Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   Gesellschaft für bedrohte Völker/PRESSEMITTEILUNG Göttingen   Haşdi Şabi ve Irak’ın 'Kerkük seferi' ne idi ne değildi?   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN   Hüseyin Akıncı:Yetersizlik, İhanetin Kapısını Açan Anahtardır   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (09) HER BÎJI KURDİSTAN   Bagdad-Angriff auf Kurden in Kirkuk   Bülent Tekin:YAZAR BÜLENT TEKIN ILE SÖYLEŞI   Son dakika! Barzani'den Kerkük açıklaması   Dr. Cherly Benard:Kürdistan, Amerikan bağımsızlık tecrübelerinden neler öğrenebi   Dr.İsmet Turanlı:Tarihten korkmayanlar, utanmayanlar
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Dünya

Halil Sipan:Geçmişi unutturmaya çalışanlara… -15.12.2015

Uluslararası güçler, başta ABD olmak üzere, Gülen cemaati, Erdoğan ve AKP'ye destek verdi. Devlet çeteleri ve onun artıklarını kısmen de olsa topladılar

Uluslararası güçler, başta ABD olmak üzere, Gülen cemaati, Erdoğan ve AKP'ye destek verdi. Devlet çeteleri ve onun artıklarını kısmen de olsa topladılar. Böylece İmralı adası'nın kontrolünü AKP hükümetine geçti. Ancak demokrasi kültüründen yoksun olan AKP, Kürt sorunu ve temel demokrasi konusunda adım atacağı yerde, yabanı bir ot gibi kendi tarihsel köklerine dönmeye başladı ve yüzünü de eski Osmanlı topraklarına çevirdi. İçten devletin tüm kurumlarını kendi politik çıkarları doğrultusunda yeniden dizayn etti. Erdoğan Kürt sorunu benim de sorunumdur diyerek yalan ve demagojilerle Kürtlerin de desteğini aldı.

13 yıllık AKP hükümeti dal ve budaklarla uğraştı. Türkiye'nin temel ve ciddi sorunları çözme yerine, insanları sahte imam vaazlarıyla kandırmaya çalıştı. Kürt sorunu seçimler için hep bir joker olarak kulandı. Kürt dili ile eğitimin Türkiye'yi böler dedi ve ardında Kürtçe TRT 6 açtı. Daha sonra bunun da İlker Başbuğ'un projesi olduğu gerçeği ortaya çıktı. AKP'nın Kürt sorunu çözüme diye bir politikası bu güne kadar olmadı.

AKP çözüm süreci, Öcalan üzerinde çok alçakça ve sahtekârca bir politika izledi. Öcalan dan PKK'yı tasfiye ve silahları bıraktırmak için yaralandı. Bu sahtekârlığın ismine de "müzakere" dedi. Kuşkusuz bu olumsuzluklardan PKK'nın da payı büyüktür. Kürt halkının ulusal ve toplumsal kurtuluş mücadelesi siyasi birleşenleri, devlet ve PKK tarafından dışlandı. Devlet ve PKK, Kürt sorunu kendilerine dar bir minder yaparak ve üzerinde oturup bir birilerini kullanmaya çalıştılar. Bu anlayışın sonu, kin nefret ve bu gün yaşanan savaşın zeminini oluşturdu. Bugün bunu daha iyi görüyoruz.

7 Haziran'da 80 Milletvekili çıkaran, HDP'yi kara kazan hikâyesine çevirdiler. Bir kesim alttan ayaklarından tutup kazanın içine çekmeye çalıştı, diğer bir kesim'de yukarda onun kafasına basıyordu. Duran Kalkan HDP Koalisyona girerse "Düzen partisi" olur diyordu.

HDP'in koalisyonunu için AKP-CHP işaret etmesine karşı çıkarak HDP'yi pasiflikle suçladı… Daha sonra HDP’yi halkın içine çekilmeye çağırdı. Bu anlayış, HDP'yi ayaklarından asılarak onu kazanın içine çekip boğmaya çalışan bir politika idi. Bu 6 milyon kişinin iradesine karşı bir saygısızlıktı. Duran Kalkan'a sormak lazım, sen Kemalist cumhuriyeti hangi mücadele araçlarıyla demokratikleştireceksin?

Oysa ki PKK ortaya çıkarken, Vietnam ulusal kurtuluş mücadelesini bir kopya olarak aldı. Hiçbir şey, bağımsızlık ve özgürlükten daha değerli değildir, şiarlarıyla ortaya çıktı. Kaldı ki, Vietnam kurtuluşu mücadelesi 3 aşamadan geçti.

1.) silahlı mücadele başlangıcı
2.) silahlı mücadele ile siyasi mücadele at başı gibi birlikte yürüdüğü dönemdir.
3.) aşama, siyasi mücadele silahlı mücadeleye önderlik yaparak onu zafere götürdüğü aşamadır… Vietnam devrimi üzerinden yıllar geçti, maalesef dünya da bir çok şey gelişerek değişti.

Fakat PKK'nın silahlı gücü, siyaseti denetleme ve yönlendirmek için bir amaç olmaktan çıkamadı. Bu anlayış giderek siyasi mücadelenin kanallarını daraltarak ona zarar verdi. Oysaki silahlı güç, siyasi mücadelenin önünü açmalı ve ona güvenmelidir. Denetim ve kontrol aracı olmaktan çıkmalıdır. Kuzey Kürdistan da, gelişen siyasi mücadele, silahlı mücadelenin önüne çıkmıştı Fakat PKK bunu görmek istemedi.

Oysaki Kürt halkı, yüzünü siyasi ve demokrasiye mücadelesine çevirmişti. 30 yıllık savaşın ağır bedelleri ödeyen Kürt halkı geride bıraktığı eski ortama dönmek istemediğinin mesajını da 7 Haziran seçimi’nde vermiştir. Sorunlarını demokratik barışçıl yöntemlerle çözümünden yana tavır belirtmişti. Başta AKP'de bundan büyük rahatsızlık duymuştu.

Bugün Türk hükümetini savunan Kürtler, bir dönsünler ve bu hükümetin 6 aylık bir geçmişine bakınlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan ilk seçim mesajı " Türkiye halkı demokrasiden yana tercihini yaptı" dedi. Fakat bu lafta kaldı ve Erdoğan halkın iradesine saygı göstermedi. Erdoğan'ı takip eden Davutoğlu, " HDP ya demokrasiden yada terörden yana tavrını koymalıdır " dedi. Türklerin bir deyim mi var "dinime küfredenin, bari imanı olsa" Demokraside dem vuran ve demokrasi'nin D, sini kavramayan Davutoğlu, hiç sıkılmadan demokrasiden de söz ediyor. Türkiye'yi bu hale getiren AKP'de değil midir? İktidarda kalmak için ortalığı doz-dumana çeviren ve bu savaşı başlatan T.C. hükümeti değil midir? Başta Kürdistan ve Türkiye halklarının çıkarlarına olmayan ve amacı "belli" olmayan bu savaşın sorumlusu kim? 21 Temmuz Suruç katliamı ile Ceylanpınar’daki iki polis olayları ve ardında uçakların Kandili bombalanması birbiriyle bağlantılı değil midir?. Bu olayların kan izleri devlette doğru uzanmıyor mu?. Hükümet bu olayların faillerini bulacağı yerde, bir "taşla üç kuşu vurmayı" planlama dimi?. "Müzakere" dediği yalanı, Erdoğan hangi yetkiyle onu buzdolabına koydurdu.?

Kaldı ki Kürt ve Kürdistan sorunu salt bir PKK’ sorununda değildir. Hükümeti savunan Kürtler ve ona avukatlık yapanlar, o zaman bu Hükümet neden Kürt sorunu bir varmış ve bir yokmuş hikayesine çevirdi…'Bazı kesimler yıllardır iddia ediyorlar ki PKK bir devlet projesidir' peki bu devleti 13 yıldır yöneten bu hükümet değil midir?… Siz buna ne diyeceksiniz.? Bu politikalarla mı Kürt halkının Bağımsızlığı yada eşit bir Federasyon savunacaksınız..?

Diğer tarafta, Kürt halkına dayadığı bu haksız savaşı, HDP ve onun "birleşenleri" neden bunu ulusal ve uluslararası kamuoyunda teşhir etmeyi önüne bir görev olarak koymadı? Gezi Parkı eylemlerinde kendini kepçe önüne atan adamlar… HDP Türkiye partisi ise, Kürdistan, Türkiye genelinde ve Avrupa'da Demokratik barışçıl sivil eylem biçimleri neden tercih edilmedi? PKK, hiç bir ulusal ve uluslararası hazırlık yapmaksızın Kürt toplumunu, halk savaşına çağırarak ve bazı Kürt şehirlerinde de "özyönetimi" ilan ederek, halkı devletin orantısız gücü ile karşı karşıya bıraktı… Bu şehirleri mevcut güçle korunamayacağına göre, neden halkı silahlı barikatlara kurban ediliyor? Geçmişte 4000 köy yakıldı ve yıkıldı binlerce Kürt Türkiye'nin kentlerine göç etti ve bunun karşılığı 'Demokratik Cumhuriyet projesi mi olacaktı..? Bir yanda ulusal ve uluslararası arana da, Demokratik Cumhuriyeti savunarak ve resmi olarak deklere edeceksin, diğer yandan halkı silahlı ayaklamaya çağırarak "demokratik özerklik" ilan edeceksin? Türk devletinin bugün Kürdistan'da yaptığı insanlık dışı ve barbar uygulamalarına karşı,Türkiye ve Dünya kamuoyu neden sesizdir?..Kürt aydin ve siyasi çevreler bunu hiç kendinden soruyor mu…?

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin hunharca katledilmesini nefretle kınıyorum…!
Kaynak: http://kurdinfo.com

Ek.Tarihi Tue Dec 15, 2015 10:00 am Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Dünya
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Dünya:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution