Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   Gesellschaft für bedrohte Völker/PRESSEMITTEILUNG Göttingen   Haşdi Şabi ve Irak’ın 'Kerkük seferi' ne idi ne değildi?   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN   Hüseyin Akıncı:Yetersizlik, İhanetin Kapısını Açan Anahtardır   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (09) HER BÎJI KURDİSTAN   Bagdad-Angriff auf Kurden in Kirkuk   Bülent Tekin:YAZAR BÜLENT TEKIN ILE SÖYLEŞI   Son dakika! Barzani'den Kerkük açıklaması   Dr. Cherly Benard:Kürdistan, Amerikan bağımsızlık tecrübelerinden neler öğrenebi   Dr.İsmet Turanlı:Tarihten korkmayanlar, utanmayanlar
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Köşe Yazıları
Kutbettin Özer:Geri Zekâlı, Emin Çölaşan ve Rahmi Turan-04.03.2017

Bir milleti sembol olarak temsil eden bir bayrak olur. Bayraklar, bir de dernek, Vakıf, spor dallarında, partilerin Bayrakları ve her dalda kuruluşlarda kendilerine göre bayraklarını kapılarında dikerler

Hatta ve hatta uluslar arası sergilerde ve uluslar arası platformlarda bayraklarını sembol olarak kullanırlar. Bu bayrakların hepsi tekstil kumaşından dikilmiş ve renkleriyle tanıtılmıştır. Yapılan Bayraklara hiçbir insanın karşı gelmesi mümkün değildir. Her bayrak saygıyla anılır ve hakaret edici laflar edilmez. Bir kumaş parçası çaput ve paçavra ile alınıyorsa bütün tanıtılan bayraklar aynı anlamdadır. Bir insan kendine değer veremiyorsa, başkasına da değer veremez. Aslında değerleri, değerlerle ölçüsüz ve mantıksız fikir üretenlerdir. İşte bu tip insanlar akılsız, aptal, zekâsı buruk, zeki olmayan doktrinlerden oluşan çöp, moloz haliçlerden ibarettir.

Bu zatlar kendilerini birikimli ve akıllı sanan çaresizlerdir, dil uzatmalarda ve ukalalık yapmaktan başka şeyin üstesine geçemezler. Emin Çölaşan’ın bireysel kronolojisi bozuk olduğunu herkes biliyor. Bir ara bu onbeş yıl önce Emin Çölaşan ve Oktay Ekşi ile bir hayli Kürtlerin varlığı ve Kürdistan ülkesi hakkında yazışmalarımız oldu. En sonunda pes olduktan sonra bir daha cevap veremediler.

Rahmi Turan ve Doğu Perinçek alçakların durumu belli, bunlar şerefsizdirler.

Doğuştan beri Kürt düşmanları, Her Kürdün ölümü üzerinde rakı içme bayramı kutlamasını yapıyor ve yapıyorlardır. Doğu Perinçek Karlsruhe’/ Almanya’da iken kendisini bitirmiştim, cevap verecek durumu olmadığı için toplantı dağıtıldı. Bir de Doğu Perinçek’in yanında kendini bilmeyen pezevenk Kürtler vardı.

Emin Çölaşan, alçak ve şerefsizliği sana iade ediyorum.

Paçavra da senin kılıfındır, pis kirli pezevenk, Hürriyetten kovulduğu zaman, alçak denilen şımarık ukala herif her zamanki gibi haddini aşarak hiçbir yerde çalışacak bir yer bulamadı. Her yerde ona kapılar kapatılmış ve sokakta kalmıştı. Hürriyetten atıldığı zaman, bütün gazete bürolarını kapı kapı dolaşarak ucuz bir işçi yerinde olsa dahi çalışmak istedi. Karın tokluğunu gidermek için de olsa çalışmak istedi. Ortalıkta rezil olmuştu, çaresizlikten neredeyse caddenin ortasında mendilini serip, dilencilik yapacak kadar küçülmüştü.

Bir ara Uğur Mumcu başarılı ve belgeli araştırmalarından dolayı, Emin Çölaşan şerefsizi, onu kıskanıyordu ve çekememezlik hale kadar gelmişti. Mumcu ile uğraştıysa da başaramadı. Uğur Mumcu’un ölümünden mutlaka bu alçak haberdardı. Ölümüne de çok sevindi, işte bu adamın meziyeti karakteri ve geni bozuk bir beniâdem itidir.

Emin Çölaşan şerefsizi, kendi bulunduğu alanın ekseninde dolaşamaz. Korkaktır, yapayalnızdır. Gazeteci olarak kendini sanıyor, aslında kendisi hiçbir şey değildir. Emin Çölaşan, bayrağını seviyor ama acaba gerçekten Türk bayrağını seviyor mu? Bayrağını sevseydi, başka milletin Bayrağına saldırıp saygısızca çamur atmazdı. Demek ki bu sevgi sadece bir gösteriştir, sadece kendisini korumaktır.

Emin Çölaşan şerefsizi, 1977’de Milliyet gazetesinde başladı, 1985’te Hürriyette geçti, 14 Ağustos 2007’de de Hürriyet gazetesinde işine son verilip kapı-dışarıya atıldı. 13

Ekim 2009’da ırkçı, saldırgan, yalancı, gerici, tutarsız, itibarı olmayan, kışkırtıcı, yalan ve dolandırıcı, gerçek haber verilmeyen faşist bir gazetede yer aldı ve hala bu kirli Sözcü gazetede çalışıyor. Tencerenin kalıbına göre kendini oraya kapak yapmış.

Refik Şefket İnce, Hukukçu ve doğum yeri, Yunanistan Midilli adasının Polihinit şehrinde, Rhades yakınlarında, 1885’te dünyaya gelmiştir. Emin Çölaşan’ın anne tarafından dedesi gelir. 24 Nisan 1955’te de İzmir’de ölmüştür. Cinsiyeti-ırkı belirsizdir. Emin Çölaşan şerefsizi, varlık içinde büyümüş. Şımarık ve ahlakı bozuk biriymiş.

Güney Kürdistan Federal devlet Başkanı Sn. Mesud Barzani dünyada, yani uluslar arası arenada bir devlet Başkanı olarak resmi ciddiye alınıyor ve hangi ülkeye gittiyse o ülkede itibarı bir devlet adamı gibi karşılanıyor. Georg Busch ilk olarak Mesut Barzani’yi ABD’ye davet ettiğinde, M. Barzani Kürt giysisiyle gitti ve Beyaz Saraydan karşılanınca Kırmızı halı serildi ve görüşme odasında Kürdistan Bayrağı ile karşılandı. Georg Busch; Barzani’ye, Saddam zamanında bu giysilerin yasaktı ve bunun yanında daha birçok şeyler de yasaktı, bugünden sonra yasaklanmayacaksınız. Konuşma hatırlatmasını yaptı. M. Barzani ise, mücadele sonucunda, biz Kürtler bunu hak-ettik dedi.

M. Barzani birçok ülkeleri ziyaret ettiğinde sürekli diğer ülkelerin Başbakan ve resmi devlet adamları gibi fark etmemeksizin iyi karşılandı, karşılanıyor. Kendi ülkesinde 25 milyon kadar Kürt nüfuzu olan Türkiye’de, Türk Başbakanı Bilal Yıldırım ve Cumhurbaşkanı R. T.Erdoğan da M. Barzani’yi diğer ülkelerin Başkanları gibi kırmızı halı sererek ve Kürdistan Bayrağını dikerek karşılamalar yaptı ve dünya kamuoyu tarafından göründü ve saygı duyuruldu.

Emin Çölaşan şerefsizi ve Rahmi Turan yobazı gibilerin Kürdistan bayrağına dil uzatmaları terbiyesizce aşağılamışlardır. Aslında Kürdistan bayrağına karşı olduğu gibi Türk devletin Başbakan ve Cumhurbaşkanı’na karşı kullandığı kelimeleri kullanma anlamına gelir. Ben Türk savcısı olmuş olsaydım; Kürdistan Bayrağını karşılayan devlet adamlarına karşı kirli çamur attıklarından dolayı onları katıksız içeri alırdım.

MHP’ye gelince;

MHP’nin tutumu ve siyasi konumu olduğu gibi olumsuz ve her zaman kapanacak ve elemanları dağıtılacak bir konumdadır. Bir iktidar partisi, Türk ülkesini demokrasiye heves ve demokrasiye ihtiyaç duyarsa, böylesi yani MHP gibi partileri ülkede barındırması ve ayakta tutması doğru olmaz ve ben de doğru bulmuyorum. MHP’ muhatap almak ve birlikte çalışmak oldukça tehlikelidir.

Almanya’da Nazi’lerin örgütlenmesi ve siyasi yapmaları yasaktır.

Naziler, aşırı ırkçılık yaptıklarında Savcı derhal haklarında tahkikat açarak soruşturmaya getiriyor. MHP de aynı konumdadır. MHP derhal kapatılmalıdır, çünkü kendi dışında başka ırkı, dili ve bayrakları tanımayan bir faşist siyasi partidir. Aynı zamanda da savaşı kışkırtan ve apaçık darbeci bir örgüttür. MHP, yasaklanmalı ve kapatılmalıdır. Bütün siyasi haklarını ellerinden alınmalıdır.

Bana soracak olursanız, diğer Türk siyasi partiler daha farklı demokratlar mı?

Ben diyorum hayır demokratlık ve demokrasi ilkeleri hala Türkiye anahtar deliğinden içeri girmemiştir. Gireceği yakındır. Demokrasinin gelişi, Kürtlerin direniş mücadelesinden geçer.

Sn. M. Barzani’nin Almanya’ya gelişinde de Bir devlet Başkanı gibi muamele yapıldı. Fransa’da hakeza, İtalya’ya hakeza ve daha birçok ülkelere giriş çıkışlarında da aynı devlet adamı gibi karşılandı ve fazlasıyla önemsendi.

Brüksel’de bayraklar arasında Kürdistan bayrağı resmen dalgalanıyor.

Türk devleti bunu gözüyle görüyor, Bu görünen kılavuz nasıl ciddiye alınmayıp üzerinden teğet geçebilir, mümkün mü? Neden Bu tür sorunları, kendi Türkiyelilere tabana açıklamıyor, açıklamadığı için bur sorunların çıkmazı da doğal olarak devlet adamlarını zora bırakıp sorun çıkıyor.

Güney Kürdistan’a akın eden, Devletini Temsil Eden, Başkonsolosluklar, bayraklarını Hewler’de (Erbil) diktiler. Bu Konsolosluklar Güney Kürdistan Federal devletin Güvenliği altında korunuyor. Bu demektir ki artık uluslar arası destekler veriliyor, verilerek, çoğalacak, Bağımsız Kürdistan kurulacak.

M. Barzani’nin Türkiye ziyaretinde, İstanbul Atatürk Havalimanı ile Ankara Esenboğa Havalimanı’nda Kürdistan bayrağı göndere çekilmişti. Bu resmi karşılamalar olduktan sonra kimseciklerin itiraz hakkı kalmıyor. Güney Kürdistan Federal Kürdistan Başkanı Sn. M. Barzani, Türkiye’ye 26–27 Şubat tarihleri arasında Türkiye’yi ziyaret eden Federal Kürdistan Başkanı Mesud Barzani, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım ile bir araya gelmişti.

Barzani’nin ziyaretinde İstanbul Atatürk Havaalanı ile Ankara Esenboğa Havaalanı’nda Kürdistan bayrağı göndere çekilmişti. Kısacası, Emin Çölaşan, Rahmi Turan ve Doğu Perinçek gibileri havlasa ne çıkacak, hiçbir şey, köpek havlar yerinde durur. Havlamasa ne olacak. MHP lideri Devlet Bahçeli’nin tavrı ve haykırışı, kendisine karşı haykırışıdır ve ancak kendisine doğru öfkesini teper. Aynı zamanda MHP lideri Devlet Bahçeli AKP ile bir kumar oynayarak Referanduma gidiyor. Başaramayacak ve yine MHP kendi sinesine çekilecek.

Kürtler doğuştan beri ulusal sorunda, sorun yaşıyor, 21. asrın sonuna geldik hala çekişmeli yaşıyoruz. Kürtler, sigortalarına sahip çıkmalılar, ne yazı ki sahip çıkmıyorlar. Maalesef, Kürt bayrağıyla dalga geçmeleri, bu sebepten dolayı kaynaklanıyor. Tek kelime ile Kürtlerin sigortası yoktur. Sigortası olmuş olsaydı dışarıdan, Kürt ve Kürdistan bayrağına saldıramazlardı, Kürdistan viraneye çevrilmezdi. Kürtler ne zaman Adam gibi Adam, Adam gibi Akıllı olacaklar?
Sevgi ve Selamlarımla

Kutbettin Özer
KutbettinO@t-online.de
Uluslararası Gazeteci ve Yazar.


KÜRTKERE ÇAĞRIM, KARDEŞ ‘’BIRAKUJİ’’ SAVAŞINA HAYIR!!! -04.03.2017

***Bendeniz doğuşumdan beri Kürtlerin Birliği taraftarıyım. Kürtler ne kadar Ulusal Birliklerini sağlarlarsa İç çelişkiler o kadar azalır. 1992 tarihleri geriye anımsatmayalım.

*** Güney Kürdistan Cephesiyle ve PKK arasındaki Kardeş savaşında 750 kadar iki taraflı şehit verdik. Bir daha da o hataya girmemeliyiz. Bugün de Şengal sorunu çıktı. Hanesor ilçesinde Roj Peşmergeleri ile YBŞ’liler arasında çatışma yaşanmış ve çok sayıda ölü ve yaralılar vardır.

*** Yazık değil mi bu hatalarımızı ne zaman telafi edebiliriz, merak ediyorum. Bu olay yaşanmamalıydı.

*** Bu iki taraf da derhal Kardeş Barışını sağlasınlar ve bir Protokol ile sonuç Bildirisiyle karar alıp, yazılı belge ile işi sonuçlandırsınlar ki bir daha Kardeş kavgası ve savaşı olmasın..

*** Herhalde gereken cevabı almış olmalılar ki, “Peşmerge Güçleri Şengal Basın Sözcüsü Xelil Şivan, çatışmaların sona erdiğini belirterek, çatışmaların bir daha yaşanmaması için Peşmerge bakanlığı ile YBŞ arasında görüşmelerin sürdüğünü” söylemiş Sputnik’e verdiği demecinde.

*** Bütün Kürdistanlı halkına saygılarımla
Kurdistana Bakur, (http://www.kurdistana-bakur.com/index.php)

Editör:
*** Kutbettin Özer


*** PKK güçleri Şengal’den çıkmak zorundalar-

*** Güney Kürdistan Askeri gücü Türkiye üzerinden Rojava'ya girdi ve YPG ile birlikte bir donanma Kürt ordunu oluşturdu.

*** Kobani'deki DAİŞ İslam çetelerini kentten temizlediler. Daha sonra Peşmergeler Güneye tekrar geri döndü. PKK”lılar de Şengale girdiler, DAİŞ’ler bölgeden çıkartıldı. PKK bölgede kalmamalı.

*** Peşmergeler nasıl Kobani'den geri döndülerse, Gerilla Güçleri de Şengal'den çıkmak zorundalar.


*** EZİDİSTANLI EZİDİ,

*** Hakiki Kürtler Ezidilerdir. Kürtlerin kaderi, Aleviler, biz Alevistanlıyız diyorlar. Soraniler, biz Soranistanlıyız diyorlar. EZİDİLER de biz, Ezidistanlıyız diyorlar.

*** Dilimiz, lehçemiz de var. Kürt Kürdistan neymiş gibi havaları var.

*** Bu tutarsızlığımızdan dolayı egemen devletler, İslami-DAİŞ'ler çte teröristleri, karımızı, kızımızı götürüp satışa çıkartıyorlar. Yazık, yazık bu halimize.

*** Baksanıza Ezidi Kürt, Ben ezidiyim ve Kürt değilim diyor. Bana Kürt demesinler.

*** Demek ki Ezidistan da varmış.


*** Vay Benina Ergun Hanım.

*** Nezaketli kadın kılıfına girmişsin, kılıfın kadar söz yetiştir. Biliyor musun PKK, Bağdat, Tahran ve Şam'ın uşaklığını yaparak, ayakta durduğunu biliyor musun?

*** Girdiğin zihniyet seni ve senin gibilerini bitirir. Zavallı kadıncağız..

Ek.Tarihi Fri Mar 03, 2017 10:00 am Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: ( 1)
Gön: windking (replicahandbagsuk@126.com) Tarih Thu Jun 22, 2017 8:38 pm
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Köşe Yazıları
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Köşe Yazıları:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution