Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (08) HER BÎJI KURDİSTAN     YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN   Musul sorunu demokratik ulus ve ortak şehir yaklaşımıyla çözülür   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (14) HER BÎJI KURDİSTAN   Hüseyin Akinci:Barış Cümlesinin Anlamsızlaştığı Bir Coğrafyadayız   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (12) HER BÎJI KURDİSTAN   Aydın Engin:Bu hukuki değil siyasi bir dava   Diyarbakırlılar:Muhatap alınmasak da barışı istiyoruz   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Medya


01)Peşmerge alanına giren IŞİD üyeleri öldürüldü-30.08.2017
Telafer'den kaçarken Peşmerge güçlerinin kontrol alanına giren 9 IŞİD'linin Peşmerge güçlerinin hedefine girdiği ve gerçekleştirilen operasyonla öldürüldüğü bilidirildi.

Peşmerge güçleri 12. Tugayı Komutanı İzedin Sa'do, Ayaziye'ye bağlı Helum ve Beşarda köyleri arasındaki bölgede, Telafer'den kaçan 9 IŞİD üyesinin Peşmerge güçleri tarafından öldürüldüğünü yapılan operasyonda peşmergenin herhangi bir kayıp vermediğini söyledi.

Son iki günde 200 dolayında IŞİD'linin Peşmerge güçlerine teslim olduğu da belirtildi.

Dün gece Dicle Batı Cephesi'nde Ayaziye bölgesinde Peşmergeye düzenlenen saldırı ardından yaşanan çatışmada 5 IŞİD’li öldürüldü 12’si de yakaladı.

02) İbadi: Kerkük'ün refarandum kararını kabul etmiyoruz -30.08.2017

Irak Başbakanı Haydar İbadi, Kerkük İl Meclisi'nin tek taraflı görüşüyle alınan referandum kararının "yanlış olduğunu" ve bunu kabul etmediklerini söyledi.

İbadi, Bağdat'ta yaptığı basın toplantısında, " Kerkük İl Meclisi'nde alınan karar yanlıştır ve bunu kabul etmiyoruz. Kararlar bu şekilde alınmaz." dedi.

Kürdistan Bölgesinin 25 Eylül'de yapacağı bağımsızlık referandumuna katılma yönünde İl Meclisi'nde alınan tek taraflı kararın yasal olmadığını, tanımayacaklarını ve bunun daha fazla çekişme ve çatışmalara neden olacağını yineleyen İbadi, konuyla ilgili Kürt yetkilileri diyaloğa çağırdı.

İbadi, "Kararların kaba kuvvet kullanarak alınması sağlıklı değil. O zaman Erbil'de Araplara, Süleymaniye'de Türkmenlere ve diğer bölgelerde de Hristiyan ve Ezidilere de konfederasyonlar verelim mi? Bu yanlış bir yöntemdir.

Bölgemiz artık güvenli bölgedir ve hep birlikte yaşamayı seçmeliyiz." ifadelerini kullandı.

03) Kerkük'ten bağımsızlık referandumu kararı-30.08.2017

Irak'ta Kürtlerin ağırlıkta olduğu Kerkük İl Meclisi, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) 25 Eylül'de yapılmasını kararlaştırdığı bağımsızlık referandumuna katılma kararı aldı.

Salı sabahı toplanan 41 üyeden oluşan Kerkük İl Meclisi'nde yapılan oylamada, 26 üyeden 24'ü Kerkük'ün referanduma katılması gerektiği yönünde oy verdi.

IKBY'ye yakınlığı ile bilinen Rudaw Televizyonu'nun haberine göre, biri Irak Türkmen Cephesi'nden, biri de bağımsız olmak üzere iki üye ise "Hayır" oyu kullandı. Irak'ta merkezi hükümet, bağımsızlık referandumuna şidddetle karşı çıkıyor.

ABD de referandumun Irak'ta Irak Şam İslam Devleti'ne (IŞİD) karşı yürütülen mücadeleyi baltalayacağı görüşünde.

Irak Türkmen Cephesi, Kerkük'ün referanduma katılmasının "tehlikeli" olduğunu söyleyerek oylamayı boykot etmeye hazırlanıyor. Kerkük'te nüfusun yaklaşık 250 binini Türkmenler oluşturuyor.

Kerkük'ün tartışmalı statüsü

Petrol zengini Kerkük vilayetinin statüsü, merkezi Irak hükümeti ile IKBY yönetimi arasındaki ilişkilerin de odağında.

Merkezi Irak hükümeti, Kerkük'ün önemli petrol yataklarına sahip olması nedeniyle kontrolü kaybetmesi halinde gelir kaybına uğramaktan ve buranın IKBY'ye bağlanmasının ülkenin toprak bütünlüğünü bozmasından endişe ediyor.

BBC Türkçe'nin haberine göre IKYB ise bu bölgede yaşayan halka kurduğu etnik bağın yanı sıra ileriye dönük olarak olası bir bağımsızlık girişiminde elini güçlendirmek istiyor.

Irak Anayasası, Bağdat'ın yaklaşık 250 kilometre kuzeyinde bulunan Kerkük'ü "bir bölgeye bağlı olmayan vilayet" olarak tanımlıyor.

Irak'ta Saddam Hüseyin rejimini deviren ABD işgali sonrası ülkenin yeni anayasası 2005 yılında kabul edildiğinde, Kerkük ve diğer "tartışmalı" bölgelerin akıbeti başlangıçta 31 Aralık 2007 tarihine kadar yapılacak bir referanduma bırakılmıştı. Ancak söz konusu referandum bir türlü yapılmamıştı.

Kerkük İl Meclisi'nin Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) bayrağını asma kararı sonrası, Türkiye ile ilişkiler de gerilmişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kerkük yönetimine IKBY bayraklarını indirmelerini ve sadece Irak milli bayrağıyla yola devam etmelerini söylemiş, "Yoksa şu anda geldiğiniz noktadan kusura bakmayın, geri adım atmaya mecbur kalırsınız" diyerek uyarıda bulunmuştu.

Dışişleri Bakanlığı: Kerkük'te alınan karar Irak Anayasası'nın ihlali

Türkiye de, IKBY'nin referandum için tarih vermesinin ardından da, Iraklı Kürtlere bağımsızlık referandumundan geri adım atmaları çağrısında bulunmuştu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu referandumun Irak'ı "iç savaşa götürebileceğini" söylemişti.

Kerkük İl Meclisi'nin referanduma katılma kararını duyurmasının ardından Dışişleri Bakanlığı yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada Kerkük yönetimi, "Irak Anayasası'nı bir kez daha ciddi şekilde ihlal etmekle" suçlandı.

04) Kılıçdaroğlu: Adaletsiz iktidarlara karşı halkın mücadelesi meşrudur -30.08.2017

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Çanakkale Gelibolu'da düzenlediği 4 günlük Adalet Kurultayı'nın sonuç bildirisini açıkladı.

CHP'nin Çanakkale'de düzenlediği Adalet Kurultayı sona erdi. Kurultay'ın ardından sonuç bildirgesini açıklayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Tek adam rejimini asla ve asla kabul etmeyeceğiz" dedi. "Adaletsiz iktidarlara karşı halkın mücadelesi meşrudur" diyen Kılıçdaroğlu, tutuklu milletvekillerinin serbest bırakılması çağrısı yaptı.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:

Tek adam dünyanın hiçbir yerinde uzun süreli olmamıştır. Bizim kültürümüzde de yoktur. Tarihimizde de yoktur. Tek adam rejimini asla ve asla kabul etmeyeceğiz. Demokratik bir devlette olması gereken hukukun üstünlüğüdür. Devleti yönetenler hukukun kurallarına uymak zorundadırlar. Ama siz mafya yöntemleriyle racon kesmeye kalkarsanız mafyanın hukuku egemen olur. Bunu da reddediyoruz.

Bu toplantı ve çalıştaylardan oraya çıkan bir sonuç bildirgesi hazırladık. Adaletin yok edildiği, korku, endişe ve çaresizlik duygusunun toplumu esir aldığı süreçte milyonlar adalet için yürüyor. Korku zinciri kırıldı. Adalet yürüyüşü ile başlayan süreç adalet arayışının en geniş süreci ile konuşulması için kurultay talebi ortaya koydu. Demokrasi ve hukuk ekseninde bir hat çizilmiştir. Bu hat demokrasi, adalet ve huzur isteyenlerin ortak hattıdır.

1- Adalet mücadelesi meşrudur. Adaletten sapan iktidarlara karşı halkın mücadelesi meşrudur.
2- Adalet hakkı temel bir haktır. Devlet kişinin ekonomik, toplumsal ve siyasal düzenden adaletli olarak pay almasını sağlamakla yükümlüdür.
3- Bugün adalet hakkı sistematik olarak ihlal edilmektedir. Örneğin mahkemelerde adalet yoktur. Millet mahkemelerden umudu kesmiş, siyaset yargıya hakim olmuştur. Çözüm, derhal bağımsız ve tarafsız yargı inşa edilmelidir. Tutuklu milletvekilleri serbest bırakılmalıdır. Liyakat yerine sadakat tercih edilmektedir. Devlet parti devletine dönüşmüş, kuvvetler ayrılığı yok edilmiştir. Fiilen tek adam rejimi inşa edilmiştir.

Hukuk düzeni darbe hukukundan temizlenmelidir.

Örneğin seçimde adalet yoktur. Seçimlere hile karışmıştır. Seçim barajı ve siyasi parti düzeni milli iradenin parlamentoya yansıması engellenmektedir.

Eğitimde adalet yoktur. Eğitimden bütün paydaşlar şikayetçidir. Müfredat ideolojik esaslara göre hazırlanmaktadır. Herkes tek tip okula mecbur edilmektedir.

Medyada adalet yoktur. Fiili bir sansür söz konusudur.

Bugün güçlünün hüküm sürdüğü bir düzen vardır. Bu düzen değişmelidir ve mutlaka değişecektir. Bu düzeni adalet ve huzur talebi ekseninde oluşacak kollektif demokratik bir güç değiştirecektir. Adalet ve huzur hareketi doğmaktadır. Bu hareket farklılıklar üzerinden değil, ortak noktalar üzerinden kurulan bir harekettir.

05) Aslı Aydıntaşbaş'tan tepki çeken Kürdistan açıklaması -30.08.2017
Aydıntaşbaş Hanımlığını tam manasıyla gerçeklği ortaya sergiledi.. Gerçek konuşmak Skandal mıdır?

Cumhuriyet gazetesi yazarı Aslı Aydıntaşbaş Barzani'nin ajansı Rudaw'a Kürdistan'la ilgili skandal açıklamalar yaptı.

Barzani'nin ajansı Rudaw'a konuşan Aslı Aydıntaşbaş, "Irak yerine Türkiye'nin komşusu Kürdistan olmalıdır" dedi.

Cumhuriyet gazetesi yazarı Aslı Aydıntaşbaş, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nde, yapılması planlanan bağımsızlık referandumunun Türkiye için kötü bir durum teşkil etmediğini belirtti.

"IRAK KÖTÜ BİR KOMŞU"

Aydıntaşbaş, "Güney Kürdistan'ın bağımsızlığının Türkiye'ye sadece faydası vardır. Irak Kürdistan'ı neredeyse bağımsızlıkla yönetiliyor ve Türkiye için çok iyi bir komşu. Üstelik Irak kötü bir komşu. Türkiye açısından böyle bir Bağdat ile komşu olmak yerine arada Kürdistan'ın olması çok daha iyi bir durumdur." sözleriyle referanduma destek verdi.

Aslı Aydıntaşbaş'ın bu açıklaması sosyal medyada tepki çekti.

06) DİYARBAKIR BAROSU 'EDİ BESE' DEDİ -30.08.2017

Diyarbakır Barosu, son olarak Şırnak'ta 3 işçi ve Diyarbakır Lice'de 1 sivilin öldürülmesi ile son 25 ay içerisinde çatışmalı süreçte 2 bin 722 kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı.

'EDİ BESE'

Kürtçe 'Edi bese' (Artık yeter!) başlığıyla yazılı açıklama yapan Diyarbakır Barosu, bölgede 30 yılı çatışmalarla geçmiş, 40 binin üzerinde insanın yaşamını yitirdiği bir dönemden sonra, 2013 yılında büyük umutlarla ve toplumsal destekle başlatılan çözüm süreciyle beraber çatışmalar ve ölümlerin son bulduğu belirtildi.

Toplumun beklentilerinin aksine istenen nihai sonuca dönüştürülemediği ve toplumsal barışın sağlanamaması, 24 Temmuz 2015 tarihinde Ceylanpınar'da 2 polisin hala aydınlatılamamış karanlık bir eylemle öldürülmesiyle birlikte kabul edilemez yeni bir çatışmalı sürecin içerisine girildiği belirtildi.

Açıklamada, "Bu olaydan sonra başlayan ve halen devam eden çatışmalı süreçte 2 bin 722 insanımız yaşamını yitirmiştir.

Son olarak, 28 Ağustos 2017 tarihinde Şırnak’ın Uludere ilçesinde yol inşaatında çalışan 3 işçi ile Diyarbakır'ın Lice İlçesi'nde sivil bir vatandaşın öldürülmesi olaylarını kabul edilemez buluyor ve kınıyoruz! Bu saldırılarda hayatlarını kaybedenlere rahmet, ailelerine başsağlığı diliyoruz.

Diyarbakır Barosu, kimden gelirse gelsin başta siviller olmak üzere yaşam hakkına yönelik ihlallerin karşısında olup, sorunların şiddetten uzak yol ve yöntemlerle çözülebileceğini savunmakta; bu bağlamda, sorunların siyasal ve demokratik kanallar dışındaki çözüm arayışlarının yeni acıları yaratıp, var olan sorunları derinleştireceğine inanmaktadır.

Bu sebeple 'Yaşam hakkına yönelik her türlü müdahalelere artık yeter!' diyoruz"

07) ÖSO, ABD ASKERLERİNE SALDIRDI -30.08.2017

.

Uluslararası koalisyon, ÖSO'ya bağlı askeri güçlerin Mınbic'te ABD askerlerine saldırdığını duyurdu.

IŞİD'e karşı Uluslararası Koalisyon Sözcüsü Albay Ryan Dillon, Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) Mınbic'teki ABD askerlerine saldırısı ile ilgili bu saldırının kabul edilemez olduğunu belirterek, bu konuda Türkiye'yi bilgilendirdiklerini açıkladı.

ABD merkezli CNN televizyon kanalı da konuyla ilgili geçtiği haberinde, Türkiye destekli ÖSO milislerinin Rakka'nın IŞİD'ten kurtarılması kapsamında Demokratik Suriye Güçleri'ne (DSG) destek için Suriye'de bulunan ABD askerine saldırı gerçekleştirdiğini duyurdu.

08) Milat gazetesi yazarı: Bağımsız Kürdistan olmasın Türkiye'ye katılsınlar -30.08.2017

"Türkiye, bağımsız Kürdistan referandumunu; 2019 Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonraya erteleterek, 2019'da Türkiye'ye katılım referandumuna dönüştürmelidir."

Hükümete yakın Milat gazetesi yazarı Galip İlhaner Irak Bölgesel Kürt Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesud Barzani’ye şaşırtıcı önerilerde bulundu.

İlhaner köşesinde “Kürdistan'ın Türkiye'ye iltihakına, katılımına doğru gidiyoruz. 2. Hatay stratejisine doğru gidiyoruz. Ve Kürdistan bağımsızlık referandumunun asıl belirleyici aktörü, elbette Türkiye olmalıdır.” dedi ve şu ifadeleri kullandı:

“TÜRKİYE KÜRTLERİN EN BÜYÜK DEVLETİDİR”

“Barzani için en önemli handikaplardan biri de; Kürdistan adının kullanılmasıdır. Kürdistan adı, doğal olarak, dört (Türkiye, İran, Irak, Suriye) Kürt devletini de ilgilendirmektedir. Kürdistan aynı zamanda, dört Kürt devletinden vazgeçip, bir Kürdistan'a razı olmak anlamına da gelmektedir. Aslında, Kürtler devletsiz değildir. Türkiye, bütün Kürtlerin en büyük devleti olmakla birlikte; Türkiye, İran, Irak, Suriye Kürtlerin de devletleridir. Kürtler, dört devlete sahipken, emperyal güçler tarafından, dört Kürt devletini bölüp, bir Kürdistan kurmaya zorlanmaktadır. Bu durum adeta Kürtlere zorla dayatılmaktadır.

Barzani'ye önerim, Kürdistan adı yerine, devlet ismi olarak yeni bir ad belirlemesidir. ‘Eyyubi İslam Cumhuriyeti' adını, en güçlü isim olarak öneriyorum. Fakat, Barzani Kürdistan adını kullan(a)mazsa, PKK, Kürdistan adını mutlaka kullanacaktır.”

“TÜRKİYE’YE KATILMA REFERANDUMUNA ÇEVİRELİM”

İlhaner “Kürdistan bağımsızlık referandumu ertelenecekse, Türkiye'nin isteği, etkisi ile ertelenmelidir.” dedikten sonra şunları yazdı:

“Burada, asıl ifade etmek istediğim en önemli konu; referandum eğer kaçınılmaz olarak ertelenecekse, bunda Türkiye temel belirleyici olmalıdır. Türkiye, bağımsız Kürdistan referandumunu; 2019 Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonraya erteleterek, 2019'da Türkiye'ye katılım referandumuna dönüştürmelidir.

Kürt(ler) bölgesi, Türkiye'ye iltihak referandumu yapmalıdır. Irak'ın Kuzeyi, babanızın toprağı mı? diyecekler çıkabilir. EVET. Hem babamızın hem de anamızın toprağıdır. Suriye bölgesi ile birlikte, Misak-ı Milli toprağımızın bir parçasıdır.

Madem, Kürtler kendi geleceklerini kendileri belirleyecek, bağımsızlık referandumunu, Türkiye'ye katılım referandumuna dönüştürecek stratejiler geliştirelim. Referandumu, bağımsızlık (Hatay formülü de düşünülebilir) referandumu yerine, Türkiye'ye iltihak (katılma) referandumuna çevirelim.

Aslında, 16 Nisan referandumundan hemen sonra, erken seçime gitmiş olsaydık, bu mesele daha kolay çözülebilirdi. Hala erken seçim yapma alternatifi de vardır.

Türkiye, Kürtlerle birleşmek zorundadır. Birleşmezse, Kürtlerden ayrılmak zorunda bırakıla(caktır)bilir.

Önümüzde 2 seçenek var; Türk - Kürt Birliği, Türk - Kürt Savaşı

Bu 2 seçenek de, Türkiye'ye adım adım yaklaşıyor. Bu 2 seçenekten hangisinin gerçekleşeceği ise, büyük ölçüde Türkiye'ye (Erdoğan ve Bahçeli) bağlıdır.”

YENİ BİR DİL ÖNERİSİ: ANADOLUCA

Türkiye’nin yeni bir alfabe ve yeni bir dil oluşturması gerektiğini ileri süren Milat yazarı “Anadolu dili (Anadoluca/Türkçe); Türkçe (resmi dil) ağırlıklı ve Kürtçe, Arapça, Zazaca, Çerkezce, Ermenice, Lazca,… dillerinden de belirlenmiş bazı kelimelerin olacağı, ortak bir dil ve ortak bir tarih (Anadolu/İslam Tarihi) oluşturmamız gerekiyor.” diye yazdı.

09) Deniz Baykal'dan çok tartışılacak sözler: Sabredin az kaldı -30.08.2017

CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Kumluca İlçesinde ziyaretlerde bulundu.

Deniz Baykal'ı ilçeye gelişinde CHP İlçe Başkanı Kemal Bilal Öner ve partililer karşıladı. Bir mobilya mağazasını ziyaret eden Baykal, sonrasında Adrasan'da mahalle kahvesinde toplanan vatandaşlarla sohbet etti.

Ülkemizde son günlerde çıkan KHK'lerin, eskilerin değiştirilmesi için çıkarıldığını belirten Baykal, hükümetin 15 Temmuz darbe girişiminden sonra bazı şirket ve firmalara kayyum atadığını belirterek, “Bu kayyumlar 80 bin TL maaşla çalıştı. Bu yolla çok sayıda şirket ve firma yok oldu" dedi.

Ya kendisinin ya da yakınlarının çocuklarının bir işe yerleştirilebilmesi için vatandaşın hükümetin yanlışlarına ses çıkaramadığını belirten Deniz Baykal, "16 Nisan'da hükümet yüzde 60 sonuç bekliyordu. Ama sağduyulu vatandaşlarımızın verdiği sağlıklı kararlar yüzünden hayal kırıklığına uğramıştır. Devlet demek iradesini tek kişiye teslim etmek değildir. Her devletin bir anayasası vardır.

Devlette işler hukuka bağlı olarak yürürse o zaman adalet olur. İşler liyakat sahibi olana verilir. Dünyada anayasası olmayan tek devlet İngiltere'dir. Ama milletimizin köklü bir anayasa geçmişi vardır. Bu millet kanunlara, yasalara göre yönetilmeye alışmıştır. 'Yargıçları, hâkimleri ben kendim tayin ederim' dedi. Peki seni kim denetleyecek? 'Onu da ben tayin ederim' dedi. Böyle anayasa, böyle hukuk olur mu?" diye konuştu.

“ARTIK 'DUR' DEMENİN ZAMANIDIR”

Adrasan'ın referandumda yüzde 64 "hayır" oyu ile hükümete en güzel cevabı verdiğini aktaran Baykal, "Şimdi onu bir telaş aldı. Daha seçime 2 yıl var. Ağzından 2019'u düşürmüyor. Artık milletle inatlaşılmayacağını gördü. Neymiş de metal yorgunluğu varmış. Hepsi hikâye, telaş başladı. Her çıkışın bir inişi vardır. Artık çöküş başladı.

Telaş ondandır. Bu insanlar, bu ülkenin Mursi'nin Mısırı'na, Esad'ın Suriyesi'ne, Saddam'ın Irakı'na doğru gittiğini görüyor. Artık 'dur' demenin zamanıdır. Sevgili vatandaşlarım sabredin, az kaldı. Siz kararınızdan vazgeçmeyin. Bu ateşin kıvılcımı neden Adrasan'dan başlamasın. Bu ülkenin kurtuluş kıvılcımı nasıl Samsun'dan başlamışsa, Şimdi de Adrasan'dan, Antalya'dan başlayabilir" diye konuştu.

10) El yaman, yan beg yaman? -30.08.2017

Hefteyek berê , şêrê şêran, melkemûtê eftarxulyan, xweşmêrê mala şêx Evdilla, xwarzîyê me DURAN; tirrek mezin û ne li gorî xwe kiribu û gotibû:

“Dînime îmanime nabe ku referandûm bête çêkirin” û dabû lotikan. Û îro xaltîka Besê xwe hejand, hat pişta qemer ...

Nevzat Keskin Diyaspora gora fikra netewî ye. Dîplomasî rih pêtîne û dînamiz jî wê li ser linga dihêle û bi ser dixe.

Ji salên 1900’î û heta roja îro gelên cîhanî xwe avêtine ber dergehê Ewrûpîyan û ji bo tayînkirina qedera xwe li Ewrûpa kar û xebat kirin ...

11) KÜRDİSTAN GÜVENLİK KONSEYİ: YÜZLERCE IŞİD'Lİ IRAK SINIRINA AKTARILIYOR-30.08.2017

Kürdistan Güvenlik Konseyi, IŞİD ile Lübnan Hizbullahı ve Suriye rejimi arasında yapılan anlaşmada yüzlerce örgüt mensubunun Lübnan sınırını terk ederek, askeri mühimmatlarla Irak sınırına aktarıldığını duyurdu.

Kürdistan Güvenlik Konseyi, bu akşam IŞİD mensuplarının Irak sınırına konuşlanmasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Açıklamada, IŞİD ile Lübnan Hizbullahı ve Suriye arasında yapılan 3 yıllık anlaşmayla örgüt mensuplarının Irak sınırına yerleştiği belirtildi.

Kürdistan Güvenlik Konseyi açıklaması şöyle:

“IŞİD teröristleri ile Lübnan Hizbullahı ve Suriye rejimi arasında yapılan anlaşmada yüzlerce IŞİD’li Lübnan sınırını terk ederek silah ve patlayıcı maddelerle Irak sınırına aktarıldı.”

Söz konusu durumun şüpheli olduğuna dikkat çeken Kürdistan Bölgesi Güvenlik Konseyi, açıklamasına şöyle devam etti:

“Güvenlik Konseyi olarak, söz konusu gelişmeyi endişeyle karşıladığımızı ve bu durumun şüpheye neden olduğunu belirterek, bölgedeki tüm ilgili tarafların bu durum karşısında ciddi tavır göstermelerini istiyoruz.”

12) Kürdistan Güvenlik Konseyi: Yüzlerce IŞİD'li Irak sınırına gönderildi -30.08.2017

Kürdistan Bölgesi Güvenlik Konseyi tarafından yapılan açıklamada yüzlerce silahlı IŞİD üyesinin Lübnan sınırından Irak sınır bölgesine gönderildiği belirtildi.

Kürdistan Bölgesi Güvenlik Konseyi tarafından yapılan açıklamada “IŞİD teröristleri ile Lübnan Hizbullahı ve Suriye rejimi arasında yapılan anlaşmada yüzlerce IŞİD’li Lübnan sınırını terk ederek silah ve patlayıcı maddelerle Irak sınırına aktarıldı.”

Güvenlik Konseyi olarak, söz konusu gelişmeyi endişeyle karşıladığımızı ve bu durumun şüpheye neden olduğunu belirterek, bölgedeki tüm ilgili tarafların bu durum karşısında ciddi tavır göstermelerini bekliyoruz.

Suriye rejiminin olumlu karşıladığını duyurduğu ve Lübnan Hizbullah'ı ile IŞİD arasında imzalanan anlaşma IŞİD'in Lübnan sınırındaki silahlı unsurlarını Irak ve sınırına aktarmasını içeriyor.

13) Bağımsız Kürdistan için yeni anayasa hazırlığı -30.08.2017

KDP Politbüro Üyesi Kemal Kerkuki, Kürdistan Bölgesi'nde bütün bileşenleri kapsayacak Bağımsız Kürdistan için yeni bir anayasa çalışmalarını başlattığını söyledi.

Başkent Erbil’de Cihan Üniversitesi'nde düzenlenen “Bilimsel, siyasi, toplumsal ve ekonomik yönden Kürdistan devletinin yeni yol haritası” konulu bir konferans düzenlendi.

Konferansta konuşan Kemal Kerkuki, referandum sonrası bir süreç için çalışmalara başladığını belirterek " Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani, açıkça Kürdistan devletinin sadece Kürtlerin değil, Kürdistan’da yaşayan etnik ve dini tüm azınlıkların da devleti olacağını söyledi.

Yeni anayasa insan hakları, demokrasi ve bütün bileşenlerin haklarını koruyacaktır" dedi.

25 Eylül'de yapılması kararlaştırılan Kürdistan bağımsızlık referandumu Kürdistan Bölgesi dışındaki diğer Kürdistani bölgeleri de kapsıyor.

14) BM, Kuzey Kore’yi Uyardı -30.08.2017

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Kuzey Kore’nin dün Japonya’nın üzerinden geçen balistik füze denemesini ve 25 Ağustos’ta gerçekleştirdiği benzeri girişimleri güçlü bir şekilde kınadığını açıkladı. Güvenlik Konseyi ayrıca Kuzey Kore’den balistik füze denemelerini derhal sonlandırmasını istedi.

Güvenlik Konseyi’nin açıklanan karar metninde, Kuzey Kore’nin bu girişimlerinin sadece bölge için değil, Birleşmiş Milletler'e üye tüm ülkeler için de bir tehdit oluşturduğu ifade edildi. Kuzey Kore’nin, Japonya üzerinde gerçekleştirdiği son füze denemesinin barış ve istikrarı kasıtlı olarak zayıflattığı, son denemenin dünya çapında, ciddi güvenlik endişesi yarattığı vurgulandı.

Güvenlik Konseyi, Kuzey Kore’yi Birleşmiş Milletler kararlarına uymaya davet edip yükümlülükleri uyma çağrısında bulundu. Ayrıca elindeki tüm nükleer silahları ve mevcut nükleer programlarını eksiksiz ve bir daha geri dönmeyecek bir şekilde bırakmasını istedi. Nükleer füze denemelerden vazgeçmesi ve başka provokasyonu yapmama çağrısında bulundu.

BM Güvenlik Konseyi Japonya, ABD ve Güney Kore’nin talebiyle, dün olağanüstü toplanma kararı almıştı.

Barikat ve Hendek Gerçekleri( Kutbettin Özer )
https://www.youtube.com/watch?v=w3tD_lVzx7w&feature=share

http://www.kurdistana-bakur.com/

-

.

…

FOTO / KAYNAK: ŞENGÜL ÖZER'DEN

VARTO / GIMGIM DEYİP GEÇMEYİN (GÜZEL GIMGIM'IM)

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN


01) -30.08.2017

02) -30.08.2017

Bugün Müslümanlar arasında yaşanan ihtilafların asıl kaynağına inmek, sebep ve sonuçlarını iyi tahlil etmek gerekir.

.

.

.

.
https://www.dengeamerika.com/

Ek.Tarihi Wed Aug 30, 2017 10:00 am Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Medya
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Medya:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution