geri alması gerekiyor. Artık söylemden çok somut adım görmek istiyoruz. Silah vermediğini görmemiz lazım.

Bir terör örgütüyle ABD'nin bağını koparması gerekiyor."

12) Melelerden Erdoğan’a Efrin tepkisi: Zalim ve diktatördür -27.01.2018

Türk devletinin Efrin’e yönelik işgal saldırılarına tepki gösteren meleler, “Türk cumhurbaşkanı Erdoğan Efrin üzerinde yaptığı katliamın İslam’da yeri yoktur. Erdoğan zalim ve diktatör biridir. Türk devleti ve Erdoğan’ın amacı Kürt halkının kazanımlarını ortadan kaldırmak ve Kürtleri yok etmektir” dedi.

CÎHAD HEWRAMÎ/ HELEHÇE

Türk devleti ve çetelerinin Efrin’e yönelik işgal saldırıları 8’inci gününe girerken, saldırılar karşısında Efrin halkı ve savaşçıları çağın büyük direnişini ortaya koyuyor. Efrin’in direnişine destekler büyürken, işgalci Türk devletine de tepkiler büyüyor.

İşgalci Türk devletinin Efrin’e yönelik saldırılarına tepki gösteren din alimleri meleler, Türk devletinin yaptıkları zulmüdür ve İslam’da yeri olmadığını belirtti.

Halepçe Mele Salih Gewre Camisi’nden mele Saman Helebceyî: Türk cumhurbaşkanı Erdoğan Efrin üzerinde yaptığı katliamın İslam’da yeri yoktur. Erdoğan zalim ve diktatör biridir. Türk devleti ve Erdoğan’ın amacı Kürt halkının kazanımlarını ortadan kaldırmak ve Kürtleri yok etmektir. Efrin’e bu düşünceyle saldırıyor. Sivilleri, çocukları, kadınları katlediyor. Kürdistan topraklarını işgal etmek istiyor. Tüm bunlar diktatörlüğün zulmüdür.

İslamiyet herkesin kendi çıkarlarına göre kullanması için gelmedi. Kürtlere saldırma gerekçesi yapılmamalıdır. Türk devletinin yaptığı yanlıştır. Erdoğan’ın saldırıları değil ama Efrin’de direnen, topraklarını savunanlar Allah’ın yanında haklıdır. Efrin’de haklı olanlar kazanacak. Efrin’e yönelik işgal saldırıları aynen Halepçe’ye yapılan saldırılar gibidir. Halepçe’nin karşısında olduğumuz gibi bir mele olarak Efrin’deki saldırıların da karşısındayım. Müslümanım diyen herkes de bu saldırılar karşısında durup, Efrin’in yanında yer almalıdır.

DANA OMER/ SÜLEYMENİYE

Süleymaniye’deki bir cemide melelik yapan Kameran Elî ise şunları söyledi: Bir din alimi olarak DAİŞ’in saldırıları karşısında nasıl olduysak, Erdoğan’ın Efrin’e yönelik yaptığı saldırıların da karşısındayız. Nasıl Kobanê’nın yanında olduysak Efrin’in de yanında olacağız. Erdoğan Kürtlere düşmanlık yapıyor. Saldırılarında yalanlarla İslam’ı kullanıyor. Erdoğan’ın yalanlarına karşı biz de camilerde gerçekleri anlatacağız. Efrin’in yanında yer alacağız. Haklı olan Efrin’dir Erdoğan değildir. Saddam’ın yaptıklarını şimdi Erdoğan yapıyor. (ao)

13) YNK’li parlamenter: Başûr ve Rojava sınır kapıları açılmalıdır -27.01.2018

Ulusal birlik çalıştayı adına Kürdistan Bölgesi parlamentosuna ortak bir öneri sunulmasını isteyen YNK Parlamenteri Talar Letıf: “Başûr ve Rojavayê Kürdistan sınırlarının bir an evvel açılması ve Başûrê Kürdistan’dan Efrîn’e bir savunma gücünün yollanması talep edilmelidir”

Kürdistan Ulusal Kongresi'nin (KNK) düzenlediği Başurê Kürdistan ulusal birlik çalıştayından Efrîn’e destek mesajlarının yanı sıra birçok öneri de sunuluyor.

Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) Parlamenteri Talar Letîf, ulusal birlik çalıştayı tarafından Kürdistan Bölgesi parlamentosuna Efrîn ile ilgili bir öneri sunulmasını talep etti.

‘Sınır kapıları açılmalıdır’

Talar Letîf: Başurê Kürdistan ulusal birlik çalıştayı katılımcıları adına, Kürdistan Bölgesi parlamentosuna Efrîn ile ilgili ortak bir öneri sunulmasını talep ediyorum. Bu öneride Başûr ve Rojavayê Kürdistan sınırlarının bir an evvel açılması ve Başûrê Kürdistan’dan Efrîn’e bir savunma gücünün yollanması istenmelidir.

‘Birliğimize zarar verecek üsluptan kaçınmalıyız’

YNK Meclis sözcüsü Letîf Nîroyî: Şu andan itibaren ulusal bir cephe kurmalıyız. Birliğimize zarar verecek üslup ve mesajlardan kaçınmalıyız. Başurê Kürdistan ulusal birlik çalıştayı, bütün partilerden Bağdat’la görüşme gerçekleştirmek üzere ortak bir heyetin kurulmasını talep etmelidir.

Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) Yönetim Üyesi Nasir Qazî: Efrîn’e bir savunma gücü göndermek istiyoruz. Rojava da uygun görürse bizler bunun için hazırız. Direniş ile düşmana diz çöktürülebileceği ispatlandı. Direniş için de birlik olmamız gerekiyor.

Siyasetçi Mihemed Emîn Pêncwênî: Kürtler, burada kaderini tayin etmek için bulunuyor. Bütün Kürtlerin şu an burada bir arada olması çok önemli bir kazanımdır. (ll)

Kurdistana Bakur
http://www.kurdistana-bakur.com/index.php

-

.

…

FOTO / KAYNAK: ŞENGÜL ÖZER'DEN

VARTO / GIMGIM DEYİP GEÇMEYİN (GÜZEL GIMGIM'IM)

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN


01) -27.01.2018

02) -27.01.2018

Ek.Tarihi Sat Jan 27, 2018 10:00 am Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Medya
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Medya:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution