Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   Gesellschaft für bedrohte Völker/PRESSEMITTEILUNG Göttingen   Haşdi Şabi ve Irak’ın 'Kerkük seferi' ne idi ne değildi?   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN   Hüseyin Akıncı:Yetersizlik, İhanetin Kapısını Açan Anahtardır   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (09) HER BÎJI KURDİSTAN   Bagdad-Angriff auf Kurden in Kirkuk   Bülent Tekin:YAZAR BÜLENT TEKIN ILE SÖYLEŞI   Son dakika! Barzani'den Kerkük açıklaması   Dr. Cherly Benard:Kürdistan, Amerikan bağımsızlık tecrübelerinden neler öğrenebi   Dr.İsmet Turanlı:Tarihten korkmayanlar, utanmayanlar
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Güncel

01) Barzani'nin ABD ziyareti: Detaylar netleşti -01.05.2015

Harf, Barzani'nin, ABD Başkan Yardımcısı Biden ile yapacağı görüşmeye Başkan Obama'nın da katılacağını söyledi.

Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani’nin gelecek hafta ABD'nin başkenti Washington'ı ziyareti sırasında Başkan Barack Obama, Başkan Yardımcısı Joe Biden ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Tony Blinken'la görüşeceği bildirildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Marie Harf, günlük basın brifinginde, Barzani'nin ziyaret programı ve içeriğine ilişkin bir soruyu yanıtlarken, Barzani ve heyetinin bir hafta sürecek ziyaret kapsamında Pazar günü Washington'da olmasının beklendiğini belirtti.

Harf, Barzani'nin, ABD Başkan Yardımcısı Biden ile yapacağı görüşmeye Başkan Obama'nın da katılacağını söyledi.

Harf, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin yurtdışında bulunması nedeniyle Başkan Barzani'nin Bakan Yardımcısı Blinken'la bir araya geleceğini aktardı.

Bu arada, Rûdaw’a konuşan Kürdistan Bölgesi Başkanlık Divanı Başkanı Fuad Hüseyin, Başkan Barzani’nin ABD ziyaretinin gündem maddelerini Musul’u kurtarma operasyonu, Kürdistan Bölgesi’nin sınırlarının belirlenmesi ve Erbil-Bağdat ilişkilerinin oluşturduğunu söylemişti.

Fuad Hüseyin, “Başkan Barzani yapacağı ziyarette açık bir şekilde Kürt devleti dosyasını Beyaz Saray’da Başkan Obama’nın önünde koyacak” demişti.

02) REFERANDUM - Başkan Barzani damgayı bastı! –01.05.2015

Özgür Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani'nin, Kürdistan Bölgesi Anayasası Yasa Tasarısı’nı onayladığı bildirildi.Kürdistan Bölgesi Parlamentosu’ndan yapılan yazılı açıklamada, Başkan Barzani’nin 11 maddeden oluşan ve referanduma sunulacak anayasa yasa tasarısını onayladığı belirtildi.

Sözkonusu tasarı, 13 Nisan tarihinde parlamento tarafından kabul etmişti.Tasarı Resmi Gazete’de yayımlanarak yasalaştıktan sonra, anayasanın yazımı için 30 gün içinde 21 kişilik heyet oluşturulacak.

Heyette yer alan kişiler parlamento üyesi veya dışarıdan deneyimli kişiler olacak. Heyette kadınların yanısıra Türkmen, Hristiyan ve Süryani azınlık temsilcileri de yer alacak.

Heyetin vereceği kararlar oyçokluğu yerine uzlaşmaya dayanacak.

Tasarıya göre, referandumda halka “Kürdistan – Irak anayasa projesini kabul ediyor musunuz?” sorusu yöneltilecek.

Yani Anayasa’nın en önemli konusunu, başkanın kim tarafından ve kaç yıllığına seçileceği oluşturuyor.

Başkan Mesud Barzani’nin görev süresi Ağustos ayında doluyor.

Kamuoyu ve siyasi pariler, IŞİD’le savaş, ekonomik kriz ve son dönemde tavana yükselen diplomatik ilişkiler nedeniyle Barzani’nin göreve devam etmesini istiyor.

Ancak Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) dışındaki partilerin çoğu, başkanın halk tarafından değil, parlamento tarafından seçilmesini ve yetkilerinin azaltılmasını öneriyor.

İlk olarak 2005 yılında parlamento tarafından 4 yıllığına başkanlığa seçilen Mesud Barzani, 2009'da halk oylamasıyla ikinci kez bu göreve gelmişti. İkinci dönemi 2013'te dolan Barzani'nin görev süresi parlamento kararıyla 20 Ağustos 2015’e kadar uzatılmıştı.

03) Kürdistan Bölgesi’nden diplomatik başarı –01.05.2015

Kürdistan Bölgesi temsilcisi artık Irak ve Avrupa Birliği (AB) arasındaki üst düzey toplantılara katılabilecek. Avrupa Birliği ve Irak, 2012’den Kürdlerin katılımı olmadan imzalanan anlaşmada, değişikliğe gitti. Buna göre artık Kürdistan Bölgesi’nin Avrupa Birliği temsilcisi de Irak ve AB arasındaki üst düzey toplantılarda yer alacak.

Rûdaw’a konuşan Kürdistan Bölgesi AB Temsilcisi Dilaver Ajgeyi, “Irak ve AB’nin 2012’de imzaladığı anlaşmaya Kürdler dahil olmamıştı. Bu konuyu Avrupa Parlamentosu’yla (AP) görüştük. Sonra da Kürdistan Bölgesi Başkanı, Avrupa Parlamentosu yetkilileriyle görüşmeler yaptı” dedi.

Dilaver Ajgeyi, dün Irak ve AB yetkililerinin almış olduğu ortak kararla artık Kürdistan Bölgesi temsilcisinin de üst düzey toplantılara katılabileceğini söyledi.

Ajgeyi, “Şüphesiz bu Kürdistan Bölgesi için diplomatik, siyasi ve ekonomik bir kazanımdır” ifadesinde bulundu.

04) ABD: Pêşmergeye yardımlar devam edecek –01.05.2015

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Marie Harf, ABD Kongresi’nin Kürdistan Bölgesi ile Sünni güçlere doğrudan askeri desteği öngören yasa tasarısını değerlendirdi. Harf, “Pêşmerge Güçleri’ne silah yardımımız devam edecektir” dedi.Marie Harf, günlük basın brifinginde Rûdaw muhabirinin sorusu üzerine, ABD Kongresi’nin Kürdistan Bölgesi ile Sünni güçlere doğrudan askeri desteği öngören tasarıda kullanılan dili desteklemediklerini belirtti.

Beyaz Saray’ın Pêşmerge Güçleri’ne silah yardımında bulunmaya devam edeceğini aktaran Harf, “Amerika yönetiminin bir bütün Irak’a yardım etme konusunda ısrarı sürüyor. Bir bütün Irak hem daha güçlü hem bölgenin istikrarı açısından daha iyi” şeklinde konuştu.

Marie Harf, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın askeri yardımları politikasına ilişkin olarak şunları söyledi:

“Yapılan yardımlar Irak Hükümeti aracılığı ve onunla yapılan mutabakat sonucu yapılmalı. IŞİD’e karşı Uuluslararası koalisyon güçlerinin çabalarını bu politikayla desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bununla beraber Irak’ta demokrat, federal ve çoklu bir hükümeti desteliyoruz.”

Bu arada, Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani, Pazar günü Amerka Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) temaslarına başlayacak.

Sözcüsü Marie Harf, Barzani’nin ziyaret programı ve içeriğine ilişkin soruları yanıtlarken, Mesud Barzani’nin Başkan Barack Obama, Başkan Yardımcısı Joe Biden ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Tony Blinken'la görüşeceği söyledi.

Marie Harf, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin yurtdışında bulunması nedeniyle Başkan Barzani'nin Bakan Yardımcısı Blinken'la biraraya geleceğini aktardı.

Öte yandan, Rûdaw’a konuşan Kürdistan Bölgesi Başkanlık Divanı Başkanı Fuad Hüseyin, ABD ziyaretinin gündem maddelerini Musul’u kurtarma operasyonu, Kürdistan Bölgesi’nin sınırlarının belirlenmesi ve Erbil-Bağdat ilişkilerinin oluşturduğunu söylemişti.

Fuad Hüseyin, “Başkan Barzani yapacağı ziyarette açık bir şekilde Kürd devleti dosyasını Beyaz Saray’da Başkan Obama’nın önünde koyacak” demişti.

Barzani, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB), ABD’nin “terör listesi”nde olduğu için, daha önce tepki amacıyla Washington ziyaretini iptal etmişti.

ABD Kongresi, Aralık 2014’te, iki Kürd partisini "üçüncü sınıf terör örgütleri listesi”nden çıkarmıştı.

Barzani Salı günü, Kürdistan Yurtseverleri Birliği (KYB) Genel Sekreteri Celal Talebani’yi ziyaret ederek, ABD gezisi öncesi görüş ve önerilerini almıştı.

Başkan Barzani, 2014 sonlarında, bağımsızlık ve referandumdan geri adım atılmayacağını söyleyerek, "Yüz IŞİD, bin IŞİD de gelse süreç devam edecek" demişti.

05) Êzîdîler bin pişman! –01.05.2015

Êzîdî dinadamı Feqir Cerdo Evdo, Kürdistan dışında yaşamaya giden Ezidiler’in pişman olduğunu söylüyor.Êzîdî Kürtller’in büyük aşiretlerinden Zero Aşireti’nden Feqir Cerdo Evdo, İŞİD’in 3 Ağustos 2014’te Şengal’e girmesiyle yaklaşık 10 bin kişiyle birlikte Şengal Dağı’na sığındı.

Olaydan sonra mağdurların çoğu farklı şehir ve kasabalara yerleşirken, Evdo Şingal Dağı’nda yaşamına devam ediyor.Rûdaw’a konuşan Feqir Cerdo Evdo, Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP), Şingal’in yıkımına neden olduğunu iddalarına karşı çıkarak, “Bu iddalar doğru değil. Çünkü İŞİD her yere saldırdı. Bir de Araplar’ın bize ihanet edeceği aklımızın ucundan geçmezdi” dedi.

Êzîdî dinadamı, Kürdistan’ın 4 parçasından kendilerine uzatılan yardım elini hiçbir zaman unutmayacağını söylüyor.

Evdo, ‘’Kürdistan Bölgesi bize elinden gelen yardımı yaptı. Pêşmerge Güçleri Şengal’in çogu nahiyesini kurtardı. PKK ve Pêşmerge Güçleri omuz omuza Şingal Dağı’nı korudukları için kimseden korkmuyoruz’’ dedi.

Feqir Cerdo, yaşananların, Araplar’ın kendilerine uyguladığı ilk zulüm olmadığını, bu nedenle çoğu Êzîdî’nin Avrupa’ya göçettiğini söyledi.

Feqir, Şeyh Şerfeddin’in bir sözünü hatırlatarak, “Şerfeddin şöyle der: ‘Toprağı olmayanın ölmesi gerekir.’ Bütün Ezidiler’e sesleniyorum, topraklarınızı bırakıp başka ülkelere gitmeyin, çünk pişman olacağınızı çok iyi biliyorum. Gidenlerin çoğu bin pişman!’’ dedi

Cerdo, ‘’Pêşmerge Güçleri’ne inanıyoruz. Nasıl ki Sinune ve diğer bölgeleri kurtardılar, Şingal’ide kurtaracaklar’’dedi.

Feqir Cerdo, Başkan Mesud Barzani’den tek isteklerinin, kurtarıldıktan sonra Şingal’in Kürdistan Bölgesi’ne bağlanması ve böylelikle Êzîdîler’in Araplar’dan kurtarılması olduğunu dile getirdi.

PKK’nin Şingal için “kanton” girişimlerine de karşı çıkan Êzîdî dinadamı, “Hiç kimse Şingal’i Kürdistan’dan ayıramaz. Bunu talep edenler, Kürdler bir olup daha güçlü olacaklarına, tam aksini yapmaya çalışıyor” dedi.

Şingal Dağı’ndan 30 farklı yerde Êzîdîler’e ait mezarlık ve mabetler olduğuna dikkat çeken Feqir Cerdo,‘’Şingal Dağı Êzîdîler için büyük bir öneme sahip. Êzîdîler’in kimliği haline geldi. Bu nedenle Şingal Dağı’nı boşaltmayacağız’’ ifadelerini kullandı.

06) Kürdistan Bölgesi’nden diplomatik başarı –01.05.2015

Kürdistan Bölgesi temsilcisi artık Irak ve Avrupa Birliği (AB) arasındaki üst düzey toplantılara katılabilecek .

Avrupa Birliği ve Irak, 2012’den Kürtlerin katılımı olmadan imzalanan anlaşmada, değişikliğe gitti. Buna göre artık Kürdistan Bölgesi’nin Avrupa Birliği temsilcisi de Irak ve AB arasındaki üst düzey toplantılarda yer alacak.

Rûdaw’a konuşan Kürdistan Bölgesi AB Temsilcisi Dilaver Ajgeyi, “Irak ve AB’nin 2012’de imzaladığı anlaşmaya Kürtler dahil olmamıştı. Bu konuyu Avrupa Parlamentosu’yla (AP) görüştük. Sonra da Kürdistan Bölgesi Başkanı, Avrupa Parlamentosu yetkilileriyle görüşmeler yaptı” dedi.

Dilaver Ajgeyi, dün Irak ve AB yetkililerinin almış olduğu ortak kararla artık Kürdistan Bölgesi temsilcisinin de üst düzey toplantılara katılabileceğini söyledi.

Ajgeyi, “Şüphesiz bu Kürdistan Bölgesi için diplomatik, siyasi ve ekonomik bir kazanımdır” ifadesinde bulundu.

ABD’den peşmergeye doğrudan yardıma onay

ABD Kongresi, peşmerge ve Sünni güçlere doğrudan yardımı öngören yasa tasarısını onayladı.

Bugün ABD Kongresi’nde, IŞİD’le mücadele kapsamında Iraklı güçlere 715 milyon dolarlık askeri yardımın yapılmasını öngören yasa tasarısı kabul edildi.

Yasaya göre, yapılacak yardımın %25’i peşmerge ile Sünni güçlere doğrudan yapılacak. Yasa aynı zamanda Irak’a yapılacak yardımın %75’lik payını da Irak’taki ulusal barışın sağlanması koşuluna bağlıyor. Buna göre Irak Hükümeti gerekli şartları yerine getirmezse geri kalan payın %60’ı da Peşmerge Güçleri ve Sünni güçlere verilecek.

Askeri Çalışmalar Komisyonu tarafından sunulan tasarı, 2’ye karşı 60 oyla kabul edildi.

Dün Irak Başbakanı Haydar Abadi’nin ofisinden yapılan açıklamada sözkonusu tasarıya karşı çıkılmıştı.

Rûdaw’a konuşan Irak Savunma Bakanı Halid Ubeydi de, “Doğrudan donatmayı reddediyoruz” diyerek, peşmergeler olsun, Sünniler ya da Şiiler olsun, herhangi bir tarafa ancak Bağdat üzerinden silah verilmesi gerektiğini savundu.

07) 1 Mayıs ve Taksim Gerginliği: 203 gözaltı, 24 yaralı –01.05.2015

1 Mayıs olaylarında İstanbul’da 203 kişinin gözaltına alındığı, 24 kişinin de yaralandığı bildirildi.

İstanbul Valiliği'nden yapılan açıklamada, özellikle Taksim Meydanı’na gitmek isteyen grupların üst aramaları ve kontrollerinde çok sayıda patlayıcı ve yakıcı madde bulunduğu belirtildi. Açıklamada daha sonra şu ifadeler kullanıldı:

“Yapılan çalışmalar neticesinde saat 16.00 itibariyle 2 adet ses bombası, 1 adet silah, 54 adet Molotof kokteyli, 5 adet havai fişek rampası, 6 adet sapan, 6 adet maske, 1 adet telsiz ve 1 adet kar maskesi ele geçirilmiştir.”

İstanbul’da 203 kişinin gözaltına alındığı kaydedilen açıklamada, “Yaşanan olaylarda 6 emniyet mensubu ve 18 gösterici yaralanmıştır” denildi.

Meydanda göstericelere müdahale

03) Hakari de 1 Mayis –01.05.2015

Bu arada, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamalarına kapatılan ve yoğun güvenlik önlemi alınan Taksim Meydanı'na gelmek isteyen bir grup, Kazancı Yokuşu yakınındaki Cengaver Han'dan aniden çıktı.

Ellerinde Komünist Parti flamaları taşıyan ve sloganlar atan grup, koşarak Taksim Cumhuriyet Anıtı'na geldi.

Çevik kuvvet ekipleri, etrafını sardıkları grubu uzaklaştırdı. Ekiplerin müdahalesiyle grubun bir bölümü Kazancı Yokuşu'na doğru kaçarken, bazı kişiler de gözaltına alındı.

Geceyi de Cengaver Han'da geçirdikleri tahmin edilen grup, hanın üst katlarından da "Eşitlik ve Özgürlük için Komünist Parti" yazılı pankart açtı.

Güvenlik güçleri Kazancı Yokuşu'na bariyerler koyarken, Taksim Meydanı'ndaki önlemler arttırıldı. (Foto. arşiv)

08) Kürdistan, Haziran’dan itibaren 625 bin varil petrol üretecek –01.05.2015

Rûdaw’a konuşan Tarık Gerdi, Kürdistan Bölgesi’nin Haziran itibariyle günlük petrol ihracatını 625 bin varile çıkartacağını belirtti.

Irak Parlamentosu Petrol ve Gaz Komisyonu üyesi Tarık Gerdi, Kürdistan Bölgesi’nin Haziran’dan itibaren petrol ihracatında yeni rakamlara imza atarak, Bağdat’tan bütçe payını garanti edeceğini ifade etti.

Rûdaw’a konuşan Tarık Gerdi, Kürdistan Bölgesi’nin Haziran itibariyle günlük petrol ihracatını 625 bin varile çıkartacağını belirtti.

Mart ayında Kerkük’ün petrolü dahil günlük 550 bin varil petrol ihraç edildiğini hatırlatan Tarık Gerdi, “Haziran’dan itibaren Bağdat ve Erbil’in üzerinde anlaştığı miktara ulaşılarak, Kürdistan Bölgesi bütçe payının düzenli bir şekilde gönderilmesi garanti edilecek” dedi.

Gerdi, merkezi Irak Hükümeti’nin bu ay içinde Kürdistan Bölgesi’ne 500 milyon dolar daha göndereceğini tahmin ettiğini dile getirdi.

Tarık Gerdi, Uluslararası Para Fonu’nun (İMF) bütçe açığını kapatmak için Irak Hükümeti’ne 5 milyar dolar borç vermeyi kabul ettiğini de belirtti.

Erbil – Bağdat arasında yapılan anlaşma uyarınca, Kürdistan Bölgesi 150 bin varil Kerkük petrolü dahil günlük 550 bin petrolü Irak Petrol Ajansı SOMO üzerinden ihraç ediyor. Bunun karşılığında da Bağdat Kürdistan Bölgesi’nin %17’lik bütçe payı ile memur maaşlarını gönderecek.

09) Serhat kadınların zılgıtlarıyla zafere ulaşacak'–01.05.2015

HDP'nin Erzurum Milletvekili Adayı Seher Akçınar Bahar, HDP'nin tüm mazlum halkların temsilcisi olduğunu ifade ederek, Serhat bölgesinde 7 Haziran'da kadınlar öncülüğünde devrim gerçekleşeceğini söyledi.

Toplumun her kesimine hitap eden adaylar halkın büyük ilgi ve desteğini topluyor. Şimdiye kadar hiçbir parti Erzurum'da 1. sıra milletvekili adaylığı için kadın aday göstermezken, HDP ilk sıra adayı Seher Akçınar Bahar halkın yoğun sevgisini şimdiden kazandı. 1998 yılında kazandığı Dicle Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nü YÖK'ün başörtüsü yasağı nedeniyle yarıda bırakan Bahar, yasağın kalkmasının ardından eğitimine kaldığı yerden devam ediyor. İHD, MAZLUMDER gibi birçok STK'da yıllardır çalışan Bahar, bir çocuk annesi ve Hürbakış adlı internet sitesinde köşe yazarlığı yapıyor.

'HDP, toplumun tüm kesimlerini kucaklıyor'

"Türk'ün derdi ile dertlenmek, Kürt'ün derdiyle dertlenmek istiyoruz" diyen Bahar, HDP'nin toplumun tüm kesimlerini kucakladığını ifade etti. Bahar, tüm kesimlerin kendilerini ifade edebilmek için HDP'nin uygun zemin olduğunu belirterek, "Her kitleye hitap eden bir yapımız var. Türkiye'deki tüm farklıları kucaklayan bir yapımız var. Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Ermenisiyle, Çerkeziyle, Alevisiyle, Sünnisiyle, Hıristiyanıyla ve Süryanisiyle, Türkiye'de yaşayan tüm etnik ve dinsel yapıları kucaklayan her yapının kendisini ifade edebileceği bir zemin var. Dolayısıyla HDP tam da Türkiye'nin tam da Erzurum'un dokusuna uygun bir parti programına sahip. Bu yüzden biz Erzurum'da HDP olarak siyasal yaşamda kendimizi ifade etmek istiyoruz" dedi.

'7 Haziran'da Serhat'ta kadınların zılgıtlarıyla zaferi ilan edeceğiz'

Serhat bölgesinde kadınların öncülüğünde bir devrimin gerçekleşeceğinin vurgulayan Bahar, "7 Haziran'da Serhat'ta kadınların zılgıtlarıyla zaferi ilan edeceğiz" diyerek, şimdiden seçimlere hazır olduklarını söyledi. Bahar, "Serhat bölgesinde, Erzurum'da kadınların öncülüğünde bir devrim gerçekleşecektir. 7 Haziran gecesi Serhat kadınların zılgıtlarıyla zaferi ilan edeceğiz. Şimdiden seçime hazırız. Renklerimizin tümüyle hareket ediyor ve zafere ulaşacağız. Böylesi bir tarihi dönemde tarihi bir sonuç elde edeceğiz" vurgusu yaptı.

'Şex Said ve Seyit Rıza bizim değerimizdir'

"Şex Said Efendi ve Seyit Rıza Efendi bizim değerimizdir" diyerek verdikleri mücadeleyi devam ettireceklerini ifade eden Bahar, şunları söyledi: "Erzurum'da hangi etnik kimlik olursa olsun hangi dinsel kimlik olursa olsun hangi dil olursa olsun biz sonuna kadar hepsinin hakkını hukukunu koruyacağız. Bunun için mücadele vereceğiz. Bu onurlu mücadelemizle var olacağız. Ve Kürtlerin bu onurlu mücadelesi bu ülkeye demokrasi getirecek. Erzurum'daki herkesin hakkını hukukunu eşit bir şekilde adil bir şekilde tüm çoğulculukla savunacağız. Herkese göstereceğiz bunu."

10) HDP'li vekiller gaza boğuldu –01.05.2015

1 Mayıs kutlamalarına katılmak üzere bugün sabah saatlerinde Beşiktaş'a gelen HDP Milletvekilleri Pervin Buldan ve Sabahat Tuncel de gaz yağmuruna tutuldu. CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu ise gözaltıları engellemek için çıkan arbede de elinden yaralandı.

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, HDP Grup Başkan vekili Pervin Buldan ve HDP İstanbul milletvekili Sebahat Tuncel, İstanbul Beşiktaş’taki 1 Mayıs törenlerine gelmişti.

CHP'Lİ VEKİL ELİNDEN YARALANDI

Beşiktaş'ta CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu ise gözaltıları engellemek için çıkan arbedede elinden yaralandı. Eli bir anda kanlar içinde kalan Erdoğdu, ilk yardımın ardından diğer milletvekili arkadaşlarıyla birlikte CHP İlçe Binası’nın önünde nöbet tutmaya devam etti

11) Demirtaş: Niye, Allah Kürtçe bilmiyor mu? –01.05.2015

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Diyanet İşleri Başkanlığı'nı eleştirerek "Devlet konuşacağı dili belirliyor. Türkçe dışında hutbe veremezsin diyor Diyanet. Niye, Allah Kürtçe bilmiyor mu? İngilizce bilmiyor mu?" dedi.

Demirtaş, CNN'de Şirin Payzın'ın sunduğu "Ne oluyor" programında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Demirtaş'ın açıklamalarındaki satır başları şöyle:

HÜKÜMET NEMALANMAK İSTİYOR

Türkiye'nin neresinde 1 Mayıs kutlanırsa kutlansın Taksim yasaklıysa 1 Mayıs yasaklı geçecek algısını yaratan bir hükümet ortaya çıktı. Çağrılarımıza rağmen hükümet geri adım atmadı, onbinlerce polisle, barikat ve bariyerlerle Taksim'i kutlamalara kapattığını ilan etti. Doğru bir politika değil. Ortaya çıkacak olası gerilimlerin müsebbibi hükümetin yasak politikası olacak. Hükümetin provokatif yaklaşımına karşı herkesi sağduyulu olmaya davet ediyorum. Herkesten rica ediyorum, olası bir provokasyona kimse mahal vermesin. Ne yapmak istiyorsa hükükmet seçim öncesi ortaya çıkarmak istediği tablo her neyse, o görüntüyü yaratmayalım. Çünkü hükümet buradan nemalanmak istiyor. Açık söyleyeyim HDP'yi diğer muhalefet partilerini nereden vurabilirim diye fırsat arıyor; 1 Mayıs'ı da bunun şovuna dönütürmek istiyor.

BAŞBAKAN İNANCIMI YARGILADI

Kazancı yokuşundaki sembolik anma töreninde de ifade ettim; ki çarpıttılar bazı sözlerimi. Şunu belirttim: Bazı anmalar, ritüeller, alanla, mekanla doğrudan bağlantılıdır. Taksim'deki anmayı başka yerde yapamazsınız; çünkü 34 işçi orda katledildi. 'Siz gidin başka yerde anma yapın, kutlayın' diyemezsiniz. Şu örneği verdim: Siz hacca gitmek isteyen bir müslümana 'Kabe'ye gitmeyin, dünyanın başka bir yerine gidin' derseniz abes olur, müslümana hakaret olur. Kabe dışında hiç bir yerde hacı olamaz, o mekanla bağlıdır. Bu sözümü aldılar, Başbakan dahil olmak üzere yandaş medya çarpıttı. Demirtaş demiş ki Taksim bizim Kabemizdir, işçinin kabesidir.' Kabe ile özdeşleştirildi. Yalan üzerine, iftira üzerine iki gündür kampanya yürütüyorlar. Bir ülkenin Başbakanı meydanlarda açıkça ismimi de zikrederek, inancımı da yargılayarak, sorgulayarak, 'Sen ateist misin, anarşitmisin, nesin bilmeyiz' diyor, 'Biz Kabe'ye şirk koşulmasına izin vermeyiz' diyor. Başbakan'a sormak istiyorum. Şunu ben mi yaptım? Üsküdar meydanındaki kabe görüntüsü! Şuna çıtın çıktı mı sayın Başbakan? Kabe'ye şirk koşma üzerinden bu kadar meydanlarda beni, partimi yuhalatıyorsun da Kuran'ı Kerim'i yaş pasta yapılmış kesiyorlar, afiyetle yiyorlar. Çıtın çıkmadı. İslami camiayı inciten görüntüler ama Başbakan olarak 'biz buna asla izin vermeyiz, doğru bulmuyoruz' demedi.

MÜSLÜMANLIĞI KENDİ TEKELLERİNDE GÖRÜYORLAR

Türkiye'de dindarlığı tekel olarak görüyorlar. Öyle bir hava veriyorlar ki müslüman olmak için islamiyetin şartlarından önce AKP'li olmak lazım. Sanki öbür dünyada müslümanları sorguya çekmeden önce soracaklar 'AKP üyesi misin değil misin?' ona göre bakacaklar. Biz müslüman olamayız, bizim Allah inancımız olamaz. Bunu yapıyorlar. AKP'li olmayan herkes din düşmanıdır. 'İslamiyet bizden sorulur. Bize destek vermeyen münafıktır' anlayışı ile hareket ediyor.

HIYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI DİYORLARDI

İktidara gelmeden önce Diyanet'e 'Hiyanet İşleri Başkanlığı' diyorlardı. 'biz gelirsek kaldıracağız, bu düzeni değiştireceğiz. Din devletin elinde bir rehine, bir sopaya dönüşmüş durumda' diyorlardı. Biz benzer şeyler söylüyoruz. Dini devlet tekelinden kurtaralım. İnancı topluma halka mal edelim.

HIRSIZLIĞA DAİR TEK BİR LAFI YOKTUR

Diyanet camilere yüzlerce hutbe göndermiştir. Fakat ülke iki yıldır hırsızlık, yolsuzlukla çalkalanıyor. Hükümetin, kamunun mallarının çalındığına dair Diyanet'in tek bir lafı, sözü yoktur. Diyanet İşleri Başkanı, binin 1 trilyonluk makam aracınıza, buyrun gidin Cumhurbaşkanı, Başbakan'ın Cuma namazı kıldığı camide hırsızlığa dair hutbe verin. Bunu yapın inanayım sizin gerçekten samimi olduğunuza. Yoksullara, fakirlere sürekli 'hırsızlık yapmayın kolunuz kesilir' diye hutbe gönderiyorsun. Devleti soyup soğanı çevirenlere karşı çıt çıkarmıyorsun. Böyle biri dini öğretemez. Akademisyenler 150 hutbe incelemiş; devlet sevgisi kelime kavramı olarak Allah sevgisinden daha fazla kullanılmış. Allah sevgisini bile devlet sevgisinin altına koymuşsun. Lütfen Diyanet İşleri Başkanlığı olarak Cumhurbaşkanı'ndan korktuğunuz kadar biraz Allah'tan korkun.

SÜREÇ DONDU

Hükümet Cumhurbaşkanı'nın müdahalesinden sonra süreci dondurdu. Ne bizim heyet İmralı'ya gidebiliyor ne gözlemci heyet oluşturalabiliyor ne müzakereye başlanıyor. Hükümet hiç birinin arkasında olduğuna dair tek bir cümle de kurmuyor. Hatta seçim beyannamesine bile girmedi. 'Unuttuk, matbaya giderken düştü' dediler. Cumhuriyet tarihinin en büyük sorunu. 'Bu işe kellemizi koyduk, baldıran zehiri içeriz' dedikleri sorunu unutuvermişler. Şunu hesaplıyorlar; her seçimde biz bunun siyaseten rantını yedik diye düşünüyorlar. Bu seçimde de siyasi ortamı bu şekilde hazırlamışlardı. Dolmabahçe mutabakatının büyük bir siyasi kazanımı olacak ve AKP bundan oy devşirecekti. Biz AKP'nin ranta ve şova dönüştürmesine izin vernmedik. Cumhurbaşkanı burdan oy devşiremeyeceğini anlayınca 'Madem bize oy yok, ne barışı, ne Kürt sorunu, ne masası' demeye başladı. Mevzu bu. Şunu dediler; 'Nisan'da, Mart'ın sonunda PKK silah bırakıyor. 10 madde konuşulacak, uzlaşma sağlanacak, bunun üzerine PKK silah bırakacak.' 10 madde yokmuş gibi davranmayın dedik. Onların başka derdi var. siyaset malzemesi haline getirmek istiyorlar. Toplumu 'PKK silah bıraktı, bitirdik, bu işi çözdük katakullisine getirip oy toplamak istediler.

KENDİLERİNİN YAPTIĞI MASA

Ortada bir masa var. Masa da İmralı'da duruyor, kendilerinin yaptığı masa. Biz götürmedik. Sırrı Süreyya Önder'in dediği gibi koltuklar boş, masa duruyor. Bütün gerilim yaratan, tansiyonu yükselten açıklamalar Cumhurbaşkanı ve hükümet kanadından geldi. Biz çözüm süreci biter, bitmiştir demedik. Ülkenin barışı bizden kıymetlidir, seçimden kıymetlidir, koltuktan kıymetlidir. Çünkü insanların canı söz konusu. Zaten silahlar sussun derken siyaseten oturalım, suspus olalım demiyoruz ki. Siyaset konuşsun diyoruz. Bunlar diyor ki 'siyaseten de susacaksınız kardeşim. AKP'yi hiç zorlamayacaksınız, barış süreaci var...' Kusura bakmasınlar barış süreci demek AKP'yi desteklemek, kollamak, korumak değildir.

MASA DEVRİLMEZ

Türkiye toplumu barış istiyor. Toplum istediği sürece de masa devrilmez. Cumhurbaşkanı şu anda taktik yapıyor, içinden geçen düşünceleri açık açık söylüyor. İnandığı şeyi söylüyor. Bir seçim öncesi manevradır gibi düşünmemek lazım. İnandığını söylüyor. Fakat o buna inanıyor diye biz her şeyi onun dediği gibi yapmak zorunda değiliz. Bu seçimden güçlü çıkarsak bu masa daha güçlü hale gelecek.

ALLAH KÜRTÇE BİLMİYOR MU?

(Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Türkçe hutbe verilmesi talimatını değerlendirirken) Devlet konuşacağı dili belirliyor. Türkçe dışında hutbe veremezsin diyor Diyanet. Niye Allah, Kürtçe bilmiyor mu, İngilizce bilmiyor mu. Kendi yarattığı dili anlamıyor mu Allah? Sen niye engelliyorsun Diyanet olarak? (Din İşleri Yüksek Kurulu Başkan Vekili Mehmet Kaya Kurt'un resmi bir yazısını okuyarak) Diyanet İşleri Başkanlığı'nın resmi yazısı. Kimin cenaze namazı kılınmayacağına islam dini kendisi karar vermiştir. Fakat Diyanet İşleri Başkanlığı 'meşru devlet düzenine isyan eden biri öldürülmüşse onun cenaze namazı kılınmaz' diye mahkemeye yazı göndermiş. Mahkeme, cenaze namazı kıldıran bir imam var, yargılıyorum diye sormuş. Diyanet İşleri Başkanı da 'yargıla' demiş. Çünkü o meşru devlet düzenine isyan eden birinin cenaze namazını kıldırmış. Ölen kişi de müslüman, buyrun.

SEÇİMDEN SONRA KOLTUĞU GÖREMEYECEK

(Başbakan Davutoğlu'nun genel seçimler sonrasına durumunun ne olacağına ilişkin) Davutoğlu rahatlayamayacak. Seçimden sonra koltuğu göreceğini düşünmüyorum.

ORDU SICAK BAKMIYOR:

Ordunun kurumsal olarak bize sıcak baktığını sanmıyorum. PKK meselesinden dolayı. 40 yıldır çatışmış. Siyaset olarak bize mal ediyorlar. Göreceksiniz garnizon bölgesinden bir çok sandıkta da HDP oyu çıkacak.

12) –1 Mayıs'ın Taksim’in dışındaki alanlarda kutlanmasının adres gösterilmesinden sonra olası karışıklığa karşı çok sayıda yol kapatıldı ve olağanüstü önlemler alındı. 01.05.2015

İstanbul Valiliği geçtiğimiz 1 Mayıslarda yaşanan olayları da göz önüne alarak olası bir karışıklığı ve provokasyonu önlemek adına bu sene de Taksim'de kutlamalara izin vermedi.

Türk-İş mensubu işçileri temsili olarak Kanzancı yokuşuna karanfil bıraktı.

PROVOKASYON ENGELLENDİ!

İstanbul Valiliği'nin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde kutlamalara yasakladığı Taksim Meydanı'nda alınan geniş güvenlik önlemlerine rağmen geceyi Cumhuriyet Anıtı'nın tam karşısında geçiren ve üzerlerinde 'Komünist Partisi' yazan yaklaşık 50 kişi, korsan eylem yaptı. Handan çıkarak polis bariyerlerini yıkan ve anıta koşan göstericilerden 34'ü gözaltına alındı. Eylemciler, ellerindeki bir flamanın plastik sopasını çıkararak kendilerine engel olmak isteyen bir polise vurdular. Yere düşen polis, eylemcilerin elinden kurtulurken, eylemcilerin su ve sandviçlerle geceyi hanın 5'inci katında geçirdikleri anlaşıldı.

Tamamen kapatılarak sadece izinli olan grupların çelenk bırakmasına izin verildi. Meydana açılan bütün sokaklarda bariyerlerle kapatılırken turistlerin ve basın mensuplarının meydana giriş çıkışları ise polis denetiminde gerçekleşti. Taksim ve çevresinde görev yapan bazı polisler 1 Mayıs için özel tasarlanmış kırmızı yelek giydiler. Taksim Anıtı'na çelenk bırakmak isteyen sendika ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin, sadece Gümüşsuyu yönünden polis arama noktasından geçip Taksim Meydanı'na girmesine izin verildi. Televizyonlara ait canlı yayın araçlarının ise Gezi Parkı çevresinde beklemelerine izin verildi. Beyoğlu Belediyesi'ne bağlı temizlik görevlileri, Taksim Meydanı'nda sık sık temizlik çalışması yaptı. Taksim Meydanı'na gelen saat 09.30'da gelen Türk-İş ise 1 Mayıs 1977'de hayatını kaybedenlerin anısına Kazancı Yokuşu'nda saygı duruşunda bulunarak karanfil bıraktı. Grup daha sonra Cumhuriyet Anıtı'na Çelenk bırakarak saygı duruşunda bulunup, İstiklal Marşı okudu. Türk-İş İstanbul 1'inci Bölge Başkanı Faruk Büyükkucak, "İnşallah önümüzdeki süreçte daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi diyerek Taksim Meydanı'nın Türk-İş olarak emekçileri ve emekçi dostlarına açılmasını talep ediyoruz" dedi.

POLİSE FLAMA SOPASIYLA VURDULAR

Sendikaların çelenk bırakmasının ardından öğle saatlerine doğru yaklaşık 50 kişilik eylemci grup polis bariyerlerini yıkarak anıta doğru koşmaya başladılar. Üzerlerine 'Komünist Partisi' yazılı tişörtler giyen ve ellerinde taşıdıkları flamalarla Cumhuriyet Anıtı'na koşmak isteyen eylemci gruba, polis müdahale etmek istedi. Anıtın tam karşısındaki Cengaver Han'da geceyi geçirdikleri anlaşılan ve gece boyunca sandviç ve suyla idare eden eylemcilerden bir bölümü Cumhuriyet Anıtı'na gelmeyi başardı. Çoğu eylemci ise polis tarafından engellendi ve yere yatırılarak plastik kelepçeyle elleri arkadan kelepçelendi. Çok geçmeden çevik kuvvet eylemcilere müdahale etti. Bu arada Cumhuriyet Anıtı'nın önünde toplanan eylemciler, kendilerine müdahale etmek isteyen bir polise ellerindeki flamanın plastik sopasını çıkararak vurmaya başladı. Yere düşen sivil polis, daha sonra ayağa kalkarak geri çekildi. Çevik kuvvet polisinin müdahalesiyle eylemcilerden 34 kişi gözaltına alındı. Yakalanamayan diğer eylemciler ise sokak aralarına kaçarak izlerini kaybettirdi.

CHP'Lİ VEKİL OLAY ÇIKARTI

Beşiktaş'ta CHP İlçe binasına aracıyla gitmeye çalışan Mahmut Tanal, önü kesilince polisle tartıştı.

Beşiktaş Barbaros Bulvarı Yıldız Kavşağı'nda toplanan bir grup, CHP Beşiktaş İlçe Başkanlığı'na yürümek istedi. Grubun önün çevik kuvvet ekipleri tarafından kesildi. Grup ile göstericiler arasında tartışma yaşandı.

13) 1 MAYIS 1977 –01.05.2015

.

POLİSLE TARTIŞTI

.

Bir süre sonra CHP Milletvekili Mahmut Tanal, aracı ile birlikte Barbaros Bulvarı'na görüldü. Kapalı yoldan geçmek isteyince önü polis tarafından kesilen Mahmut Tanal, aracından inerek duruma tepki gösterdi. Tanal, milletvekili olduğunu söyleyince, geçişine izin verildi.

.

14) Kürt kızı sosyal medyayı salladı –01.05.2015

Fotoğraf paylaşım sitesi Instagram fenomenlerine bir yenisi daha eklendi. Kerküklü Kürt kızı Evon Wahab paylaştığı pozlarla kısa sürede 800 binin üzerinde takipçi kazandı

Makyöz olan Evon Wahab daha önce de kendisini kim Kardashian'a benzettiği bi makyaj yaptığı videosuyla Youtube'da izlenme rekorları kırmıştı

Genç kadın, güzelliği ve makyaj teknikleriyle her geçen gün Instagram'daki takipçi sayısını artırıyor.

…

FOTO / KAYNAK: ŞENGÜL ÖZER'DEN

VARTO / GIMGIM DEYİP GEÇMEYİN (GÜZEL GIMGIM'IM)

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

. YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN

01) -01.05.2015

02) –01.05.2015

Ek.Tarihi Fri May 01, 2015 10:00 am Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Güncel
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Güncel:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution