Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Nizamettin Taş:Belirleyici olan PKK değil, Öcalan ve Ankara'dır   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   İbrahim Güçlü:Şêx Seîd Êfendiyê Pîranî û Hevreyên Wî/ ENFAL   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Dr. İsmail Beşikçi: Selahattin Demirtaş’ın Şarkısı   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (14) HER BÎJI KURDİSTAN   M. Hüseyin Taysun:Kürdler Açısından 24 Haziran Seçim Sonuçları   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Polemik

01)Bekir Saydam:KOMKAR'ın 24. Kongre süreci (1)Bekir Topgider, bir hasta ve hastalığın nedenleri, sebep ve sonuçları-10.02.2017

Ben, Bekir Topgider"in Roja Welat sayfasındaki iki yazısını okuduğumda hem hayrete düştüm ve hem de üzüldüm. Çünkü, KOMKAR konumu ve geleceği ile PSK mı yoksa Yeni PSK mı oluşumuna ilişkin yaşadıklarımla tamamen çelişkili ve yıkıcı bir rolü olduğunu üzülerek tespit ettim.

Ben, Bekir Topgider"in Roja Welat sayfasındaki iki yazısını okuduğumda hem hayrete düştüm ve hem de üzüldüm. Çünkü, KOMKAR konumu ve geleceği ile PSK mı yoksa Yeni PSK mı oluşumuna ilişkin yaşadıklarımla tamamen çelişkili ve yıkıcı bir rolü olduğunu üzülerek tespit ettim.Ben, Bekir Topgider"in Roja Welat sayfasındaki iki yazısını okuduğumda hem hayrete düştüm ve hem de üzüldüm. Çünkü, KOMKAR konumu ve geleceği ile PSK mı yoksa Yeni PSK mı oluşumuna ilişkin yaşadıklarımla tamamen çelişkili ve yıkıcı bir rolü olduğunu üzülerek tespit ettim.

Evet, ben 2009 yılından beri aktif ve örgütlü bir sürecin dışına çıktım, ama ülke ve ülke dışındaki gelişmeleri de yakından takip etmeyi bırakmadım, çünkü yaşamımın 45 yılını örgütlü mücadalede geçiren biriyim. Yaşamının 2/3"ünü siyasi bir mücadele içinde geçiren birisinin zaten örgütlü bir mücadele içinde olmasa bile halkının uulsal kurtuluş mücadelesi, ve Avrupa"da 54 yıldan beri yaşayan ve oradaki göçmen örgütlülüğünün ilk yapılanmasında biri olmam, yani KOMKAR"ın oluşumunda kuruculardan ve organlarında 18 yıl görev alanlardan biri olarak, onun yazdıklarının okuduğumda hem hayretler içinde kaldım ve hem de onun adına üzüldüm.

Bekir Topgider (Küçük Beko) her iki yazısında da oluşan/oluşturululan bir hastalıktan değil, hastalılığıln yan etkilerinden bahsediyor. Önemli olan hastalığın teşhisi ve tedavi yöntemleridir. Yoksa gerekçeler uydurarak hastalığın, acemi biri olarak yan etkenlerinden bahsetmek değildir.

Ben konuyu, onun yazdığı iki yazıyı baz alarak anlama ve anlatmaya çalışacağım, ve bunu yaparken de sondan başlayarak gerilere gideceğim.

Bekir Topgider, KOMKAR"daki lakabıyla "Küçük Beko", 2014"deki KOMKAR Kongresinde örgütün Genel Sekreteri (Schriftführer) olarak seçiliyor. Yani ne "Eşbaşkan" ve ne de "Genel Başkan Yardımcısı". O ise, görev esnasında ve "yazdığı yazılarda" kendisinine bu sıfatları yakıştırmayı gerekli görüyor. Amaç ne? Büyüklük sıfatını ya kendinde görme veya emir edildiği için onu dışarıya böyle yansıtma.

Yine, genel sekreterliğe seçildiği dönemde KOMKAR"ın aylıklı (çalışanı) olarak finanse edildiği iki yıllık dönemde KOMKAR"a katkıları nedir denilmesi gereken soru. O, hem KOMKAR Genel Sekreteri ve hem de aylıklı çalışanı olarak bu dönemde KOMKAR"ın yararına ne yaptı sorusuna cevap vermeli, ama o bu cevabı veremez. Nedeni ise, o dönemde KOMKAR yararına örgütlenme konusunda hiçbir çalışma yapmadığı gibi, hem örgütten aylık aldı ve hem de aleyhinde Yeni PSK için çalışma yürüttü, bu çalışmalardaki yol masraflarını da KOMKAR"dan aldı ki, bunların tümü ıspatlanacak veriler.

Küçük Beko, aynı zamanda "örgütsel çalışmalarında" kendi istemi üzerine dernek/komitelerin denetlenmesi ve delegelerin tespitinde de görev alıyor, uğradığı veya "tesadüfen" gittiği yerlerde, örneğin Dortmund, dernek ve komitelerin üye tespitinde bulunarak delege "seçiminde" bulunuyor. Eğer KOMKAR yöneticisi olarak Dortmund"da gittiğinde, yıllardan beri KOMKAR ile ilişkisi olmayan bir kişiye uğrayarak neden o ilde bir komitenin olup olmadığını sormadan, veya neden Ahmet ve Senem"e de sormadan, o kişiyi komite temsicisi olarak delege tayin ediyor? Aynı konu Wuppertal için de geçerli. Düzenli olarak aidat ödeyen 3 üye olmasına rağmen neden bu bölgeden 3 delegeyi tayin ediyor. Bremen"de düzenli aidat ödeyen üye sayısının 16 olduğunu bilmesine rağmen neden 3 delegeyi kabul/tayin ediyor? Bu soruları giderek genişletebiliriz. Hangi hukuka, daha doğrusu tüzüğe göre delege tespitinde bulunuyorsun Küçük Beko?

Yine yazısında örnek olarak Bottrop HEVALTİ"yi veriyor, ama KOMKAR"dan ayrılma sebebini açıklamıyor. HEVALTİ Bottrop ise KOMKAR"dan ayrılmasının nedenlerini birçok kez açıkladı, sebebinin sizler ve PSK MK"sının baskısıyla KOMKAR"ın temel öğelerinden ve amaçlarından vazgeçtiğini açıklayarak ayrılık nedenlerini belirtti. Şimdi ise KOMKAR"ın yasal ve amaçlarına uygun örgütlenmesi için yine örgüte üye olmak istiyor. Bunda şaşılacak ne var?

Başta belirttiğim hastalığın tespitinde Küçük Beko"nun hiçbir çabası olmadığı gibi, o, hastalığın derinleşmesi için tüm yöntemlere başvurdu. O, Mesut Tek"in uygulayıcıyısı olarak Almanya"da KOMKAR"a zarar verilmesi ve ele geçirilmesinde Hetav"ın yanısıra en önemli "kişidir".

Kangren"in oluşmasında ana sorumlulardan birisidir, diğerleri de bu anlamda aynaya baksınlar. Hastalığın neden ve temelini tespit etmeden, onun tedavisi mümkün olmadığına göre, Küçük Beko ve yandaşlarına inanmadan önce kendilerine bu temel soruyu sormaları gerek. Hastallığın nedeni ve oluşmasının sebebi, onun tedavisi mümkünmüdür diye sorgulanmalı. Hastalığın temelinde Mesut Tek"in yazdığı gibi bir paradigma değişikliği sonucu değil mi?

Küçük Beko"nun 3 Aralık 2016 günü Berlin"deki toplantıda takındığı tavır, yönelimin hangi yöne olduğunu açık göstermiyor mu? O toplantıda örgütüğün birliği ve geleceği olan ortak bir yönetimin, yani 3 PSK, 3 HAK-PAR ve 5 tarafsız kişiden oluşması önerisine karşı çıkan kim,yine Küçük Beko !

Daha önce biz ortak bir listeden yanayız diyen Küçük Beko ve yandaşları, 3 Aralık"da bunu kabul etmedikleri gibi, şimdi yine taktik değiştirerek, "biz birlikten yanayız" yalanını yaymaya çalışıyorlar. Birlikten yana olanlar,Birliği parçalamaya veya ele geçirmeye yönelmezler!

O ve benzerleri, KOMKAR"ın Almanya"daki Kürdistanlı göçmen emekçilerin en eski çatı örgütü olarak kalabilmesi ve güçlenmesi için çaba göstermedikleri gibi, onun ele geçirilip mali imkanlarına sahip olmak istiyorlar. Bu sürecin Kürdistanlı göçmenlerin geleceklerine zarar verip vermeyeceği de onlar açısından önemli değildi ve değil. Küçük Beko ve onun gibi düşünenlerin amacı , "küçük olsun, benim olsun"dur. KOMKAR çatısı altında örgütlenen Kürdistanlı göçmenlerin, Yeni PSK"nın bu "paradigmasını" kabul edip etmeyeceklerini gelecekte göreceğiz.

Devletin ve PKK"nın yıllardır KOMKAR"ı parçalama amaçlarını boşa çıkaran bu örgüt ve onu sevenler, Yeni PSK"ya da geçit vermeyecekler. Bunu el alem bilsin.

Denge Kurdıstan
Köln, 19 Aralık 2016

02) Bekir Saydam:KOMKAR'ın 24. Kongre süreci (2) -10.02.2017

Küçük Beko "nun (B. Topgider) çırpınışları ve gerçekleri tersyüz etmesi
Küçük Beko, kendisi ve Yeni PSK"yı haklı çıkarma çabası, onun açısından 3 uzun yazı yazmayı gerektiriyor.

En son yazısının son parağrafında ismimi vermeden beni "Arzuhalci" olarak niteliyor. Öyle biri olup olmamam bir yana, K. Beko arzuhalciliğin neden ve değerlerini bilmiyor.

Ben, Arzuhalciliği çocukluk dönemimden hatırlıyorum. Günümüzde halen var mı yok mu bilmiyorum. Hatırladığım dönemde, genelde kırsal kesimden gelen ya okuma-yazması olmayan veyahutta Türkçe bilmeyen, bürokrasideki "karmaşık" ilişkileri tanımayan insanlar Arzuhalcı"ya başvururlardı. Arzuhalci ise, eski mekanik daktilosu ile ya kalabalığın olduğu bir meydanda, ya da Adliye binalarının yakınlarında oturur, müşteri beklerdi. Başvuruları az bir miktar para kaşılığında daktiloyla yazar ve başvuruyu yapanın imzasını attırır, ya da ezici çoğunlukla parmağını mürekkebe batırarak yazdığı yazının altına bastırırdı. Kısacası K. Beko"nun alay etmek ve hor görmek istediği Arzuhalci, ihtiyacı olan insanlara yardımcı oluyordu. Belli ki K. Beko arzuhalciliğin değerini bilme kapasitesinde bile değil!

Tekrar KOMKAR"ın 24. kongresi sürecine dönersek, yine görüyoruz ki K. Beko kıvranarak kendisini/kendilerini haklı çıkarmak için binbir takla atıyor, ama Yeni PSK"nın Başkanı Mesut Tek"in GYK kararına rağmen 3 Aralık günü salonun kapısında durmasına neden cevaplamıyor? Bunun cevabını ben vereyim: Mesut Tek, K. Beko ve diğer arkadaşlarına güvenemediğinden, oraya gelip delegeler üzerinde baskı uygulamak istiyordu.

Kongreye hazırlık dönemi de dahil 3 Aralık günü yapılan toplantı başından sonuna kadar tüzüğe aykırı ve yasal olmayan oyunlardı. Dernek ve komitelerdeki delege sayısını şişirtme konusunu daha evvelki yazımda ele aldığım için, bu yazıda sadece iki dernekten bahsedeceğim. K. Beko, yazısında bir şehirde 2 dernek veya komitenin KOMKAR"a üye olamayacağını belirtiyor. KOMKAR"ın tüzüğünde böyle bir madde veya belirleme var mı? Hayır yok!

Derneklerden biri olarak K. Beko Mannheim"deki Mala Gelê Kurd"u belirtiyor, ama gerçekleri söylemekten özellikle kaçınıyor. Bu dernek 2012 den beri kongresini yapmamış bir birim. Ne bir etkinliği ve ne de yaptığı toplantılar var. Kısacası tüzüğe göre bu birim dernek vasfını yitirmiş. Lokali bile kira ödenmediği için terk edilmiş. Bu nedenle Mannheim derneğinin eski üyeleri Ludwigshafen"da uygun lokal yeri de olduğu için Mala Gelê Kurd"ı orada yeniden canlandırma istiyorlar. Sen, hiç bir şey olmamış gibi 2016 yılının yaz ayında Mannheim"a giderek taraftarlarınla toplantı düzenliyorsun. Olmayan bir derneğin kongreye gitmesi için çaba harcıyorsun. Orada ortaya çıkan ortak irade, 16 Ekim"de kongreye gidilmesi iken sen, derneğin kurucularından Hüseyin Güler"in katılamaması için kongreyi 9 Ekim 2016"ya aldırıyorsun.

Küçük Beko bununla da yetinmiyor. Ren nehrinin öteki yakasında bulunan Ludwigshafen"da neden bir derneğin oluşturulduğunu sorgulayarak o derneğin oluşturulmasını red ediyorsun. Ludwigshafen sadece nehrin diğer yakasında değil, aynı zamanda başka bir eyaletin en büyük şehir ve sanayi merkezlerinden biri. Ayrıca, Kürdistanlıların da yoğun bir kitle olarak yaşadığı bir şehir. Buna rağmen sen orada bir derneğin kurulmasına karşı çıkıyorsun, hem de binbir takla atarak!

Gelelim Bottrop Hevalti"nin 2012 deki KOMKAR"dan ayrılma, istifa nedenine ve yeniden üyelik başvurusuna. Ayrılmanın gerekçesini ben dernek başkanı Fettah Tımar"ın o dönemdeki yazışmalarından buraya aktaracağım, hem de hiçbir ekleme ve değişiklik yapmadan.

08.01. 2012 tarihli mektubu:
"Değerli Yoldaşlar, ekte sunduğum rahatsızlıklarımdan dolayı bu güne kadar ciddiyetle sürdürdüğüm örgütlü çalışmayı PSK ve KOMKAR bünyesinde sürdürmemin mümkün olmadığı kanaatine vardım.
Yazdığım kısa notlar bir çok kadronun rahatsızlığıdır, bundan sonra belki yolunuzu aydınlatır amacıyla yazdım.
Sizlere yolunuzda başarılar dilerken tüm görevlerimden istifa ettiğimi belirtmek isterim. Bu kadar rahatsızlığı olan birisinin birlikte yürüyememesini anlayışla karşılarsınız umarım.
Selam ve saygılarımla."

17.01.2012 tarihli Mesut Tek"e yazılan istifa yazı:
"PSK Genel Sekreteri Sayın Mesut Tek, değerli Yoldaşlar,

Bildiğiniz üzre 08.01.2012 tarihinde gecenin geç vaktinde YDK üyelerine ve PSK Genel Sekreteri Sayın Mesut Tek`e istifa dilekçemi iletmiştim. Ayrıca kısa başlıklarla rahatsızlıklarımın nedenlerini de detaylara boğmadan eklemiştim. Ertesi sabah saat 10:00-11:00 sularında Sayın Genel Sekreter`den peşpeşe telefonlar geldi, öğlenden sonra saat 17:00 sularında da GS kendileri, Kovan Amedî ve Riza arkadaşlar Bottrop derneğine geldiler. Aslında benim ağır suçlamalarım vardı, nevarki GS`imiz içeriğe girmeden israrla istifamı geri almamı istedi. Ben de yilların mucadele arkadaşlığı veya Kürd davasına olan büyük aşkım veya Kürd kadirşinaslığı beni kararımı geri almaya götürdü.
O günden beri kendi kendimle muhakemedeyim, yazdıklarıma bakıyorum, suçlamaların ağırlığına bakıyorum, herşeyi yazmadığım halde, tamiri mümkün olmayan şeyler oldu. Ki ben de dilediği zaman olumsuzlukları tamda zamanında seslendiren, kulis yapmayan, açık oynayan bir kadro olduğumu biliyorum, ama dediğim gibi benim rahatsızlıklarım göz önüne alınırsa birlikte çalışmamız mümkün değil. Çünkü tümün değişimden yana olmadığı meydanda.
Bu yüzden PSK üyeliğinden, YDK görevimden ve KOMKAR`dan istifa ediyorum ve sizlere başarılar dilerim.
Not: Tümünüzden çok şey öğrendim ama illegal kalmayı ve onu kılıf olarak kullanmayı bir türlü öğrenemedim. Herhalde gerekte yoktur.
Selam ve saygılarımla.
Fettah Timar"

F. Tımar"ın ekte sunduğu yazının önemli bölümlerini de verelim:
"Beni rahatsız eden ve endişelendiren bazı noktalar.

Bir kaç noktaya dikkat çekmek istiyorum. Bu konuları YDK konferanslarında ve YDK toplantılarında PSK Genel Sekreteri`nin de hazır bulunduğu anlarda dile getirdim, hatta bazı noktaları kendisine yazılı olarak verdim. Bundan dolayı detaylara girmeden başlıklar halinde vermek istiyorum.

Kollektif çalışmanın tamamen gündemden çıkması; İşlerin kadrolarımızın omuzlarına dağılmaması, çalışma alanlarına göre uygun kadroların görevlendirilmemesi; Delegeler Kurulu toplantılarının tamamen kaldırılması ; GYK toplantlarının yapılmaması; MYK toplantılarının yapılmaması, işin bir kişinin (Riza) boynunda kalması; Derneklerde toplantıların yapılmaması(merkezî düzeyde); Seminerlerin merkezi olarak düzenlenmemesi. Bundan kastım K. Burkay, M.Tek değil, örgüt yönetiminin veya farklı alanlarla ilgili örneğin: tarihçiler, öğretmenler, dil bilimcileri, politikacılar veya yabancı haklarıyla ilgili konular, özellikle Kürdlerin Almanya`daki istemleri ve yaşam koşulları. Bu konulardan bazıları:

Anadil Dersleri ve velilerin tutumu; Kürdlerin başlıbaşına bir halk olarak kabul edilmesi ; TV ve radiolarda kürdlere daha fazla yer verilmesi ; 50. Yılda Kürdlerin Almanya`da uyum sorunları; Kürd ailelerinin durumu ve sorunları; Kürd kadınının uyum ve meslek eğitimi konuları; Gençlerin meslek eğitimi, işsizlik ve uyum sorunları; Çocukların çocuk yuvası ve okul sorunları; Yaşlıların sorunları, gibi konular.

Dernekler arasında da programlı bir koordinenin olmaması; Başsızlığın günbegün artması; Örgütte olayların farklı yorumlanması, farklı yaklaşımlar; Alman dilinde, ne gelen haber ve informasyon derneklere bildiriliyor ne de gelen bir soruyu cevaplandırabilecek bir çaba var.

Zamansız ve realist olmayan proje „KOMKAR-EU“ yürümüyor. Daha planlandığı zaman YDK ve KOMKAR kongresinde bunu seslendirdiğim için düşman ilan edildim. Son 5-6 senede 9-10 derneği idare edemezken, tüm Avrupa ülkelerini birleştirmek istedik. Halbuki bizler birlikte 2001 yılında,bundan sonra KOMKAR`ı nasıl yönetebiliriz dedik ve cevabı ise- DEZENTRALIZIM- dedik. Her dernek bir KOMKAR gibi ama koordineli çalışmalı ve KOMKAR merkezinin yükü azalsın dedik. Seminerlerle derneklerde tartıştırdık ve bu kabul gördü. Ne olduda aniden dil bilmeyen, yöneticilik tecrübesi olmayan, kollektif çalışmayı beceremiyen arkadaşların sırtına böyle bir yük yüklendi. Şimdide daha önceki eleştirileri olan insanlara bir hak vermeden, neyse olmadı adı kalsin ama biz yönetimi Almanya`dan seçelim deniyor. Ama aynı kadrolarla.?????? Halbuki:

KOMKAR başkanı Almanya`dan olmalıdır , Alman dilini iyi bilmelidir; KOMKAR Başkanı tüm Alman partilerinin politikasını çok iyi bilmelidir; KOMKAR Başkanı Alman sivil örgütlerinin yapısı ve hedeflerini, çalışma alanlarını çok iyi bilmeli (Diakonî, Caritas, DRK, AWO û Parîtätê/DPWV gibi). Sadece tanımak da yetmiyor, başkan bu örgütlerin hangi projeleri desteklediklerini de iyi bilmeli.

Kısacası:

Bu kadar içi boşaltılmış bir çalışma yönteminin, zamansız ve yersiz alınan kararların ve aradan zaman geçtikten sonra neyse olmadı şimdi gene eskisi gibi yapalım denilen yerde, yatay ilişkilerin yoğunlukla sürdürüldüğü bir örgütte; Olayları aydınlatma yerine üzerini örtme ve adam kayırma yöntemlerinin yürüdüğü bir örgütte; Kadrolar arasında bu kadar ayırım yapan, çalışkanlığına ve fedekarlığına göre değil de, eski ve yeni veya benim adamım zihniyetinin giderek belirginleştiği bir yönetim tarzının sürdürüldüğü yerde; Yıllardan beri örgütün parasını çarçur eden, çalan veya vermeyen insanların kayırıldığı bir yerde ve çifte standart uygulandığı bir yerde; Bilerek kadrolara görev verilmediği bir yerde (bunu 3 YDK toplantısında ve 3 YDK Konferanslarında Genel sekreterin bulunduğu anlarda dillendirmiştim); YDK sinin kararları olarak protokol edilip kongrelere sunulan raporların yanıltıcı olduğu ve gerçeği yansıtmadığı bir yerde; 32 yılını bu örgütün çalışmalarına veren, örgütün her kademesinde, birim derneklerinde, bölge etkinliklerinde, mesleki alanda, hiç bir kadronun gitmediği hafta sonu seminerlerine giden, sendika çalışmasına örgüt adına (GEW) katılan, kürd öğretmenlerin çalışmalarına katılan, Üniversitelerde Kürdçe ders veren ve anadil derslerini koordine eden, gençlik çalışmaları sürdüren, örgütün genel başkanlığına kadar görev yapan ve tüm masraflarını cebinden ödeyen bir kadronun illegalite adına böyle linç edilmesine artık tahammülüm kalmadı.

Bir noktayı daha hatırlatmak isterim. Kişi olarak 1981`de KOMKAR ile tanıştım ve 1988 tarihine kadar dernek veya örgüt üyeliği yasağı olan biriyim. Doğrusu çocukluğumdan beri yurtsever biriyim, örgütlü mucadelenin önemini bildiğim için, yaptığım herşeyi örgütlü olarak sürdürdüm, ve, KOMKAR ve PSK üyesi olmadığım halde sorumluluğumu bildim. Yani benim alışkın olduğum bir olay. Şimdi de 2005 yılından beri önüme set çekilmiş, bunu da Genel Sekreter`in bulunduğu toplantılarda sormuş ve öğrenmek istemişim. Illegaliteyle ipotek altına alınan KOMKAR çalışması ve PSK çalışması içerisinde olmamı gerektiren hiç bir neden kalmamıştır.

Benim örgütlü çalışma inancım halen önemini koruyor ama bunu legalitede yürütmek istiyorum.
Fettah Timar"

Ben de dahil birçok yol arkadaşımın da aynı görüşte olduğuna inanıyorum. Troisdorf/Siegburg Derneği de aynı veya benzer gerekçelerle KOMKAR"dan ayrılmadı mı? Ayrılmaların asıl suçlusu, illegalite maskesinin altına sığınarak hem PSK ve hem de demokratik çatı örgütünü bu hale getiren Mesut Tek ve onun dümen suyundan hareket edenler değil mi?

Eğer bugün Bottrop Hevalti KOMKAR"a yeniden üye olmak istiyorsa, KOMKAR"ı tekrar demokratik-çoğulcu yapısına kavuşturma çabalarını gördüğündendir.

Benim tekrar siyasi arenaya dönmemin sebebi de özellikle KOMKAR"ı tekrar hakettiği konuma getirmek ve herhangi bir partinin de arka bahçesi olmasını kabul etmememdir.

Tekrar 24. Kongre sürecine dönersek:

Hem kongreye hazırlık döneminde ve hem de "kongre" sürecinde tüzük tümüyle ayaklar altına alınmıştır. Nedenlerini yeniden sıralayalım:

Delege tespitinde bilinçli olarak şişirme olmuştur; Kongre gündemi tüzük kurallarına göre değil, 3 Aralık"tan 11 gün önce birimlere ve organ üyelerine bilidirlmiştir; 3 Aralık günü yapılan toplantıda GYK üyesi 5 kişi, Onur ve Denetleme Kurullarının tüm üyeleri, ki OK ve DK herhangi bir rapor da sunmamışlar, 3 kişilik Divan Başkanlığından 2 kişi, ki bunlardan biri KOMKAR Genel Başkanı, ve delegelerin önemli bir kesimi toplantıyı terk ettiler.

Mesut Tek ve K. Beko aynı günkü toplantıda insanları "Onur Delegesi" olarak belirleyip, onlara oy hakkı veriyorlar. Onur Delegeleri tüzük kurallarınca kongrelerde tespit edilir, ama onların oy hakları yoktur.

Küçük Beko yazısında 38 delegenin kongreye katılımından söz ederken, yandaşlarıda sosyal medyada, bu "kongreye" KOMKAR tarihinin en kalabalık delege katılımından dem vuruyorlar. El İnsaf! 1994 yılında KOMKAR"a 30dan fazla dernek ve komite üye idi. 307 üyesiyle Köln Hevalti, Daimi Delegesiyle birlikte 19 delegeyle kongrelere katılıyordu. Diğer dernek ve komitelerin sadece daimi delege ve tüzüğün baz aldığı 20 üyeyi gözönünde bulundursak, ki bu hallerde her dernek en az 3 delege ve komiteler de 2 delege gönderebiliyordu, o zaman kongrelerde yer alan asgari delege sayısı, organ üyelerini de katarsak, en az 100"ün üzerinde idi.

Kendi örgütünün tarihini bilmeyenler veya bilerek çarpıtanlar, geleceklerini oluşturamaz ve hatalarına devam ederler.

Mesut Tek ve K. Beko gibileri demokratik kitle örgütünü şimdiki hale getirdiler, yani hem küçültmek ve hem de içini boşaltarak ele geçirmek için her türlü yönteme başvurdular. Bunun en bariz örneklerinden biri, Mesut Tek"in (hatırladığım kadarıyla) 2014 yılında aldırdığı bir parti kararıydı. Karara göre KOMKAR"ın yönetimine sadece PSK üyelerinin seçilmesi idi. Neden demokratik bir kitle örgütüne bu denli bir müdahalede bulunmaya gerek görülüyor? Bu, açıkça bir ele geçirme manevrası değil mi?

Ya, peki Mesut Tek"in 2011 yılında Duisburg Derneğinde yapılan parti toplantısında çıkarttığı parti kararı neyin nesi? Karar, HAK-PAR Dayanışma Derneği"nde çalışan tüm PSK"lıların üyelikten istifa etmeleri.

Amaç, böylelikle HAK-PAR Dayanışma Derneği"ni zayıflatma ve etkisiz kılma değil mi? Hani, PSK ve HAK-PAR ayrışma sürecinin 10. kongreden sonra başladığı iddiası? Hani, HAK-PAR diğer Kürt yurtsever kesimlerinin de içinde olduğu ve oluşturduğu ortak bir proje idi? O zaman sizlere sorulmaz mı, neden HAK-PAR Dayanışma Derneği"nden parti üyelerini istifa ettiriyorsunuz?

Benim birinci bölümdeki yazımın hemen akabinde sosyal medyada kişiliğime yönelik havada uçuşan küfürler ve suçlamalara gelecek yazımda cevap vereceğim. Ama, ben geçmişimde siyasi ahlak olarak küfürü benimsemediğim için, sadece o küfürleri sahiplerine iade ediyor ve ikinci yazımı sonlandırıyorum.

Tüm arkadaş ve dostlarımın yeni yılını kutlar, esenlikler ve mutluluklar diliyorum. 2017 yılının Kürdistan"ın dört parçasında ve Diasporadaki yaşayan Kürdistanlılara özgür, eşit ve barış içinde bir yaşam diliyorum.

Denge Kurdıstan
Köln, 03 Ocak 2017


03) Bekir Saydam:KOMKAR 24. Kongre süreci -Spekülasyon ve manipülasyonlar (3) -09.02.2017

Konuya girmeden evvel, eski yol arkadaşlarımla bu tür bir tartışmayı devam ettiğim için gerçekten üzüntümü belirtiyor, ama gerekliliğini de biliyorum.

Küçük Beko, hırçınlıkla dolu Roja Welat"da yayınlanan son yazısında hem İsveç"teki arkadaşların ve hem de benim son yazımda değindiğim konuları ele almış ve sözde kendisini temize çıkarmak için bizleri eleştiriyor (saldırıyor).

İşlemek istediği konular:

a) Kendisinin KOMKAR"daki 2 yıllık profesyonellik süreci,
b) benim ve bazı arkadaşların mülk edinme konusu,
c) "Büyük abi" tabiriyle Kemal Burkay"a ilişkin yaklaşımları ve manipülasyonlar.

Küçük Beko cevabında hırçın bir şekilde hem kendi açısından 2 yıllık çalışmaları değerlendiriyor ve hem de benim ismimi vermeden "bir zat" belirlemesinde bulunuyor.

K. Beko, kimse senin neden 2 yıl süreyle profesyonel çalışmanı eleştirmiyor, aksine senin bu iki yıllık sürede KOMKAR"ın birliği ve güçlenmesi için değil, ele geçirilmesi veya parçalanması konusundaki tavrını eleştiriyor.

Ben, geçen yazımda da belirttiğim gib,i senin 2 yıllık profesyonellik sürecinde neler yaptığını sorguluyorum, ki sen bu dönemde Yeni PSK"nın da Avrupa sorumlusuydun.

KOMKAR"ın maddi imkanları olsa, daha fazla kişiyi örgütsel alanda profesyonel olarak çalıştırmasının yararını tartışmaya gerek yok. Ama sen, KOMKAR için değil, Yeni PSK için çalıştın, hem aylığını hem de yol masraflarını KOMKAR"dan aldın. 23. Kongre sonrası sen hem KOMKAR Genel sekreteri hem de örgütsel alanda sorumlu profesyonel çalışan elemanıydın. Söyle bakalım, sen son 2 yılda KOMKAR için ne yaptın? Köln"deki derneği kurma dışında, 2015 yılında hangi derneğin veya komitenin tüzüksel çerçevede çalışmalarını denetledin, hangisinin kurulmasında yardımcı oldun? Geçen yazımda da değindiğim gibi, sadece Yeni PSK"dan yana komiteleri ve dernekleri yasal olmamasına rağmen canlandırdın veya oluşturdun, bunları yaparken de bilerek o bölgelerde sorumlu olan GYK üyelerini bile çalışmalara ortak etmedin.

Sonuç olarak sana yöneltilen eleştiriler profesyonel çalışmana değil, senin KOMKAR"ın birlik ve bütünlüğüne karşı takındığın tavır ve çalışmalarına yöneliktir.

Bir Almanca deyim var, bunun Türkçe karşılığının olup-olmadığını bilmiyorum. "Her yalanın özünde bir nebze gerçek yatar" deyimi senin hırçınlığına aslında bir cevap. Çünkü, sen, "ben 2 yıl sonra isten çıkarıldım" diyorsun. Sen işten çıkarılmadın, senin 2 yıllık çalışma mukavelen 2016 yılı sonunda bitmişti. Aslında bitmemiş olsaydı bile, yukarıda belirttiğim nedenlerden ötürü senin işten kovulman gerekir idi.

Küçük Beko, yine aynı hırçın yazısında ismimi vermeden, kendisinin hiçbir varlığı olmadığını, ama benim ve diğer arkadaşlarımızın mal varlığını sözde eleştiriyor.

Diğer arkadaşlara yönelik herhangi bir belirleme hakkım yok, ama benim "villa"ma gelince ancak şunu belirtebilirim. Ben, bir dizi eski ve yeni yoldaşlarımın Türkiye"nin batısında mülk edinmelerine karşı çıkan biriyim. Kendim, 36 yıl ülkeme gidemedim. 2003 yılında dönüş imkanı (ki Türkiye vatandaşlığından çıkarak) bulduğumda yerleşebileceğim yerin kendi ülkem ve ilim Elazığ olacağını çoktan tespit etmiştim, oraya da, yani Hazar Gölü sahiline yerleşmeye karar verdim. Benim orada kaba inşaat olarak aldığım ve hem iç mimarisi ve hem de çevre düzenlemesini kendim yaptığım villayı, halen de onu bitirmediğimi Yeni PSK"lı arkadaşlar da biliyorlar. Onu yaparken de Avrupa"daki kazancımdan değil, babamdan kalan 2 arsayı satarak mümkün kıldım

Küçük Beko eski arkadaşlarını suçlayacağına kendi geçmişine bakmalı. Ben, kuruluşundan beri 18 yıl KOMKAR"ın Merkez Yürütme Kurulu üyesi iken Küçük Beko"nun hem Almanca kurslara gitmesi konusunda ve hem de meslek öğrenimi konusunda defalarca çaba harcadığımı biliyorum. En az iki sefer Almanca kursları için, kurs ücretlerini üstlenmemize rağmen, K. Beko gitmedi ve Almancayı öğrenmedi. Aynı şekilde meslek öğrenme konusunda da kendisine öneride bulunmamıza rağmen herhangi bir çaba harcamadı. "Anlayana sivrisinek saz, anlamayana ise davul-zurna az" atasözü Küçük Beko için geçerli. O, hiçbir çaba harcamadan herşeye kavuşacağına inanan bir kişi olsa gerek.

Yine son hırçın yazısında KOMKAR adına tüm açıklamaları 2 yıl süre ile "hem Türkçe ve hem de Kürtçe" kendisinin yaptığını söylüyor. Bu da yalan. Küçük Beko"nun, bırakalım Türlçe yazı stilini, Kürtçe yazı yazma becerisi yok, çünkü öğrenme gereğini duymadı.

Küçük Beko geçen süreçteki "yazılarında" sayın Kemal Burkay"ın ismini vermeden "Büyük Abi"den" bahsediyor ve benim onun emirleriyle hareket ettiğimi söylemek istiyor. Bu iddia hem bir spekülasyon ve hem de tabanını manipüle etmek için bir çabadır.

Küçük Beko, unutma ki ben 45 yıl aktif siyasi çalışma içinde oldum ve 2015 yılı sonlarında 6 yıllık bir aradan sonra yeniden örgütlü mücadeleye döndüm. Benim bu kadar yıllık deneyimimden sonra akıl hocalarına ihtiyacımın olmadığını aslında sen de çok iyi biliyorsun.

Ha, sayın Kemal Burkay"ın benim büyük abim olup olmadığına gelince; evet, o şahsiyet hem yaş olarak, hem de siyasi olarak ağabeyim. Ama, ben son 1 yıldır sayın K. Burkay ile hiçbir örgütsel konuyu konuşmadım, hem de ne yurtiçi ve ne de yurtdışı konularını.

Sen dahil, sizinle beraber hareket edenler başınızı iki avucunuzun arasına alıp biraz düşünün:

- Özgürlük Yolu hareketini kuran şahsiyet Kemal Burkay değil mi?

- PKK karşısında tüm saldırılara rağmen, ki onun Genel sekreterlik döneminde PKK"nın saldırıları sonucunda hem ülke içinde ve hem de ülke dışında yoldaşlarımızı katletmelerine, derneklerimizi ve genel merkezimizi yakmalarına, sayın Burkay başta olmak üzere ben de dahil 14 yoldaşımızı ölüm listesine almalarına rağmen, onun da sayesinde PKK dışında ayakta kalan tek hareket ÖZGÜRLÜK YOLU olmadı mı?

- Kürdistan"ın dört parçasına bir bakalım. Kemal Burkay, 1992"den beri Genel sekreterlik görevinden istifa etmek isteyen şahsiyet değil mi? Günümüze kadar hangi Kürt partisinin genel sekreterliği gönüllü olarak görevinden istifa etmeyi istemiş?

- Kemal Burkay, hem genel sekreterlik döneminde hem de daha sonraki siyaset döneminde Kürdistan"ın dört parçasında sevilen ve saygı gösterilen bir siyasetçidir.

-Kemal Burkay sadece genel sekreter olarak değil, Türkçe ve Kürtçe dillerinde basılan 40 dan fazla eseriyle aynı zamanda Kürdistan tarihine geçen bir şahsiyettir.

- Burkay değil mi ki, örgütün birliği ve bütünlüğü için çaba sarf edip, diğer Kürdistani partilerle birlikten yana siyaset güden genel sekreter olmamış mıdır?

Ama sen ve senin gibiler ne yapıyorsunuz, onun itibarını düşürmek için her türlü manipülasyon ve yalanlara başvuruyorsunuz.

Sayın Kemal Burkay, şüphesiz kendisini savunacak bir şahsiyettir, amacım onu savunmak değil, Mesut Tek ve senin gibilerden ötürü Burkay düşmanlığına karşı tavır almamın gerekliliğidir.

Bu anlamda "Kumar oynayan sonunda kaybeder" atasözünü hatırlatmakta yarar görüyorum. PKK"nın başaramadığını size havale ettiğini görüyorum. Ne olursa olsun, Kemal Burkay"ın itibarını zedelemeyi size havale etmiştir ve siz de bunu yapmak için her türlü ahlaki ve etik olmayan yöntemlere başvuruyorsunuz.

Manipülasyonlarınız sadece sayın Kemal Burkay"la da sınırlı değil.

Ben, bu manipülasyonları gelecek yazımda irdelemek üzere okuyucularıma selam ve esenlikler diliyorum.

Denge Kurdistan
Köln, 17 Ocak 2017

**********************************

Ek.Tarihi Fri Feb 10, 2017 10:00 am Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Polemik
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Polemik:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution