Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (08) HER BÎJI KURDİSTAN     YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN   Musul sorunu demokratik ulus ve ortak şehir yaklaşımıyla çözülür   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (14) HER BÎJI KURDİSTAN   Hüseyin Akinci:Barış Cümlesinin Anlamsızlaştığı Bir Coğrafyadayız   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (12) HER BÎJI KURDİSTAN   Aydın Engin:Bu hukuki değil siyasi bir dava   Diyarbakırlılar:Muhatap alınmasak da barışı istiyoruz   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Medya


01)Irak İdare Mahkemesi'nden 'Kürdistan Bayrağı' iptali-18.08.2017
"Irak İdare Mahkemesi, Kerkük'teki resmi kurumlara Kürdistan bayrağının asılmasının anayasaya aykırı olduğunu gerekçesiyle il meclisinin kararını iptal etti.

Irak İdare Mahkemesi, Kerkük'teki resmi kurumlara Kürdistan bayrağının asılmasının anayasaya aykırı olduğunu gerekçesiyle il meclisinin kararını iptal etti.

Mahkeme tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Kerkük İl Meclisi Başkanı Rebwar Talabani tarafından 30 Mart 2017'de imzalanan, kentteki hükümet binaları üzerinde Kürdistan bayrağının göndere çekilmesi kararı anayasaya aykırıdır." denildi.

Kerkük İl Meclisi'nde mart ayında kentteki resmi kurumlara Kürdistan bayrağının asılması kararı kabul edilmişti.

Nisan ayında da Irak parlamentosu Kerkük’te dalgalanan Kürdistan bayrağının indirilmesi kararı almış, Kerkük Valisi Necmedin Kerim, kararın anayasaya aykırı olduğunu ve Kürdistan bayrağının inmeyeceğini söylemişti.

02)PAK: Hasankeyf'e sahip çıkalım, Hasankeyf’i gömdürmeyelim -18.08.2017

Batman’ın 12 bin yıllık tarihi Hasankeyf ilçesinde yapılan yıkım nedeniylşe Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) bir açıklama yayımladı.

Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) Hasankeyf'te yaşanan son gelişmelere ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

94 Yıldır Kürdistan'da inkar ve imha siyaseti yürütenler, Hasankeyf'i sulara gömmek istiyorlar.

Hasankeyf’i sulara gömmek, tarihsel, insani, vicdani, kültürel, ulusal ve ekolojik bir katliamdır.

Hasankeyf’i sulara gömmek, Kürdistan halkının dünü ile geleceği arasındaki köprülerden birini yıkmaya çalışmak demektir.

Ne var ki tarihin akışı ters istikamettedir. Yüzyıllardır sayısız katliama, tahribata, köy ve orman yangınlarına, yıkımlara, soykırımlara maruz kalmış olan Kürdistan coğrafyası ve Kürdistan halkı, tarihin küllerinden yeniden dirilmektedir.

Dersim’deki, Bingöl’deki orman yangınları da, Hasankeyf’in sullara gömülmeye çalışılması da güneşi balçıkla sıvamaya çalışmaktan başka bir anlam taşımamaktadır.

Hasanfeyf elbette ki gömülmek istendiği sulardan da dirilecektir. Hasankeyf’i gömmek isteyenler, tarihin çöplüğünde bile kendilerine yer bulamayacaklarıdır.

Bügün Hasankeyf’i gömmeye çalışanlar aslında gözlerimizin önünde 12000 Yıllık insanlık tarihini yok etmeye çalışıyorlar. Bütün dünya insanlığını bu barbarlık konusunda bilgilendirelim, bu barbarlığı teşhir edelim.

Hasankeyf'e sahip çıkalım. Hasankeyf’i gömdürmeyelim.

03) Kerkük Köyüne IŞİD saldırısı: 7 kişi hayatını kaybetti -18.08.2017

IŞİD, Kerkük’ün Dıbıs İlçesi’ne bağlı Melhe Köyü’ne saldırdı. Saldırıda aynı aileden 7 kişi hayatını kaybetti

Kerkük Köyüne IŞİD saldırısı: 7 kişi hayatını kaybetti

IŞİD, Kerkük’ün Dıbıs İlçesi’ne bağlı Melhe Köyü’ne saldırdı. Saldırıda aynı aileden 7 kişi hayatını kaybetti

Kurdistan24 de konuşan Dıbıs güvenlik güçlerinden Yüzbaşı Ali Mahmut, IŞİD’in Melhe köyüne düzenlediği saldırıda, Dıbıs’da görevli Yarbay Ferhan Hemet Zırgan ile birlikte 5 oğlu ve 2 yeğeninin esir alındığını söyledi. Mahmut, esir alınan yarbayın kurtarıldığını belirtirken aynı aileden 5’i kardeş 2’si yeğen 7 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi.

Mahmut, operasyonda 2 IŞİD üyesinin öldürüldüğünü bildirdi.

04) Yılmaz Özdil'den olay yazı: Ateşi AKP buldu, Brütüs FETÖ'cüydü, Piramitleri TOKİ dikti -18.08.2017

Sözcü gazetesi yazarı Yılmaz Özdil, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın AKP Kuruluş Yıldönümü kutlamasındaki konuşması üzerinden ilginç bir analiz kaleme aldı.

İŞTE YILMAZ ÖZDİL'İN YAZISI

AKP binlerce yıllık partiymiş..
Asrın liderimiz bi gün durup dururken 40 sene geriye gitti.
* “Aahh benim milletim aah, bu milletin 70'li 80'li yıllarını heba etmiş Demirel denilen o zat, gelmiş kaç yaşına, ayakta duramıyor, hâlâ çete kardeşliği yapıyor, çetelere kefil oluyor, gençler siz yetişmediniz o günlere, aahh aah, ne dolaplar dönüyor, ne kirli tezgahlar var” dedi.

* Baktı ki alkışlıyorlar, bi 40 sene daha geriye gitti.
* “Bunların genel başkanı Führer'e özenip Hitlervari bıyıklarıyla kendisine milli şef dedirtmişti, bunların valileri il başkanı gibiydi, biz bunların cemaziyelevvellerini biliriz, gençler siz yetişmediniz o günlere, ekmeği karneyle alıyorduk, tüp yoktu, şimdi ne oldu da bunların hepsi biraraya geldi, edep yahu, karanlık ittifaklar var, kirli tezgahlar var, aah aah, benim milletimden neler gizleniyor” dedi.

* Sonra bi 10 sene daha geriye gitti.
* “Camileri ahır yaptılar, bunlar cumhuriyet bayramında vals yaptılar, insanımızı istiskal ettiler, cumhuriyet adına milleti taciz ettiler, bakın raflarda kafatasları var, kafatası ölçmüşler, bizim dinimizde bunun yeri olabilir mi, gençlerimiz bilmez, işte vesika burada, reisicumhur Mustafa Kemal, altında imzası var, insani midir, vicdani midir” dedi.

* Sonra bi 100 sene geriye gitti.
* “Bunların zihniyeti boğaz köprüsüne karşıyken, merhum Abdülmecid dedemiz proje çiziyordu, gençlerimize o günleri anlatmıyorlar, Marmaray'ın mimari çizgilerini dedemiz Abdülmecid çizdi” dedi.

* Sonra bi 300 sene geriye gitti.
* “Kanuni 30 sene ata bindi, ecdadımızın at sırtında gittiği her yere biz de gideriz, bunlar ecdadımızı televizyon ekranındaki Muhteşem Yüzyıl belgeselindeki gibi tanıyor, bizim öyle bir ecdadımız yok, biz öyle Sultan Süleyman tanımadık, kusura bakmasınlar, bu milletin değerleriyle oynamaya kimsenin hakkı yok” dedi.
* Sonra bi 20 sene daha geriye gitti.
* “Amerika'yı Kolomb keşfetmedi, Müslümanlar keşfetti, Kolomb gemisiyle Amerika kıtasına geldiğinde Küba'da cami gördü” dedi.
* (Biz alışığız böyle şeylere ama, Castro duyunca öldü maalesef.)
* Sonra bi 40 sene daha geriye gitti.
* “Bizanslı hanımlar Fatih Sultan Mehmet'i karşılarken, başımızda kardinal külahı görmektense, Osmanlı sarığı görmeyi tercih ederiz demişlerdir, biz buyuz, hayaldi gerçek oldu, kalkınma budur” dedi.
* Sonra bi 400 sene daha geriye gitti.
* “Bunlar haşhaşi, gençlerimiz o günleri bilmez, haşhaşiler denilen gözü dönmüş gizli örgütün Büyük Selçuklu Devleti'ni nasıl esir almaya çalıştığını, düşmanlarla nasıl işbirliğine gittiğini, asırlar önce millet olarak yaşadık, gördük” dedi.
* Cumhuriyet bitmiş, Osmanlı bitmiş, Selçuklu'ya gelmişti. Dün itibariyle, komple fişi çekti.
* “Ak Parti davası binlerce yıllık geçmişe sahiptir, Ak Parti binlerce yıldır kesintisiz devam eden devlet silsilesinin adıdır” dedi!

* Aah aah, gençler siz yetişmediniz o günlere…
Ak Şemşettin sadece Şemsettin'di, Akp kurucusu olunca Ak Şemşettin oldu.
Rahmetli Sezar imam hatipliydi.
Brütüs fetocuydu.
Babil'in asma bahçelerinde topçu kışlası vardı, İnönü yıktırdı.

Piramitleri Toki dikti.
Benim başörtülü bacım Kleopatra'yı üniversiteye sokmamışlardı.
Urartular ilçeydi be… Akp döneminde büyükşehir yapıldı.
Sümerleri Akp özelleştirdi.

Vikinglere gemicikleri Akp aldı.
Parayı ilk Lidyalılar buldu ama, ayakkabı kutusuna koymayı ilk bunlar buldu.
Müteahhit Cengiz girmesin diye Çinliler Çin Seddi'ni yaptı.
Asrın liderimizin talimatıyla ilk yerli ve milli ampulü Edison icat etti.
Hazreti İsa, Akp'den milletvekili yapılmayınca, gitti Hıristiyan demokrat partiye katıldı.

Ateşi Akp buldu.
Aah aah, boğaz köprüsüne karşı çıkanlar ateşin bulunmasına da karşı çıkmıştı.
Taş devrinden cilalı taş devrine 16 nisan referandumuyla geçtik.
Göbeklitepe, adı üstünde, göbeğini kaşıyan adamdan geliyor.

* Aah aah, gençler siz yetişmediniz o günlere…
Dinozorlar cehape zihniyetiydi.
Homo sapiens Akp'liydi. YILMAZ ÖZDİL / SÖZCÜ

05) Trump: Türkiye'yi denklemden çıkaralım -18.08.2017

Trump’ın Suudi Arabistan ziyaretinde Katar’a darbe girişimi dışında dikte ettiği başka konular da ortaya çıktı. Riyad’daki masada, Türkiye’nin Suriye denkleminden tamamen çıkarılması gerektiği konuşuldu.

ABD Başkanı Donald Trump'ın ‘küre' ve ‘kılıç danslı' fotoğraflarıyla hafızalara kazınan Suudi Arabistan ziyaretinin ayrıntıları ortaya çıkmaya devam ediyor. Riyad'daki masada, Türkiye'nin Suriye denkleminden tamamen çıkarılması gerektiği konuşuldu.

ABD heyeti, “Suriyeli muhaliflerle Türkiye'nin tüm ilişkileri kesilmeli. Bu konuda insiyatif yeniden şekillenmeli” şeklinde talimat dikte etti.

Yenişafak'ta yer alan habere göre, Merkezi İstanbul'da bulunan Suriye Muhalif Devrimciler Güçler Koalisyonu (SMDK) ile Gaziantep'te faaliyet yürüten Suriye Geçici Hükümeti'nin Türkiye dışına çıkarılması da aynı görüşmelerde konuşulan konular arasında yeraldı. Yeni karar ve yönetim merkezinin Riyad olmasının kararlaştırıldığı toplantıda, silah ve lojistik destek konusunda Ürdün ve Mısır'ın daha etkin kullanımı da karara bağlandı. Trump yönetimi Suudi Arabistan'ın yeni süreçte ‘lider' rolü üstlenmesini isterken Suudi yetkililer ise ABD'den İran'ın Tahran-Bağdat-Şam-Beyrut Şii koridorunun engellenmesi konusunda desteğini istedi. Riyad yönetimi ayrıca İran'ın Yemen ve Bahreyn konusunda devam eden yayılmacı tutumu karşısında ABD'den daha etkin destek istedi.

İLK HAMLE SMDK'YA

Suriye'de 7. yılına giren savaşın sona erdirilmesi adına insiyatifi büyük oranda Rusya-İran ve Türkiye'ye kaptıran ABD'nin Suriye sahasına yönelik ilk hamlesi, muhaliflerin çatı organizasyonu olan SMDK üzerinden gerçekleşti. Suud yönetimine yakın isimlerden eski SMDK Başkanı Ahmet Carba, üyelere dönük ABD güdümlü yeni bir yapının ikame edilmesi için ikna dönemi başlattı. Carba'nın dile getirdiği taleplerin başında ise Suriye PKK'sı PYD'nin SMDK içerisinde temsil edilmesi gerektiği yönünde oldu. Ayrıca halen Şam merkezli faaliyetlerini sürdüren Heyet-i Tensik grubunun da SMDK'ya dahil edilmesi, Suud yönetiminin Ahmet Carba aracılığıyla ilettiği talepler arasında yer buldu.

100 MİLYONLUK RÜŞVET

Donald Trump'ın 20 Mayıs'ta gerçekleşen Riyad ziyareti sonrası alınan kararlar Suudi Arabistan Dış İşleri Bakanı Adil el-Cubeyir tarafından uygulanmaya başladı. Bu konuda iki ismi görevlendiren Cubeyir, muhaliflerin ikna edilmesi ve ‘Suriye muhalefetinin yeniden yapılandırılması' için 100 milyon dolarlık bütçe ayırdı. Riyad'da alınan kararlar sonrası harekete geçen Suud merkezli yapı, Suriye savaşı süresince en büyük destek veren ülke konumundaki Katarlı işadamları ve yardım kuruluşlarını da ‘bölgeden çekilmeleri' konusunda tehdit etmeye başladı. Terör destekçiliği suçlaması yöneltilen kişi ve kuruluşlardan, bölgedeki tüm çalışmalarını durdurmaları istendi.

TEK MERKEZİ ŞART KOŞTULAR

Suudilerce tehdide maruz kalan kuruluşlar arasında Katar Kızılayı, Katar el Hayriyye Rafif, Raf, Hayd el Katariyye, Iyd ve Raf gibi kurumlar var. Katar Kızılayı ve Katar el Hayriyye Suriye konusunda faaliyetlerine devam edeceğini duyururken Rafif, Hayd el Katariyye, Iyd ve Raf insani yardım kuruluşları faaliyetlerini durdurma kararı aldı. Katar'ın sahadan çekilmesini isteyen ABD-Suud ittifakı, bundan böyle tüm yardım faaliyetlerinin Suudi Arabistan tarafından kurulan Melik Salman Yardım Merkezi'nden yapılmasını şart koşuyor. Öte yandan Katar tarafından fonlanan dernek ve vakıflar Suriye'de eğitim, sağlık, mülteci kampları, yetim evleri, gıda başta olmak üzere birçok alanda hizmet vermekte.

06) Ezidiler ve “Huzursuzluk”Mersin Üniversitesinden bir MT okuru -18.08.2017

Neydi bu IŞİD denen barbarlar ordusunun Ezidi insanlara olan nefreti? İşte bu sorunun cevabını Livaneli’nin son romanlarından birinde az da olsa öğrendiğimi düşünüyorum. “Huzursuzluk” adlı kısa ama bence çok etkileyici romanında Livaneli bizlere Ezidilerle ilgili çok renkli bir anlatım sunuyor. Tabii konu Ezidi kadınlara ve çocuklara tecavüz edilmesi etrafında yoğunlaştığı için maalesef renkli kısımlar karanlık hikayelerin içinde boğulup gidiyor.

“Bizim topraklarda önce kadınlar uyanır, sonra güneş doğar; çünkü güneşi kadınlar doğurur.” (Bir Ezidi atasözü) Tarih 3 Ağustos 2014’ü gösteriyordu. Binlerce kadın, erkek ve çocuk biraz sonra başlarına geleceklerden habersiz günlük yaşantılarına dalmışlardı. Kimi güneşe dönmüş, belki de dünyadaki en güzel dualardan birini fısıldıyordu. Kimi çocuğuna yemek yediriyor, kimi oyun oynuyordu.

Bu insanlar dünyadaki en mazlum topluluklardan biri olan Ezidilerdi. Evet yanlış okumadınız Yezidi değil Ezidiler. Derken o kara vakit geldi çattı: “Ansızın bastılar köyü. Şehabî köyünde yaşıyorduk. Bir çocuğum 3 yaşında, diğeri ise henüz 7 aylıktı.

Eşimi bizden ayırdılar. Başını kestiklerini duydum. Bizi, kadınları bir araca koyup götürdüler. Çocuklarım kaldı, arkamdan ağlıyorlardı fakat hiçbir şey yapamıyordum.

O an çok kötüydü. Koço, Tel Ahfar ve Musul’a beni götürüp sattılar. Burada binlerce esir kadın vardı ve her şey çok korkunçtu. Aylarca ellerinde kaldım ve onlara yemek yaptım. Genç ve çocuk olanlara tecavüz ediyorlardı, benim gibi daha yaşlı olanlara ise yemek ve temizlik gibi işler yaptırıyorlardı. Kaldığım evlerde sürekli kadın ve çocuk değişimi oluyordu. Böylece kadınlar defalarca satılmış oluyordu.

Yaklaşık altı ay ellerinde kaldım. Bu süre içinde neredeyse delirecek gibi oluyordum. Tecavüz ettikleri çocukların yaşları 3 yaşına kadar iniyordu. Bu tabloya şahit olunca çocuklarımı daha çok merak ediyordum. Çocuklarımın da bir yerlerde tecavüze uğradığını düşündükçe deli oluyordum…” Çaresizce anlatıyordu bir kadın başından geçenleri. Ve Ezidi insanların çilesi işte böyle başlıyordu. Tabii bu hikayenin daha binlercesi için böyle olduğunu düşününce tablo daha da vahim bir hal alıyor.

Peki neydi bu IŞİD denen barbarlar ordusunun Ezidi insanlara olan nefreti? İşte bu sorunun cevabını Livaneli’nin son romanlarından birinde az da olsa öğrendiğimi düşünüyorum. “Huzursuzluk” adlı kısa ama bence çok etkileyici romanında Livaneli bizlere Ezidilerle ilgili çok renkli bir anlatım sunuyor. Tabii konu Ezidi kadınlara ve çocuklara tecavüz edilmesi etrafında yoğunlaştığı için maalesef renkli kısımlar karanlık hikayelerin içinde boğulup gidiyor.

Roman Mardinli ve Müslüman bir ailenin çocuğu olan Hüseyin’in Ezidi bir kadına, Meleknaz’a olan aşkını konu alıyor. Hüseyin maalesef bu aşkın uğrunda ölüyor. Hüseyin’in ölümü üzerine çocukluk arkadaşı İbrahim Mardin’e geliyor ve Hüseyin’in neden öldürüldüğünü araştırmaya başlıyor. Bu araştırmalar sırasında Mardinli bilgelerden Fuat Amca Ezidilerle ilgili çok güzel şeyler anlatıyor: “Ezidiler, günde üç kere güneşe dönüp dua ederler, bazıları köklerinin eski güneş dinine dayandığını söylüyor. O kadar eski bir din ki herkes başlangıcını unutmuş.

Bizim burada Süryani manastırları var ya, Deyrulzafara’nın altında bir Güneş Tapınağı vardır, dört bin yıl önce yapılmış, oraya da dua etmeye giderler. Bunların inancına göre Tanrı ve yedi melek vardır. Başmelek de Melek Tavus’tur. Yani onların söyleyişiyle Tavuse Melek. Evet, tavuskuşu biçiminde bir melek, başmelek, Tanrı insanı yaratıp da ona secde etmesini istediği zaman bunu reddetmiş, ben ateşten yaratıldım, o topraktan; ona secde etmem, o bana secde etsin, dediği için cennetten kovulmuş. İşte şeytan lafı buradan çıkıyor. Daha sonra gelen dinlerde şeytan da cennetten kovulduğu için Melek Tavus’un şeytan olduğunu sanmışlar. Ezidileri de şeytana tapar ilan etmişler. İyi insanlardır ama şeytana taptıkları sanıldığı için tarih boyunca zulüm görmüşler, soyları azalmıştır. İnsanlık ağacının kırılmış dalıdır bu zavallılar. Zaten kendileri de şöyle derler: ‘İnsanlık ağacının kırılmış dalıyız.’”

Romanın devamında İbrahim, Hüseyin’le Meleknaz’ın nasıl tanıştığını öğrenir. Hüseyin yardım etmek için gittiği bir Ezidi kampında tanımış ve sevmiştir Meleknaz’ı. Onu o kamptan kurtarmak için evine getirir ama annesi Meleknaz’ı kabul etmez.

Derken IŞİD sempatizanı birkaç kişi Hüseyin’in Meleknaz’ı kamptan götürdüğünü öğrenir ve Hüseyin’e Sokak ortasında saldırırlar. Hüseyin çok ağır yaralansa da ölmez ve hastaneden çıkar çıkmaz Meleknaz’ı da alıp İstanbul’a gider. Ama can güvenliği hâlâ tehlikededir ve Amerika’ya erkek kardeşlerinin yanına gitmeye karar verir. Tabii Meleknaz mülteci olduğu için Amerika’ya gidemez. Hüseyin ise Amerika’da neo-Nazi ve islamofobik bir örgütün taraftarlarınca katledilir. Hüseyin’in nasıl öldüğünü öğrenen İbrahim Meleknaz’ı aramaya başlar. Çünkü İbrahim Meleknaz’a onlarca kez nasıl tecavüz edildiğini ve bu tecavüzlerden birinden çocuğu olduğunu öğrenmiştir. İçinde bir huzursuzluk başlamıştır. Ve bu huzursuzluğu Meleknaz’ı bulup ona yardım ederek gidermek ister ama hiç de umduğu gibi olmaz. Meleknaz’la zor da olsa görüşmeyi başaran İbrahim yardım etmek ister ama Meleknaz ona “Merhamet istemiyorum, hiç kimsenin acımasına ihtiyacım yok, merhamet de zulmün bir parçası; ne bana acıyın ne de çocuğuma. Merhamet zulmün merhemi olamaz” der ve İbrahim’i geri çevirir.

Roman böyle hüzünlü bir şekilde sona eriyor. Ve bence bu çok güzel cümle kitabı özetlemeye yetiyor: “Merhamet zulmün merhemi olamaz.” Evet, gerçekten de dünyada yaşanan bütün vahşetleri ve katliamları sadece merhamet ederek durduramayız. Bu katliamların nedeni her zaman olduğu gibi kapitalist ve emperyalistlerin kâr hırsıdır. IŞİD gibi eli kanlı örgütlerin bizzat emperyalistler ve alt-emperyalistler tarafından silahlandırıldığını bilmeyen kalmadı. Üstüne üstelik yüz binlerce askeri olan bu emperyalist devletlerin isteseler IŞİD’i çok kısa sürede ortadan kaldıracağını da biliyoruz. Yani emperyalistler binlerce kadına tecavüz edilmesinden, köle olarak satılmalarından rahatsız değiller. Eğer IŞİD ve benzeri örgütlerin yaptıklarından birazcık huzursuzluk duyuyorsak onları durdurmak için merhametten fazlasına ihtiyacımız var.

İhtiyacımız olan şey ise bu kapitalist düzene son verecek bir örgütlenmedir. Kapitalizm var oldukça ne savaşlar ne katliamlar ne de tecavüzler sona erecek. Kahrolsun kapitalizm! Yaşasın halkların kardeşliği!
marksist.net

07) Kütahya'da 'terör propagandası gerginliği -18.08.2017

Altıntaş ilçesinde, Güneydoğu Anadolu illerinden baraj inşaatında çalışmak amacıyla gelen bazı kişilerin terör örgütü PKK propagandası yaptığı iddiası üzerine ilçede gerginlik yaşandı.

Altıntaş merkezinde bir evde konaklayan Güneydoğu Anadolu kökenli işçilerin araç içinden terör örgütü propagandası yaptığı ve Türkiye Cumhuriyeti aleyhine küfürlü konuştuğu öne sürüldü. İddiaları duyan ilçe sakinlerinden bir grup, söz konusu işçilerin kaldığı Dörtyol Meydanı'ndaki binanın önünde toplandı. Yaşanan gerginlik nedeniyle Kütahya merkezden ilçeye çok sayıda polis ve jandarma ekibi sevk edildi.

Gerginliğin büyümesinin ardından Altıntaş Kaymakamı Musa Kazım Çelik ve İl Emniyet Müdürü Hasan Çevik de olay yerine geldi.

Altıntaşlılar, ilçelerinde terör örgütü sempatizanı istemediklerini söyledi.

Vatandaşları sakinleştirmeye çalışan İl Emniyet Müdürü Çevik, şüphelilerin gözaltına alındığını ve devletin gerekeni yapacağını dile getirerek, kalabalığın dağılmasını istedi. Bunun üzerine vatandaşlar dağıldı.

Gözaltına alınan 2 şüpheli Kütahya İl Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.

08) PYD, Fırat Kalkanı'na saldıracak! -18.08.2017

14 Ağustos 2017'de PYD'liler tarafından Tel Abyad’da kurulan Kuvvet-i Suvvar adındaki örgüt Fırat Kalkanı'na savaş ilan etti. Amerika, örgüte on binlerce militanın katılması talimatını verdi. Örgütün amacı ise Türk Silahlı Kuvvetleri’ni bölgeden çıkarmak!

PYD'liler tarafından 14 Ağustos 2017 tarihinde Tel Rıfat bölgesinde ilan edilen Kuvvet-i Suvvar tümeni, TSK-OSO ittifakını hedef alacağını açıkladı. El Bab, Münbiç, Azez ve Cerablus bölgelerinde TSK'ya bağlı mevzilere saldıracakları tehdidinde bulunan tümen "Fırat Kalkanı'nın TSK ve ÖSO'dan temizlenerek, PKK bölgelerine katılacağını" söyledi.

İSİM KOYDULAR

Yeni Şafak'ın haberine göre yapılan toplantılarda bir harita da belirlendi. Haritada Fırat Kalkanı bölgesi "Sahba" olarak isimlendirildi.

AVRUPA ve ABD'DEN KATILIM VAR

Söz konusu örgütün içerisinde çok sayıda yabancı savaşçı var. Habere göre Tümen komutanlığına ise Kamışlı, Ayn-el Arab ve Afrin de 4 yılı aşkın süredir savaşan tecrübeli PYD militanı getirildi.

ABD SİLAHLANDIRIYOR

ABD'nin IŞİD ile savaş gerekçesi ile PYD'ye gönderdiği silahlar, yine PYD içerisinden çıkan Kuvvet-i Suvvar'a ulaştırıldı.

TSK, EL BAB'TAN ÇIKARILACAK

Aynı açıklamaya paralele olarak Münbiç bölgesinden de bir açıklama geldi. Burada bulunan PKK'lı yönetici Cemal ebu Cuma, "El Bab'a saldırı hazırlıklarının son aşamaya geldiğini ve bölgeyi TSK ve ÖSO'dan kurtaracaklarını" söyledi.

09) Nusaybin’de 40 metre uzunluğunda tünel bulundu -18.08.2017

Suriye Bölgesinden Nusaybin İlçesine doğru kazılan 40 metre uzunluğunda tünel bulundu.

Mardin´in Suriye ile bulunan 151 km´lik alanda güvenlik birimleri kuş uçurtmuyor. Mayınlı sınır boyunca beton duvar örüldüğü, aralıklarla nöbetçi kulelerinin yerleştirildiği sınırda Suriye bölgesinden Nusaybin ilçesine doğru 40 metre uzunluğunda bir tünel tespit edildi.

Mardin Valiliğinden yapılan açıklama da “Suriye ile 151,6 km sınırı olan İlimizin sınır güvenliğini sağlamak maksadıyla, Valiliğimiz ve MİT Bölge Daire Başkanlığı koordinesinde ve 70´nci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı´nın katkılarıyla yürütülen yoğun çalışmalar neticesinde; 17.08.2017 tarihinde, PKK/KCK, PYD/YPG terör örgütü mensuplarınca Suriye bölgesinden Nusaybin İlçesine, ülkemize yönelik kadro, silah, mühimmat aktarımlarında kullanmak üzere kazılan ve yaklaşık 40 m uzunluğunda halihazırda kazımı devam etmekte olan bir tünel tespit edilmiş olup tünelin imhasına yönelik çalışmalar devam etmektedir.

Gelişmelerden ayrıca bilgi verilecektir. Terörle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalarımızın kararlılıkla devam edeceği kamuoyuna saygı ile duyurulur.” İfadelerine yer verildi.

10) Başbakan yardımcısı Recep Akdağ'dan Flaş iddia: Akşener'in partisini FETÖ destekliyor -18.08.2017

Meral Akşener'in ekim ayında kuracağı iddia edilen siyasi parti için konuşan Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ FETÖ'nün Akşener'i desteklediğini öne sürdü.

Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ A Haber canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalar yaptı. "Kemal Kılıçdaroğlu'nun Balyoz ve Ergenekon misali CHP'ye karşı bir kumpas kampanyası var, ordu tasfiye edildi sırada CHP var" sözlerine Akdağ sert tepki gösterdi.

Akdağ şunları söyledi: "Sayın Kılıçdaroğlu hangi mantıkla hareket ediyor anlamak mümkün değil. Ordunun nesi tasfiye edildi? Ordudan FETÖ'cüler temizlendi, temizlemese miydik! Vatandaşın başına bomba yağdıran vatan hainlerini temizlemeyecek miydik? Ne demek istiyor? Kılıçdaroğlu dilinin altındaki baklayı tam çıkarmadı.

Bir taraftan Pensilvanya'dan çıkan sese bakıyorsunuz, öbür taraftan sayın Kılıçdaroğlu ve bazı arkadaşlarına bakıyorsunuz birbirleriyle acayip uyumlu. Kılıçdaroğlu yanlış bir iş yapıyor. Türkiye'nin ana muhalefet partisinin genel başkanının böyle davranmaması gerekir.

MİT TIR'ları meselesi yargının takip ettiği bir konu. Bugüne kadarki bilgilerden de biliyoruz ki Türkiye'nin zararına, aleyhine işler döndü. Kılıçdaroğlu'nun bir huyu var. kendisini gündemde tutmak, parti içindeki problemlerini çözmek için ülke için son derece zararlı adımlar atıyor. Bundan bir an önce vazgeçsin. Yanlış bir iş yapıyor."

AKŞENER'E FETÖ DESTEĞİ

Meral Akşener'in ekim ayında kuracağı iddia edilen siyasi parti için Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ sert açıklamalarda bulundu. FETÖ'nün Akşener'i desteklediğini ifade eden Akdağ, "Yılan hikâyesine döndü. Artık kursa da görsek. Türkiye'de böyle o kadar çok parti kuruldu ki, bu şekilde kurulan partilere millet itibar etmez" dedi.

11) ‘Barzani’nin görevi bırakmaması Bölge’deki tüm krizlerin nedeni’ -18.08.2017
PKK ARTIK BU KÜRT DÜŞMANLIĞINI BIRAKSIN. İSTESİNİZ İSTEMEZSENİZ SEROK BARZANİ KÜRDİSTAN’IN BAĞIMSIZLIĞINI KAZANACAK. KISKANMAYIN, BARİ BAŞARAMIYORSANIZ, BIRAKIN BAŞKALARI KÜRDİSTANİ MÜCADELESİNİ YERİNE GETİRSİN. ÖNCE, NE İSTEDİĞİNİZ BELLİ DEĞİL… BUNA RAĞMEN YAZDIĞINIZ İĞRENÇ YAZINIZI HERKES OKUSUN.

Mesut Barzani’nin makamının Kürdistan Bölgesi’ndeki siyasi ve ekonomik krizlerin esas nedeni olduğunu söyleyen Çemçemalliler, Barzani’nin yasal olmayan bir şekilde Kürdistan Bölgesi Başkanlığı makamında kalmasının yasaların aşağıdan değil, en tepeden çiğnendiğinin kanıtı olduğunu belirttiler

AŞTİ EHMED / ÇEMÇEMAL

19 Ağustos günü Mesut Barzani’nin Kürdistan Bölgesi’deki yasal Başkanlık süresinin üzerinden 2 yıl geçti. Ama Barzani hala Bölge Başkanı gibi görev yürütmekte.

‘Yasalar yukardan çiğneniyor’

Konuya ilişkin Süleymaniye’nin Çemçemal İlçesi Çermo Üniversitesi öğretim görevlilerinden Helet Reşid, “19 Ağustos’ta Mesut Barzani’nin yasal görev süresinin üzerinden 4 yıl geçiyor, 2 yıl değil.” diyerek konuşmaya başladı. Reşid, şöyle konuştu: “Çünkü Kürdistan Bölgesi Parlamentosu yasal olmayan bir şekilde onun görev süresini uzatmıştı. Ardından da parlamento aktif olmadığı için 2 yıl daha fiili olarak yürüttü.”

Reşid Helet, sözlerini şöyle sürdürdü: “Barzani’nin o makamda kalması yasaların aşağıdan değil yukardan çiğnendiğinin göstergesidir. Bundan dolayı siyasi tarafların Barzani’ye yüksek sesle o makamı bırakmasını ve parlamento yoluyla Bölge Başkanı’nın belirlenmesini söylemesi lazım. Eğer parlamento dışında Bölge başkanlığına ilişkin tartışmalar olursa bunlar yasal değildir.”

‘KDP Kürdistan Bölgesi’ndeki kurumları kendi hizmeti için kullanıyor’

Aynı konuda gazeteci Ari Loqman da şöyle konuştu: “Barzani ve KDP Kürdistan Bölgesi’ndeki kurumları itibarsızlaştırmak ve kendi hizmetinde çalıştırmak için planlı çalışıyorlar. Barzani’nin görev süresi tamamlanmasına rağmen bu tür kurumların görev süresini uzatıyorlar. Bu da bu kurumların KDP’ye hizmet için kurulduğunu gösteriyor.”

Ari Loqman, sözlerinin devamında şunları ifade etti: “Barzani’nin bu makamda kalması meşru değil ve vatandaş için onlarca krize neden oldu. Şimdi de bir yada iki yıl daha görev süresini uzatmaya çalışıyorlar. Referandumun bu dönemde tartışılmasının da Barzani’nin görevinde kalabilmesi için siyasi, ekonomik ve askeri krizlerin unutturulması ve siyasi taraflara diz çöktürülmesi olduğu söyleniyor.”

‘Siyasi tarafların konuyu parlamentoya götürmesi lazım’

Konuya ilişkin sivil toplum örgütü aktivisti Sileman Cergis de görüşlerini şu şekilde dile getirdi: “Bölge Başkanının görev süresinin tamamlandığı gerçeğinin göz ardı edilmemesi lazım. Siyasi tarafların bu konuda ciddi tartışmalar yürütmesi lazım.”

Cergis, sözlerinin sonunda şunları belirtti: “Kürdistan Bölgesi Parlamentosu’nun aktifleştirilmesinden sonra siyasi tarafların bu sorunu parlamentoya götürmesi ve burada bir sonuca bağlaması lazım. Ama bazı siyasi tarafların kendi arasında yapacakları bir takım görüşmelerle değil.”

KDP Genel Başkanı Mesut Barzani’nin Kürdistan Bölgesi Başkanlık süresi 19 Ağustos 2013 günü yasal olarak tamamlandı. Ama bu dönemde KDP ile YNK arasında yapılan bir anlaşmayla bu süre 2 yıl daha uzatıldı. Bu süre de 19 Ağustos 2015 günü tamamlandığında da Mesut Barzani görevi bırakmadı ve 2 yıl daha yasal olmayan bir şekilde bu makamda kaldı.

http://www.kurdistana-bakur.com/

-

.

…

FOTO / KAYNAK: ŞENGÜL ÖZER'DEN

VARTO / GIMGIM DEYİP GEÇMEYİN (GÜZEL GIMGIM'IM)

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN


01) -18.08.2017

02) -18.08.2017

Bugün Müslümanlar arasında yaşanan ihtilafların asıl kaynağına inmek, sebep ve sonuçlarını iyi tahlil etmek gerekir.

.

.

.

.
https://www.dengeamerika.com/

Ek.Tarihi Fri Aug 18, 2017 10:00 am Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Medya
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Medya:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution