Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (08) HER BÎJI KURDİSTAN     YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN   Musul sorunu demokratik ulus ve ortak şehir yaklaşımıyla çözülür   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (14) HER BÎJI KURDİSTAN   Hüseyin Akinci:Barış Cümlesinin Anlamsızlaştığı Bir Coğrafyadayız   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (12) HER BÎJI KURDİSTAN   Aydın Engin:Bu hukuki değil siyasi bir dava   Diyarbakırlılar:Muhatap alınmasak da barışı istiyoruz   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Medya


01)BARZANİ:İRAN’IN MÜDAHALE VE VESAYETİNİ KABUL ETMEYİZ-20.08.2017
Kürdistan’ın referandumu hiçbir vakit ertelemeyeceğini belirten Federal Kürdistan Başkanı Mesud Barzani, İran ile iyi ilişkiler içerisinde olmak istediklerini ancak İran’ın vesayetini kabul etmeyeceklerini söyledi.

Federal Kürdistan Başkanı Mesud Barzani Suudi Arabistan merkezli Okaz gazetesine Federal Kürdistan'ın referandum süreci, komsu ülkeler ile ilişkiler ve Suudi Arabistan-Kürdistan ilişkilerini değerlendiren bir mülakat verdi.

Kürdistan’ın bağımsızlık referandumuna ilişkin Barzani, referandum tarihinin hiçbir şartta ertelenmesinin mümkün olmadığını ve zamanın da yapılacağını belirtti.

Barzani “Kürdistan’ın bağımsızlık meselesi yalnızca benim meselem değil. Kürdistan halkının ortak meselesidir” dedi.

Parlamento ve başkanlık seçimlerinin zamanında yapılacağını belirten Barzani, “Kürdistan parlamento ve başkanlık seçimleri Kasım ayında yapılacak. Ve bu seçimlerde ne ben ne de bana yakın bir başkası aday olmayacak” dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’a da referandumu ertelemek istemediklerini bizzat söylediğini ifade eden Barzani, ‘‘ABD Dışişleri Bakanı benden referandumu ertelememi istedi. Ben bunu kabul etmedim. Sadece Bağdat ile görüşmelerin devam ettirilmesine razı oldum’’ dedi. Barzani, “Bağdat ile uzun süreli bir ortaklık başarılı olmaz” ifadelerini kullandı.

İran’ın Kürdistan'ın bağımsızlık referandumuna ilişkin tavrına yönelik gelen soruya ise Barzani, ‘‘İran ile iyi ilişkiler içerisinde olmak istiyoruz. Ortak çıkarlar doğrultusunda iyi iki komşu olarak devam etmek isteriz. Kargaşa veya çatışmadan yana değiliz. Ancak İran’ın bizim iç işlerimize karışmasını veya vesayetini kabul etmeyiz’’ şeklinde yanıtladı.

‘Süleymaniye’deki siyasi tarafların İran’dan ötürü mü referanduma karşı çıktığına dair gelen soruya Barzani, ‘‘Süleymaniye coğrafik konumundan ötürü İran ile Erbil’den daha farklı ilişki içinde olabilir. Ancak Kürdistan Bölgesi’nin siyaseti net ve açıktır. Kürdistan siyaseti hiçbir şekilde İran’ın müdahale ve vesayetini kabul etmez’’ dedi.

02) Martin SCHULZ: ERDOĞAN ÖLÇÜYÜ İYİCE KAÇIRDI -20.08.2017

Erdoğan'ın seçimleri boykot çağrısına tepkiler artıyor. Martin Schulz, "Erdoğan ölçüyü iyice kaçırdı" derken Dışişleri Bakanı Gabriel ise "Bu, ülkemizin egemenliğine yönelik eşi benzeri görülmemiş bir saldırıdır" dedi. 1

Almanya'da Sosyal Demokrat Partili (SPD) Başbakan adayı Martin Schulz, Erdoğan'ın Almanya seçimlerine yönelik yaptığı boykot çağrısını sert bir şekilde eleştirdi.

Schulz, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Erdoğan ölçüyü iyice kaçırdı. Özgür ve demokratik Türkiye için savaşanlara daha çok destek olacağız" dedi.

Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ise tepkisini "Bu, ülkemizin egemenliğine yönelik eşi benzeri görülmemiş bir saldırıdır" sözleriyle dile getirdi. RND'ye konuşan Gabriel, "Erdoğan tutumuyla Almanya'daki insanları birbirine karşı kışkırtmak istediğini gösteriyor" ifadelerini kullandı.

Gabriel, Almanya'daki tüm seçmenlerden Erdoğan'ın nüfuz etme çabalarına karşı koymalarını istedi ve "Bizi birbirimize düşürmek isteyenlere karşı bu oyuna gelmediğimizi gösterelim" dedi.

"Almanya'da insanlar Erdoğan'ın Türkiye'de yok etmek istediği şeyleri buluyor"

Almanya Dışişleri Bakanı, "Almanya'da hangi milliyetten olursa olsun insanlar Erdoğan'ın Türkiye'de yok etmek istediği şeyleri buluyor: Özgürlük, hukuk devleti ve demokrasi"şeklinde konuştu.

03) Demirtaş ve Kemalbay'dan Kolombiya'ya kutlama masajı-20.08.2017
HDP Eş Başkanları, FARC’ın tamamen silahsızlanmasının ardından Kolombiya'ya kutlama mektubu yazdı.

HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Serpil Kemalbay, Kolombiya’da, devletle Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) arasında süren silahsızlanma görüşmelerinin sonuç vermesi ve FARC’ın tamamen silahsızlanması üzerine Kolombiya'ya bir kutlama mektubu gönderdi.

Selahattin Demirtaş ve Serpil Kemalbay, Kolombiya'nın Türkiye Büyükelçisi Juan Alfredo Pinto Saavedra'a yazdıkları mektupta, Kolombiya’daki barışın Türkiye'ye de esin ve cesaret kaynağı olmasını' diledi.

‘KOLOMBİYA HALKLARINI KUTLUYORUZ’

HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Serpil Kemalbay’ın Kolombiya’nın Türkiye Büyükelçisi Juan Alfredo Pinto Saavedra’a yazdığı mektup şöyle:

“Kolombiya Devleti ile Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) arasındaki savaş, yapılan çeşitli müzakereler ve anlaşmalar sonunda, FARC'ın elindeki son silahları da BM yetkililerine teslim etmesiyle sona erdi. Müzakereleri yürüten tarafları, barış çalışmalarını ve görüşmelerini baltalamaya yönelik onlarca girişim karşısında sabırlı, kararlı ve dirayetli duruşlarından dolayı kutluyoruz.

Aktif savaşın bitmiş olması elbette siyasal ve toplumsal barışın tam olarak sağlandığı anlamına gelmiyor. Kolombiya'da şimdi yapılması gereken adalet, eşitlik ve özgürlükler temelinde adil bir siyasal ve toplumsal barışın ilmek ilmek örülmesidir. 260 binden fazla insanın hayatına mal olan Kolombiya'daki savaşın resmen sona ermesi, dünya halkları için barışa yönelik umutları çoğaltmıştır.

Yarım asır devam eden bu savaşın bitmesinin başta Türkiye olmak üzere savaş ve çatışmalarla yaralanmış tüm coğrafyalara esin ve cesaret kaynağı olmasını diliyoruz.

Barış, cesaret ve emek ister. Hükümetler sadece kendi iktidarlarını sürdürmeyi değil, her şeye rağmen barışı hedeflediklerinde barış mümkün hale gelir.

Kan ve gözyaşına doymuş olan topraklarımızda da, barışa her zamankinden daha fazla ihtiyacımızın olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Bizler, barış ve demokrasi mücadelesini büyük bir azim ve ciddiyetle sürdürme konusundaki kararlılığımızı sürdürüyoruz.

İnanıyoruz ki, demokratik siyasetteki bu kararlı tutumumuz ülkemizde yaşayan tüm halkların ve inançların adil bir barış özlemine ve beklentisine de olumlu bir cevap olacaktır.”

04) 'Gündemimizde faşizme karşı toplumsal ittifak var' -20.08.2017
İZMİR -

HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, partisinin Vicdan ve Adalet Nöbeti'nde 2019 seçimleri ve ittifak tartışmalarını değerlendirdi.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) İzmir’de devam eden Vicdan ve Adalet Nöbeti 3'üncü gününde. İlk günden itibaren ziyaretçilerin yoğun ilgi ve katılım gösterdiği nöbette bulunan HDP İzmir Milletvekilli Ertuğrul Kürkçü, nöbeti ve son günlerde siyasi partiler arasında tartışılan "ittifaklar" konusunu değerlendirdi. Nöbetin İzmir ayağına dönük beklenenden ağır bir yönelim ve baskı olduğunu belirten Kürkçü, destekçilerin ve milletvekillerinin darp edildiğini anımsattı. İzmir'deki nöbetin özellikle 15 Ağustos tarihine denk gelmesinin hem emniyet müdürlüğü hem de valilikte tedirginlik yarattığını söyledi.

Zor kullanma girişimlerini not ettiklerini kaydeden Kürkçü, "İzmir Emniyeti çok kötü bir sınav verdi. Gerilimi yönetemedi. Güvenlik ile siyaseti birbirine karıştırdı. Çuvalladı ve sonra da çekip gitti” diye konuştu.

'DEKLARASYONUMUZA EN HIZLI TEPKİ VEREN KENTLERDEN BİRİ'

İzmir halkının nöbete yaklaşımı ve desteğine de değinen Kürkçü, şöyle dedi: “İzmir’in iki düzeyde görülmesi gerekiyor. Birincisi örgütlü kesimler açısından ikincisi de genel olarak halk açısından. Örgütlü kesimler açısından zaten deklarasyonumuz yayınlandığında İzmir en hızlı tepki veren kentlerden oldu. Yani olumlu bir tepki verdi. Yanımızda olacaklarına dair bir tutum aldı. Bunu deklere ettiler ve bu gelişi bekliyorlardı. Ancak halkın durumu fark etmesi için biraz daha çaba sarf etmemiz gerekecek nöbet boyunca.”

Hükümete yakın medyanın servis ettiği “Halk HDP’yi terk etti” haberlerinin gerçeği yansıtmadığını kaydeden Kürkçü, “Bir test olarak kafes kaldırılsın görelim ne olacağını. Fakat kafes varken de ben örgütlü kesimlerin ve kendi kitlemizin her gün artan biçimde burada olacağını biliyorum. Bu Van’da da, İstanbul’da da, Diyarbakır’da da böyleydi.

‘HDP’YE DESTEK 1 KASIM’DAN YUKARIDA’

Esasen şunu söyleyebilirim. Bütün kamuoyu yoklamalarının gösterdiği Halkların Demokratik Partisi’nin bugünkü siyasi destek düzeyinin 1 Kasım 2015’ten çok daha yukarda olduğudur. Ve Tayyip Erdoğan’ı herkesi cezaevine doldurmaya sevk edenin de bu olduğu apaçık ortada. O yüzden tabi ki psikolojik harp gereğince Saray medyası bunları konuşacak ama bizim için alarm verici değil tam tersine durumu daha iyimser değerlendirmemize gerekçe olacak veri gösterge katılım var” dedi.

SEÇİM İTTİFAKI TARTIŞMIYORUZ

Bazı çevrelerde HDP’nin seçimlere dönük ittifak çabası içinde olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Kürkçü, şöyle devam etti: “Biz şu anda bir seçim ittifakı da tartışmıyoruz. Bir seçim ittifakı perspektifimiz yok. Çünkü 2019 seçimlerinin ya da başka bir seçimin hangi koşulda yapılacağı konusu şu anda kuşkuludur. Bunun üzerinde kocaman bir soru işareti var. Seçimden ve seçim ittifakından bahseden herkesin önce seçim güvenliği ve seçim adaletinden söz etmesi gerekiyor. Kulağımıza küpe olmalıdır 16 Nisan referandum sonuçları. Bunu yapan her şeyi yapar. Bunu mutlaka bilmemiz lazım.

İkincisi OHAL altında mı gidilecektir seçime yoksa OHAL kaldırılacak mıdır? Seçim ve partiler yasası ne olacaktır? Çünkü daraltılmış bölge sistemi ile seçimlere gitme konusunda hükümette bir hırs olduğunu biliyoruz. O yüzden biz bir seçim ittifakını şu an gündemde tutmuyoruz. 2019 Başkanlık seçimlerini de biz şu anda gündemimize almadık. Bizim için 2019 Başkanlık seçimlerine de gidip gitmeyeceğimiz ya da nasıl gideceğimizi parlamento seçimlerine nasıl gideceğimizi gösterecek olan şey bugün toplumsal ittifaklar olarak faşizme karşı bir genel ittifak zeminini nasıl kurup kurmayacağımıza bağlıdır. Bu yüzden önceliğimiz faşizme karşı bir toplumsal ittifak geliştirmektir.

KURMAMIZ GEREKEN SOSYAL İTTİFAK VAR

Bizim için şu an en önemli mesele Tayyip Erdoğan diktatörlüğü karşısında özellikle onların kültürel ve toplumsal hegemonyayı ele geçirmeye yönelik olarak kurmuş oldukları baskı düzeni ve ittifaklar konusunda mukabil ittifakı oluşturmak. Bunun zemini esasen sosyaldir. Ben bu konuda en önemli iki dinamiğin kadın ve Kürt dinamiği olduğunu düşünüyorum. Kürdistan’da ve batıda Kürt halkının bütün kesimleri ile büyük kentlerin kadınları ve emekçileri bu ittifakın iki en önemli öğesini oluşturmaktadır. 16 Nisan tablosunu gözümüzün önüne getirelim. Nerede Tayyip Erdoğan yenildi. Kürdistan’da yenildi. 12 büyük kentte yenildi. Dolayısıyla Kürdistan ve bu 12 büyük kentler arasında kurmamız gereken bir sosyal ittifak var.

EN ÖNEMLİSİ CHP’NİN NE OLACAĞI

En önemli tartışma konusu Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile ne olacağı konusu. CHP’de iki yönlü bir eğilim ve dönemsel farklar var. Bu ‘Çöktürme Harekat Planı' uygulamaya sokulduğunda yani bu 'Hendek savaşları' denilerek Kürdistan’a harp açıldığında CHP doğrudan doğruya bu planın yanında yer aldı ve HDP’nin Meclis’ten tasfiyesine onay verdi. Milletvekillerimizin bugün hapiste olmasının en büyük sorumluluğu CHP’nin omuzlarındadır. Bunu aklımızdan çıkartmıyoruz. Fakat biz bunun için bir hesaplaşma güdecek değiliz. Sadece aklımızda tutuyoruzki CHP bir ucundan devlet ve militarizm yakalıyor. Öbür ucunda da aslında bizim seçmenimizden hiçbir farkı olmayan yoksul emekçi, özgür yaşama tutkun Kürt meselesindeki pozisyonunun netleşmemiş olması yüzünden CHP’ye oy vermeyi tercih eden milyonlarca insan var. Herkes muhalefetini üst seviyeye çıkarsın bunlar sosyal mücadele alanlarında buluşurlar. Biz bunları biz bulur buluştururuz.

NÖBET ASLINDA BİR UYARI FİŞEĞİ

Nöbet aslında bir 'uyarı fişeği.' Herhangi bir eylemin yerine geçmez. Biz nöbetle bulunduğumuz yere bir 'işaret fişeği' oluşturuyoruz. Buradan bir işaret fişeği atıyoruz. ‘Bir dakika buraya bakın burada bir şey söyleniyor’ diye. Bu işitiliyor. Ben bu 'işaret fişeği'nin alındığını düşünüyorum.” (dihaber)

05) Erdoğan'ın boykot çağrısı ne kadar etkili? -20.08.2017

Almanya’da 61 milyon seçmenden 1 milyon 250 bini Türkiye kökenli. Boykot çağrısı en çok Erdoğan yanlısı 'Yenilik ve Adalet Partisi'nin işine yarayabilir.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Cuma günü yaptığı açıklamalarda Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli vatandaşların, “Türkiye düşmanı” olarak tanımladığı Hristiyan Demokrat, Sosyal Demokrat ve Yeşiller partilerine oy vermemeye çağırdı. Erdoğan’ın sözlerine Alman siyasetinden sert tepkiler geldi.

Peki, Erdoğan’ın boykot çağrısı karşılık bulacak mı, 24 Eylül’de yapılacak seçim sonuçlarına ne kadar etki yapabilir?

61 MİLYON SEÇMENİN 1 MİLYON 250 BİNİ TÜRKİYE KÖKENLİ

DW Türkçe’de yer alan analiz habere göre Almanya'da 3 milyon Türkiye kökenli insan yaşıyor. Göçmen gruplar üzerinde uzman Data4U adlı düşünce araştırma kuruluşu, Almanya'da 1 milyon 250 bin Türkiye kökenli seçmen bulunduğundan yola çıkıyor. Ancak toplam 61 milyon 500 bin seçmen arasında bu küçük bir oran olarak görülüyor. Data4U'nun tahminlerine göre, 2018'den itibaren 55 bin ilk kez oy kullanacak Türkiye kökenli seçmen beklenirken, 25 bin de yeni vatandaş olmuş Türkiye kökenli seçmen olması bekleniyor. 2030 yılına kadar Türkiye kökenli seçmen sayısının 2 katına çıkacağı tahmin ediliyor.

TÜRKİYE KÖKENLİLER SOL PARTİLERE OY VERİYOR

Göç ve Entegrasyon İçin Alman Vakıfları Danışma Kurulu'nun (SVR) Kasım 2016 tarihli bir analizine göre, "Almanya'daki Türkiye kökenli seçmenler, daha çok sol partilere eğilim gösteriyor". Türk kökenlilerin Sosyal Demokratlara yöneliminin de stabil olduğu kaydediliyor. Data4U'nun yöneticisi Umut Karakaş da "Türk kökenliler sadık birer Sosyal Demokrat Parti (SPD) seçmeni" diyor. Sosyal Demokratların Türk işçilerin Almanya'ya gelmesi girişimiyle bağlantılı olduğunu söyleyen Karakaş, Hristiyan Birlik partilerine ise öncü kültür tartışmaları ya da çifte vatandaşlığı reddetmesi nedeniyle eleştirel yaklaşıldığını belirtti. Data4U'nun anketine göre, 2013 yılında Türk kökenlilerin yüzde 64'ü SPD'ye oy verdi. İkinci sırayı ise yüzde 12 ile Yeşiller ve Sol Parti paylaştı. Merkel'in partisi Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ise sadece yüzde 7 oranında oy alabildi. Türkiye kökenlilerin seçimlere katılım oranı yüzde 71,5'ti.

TÜRKİYE KÖKENLİ MİLLETVEKİLLERİ

Şu anda Türkiye kökenli 11 milletvekili Meclis'te. Bunlardan 5'i SPD'li. Yeşiller Partisi'nde ise aralarında Cem Özdemir'in de bulunduğu 3 Türkiye kökenli milletvekili görev yapıyor. Sol Parti'de 2 milletvekili yer alırken Hristiyan Birlik Partileri bünyesinde ise Cemile Giousouf (CDU) şu ana kadarki ilk ve tek Türkiye kökenli milletvekili.

KRİZİN ETKİLERİ NE OLABİLİR

Data4U'ya göre, Almanya'da yaşayan Türkler daha ziyade sol eğilimli partilere yakın olsalar da bu kişilerin çoğunluğu Türkiye'deki muhafazakar AKP'yi tercih ediyor. Karakaş, "Siyasetin yıllardır eksik entegrasyon çalışması nedeniyle, Türkiye kökenliler kendilerini ikinci sınıf insan hissediyor. Erdoğan, Türkiye kökenlilerin milli gururu ve vatan bağlantısını bildiği için onlara güçlü olma duygusu veriyor" diyor.

ERDOĞAN YANLISI PARTİ: BİG

Karakaş ayrıca, Türkiye'ye eleştirilerin özellikle Federal Meclis'te temsil edilen partilerden geldiği için bazı Türkiye kökenlilerin kendilerini Alman politikasına uzak hissedebileceğini kaydediyor. Karakaş, Türklere yönelen ve Erdoğan'a yakın olan Yenilik ve Adalet Partisi (BİG) ve Alman Demokratlar Birliği gibi küçük partilerin potansiyelini düşük görse de Berlin ve Ankara arasındaki gerginlik devam ettiği sürece bu durumun değişebileceğini belirtiyor. (DW Türkçe)

06) Merkel: Müdahaleye müsamaha etmeyeceğiz -20.08.2017

Erdoğan'ın açıklamalarına en sert tepki 'Boğaziçi'ndeki despot sınırları aşıyor' diyen CSU Genel Sekreteri Scheuer'den geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Almanya'da yaşayan Türkiye vatandaşlarına seslenerek kime oy verecekleri konusunda çağrı yapmasından sonra, Alman siyasilerin Erdoğan'a tepkileri artıyor. Merkel, Türkiye'den hiçbir müdahaleye müsamaha etmeyeceklerini söylerken, Cem Özdemir, "AfD'nin Erdoğan'ın listesinde yer almaması ilginç" dedi.

DW Türkçe'nin haberine göre; Almanya Başbakanı Angela Merkel, Federal seçimlere Türkiye'den hiçbir müdahaleye müsamaha etmeyeceklerini söyledi.

Herford'da parti mitingi sırasında konuşan Merkel, "Türkiye kökenliler de dahil tüm Alman vatandaşlarının özgür seçim hakkı vardır. Hiçbir müdahaleye müsamaha göstermiyoruz" dedi.

Yeşiller'den Cem Özdemir ise Almanya'nın ırkçı partisini kastederek, "AfD'nin Erdoğan'ın listesinde yer almaması ilginç. Bu da onların ideolojisi ile Erdoğan arasındaki bağı gösteriyor" şeklinde konuştu.

07) Almanya'dan Erdoğan'a jet yanıt -20.08.2017

Erdoğan'ın "Türkiye düşmanlarına oy vermeyin" sözlerine Almanya'dan sert tepki geldi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Almanya'da yaşayan Türkiye kökenli seçmenlere 'SPD, CDU ve Yeşiller'e oy vermemeleri' çağrısına Berlin’den sert cevap geldi.

RedaktionsNetzwerk'e konuşan Almanya Dışişleri Bakanı Sigma Gabriel Erdoğan’ın sözlerini “ülkemizin egemenliğine daha önce eşi benzeri görülmemiş bir müdahale” şeklinde yorumladı. Gabriel ayrıca “Erdoğan'ın Almanya'nın seçim kampanyasına müdahalesi, Almanya'daki insanları birbirine karşı kışkırtmak istediğini gösteriyor" dedi.

Erdoğan Cuma namazı sonrası yaptığı açıklamada “Seçim için SPD ve Hristiyan Demokratlar (CDU) olarak Türkiye'yi ne kadar hırpalarsak o kadar fazla oy alırız diyorlar. Ben de orada yaşayan soydaşlarımıza diyorum ki sakın bir yanlışa düşüp bunları desteklemeyin. Ne SPD'yi ne Hristiyan Demokratları ne Yeşilleri. Bunların hepsi Türkiye düşmanı. Şu anda Türkiye düşmanlığı yapmayan partilere destek verin” demişti. (Sputnik, Artı Gerçek)

İLGİLİ HABER: EROĞAN: TÜRKİYE DÜŞMANLARINA OY VERMEYİN

Erdoğan Cuma namazı sonrası yaptığı açıklamada “Seçim için SPD ve Hristiyan Demokratlar (CDU) olarak Türkiye'yi ne kadar hırpalarsak o kadar fazla oy alırız diyorlar. Ben de orada yaşayan soydaşlarımıza diyorum ki sakın bir yanlışa düşüp bunları desteklemeyin. Ne SPD'yi ne Hristiyan Demokratları ne Yeşilleri. Bunların hepsi Türkiye düşmanı. Şu anda Türkiye düşmanlığı yapmayan partilere destek verin” demişti. (Sputnik, Artı Gerçek)

08) İsrailli yetkililere göre Erdoğan'ın suçlamaları 'saçma'-20.08.2017
Erdoğan'ın suçlamaları İngiliz basınında yer buldu

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Mescid-i Aksa’ya yönelik yasak nedeniyle İsrail’e yönettiği sert eleştiriler tansiyonu yükseltiyor. İngiliz Guardian gazetesi Erdoğan’ın tavrının bölgede gerginliği daha da arttırabileceğini yazdı.

ERDOĞAN KRİZE MÜDAHİL OLDU

Gazetenin Kudüs muhabiri Peter Beaumont'un imzasıyla yayınlanan haberde 10 gündür süren krizde yaşananlar hatırlatıldıktan sonra İsrailli yetkililerin düşüncelerine yer verildi.

İsrailli yetkililer suçlamalarını "saçma" buldukları ve Türkiye'deki insan hakları ihlallerine dikkat çektikleri vurgulandı. Gazete ayrıca Erdoğan’ın dün yaptığı konuşma ile krize müdahil olduğu yorumuna da yer verdi.

Haberde ayrıca İsrail Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan “Osmanlı dönemi sona erdi” açıklama ile Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın verdiği "İsrail’in haddini bilmez açıklamasını kınıyoruz" yanıtı da hatırlatıldı. (Artı Gerçek)

09)'Bu trajedilerden ben de sorumluyum'-20.08.2017
Selahattin Demirtaş,

Selahattin Demirtaş, Sakarya'da 7 mevsimlik işçinin ölümünün ardından kendisine ve partisine yönelik özeleştiri mesajı yayınladı

POLİTİKA- Sakarya'da dün bir traktörün römorkuna doldurulan 30'a yakın işçiden 7'si traktörün dereye yuvarlanması sonucu hayatını kaybetmişti. Kazada 9 işçi de yaralanmıştı. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş tutuklu bulunduğu cezaevinden kazada yaşamını yitiren işçilerin ailelerine başsağlığı mesajı gönderdi. Demirtaş, mesajında partisiyle ilgili özeleştiride de bulundu. Demirtaş'ın mesajı şöyle:

Göz göre göre ölmüşler

Sakarya'da 7 kişinin yaşamını yitirdiği kazadan yaralı kurtulan çocuk işçiler: Traktör bozuktu, bir gün önce de kaza atlatmıştık.

İSTANBUL - Sakarya'da 7 tarım işçinin yaşamını yitirdiği ve 9 işçinin ise yaralı kurtulduğu kazayla ilgili ihmaller zinciri ortaya çıktı. Yaralı çocuk işçiler, traktörün bozuk olduğunu ve bir gün önce de kaza atlattıklarını belirterek, "Mülk sahibi bunu biliyordu. Ama traktörü yaptığını söyledi. Bizde yola çıktık. Traktörün yolda frenleri tutmuyordu. Kendimizi yerde bulduk" dedi.

İŞ CİNAYETİ

Sakarya’da meydana gelen kazada aralarında çocukların da bulunduğu mevsimlik çalışan yurttaşlarımızdan yedisi adeta bir iş cinayetinde katledilmişlerdir. Ölenlere rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum. Acılarını yürekten paylaşıyorum.

Yıllardır mevsimlik işçiler konusunda gerekli tedbirleri almayan hükümet ve Çalışma Bakanlığı bu iş cinayetlerinin birinci dereceden sorumlusudur. Mevsimlik işçilerin ulaşım, barınma, sağlık, sosyal güvenlik ve benzeri hiçbir hakkı hükümet güvencesi altında değildir. Maalesef bu yurttaşlarımız çoğu zaman gittikleri yerlerde istismarlara ve ırkçı saldırılara maruz kalmaktadır. Hükümetin ve Çalışma Bakanlığının bu konularda daha özenli, duyarlı, insan odaklı politikalar belirlemesini bekliyoruz.

BİZİM DE CİDDİ EKSİKLERİMİZ VAR

Bununla birlikte mevsimlik işçilerin ağırlıklı olarak Kürt işçilerden oluştuğu ve birçoğunun Kürt illerinden yola çıkarak çalışmaya gittikleri düşünüldüğünde, uzun yıllardır bölgede yerel iktidar olan HDP ve DBP olarak bizim de ciddi eksiklerimiz olduğunu kabul etmek gerekir.

Yerele dayalı istihdamı arttırmak, yerel ekonomiyi güçlendirecek projeler geliştirmek; insanlarımıza yaşadıkları yerlerde üretime katılarak kendi idamesini sağlayacak desteği sunmak sadece merkezi hükümetin değil, başta yerel yönetimler olmak üzere sivil meclislerin, kent konseylerinin, işveren ve emek örgütlerinin, bir bütün olarak hepimizin görevi ve sorumluluğudur.

SORUMLULUK DUYDUĞUMUN BİLİNMESİNİ İSTİYORUM

Mevsimlik işçiliğe, bundan kaynaklı sorunlara çözümler üretme hususunda bizim de eksikliğimizi kabul etmemiz, özeleştiri vermemiz gerekir. İğneyi kendimize batırmadan sorunlara çözüm bulamayız.

Bu yönüyle düşünüldüğünde, mevsimlik işçilikten kaynaklı yaşanan trajediler nedeniyle ayrıca üzgün olduğumun ve sorumluluk duyduğumun bilinmesini isterim. Bütün bu konularda eksiklerimizi gidererek halkımıza layık, toplumsallaşmış, demokratik olarak halkın içinde örgütlenmiş bir demokratik siyaset anlayışı ile çözümler üretmek boynumuzun borcudur.

Bir kez daha ölenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına ve halkımıza başsağlığı diliyorum.
Selahattin Demirtaş
HDP Eş Genel Başkanı
Edirne Cezaevi
19 Ağustos 2017

10) ERDOĞAN'DAN ALMAN DIŞİŞLERİ BAKANI'NA: HADDİNİ BİL -20.08.2017

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki ülke arasındaki gerilimde Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel’e yönelik sert ifadeler kullandı.

AK Parti Denizli İl Başkanlığı'nın düzenlediği toplantıya katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Dışişleri Bakanı Gabriel'e yönelik "Sen kimsin ki Türkiye'nin Cumhurbaşkanına konuşuyorsun, sen Türkiye'nin Dışişleri Bakanı ile konuş. Haddini bil. Kalkıp bize ders vermeye kalkıyor.

Senin siyasetteki geçmişin ne, kaç yaşındasın?" şeklinde konuştu.

Almanya'da 24 Eylül tarihinde yapılacak genel seçimlerle ilgili olarak Erdoğan, cuma günü İstanbul'dan Almanya'daki Türklere seslenerek "Türkiye'ye karşı düşmanlık yapmayan siyasi partileri destekleme" çağrısında bulunmuştu.

Erdoğan'ın çağrısının ardından Gabriel, "Bu, ülkemizin egemenliğine yönelik eşi benzeri görülmemiş bir müdahaledir" demişti.

Erdoğan cumartesi günü de "Demokratik hakkınızı sandıklarda en ideal şekilde vermek suretiyle bir defa bunlara orada en güzel dersi vermelisiniz" diyerek bu çağrısını yineledi. (DW)

11) Hasankeyf'teki eyleme ara verildi -20.08.2017

HDP Batman Milletvekili Mehmet Ali Aslan, Hasankeyf'te 4 gündür sürdürdüğü kendini zincirle kayalara bağlama eylemine ara verdiğini duyurdu.

12 bin yıllık Hasankeyf’te uygulanan doğa ve kültür kırımına dikkat çekmek amacıyla kendini zincirle Hasankeyf'teki kayalara bağlayan HDP Batman Milletvekili Mehmet Ali Aslan, yaptığı açıklama ile eylemine ara verdiğini duyurdu.

17 Ağustos'tan beri gece gündüz Hasankeyf'te eylemini sürdüren Aslan, eğer yıkım durdurulmazsa daha geniş katılımlı ve daha kalıcı eylemler yapacaklarını belirtti.

Aslan şöyle konuştu:

Hasankeyf’in çığlıklarına ses olan herkese çok teşekkür ediyorum.

Resmi makamların tarihi kültürü korumak gibi bir görevi vardır, resmi makamlar aksini yapınca biz halk olarak yapılması gerekeni yapıyoruz. Açıkça anayasaya karşı suç işlenmektedir. Mülki İdari Amirleri, ve onlara emri verenler bir gün yargılanacaktır. Biz suça engel olmak istediğimiz için engelleniyoruz.

Hiçbir hükümetin ezel ile ebed arasındaki bağı koparmaya hakkı yoktur

12 bin yıldır bize aktarılan bu mirası ebede kadar götürme sorumluluğumuz vardır. Ezel ile ebed arasındaki bu bağı koparmaya hiçbir hükümetin hakkı yoktur.

40-50 yıllık bir enerji için 12 bin yıllık enerji yok edilir mi? Tarihin, kültürün de bir enerjisi vardır.

'ŞİMDİLİK ARA VERİYORUM'

Dört gün önce, Hasankeyf’teki tarihsel ve kültürel katliamı durdurmak için uyarı amaçlı geliştirdiğim eyleme şimdilik ara veriyorum.

İnsanlığın ortak mirası olan on iki bin yıllık antik kentin bulunduğu kaya bloklarının dinamitlerle havaya uçurulmasının Taliban’ın Buda Heykellerini, DAİŞ’in ise Musul Müzesi ve Palmira Antik Kenti'ni havaya uçurmasından hiçbir farkı yoktur.

AKP adeta bir sel harekâtı ile, Kürtler özelinde bütün Mezopotamya halklarını varlığıyla, tarihiyle, kültürüyle, dili/edebiyatı ile, yaşam alanlarıyla birlikte ortadan kaldırmak istiyor.

Hasankeyf hafızasıyla, geçmiş ve gelecek arasında köprü kurarak nesilleri buluşturan görkemiyle neredeyse bir can taşır. Günümüz insanına nereden geldiğini ve nereye gittiğini hatırlatır.

'TARİHSEL YAPITLARI ELMA/ARMUT GİBİ TAŞIMAYA ÇALIŞIYORLAR'

Bu tarihsel hafızanın canına kastedenlere, yıkımın mimarlığını üstlenenlere sesleniyoruz: Eğer yıkım durdurulmazsa daha geniş katılımlı ve daha kalıcı eylemler yapacağız.

Bugüne kadar çok sayıda çevreci kurum, kuruluş ve şahsiyet, farklı biçimlerde Hasankeyf başta olmak üzere bütün kültürel ve tarihsel hafıza alanları için insani ve tarihsel bir rol oynayarak bu alanlara sahip çıktı. Hasankeyf’in varlığına birlikte sahip çıktığımız bütün yerel, ulusal ve uluslararası kişi ve kuruma partimiz ve halklarımız adına selamlarımızı ve teşekkürlerimizi gönderiyoruz.

Mevcut siyasal iktidar, sömürgeci bir zihniyetle Kürtlerin coğrafyasında sembolleşmiş olan mekanları doğrudan hedef alıyor. Tarihsel yapıtları sanki elma/armutmuş gibi taşımaya kalkışıyor. Her gün ağzına pelesenk ettiği tarihsel ve kültürel yapıtları ve doğal çevreyi halkların hafızasından silip koparmak istiyor.

Ancak kültürler de taşıdıkları hafızayla aynen ağaçlar gibi bulundukları yerde kökleşmiştir. Taşıdığınızı sandığınız kültürel hafıza, bulundukları yerlerde kök vermiş, insanlığa ve değerlerine beşiklik etmiştir.

Ortaya koyacağımız tavır bu nedenle bir duyarlılık geliştirmenin ötesinde, geçmiş ve gelecek yaşama sahip çıkma mücadelesidir. Duyarlı kamuoyunun bu mücadeleyi daha da büyütmesi insani bir sorumluluktur ve elzemdir. Çabamızı, dayanışmamızı ve mücadelemizi artırarak, coğrafyaları sömürgeci yaklaşıma ve zihniyete teslim etmeyeceğimizi kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.

http://www.kurdistana-bakur.com/

-

.

…

FOTO / KAYNAK: ŞENGÜL ÖZER'DEN

VARTO / GIMGIM DEYİP GEÇMEYİN (GÜZEL GIMGIM'IM)

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN


01) -20.08.2017

02) -20.08.2017

Bugün Müslümanlar arasında yaşanan ihtilafların asıl kaynağına inmek, sebep ve sonuçlarını iyi tahlil etmek gerekir.

.

.

.

.
https://www.dengeamerika.com/

Ek.Tarihi Sun Aug 20, 2017 10:00 am Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Medya
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Medya:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution