Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (08) HER BÎJI KURDİSTAN     YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN   Musul sorunu demokratik ulus ve ortak şehir yaklaşımıyla çözülür   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (14) HER BÎJI KURDİSTAN   Hüseyin Akinci:Barış Cümlesinin Anlamsızlaştığı Bir Coğrafyadayız   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (12) HER BÎJI KURDİSTAN   Aydın Engin:Bu hukuki değil siyasi bir dava   Diyarbakırlılar:Muhatap alınmasak da barışı istiyoruz   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Güncel

01)Barzani’den Kürdistan gençlerine ‘öncülük’ çağrısı-27.05.2015

Kürdistan Bölge Başkanı Barzani, gençlerin, Kürdistan’ın savunmasında aldıkları öncülük görevini, Kürd gençlerini iradesizleştiren ve yurtseverlikten uzaklaştıran radikal düşüncelere karşı da üstlenmeleri gerektiğini belirtti.

Kürdistan Özgür Gençlik Örgütü’nün 16’ıncı yıl dönümü vesilesiyle yazılı bir mesaj sunan Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani, gençlik örgütü şahsında tüm Kürd gençelerini selamlayarak başarı dileklerinde bulundu.

Kürd gençlerinin Kürd halkının özgürlük mücadelesininin başarısında en büyük payın sahibi olduğunu dile getiren Barzani, ”Gençlerimizin fedakarlığı ve canlarıı feda etmeleri neticesinde halkımız direnebilmiş ve özgürlüğüne kavuşmuştur” dedi.

Mesajında, ”Kürdistan ve Kürd halkının terör belası nedeniyle en barbar düşmanlardan birine karşı savaştığını ve bu düşmanı yenmeyi başardığını” dile geriten Mesud Barzani, ”Bu başarı nedeniyle şimdi bütün dünyada Peşmerge ve Kürd halkının adı, birlikte barış yaşam ve özgürlükle anılmaktadır” dedi.

Kürdistan gençliğinin birlik olmasını ve kendisini daha aydınlık bir gelecek için hazırlamasını temenni eden Barzani, mesajının sonunda gençlerin, Kürdistan’ın savunmasında aldıkları öncülük görevini, Kürd gençlerini iradesizleştiren ve yurtseverlikten uzaklaştıran radikal düşüncelere karşı da üstlenmeleri gerektiğini belirtti.

BasNews

02) Betreff: Türkische Grenzübergänge in die Kurdengebiete öffnen!–27.05.2015

„Tiefe Gräben und Wälle sichern die Grenzen von Afrin“, berichtete unser Nahostreferent, Kamal Sido, nach seiner 15-tägigen Reise in das umkämpfte Kurdengebiet im äußersten Nordwesten Syriens. Zwei Wochen lang widmete er sich Gesprächen mit Politikern,

Repräsentanten verschiedener ethnischer und religiöser Minderheiten, er führte Interviews mit dem letzten Armenier des Gebietes von Afrin und begegnete Flüchtlingen aus anderen Teilen Syriens, die Schutz im Kurdengebiet gesucht haben.

Doch der Schutz ist bedroht: Afrin, neben Kobani und Cazire, einer der mehrheitlich von Kurden besiedelten Kantone, wird wie die beiden anderen Enklaven von Terroristen des Islamischen Staates (IS) und anderen Extremisten ständig bedroht und eingekesselt.

Noch schlimmer ist die Situation in der nordsyrischen kurdischen Region Kobani. Die IS-Dschihadisten hatten Mitte September mit allen Mitteln versucht, Kobani zu erobern. Nach monatelangen erbitterten Kämpfen gelang es den kurdischen Verteidigern schließlich Ende Januar, den IS aus der Stadt zu vertreiben. Was am Ende blieb ist eine vollständig zerstörte Stadt. Hunderttausend Flüchtlinge, die im September vor den vorrückenden Islamisten geflohen waren, leben bis heute größtenteils in improvisierten Camps auf der türkischen oder auf der syrischen Seite der Grenze. Die Lebensumstände sind katastrophal: Während einer humanitären Mission im November 2014 hat Dr. Dr. Rassoul Faki, GfbV-Mitglied, der die humanitäre Hilfe für Nordsyrien koordiniert, festgestellt, dass die Mehrheit der Kinder und Erwachsenen wegen Mangelernährung und unzureichenden hygienischen Verhältnissen an Magen-Darm, Infektions-, Haut- und Erkältungskrankheiten leidet. Große internationale Hilfsorganisationen sind so gut wie nichts zur Stelle. Die Grenzübergänge zur Türkei, die dringend zur Versorgung der eingekesselten Menschen gebraucht werden, sind geschlossen. Belagert von IS-Extremisten, blockiert von syrischen Regierungseinheiten und im Stich gelassen von der Türkei: Kobani und Afrin sind nahezu vollständig von der Außenwelt abgeschnitten.

Afrin, Kobani und Cazire im äußersten Nordosten Syriens brauchen dringend Hilfe.

Bitte unterschreiben Sie unseren Appell an den türkischen Ministerpräsidenten Ahmet Davutoğlu. Die Grenzübergänge müssen für humanitäre Hilfslieferungen geöffnet werden!

Ich danke Ihnen für Ihre Unterstützung,
Ihr Tilman Zülch
GfbV-Generalsekretär

https://www.gfbv.de/inhaltsDok.php?id=2896&stayInsideTree=1

Die Grenzübergänge müssen für humanitäre Hilfslieferungen geöffnet werden! Appellieren Sie gemeinsam mit uns dafür, die Grenzen zu öffnen! Unterschreiben Sie hier unseren Appell an den türkischen Ministerpräsidenten Ahmet Davutoglu.
GfbV-Mitglied werden!
Sofort spenden!
--

>>>>>>>>>>>>> Für Menschenrechte. Weltweit. <<<<<<<<<<<<<<<
Gesellschaft für bedrohte Völker / Society for Threatened Peoples
P.O. Box 20 24 - D-37010 Göttingen/Germany
Nahostreferat/ Middle East Desk
Dr. Kamal Sido - Tel: +49 (0) 551 49906-18 - Fax: +49 (0) 551 58028
E-Mail: nahost@gfbv.de - www.gfbv.de
Besuchen Sie uns auf Facebook: www.facebook.com/bedrohteVoelker und https://www.facebook.com/KamalSiddo
GfbV Berlin – der Blog: http://gfbvberlin.wordpress.com/

03) İbrahîm Güçlü: DIVÊ LI KURDISTANÊ JÎ HIQÛQ DESTHİLATDAR BE. MİROVKÛJÊN SIYASÎ BÊN DARIZANDIN Û CEZA KIRIN...–27.05.2015

ENKS (Encumena Niştimanî ya Kurd li Sûriyê) gotiye ku "Kurdê ku xwîna birayê xwe birjîne divê were cezakirin."

Ev daxwaza ENKS hezar carî di cî de ye.

Ez bi dil û can piştgriya vê daxwazê dikim. Her dem jî vê yekê û hiqûqê diparêzim.

Ev daxwaz dibêje ku “divê li Kurdistanê jî hiqûq desthilatdar be.”

Dema di nav miletekî de hiqûq a niviskî û edetî (nenivîskî) nebe, ew mileta nikare dewletekê jî ava bike.

Dema dewletek bêhiquq jî ava bibe, li wî welatî demokrasî nabe, ji maf û azadiyên şexsî û grubî (kolektîf) re jî rêzgirtin nabe.

Wê demê qetîl û mirovkûj, wek di sîstema baasê, kemalîst, stalînst, esadîst, hîtlerîst de bûn desthilatdar, li Kurdistanê jî dê bibin desthilatdar.

Rewşa wan welatan jî çi ye, ne hewceyê ez diyar bikin. Baş diyar e û tên zanîn.

Divê li Kurdistanê jî, hem qetîlên ne siyasî û hem jî bi ewlewiyetê qetîl-mirovkûjên siyasi bên darizandin û bên ciza kirin.

PKKê û berbirsıyar:ên van di serî de divê bên darizandin. Lewra wan li hemû beşên Kurdistanê bi hezaran kurdperwer kûştine. Beriya vê duh rojan jî pêşmergeyên PDK Îranê kûştin.

Dema ku li Kurdistanê jî hiqûq desthilatdar nebe, qetîl û mirovkûj dibin desthilatdar.

Wê demê ew sîstem û dewlet, ji dewletên metîngehkar/kolonyalîst xerabtir dibe.

Li welêt tu wext sîstema demokratîk jî ava nabe.

Divê em Kurdistanî îzin û îcaze nedin ev rêya xeter.

İbrahîm GUÇLU
(ibrahimguclu21@gmail.com)

Amed, 26. 05. 2015

04) Kerkük Valisi’nden sürpriz sözler –27.05.2015

Kerkük Valisi Necmeddin Kerim, amacının, Kerkük’ün Kürdistan Bölgesi’ne bağlanması olduğunu dile getirdi.Rûdaw’a konuşan Necmeddin Kerim, başta Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olmak üzere bölgedeki bazı ülkelerin, Kerkük’ün özerk bir bölge yapılarak sorunların çözülmesini düşündüğünü belirtti.

Kerkük Valisi, kendisinin hiçbir zaman kentin özerkleşmesi yönünde bir gündemi olmadığını belirterek, “Benim amacım Kerkük’ün Kürdistan Bölgesi’ne bağlanmasıdır” dedi.

Aynı zamanda Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Politbüro üyesi olan Necmeddin Kerim, Merkezi Irak Hükümeti’nin politikasını eleştirerek, 2013’ten beri petro-dolar parasını alamadıklarını ve Haydar Abadi kabinesinin vilayete hiçbir şekilde yardım etmediğini kaydetti.

Rûdaw TV’nin Kerkük Valisi’yle yaptığı röportaj bu akşam 21:05’te yayımlanacak.

Hatırlanacağı gibi, Vali Necmeddin Kerim’in, Nisan ayı sonlarında kamu yetkilileriyle yaptığı toplantıda, Merkezi Irak Hükümeti’ni sert bir şekilde eleştirerek, yetkileri arttırılmadığı takdirde Kerkük’te özerklik ilan edeceğini ifade ettiği belirtilmişti.

Necmedin Kerim, Bağdat’a çağrıda bulunarak, 8 bakanlığın yetkisini isterken, merkezi sistemin kaldırılması gerektiğini bildirmişti.

Kerim, bu tutumundan dolayı başta partisi KYB olmak üzere siyasi partiler tarafından eleştirilmişti.

KYB de Kerkük’ü, Kürdistan’ın bir parçası olarak kabul ediyor.

05) – Barzani: Bağdat’ın anlaşmaya uymamasından endişeliyiz 27.05.2015

M Irak Temsilcisi Kubis ile bir araya gelen Kürdistan Bölge Başbakanı Barzani, Bağdat yönetiminin, petrol anlaşmasına uymamasından endişeli olduklarını belirtti. B

- Kürdistan Bölge Başbakanı Neçirvan Barzani, Birleşmiş Milletler (BM) IrakTemsilcisi Jan Kubis ile bir araya geldi.Kürdistan Bölge Hükümeti’nin resmi sitesinde yayımlanan açıklamaya göre, Barzani ile Kubis, Bağdat-Erbil petrol anlaşması, IŞİD’in eline geçen Ramadi kentindeki insani durum, Irak ve Ortadoğu’daki çatışmaları ele aldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Barzani, Kürdistan Bölge Hükümeti’nin 2 Aralık 2014 tarihinde yapılan anlaşmaya bağlı kaldığını belirterek, Bağdat yönetiminin sözlerini yerine getirmemesinden endişeli olduklarını ifade etti.

Anlaşmanın BM, ABD ve İngiltere’nin talebi ve arabulucu olması üzerine yapıldığını hatırlatan Barzani, “O nedenle söz konusu 3 tarafın rollerini oynamasını ve Irak hükümetine baskı yapmasını bekliyoruz. Bağdat yönetiminin 2015 bütçe yasasına uyması ve anlaşmaya bağlı kalması için girişimlerde bulunulmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Barzani, sığınmacı sorununun her geçen gün büyüdüğüne işaret ederek, BM ve uluslararası yardım kuruluşlarının konuya ciddiyetle eğilmesi gerektiğine dikkati çekti.

Kubis de, Ramadi kentinin IŞİD’in eline geçmesinden sonra sığınmacı dramının arttığını belirterek, uluslararası yardım kuruluşlarının sorumluluk bilinciyle hareket etmesini ve Kürdistan Bölgesi’ndeki kurumlara destek olmasını istediklerini söyledi.
BasNews

06) –7 PKK savaşçısı PDK-Βye mi katıldı ? 27.05.2015

Dün 7 PKK’savaşçısının, PKK'nin PDKÎ Pêşmergelerine yönelik zorbalığını ve tutumunu mahkum etmek amacıyla PDKÎ Pêeşmergelerine katıldıkları iddia edildi .

Sosyal paylaşım sitesii facebook´ta paylaşılan bir habere göre, İran Kürdistan Demokrat Partisi-PDKÎ Facebook sayfasından yapılan açıklamada 7 PKK´linin, PDKÎ Pêşmergelerine yönelik zorbalık ve davranışlarını mahkum etmek amacıyla PDKÎ Pêşmergelerine katıldıkları iddia edildi.

Şu an Kêleşîn bölgesinde bulunan PDK-Î Pêşmergesi Şaxewan Mehmûdiyan’ın verdiği bilgilere göre PDK-Βye katılan 5 PKK´linin adları şöyle; Heval Tofan, Heval Ziryan, Heval Kerîm, Heval Dilxwîn ve Heval Samî.

PDK-Βye katılan diğer iki savaşçının ise adları açıklanmadı.

07) KDP-İ Pêşmergeleri 3 İran askerini öldürdü –27.05.2015

KDP-İ Pêşmergelerinin Kürdistan'ın Urmiye ve Şino kentleri arasında pusuya düşürdükleri 3 İran askerini öldürdüğü belirtildi. Kurdpa Ajansının yerel kaynaklara dayanarak bildirdiğine göre, İran Kürdistan Demokrat Partisi (PDK-İ)

Pêşmergeleri Urmiye-Şino kentleri arasında kurdukları pusuda 3 İran pasdarını öldürdü. 26 Mayıs günü öldürülen askerlerin cenazesinin de Şino kentindeki devlet hastanesine kaldırıldığı belirtildi.

Kurdpa’nın haberine göre, Urmiye kentine bağlı Zêwe ilçesinde ise, ”operasyon güçlerine ait karargah deposundan silah ve cephane çaldıkları” gerekçesiyle 10 İran askeri, İstihbarat örgütü tarafından tutuklandı.

08)İbrahim GÜÇLÜ: Kürdistan Devletini Desteklemede Saflaşma: HÜDA-PAR da Kürdistan Devletini Destekliyor. PKK/HDP Nerede?-27.05.2015

Kürdistan Başkanı, ABD ve Avrupa ziyaretlerini yapıp döndükten sonra, Kürdistan Parlamentosuna, Hükümetine, Siyasi Partilerine, “beni desteklerseniz. Kürdistan devletinin kuruluşunu ilan edeceğim” açıklaması, ziyaretinde olup bitenleri fazlasıyla anlatır durumdadır.

Kürdistan Başkanı’nın bu açıklaması, Kürdistan Devleti konusunda ABD ve Avrupa ülkelerinden güvence aldığının en büyük işaretidir.

Kürdistan Devleti’nin kuruluşu için şartlar olgunlaşmış durumdadır: Kürtler, Araplarla birlikte federal bir sistemde ortak bir yaşamı devam ettirmek için büyük çaba sarf ettiler. Ne yazık ki, Araplar Arap Ulus Devlet anlayışından, Arap şovenizmi ve ırkçılığından arınmadılar.

Hatta Şii Arapların yönetiminde, Suni Araplarla ortak yaşam da sürdürülemedi. B

u aşamada ve koşullarda, Kürtlerin bağımsız devlet olmalarından başka bir yol kalmamıştır. Şii Araplar, Irak’ı parçaladılar. Bu aşamada Irak üç devlet konumundadır ve sadece hukuksal olarak onay beklemektedir.
*****

Bütün Kürtlerin, Kürdistan siyasi partilerinin, Kürdistan kurumlarının, Kürdistan’ın sivil ve askeri güçlerinin, Kürtlerin dünyadaki tüm dostlarının, kendisine demokrat diyen, milletlerin özgürlük ve bağımsızlık haklarını savunan tüm kurum ve kişiler, Kürdistan Devleti’nin kuruluşu konusunda Kürdistan Başkanı’na kayıtsız şartsız destek vermesi gerekmektedir.

Kürdistan’ın Güneyinin devlet olması, tüm dünya Kürtleri, Kürdistan’ın bütün parçaları için stratejik ve hayati bir sorundur. Kürdistan devletinin kurulması, diğer Kürdistan parçalarının da kendi devletlerini kurması, Kürdistan’ın birliği konusunda stratejik bir adım atılması anlamına gelecektir.

Bu nedenle, her Kürdün ve Kürdistanlının öncelikle Kürdistan Başkanının etrafında kenetlenmesi gerekir.

Kürdistan’ın devletleşmesine karşı çıkanların, gelecekte tarih karşısında hesap vermeleri zor olacak. Kürdistan tarihinde, bu karşı çıkan kişiler, kurumlar, partiler tarihte karanlık bir leke olarak yer işgal edeceklerdir.

HÜDA-PAR’da Kürdistan Devletini Destekliyor ve Savunuyor…

Kürdistan Başkanı’nın, Kürdistan Devletinin kuruluşu için tüm Kürtlerden, Kürdistan Parlamentosu ve Hükümetten, Siyasi partilerinden ve tüm sivil toplum kuruluşlarından destek istemesinden sonra: Kürtler arasında, Kürt milletinin ulusal çıkarlarını savunup savunmama, Kürdistan Devletinden yana olup olmama temelinde ve çerçevesinde bir saflaşma oldu.

Kürdistan’ın Kuzeyindeki siyasi partiler de, Kürdistan Federe Devleti’nin Bağımsız Devlet olmasının, Kürdistan’ın ve Kürt milletinin geleceği için çok hayati ve strateji olduğunu düşünerek tutumlarını belirlediler, Kürdistan Başkanı’na desteklerini ifade ettiler.

PKK dışındaki Kürt partilerinin, Kürdistan Başkanı’nın talebini destekleyecekleri bekleniyordu.

PDK-Bakur, PAK, HAK-PAR, Azadi Hareketi, Kürdistan Devletini destekleme ve Kürdistan Başkanına omuz verme bağlamında Rûdaw Televizyonuna açıklamada bulundular.

HÜDA-PAR’ın tutumunun ne olacağı merak konusuydu.

HÜDA-PAR Genel Başkanı Hüseyin Yılmaz da Rûdaw’a yaptığı açıklamada: “Irak’ta zaten bir parçalanma var. Kürdistan Halkının referandumla kabul etmesi halinde neden Bağımsızlık olmasın? Bağımsızlık için gösterilen çaba yerinde bir çabadır. Bu konuda alınan karar yerindedir. PKK/HDP/PYD Kürdistan Devletine Karşı Aktif Mücadele Yürütüyor…

PKK/HDP, Kürtlerin devlet olmaması için en aktif mücadele yürüten, sömürgeci devletlerin uluslararası güçlerin korkusundan yapmadığını, yapan bir konumdadır.

Tabi ki PYD’de de PKK’nın bir aparatı ve onun uzantısı olarak Kürtlerin devletleşmesine karşı.

PKK ve PYD yöneticileri, sabah akşam, Kürtlerin devletleşmesine, ulus devletlerine karşı olduğunu açıklıyorlar.

PKK/PYD/HDP, Kürtlerin devletleşmesini sadece kendilerinin engelleyeceğini, Öcalan vasıtasıyla sömürgeci devletlerin yetkililerine iletiyor.

Kurulacak Kürdistan Devleti’ni 2. İsrail Devleti olarak tanımlayarak, İsrail düşmanı bütün Müslümanları, Kürtlerin üzerine saldırtmak istiyorlar.

IŞİD yetmiyormuş gibi, diğer Müslüman askerlerini de Kürtlere saldırtma konusunda en büyük ihaneti sergiliyorlar.

Son günlerde, PKK, HDP kanalıyla, kendilerinin Türkiye’nin bölünmesinin önünde bir baraj, bend, engel olduklarını açıkladılar. Hem de kimin ağzından? Milletvekilliği hastası, birçok devlet partisinde milletvekilliği yapan, son çadırını devlet partisi olan HDP’e de çadır açan Dengir Mir Mehmet’in ağzından ifade etti.

İbrahim GÜÇLÜ
(ibrahimguclu21@gmail.com)
Amed,

09) Moskova’dan Erbil’e yeşil ışık –27.05.2015

Moskova, yakın zamanda bağımsızlığı ve Irak’tan ayrılması söz konusu olan zengin doğal gaz ve petrol kaynaklarına sahip ‚ Kürdistan’ı ABD ve Batı’ya bırakmama’ şeklinde ifade edilen yeni bir yönelime girdi.

Kürdistan Bölge Yönetimi Başkanı Mesud Barzani’nin ABD ve bazı Avrupa ülkelerine yaptığı ziyaretin ardından; Dünya gündemine yerleşen ‚Kürdistan’ın bağımsızlığı’ konusuna Rusya‘da taraf olmaya başladı. Moskova, yakın zamanda bağımsızlığı ve Irak’tan ayrılması söz konusu olan zengin doğal gaz ve petrol kaynaklarına sahip‚ Kürdistan’ı ABD ve Batı’ya bırakmama’ şeklinde ifade edilen yeni bir yönelime girdi. Ortadoğu siyasetini revize etme amacında olan Moskova ‚tarihi ilişkilere sahip olduğu’ Kürdistan’a Putin’in özel temsilcisinin başkanlık ettiği bir heyet yolladı.

Barzani’nin ABD dönüşü ardından Rusya’dan geniş bir heyet Kürdistan’ı ziyaret ederek destek mesajları verdi. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bagdanov’un başkanlığındaki heyette ulusal gaz ve petrol şirketi olan Gasprom yöneticileri de yer aldı. Kulislerden alınan bilgilere göre Rus heyet, Moskova’nın Ortadoğu ve Kürdistan ile ilgili politikalarını revize etmek istediğini, Suriye ve Irak’ta artık mevcut statükonun devamından yana olan siyasetlerinde bir değişiklik olabileceğini ifade ederek, Şam’da Esat rejiminin kalmasında ısrarcı olmadıklarını ve Kürdistan’ın bağımsızlığı konusunda sorun çıkarmaması için Tahran’a baskı yapabileceklerini ifade ettikleri bildirildi. Buna karşılık Rusya’nın Kürdistan’dan petrol almak ve ekonomik yatırımlar yapmak istediği ifade edildi. Uzmanlar Rusya’nın bu politika değişikliği sinyalinin altında Kürdistan’ın ekonomik zengiliğinden faydalanmak ve bölgeyi ABD-Avrupa eksenine kaptırmamak olduğu yolunda yorumlar yapıyor.

IŞİD’in bölgeye yayılmaya başlamasından kısa bir süre önce bağımsızlık için referanduma gidilmesi konusunda Kürdistan Parlamentosu tarafından alınan karar Peşmerge’nin cephelerde üstünlüğü ele geçirmesi ve IŞİD işgali altındaki bölgelerin kurtarılması ve güvenliğin tamamen sağlanması ardından yeniden gündeme geldi. Referandumun, mecliste anayasa değişiklikleri kapsamında son hali verilerek yakın zamanda uygulanacağı bildiriliyor.

Öte yandan başta ABD olmak üzere dünyanın belli başlı büyük ülkelerinin Peşmerge’ye doğrudan silah yardımı yapma kararı ve birçok ülkenin Erbil’de konsolosluk açması Kürdistan Bölgesi’ni şimdiden fiili olarak bağımsız bir konuma getirdi. Yanı sıra diplomatik anlamda Erbil’in artık Ortadoğu’nun merkezi olmaya başlaması ve ardı ardına çok sayıda devlet başkanı ve heyetlerin gelmesi, KBY Başkanı Barzani’nin dünyanın önemli siyasi merkezlerinde devlet başkanı protokolü ile ağırlanması ve bölgesel sorunlarda arabulucu ve yönlendirici olması Kürdistan’ın fiilen devletleşmesi olarak yorumlanıyor.

ABD yönetimi yeni siyaset arayışında

Saddam rejimin deviren operasyonun ve Irak’ın yeni dönem mimarı olan ABD’nin en azından tarafısız kalmasını gerektiren bağımsızlık girişimine son zamanlara dek mesafeli duran ve başkanlıkları döneminde Irak’ın toprak ve siyasi birliğinin korunması için çabalayan Obama ve Demokrat Parti yöneticileri de Bağdat’ın IŞİD karşısında Kürdistan’ı ve Suni bölgesini savunmamak istemesi ve Şii bölgesini bile savunmaktan aciz olduğunun ortaya çıkması, Kürdistan’ın bölgedeki tek demokratik ve güvenilir bölge durumda olması nedeni ile Kürdlerin bağımsızlık ısrarı konusunda yeni bir pozisyona geçmek zorunda kaldı. Barzani’nin Washington gezisinde basına yansıyan en somut destek olan Başkan Yardımcısı Joe Biden’in „bağımsız Kürdistan’ı göreceğiz“ mesajı dışında Obama’nın da konuya artık mesafeli davranmadığı ve Kongre’deki Demokratlar grubunun Başkanı’ın Irak siyasetini sorgulamaya başladığı ve bu tepkinin Kürdlerin bağımsızlık taleplerine „doğrudan silah yardımı kararı“ şeklinde yansıdığı bildiriliyor. Obama’nın Barzani’den bağımsızlık konusunda Bağdat’ın ikna edilmesi, IŞİD’e karşı Irak’a bir şans daha tanınmasını istediği, örgütün Musul’dan sökülmesi konusunda askeri destek istediği ve bağımsızlık konusundaki yasal ve meşru prosedüre dikkat edilmesi ricasında bulunduğu ifade ediliyor. İkinci dönemini sürdüren Obama’nın ve Demokratların ardında yönetime gelmsei beklenen Cuhmuriyetçilerin büyük çoğunluğunun ve başkan adaylarının mevcut Irak siyasetinin sürdürülmesine karşı oldukları ve Kürdistan’ın Irak’tan ayrılmasına sıcak baktıkları da biliniyor. Demokratların Irak ve Suriye’nin parçalanması ardından meydana gelecek olaylardan sorumlu olmak istemedikleri için seçimlere kadar durumu idare etmek istedikleri bu nedenle, Joe Biden’in „Bağımsızlığı göreceğiz“ açıklamasının Cumhuriyetçilerin yönetiminde gerçekleşebileceği de öngörülüyor.

Öte yandan ABD’nin, bölgedeki statükonun devamından yana olan Rusya’yı bir rakip olarak görmemesi ve AB’yi de bölge siyaseti konusunda etkileme kapasitesinin olması nedeni ile Kürdlerin kendi onayları olmadan farklı bir kulvara sapamayacaklarına olan güvenleri de Barzani’nin bağımsızlıktaki ısrarı ve gerekirse ABD’ye rağmen bunu yapacaklarını ifade etmesi ile sarsıldığına inanılıyor. ABD’nin Kürdleri de kaybederse Ortadoğu’yu tümden kaybedeceğine ve bu kaybın Washington’u ‚global power’ durumundan çıkarabileceğine ve ABD’yi içine kapanan bir sürece sokabileceği düşünülüyor.

Rus hamlesi: Kürdlerle eski dostuz, Kürdistan’ı ABD’ye kaptırmayız!

ABD’nin mevcudu koruma siyasetinin yanısıra, 2016’da yapılacak seçimler sonrası yönetime gelmesine kesin gözüyle bakılan Cuhmuriyetçilerin Irak ve Suriye konusunda toprak ve siyasi birlik siyasetinden vazgeçeceğini bilen Moskova’nın bu nedenle şimdiden harekte geçtiği ve Kürdistan’ın enerji kaynaklarından faydalanmak ve bölgede yeni bir siyasi nufuz edinmek için Erbil ile ilişkileri sıkılaştırmak kararı aldığı bilidiriliyor. Erbil’de Rus heyeti ile görüşen kimi siyasi uzmanlar Rusların „Kürdistan’ı ABD’ye kaptırmayız, burda biz de olacağız, Kürdlerle tarihi ilişkilerimiz ve dostluklarımız var“ dediklerine dikkat çekiyor.

AB üzerinde doğal gaz sağlama monopolü ile büyük bir avantaja sahip olan Rusya’nın bu üstünlüğüne tehdit teşkil edebilecek ve Avrupa tarafından alternatif olarak görülen kaynaklara sahip Kürdistan’a yaklaşması da bu konudaki üstünlüğünü Kürd gazını satın alarak korumaya çalışması şeklinde de yorumlanıyor.

Bilindiği gibi Rusya ise bu güne kadar Kürdistan’ın bağımsızlığı konusunda sessiz kalmıştı. Özellikle Irak ile olan silah anlaşmaları, İran ve Suriye’ye olan desteği ve diğer bölge ülkeleriyle olan diplomatik faaliyetleri göz önüne alındığında, Rusya’nın uzun süre bağımsızlık meselesini görmezden gelmesinin nedenleri anlaşılmış oluyordu. Rusya’nın aslında bu güne kadar bağımsızlık meselesini pek ciddiye almadığı, hatta bölgede soğuk savaş dönemindeki statünün sürdürülmesi için Kürdistan Bölgesi’nden uzak durduğu ve İran ile Suriye üzerinen Kürd siyaseti içerisine fitne sokarak bölgede istikrarsızlık yarattığı da biliniyor. Ancak Suriye’de askeri durumun değişmesi, İran’ın maceracı eğilimleri ve Kürdistan Bölgesi’nin kısa zamanda bögede temel ve vazgeçilmez bir aktöre dönüşmesi nedeni ile Rusya’nın yeni bir pozisyon belirlemek zorunda kaldığı ve Kürdlerle eski dostluk dosyasını çekmeceden çıkardığı bildiriliyor.

Geçtiğimiz hafta Erbil’i ziyaret eden Rus heyetinin temaslarının da böyle bir anlamı var kuşkusuz. Zira, Rusya Devlet Başkanı Putin’in Ortadoğu ve Kuzey Afrika Özel Temsilcisi ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihael Bagdanov, Rus Petrol Şirketi Gazprom Şirketi Koordinatörü Alexander Dyukov, Rusya Enerji Bakanı Yardımcısı Yuri Sentroin, Rusya’nın Irak Büyük Elçisi, Rusya’nın Erbil Konsolosu ve çok sayıda Rus akademisyenin yer aldığı kalabalık heyet, Başkan Mesud Barzani ve hükümet yetkilileriyle kapsamlı görüşmeler yaparak, “Kürdistan ve Ortadoğu’nun yeniden yapılandığı bu kritik süreçte ve gelecekte rolümüz olmasını istiyoruz” mesajı verdi.

Putin’den Barzani’ye selam!

Ekonomik ve kültürel alandaki ilişkilerin geliştirilmesi talebinde bulunan Rus heyetin Gazprom tarafından hazırlanan “Kürd halkı tarihi” hakkındaki resim sergisi ve Rus Ortadoğu uzmanlarının Kürdistan tarihi hakkında hazırladığı “Efsanelerin Vatanı” kitabını takdim edip tanıtılmasını istemesi dikkat çekti. Öte yandan dünyanın en büyük gaz şirketlerinden biri olan Gazprom yöneticilerinin de ziyarette yer alması, dünyanın dikkatini çeken Kürdistan gazına Rus ilgisinin boyutunu gösteriyor. Heyet ayrıca görüşmeler sırasında Putin’in Barzani’ye özel selam gönderdiğini iletti. Bilindiği gibi Avrupa ülkelerinin büyük oranda Rus gazına mecbur olduğu ve Rusya’nın gaz kozuna karşı yeni arayışların başlaması ardından, Kürdistan gazı, Rus gazı karşısında adeta ‘dalgakıran’ etkisi yaratacak kapasitede gösteriliyor. Kulislerden edinilen bilgilere göre Rusya, Kürdistan gazının çıkarılıp pazarlanması konusunda bazı tekliflere hazırlanıyor. İleriki günlerde Kürdistan gazının Rusya tarafından çıkarılıp pazarlanması konusunda bazı projelerin gündeme geleceği konuşuluyor. Türkiye üzerinden denize ulaştırılması planlanan boru hatları konusunda da Rusya’nın Kürdistan gazını Türkmenistan gazıyla birlikte yeni bir boru hattıyla pazara ulaştırması yönünde bir isteği bulunduğu dile getiriliyor.

Öte yandan Rusya’nın bölgedeki gelişmelere dahil olması, Kürd siyasetinin politik ve ekonomik seçeneklerini çoğaltması ve Kürdlere yakınlaşma eksenli bir rekabetin gelişmesinin bağımsızlık sonrası Kürdistan’ın çok daha erken toparlanması ve uluslararası lige yerleşmesine neden olacağı, bu bağlamda Moskova’nın bölgeye ilgisinin Kürdler lehinde olduğuna inanılıyor.

“Rusya, Erbil üzerinden giriyor“

Bölgede dengeler bu şekilde Erbil odaklı makas değiştirirken, ABD-Batı ve Rusya da Ortadoğu’da yeniden ancak bu kez diplomasi ve ekonomi rayı üzerinden aynı makasa girmiş oluyor. Soğuk savaş döneminin iki büyük aktörünün geçmişteki savaş zeminli temasının bir başka varyantı Kürdistan’da yeniden ve ‘yeraltı’ eksenli yaşanacak gibi görünüyor. İki kutbun çıkar çatışması ve bazı ilhaklara düşüm düşmeyeceği ise şimdilik merak konusu. Ancak uzmanlar, iki gücün çıkarlarının aynı meridyende buluşmuş olmasının Kürdistan’ın yararına olacağı yorumunda bulunuyor. Konuya ilişkin BasHaber’e konuşan tarihçi, Rusça www.kurdist.ru sitesinin genel yayın yönetmeni ve

Kızıl Ordu’dan emekli yarbay Letif Memed Bruki, Ortadoğu’nun yeniden şekillendiği bir dönemde Rusya’nın sessizliğini asıl aktörlerin ortaya çıkmasına bağlarken, Rusya’nın yeni oyundan uzak durmayacağını ve bölgeye Erbil üzerinden yeni bir giriş yapmaya hazırlandığını söyledi.

Ortadoğu’daki ülkeler içinde nüfus yoğunluğu bakımından Kürdlerin önemli bir avantaja sahip olduğunu ve Rusya öngörüsüne göre yakın gelecekte Kürd nüfusunun 80-90 milyona dayanacağını aktaran Bruki, “Kürdistan’ın çevresindeki ülkeler çeşitli halklardan, onlarca etnik unsurlardan oluşmakta. Oysa bölgedeki ülkelere dağılmış Kürdistan’daki nüfus bu ülkelerin bir çoğundan daha yüksek orana sahip. Ruslar bu gerçeği çok eskiden beri dikkate alıyor. Onların öngörüsü Kürd nüfusunun gelecekte çok ciddi bir seviyeye çıkması yönünde. Dolayısıyla da hem bu gücü görmezden gelerek Ortadoğu’da iş yapmanın zor olacağını biliyorlar hem de IŞİD ile birlikte dağılan bölgedeki asıl aktör olmaya başlayan Kürdistan ile de yeni bir kapı açmak istiyorlar. Tabi ABD ve batılı ülkelerin alakası da gündemde ve yer yer çıkar çatışmasa yaşanabilir. Ancak bu eskiden olduğu gibi soğuk yöntemlerle ele alınmayacaktır.

Sonuçta emperyal güçler bağımsız Kürdistan’ın kurulmasına karşı çıkmamaya karar vermiştir ve bütün emperyal güçler aslında son kertede aynı şeye hizmet eder. Dolayısıyla da çıkarlar konusunda azami uzlaşı çıkacaktır ve Rusya’da yeni oyundan kendi payını almak için hareket etmeye başlıyor. Kürdistan’da çok zengin bir gaz rezervi var. Avrupa gaz konusundaki Rus etkisini kırmaya çalışıp yeni yollar ararken, Rusya da bu yeni yollar konusunda söz sahip olup etkisini başka bir yöntemle sürdürmek istiyor. Kürdistan’a giden heyete çok büyük anlamlar yüklemek doğru değil. Ancak gelecekte daha geniş ve daha üst düzey heyetlerin bölgeye gitmesi sözkonusu olacaktır. Kürdistan’ın bağımsız bir devlet olacağı ve bölgedeki dengelerin yeniden şekilleneceği artık su götürmez bir gerçek. Büyük aktörlerin bölgeye olan ilgisi de Kürdler akıllıca davrandıkları taktirde kazançlı çıkacaktır” şeklinde yorumladı.

GAZPROM temsilcilerinin heyette yer alması konusunda ise Bruki, “Tabi Gazprom dünyanın en büyük iki şirketinden biri. Zaten bölgede birçok yerde çalışmaları var. Kürdistan gazının miktarını da biliyorlar ve kendileri bu işe girmek ister elbette. Dolayısıyla da heyette yer almaları çok normal. Bu aynı zamanda bu konuda da yeni bazı gelişmelerin gündeme geleceğine işarettir” ifadelerini kullandı.

Rusya batıdan geri kalmak istemez

Rus heyetinin ziyareti konusunda gazetemize bilgi veren bir başka isim olan Irak Parlamentosu Milletvekili ve siyasi gözlemci Bekir Heme Sadık da, Ortadoğu’nun kaderinin yeniden çizildiği bir ortamda Rusya’nın bundan geri kalmak istemediğini ve Kürdistan’ın kıymeti konusunda daha fazla sessiz kalmak istemediğini ve dolayısıyla da ziyaretin büyük anlam taşıdığını söyledi. Sadık, “Kürdistan şimdi dünyanın önemli merkezlerinden biri olma yolunda emin adımlarla yürüyor. Erbil’le geliştirilecek ilişkiler, bölge ve dünya ile ilgilenen devletlerin ulusal çıkarlarına da hitap eder. Dolayısıyla Rusya da, Kürdistan’ı ABD ve Batı’ya bırakmaya niyetli olmadığını göstermek istedi” dedi.

Heme Sadık, Rusya’nın, özellikle Bağdat ile ilişkilerde yaşanan kriz ve IŞİD savaşı nedeniyle ABD ve Avrupa’nın Erbil’e daha çok yakınlaştığını gördüğünü ve bu açığı kapatmak adına, ”Teröre karşı mücadele de dahil, Kürdistan’a yardım etmeye hazır olduğunu” belirtti. Sadık, Kürdistan Bölgesi yönetiminin de Rusya’nın çıkarlarını gözeten politikalar uygulaması ve başta Gazprom olmak üzere, büyük Rus şirketlerin Kürdistan’da çalışmasına izin vermesi halinde Rusya’nın da ABD ve Avrupa ülkeleri ile aynı tavrı alacağını ve Kürdistan’a daha da yakınlık göstereceğini söyledi.

Abadi’nin acil Rusya seferi

Bu arada hem ABD’deki temaslarda yapılan açıklamalar hem bağımsızlık konusunun aşama atlaması konusunda karşı çıkışını sürdüren Bağdat yönetimi ise bu gelişmeler karşısında adeta ‘sızma’ girişiminde bulunmayı sürdürüyor. Rus heyetin Erbil’den döndükten hemen sonra Irak Başbakanı Abadi de Rusya’ya gitti. Putin ile ülkesinin güvenliği, ‘terörle mücadele’ ve bazı ekonomik meseleleri konuşmak üzere Rusya’ya hareket eden İbadi’nin, Irak’ın bütünlüğü ve Erbil ile olan diplomasi mesaisi konusundaki rahatsızlıklarını ileteceği tahmin ediliyor.

Rusya heyetinin Erbil gezisi ardından program dışı bir Moskova gezisine çıkması, Irak Başbakanı Abadi’nin, ABD’ye „bize gereken desteği vermezseniz, Kürdistan’ın bağımsızlığını engellemezseniz biz de Rusya’ya yanaşırız“ mesajı verdiği bildiriliyor.

Bilindiği üzere Rusya ile Irak arasında son yıllarda büyük miktarda silah alım satımı projeleri gündeme gelmiş, Irak hükümetleri Rusya kartını, ABD’ye karşı sık sık kullanmaya başlamıştı

.(BasHaber Gazetesi)

10) Gulê Çınar-Şahin: Seçimler ve Amed’in iki yüzü–27.05.2015

Direniş ve başkaldırının kenti, ezilen, baskı ve zulme uğrayanların; Kürt, Ermeni ve Asuri-Süryanilerin diyari Amêd‘deyiz. Burada seçim heyecanı çoktan başlamış. Her yerde seçim konuşuluyor; sokakta, pazarda, lokantada, kilise ve cami avlularında, her yer ve mekanda.

İnsanlar kendi partilerine çok güveniyor ve HDP‘nin baraj sorunu olmadığını söylüyorlar. Amed halkı yeni yaşam projesini tüm gücüyle destlekliyor, artık barış dolu günlerin uzak olmadığına inanıyor. Bugüne kadar Kürt Özgürlük Hareketi‘ne mesafeli olanlar bile, HDP´nin barajı geçmesini ve Ankara‘daki Sultan‘ın hükmüne son verilmesini istiyorlar.

Sur içinde bir tatlıcının önünde iki kişinin sohbetine kulak misafiri oluyoruz. Bunlardan biri diyor „Ankara‘dan 3, İstanbul´dan 8 (milletvekilli) çıkartacağız“. Diğeri ise soruyor: „Abê nasıl olur?“ „Olur oğlum olur, benim babam bile oy verdikten sonra, herkes verir“. Öğreniyoruz ki babası yıllarca AKP‘ye oy vermiş, ama bu seçimlerde HDP‘nin kazanması için ev ev dolaşıp oy istiyor. Selahattin Demirtaş ise çok seviliyor.

Diyarbekir halkının HDP‘ye ilgisi de, beklentisi de çok yüksek. İnsanlar artık Kürt sorununun çözülmesini, barış ortamının gelmesini istiyor. Panzer ve tomalar arasında yaşamak istemiyorlar. Analar, dağda olan ve yıllarca göremedikleri, koklayamadıkları, saçlarını okşayamadıkları yavrularına kavuşmak istiyorlar. Çocuklar ise tutuklu bulunan ana ve babalarının özgürlüğe kavuşmasını istiyor. Babalar çocuklarının karınlarını doyurabilmek için iş istiyorlar. HDP‘nin bu istemlere bir çare, bir derman olabileceğine inanıyorlar.

Amêd‘de işizlik ve buna bağlı olarak yoksulluk büyük bir sorun. Zaten Ankara‘daki merkezi hükümet bilinçli bir şekilde destek vermemiş, yoksulluğu ise tırmandırmış. İşsizlik oranının yüzde 70‘lerde olduğu söyleniyor. Belediye imkanlarının kısıtlı olduğu ise ortada. Burada bilhassa Kürt işverenlerine büyük görev düşmekte. Ne hikmetse Kürtler Türkiye’ye, „Batı“ya yatırım yapmak için yarış içindeler. İş yerleri açılıyor, deniz kenarında evler, villalar alınıyor. Çok utanç verici bir durum. Kendi ülkemizde insanlar açlıkla boğuşurken, çocuklar çöplerde yiyecek toplamaya çalışırken, böyle vicdansızlık olmamalı diye düşünüyor insan. İş yeri açılacaksa, ev alınacaksa ve tatil yapılacaksa tüm bunlar Kürdistan‘da olmalı.

Diyarbekir‘de gün erken başlıyor, özellikle de yoksullar için. İnsanlar sabahın erken saatlerinde bir koşuşturma içindeler. Adetâ herkes seyyar satıcılık yapıyor. Kimileri gömlek, kimileri tespih ve çakmak, kimileri ise çorap ve iç çamaşırı satmaya çalışıyor. Urfa Kapı‘da omuzunda çantasıyla Şehmus yanaşıyor yanımıza. Ve başlıyor söze. „Halimizi görüyorsunuz. İnsanlar yoksulluk içinde yaşıyor. Şu Alış-Veriş-Merkezleri (AVM) çıktı, küçük esnaf perişan. Dükkanlar peşpeşe kapanıyor. İçerden yeni çıktım, şimdi çorap satarak evi geçindirmeye çalışıyorum. Bazı günler çoluk çoçuk aç yatıyor. İş lazım bize, iş. Bir şeyler yapın, konuşun, yazın, halimizi duyurun“ diyor ve çoraplarını satmak için ayrılıyor yanımızdan. Dört çift çorabı beş liraya satıyor, tabi satabilirse. Şimdi yüz puanlık soruya geliyor sıra. Bir insan ailesini geçindirebilmek için kaç çorap satabilir yoksul bir kentte?

Biraz daha yol aldıktan sonra, bu sefer yaşları henüz 12 ile 15 arasında değişen, ellerinde yarım kuru ekmek, omuzlarında büyük yük arabalarıyla kağıt ve plastik toplayarak ailelerine destek olmaya çalışan çocuklara rastlıyoruz. Bazıları o kadar küçük ki çektikleri arabaların ardında kayboluyor ve çekmekte zorlanıyorlar. Bizi fark ettikleri için sohbet etmeye çalışıyoruz. Ancak fazla başarılı olamıyoruz. Ürkek ve mahçup gözlerle kayboluyorlar Amed sokaklarında.

Adım başı dilenmek zorunda kalan kadın ve çocuklar. Önce yabancı olduklarını düşünüyoruz. Yanıldığımızı kısa zaman sonra, Diyarbekir‘de eczacı olan bir arkadaştan öğreniyoruz. Dilenmek zorunda kalanların yüzde doksanı Amed‘liymiş! D

ağ kapıda dolaşırken Baran‘la tanışıyoruz. Baran henüz 10 yaşında. Ama o da yaşam kavgası içinde. Babası iki yıldan beri tutukluymuş. Babasının içerde yaptığı Kürt rengi tesbih ve anahtarlıkları satmaya çalışıyor. Saatler sonra Baran´ı bıraktığımız yerde buluyoruz. Acaba kaç parça satabildi gün boyu?

Amed adeta iki ayrı dünya. Dicle-Kent, Kayapınar, Yenişehir modern görütüleriyle, alış-veriş merkezleriyle, spor tesisleriyle zenginlerin gözdesi. Buralarda yarım milyon liraya satılan „boğaz manazaralı”, havuzlu lüks dairelere rastlamanız hayal değil. Hatta bu dairelerin büyük bir bölümü henüz bitmeden satıcı bulmuş bile.

Fakirliğin nasıl olduğunu görmek istiyorsanız şayet, o zaman Sur içinde ve etrafindaki gecekondularda yaşayan aileleri ziyaret etmeniz gerekir. Bağlar’da bu fakir semtlerden biri. O Bağlar ki devrimin ağır yükünü omuzlamış, kurtarılmış bölge. Sokaklar kirli, asfaltan eser kalmamış yollar, yayılan ağır lağım kokusu, derme çatma evler ve satış yapamadıkları için kepenkleri kapalı dükkanlar. Bariz bir şekilde „kurtarılmış“ bölgelerle kazanılması için tüm olanakların seferber edildiği „kurtarılmamış“ semtlerdeki farkı ne yazık ki görebiliyorsunuz. Her nedense hizmetin en az uğradığı yerler bizim kurtarılmış bölgelerimiz! Bir terslik yok mu bu işte?

(gcinarsahin@googlemail.com)

پشتیوانی هەدەپە دەكات عوسمان ئۆجەلان: هەدەپە دەتوانێت لە11% دەنگەكان بەدەست بهێنێت -28.05.2015

.

شارپرێس:

عوسمان ئۆجەلان سەركردەی پێشووی پەكەكە پشتیوانی خۆی پۆ پارتی گەلان هەدەپە راگەیاند‌و ئاماژەی بەوە كرد كە سەركەوتنی هەدەپە سەركەوتی پرۆسەی سیاسی‌و ئاشتییە لە توركیادا.

عوسمان ئۆجەلان بەشارپرێسی راگەیاند" هەر لەسەرەتاوە رێگەی سیاسی رێگەیەكی سەركەوتووە‌و هەدەپەش رێگای سیاسی گرتووە لە توركیادا، بۆیە سەركەوتنی هەدەپە سەركەوتنی پرۆسەی سیاسییە لەتوركیادا، لەبەر ئەوە من بەتەواوەتی پشتگیری دەكەم".

عوسمان ئۆجەلان ئاماژەی بەوەشكرد سەركەوتنی هەدەپە لە هەڵبژاردن، سەركەوتنیشە بۆ پرۆسەی چارەسەری كە عەبدوڵا ئۆجەلان رایگەیاندوە، چونكە بەوتەی ئەو چوونی هەدەپە بۆ پەرلەمان كاریگەری گەورەی دەبێت لەسەر داواكارییەكانی كورد.

لەبارەی رێژەی دەنگی هەدەپەشەوە عوسمان ئۆجەلان دەڵێت" هەپەدە دەیتوانی لە 15% تێپەڕێنێت، بەڵام بەهۆی چەند كەموكوڕییەك لە كورد خۆیدا‌و هەروەها مەسەلەی دیندا كە زۆربەی كوردانی توركیا موسوڵمانن‌و ئەكەپەش كاریگەریان لەسەر دروست دەكات، نەتوانێت ئەو رێژەیە بەدەست بهێنێت، بەڵام من پێموایە دەتوانێت 11% دەنگەكان كۆبكاتەوە".

بڕیارە 7 مانگی داهاتوو هەڵبژاردنی پەرلەمانی توركیا بەڕێوە بچێت‌و بۆ یەكەمجاریش حزبێكی كوردی بەشداری ئەو هەڵبژاردنە دەكات، بەپێی یاسایی هەڵبژاردنەكانی ئەو ولاتەش ئەگەر كورد نەتوانێت لە 10% دەنگەكان بەدەست بهێنێت ئەوا رەنگە نەتوانێـ بچێتە ناو پەرلەمان. س.هـ

rojikurd6@gmail.com
ROJ KURD

…

FOTO / KAYNAK: ŞENGÜL ÖZER'DEN

VARTO / GIMGIM DEYİP GEÇMEYİN (GÜZEL GIMGIM'IM)

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

. YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN

01) -27.05.2015

02) –27.05.2015

Ek.Tarihi Wed May 27, 2015 10:00 am Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Güncel
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Güncel:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution