Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (14) HER BÎJI KURDİSTAN   Dr.İsmail Beşikci:Dağ Kavmi-II-10..06.2018   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (13) HER BÎJI KURDİSTAN   İBRAHİM GÜÇLÜ- 09.06.2018   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   HDP ÜZERİNE!   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Mim Yavuz Binbay:SLOGAN, HAMASET VE KARŞITLIK SİYASETMİDİR?-05..06.2018   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Polemik

01) Barzani Türkiye’de-09.12.2015

Federal Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani Ankara’ya geldi.

Federal Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani, Ankara’daki temasları kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davuoğlu ile bir görüşme gerçekleştirecek.

Demirtaş: Türkiye’nin batısı “Savaş bitsin” sesini yükseltmeli

HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, “Hükümet eğer sokağa çıkma yasakları ve baskı politikasından sonuç alınamayacağına ikna olursa, özellikle de batı kamuyonun baskı yaparsa çözüm sürecine dönülebilir” dedi.

02) Gollum, Can Dündar ve Türkiye'nin özeti–09.12.2015

"Gollum korkunç görünüyor ama sonuçta hepimizi kurtarıyor. Ama tabii bu yaklaşımın beni iki yıl hapisten kurtarıp kurtarmayacağına emin olamam." –

İngiliz İşçi Partisi’nin eski başkanı Ed Milliband ile bir tesadüf eseri Paris’te karşılaştığımızda sohbet hiç de sürpriz olmayacak şekilde “IŞİD ve Türkiye” başlığına geliyor.

“Sizce” diyor Milliband, “Türkiye IŞİD’in büyümesini engelleyebilir miydi?”

IŞİD’in yapısal olarak nereden geldiğini, diğer radikal İslamcı gruplardan, örneğin öncülü El Kaide’den neden ayrıldığını, -ayaküstü ne kadar anlatılabilirse- anlatmaya çalışıyorum.

Sorusuna cevabım çok net değil ama şunu ifade edebiliyorum: “Türkiye IŞİD’in doğuşunu ve yayılımını engelleyemezdi ama oluştuğu ilk zamanlar kayda değer bir strateji oluştursaydı, onu gerçek bir tehdit olarak algılasaydı adam devşirme ve finansal büyüme damarlarını ciddi biçimde daraltabilirdi.”

Milliband da benimkilerle örtüşen görüşlerini iletiyor ve ardından sözü Türkiye’de muhalefetin durumuna getiriyor. CHP’yi, HDP’yi soruyor, gazetecilerin hapsedildiğinden dem vuruyor. Can Dündar ve Erdem Gül’ün hapse atılmasındaki sebebi anlamaya çalışıyor.

Ve sonra…
Aslında tüm bunlara cevap olan ‘o konuya’ geliyor.
“Şu Yüzüklerin Efendisi olayı gerçek mi? Yani gerçekten Cumhurbaşkanı Gollum karakteri nedeniyle dava açtı mı bir doktora?”

Evet açtı.
Bu kadar. Daha da birşey söylemiyorum. Gülümsüyor.

** Ertesi gün Brezilya’da yaşayan Washington’lı bir avukatla ile yemek yiyoruz.
Söz dönüp dolaşıyor Can Dündar ve Erdem Gül’ün niye hapis yattığına geliyor.

“İnsani yardım taşıdığı belirtilen MİT TIR'larının içinde, ilaç kutularının altında gizlenmiş vaziyette silah bulunduğunu gösteren fotoğraf ve videoyu gazetesinde yayınladığı için casusluk suçlamasıyla içeride” diyorum.

“Bu gazeteciliktir, nasıl yani” diye anlamaya çalışıyor.

Yandaş basının bu durumu “Ama Wikileaks belgelerinin bir kısmını tedarik eden er Ben Bradley de, Wikileaks’in kurucusu Julian Assange da, NSA belgelerini bir gazeteciye veren Edward Snowden da yargılanıyor” diye meşrulaştırmaya çalıştığını söylüyorum.

Avukat arkadaşım izan sahibi bir insan gibi şunu hatırlatıyor: “Assange’ın verdiği belgeleri basan El Pais, Der Spiegel, New York Times, Guardian, Le Monde’un yayın yönetmenleri yargılanıyor mu? Ya da Snowden’ın belgelerini haber yapan Glen Greenwald casusluk suçlamasıyla karşılaşıyor mu?”

Hah işte, biz de bunu söylüyoruz diye geveliyorum.
Ve sonra…
Söz dönüp dolaşıp yine ‘o konuya’ geliyor.
“Gollum olayı bir internet şakası gibi. Her geçen gün daha da tuhaflaşıyor. Siz bununla nasıl yaşıyorsunuz?”

** Okur yazar dünyanın şaşkınlıkla izlediği, küçük sohbetlerine malzeme olan konuları bizler hayat diye yaşıyoruz.

Nasıl yaşıyoruz? Valla bilmiyorum, bir şekilde zaman akıp geçiyor heralde.

International Herald Tribune’ün pazartesi günü birinci sayfasından anonslanmıştı ‘durumumuz.’

“Gollum kötü mü? Türkiye’de hapse girmek bu sorunun cevabına bağlı” şeklindeydi uzun makalenin başlığı.

“Türkiye’de bir doktor Gollum’u Cumhurbaşkanı Erdoğan ile karşılaştıran bir internet meme’ini paylaştığı için hapisle yargılanıyor. Türk hukukuna göre Cumhurbaşkanı’na hakaret bir suç. Doktor Çiftçi bu paylaşımının ardından işini kaybetti, şimdi de iki yıl hapisle yargılanıyor… (Gollum’un yaratıcısı ve Yüzüklerin Efendisi serilerinin yazarı) J.R. Tolkien’in eserlerini inceleyen yıllık bir yayının editor olan ABD’li edebiyatçı Michael D. C. Drout olayı ABD’den takip ediyor.”

Makalenin yazarı Katie Rogers’a görüşlerini bildiren Drout şöyle diyor: “Gollum’un kötü olduğuna dair fikir birliği olduğunu düşünmüyorum. Gollum, Yüzüklerin Efendisi’ndeki en trajik karakter. Aslında konu şu: Gollum, bilerek ve isteyerek değil ama kazara dünyayı kurtarıyor… Gollum korkunç görünüyor ama sonuçta hepimizi kurtarıyor. Ama tabii bu yaklaşımın beni iki yıl hapisten kurtarıp kurtarmayacağına emin olamam.”

Gollum’un iyi mi kötü mü olduğunu Yüzüklerin Efendisi filminin yönetmeni Peter Jackson ve senaryo yazarları Fran Walsh’un görüşleriyle ‘ortaya çıkarmaya’ uğraşan makale şöyle bitiyor: “Gollum ile ilgili tartışma aptalca görünebilirdi. Eğer Erdoğan bir ülkenin Cumhurbaşkanı ve bir kişinin hapis yatıp yatmayacağı bu tartışmaya bağlı olmasaydı. Gazeteciler de buna benzer baskılara uğruyor. Kasım ayındaki seçimden zaferle çıkan Erdoğan’ın partisi AKP, iki önemli gazetecinin hapse atılacağı ortaya çıkınca binlerce kişi tarafından protesto edilmişti.”

** Biz elbette ‘daha ciddi konuları’ da tartışmaya devam ediyoruz. Rusya krizi, Bağdat krizi, ‘paralel yapıyla’ mücadele, başkanlık istiyor muyuz istemiyor muyuz, IŞİD ile mücadele vesaire.

Fakat bugün itibariyle Edirne’nin dışına çıkıp Türkiye’ye baktığımızda…

Can Dündar’ın hapiste oluşu ve Gollum’un yüz ifadesi ülkenin üzerinde bir bayrak gibi dalgalanıyor.

Kader utansın. *** EZGİ BAŞARAN / RADİKAL

03) ABD’nin BM Temsilcisi: Türkiye, Irak hükümetinden izin almalıydı–09.12.2015

ABD’nin Birleşmiş Milletler Temsilcisi Samantha Power, Türkiye’nin Musul’a asker sevkiyatı hakkında Irak hükümetinden izin alması gerektiğini söyledi. –

ABD’nin Birleşmiş Milletler (BM) Temsilcisi Samantha Power, Türkiye’nin Musul’un 13 kilometre yakınında bulunan Başika kasabasına asker konuşlandırılmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun asker sevkiyatının iki ülke arasındaki anlaşma gereği yapıldığı sözlerini hatırlatan Power, “Irak’ta bizim de yaptığımız gibi tüm ülkelerin Irak hükümeti ile koordineli ve hükümetin rızasıyla hareket etmesi gerektiğine inanıyoruz” şeklinde konuştu.

Bir gazetecinin, Irak ile Türkiye arasında yaşanan asker sevkiyatı krizinde Amerika’nın nerede durduğu sorusu üzerine Power, iki ülke başkentine siyasi diyalog çağrısı yaptığını dile getirdi.

Power, “Irak hükümetinin izni ile hareket edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Türk askerlerinin ilk görevlendirilmesi anladığımız kadarı ile Irak hükümeti ile müzakere halinde gerçekleşmiş. Ek görevlendirmenin de aynı şekilde olmasını ümit ediyoruz” diye konuştu.

Türkiye askerinin görevlendirilmesi ile ilgili Irak hükümetinin gerekli ayrıntıyı bilmesi gerektiğini dile getiren Power, aynı şekilde Bağdat’ın, sevk edilen askerleri görebilmesinin de gerekli olduğunu söyledi.

Rusya ile Türkiye arasında yaşanan krizin Suriye’deki barış görüşmelerine etkisinin sorulması üzerine ise Power, Viyana sürecinin devam ettirilmesi gerektiğinin belirterek, “Viyana sürecinin etkili olabilmesi için bölgedeki tüm ülkelerin bir araya gelmesi çok önemli” dedi.

BM Güvenlik Konseyi, Rusya’nın talebi üzerine öğleden sonraki toplantısında Türkiye’nin Irak ile Suriye’deki faaliyetlerine ilişkin kapalı bir oturum gerçekleştirecek.

Ne olmuştu?

Türkiye, 5 Aralık günü, Siirt 3. Komando Tugayı’ndan askerler ve 25 tank IŞİD kontrolündeki Musul’un 13 kilometre yakınında bulunan Başika kasabasına göndermişti.

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne bağlı Başika’da TSK askerleri peşmerge güçlerine bir yıldır eğitim verdiği kamp, askeri üsse dönüştürülmüştü.

Musul’a gönderilen asker sayısı BBC’ye göre; 100, Anadolu Ajansı’na (AA) göre 150, Milliyet’e göre 1200, Hürriyet’e göre ise en son gönderilen 400 askerle birlikte toplam 600.

Türkiye’nin Irak’a asker göndermesine, Irak Başbakanı Haydar el-İbadi tepki göstermiş ve “egemenliğin ihlali ve iyi komşuluk ilişkisi prensiplerine aykırı” olarak nitelendirmişti.

İbadi’nin ofisinden dün yapılan yazılı açıklamada ise “Irak, bu güçlerin 48 saat içerisinde çekilmemesi halinde Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyine (BMGK) müracaat dahil mevcut tüm seçeneklere başvurma hakkına sahiptir” ifadesine yer verilmişti.

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Sözcüsü Sefin Dizayi ve Başbakan Ahmet Davutoğlu ise üssün eğitim kampı olduğunu söylemişti.

Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani, “Bizim bildiğimiz Türkiye ve Irak’ın, Musul’un çevresine konuşlanan Türk askerleri konusunda, daha önce anlaştığı yönündedir” demişti.

Irak Başbakanı Haydar El İbadi, Türkiye’ye verilen 48 saatlik mühletin dolmasından sonra yazılı bir açıklama yaparak, “NATO, Türkiye’nin askerlerini Irak topraklarından çekmesi için otoritesini kullanmalı” dedi.

ABD de Türkiye askerinin Musul’a gitmesiyle ilgili, Irak hükümetinin rızası olmadan ülke içine asker konuşlandırılmasını desteklemediklerini açıklamıştı.

04) Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhuriyet gazetesinden Mahmut Ilıcalı’ya konuştu –09.12.2015
Demirtaş’ın açıklamalarından başlıklar şöyle:

Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanması

“Türkiye toplumu reflekssiz hale getirildi. Dolayısıyla Can ve Erdem’e de yapılanlar büyük bir infiale neden olmuyor. Aslında büyük bir infialin gerekçesidir, ancak ortaya çıkmıyor..–

“Bu normal bir durum değil. Aslında toplumda tepki ve öfke var. Bunu örgütlemeye, bilinçli bir siyasi hamleye dönüştürme konusunda muhalefet yetersiz kalıyor. Biz de dâhil olmak üzere.

Çözüm süreci

“Hükümet eğer sokağa çıkma yasakları ve baskı politikasından sonuç alınamayacağına ikna olursa, özellikle de batı kamuyonun baskı yaparsa çözüm sürecine dönülebilir. Ama Türkiye’nin batısı bu kadar sessiz kalmaya devam ederse bu genelde savaş politikasına destek olarak algılanır.

“Biz Türkiye’nin batısının “Savaş bitsin” sesini yükseltmesini istiyoruz. Bunu söylemeye korkuyorlar. Barış ve müzakere diyenleri vatan haini ilan ediyor hükümet. Süreç başlasın çözüm demeyeni vatan haini ilan edecekler.

Çatışmalar

“Devlet şunu göze almış durumda: Oradaki halkın tamamı da ölse kesinlikle “PKK’yi yendik” noktasına gelmeden vazgeçmeyeceğiz diyorlar. Halkta da şöyle bir kararlılık var: Bütün şehiri de yaksalar, hepimizi de öldürseler biz de bu hendekleri kapatmayız.

“1984’ün 15 Ağustos’u (PKK’nin ilk silahlı eylemi) gibi bir durum. Ya Türkiye Cumhuriyeti Devleti, PKK ilk dağa çıktığında “3-5 çapulcudur, biz bunları hallediriz” diyerek o hatayı yapmaya devam edecek ya da “Burada halk iradesi var” deyip, “3-5 genç hendek kazmış” demekten vazgeçip ciddiye alacak. Masaya dönüş yapması lazım. Hendeği başkası kapatamaz. Ne HDP, ne AKP hendeği kapatamaz.

“Kemal (Kılıçdaroğlu) Bey gidebilmeli mesela hendeklerin başına. Diyalog kurulması ve müzakere edilmesi konusunda bir fikri var. Tam da bugünlerde bunların söylenmesi lazım. Üç ay sonra söz söyleme günü bitmiş olabilir.

“(Liderlere ‘Gelin birlikte gidelim’ mi diyorsunuz? sorusu) Gidebiliriz. Başbakan’a da çağrı yaptım. Beraber gidelim dedim. Çocukları, gençleri dinleyelim dedim. Sen İsrail Başbakanı mısın ki Filistin’e savaş açmış gibi “Hepsini gömeceğiz” diyorsun. İşin bu senin, bu yüzden mi seçildin?

Tahir Elçi

“Elçi’yi vuran; görüntüler ve tanıklardan yola çıkarak kesinlikle polis silahıdır. Kurşunun polisin silahından çıktığı netleşse bile hangi niyetle ateş edilmiş bilemeyeceğiz. Yanlışlıkla mı ateş etmiş, kaçanları vurmak için mi ateş etti? Yoksa gerçekten Elçi’yi mi hedef aldı; bilemeyeceğiz.

“Orada polis dışında ateş eden yok. Ateş eden silah bulunsa bile bunun cezasızlıkla sonuçlanacağını düşünüyorum. Polis diyecektir ki: “Ben kaçan polisleri vurmaya çalıştım. Tahir Elçi’yi vurduğumu bilmiyorum bile.” Bunun aksini ispatlamak da imkânsız olduğu için dosya kapacak. Roboski’ye benzer bir süreç yaşanabilir.”

05) Putin: Umarım IŞİD’e karşı nükleer silah kullanmaya gerek kalmaz –09.12.2015

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Savunma Bakanlığı'nı, Rus ordusunun IŞİD'le mücadelede kullandığı silahların etkilerini analiz etmekle görevlendirdi. Putin "Umarım terörle mücadelede nükleer silahlara asla ihtiyaç duymayız" diye konuştu–

Sputnik'te yer alan habere göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ile dün bir araya gelerek Suriye'de yürütülen terörle mücadele operasyonu hakkında bilgi aldı. Şoygu'ya Rus Hava Kuvvetleri'nin Suriye'de kullandığı silahların etkilerinin analiz edilmesi görevi veren Putin, "Çatışma alanında yaşanan her şeyi, silahların nasıl çalıştığını analiz etmeliyiz. Deniz bazlı kruz füzeleri ve havadan atılan kruz füzeleri etkilerini çok iyi kanıtladı. Bu füzeler yeni, modern ve çok etkililer. Artık kesin olarak biliyoruz ki hassas silahlar hem konvensiyonel hem de nükleer başlıklarla donatılabilir" dedi.

Öte yandan terörle mücadelede nükleer silahların gerekli olmadığını vurgulayan Putin "Umarım böyle bir şeye asla ihtiyaç duymayız" ifadesini kullandı.

Bu açıklamanın yanı sıra Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da Putin'in Türk jetleri tarafından düşürülen Su-24 savaş uçağının kara kutusunun incelenme sürecine Türkiye'nin de katılması yönünde bir emir vermediğini açıkladı.

Gazetecilerin "Putin, karakutunun incelenmesine Türk uzmanların da katılmasına destek mi verecek yoksa karşı mı çıkacak?" sorusuna yanıt veren Kremlin Sözcüsü Peskov, "Bu soruya yanıt vermeye hazır değilim. Vladimir Putin bu konuda hiçbir yorumda bulunmadı. Karakutu analizinin detayları, Rusya Savunma Bakanlığı tarafından belirlenecek" dedi.

06) HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, –09.12.2015

Demirtaş: Türkiye’nin batısı “Savaş bitsin” sesini yükseltmeli –

.

“Hükümet eğer sokağa çıkma yasakları ve baskı politikasından sonuç alınamayacağına ikna olursa, özellikle de batı kamuyonun baskı yaparsa çözüm sürecine dönülebilir” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhuriyet gazetesinden Mahmut Ilıcalı’ya konuştu.

Demirtaş’ın açıklamalarından başlıklar şöyle:

Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanması

“Türkiye toplumu reflekssiz hale getirildi. Dolayısıyla Can ve Erdem’e de yapılanlar büyük bir infiale neden olmuyor. Aslında büyük bir infialin gerekçesidir, ancak ortaya çıkmıyor.

“Bu normal bir durum değil. Aslında toplumda tepki ve öfke var. Bunu örgütlemeye, bilinçli bir siyasi hamleye dönüştürme konusunda muhalefet yetersiz kalıyor. Biz de dahil olmak üzere.

Çözüm süreci

“Hükümet eğer sokağa çıkma yasakları ve baskı politikasından sonuç alınamayacağına ikna olursa, özellikle de batı kamuyonun baskı yaparsa çözüm sürecine dönülebilir. Ama Türkiye’nin batısı bu kadar sessiz kalmaya devam ederse bu genelde savaş politikasına destek olarak algılanır.

“Biz Türkiye’nin batısının “Savaş bitsin” sesini yükseltmesini istiyoruz. Bunu söylemeye korkuyorlar. Barış ve müzakere diyenleri vatan haini ilan ediyor hükümet. Süreç başlasın çözüm demeyeni vatan haini ilan edecekler.

Çatışmalar

“Devlet şunu göze almış durumda: Oradaki halkın tamamı da ölse kesinlikle “PKK’yi yendik” noktasına gelmeden vazgeçmeyeceğiz diyorlar. Halkta da şöyle bir kararlılık var: Bütün şehiri de yaksalar, hepimizi de öldürseler biz de bu hendekleri kapatmayız.

“1984’ün 15 Ağustos’u (PKK’nin ilk silahlı eylemi) gibi bir durum. Ya Türkiye Cumhuriyeti Devleti, PKK ilk dağa çıktığında “3-5 çapulcudur, biz bunları hallediriz” diyerek o hatayı yapmaya devam edecek ya da “Burada halk iradesi var” deyip, “3-5 genç hendek kazmış” demekten vazgeçip ciddiye alacak. Masaya dönüş yapması lazım. Hendeği başkası kapatamaz. Ne HDP, ne AKP hendeği kapatamaz.

“Kemal (Kılıçdaroğlu) Bey gidebilmeli mesela hendeklerin başına. Diyalog kurulması ve müzakere edilmesi konusunda bir fikri var. Tam da bugünlerde bunların söylenmesi lazım. Üç ay sonra söz söyleme günü bitmiş olabilir.

“(Liderlere ‘Gelin birlikte gidelim’ mi diyorsunuz? sorusu) Gidebiliriz. Başbakan’a da çağrı yaptım. Beraber gidelim dedim. Çocukları, gençleri dinleyelim dedim. Sen İsrail Başbakanı mısın ki Filistin’e savaş açmış gibi “Hepsini gömeceğiz” diyorsun. İşin bu senin, bu yüzden mi seçildin?

Tahir Elçi

“Elçi’yi vuran; görüntüler ve tanıklardan yola çıkarak kesinlikle polis silahıdır. Kurşunun polisin silahından çıktığı netleşse bile hangi niyetle ateş edilmiş bilemeyeceğiz. Yanlışlıkla mı ateş etmiş, kaçanları vurmak için mi ateş etti? Yoksa gerçekten Elçi’yi mi hedef aldı; bilemeyeceğiz.

“Orada polis dışında ateş eden yok. Ateş eden silah bulunsa bile bunun cezasızlıkla sonuçlanacağını düşünüyorum. Polis diyecektir ki: “Ben kaçan polisleri vurmaya çalıştım. Tahir Elçi’yi vurduğumu bilmiyorum bile.” Bunun aksini ispatlamak da imkansız olduğu için dosya kapacak. Roboski’ye benzer bir süreç yaşanabilir.”

07) Bağdat, Türkiye ile ticareti yasakladı–09.12.2015
Bağdat İl Meclisi, Türkiye mallarının kente girişini ve Türkiye firmaları ile ticareti yasakladı.

Peşmergeye eğitim için Başika’ya giden Türkİye askeri nedeniyle Irak’ın başkenti Bağdat’ta Türkiye’den gelen mallara ambargo kondu.– Bağdat İl Meclisi, Türk mallarının kente ithalini yasakladı. Yasak, Türkiye firmalarıyla herhangi bir sözleşmenin yapılmasını da kapsıyor.

NTV'nin haberine göre Bağdat İl Meclisi, Türkiye’nin ülke egemenliğini ihlal ettiği gerekçesiyle birçok ilde Türkiye mallarının boykot edileceğini açıkladı. Şu an il meclisleri düzeyinde kalan ambargonun piyasalara yansıması beklenmiyor.

Irak'ın ithalatının neredeyse yarısının Türkiye'den yapıldığını belirten yetkililer, Türkiye mallarının boykotu konusunda Iraklı tüketicilere yasak getirilemeyeceğini belirtiyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait bir grup asker, Peşmergeyi eğitmek için Musul'un Başika bölgesindeki asker sayısını artırmıştı. Irak’tan yapılan açıklamada, Türkiye askerlerinin bölgeden çekilmesini istemişti.

08) basına abartılı bir şekilde yansıtıldı –09.12.2015

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Irak’la yaşanan Musul sorununa ilişkin, “Basına biraz abartılı bir şekilde yansıtıldı” dedi –

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda gündemle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Suriye’de yaşananların ‘yakın tarihin yaşandığı en büyük insani dramdan birisi’ olduğunu söyleyen Kalın, Viyana toplantılarının da siyasi geçiş süreci için önemli platformlardan birisi olduğunu belirtti.

Suriye’nin geleceğinde Esad’ın yerinin olmadığını

09) KCK davasında 68 kişinin ifadesi yeniden alınacak–09.12.2015

Diyarbakır 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen KCK ana davasında 68 sanığın ifadeleri yeniden alınacak. –

Özel yetkili mahkemelerin kapatılması ile Diyarbakır 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen KCK ana davasında mahkeme ifadeleri alınmayan 100'e yakın sanığın savunmalarını almak için harekete geçti.

2'nci Ağır Ceza Mahkemesi, Kürtçe savunma yapmak istedikleri için mikrofonları kapatılan 68 sanığın da aralarında bulunduğu 100'e yakın sanığı, delil ikamesi ve ifadelerinin alınması için duruşmaya çağırdı.

Mahkemenin öncelikli olarak davanın başından ana dilde savunmaya imkan tanıyan yargı paketinin onaylandığı 2013 yılına kadar Kürtçe savunma yapmak istedikleri için mikrofonları kapatılan ve ifadeleri alınamayan 68 sanığı dinleyeceği belirtildi.

Halen 20'si firari, 167'si tutuksuz olmak üzere 187 sanığın yargılandığı KCK ana davasında 100'e yakın sanığın Ocak ayından itibaren ifadelerinin alınacağı kaydedildi.

İfadeleri alınacaklar arasında özel yetkili mahkemelerin kapatılmasından sonra ana dosya ile birleşen ve şu ana kadar hiç ifadeleri alınmayan KCK davalarının sanıklarının da bulunduğu belirtildi.

10) Tahir Elçi vurulurken polis kameramanı kayıtta değilmiş! –09.12.2015

İfade tutanağında yalnızca sicil numarası yazılan kameraman polis memuru Tahir Elçi'nin vurulduğu anda kendini yere attığını ve görüntü alamadığını söyledi. –

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin öldürüldüğü sırada basın açıklamasını izleyen Foto Film Şubesi’nde görevli kameraman polisin militanların sokağa girdiği ve Elçi’nin vurulduğu anları‘kaydedemediği’ ortaya çıktı.

Polis, silah seslerinin gelmesi üzerine kendisini yere attığını, bu sırada “kayıttan çıktığını” ve yerdeyken tekrar kayda girdiğini iddia etti. “Tanık” sıfatıyla dinlenen polis, “Elçi’nin vurulma ve yere düşme anını görmedim. Kendimi yere atıp kayda girdiğim esnada, kaçan ikinci şahsın görüntüsünü koşarken yakaladım. Ancak hangi istikametten kaçtığını görmedim” dedi.

İfade tutanağında, yalnızca sicil numarası yazılan polis, 28 Kasım’da Tahir Elçi tarafından yapılacak basın açıklaması için Yenikapı Sokak’a geldiklerini anlattı. Basın açıklaması sırasında yanlarında Güvenlik Şubesi’nde üç polisin bulunduğunu, Foto Film Şubesi’nden de kendisi ve fotoğraf çeken bir arkadaşının daha olduğunu ifade etti. “Suç unsuru olabilecek pankartlara odaklandıklarını” kaydeden polis, açıklamanın bittiği anda yaşlı bir kadın ve erkeğin gelip Kürtçe konuştuğunu söyledi.

Polis, “Yaşlı amcanın konuşmasının bitimine yakın birkaç el silah sesi geldi. O silah sesleri Balıkçılarbaşı tarafından, sokak girişinden geldi. Ne oluyor diye dönüp baktım. Yanımızdaki Güvenlik Şube’den polis arkadaşlarımızın ateş ettiklerini görünce kendimi aracın ön tarafında duvarın dibine attım” dedi. Silah seslerinin geldi an başını Balıkçılarbaşı’na bakan kısmı çevirdiği sırada kayıttan çıktığını iddia eden polis memuru, şunları söyledi: “Kendimi yere attığımda ise görüntü almaya devam ettim. Yerde yatan şahsı çektim. Yanındaki silahı ve etrafı çekebileceğim kadar çektim. Ancak teröristleri tam olarak nereden kaçtıklarını, Dört Ayaklı Minare’nin sütununu kendime sütre olarak kullandığımdan çekemedim. Elçi’nin vurulma anını ve yere düşme anını görmedim. Silah seslerini duyarak dönüp baktıktan sonra kendimi yere atıp kayda girdiğim esnada, kaçan ikinci şahıs olduğunu düşündüğüm şahsın görüntüsünü koşarken yakaladım. Ancak hangi istikametten kaçtığını görmedim. Minarenin ayağı bu çekimi almamı engelledi. Yeniden kayda girdiğimde açıklamaya katılan diğer şahısların ise oradan gitmiş olduklarını gördüm.”

Bu arada, soruşturma dosyasında 11 ayrı kaynaktan gelen 134 video görüntüsü var. Bunlardan altısı basın kuruluşlarından temin edildi. Ayrıca PTT’den, MOBESE’den, Foto Film Şubesi ve İstihbarat Şubesi’nin de görüntüler alındı.
İSMAİL SAYMAZ / RADİKAL

11) Türkiye'nin IŞİD ile ilişkileri açık. –09.12.2015

.

.

.

Türkiye'nin IŞİD ile ilişkileri açık. Bugün IŞİD'ciler Beyazıt'ta, polis korumasıyla eylem yaptı –

.

12) Hin Ehrimanî / Kîndarîya Kurd li ser Kurd!–09.12.2015
Ehmed Xelîl

Dema min dîroka me dipeland, ez li hember kîndariyê kurd li ser kurd șatmat dimam, min digot: Gelo, dibe ku ev kîndarî bibe sedema têkçûna Imperetoriya Medan di dest Farisan da sala 550 b.z?–

Dibe ku bihêle hin êlên kurdan bibin hevalbendên dagîrkerên Kurdistanê û li dijî kurdan șer bikin, gondên kurdan talankin? Dibe bihêle șoreșgerê kurd bi destên kurdekî kîndar were kuștin an were hispartinî dagîrkeran?

Lê piștî rûxandina rêjîma fașî li Iraqê û pirsgiraka Surî, ez pê hay bûm ta kîjan pileyê kîndariyê kurd li ser kurd sawdare! Bêtaran bi serên kurdan da dirijîne! Nahêle kurd biyekbin! navî kurdan di cîhanê da pîsdike! Têkoșînê kurda ji bo azadiyê kavildike!

Dibêjin zanyar û stêrnasê Firensî Laplas (1827 m) gotibû:

Ka cihekî li asmana bi mindin, ezê zemînê ji wera bihejînim. Ez jî dibêjim: Ka dermanekî ji kîndariyê kurd ra bi mindin, ezê sozî damezirandinê Dewletê Kurdistanê bi wedim.

Û Çi Dibe Bila Bibe, Dîvê Kurdistan Rizgar Bibe!
sozdarmidi@outlook.com

***

FOTO / KAYNAK: ŞENGÜL ÖZER'DEN

VARTO / GIMGIM DEYİP GEÇMEYİN (GÜZEL GIMGIM'IM)

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

. YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN

01) 09.12.2015

02) –09.12.2015

–

Ek.Tarihi Wed Dec 09, 2015 10:00 am Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Polemik
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Polemik:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution