Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (14) HER BÎJI KURDİSTAN   Mustafa Elveren:“Bol Keseden Ahkâm Kesmek” Ve Hazıra Konmak   Sinan Çiftyürek:Kudüs Kimin ya da Kimin Olduğuna Karar Verici Kimler?   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (14) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN   Mim Yavuz Binbay:ABD YÖNETİMİNİN KUDÜS KARARI BARIŞA DEĞİL KAOSA HİZMET ETMEKTED   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN   Îbrahîm Güçlü:Navê Kurdistanê Guhertin Destpêka Jiholêrakirina Dewleta Federal E   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Güncel

01)Kürdistan Hükümeti: PKK hemen vazgeçmeli!-18.01.2015

Kürdistan Bölgesi Bakanlar Kurulu, Şingal’de “kanton” oluşturma girişiminin “yasadışı” olduğunu vurgulayarak, PKK’den bu girişimden “hemen” vazgeçmesini istedi.Bakanlar Kurulu’ndan yapılan yazılı açıklamada,“O yaralı beldenin dertlerinin siyasete malzeme yapılmaması gerektiği” belirtildi.

Kürdistan Bölgesi’ne yapılan müdahalelerin kabul edilemeyeceği dile getirilen açıklamada, söz konusu yasadışı girişimin siyasi ve idari gerginliklere yol açacağı kaydedilerek,“PKK Kürdistan Bölgesi’nin işlerine karışmaya son vermeli” denildi.

Şingal’in aldığı ağır yaradan dolayı Kürdistan Bölgesi Başkan Mesud Barzani ve Pêşmrge Güçleri Genel Komutanlığı’nın, doğrudan bölgedeki IŞİD örgütü mensuplarına karşı gerçekleştirilen operasyonları komuta ettiği hatırlatılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Kürdistan Bölgesi ve Irak’ın meşru ve anayasal kurumları vardır. Ezîdî Kürdler’in de Kürdistan Parlamentosu ve Irak Temsilciler Meclisi’nde temsilcileri mevcuttur. Şimdi ve gelecekte yapılan bütün işler yasadışı ve uygunsuz müdahalelerle değil, Kürdistan Bölgesi ve Irak’ın meşru kurumları aracılığıyla yapılacaktır.”

Bakanlar Kurulu, “PKK’den hemen sözkonusu yasadışı girişimi durdurmasını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Açıklamada, IŞİD saldırıları başında evini - barkını terkeden Şingal bölgesi Kürdleri’nin kurtarılması için Pêşmerge Güçleri’ne destek veren YPG savaşçılarına da teşekkür edildi.

Bakanlar Kurulu, Şingal’in il olmasının değerlendirileceği ve bu konuda Merkezi Irak Hükümeti’yle görüşüleceği bilgisini de iletti.

Yazılı açıklamada, “Pêşmerge Güçleri’nin Şingal bölgesinin tamamını kurtarma çabaları sürerken, Kürdistan Bölgesi Hükümeti de bölge halkına yardıma ve bölgenin yeniden yapılanması için çalışmalarına devam edecektir. Bu konuda Bağdat’la da çalışmalar devam edecektir” denildi. Şingal bölgesinin 3 Ağustos 2014’te başlayan IŞİD saldırılarından sonra, çok zor durum yaşadığı, yaranın Kürd milletinin gözünde taze olduğu dile getirilen açıklamada, şu ifadeler de yer aldı: “Kürdistan Bölgesi Hükümeti bölge halkının ihtiyaçlarını karşılamak ve hala bir bölümü örgütün elinde olan kaçırılan kadınların kurtarılması için elinden geleni yapmıştır. Ayrıca Kürdistan Bölgesi Hükümeti, işlenen suçların soykırım (jenoside) olarak tanınması için çaba içerisindedir.”

KDP: Kanton ülkeyi bölme girişimi!

Öte yandan Kürdistan Demokrat Partisi de (PDK), Şingal’da “kanton” oluşturma çabalarını, “ülke topraklarını bölme girişimi” olarak değerlendirdi.

KDP’nin Kürdistan Parlamentosu Grubu, yaptığı yazılı açıklamada, Musul’un Şingal ilçesine “kanton” modeli getirme çabalarını değerlendirdi.

Açıklamada, PKK’nin kanton oluşturma çabaları, “Kürdistan Bölgesi’nin yasal kurumlarının yanısıra Şingal halkının iradesine karşı saygısızlık” olarak nitelendirildi.

KDP’nin açıklamasında, “Bu adım Kürdistan Bölgesi’nin egemenliğine müdahaledir. Bu adım, kendini zorla kabul ettirme politikasıdır ve ülke topraklarını bölünmeye doğru götüren bir çabadır” denildi.

KDP Grubu, siyasi partileri, sivil toplum örgütlerini ve kamuoyunu bu adıma karşı tepki göstermeye çağırarak,“bu yanlış politika ve yasadışı işe karşı sessiz kalınmayacağını” duyurdu.

Baba Şêx: Şingal’de kanton kurma fikrine karşıyız

Êzîdî Ruhani Lideri Baba Şêx de, Êzîdî halkının yaşadığı acıların istismar edilmemesi gerektiğini belirterek, Şiengal'de kanton kurma fikrine karşı olduklarını söyledi.

Bir gurp Êzîdî aktivist ve bazı KCK’li yetkililerin Şingal Dağı’nda gerçekleştirdiği toplantıda Şingal Êzîdî Meclisi kurulmasına karar vermesiyle başlayan Şingal Kantonu tartışmaları sürüyor. Konuya ilişkin değişik tepki ve açıklamalar geliyor.

BasNews’e konuşan Êzîdî Ruhani Meclisi Başkanı Baba Şêx, ”Daha önce de bu konudaki tavrımızı resmen açıkladık. Biz Kürdistan Bölge Yönetimi dışında oluşturulacak başla idareleri tanımıyoruz. Şingal’de kanton kurma fikrine karşıyız. Şingal’de ayrı bir güç kurmak, ikinci bir IŞİD kurmakla eşdeğerdedir” dedi.

”Hiç kimse Êzîdî halkının yaşadığı acıları istismar etmeye kalkmasın” diyen Baba Şêx Êzîdî halkının bundan sonraki geleceğini tehlikeye atacak yaklaşımlardan uzak durulmasını istedi.

Daxil: Şingal için kanton istemek Ezdi halkıyla alay etmektir

Öte yandan Irak Parlamentosu Êzîdî Milletvekili Viyan Daxil de, Şingal için kanton kurma görüşüne karşı olduğunu belirtti.

”Ne yazık ki, tüm dünyanın Êzîdî halkının bu haline yandığı ve acılarını paylaşmaya çalıştığı bir dönemde, bazı taraflar ısrarla bu acıyı deşmeye çalışıyor” diyen Daxil, hiç bir şekilde kanton görüşüne itibar etmeyeceklerini söyledi.

Viyan Daxil,”Şingal için kanton istemek Êzîdî halkıyla alay etmektir. Şingal’in Kürdistan Bölge idaresine bağlı olmasını istiyoruz.” dedi.

02)YPG Hasekê’de bir karakolu ele geçirdi -18.01.2015

Kürd düşmanı Esad diktatörlüğünün Hasekê’ye yönelik başlattığı saldırıyı püskürten Halk Savunma Birlikleri (YPG) savaşçıları eylemlerini yoğunlaştırdı. YPG , Sebax kontrol noktasından sonra Til Hacer’de, rejim güçlerine ait bir karakolu ele geçirdi.

BasNews’in Rojava muhabirinin haberine göre; YPG/YPJ güçleri, Suriye rejiminin dün geceden beri geliştirdiği saldırılarına karşılık Til Hacer mahallesinin kuzeyindeki rejim güçlerine ait bir karakola eylem düzenledi.

Öte yandan ANHA’nın haberine göre eylemde karakol tümden YPG güçlerinin eline geçerken, 30 rejim askeri de silahlarıyla birlikte teslim alındı.

YPG güçleri geceden beri süren çatışmalar ardından, kentinin batı girişindeki Sebax kontrol noktasını ele geçirmişti.

YPG ile rejime bağlı güçler arasındaki çatışmalar devam ederken, Mesakin mahallesindeki çatışmaların şiddetlendiği bildirildi.

Kürdlerin yaşadığı Muftî, Til Hecer, Salihiyê ve Mesakin mahallerine yönelik rejim güçlerinin havan atışlarının hala devam ettiği bildiriliyor.

Esad güçleri Kürdler’e saldırdı

Konuyla ilgili Rudaw´da yer verilen haberde de şunlar kaydedildi:”Rojava’nın doğusundaki Haseke kentinde Beşar Esad Hükümeti’ne bağlı güçlerle YPG savaşçıları arasında çatışma çıktığı bildirildi.

YPG Basın Merkezi’nden yapılan açıklamada, rejim güçlerinin Haseke’nin Kürd mahalleleri ile YPG noktalarına saldırı başlattığı ve çatışmaların devam ettiği belirtildi.

Rejim güçlerinin mahallelere yönelik havan atışı sonucu çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği ifade edildi.

Açıklamada,“Rejim güçleri, güçlerimizin denetiminde bulunan İtfaiye, Talaya bölgesi ve bazı kontrol noktalarını hedeflemiştir. Rejim askerlerine sert yanıt veren güçlerimiz saldırıları kırmıştır” denildi.

Öte yandan, ANHA’da yer alan habere göre, Kürt güçleri, Suriye rejiminin saldırılarına karşılık Til Hacer Mahallesi’nde bulunan ve rejim güçlerine ait bir karakola eylem düzenledi.

Eylemde, karakol tümden YPG güçlerinin eline geçerken, 30 rejim askeri de silahlarıyla birlikte teslim alındığı kaydedildi.”

03) Abit Gurses/ Kanton!...-18.01.2015

/Şıngal'e kanton önerip, Irak'a bağlanmalı diyeceksin!
Olmuyor, baylar, bayanlar olmuyor!

"Kanton" hikayesi, Suriye Kurdistanı'nda federasyon, Irak Kurdistanı'nda Konfederasyon veya bağımsızlık hamlesine karşı uydurulmuş bir tuzaktır... Hakeza "demokratik özerklik", "demokratik ulus", "demokratik cumhuriyet", "ortak vatan" Kurd milletinin kendi kaderini serbestçe belirlemesini engellemek için uydurulmuş eklektik, sahte hedeflerdir...

Bütün bu tuzaklar Türk devlet aklıyla oluşturulmuş, Imralı laboratuarında A. Öcalan vasıtasıyla PKK ve bağlı kuruluşlarının kadrolarına zerk edilmiş, Kurdistan Ulusal Kurtuluş Mücadelesini önlemeye, engellemeye, saptırmaya yönelik hamlelerdir...

Suriye Kurdistanı'nda ilan edilen kantonların hangi sorunu nasıl hallettiği gerçekten cevap bekleyen bir sorudur.

Kendi halkından bile destek görmeyen evcilik oyununa benzer ilişkiler içinde olan bu kantonlar fiiliyatta neyi ifade ediyor?

Bu yetmezmiş gibi, bağımsızlık yolunda olan Guney Kurdistan'ın Şıngal bölgesine ve Suleymaniye'ye kanton kurma işgüzarlığı neden PKK'nin üstüne vazife oluyor?!

Kuzey Kurdistan'da bu kadar bedelden sonra anadilde eğitim hakkını bile elde edememiş olan PKK veya bir bütün olarak Kurdlerin kalkıp kendilerinden fersah fersah ileri olan Güney Kurdistan'ın şu veya bu bölgesinin geleceği ile ilgili boş, anlamsız talepler ileri sürmesi hangi akla hizmet ediyor?

Çıkışında bağımsızlığı savunmayan kendi dışındaki bütün Kurd örgütlerini "hainlik" ve "ajanlıkla" suçlayan PKK lideri ve kadroları bu gün Kurdistan için neyi savunuyorlar? Ne istiyorlar?

"Demokratik özerklik", "kanton"!..

Dün Ulusal ve uluslararasi koşullar bağımsızlıga elverişli değilken, bağımsızlığı talep edeceksin. Federasyon ve otonomi isteyenleri "sömurgecilerin işbirlikçileri" diye yaftalayacaksın, bu gün ise Güney Kurdistan ve Suriye Kurdistanında federasyon ve bağımsızlığın koşullarının olgunlaşmış olduğu bir ortamda, "Kurdistan'ın bağımsızlığını çöpe attık..." diyeceksin!

/Şıngal'e kanton önerip, Irak'a bağlanmalı diyeceksin!
Olmuyor, baylar, bayanlar olmuyor!

Artık zamanı çoktan beri geldi, geçiyor bile...

Ya Kurd hareketi olmaya karar verip ona denk düşen bir siyaset izleyeceksiniz, ya da, biz artık Kurd hareketi değiliz, diyeceksiniz...

PKK bayrağı altında o kadar kahramanlıklar ve fedakarlıklar yapıldı ki, yazılsa ciltlere sığmaz... Aynı şekilde PKK bayrağı altında o kadar hatalar ve yanlışlar yapıldı ki yazılsa dünyanın en uzun iddianamelerinden biri olur...

Kurd ve Kurdistan meselesi öyle sizin karma karışık bir hale sokmaya çalıştığınız gibi bir mesele değildir... KURDISTAN MESELESI dünyanın en büyük devletsiz milletinin DEVLET OLMA MESELESIDIR... Kurdistan'da siyaset yapan, mücadele veren her güç ve herkes bu amaca hizmet ettiği ölçüde değer kazanır veya kaybeder...

Kurdistan sorunu öyle kantoncuklarla, "demokratik özerklik"lerle, "demokratik ulus"larla, "ortak vatan"larla çözülecek bir sorun değildir...
Bunu dost da biliyor düşman da...
PKK kadrolarının bilmemesi mümkün mü?

Ama kantonu Türkiye içinde yaşayan, örneğin Konya ovasındaki Kurdler için gelin hep birlikte talep edelim...

Kurdistan için, andilde eğitimden, kültürel özerkliğe, otonomi'den, federasyona, Konfederasyon'dan bağımsızlıga bütün talepleri savunmak bunlar için mücadele vermek çok doğaldır. Ama "bağımsızlık talebini çöpe attık" demek normal değildir.. .

Kurd milleti de bütün dünya milletleri gibi bağımsız devlet kurma hakkına sahiptir. Bu hak vazgeçilmez ve devredilmez bir haktır...

04)300 Êzîdî Kürd kurtuldu -18.01.2015

IŞİD’in elinde tutsak olan ve şimdiye kadar Telafer’de tutulan 300 Êzîdî Kürd, bugün Kerkük’e getirilerek serbest bırakıldı.Konu hakkında BasNews’e konuşan Kürdistan Bölge Diyanet İşleri Bakanlığı Ezdi İnanç Komisyonu Üyesi Xeyri Bozani, Musul bölgesinde IŞİD tarafından esir alınan bu kişilerin şimdiye kadar Telafer ilçesinde tutulduklarını söyledi.

BasNews´in haberine göre, Serbest bırakılanların 300 kişi olduğunu, aralarında kadın ve çocuklarında bulunduğunu belirten Bozan, Kerkük’e getirilen serbest bırakılan Êzîdîlerin yakın zamanda Erbil’e getirileceğini de sözlerine ekledi.

Xeyri Bozan, rehinelerin nasıl bırakıldığına ilişkin soruları yanıtlamazken,”Bu olay bizi çok sevindirdi” demekle yetindi

Yaklaşık 200 Êzîdî kurtuldu

İlgili konuyla ilgili Rûdaw´in haberinde ise şunlara yer verildi:”

IŞİD örgütünü Ağustos 2014’te Şengal ilçesine gerçekleştirdiği saldırıların başından beri rehin tutulan bazı Ezidi Kürt ailelerin kurtarıldığı bildirildi.

Rûdaw muhabiri Hunar Ahmed, IŞİD’in elinden kurtulan ve sayıları yaklaşık 200 olan Ezidiler’in, Mekteb Halid kontrol noktasına geldiğini belirtti.

Muhabirimiz, Kerkük güvenlik ekiplerinin ailelerin arasına IŞİD örgütü mensuplarının sızıp sızmadığını anlamaya çalıştığını ifade etti.

Kurtulanların arasında kadınlar ve çocuklar da bulunuyor.

Ezidiler’in nasıl kurtulduğu konusunda ise bilgi edinilemedi.“

Öldürülen IŞİD’linin üzerinden çıkanlar şaşırttı

Öte yandan Musul'a bağlı Guwer nahyesinde Pêşmerge Güçlerine saldırırken öldürülen Afgan kökenli IŞİD üyelerinin üzerinden İran tümeni ve uyuşturucu madde çıktı.

Geçtiğimiz hafta IŞİD üyeleri bir çok defa Musul’a bağlı Guwer cephesinde Pêşmerge Güçleri’ne saldırmış, şiddetli çatışmalar ardından bir çok örgüt üyesi öldürülmüştü. Pêşmerge kaynakları bu cephede saldıran IŞİD’lilerin intihar amacıyla geldiklerini ve sarhoş gibi davrandıklarını belirtmişlerdi. Öldürülen örgüt üyelerinin üzerinden çıkanlar bunu kanıtlar nitelikte.

BasNews’e konuşan Pêşmerge Güçleri Guwer Kuvvetleri Komutanı yardımcılarından Dr. Aras Heso Mirxan, öldürülen bazı IŞİD üyelerinin Afgan kökenli olduğunu ve ceplerinden İran para birimi tümen ile uyuşturucu madde çıktığını söyledi.

Mirxan, Guwer saldırısına katılan bir çok örgüt üyesinin cenazesinin ise hala Büyük Zap suyu kıyısında bulunduğunu belirtti.

Dr Aras Heso Mirxan koalisyon uçaklarının bugün de Guwer cephesinin öteki yakasında IŞİD’lileri vurduğunu ve saldırıda IŞİD’e ait araçların hedef alındığını aktardı.

05)Sıdkı Zilan: Düşmanları dahi Hazreti Muhammed'i takdir etmiştir -18.01.2015
“Karikatür olayı büyük bir provokasyondur”

İslam Peygamberinin eşsiz ahlakı ile alemlere rahmet olduğunu belirten Müslümanlar, en azılı düşmanlarının dahi O'nu bu yönüyle takdir ettiklerine vurgu yapıyor.

Hazreti Muhammed (sav)'e hakaret içeren karikatürlere tepkiler artarak devam ediyor. İslam Peygamberinin eşsiz ahlakı ile alemlere rahmet olduğunu belirten Müslümanlar, en azılı düşmanlarının dahi O'nu bu yönüyle takdir ettiklerine vurgu yapıyor.

Fransa'da Charlie Hebdo dergisinin Hz. Muhammed (SAV)'e hakaret içeren karikatürler yayımlamasını kınayan Avukat Sıdkı Zilan, İlke Haber Ajansına (İLKHA) yaptığı değerlendirmede; yapılan bu kışkırtıcı olaya karşı İslam Aleminin birleşmesi gerektiğini belirtti.

Hz Peygamberi (SAV) hedef alan bu tür provokatif olayların İslam Alemine karşı bilinçli yapıldığını ifade eden Zilan, “Peygamber aleyhi salatu ve selam, (haşa) bunları hak etmedi. O mükemmel bir insandır, alemlere rahmettir. Düşmanları dahi O'nu takdir ediyorlardı. O'nu; okuryazarlar, filozoflar, namı ve şöhreti olanlar, gerek Müslüman olsun gerek gayri Müslim olsun hep takdir etmiştir.” dedi.

“Karikatür olayı büyük bir provokasyondur”

Müslümanların düşman ilan edilmek için çalışıldığına dikkat çeken Zilan, “Bugün yeryüzünde özgürlük diye bir şey kalmadı, kalan da sabote edilmek isteniyor. Bu yapılanlar büyük bir provokasyondur. Kim bu projeyi yapıyor, kim bu projeye alet oluyor, herkes tarafından biliniyor. Artık dünya küçülmüş, bir köy gibi olmuş. Yapılanlar saklı kalmıyor. Ehli iman kimseye hakaret etmiyor. Hz İsa, Hz Musa, Hz Adem hepsi peygamberimizdir. Düşmanımız da olsa bizler kimseye hakaret etmiyoruz. İnancımız ‘Başkasının değerlerine hakaret etmeyin ki, onlar da değerlerinize hakaret etmesin' diye bizlere tavsiyede bulunuyor. Elhamdülillah ehli iman dikkatlidir. İslam Alemi bu konuda dikkatlidir.” ifadelerini kullandı.

“Ne yazık ki, İslam ülkelerinde de bu hürmetsizlikler yapılıyor”

Kutsal değerlerin hedef alındığı saldırıların bilinçli olarak yapıldığını söyleyen Zilan, “Avrupa'da bazen Danimarka, bazen Fransa, bazen başka yerler bu hakareti yapıyor. Ne yazık ki, İslam ülkelerinde de, Türkiye'de de bu hürmetsizlikler bazen yapılıyor. Hz Peygambere neden sahip çıkmadık, neden tanıtmadık diye utanıyoruz. İslam aleminin birliği yok. Eğer birliğimiz olmuş olsaydı Fransa'nın üzerinde ve diğer ülkeler üzerinde bir gücümüz olacaktı. O zaman onlar böyle bir şeye cüret edemezlerdi.” diye belirtti.

“Küfür, birlik olmayışımızdan cesaret alıyor”

İslam aleminin birliğini arzuladıklarını ifade eden Zilan, “Ama maalesef bugün bu birlik yok. Suriye'de, Irak'ta, Kürdistan'da ve farklı yerlerde kardeşler birbirinin kanını akıtıyorlar. İşte küfür bizim bu halimizden, dağınıklığımızdan, zayıflığımızdan güç ve kuvvet alarak bu çirkeflik ve hakaretleri yapıyorlar. İslam alemi için birlik istiyoruz. Daha çok Peygamberimizi anlayalım. Daha çok O'nun hayatını okuyalım, O'na salavat getirelim. Daha çok O'nu tanıtalım inşallah. Bu şerden inşallah daha güzel bir hayır çıkacak.” dedi.

“Avrupa her zaman ikiyüzlülüğünü göstermiştir”

Avrupa'nın ikiyüzlülüğüne de dikkat çeken Zilan, “Biliyorsunuz ki, dünyada bazı insanlar, bazı devletler utanmazlar. Yaptıkları çirkin hareketleri, katliamları, soykırımları vardır. İslam Alemi hakikatleri biliyor. Kimin terörist olduğu, kimin olmadığını biliyor. Artık her şey deşifre olmuştur. Herkes biliyor ki, onlar adil değiller. Filistin, Suriye, Kürdistan meselelerinde adil olmadıkları gibi, Amerika ve diğer ülkeler bu konuda samimi değiller. İslam ülkelerinde de ideolojik, siyasi ve diğer şekillerde Peygamberimize yönelik hakaretler olmuştur. Türkiye'de de bu böyledir. Şairin deyimiyle ‘Kendi yurdunda garip, parya'.. İslam aleminde de bu böyledir. Bugün İslam hakim değildir. Mısır'da ve diğer ülkelerde görülüyor. Bizler İslam'ın bir parçası olmamıza rağmen kendini İslamcı diye tanıtan kendi devletlerimizden dahi bu zulmü görüyoruz. İstiyoruz ki, her yönüyle özgür olalım. Peygamber Aleyhisselam'ı koruyalım. O'nun yolunu takip edip, sünnetini ihya edelim.” şeklinde konuştu.

İslam Aleminin içinde bulunduğu sıkıntıların bitmesi için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini ifade eden Zilan, “Artık İslam Alemi olarak uyanıp birlik olmamız lazım. Aramızdaki ihtilafları kaldıralım. Şii-Sünni, Hanefi- Şafii, Kürt- Türk, Selefi ve diğerleri.. birbirimizin haklarına riayet edelim, birlik ve ittifak kuralım. Bu birlikteliği kuralım ki, yapılan bu oyunlar amacına ulaşmasın” diyerek sözlerini sonlandırdı. (Şükrü Tontaş-İLKHA)

06) Çocukları fişlenen o aileler Diyarbakır'ı terk ediyor -18.01.2015
DİYARBAKIR

Diyarbakır Bağlar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün suça karıştığı gerekçesiyle 872 öğrenciyi resmi internet sitesinde isim isim yayınlaması ailelerin şehri terk etmesine sebep oldu.

Çocuklarının bilgilerinin sosyal medyada paylaşıldığını, listenin elden ele dolaşır hale geldiğini belirten aileler, sorumlular hakkında dava açmaya hazırlanıyor.

Diyarbakır’da gösterilere katıldıkları ileri sürülen ve aralarında 8-9 yaşlarında çocukların da bulunduğu 872 öğrencinin önce fişlenmesi sonra internet sitesinde teşhir edilmesinin yankıları sürüyor. Çocukları fişlenen bazı aileler Diyarbakır’ı terk ederken listeyi hazırlayan ve Milli Eğitim’e gönderen emniyet yetkilileri hakkında yasal işlem yapılmasını istiyor. Aileler, sorumlular hakkında hukuki yollara başvuracaklarını ifade ediyor.

Diyarbakır’da çocukların önce fişlenmesi sonra teşhir edilmesine yönelik tepkiler devam ediyor. Diyarbakır Barosu’nun bugün sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacağı öğrenildi. Çocukları polis tarafından fişlenen ve Milli Eğitim tarafından teşhir edilen aileler ise şehri terk etmeye başladı. Aileler, çocuklarının isimlerinin önüne ‘tecavüze uğradı’, ‘taciz edildi’ gibi ibarelerin yazıldığı listelerin bir süredir elden ele dolaştığını hatta ayaklar altına düştüğünü belirterek, büyük bir tedirginlik yaşadıklarını söylüyor. İsimlerinin yazılmasını istemeyen aileler, gizli kalması gereken bilgilerin bilinçli olarak ifşa edildiğini düşünüyor. Bu konuda birinci dereceden sorumlunun Diyarbakır Emniyet Müdürü Halis Böğürcü ile Çocuk Şube Müdürü Şenol Toklu olduğunu ve onların da görevden alınması gerektiğini dile getiriyor. Böyle bir listenin hazırlanarak Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderilmesinin skandal ve suç olduğunu dile getiren aileler, polisin Anayasa’nın 20’nci maddesinde yer alan ‘Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.’ maddesini açıkça ihlal ettiğini kaydediyor.

“BİZİ KORUMASI GEREKEN DEVLET, ÇOCUKLARIMIZIN ONURUYLA OYNADI”

Çocuklarıyla ilgili bilgileri teşhir eden Bağlar İlçe Milli Eğitim Müdürü ile bir şube müdürünün açığa alındığını belirten aileler, ancak çocukları fişleyen ve kanunlara göre açıkça suç işleyen polisin görevde olmasına tepki gösteriyor. Çocuklarının geleceğiyle oynandığını anlatan aileler, listelerinin sosyal medya hesaplarının da paylaşılmaya başlandığı bilgisini vererek şunları dile getiriyor: “Büyük bir travma yaşıyoruz. Birkaç aile bir araya geldik ve ne yapılması gerektiğini konuştuk. Allah göstermesin intihar vakaları olabilir. Çünkü çocuklarımızın işlediği iddia edilen ya da maruz kaldığı suçun gizli kalması gerekiyordu. Biz bunları biliyorduk ama kimse bilmiyordu. Şimdi tüm okul hatta mahalle biliyor. Apartmana çıkamıyoruz. Diyarbakır’dan göçmeye karar verdik.” Bazı ailelerin çocuklarını başka şehirde bulunan akrabalarının yanına gönderdiği öğrenildi. Bir aile ise şunları söylüyor: “Ortada bir infial var. Devlet bizi ve çocuklarımızı ayıplı duruma düşürdü. Çocuklarımızın onuruyla oynadı. Bizlerin, ailelerin haysiyetiyle oynadı. Hakkımızı koruması gereken emniyetin onurumuzla oynaması cezasız kalmamalı.”(Zaman)

07)Şırnak Barosu: 12 yaşındaki Nihat’ı Özel Harekat vurdu -18.01.2015
KURDISTAN

Şırnak Barosu İnsan Hakları Merkezi, 13 Ocak’ta Cizre’nin Yafes mahallesinde oyun oynarken kafasından vurularak hayatını kaybeden 12 yaşındaki Nihat Kazanhan’la ilgili bir rapor hazırladı.

Rapora göre Nihat Kazanhan özel harekat polisleri tarafından vuruldu. Raporda, ‘’Yafes Mahallesi, Berivan Caddesi üzerinde bulunan boş bir arsada çocukların oyun oynadığı esnada güvenlik güçlerinin bölgeye gelmesi, 50’ye yakın biber gazı atması, çocukların kaçması üzerine hedef gözetilerek çocukların üzerine kurşun sıkılması neticesinde 12 yaşındaki Nihat Kazanhan öldürülmüştür” denildi.

İrdis Emen’in radikal.com.tr’de yer alan haberine göre raporda şu tespitlere yer verildi: – 12 yaşındaki Nihat Kazanhan’ın görgü tanıklarının anlatımlarına göre devriye gezen özel harekatçı olduğu düşünülen bir güvenlik görevlisi tarafından araçtan inilerek öldürme amaç ve kastıyla doğrudan ateş açılarak vurulduğu,

– Nihat Kazanhan vurulduktan sonra araçtan inen güvenlik görevlisince ‘hepinizi böyle geberteceğim’ İfadelerinin cinayetin kin ve düşmanlık saikiyle yapılarak diğer kişi ve kesimlere gözdağı vermek ve tehdit etmek niyetini taşıdığı,

– Olay gününde yasadışı ve benzeri hiçbir eylem olmamasına rağmen çocukların oyun alanında devriye gezen zırhlı araçların çocukları kışkırtmak istediği, biber gazı kullanıldığı, geçerli hiçbir sebep olmaksızın farklı bir silah türü olduğu düşünülen silahla çocukların üzerine kurşun sıkıldığı, işlenen cinayetin HDP heyeti tarafından yapılan çözüm sürecine desteğin sağlanması, barışın gerçekleşmesi için gereken her türlü özenin gösterilmesi ve sağduyu açıklamasından hemen sonra işlenmesi olayın tasarlanarak ve planlı bir şekilde gerçekleştirildiğini

– Olaydan sonra, çocuğun vurulduğu yere olay yeri incelemenin gönderilmemiş olması ve bunun sonucunda soruşturmanın tam ve eksiksiz olarak tamamlanmasının önüne geçilmiş olması, suç faillerinin ortaya çıkaracak delillerin toplanamaması ve bu haliyle delillerin karartılması yönünde güçlü kuşkuların bulunması,

– Uzun bir süredir meydana gelen olaylara rağmen ve her defasında emniyete ait araçların plakasız olması nedeniyle olay faillerinin kendileri olması hususunda güçlü şüpheler olmasına, gerek basına yansıyan açıklamalarda gerekse de yapılan görüşmelerde dillendirilmiş olması karşısında ısrarla araçların Trafik Kanunu’na aykırı bir şekilde plakasız olması,

– Cizre ilçemizde son bir ay içerisinde 5 çocuğun katledilmesi karşısında devlet yetkililerinin olaylara karşı her defasında kolluk kuvvetlerince meydana gelmediği ifade etmesi ancak Cizre’ de buna ilişkin ciddi araştırma ve incelemelerin yapılmayarak, ziyarette dahi bulunmayarak devlet yetkililerinin görevlerini ihmal ettiklerini ve asayiş konusunda zaafiyetleri meydana getirdiği,

– Özetle; Olayların aydınlatılması yönünde herhangi bir çaba gösterilmemiş olması, Kamuoyunda ciddi kaygılar yaratmakla birlikte, devlete karşı güveni derinden sarsmış ve hukuka karşı olan inancı kırmıştır.(Taraf)

08)Barzani'den PKK'ya 'kanton' uyarısı -18.01.2015
RADİKAL-

Irak Kürdistan Bölge Başkanı Mesut Barzani'nin liderliğini yaptığı Irak Kürdistan Demokrat Partisi (IKDP), Musul'a bağlı ve büyük bölümü halen IŞİD'in elinde bulunan Sincar'daki (Şengal) Ezidilerin kendi kendilerini yönetebilmeleri için Şengal Dağı'nda yapılan toplantıyı, 'Kanton' oluşturma çabası olarak görerek PKK'yı eleştirdi.

Irak Kürdistan Bölge Başkanı Mesut Barzani'nin liderliğini yaptığı Irak Kürdistan Demokrat Partisi (IKDP), Musul'a bağlı ve büyük bölümü halen IŞİD'in elinde bulunan Sincar'daki (Şengal) Ezidilerin kendi kendilerini yönetebilmeleri için Şengal Dağı'nda yapılan toplantıyı, 'Kanton' oluşturma çabası olarak görerek PKK 'yı eleştirdi. Bu durum ülke topraklarını bölme girişimi olarak değerlendirildi. Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Musul sorumlu yardımcısı Kebir Goran ise, Kanton modeli için "Şimdilik ne evet ne de hayır diyoruz" dedi.

Irak'ın ikinci büyük kenti olan Musul'dan sonra Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) tarafından 2014 Ağustos ayında peşmergelerin mevzilerini terk etmesi üzerine tek mermi atılmadan ele geçirilen ve 3 bine yakın Ezidi kadının kaçırıldığı, bir çok kişinin öldürüldüğü Şengal'e, Kandil tarafından yaklaşık 300 PKK'lı ile Suriye'nin Rojava bölgesinden yüzlerce YPG'li gönderildi. Şengal Dağı'nda kalan Ezidiler silahlandırıldı. Açılan güvenlik koridoruyla binlerce Ezidi ailenin Rojava ve Irak Kürdistan Bölgesine güvenli geçiş yapmasını sağlandı.

PEŞMERGE GEÇEN AY YARDIMA GİTTİ

Şengal Dağı'nın bir çok noktasını denetimlerine alan PKK ve YPG'liler ile IŞİD'liler arasında zaman zaman çıkan çatışmalarda, her iki taraftan onlarca kişi yaşamını yitirdi. Şengal İlçesi'nin kurtarılması için bölgedeki PKK ve YPG'li gruplara destek amacıyla geçen Aralık ayında Irak Kürdistan Bölgesi'nden yüzlerce Peşmerge bölgeye sevk edildi. Irak Kürdistan Bölge Başkanı Mesut Barzani ise Şengal Dağı'na giderek PKK, YPG ile birlikte Şengal'in IŞİD'den kurtarılması için savaşan peşmerge güçlerine moral verdi. Şengal'in en kısa sürede kurtarılacağına dair mesajlar verdi.

IKDP: ŞENGAL HALKI İRADESİNE SAYGISIZLIK

IKDP'nin internet sitesinde yeralan haberlere göre, PKK ve Suriye'de Kürtlerin denetiminde bulunan Rojava bölgesindeki bazı temsilcilerin katılımıyla Şengal Dağı'nda geçen Çarşamba günü Ezidilerle toplantı yapıldı. Toplantıda, Ezidilerin kendi kendilerini yönetebilmesi için örgütlenmesine dönük 6 komitenin ve yürütme kurulunun oluşturulması kararlaştırıldı. Liderliğini Irak Kürdistan Bölge Başkanı Mesut Barzani'nin yaptı Kürdistan Demokrat Partisi, bu toplantıyı 'kanton' girişimi olarak değerlendirerek tepki gösterdi.

Şengal'de 'kanton' oluşturma çabalarını ülke topraklarını bölme girişimi olarak değerlendiren Irak Kürdistan Parlamentosundaki IKDP grubu yaptığı açıklamada, PKK'nın kanton oluşturma çabalarının Kürdistan bölgesi'nin yasal kurumlarının yanısıra Şengal halkının iradesine karşı saygısızlık olduğunu belirtti. Kürdistan Parlamentosu'ndaki KDP grubunun açıklamasında, "Bu adım Kürdistan bölgesinin eğemenliğine müdahaledir. Bu adım, kendini zorla kabul ettirme politikasıdır ve ülke topraklarını bölünmeye doğru götüren bir çabadır. Siyasi partileri, sivil toplum örgütlerini, kamuoyunu bu adıma karşı tepki göstermeye çağırıyoruz. Bu yanlış politika ve yasadışı işe karşı sessiz kalınmayacak" dedi

KYB: ZAMANI GELİNCE EVET VEYA HAYIR DERİZ

Bu arada liderliğini Celal Talabani'nin yaptığı Kürdistan Yurtseverler Birliği Musul sorumlu yardımcısı Kebir Goran ise, Rudaw televizyonuna yaptığı açıklamada, Şengal'de kanton oluşturulma girişimleriyle ilgili şimdilik fikir beyan etmekten kaçındı. Kebir Goran, Kürdistan Bölgesi Hükümeti'nin politikalarını ifade eden düşünceleri desteklediklerini belirterek, "Şu an için ne evet ne de hayır diyoruz. Zamanı gelince fikrimizi açıklarız" dedi.

Geçen Çarşamba günü Şengal Dağında yapılan toplantıya kendilerinin de siyasi bir parti olarak katıldığını belirten Kebir Goran, "Şengal halkının düşüncelerini destekliyoruz. Ancak toplantıda Şengal Kantonundan bahsedilmedi" diye konuştu.

PKK: RANTÇI BİR YAKLAŞIMIMIZ YOKTUR

Şengal Dağı'nda IŞİD ile çatışmalar konusunda bir süre önce açıklama yapan PKK'nın Şengal Dağı sorumlusu Agid Civyan ise bölgede tüm Kürt güçlerinin ortak bir direniş sergilediğini belirterek, "Hiçbir zaman PKK ve HPG tarafından direnişi ranta çevirecek bir yaklaşım olmamıştır. Hareketimizin önderliği her zaman direniş üzerine mesaj vermiştir, bizde bu esasa göre yaklaşıyoruz" demişti. DHA

09)Hêzên pêşmerge gehêştine Kobanê -18.01.2015
Îro karwana sêyemîn ya hêzên pêşmerge gehêşte Kobanê.

.

Îro karwana sêyemîn ya hêzên pêşmerge gehêşte Kobanê .

.

Di vê derbarê de çavkaniyek ji hêzên pêşmerge eşkere kir ku karwana sêyem ya hêzên pêşmerge yaku dohê li Hewlêrê ber bi Kobanê ve birê ketibû gehêşte Kobanê.

Ev çavkaniya han eşkere kir ku karwana sêyemîn bi selametî gehêştiye cêyê xwe û niha pîwerdarî ji hêzên pêşmerge yên ku beriya mehekî çûbûne Kobanê werdigire.

Derbarê wegera karwana dudiyan ya hêzên pêşmerge hîna ti zaniyariyek nehatiye belavkirin. ktv

10) ‘Kurd yekem hêz in ku karîne DAİŞ’ê têkbişkênin’ -18.01.2015

Piştî serdana xwe bo Herêma Kurdistanê û ji nêzîk ve dîtina destkeftên Pêşmergeyan; Wezîra Berevaniyê ya Elmanya Ursula von der Leyen li Parlamentoya Federal a welatê xwe got: ‘’Divê civaka navdewletî ji rastîbûna Kurdan têbigihe û zêdetir piştgiriya Kurdan bike.’‘

Li gor rojnameya Bild a Elmanî, Ursula von der Leyen wiha axifî: ‘’Di serdana min a vê dawiyê de bo Herêma Kurdistanê ew rastî hat dîtin ku Kurd yekem hêz in li cîhanê ku bikaribin DAİŞ’ê têkbişkînin û bi rastî şerê dijî DAİŞ’ê bi awayekî serkeftî dikin.’‘

Ursula von der Leyen herwiha tekez kir ku divê Elmanya, Ewropa û civaka navdewletî bi awayekî cidî piştgiriya Kurdan bikin û alîkariya zêdetir bişînin ji wan re bo şerê dijê DAİŞ’ê. Herwiha daxwaz ji parlamentoya welatê xwe kir ku zêdetir piştgiriya Herêma Kurdistanê bike.

Wezîra Berevaniyê ya Elmanya Ursula von der Leyen axaftina xwe wiha qedand: ‘’Berî çend rojan ez li Hewlêrê bûm, li wir min rewş ji nêzîk ve dît. wê demê xelkên Ewropa û cîhanê digotin em Charlie Ebdo ne wek piştgiriyek li kovara Charlie Ebdo ya Fransî, lê divê em bibêjin jî ku em Kurd in û Êzdî ne.’‘
Basnews

11)AYSE HÜR-'Fail-i devlet': Sabahattin Ali, Musa Anter, Uğur Mumcu, Hrant Dink cinayetleri -18.01.2015
Hrant Dink'in katline, devletin gizli-açık, derin-sığ, değişik siyasi eğilimlere sahip unsurlarının şu veya bu ölçüde karıştığını artık aklı ve vicdanı olan herkes kabul etti. Sabahattin Ali, Musa Anter, Uğur Mumcu cinayetleri de benzer nitelik gösteriyor

Sevgili Hrant Dink’i sonsuzluğa uğurlayalı 8 yıl oldu. Acı, öfke, özlem, sonra yine acı öfke ve özlemle geçen koskoca 8 yıl... Hrant Dink, sadece sevgili bir eş, iyi bir baba, sevecen bir dede, AGOS’un her şeyi, sol eğilimli demokrat gazeteci, güçlü bir hatip ve yazar değildi.

Milli Güvenlik Siyaset Belgeleri’nde ‘potansiyel iç düşman’ olarak tanımlanan, Yargıtay tarafından ‘yabancı vatandaş’ sayılan, toplumun çeşitli kesimleri tarafından ‘içimizdeki düşman’ olarak görülen Ermeni cemaatinin açık sözlü, yürekli, akıllı, duygulu, coşkulu, yakışıklı ve ünlü evladıydı. Nitekim ölmeden önce kaleme aldığı son yazısında “Her seferinde ‘Türk düşmanı’ olarak biraz daha meşhur ediliyorum. Ne yazık ki artık eskisinden daha fazla tanınıyorum. ‘A bak, bu o Ermeni değil mi?’ diyen bakışları daha çok hissediyorum” demişti.

Ama onu sadece ‘hain Ermeni’ olarak nitelemekle kalmamış, devletin tüm aygıtlarıyla toplumsal bilinçaltımıza itinayla yerleştirilmiş diğer paranoyalarla uyumlu olarak ‘AB uşağı’, ‘misyoner çocuğu’, ‘Soros’un çocuğu’ gibi sıfatlarla da damgalamıştık. Halbuki 19 Ocak 2007’de cansız bedeni kaldırımda yüzükoyun uzanmışken, ayakkabısının altındaki o yürek paralayıcı delikle aslında hüzünlü bir ‘yetimhane çocuğu’ olduğunu anlayıvermiştik.

Çocukluğu iki kardeşi ile birlikte Gedikpaşa Yetimhanesi’nde geçen, Fen Fakültesi’nde Zooloji eğitimi gören, bir dönem Tuzla Yetimhanesi’ni yöneten Hrant Dink’in devleti örgütlü sol siyasetle tanıştığı ilk gençlik yıllarından beri rahatsız ettiğini tahmin ediyorum ama bunun bir ölüm emriyle ‘taçlanması’ (!) 1996 yılında yayımlamaya başladığı Agos’un 6 Şubat 2004 tarihli nüshasında Hrant Dink imzasıyla “Sabiha-Hatun’un sırrı” başlıklı yazıyla oldu. Hrant Dink’i adım adım ölüme götüren derin kampanyanın önemli malzemelerinden olan bu yazıda ‘Sabiha Gökçen’in teyzesi olduğunu iddia eden Antep asıllı Ermenistan vatandaşı Hripsime Sebilciyan-Gazalyan’ın anlattığına göre Sabiha Gökçen’in aslında yetimhaneden alınmış bir Ermeni kızı olduğu’ ileri sürülüyordu.

21 Subat 2004 tarihli Hürriyet’te konu Ersin Kalkan’ın "Sabiha Gökçen mi Hatun Sebilciyan mı" başlıklı yazısıyla tekrar gündeme gelince, Genelkurmay Başkanlığı’ndan şiddetli bir yalanlama geldi. TSK "Böyle bir sembolü amacı ne olursa olsun, tartışmaya açmak, millî bütünlüğe ve toplumsal barışa katkısı olmayan bir yaklaşımdır," diyordu. (Bu yalanlama ile Hrant Dink’in 19 Ocak 2007’de öldürülmesine kadar yaşananları şu yazıdan okuyabilirsiniz:

Hrant Dink’in katline, devletin gizli-açık, derin-sığ, değişik siyasi eğilimlere sahip unsurlarının şu veya bu ölçüde karıştığını, bu yüzden de 8 yıldır bir türlü gerçek faillerin cezalandırılamadığını artık aklı ve vicdanı olan herkesin kabul ettiğini umuyorum. 1915 Ermeni Soykırımı’nın 100. yıldönümü olan 2015’in (İsmail Saymaz’ın deyimiyle) bu ‘milli mutabakat’ cinayetinin gerçek faillerinin ortaya çıkarıldığı, bu vesileyle devletin kirli geçmişiyle hesaplaşmaya başladığı bir yıl olmasını diliyorum (ama ümitli olamıyorum) ve benzer nitelikteki siyasi cinayetlerden üçüyle yazıma devam ediyorum.

67 YILLIK DEVLET SIRRI: SABAHATTİN ALİ CİNAYETİ

Sabahattin Ali, 1907’de Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuş, babası piyade yüzbaşısı Cihangirli Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısıyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştı. Sabahattin Ali, 1926’da İstanbul Öğretmen Okulu’ndan mezun olduktan sonra önce Yozgat’a tayin oldu, bir yıl sonra Milli Eğitim Bakanlığı’nın açtığı sınavı kazanarak Almanya’ya gitti, 1930’da ülkeye döndükten sonra sırasıyla Orhanili ve Aydın’da Almanca öğretmenliği yaptı.

Sabahattin Ali ilk kez, 1931 yılında, bir ihbar sonucu Türkiye Komünist Partisi (TKP) ile ilişkisi olduğu gerekçesiyle Aydın’da tutuklanmıştı. Neyse ki üç ay sonra beraat etmiş, ertesi yıl Konya’ya tayin olmuştu. Ünlü romanı Kuyucaklı Yusuf’u ilk kez burada, Yeni Anadolu gazetesinde tefrika etmeye başladı. 1932’de, tarihçi Cemal Kutay kendisini ‘Gazi’ye hakaret eden bir şiiri dost meclisinde birden çok kez okuduğunu’ ihbar edince yeniden tutuklandı. Halbuki iki yıl önce yazdığı ‘Memleketten Haber’, bir zamanlar Sivas’ta yaşanmış bir Bektaşi olayını anlatan şiirin sözcüklerinin değiştirilmesiyle oluşturulmuş bir şiirdi ve içinde Mustafa Kemal adı geçmiyordu. Ama savunması inandırıcı bulunmadı, çünkü ‘sicili’ ortadaydı!
hurayse@hotmail.com

12)Şingal Dağı - Êzîdîler’den “kanton”a tepki -18.01.2015

Êzîdî Kürdler, PKK’nin Şingal için yaptığı “demokratik özerklik ” çıkışına tepki gösterdi. Rûdaw’a konuşan Şingal Kaymakamı Meyser Haci, Êzîdîler’in sadece yüzde 2’sinin “kanton”u desteklediğini söyleyerek, “Kürdistan Bölgesi dışında hiçbir yönetimi tanımadıklarını” ifade etti. Meyser Haci, Şingal üzerinde yapılan hiçbir pazarlığa izin vermeyeceklerini ifade ederek, “Konuyu resmi bir şekilde Erbil ve Bağdat’a şikayet edeceğiz” dedi. Şingal Kaymakamı, şöyle devam etti:

“Böyle sıkıntılı bir dönemde PKK böyle bir işe kalkışmamalıydı. Herkes ve bütün dünya Şingal’in Kürdistan Bölgesi ile Irak’a bağlı olduğunu biliyor.”

Rûdaw’a konuşan Êzîdî Pêşmerge komutanı Kasım Derbo ise, “kanton” oluşturmanın yanlış ve kabul edilemez olduğunu belirtti.

Savaşın başlangıcından beri cephede bulunan ve bin kadar Pêşmergeye komuta eden Kasım Derbo, “PKK’yi Şingal’ın bu sıkıntılı ve zor dönemini fırsata çevirmeye kalkışmakla” suçladı.

Rojava sınırında bulunan Musul’un Rabia nahiyesinde geçtiğimiz hafta Başkan Mesud Barzani’yle bir araya gelen Derbo,“Başkan Barzani’ye borcumuz var. Yüzlerce Pêşmerge Şingal uğruna canını verirken, başkaları Şingal hakkında konuşuyor” dedi.

Geçtiğimiz Çarşamba günü Şingal Dağı’nda PKK’li bazı yetkililerin de katılımlıya yapılan toplantıda, “Êzîdîler´in öz örgütlenmesi ve yönetimi” için 6 komite ve yürütme kurulu oluşturuldu.

Rûdaw’ın edindiği bilgiye göre, tamamı Êzîdî olan üyelerin hiçbiri diploma sahibi değil ve bazılarının okuma-yazması yok.

KYB’den ‘kanton’ yanıtı: Ne evet, ne hayır!

Kürdistan Yurtseverleri Birliği (KYB) Musul Sorumlusu Yardımcısı, Şingal’de “kanton” modeli için zamanı gelince fikir belirteceklerini söyledi.

Rûdaw’a Konuşan KYB Musul Sorumlusu Yardımcısı Kebir Goran, Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin politikasını ifade eden düşünceleri desteklediklerini belirtti.

“KYB’nın Şingal’da konsey ve kanton önerilerini destekliyor musunuz?” sorusuna, KYB’li yetkili, “Şu an için ne evet ne de hayır diyoruz. Zamanı gelince fikrimizi açıklarız” yanıtını verdi.

Şingal Dağı’ndaki toplantıya siyasi bir parti olarak katıldıklarını söyleyen Kebir Goran, Şingal halkının düşüncelerini desteklediklerini ifade ederek, ‘Şiengal Kantonu’ndan bahsedilmedi” dedi.

13)Daxuyaniya hikûmeta Kurdistanê li ser avakirina kantona Şingalê -18.01.2015

Civata wezîrên herêma Kurdistanê bi daxuyeniyeke nivîskî pêngavên Partiya Karkerên Kurdistanê (PKK) yên ji bo avakirina îdareke siyasî li devera Şingalê red dike û wê pêngava PKKê bi pêngaveke nedestûrî, neqanûnî û destêwerdan di karûberên herêma Kurdistanê de wesif dike.

Ev li jêr teksta daxuyaniyê:

Devera Şingalê piştî êrîşên terorîstiyên DAÎŞ, ji roja 03.08.2014ê de were di rewşeke dijwar de dijî ku nuha jî hemû gelê Kudistanê weke birîneke nû di laşê Kurdistanê de li komkujî û revandina jinên kurdên êzidî dinêr in.

Her ji ber wê birîna dijwar, birêz Mesûd Barzanî serokê herêma Kurdistanê û fermandarê giştiyê hêzên pêşmerge, bi xwe dîrekt serperiştiya pilan û êrîşên hêzên pêşnmerge li dijî çekdarên DAÎŞ li wê deverê kir û dike. Hikûmeta herêma Kurdistanê jî bi hemû îmkanên xwe ji bona dihewarçûna xelkê deverê, lêqewmiyan û vegeraindina keç û jinên kurdên êzidî ku, heta nuha jî hijmareke zêde di destên terorîstên DAÎŞ de ne, xebitiye. Hikûmeta herêma Kurdistanê bi rêya komîteyeke taybet lêdixebite komkujî û revandina bikom li wê deverê ku, enfaleke nû ye li hember kurdên êzidî encam daye bijênosîda li ser astê navdewletî bide nas kirin.

Em, weke civata wezîrên herêma Kurdistanê, sipasiya şervanên Yekîneyên Parastina Gel dikin ku her ji destpêka êrîşên DAÎŞ ji bona rizgarkirina kurdên koçberên devera Şingalê alîkariya pêşmerge kiriye, lê em li gor qanûn û destûrê radigehînin ku pêngava Partiya Karkerên Kurdistanê di roja 14.01.2015ê de ji bona avakirina encumenek û îdareyek bo devera Şingalê, bi karekî neqanûnî û bervajiya destûr û qanûnên karpêkiriyên Kurdistan û Îraqê dibînin û ew destêwerdan di karûbarên Kurdistana Îraqê de nayên qebûlkirin û divê Partiya Karkerên Kurdistanê bi timamî ji wê destêwerdana karêbarên Kurdistana Îraqê dûr bikeve. Çênabe miamileya siyasî û hizbî bi derdeseriyên wê devera birîdara bê kirin, ji ber hindê ew pêngav karekî neqanûnî ye û dê bibe sedema dirustbûna aloziyên siyasî û îdarî.

Herêma Kurdistan û Îraq xwedî sazîyên destûrî û şeriyên xwe ne, kurdên êzidî û devera Şingalê xwedî nûnerên xwe ne di parlamentoya Kurdistanê, parlamnetoya Îraq û civata wîlayeta Nînewayê de. Jiber hindê her karekî nuha û di paşerojê de bê kirin divê bi rêya saziyên şeriyên herêma Kurdistan ê û Îraqê bo devera Şingalê bên kirin, ne bi rêyên neqanûnî û destêwerdanên nepersindkirî. Em li civata wezîrên herêma Kurdistanê lêdixebitin ku, hevkariya xelkê parçeyên din yên Kurdistanê digel devera şinaglê û deverên din yên Kurdistana Îraqê, bibe sedemê baştirbûna têkeliyan û baştir lihevnêzîkbûn, ne dirustbûna nakokî û aloziyan, em daxwazê ji Partiya Karkerên Kurdistanê tê dikin demldest ew pêngavên neqanûnî li herêma Kurdistanê rawestîne.

Em li vêr tekîdê li ser daxuyaniyên birêzan Mîrê kurdên êzidî û kesatiyên olî û kesatiyên kurdên êzidî dikin ku, ew destêwerdan dê bibin sedemê aloziyan li devera Şingalê û di encam de Kurdistana Îraqê û devera Şingalê dê jê zerermend be, ji ber hindê divê dawî bi pêngavên bi wî awayî bê.

Hêzên pêşmerge li ser bitimamî kontrolkirina devera Şingalê berdewamin û hikûmeta herêma Kurdistanê li ser alîkarîkirina xelkê deverê û avadankirina wê devera xweştivî berdewam dibe, ji bona vê yekî jî, em digel hikûmeta federalya Îraqê di tevgerê de ne.

Civata wezîrên herêma Kurdistanê wê pêşniyarê ku daxwaz tê kirin Şingal bibe wîlayeteke din a herêma Kurdistanê lêkolîn dike û ev jî bi awayekî qanûnî û destûrî û li gor rênîşanderên qanûnî û destûrî, digel hikûmeta federaliya Îraqê dê bê behis kirin, hemû danûstandin li ser wê pêşniyarê bi agadarî û beşdariya civata wîlayeta Nînewayê dibe.

Civata wezîrên herêma Kurdistan - 17.01.2015

.

FOTO / KAYNAK: ŞENGÜL ÖZER'DEN

VARTO / GIMGIM DEYİP GEÇMEYİN (GÜZEL GIMGIM'IM)

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

. YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN

01) -18.01.2015

02) -18.01.2015


Esed'e meydan okudu | Timetürk Haber http://www.timeturk.com/tr/2015/01/13/esed-e-meydan-okudu.html#.VLeFRncjby8.twitter

Ek.Tarihi Sun Jan 18, 2015 10:00 am Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Güncel
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Güncel:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution