Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (13) HER BÎJI KURDİSTAN   PRESSEMITTEILUNG/Nordsyrien: Erdogan droht mit neuem Krieg   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Çavuşoğlu’dan ‘Dunford’un YPG açıklamasına’ yanıt: Göz yumamayız   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   SİYASET HABER KARIŞIK, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   SİYASİ HABERLER (10)   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Ferhat Sarıkaya diye biri
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Dünya

09)En çok bu süreçte birliğe ihtiyacımız var-06.12.2015

Kürdistan´ın Güney Bölgesindeki direnişin 24’üncü yıl dönümüne ilişkin bir mesaj yayımlayan Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani, ”Kürd halkının birlik olduğu her dönemde kazanımları daha büyük olmuştur” dedi.

/ BasNews' in haberine göre, Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani, Baas rejimine karşı, 5 Mart 1991 yılında başlayan Güney Kürdistan direnişinin 24’üncü yıl dönümüne ilişkin bir mesaj yayımladı.

”Sevgili Kürdistan halkına” diye başlayan mesajın devamında Barzani, bu ayaklanma ile Kürdistan illerinin ”şövenist Baas rejiminin” diktasından kurtarılması vesilesiyle bir kez daha tüm Kürdistanlıları, yaşamını yitirenlerin ailelerini, Peşmergeleri ve Kürdistan’daki tüm siyasi tarafları kutladı.

Mesajında, direnişin Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’nde tarihi bir aşama ve Kürd halkının yaşamında tarihi bir dönüşüm olduğunu belirten Barzani, ”Kürdistan halkının ve Peşmergenin ayaklanması, zulme ve işgale karşı Kürd halkının güçlü iradesinin göstergesiydi ve tüm dünyaya Kürd halkının köleliği asla kabul etmeyeceği mesajıydı” dedi.

Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani mesajının devamında şöyle dedi:

”Kürd halkının büyük ayaklanması, Kürdistan halkının ve tüm siyasi hareketlerin aynı mevzide olması, birlik olması ile zafere ulaştı. Bu büyük zafer, birlik olduğumuz her zaman, başarılarımızın da büyük olduğunu gösteren bir belgedir. Eğer bazı dönemlerde mücadelenin kayıpları ağır, kazanımları eksik olmuşsa da, bu durum düşmanlarımızın güçlülüğünden kaynaklanmamıştır, aksine, birlik ve beraberliğimizin yetersiz olmasından kaynaklanmıştır.

Mesajının sonunda tarihi direnişin Kürd halkı için büyük bir tecrübe ve ders içerdiğini vurgulayan Barzani, ”Halkımızın bugün çok kritik ve hassas bir süreçten geçiyor. Teröristlere karşı büyük bir mücadelenin verildiği bu dönemde her zamankinden daha fazla birlik olalım, kazanımlarımızı koruyalım ve halkımız için zaferi kesinleştirelim” ifadelerini kullandı.

02)Bayık: Tek şartla silah bırakırız -06.12.2015

KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, “Kürt sorununun” çözümü ve Türkiye'de silahların bırakılması konularının birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirterek, "Silahların bıraktırılması beyanına karşılık AKP'nin adım atması gerekir.

Önce çözüm, daha sonra silah bırakılıyor" dedi.KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, Türk hükümeti ile HDP heyeti toplantısında Abdullah Öcalan’ın PKK ’ye silah bırakma çağrısı yaptığının açıklanmasının ardından, ilk kez değerlendirmelerde bulundu. Ortak açıklamanın önemli olduğunu, silahların bıraktırılması beyanına karşılık Türk hükümetinin adım atması gerektiğini belirten Bayık,“Tüm dünyada bu tür sorunlar için şöyle bir çözüm gelişiyor. Önce çözüm, daha sonra silah bırakılıyor” dedi.

Türk Hükümeti ve HDP heyetinin yaptığı ortak açıklama ve Abdullah Öcalan’ın silahlı mücadelenin bırakılması çağrısını Kürdçe yayımlanan ’Azadiya Welat’ gazetesindeki köşesinde değerlendiren KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, ortak açıklamanın Türkiye’nin demokratikleşmesi ve “Kürt sorunun çözümü için çok önemli bir gelişme olduğunu” ileri sürdü.

Bayık şunları yazdı:“Bu ortak açıklama ile bir Kürt sorunu geniş çerçevede gündeme oturdu. Bir kez daha görüldü ki, Türkiye’deki siyasi ve toplumsal gündemin ana maddesi, Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümüdür Açıklanan ortak belge ve 10 madde, Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununum çözümünün başlangıcıdır. Bu belge şu anlama geliyor. Geçen kasım ayında Abdullah Öcalan tarafından devlete ve bize sunduğu demokratik çözüm taslağının legalleşmesidir. Bu belgeden bir söz ya da bir maddenin çıkartılması ya da birbirinden ayrılması olmaz. Belge tek parçadır.”

’ AKP ’NİN ADIM ATMASI GEREKİR’

Bayık,“Kürt sorunun çözümü” ve Türkiye’de silahların bırakılması konularının birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini kaydederek şöyle devam etti:

“Tüm dünyada bu tür sorunlar için şöyle bir çözüm gelişiyor.

Önce çözüm, daha sonra silah bırakılıyor. Bu aşamaya gelmeden önce ateşkesin ve eylemsizliğin oluşturulması gerekiyor. Zaten belgede de bu gösteriliyor. Bugüne kadar biz adım attık, fakat hükümet sorumluluklarını yerine getirmedi. Önder Apo şimdi de tarihi bir adım atıyor. Eğer AKP, 2013 yılı gibi yaklaşırsa ve atılan adımları cevapsız bırakırsa, büyük bir yanlışlık yapmış olacaktır. Silahların bıraktırılması beyanına karşılık AKP’nin adım atması gerekir.”

YPG’Lİ KÜRT GERİLLA YARALI HALİNDE KONUŞUYOR.

.


Webde deneyiniz.Modern Kürt hareketinde kadinlar rolü cok büyük önem tasiyor. Gerilla ve Pesmerge savunmasinda yer alan kadinlarimiz ölüm döseginde bile sarki ve türküleriyle umut saciyor

03) HDP'de adaylık başvuruları sona erdi -06.12.2015

Halkların Demokratik Partisi’nde (HDP) 16 Şubat günü başlayan aday adaylığı başvuruları sona erdi.

ANKARA - Halkların Demokratik Partisi’nde (HDP) aday adaylık başvuruları sona erdi. 16 Şubat günü başlayan aday adaylık başvuruları resmi prosedüre göre 2 Mart günü sona ermiş, ancak başvurularda yaşanan yoğunluk nedeni ile özellikle kadın adayların daha fazla başvurması amacıyla 5 Mart gününe ertelenmişti.

Bugün HDP başvuruların sona erdiğini duyurdu. İl ve ilçe örgütlerinden toplanacak olan güncel aday adayı başvuru listelerinin incelenmesi ve toplam başvuru yapanların sayısının belirlenmesi sonrasında parti tarafından konuya ilişkin açıklama yapılması bekleniyor.

04) Tuncel: İnşa etmek için önce öğrenmek gerekir -06.12.2015

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri çerçevesinde, KJA üyesi kadınlar, DBP Siyaset Akademisi'ni ziyaret etti

YÜKSEKOVA - HDP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel, Yüksekova'da KJA üyesi kadınların düzenlediği bir dizi etkinliğe katılmak üzere dün gece Yüksekova ilçesine geldi. Geceyi ilçede geçiren Tuncel ve KJA üyesi kadınlar BDP Siyaset Akademisi, Üveyş Ana İlkokulu'nu ziyaret ederek beraber düzenlenen yemeğe katıldı.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri çerçevesinde DBP Siyaset Akademisi'ne düzenlenen ziyarete, HDP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel, Yüksekova Belediyesi Eş Başkanı Ruken Yetişkin, Demokratik Toplum Meclisi Eş Başkanı Nazife Evin, DBP İlçe Eş Başkanı Öznur Canan, Barış Anneleri Meclisi üyelerinin de bulunduğu çok sayıda kadın katıldı.

Akademide konuşan Tuncel, akademilerle yeni yaşamı inşa edeceklerini belirterek, "Demokratik özerklik ve demokratik cumhuriyeti inşa etmek için önce öğrenmek gerekir. Kapitalist moderniye karşılık demokratik moderniteyi inşa etmek ve kendi coğrafyamızda bütün insanlığa buradan başka bir yaşamın mümkün olduğunu ifade etmek çok daha onur vericidir " dedi. Tuncel, kadını özgür olmayan bir toplumun kendisinin de özgür olamayacağının vurgusunu yaparak, "Kadın erkek arasındaki eşitsizliğin, 5 bin yıllık erkek egemen sisteme karşı demokratik moderniteyi inşada kadınlar olarak daha güçlü katılacağız" dedi. Tuncel ve beraberindekiler daha sonra Üveyş Ana İlkokulu'na giderek çocuklarla derse katıldı.

Yapılan ziyaretlerden sonra Yüksekova Kadın Meclisi'nin organize ettiği kadın dayanışma yemeğine geçildi. Burada konuşan Yüksekova Demokratik Toplum Meclisi Eş Başkanı Evin, "Kadın olmazsa toplum olmaz. Kadın toplumun direğidir" dedi. Yüksekova Belediyesi Eş Başkanı Yetişkin ise "Kadın demokratik özerklik çalışmalarında aktif olarak yer alarak inşa sürecine damga vurmalıdır" dedi. Ardından kadınlar ile dayanışma yemeği düzenlenirken, yemekte 8 Mart Dünya Kadınlar

Günü etkinleri kapsamında 7 Mart'ta KESK Kadın Meclisi'nin düzenleyeceği yürüyüşe katılım çağrısı yapıldı.

Fotoğraflar: Semra Aktan

05) İran’dan savaşa ağır silahlar -06.12.2015

Selahaddin ilini kurtarma operasyonu kapsamında ordu güçlerince üç taraftan kuşatılan Tikrit’e, Diyala’nın Hanakin ilçesi üzerinden ağır silahları sevkediyor.Rûdaw’a konuşan Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Hanakin sorumlularından Cafer Şêx Mustafa, son 24 saat içinde bölgeden çok sayıda ağır silah ile zırhlı aracın Tıkrit’e taşındığını belirtti.

Ağır silahların daha önce İranlılar tarafından bölgeye getirildiğini söyleyen Cafer Şeyh Mustafa, “Bölgede ciddi bir hareketlilik var” dedi.

Bu arada, Irak Ordusu’nun savaş uçakları Selahaddin genelinde,“Büyük kurutuluş için hazır olun!” yazılı bildiriler atıyor.

Öte yandan, parlamenter Şaalan Kerim, yapığı açıklamada, isimlerini açıklamadan, IŞİD’in “Selahaddin Valisi”nin Ürdünlü, yardımcısının ise Türk asıllı olduğunu belirtti.

Şaalan Kerim, Selahaddin’den 700 dolayında kişinin El-Haşdu’ş-Şabi (Halk Topluluğu) milislerine katıldığını ifade etti. R

ûdaw’a konuşan Selahaddin Valisi Raid Ciburi, dün Irak Ordusu ile milislerin, IŞİD’in elindeki Tikrit kentini 3 taraftan kuşatma altına aldığını söylemişti.

Irak Başbakanı Haydar Abadi’nin emriyle 2 Mart günü ordu, emniyet güçleri, Şii milisler ile aşiret milisleri sabahın erken saatlerinde Selahaddin’i kurtarma operasyonunu başlatmıştı.

IŞİD, Haziran 2014’ten beri Ninova vilayetinin merkezi Musul’un yanısıra Enbar, Selhaddin ve Tikrit’i işgal işgali altında tutuyor

06) KOBANʖ IŞİD’e Irak’tan silah ve cephane -06.12.2015

IŞİD mensupları, Rojava’nın Kobanê bölgesine Irak’tan getirdiği ağır silahlarla saldırıyor. Rudaw’a konuşan ve ismini güvenlik gerekçesiyle vermek istemeyen bir mülteci, IŞİD’lilerden aldığı bilgiye dayanarak, ABD öncülüğündeki koalisyon uçaklarının Kobanê’de IŞİD’in ağır silahlarının tamamına yakınını imha ettiğini söyledi.Bu nedenle örgütün başta tank olmak üzere ağır silah sorunu yaşadığından, Irak’tan takviyesi yaptığını dile getirerek, şöyle dedi:

“Irak sınırından Rakka’ya silah taşıyorlar. Rakka’dan hareket eden birlikkler, Kobanê’nin Doğu cephesindeki köylere saldırıyor. IŞİD, Tel Abyad’a yakınlığı nedeniyle Kobanê’nin Doğu bölgesini stratejik görüyor ve çok önemsiyor.”

Mülteci, Rakka’da gençlerin zorla Kobani ve diğer bölgelerde savaşa götürdüğünü de sözlerine ekledi.

İdris Nehsan doğruladı

Rûdaw’a konuşan Kobanê Dışişleri Sözcüsü İdris Nehsan, IŞİD’in Irak’tan getirdiği ağır silahlarla Kobane’ye saldırdığı iddiasını doğruladı.

Nehsan, örgütün Irak’ın Musul ve diğer kentlerinde ele geçirdiği ağır silahları naklettiğini, takviye hattının kesilmesi gerektiğini dile getirdi.

IŞİD 2014 Haziran ayında Irak’ın ikinci büyük kenti Musul’a girmiş ve kentte bulunan tüm silahlara el koymuştu.

YPG: 3 IŞİD’li öldürüldü

YPG Basın Merkezi, Kobanê Savaşı’nın 171’inci gününde, kentin doğusunda bulunan Eydanê köyü yakınlarında dün gece çıkan çatışmada 3 örgüt üyesinin öldürüldüğünü bildirdi.

Açıklamada, Kobanê’nin batısında operasyonların sürdüğü belirtildi.

YPG, son 24 saat içinde yaşanan çatışmalarda 2 savaşçının şehit düştüğünü iletti.

Kobanê’de YPG, Özgür Suriye ordusu’nun bazı birlikleri ile gönüllü Kürd savaşçıları IŞİD’le savaşıyor.

Pêşmerge Güçleri ise Ağır silahlarla destek veriyor.

07) - HD: 2014'te 296 kadın katledildi 06.12.2015

İHD, 2014 yılı boyunca kadına yönelik şiddetin bilançosunu açıkladı. İHD Genel Merkezi Kadın Sekreteri Songül Erol Abdil, 2014 yılında 296 kadının öldürüldüğünü, 39 kadının intihar ettiğini, 191 kadının tecavüz ve tacize uğradığını, 585 kadının darp sonuc

ANKARA - İHD Kadın Sekreterliği, 8 Mart vesilesi ile 2014'te kadınların yaşadığı hak ihlalleri raporunu İHD Genel Merkezi'nde açıkladı. İHD Genel Merkezi Kadın Sekreteri Songül Erol Abdil, 2014 yılında da kadınların maruz kaldığı hak ihlallerinin ve şiddetin artarak devam ettiğini, bu durumun kaosa dönüştüğünü söyledi.

"DAİŞ çeteleri sivil halklara saldırıp erkekleri katletmiş, kadınları kaçırıp tecavüz etmiş ve köle olarak satmıştır" diyen Abdil, DAİŞ'in elinde hala 5 bin ile 7 bin arasında Êzidî-Kürt kadınının olduğunu ve Êzidî halkının soykırıma uğratıldığını ifade etti. DAİŞ örgütüyle benzer görüş ve pratiklere sahip olan Boko Haram örgütüne de değinen Abdil, Boko Haram örgütünün 300 kız öğrenciyi kaçırdığını ve 10 yaşında bir kız çocuğunun üzerine de bomba yerleştirerek sivil halkın yoğun olduğu pazar yerinde patlattığını söyledi.

Abdil, devletlerin eril politik uygulamaları ve kadınlara yapılan saldırıları destekler nitelikteki siyasi tutumlarından dolayı kaynaklanan kadına yönelik şiddetin, Hindistan'da toplu tecavüz olarak kendini gösterdiğine ve İran'da, kendisine tecavüz eden eski istihbaratçıyı öldürdüğü için idam edilen Reyhane Cabbari olarak gözler önüne serildiğine dikkat çekti.

Kadınların bu tür saldırılara karşı Rojava'da, Kobanê'de, Şengal'de ve Mahmur'da direndiğini ve bu direnişlerin birçok kazanımla sonuçlandığını ifade eden Abdil, dünya kadın hareketine örnek teşkil etmesi açısından da bu direnişlerin önemine ayrıca dikkat çekti. Türkiye'de yaşayan milyonlarca Kürt kadının kendi anadil hakkından mahrum bırakılması nedeniyle kültürel soykırım tehdidi altında olduklarını vurgulayan Abdil, Alevi kadınlarının da benzer bir şekilde inançlarının engellenmesinden ve asimile edilmesinden kaynaklanan kültürel soykırım tehdidi altında yaşadıklarını söyledi.

2014'te 296 kadın öldürüldü

Abdil, İHD'nin yaptığı araştırmalar ve şiddete maruz kalan kadınların derneğe yaptıkları başvuruların sonucunda; 2014 yılında 296 kadının öldürüldüğünü, 39 kadının intihar ettiğini, 191 kadının tecavüz ve tacize uğradığını, 585 kadının darp sonucu yaralandığını, 6 kadının namus cinayeti nedeniyle öldürüldüğünü ve 13 kadının da kuşkulu bir şekilde öldürülerek yaşamına son verildiğini açıklayarak, LGBTİ'lilerin de başta yaşam hakkı olmak üzere yoğun hak ihlallerine maruz kaldığını ifade etti.

Kadına şiddeti artıran unsurlar

Kadına yönelik şiddetin artışında devleti yönetenlerin kadına yönelik söylemlerinin ve etkin bir politik önlem almamalarının da büyük payı olduğuna dikkat çeken Abdil, "Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, kadını ve kadın örgütlerini hedef gösteren söylemler, kadına yönelik şiddeti arttıran unsurlardır" diye konuştu.

2014 yılında kadınların ucuz iş gücü olarak ya da güvencesiz çalıştırılarak sömürüldüğüne de dikkat çeken Abdil, emek sömürüsünün en yoğun olduğu iş alanlarını tekstil, ev temizliği ve mevsimlik işçilerin oluşturduğunu söyledi.

İHD'nin talepleri

Kadına yönelik şiddete ve emek sömürüsüne ilişkin ciddi önlemler alınması ve durdurulması için İHD'li kadınlar adına iktidara seslenen Abdil, şu talepleri sıraladı:

* Hiçbir şekilde tahrik ve iyi hal indirimi uygulanmamalı.
* Yasalarda öngörülen cezalar üst sınırdan verilmeli.
* Eğitim müfredatı şiddeti önleyici şekilde yeniden düzenlenmeli.
* Kürt kadınlarına ve diğer etnik gruplara anadilde eğitim hakkı tanınmalı.
* Alevi ve diğer inançlardan kadınların kendi inançlarını özgürce yaşayabilmeleri için gerekli düzenlemeler yapılmalı.
* Tüm partilerin kadın milletvekili sayısı eşitlenmeli
* Kadın Bakanlığı kurulmalı ve bakanlığın kadın sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışmalı.

08) Demirtaş'ın yabancı dil hakimiyeti ve HDP'nin hamlesi-06.12.2015
Amaç Kürt bölgelerini silip süpürmek ve Batı’dan da bir miktar vekil çıkarabilmek. Bunun için “silah bırakma niyetini” duyurmak kadar doğru bir hamle olabilir mi?

Türkiye Cumhuriyeti'nin utancını ve başarısını temsil eden bir unsur olarak "Selahattin Demirtaş'ın yabancı(!) dil hakimiyeti" HDP'ye barajı aştırır mı?

Temel eğitimini anadilinde almış sayın Cumhurbaşkanı’mız konuşuyor: “Burada ikili görüntü söz konusu. Yalçın Bey ile açıklama yapanların açıklamaları faklı. Eşbaşkanın yaptığı açıklama farklı. Burada iki maymun oynanıyor.”

Anadilde eğitim hakkı devlet tarafından gasp edilmiş HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş cevap veriyor: “Bizim amacımız hükümetin yanlışlarını teşhir etmektir. Biz iki maymunu oynuyormuşuz. Heyetle aramızda hiç bir fark yok. Ayrıca iki maymun değil, üç maymundur. Demek ki yine birini götürmüşsünüz, götürmeye alışmışsınız.”

İşte bu:

Türkiye Cumhuriyeti’nin utancını ve başarısını temsil eden bir unsur olarak “Selahattin Demirtaş’ın yabancı(!) dil hakimiyeti”…

Budur; herkesin ona saldırmasının, sinirden çıldırmasının ama öte yandan içten içe imrenmesinin, onu huşu içinde dinlemesinin ardındaki sebep.

Argümanlarıyla, ifade ve hitabet yeteneğiyle, liderlik kumaşıyla, zekasıyla ama en çok da temiz kalbiyle Kürtler kadar, belki de daha çok, seküler, zihni açık, sol ve ortanın solundaki kesimler için “aradığınız lidere galiba ulaşılıyor” hissi yaratıyor Demirtaş.

Çünkü bu ülkede bir Kürt olarak doğmuş olmaktan gelen sorunların aslında Türkiye’nin çoğunluğu için geçerli olduğunu anlatabiliyor.

Çünkü ezilmiş, haklarından mahrum bırakılmış, ötelenmiş tüm gruplar için cümle kurabiliyor.

Ve bunu, yeni yetişen Kürt nesli gibi, onların bir temsilcisi olarak, onların ‘deyimler sözlüğünü’ kullanarak, ajitasyon yapmadan, espriyle, sağlam ve sakin tezlerle dile dökebiliyor.

İronik biçimde, Türkçe’yi anadili Türkçe olanlardan kat be kat iyi kullanıyor, üstelik Türkiye’nin yaralarını derinleştirmek değil kapamak üzere kullanıyor.

Çünkü dertten anlıyor. İlkenin bir semt adı dahi olmadığı memleketimizde şöyle bir baktığınızda hep aynı yerde duruyor, aynı şeyi söylüyor.

İşte bu bazıları için çok korkunç bir şey. Lider görünümlü tehlikeli kimseleri üç saniyede bir şakaya, lider görünümlü başkalarını da etkisiz elemana dönüştürebildiği için.

Ha bu Kürt siyasi hareketinin diğer liderlerini rahatsız eder mi? Öcalan tarafında, hükümetin vermeye çalıştığı izlenimin tam tersi bir hissiyat olduğunu söyleyebilirim. Eminim İmralı’da Demirtaş-Öcalan görüşmesinin tutanaklarına vakıf olan devletliler, daha önce hiç duymadıkları övgü sözlerini orada duymuştur.

Pek tabii, Kürt siyasi hareketinde çok başlılık yok.
Peki tabii, Demirtaş da çok başarılı.
Bunlar HDP’ye seçim kazandırır mı?
Yok kazandırmaz. İşler öyle yürümüyor.

**

İşte tam olarak buradan bakmak gerekiyor çözüm sürecinin geldiği noktaya.

Sırrı Süreyya Önder, Pervin Buldan ve İdris Baluken’den oluşan ekibin hükümetle birlikte 10 maddelik ‘müzakere başladı başlayacak’ açıklamasına…

Hop oturup hop kalkıp bu bir seçim hesabı diyoruz. Açıkçası, Demirtaş’ın da ifade ettiği gibi, tıynetini son 13 yılda gayet güzel çözdüğümüz AKP’nin önümüzdeki 3 ay içinde, aylardır kurmadığı meclis komisyonlarını kuracağına, hasta tutuklularla ilgili insani düzenleme yapacağına inanmak çok zordur.

O nedenle bu açıklamanın bir seçim hamlesi olduğunu düşünmek akla yatkındır.
Ama sadece AKP’nin seçim hamlesi mi?
Niye HDP’nin seçim hamlesi olmasın?

Açıklamanın yapıldığı günden bu yana Kürt siyasi hareketine mensup, aktif veya değil bir çok aktörle görüşme yaptım.Aşağı yukarı hepsinin satır arasında söz ettiği şey aynıydı. Örgüte yakınlığıyla bilinen bir kişinin cümleleri aslında özet niteliğinde: “HDP’nin bu seçimde barajı geçmesi çok önemli. Memleketin aklını yitirmiş bir biçimde yönetilmesini engelleyebilecek tek güç bu. CHP birkaç puan fazla alsa ne olacak? Baskıcı rejimin karşısında caydırıcı bir güç olabilir mi? Olamaz. Öyleyse tek çare HDP’nin parti olarak meclise girmesi ve demokratik bir denge yaratması. O yüzden AKP’ye oy veren Kürtleri, Batıda kerhen, alternatifsizlikten CHP’ye oy veren Türkleri kazanmalıyız. Çözümden yana olduğumuzu göstermek bunun kilit noktası.”

HDP’nin karmaşık ve farklı gibi görünen açıklamalarına bu yönden bakarsak, her şeyi daha net anlarız.

Amaç Kürt bölgelerini silip süpürmek ve Batı’dan da bir miktar vekil çıkarabilmek. Bunun için “silah bırakma niyetini” duyurmak kadar doğru bir hamle olabilir mi?
Bir de böyle düşünün.
EZGİ BAŞARAN / RADİKAL

09) Helwesta Barzanî li ser peyama Ocalan -06.12.2015

Berpirsê Peywendiyên Derve yê Partiya Demokrata Kurdistanê (PDK) derbarê pêşniyara rêberê girtî yê Partiya Karkerên Kurdistanê (PKK) Abdullah Ocalan ji çekdanînê de diyar kir ku ew gavek erênî ye.

Berpirsê Peywendiyên Derve yê PDK Hemîn Hewramî balkişande ser pêşniyara Ocalan ya çekdanînê û got: “Bikarneanîna çekan gaveke erênî ye. Êdî dayik ê negrîn. Êdî dem dema tekoşîna demokratîk e. Me dît ku bi rêyên siyasî pirsgirêk tên çareserkirin. Divê ev derfet baş bê bikaranîn. Lewra keliyeke ku bi aştiyê ve derbas dibe, şerê ku bi sedsalan dewam dike baştir e.”

Hêmin Hewramî balkişande ser helwesta Serokê Herêma Kurdistanê Mesûd Barzanî li ser peyama Ocalan û got: “Serokê Herêma Kurdistanê Mesûd Barzanî jî derbarê vê de got ku ev gaveke pir girîng e û ji bo ku aştî pêk bê çi ji destê wî tê ew amadeye ku bike.”

Hewramî balkişande ser wê yekê jî ku “Eger aştî pêk bê hêza Tirkiyeyê wê zêde bibe û kurd jî li Rojhilata Navîn wê xurt bibin.”

Li ser pirsa “Gelo PKKê li ser banga Ocalan dev ji çekan berde?” Hewramî wiha axivî: “Li gor me biryara dawî ya Îmraliyê ye. Gotina dawî Ocalan dibêje. Em hêvî dikin ku KCK û endamên din ên rêxistinê li vê rewşê baş têbighin û xwedî li banga Ocalan derkevin.”

Roja 28.02.2015’de şanda HDPê ku ji Sirri Sureyya Onder, Idrîs Baluken û Berwîn Buldan pêk tê ligel Cîgirê Serwokwezîrê Tirkiye Yalçin Akdogan civiya.

Piştî civînê Parlementerê Partiya Demokratîk a Gelan (HDP) yê Stenbolê Sirri Sureyya Onder peyama Serokê PKK’ê Ocalan ji rojnamevanan re xwend û got: “Derheqê pêvajoyê û asta ku em hatinê de daxwaza bingehîn a Ocalan ev e: Armanca me ya sereke ew e ku şerê 30 sal e dewam dike bigihêje aştiyeke mayînde. Ez bangî PKKyê dikim ku di mehên biharê de ji bo kongreya awarte bicivin û ji bo danînaçekan biryarên dîrokî û stratejîk bidin. Ev bang ji bo siyaseta demokratîk pêş keve daxwaz û niyetek e.”(BasNûçe)

Koba ê'de DAİŞ çetelerine yönelik başlatılan operasyonlar devam ediyor. ANHA'nın geçtiği habere göre, operasyonları ile çetelere ağır darbeler vuran YPG/YPJ güçleri, son olarak dün gece Kobanê'nin 45 km batısında Fırat nehri kıyısında yer alan Şêxler (Şiyox) kasabası, düzenlenen operasyon ile özgürleştirildi.

Sabahın ilk saatlerine kadar süren çatışmalara ilişkin YPG'nin önümüzdeki saatlerde açıklama yapması beklenirken, çok sayıda çete üyesinin ölü olarak ele geçirildiği gelen bilgiler arasında yer alıyor. Şêxler'in özgürleştirilmesi ile çetelerin elinde bulunan Cerablus ile Kobanê kantonu arasındaki yer alan Fırat nehri hattı tamamen çetelerden temizlenmiş oldu.

10) Bakan Yılmaz: Peşmergenin her ihtiyacını karşılayacağız-06.12.2015

Türkiye Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Türkiye olarak peşmergenin ihtiyacı olan her şeyi karşılayacaklarını söyledi.

Rûdaw’a konuşan İsmet Yılmaz, “Biz peşmergenin ihtiyacı olan her şeyi karşılayacağız. Şunu söylüyoruz; Kürdistan’ın istikrarı, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki istikrar Türkiye’nin istikrarıdır. Irak’ın güvenliği Türkiye’nin güvenliğidir. Terörle mücadelede yanlarındayız” dedi.

Türkiye Savunma Bakanı, terörle mücadelenin sadece Irak halkının veya Kürdistan Bölgesi’nin mücadelesi olmadığını, bunun aynı zamanda Türkiye’nin ve bu insanlığın ortak mücadelesi olduğunu ifade etti.

Bakan Yılmaz, “Musul’un kurtarılması için Türkiye eğit-donat dahil, gerek lojistik desteği gerkese de eğit donat konusunda her türlü desteği verecektir ve bu mücadelede Türkiye üzerine düşen sorumlulukları yerine getirecektir” diye konuştu.

Türkiye’deki çözüm süreci kapsamında konuşulan PKK’nin silah bırakması konusuna ilişkin ise Yılmaz, “Söylenen sözlerin sahada pratiğe geçmesi gerekiyor” dedi.

11) Esad: Kobanê´den önce Kürdlere askeri destek verdik -06.12.2015

Suriye diktatörü Beşar Esad, Kobanê sorunundan önce Kürdlere silah yardımı yaptıklarını açıkladı.Portekiz devlet televizyonu RTP'ye konuşan Esad, "Suriye Ordusu Kürdleri destekledi mi?" sorusuna "Tabii ki" diye yanıt verdi.

Türk medyasinin haberine göre, Edad, röportajı yapan gazetecinin "Ama onlar da Suriye Ordusu'na karşı savaşıyor" diye hatırlatması üzerine ise şöyle konuştu:

"Kobanê konusundan önce evet... Kobanê'den önce Kürderi destekledik. Desteğimiz daha önce başladı. İttifak Kürdleri desteklemeye başlamadan önce... Onlara silah gönderdik. Tabii ki şimdi bunu reddedecekler. Çünkü Amerikalılar 'Hayır deyin, biz size yardım edeceğiz' dediler. Evet derlerse, Amerikalılar kızar."

Esad, "Yardım etmediğimizi söyleme ihtimallerine karşın, gönderdiğimiz silahların hepsinin belgesini tuttuk. Bunlara bir de yaptığımız hava saldırılarını, bombardımanları ve diğer şeyleri ekleyin" dedi.

12) - Kerkûk Valisi: Lastik patladı!-06.12.2015

Kerkûk Valisi Necmeddin Kerim, “Büyük baskı altındayız. Lastiğimiz patladı” dedi.İngiltere’da yayımlanan Independent gazetesine konuşan Vali Kerim, Tikrit'i IŞİD’in elinden geri almak için yürütülen operasyona Kürdler’in nasıl baktığını anlattı /

.Kerkûk'ün yaklaşık 100 kilometre uzağında, Tikrit'te ordu birlikleri ve Şii milisler Irak Şam İslam Devleti'ne (IŞİD) karşı kapsamlı bir harekata devam ediyor.Kerkûk Valisi Necmeddin Kerim, "Bu bölgeleri kurtardıktan sonra ne yapacaksınız? Evlerini terk edip kaçan insanlar geri dönebilecek mi?" diyen Kerim, Kerkûk olarak büyük bir baskı altında olduklarını ifade etti.

Rudaw'ın haberine göre, Vali Kerim, "Bağdat'tan ne Kerkûk'e sığınanlar konusunda ne de yeniden yapılanma konusunda herhangi bir finansal destek gelmiyor" dedi.

Kerim, "Kerkûk'un benzini bitiyor diyebilir miyiz?" sorusuna verdiği yanıt ise "Evet, hatta lastiği de patlamış vaziyette" diyerek yanıt verdi.

Vali Kerim, Sünnilerin Şii kontrolündeki bir hükümeti benimseyip benimsemeyeceği konusunun da belirsiz olduğunu dile getirdi.

Kerkûk Valisi'ne göre, Irak'ın sağlıklı bir geleceğe sahip olabilmesi için ise üç bölgeden oluşan bir yapı kurulması gerekiyor.Sünniler ile Şiiler’in de Kürdler gibi özerk alanlara sahip olması gerektiğini söyleyen Kerim, "Irak'taki hiçbir güç diğerlerini silah zoruyla hakimiyeti altına alabilecek durumda değil" dedi.

13) Davutoğlu:Irkçılık bulaşıcı ve aşağılık bir tutumdur -06.12.2015

Türk Başbakanı Ahmet Davutoğlu, ABD'de yaptığı konuşmasında ''teröre'' vurgu yaparak 'Terör terördür. İslam ile terörü bir arada söylemezsin' dedi. Türk-ABD Dernekleri temsilcileriyle buluşmasında konuşan Davutoğlu, konuşmasında 10 sene önce Almanya'da yaşanan dönerci cinayetlerinde 9 TC vatandaşının Faşist Alman terör örgütü tarafından öldürülmesi olayına değindi.

Cinayetlerin ardından Almanya'da bir bakanın kendisine cinayetlerle ilgili olarak"İslamcı terör ile nasıl mücadele ediyorsak bunlarla da edeceğiz" sözlerini söylediğini anlatan Davutoğlu şunları söyledi;

"SEN BANA İSLAMCI TERÖRİST DİYEMEZSİN"

"Bu cinayetleri işleyenlere ben ırkçı Alman örgüt, ırkçı katolik örgüt dedim mi, hristiyan terör örgütü dedim mi? demedim! Çünkü terör bir dinle ırkla izafe edilemez. Nasıl ben ırkçı Alman terörist dememişsem, hristiyan terörü dememişsem, katolik terörü dememişsem sen de bana İslamcı terörist diyemezsin."

Türk medtasının haberine göreDavutoğlu'nun konuşmalarının satır başları şöyle;

TERÖR İNSANLIK SUÇU

"Özellikle son dönemde terör faaliyetleri dolayısıyla terör algısını yaygınlaştıran bir yaklaşımla bütün Müslümanları neredeyse terörist gibi gören bir anlayışa karşı da sizlerin tüm Müslümanlarla birlikte dost ve akraba topluluklarıyla birlikte ortak bir tavır sergileyin.

Dünyanın neresinde olursa olsun, kim yaparsa yapsın terör insanlık suçudur. İster Müslüman ister Hristiyan. Ama nasıl terör insanlık suçuysa terör yapanların adını koymadan ve ayrıştırmadan bir dini kitleyi terör suçlaması altında tutmak insanlık suçudur.

ALMANYA'DA 9 TÜRK ÖLDÜRÜLDÜ

Bundan 2 buçuk sene önce biliyorsunuz Almanya'da dönerci cinayeti denilen cinayetler 10 yıldır kadar 9 Türk öldürülmüştü. 2 sene önce onların bir ırkçı Alman ya da ırkçı örgüt tarafından öldürüldüğü ortaya çıktı.

O zaman ben bütün Almanya'daki bu vatandaşlarımızın öldüğü şehirlere eşimle birlikte bizzat gidip 1 hafta kaldım. Hepsine gittik tek tek aileleri ziyaret ettik. Raporları topladım. Başkonsoloslarımızı toplayıp onlara şu talimatları verdim; Bundan sonra tek bir vatandaşımızın gözünden bırakın bedeninden kan dökülmesini gözünden tek bir damla gözyaşı dökülse önce siz göreceksiniz dedim. Alman polisi görmeden siz görüp onların hukukuna sahip çıkacaksınız dedim.

POLİS ALMAN IRKÇI TERÖR ÖRGÜTÜ İHTİMALİNİ DÜŞÜNMEMİŞ

Beni üzen neydi biliyor musunuz, ve bunu Alman yetkililere de söyledim. Bütün bu cinayetlerde incelemeleri yapan polis hemen o cinayete kim kurban ise onun eşine oğluna soruyor sen mi öldürdün diye. Öyle bir anlayış var ki Türklerle ilgili eş eşi öldürür, kardeş kardeşi öldürür... Dedim ki tüm tabloda bizi rahatsız eden husus sizin bütün bu ihtimalleri düşünüp ama bir Alman ırkçı terör örgütü ihtimalini düşünmemiş olmanız. bu çok rahatsız edici bir şey. Bunları söyledikten bir Alman bakan dedi ki 'Merak etmeyin İslamcı terör ile nasıl mücadele ediyorsak bunlarla da edeceğiz.'

SEN BANA İSLAMCI TERÖRİST DİYEMEZSİN

Demek ki ben size bir şey anlatamamışım dedim, bu cinayetleri işleyenlere ben ırkçı Alman örgüt, ırkçı katolik örgüt dedim mi, hristiyan terör örgütü dedim mi? demedim! Çünkü terör bir dinle ırkla izafe edilemez. Nasıl ben hristiyan terörü dememişsem, katolik terörü dememişsem sen de bana İslamcı terörist diyemezsin.

İSLAMLA TERÖRÜ YAN YANA ANAMAZSIN

Terör, terördür. Adı neyse onu dersin ama İslamla terörü yan yana anamazsın. IŞİD barbarca cinayetler işleyen bir terör örgütü. İslamcı terör örgüt diyemezsin.

Irkçılık bulaşıcı ve aşağılık bir tutumdur."

.

FOTO / KAYNAK: ŞENGÜL ÖZER'DEN

VARTO / GIMGIM DEYİP GEÇMEYİN (GÜZEL GIMGIM'IM)

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

. YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN

01) -06.12.2015

02) -06.12.2015

Ek.Tarihi Fri Mar 06, 2015 10:00 am Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Dünya
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Dünya:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution