Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (08) HER BÎJI KURDİSTAN     YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN   Musul sorunu demokratik ulus ve ortak şehir yaklaşımıyla çözülür   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (14) HER BÎJI KURDİSTAN   Hüseyin Akinci:Barış Cümlesinin Anlamsızlaştığı Bir Coğrafyadayız   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (12) HER BÎJI KURDİSTAN   Aydın Engin:Bu hukuki değil siyasi bir dava   Diyarbakırlılar:Muhatap alınmasak da barışı istiyoruz   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Güncel

01)Barzani: Biz Irak’la boşanmak istiyoruz!-30.12.2014

Mesud Barzani Irak'ın gerçek bir ülke olmadığını sadece harita üzerinde var olduğunu ve Sykes-Picot'u değiştirmek istediğini söyledi.

Federal Kürdistan Başkanı Mesud Barzani, Irak haritasının değişmesi gerektiğini, mevcut haritanın gerçek bir yapı üzerine çizilmediğini ve Sykes-Picot’u değiştirmek istediğini söyledi.

Reuters’a konuşan Barzani, IŞİD’e karşı yürütülecek stratejiyle ilgili olarak ABD’li bir generalle bir araya geldiğini söyledi.

ABD’li generalle aralarında geçen konuşmayı aktaran Barzani, “Benim planımı sordular. Ben planımın Sykes-Picot’u (Ortadoğu’nun şu anki haritasının çizildiği 1916 yılında Fransa ile İngiltere arasında imzalanan anlaşma) değiştirmek olduğunu söyledim.” ifadelerini kullandı.

Barzani, “Irak gerçek değil. Sadece harita üzerinde var. Ülke kendi kendini öldürüyor. Şiiler ve Sünniler bir arada yaşayamıyorlar. Bizim onlarla birlikte yaşamamızı nasıl bekleyebilirler? Bizim kültürümüz farklı. Kürd mentalitesi farklı. Biz boşanmak istiyoruz.” dedi.

YPG’Lİ KÜRT GERİLLA YARALI HALİNDE KONUŞUYOR.

.


Webde deneyiniz.Modern Kürt hareketinde kadinlar rolü cok büyük önem tasiyor. Gerilla ve Pesmerge savunmasinda yer alan kadinlarimiz ölüm döseginde bile sarki ve türküleriyle umut saciyor

02) 'Federal Kürdistan hükümeti yanlış yaptı' -30.12.2014

Federal Kürdistan'da bulunan Doğu Kürdistanlı aktivistler, İran Parlamento Başkanı ve beraberindeki heyetin Hewlêr'e yaptıkları ziyarete tepki gösterdi.

Kürdistan Bölgesi'nde bulunan Doğu Kürdistanlı aktivistler, İran Parlamento Başkanı ve beraberindeki heyetin Hewlêr'e yaptıkları ziyarete tepki göstererek, heyet hakkında imza kampanyası başlattı.

Federal Kürdistan'da bulunan Doğu Kürdistanlı aktivistler, kısa süre önce Hewlêr’e gelerek görüşmelerde bulunan İran Parlamento Başkanı Ali Laricani ve beraberindeki heyet hakkında yazılı bir açıklama yayınladı.

Açıklamada, İran heyetinde bulunan Cafer Sahrarudi adlı şahsın 1989 yılında Avusturya’nın başkenti Viyana’da, İran Kürdistan Demokrat Pertisi (PDK-İ) Genel Sekreteri Dr. Abdurrahman Kasımlo’nun katledilmesi ve 1996 yılında Süleymaniye’ye bağlı Koyê nahyesinde PDK-İ Karargahı’na saldırısında parmağı olduğu belirtildi.

Toplanan imzalar Federal Kürdistan Başkanlığı, Başbakanlık, Parlamento Başkanlığı ve YNK Politbüro’suna gönderilecek.

Doğu Kürdistanlı siyasi aktivistlerin bildiri metni şöyle:

Kürdistan Bölgesi’nin İran İslam Cumhuriyeti ile olan uzun sınırları nedeniyle bu ülke ile diplomatik ilişkilerinin olması gerekli bir durumdur. Ancak Federal Kürdistan Yönetimi ve resmi kurumları, ulusal kamuoyu karşısında siyasi ve toplumsal olarak Kürdistan’ın dört parçasından da sorumludurlar. Dolayısıyla karşılanan siyasi heyet içinde Şehit Dr. Kasımlo’nun katilinin de bulunması, Kürdistan’ın iki parçasındaki halk arasında hassasiyete yol açmıştır. Durum bununla da sınırlı kalmayarak Doğu Kürdistanlı Kürdlerin Güney Kürdistan Yönetimi’ne karşı şüphe duymasına yol açmaktadır.

Şüphesiz Doğu Kürdistan halkının Kürdistan Yönetimi’ne karşı tepkisi sadece Doğu Kürdistan’ı alakadar eden bu gibi durumlardan kaynaklıdır. Cafer Sahrarudi gibi kişilerin Kürdistan’ı ziyaret etmesine müsaade edilmesi, halkı derinden üzmüş, Doğu Kürdistan halkının Kürdistan Yönetimi’ne bağlılığını zayıflatmıştır.

Sizden talebimiz şudur; Cafer Sahrarudi gibi Doğu Kürdistan Özgürlük Davası’nı darbelemek için çalışan şahısların Kürdistan Bölgesine gelişine müsaade etmemenizdir.

3) YPG: 2014'te 4.964 IŞİD üyesi öldürüldü -30.12.2014

YPG, 2014 yılı bilançosuna göre Rojava’nın farklı yerlerinde yaşanan çatışmalarda 4 bin 964 IŞİD üyesinin öldürüldüğünü açıkladı.

Halk Savunma Birlikleri (YPG) Sözcüsü Redur Xelil, Rimelan kasabasındaki İşçi Sendikası Salonu’nda düzenlediği basın toplantısıyla 2014 yılı bilançosunu açıkladı. Xelil, 2014 yılı boyunca YPG ile Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) arasında Rojava’nın farklı bölgelerinde çatışmalar yaşandığını ve bu çatışmalarda tespit edilebildiği kadarıyla 4 bin 964 IŞİD üyesinin öldürüldüğünü, 228 cenazenin YPG güçlerinin eline geçtiğini, 11 kişinin de sağ yakalandığını açıkladı.

Hawar Haber Ajansı’nda (ANHA) yer alan habere göre; 2014 yılındaki askeri durumu ve gelişmeleri değerlendiren YPG Sözcüsü, YPG güçlerinin 3 tarihi dönemeci olduğunu ve bunları başarıyla atlattığını belirterek şöyle konuştu:

“Birinci aşama; tarihi bir direnişle Şengal’de on binlerce Ezidi’nin IŞİD katliamından kurtarılması, Şengal-Rojava arasında güvenli insani koridor açılması ve 150 binden fazla Şengalli’nin bu koridordan Rojava’ya geçirilmesidir.

“İkinci aşama; Kobani’de tüm askeri olanaksızlıklara rağmen IŞİD’in en ağır silahlarıyla düzenledikleri saldırılara karşı gelişen ve tüm dünyayı şaşkına çeviren tarihi onur direnişi oldu.

“Üçüncü aşama ise; Til Hemis ve Serekaniye’den Mebruka kasabası ile Aliya köylerini de kapsayan geniş bir cephede geliştirdiğimiz ‘savunma ve temizlik operasyonları’ olmuştur.”

YPG/ Kadın Savunma Birlikleri’nin (YPJ) direnişinin sadece Kürt halkını değil, Rojava’da yaşayan Arap, Süryani, Asuri, Ermeni, Çeçen ve Kürtlerin tümünü korumayı amaçladığını belirten YPG Sözcüsü, “YPG/YPJ <7B>güçlerimizin direnişi 2014 yılındaki direnişi ve kararlı duruşuyla profesyonel bir güç olduğunu ve IŞİD’i çökertecek en temel güç olduğunu kanıtlamıştır” dedi.

‘Nitel ve nicel gelişme sağlanacak

2015 yılında IŞİD’e karşı direnişlerini daha da güçlendireceklerini, örgütü yenilgiye uğratmak için de askeri güçlerini nicel olarak artırıp nitelik olarak daha uzman hale getireceklerini kaydeden Redur Xelil, ilgili güçlerle de ilişkilerini daha da geliştireceklerini söyledi.

337 askeri operasyon düzenlendi

Xelil, daha sonra Rojava genelinde 2014 yılında IŞİD’e karşı verilen mücadeleye ilişkin bilançoyu açıkladı.

YPG verilerine göre;

YPG güçleri 2014 yılında IŞİD’e yönelik 337 askeri operasyon ve eylem düzenledi.

414 sıcak temas ve çatışma yaşandı.

IŞİD 74 intihar saldırısı düzenledi

Eylem ve çatışmalar sonucunda 4 bin 964 IŞİD üyesi öldürülürken 228’nin cenazesi YPG’nin eline geçti ve 11 kişi de, YPG tarafından çatışmalarda sağ olarak yakalandı.

Buna karşılık IŞİD ise, 74 intihar saldırısı düzenledi.

Bir yıllık süreç içinde IŞİD’e ait 167 askeri araç, 13 tank, 8 doçka yüklü araç, 7 Hummer tipi zırhlı araç, 3 panzer, 26 doçka, 4 araç, 2 adet 57’lik topçu bataryası, bir Katyuşa Rampası, 6 motosiklet ve 3 havan topu bataryası imha edildi.

Ele geçen askeri malzemeler

16 araç, 3 panzer, 4 adet Hummer, 316 adet Kalaşnikov, 48 adet BKC, 60 adet RBG-7, 8 adet M16, 3 adet AKS, bir adet Suikast silahı, 2 adet Bruno tüfek, bir havan, 3 adet Doçka, bir bombaatar, 1adet 23.5’lik Doçka (Şêlka), 14 top, 19 tabanca, 31 telsiz cihazı, 287 mayın, 450 el bombası, 114 raxt, 24 dürbün, 3 intihar yeleği, bir bilgisayar, bir kamera ile binlerce Kalaşnikov ve BKC mermisinin yanında birçok askeri belge de YPG güçlerince ele geçirildi.

537 YPG/YPJ’li yaşamını yitirdi

YPG sözcüsü Redur Xelil, basın toplantısında ayrıca, 2014 yılında çatışmalarda 537 YPG/YPJ savaşçısının yaşamını yitirdiğini ve bunlardan 14’ünün Burkan El-Fırat Ortak Operasyon Merkezi’ne bağlı güçler olduğunu söyledi.

4) Irak’ta 2014’te 11 bin 484 kişi öldü -30.12.2014

Irak’ta 2014 yılında şiddet olayları sonucu 11 bin kişinin hayatını kaybettiği, 17 bin kişinin de yaralandığını açıklandı.

Birleşmiş Milletler (BM) Irak’a Yardım Misyonu’nun (UNAMI) Irak’ta 2014 yılında şiddet olayları sonucu 11 bin 484 kişinin hayatını kaybettiği, 17 bin 235 kişinin de yaralandığını açıkladı.

Raporda şiddet olaylarının Haziran’da Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) saldırılarıyla ikiye katlandığı belirtildi.

BM’nin yayınladığı istatistik verilerinde, bin 737 kişinin hayatını kaybettiği ve bin 978 kişinin de yaralandığı Temmuz ayı, yılın en kanlı ayı olduğu ifade edildi.

Yılın en fazla şiddet içeren Ağustos ayında ise, bin 420 ölü, bin 370 yarılıyla ikinci sırada yer aldı.

İstatistikte, Haziran ayında yüzlerce kişinin öldürüldüğü Spykar Askeri Okulu’nda 417 kişi yaşamını yitirdiği, 287 kişinin de yaralandığı belirtildi.

Aralık ayında ise, Irak’ta 111 kişi hayatını kaybetti ve 191 kişi de yaralandı.

2013’te Irak’ta silahlı ve bombalı saldırılarda 9 bin 500’e yakın kişi hayatını kaybetmişti.

05) 'Federal Kürdistan hükümeti yanlış yaptı' -30.12.2014

Federal Kürdistan'da bulunan Doğu Kürdistanlı aktivistler, İran Parlamento Başkanı ve beraberindeki heyetin Hewlêr'e yaptıkları ziyarete tepki gösterdi.

Kürdistan Bölgesi'nde bulunan Doğu Kürdistanlı aktivistler, İran Parlamento Başkanı ve beraberindeki heyetin Hewlêr'e yaptıkları ziyarete tepki göstererek, heyet hakkında imza kampanyası başlattı.

Federal Kürdistan'da bulunan Doğu Kürdistanlı aktivistler, kısa süre önce Hewlêr’e gelerek görüşmelerde bulunan İran Parlamento Başkanı Ali Laricani ve beraberindeki heyet hakkında yazılı bir açıklama yayınladı.

Açıklamada, İran heyetinde bulunan Cafer Sahrarudi adlı şahsın 1989 yılında Avusturya’nın başkenti Viyana’da, İran Kürdistan Demokrat Pertisi (PDK-İ) Genel Sekreteri Dr. Abdurrahman Kasımlo’nun katledilmesi ve 1996 yılında Süleymaniye’ye bağlı Koyê nahyesinde PDK-İ Karargahı’na saldırısında parmağı olduğu belirtildi.

Toplanan imzalar Federal Kürdistan Başkanlığı, Başbakanlık, Parlamento Başkanlığı ve YNK Politbüro’suna gönderilecek.

Doğu Kürdistanlı siyasi aktivistlerin bildiri metni şöyle:

Kürdistan Bölgesi’nin İran İslam Cumhuriyeti ile olan uzun sınırları nedeniyle bu ülke ile diplomatik ilişkilerinin olması gerekli bir durumdur. Ancak Federal Kürdistan Yönetimi ve resmi kurumları, ulusal kamuoyu karşısında siyasi ve toplumsal olarak Kürdistan’ın dört parçasından da sorumludurlar. Dolayısıyla karşılanan siyasi heyet içinde Şehit Dr. Kasımlo’nun katilinin de bulunması, Kürdistan’ın iki parçasındaki halk arasında hassasiyete yol açmıştır. Durum bununla da sınırlı kalmayarak Doğu Kürdistanlı Kürdlerin Güney Kürdistan Yönetimi’ne karşı şüphe duymasına yol açmaktadır.

Şüphesiz Doğu Kürdistan halkının Kürdistan Yönetimi’ne karşı tepkisi sadece Doğu Kürdistan’ı alakadar eden bu gibi durumlardan kaynaklıdır. Cafer Sahrarudi gibi kişilerin Kürdistan’ı ziyaret etmesine müsaade edilmesi, halkı derinden üzmüş, Doğu Kürdistan halkının Kürdistan Yönetimi’ne bağlılığını zayıflatmıştır.

Sizden talebimiz şudur; Cafer Sahrarudi gibi Doğu Kürdistan Özgürlük Davası’nı darbelemek için çalışan şahısların Kürdistan Bölgesine gelişine müsaade etmemenizdir.

06) Peşmerge Şengal için 'talimat' bekliyor -30.12.2014

Peşmerge Güçleri Şengal Operasyon Kuvvetleri Komutanlığı, Şengal ilçesinin tamamen kurtarılması hamlesi için ''talimat'' beklendiğini açıkladı.

Şengal’i Kurtarma Operasyonu kapmasında bölgenin tamamını kurtaran ve ilçeyi kuşatmaya alan Kürd Güçleri ile IŞİD üyeleri arasında çatışmalar sürüyor. Ancak şu ana kadar ilçenin tamamını kurtarmak için harekat düzenlenmiş değil.

Şengal’deki son durum hakkında BasNews’e açıklamalarda bulunan Peşmerge Güçleri Şengal Operasyon Kuvvetleri Komutanlığı, bölgedeki bütün stratejik yerlerin kurtarıldığını ancak ilçe merkezine sıkışan IŞİD’lilere yönelik kapsamlı bir plan için talimat beklediklerini söyledi.

IŞİD’in ilçede direnebilecek bir güçten yoksun olduğunu belirten Operasyon Kuvvetleri Komutanlığı, talimat verilmesi durumdunda ilçenin kısa zamanda kurtarılacağını aktardı.

Peşmerge Komutanı Şengal’deki son durumu anlattı

Öte yandan Peşmerge Güçleri Şengal Kuvvetleri komutanlarından Eqid Abdulselam Muhacir, Şengal ilçe merkezinde dün akşam IŞİD üyelerinin Peşmerge Güçlerine saldırdığını ve şiddetli çatışmaların ardından saldırının püskürtldüğünü söyledi.

IŞİD’in intihar saldırısı girişiminde bulunuduğunu belirten Muhacir, ”Dün gace saat 10’da önce intihar eylemcisi ile saldırdılar. Saldırgan etkisiz hale getirildi. Ardından 3 koldan saldırıya geçtiler. Peşmergenin karşılık vermesi sonucu şiddetli çatışmalar yaşandı. Teröristler saldırıdan sonuç alamayarak geri çekildi.” dedi.

İlçenin henüz yüzde 10’u ile stratejik yerlerin Peşmerge Güçleri’nin denetiminde olduğunu belirten Eqid Abdulselam Muhacir, ilçenin tamamen kurtarılması için tüm hazırlıkları tamamladıklarını, IŞİD’in kuşatma altında olduğunu, talimat gelmesi durumunda hareket etmeye hazır olduklarını sözlerine ekledi.

07) IŞİD Musul’un etrafına hendek kazıyor -30.12.2014

Şengal'de ağır kayıplar veren IŞİD'in bu defa da Suriye'den Irak'a silah aktardığı, Musul kentinin etrafına da hendek kazdığı iddia edildi.

Şengal’de ağır kayıplar veren IŞİD’in bu defa da Suriye’den Irak’a silah aktardığı, Musul kentinin etrafına da hendek kazdığı iddia edildi.

BasNews’e konuşan Irak Parlamentosu Ezdi Milletvekili Macid Şengali, Şengal’de ağır darbe alan IŞİD’in savunmasını güçlendirmek için yeni tedbirler aldığını söyledi.

Şengal, Giwer-Mahmur, Musul Barazjı, Herdaniye ve Kerkük’teki saldırılardan sonuç alamayan örgütün Suriye’den ağır silah ve savaşçı takviyesi yaptığını belirten Şengali, örgütün Musul’a olası bir operasyon için de önlem aldığını bildirdi. Şengali şöyle dedi;

”IŞİD teröristleri ”yağışlı havalarda uçaklar havalanamaz” düşüncesiyle tüm cephelerde saldırıya geçti ancak hiç birinde başarı elde edemedi. Saldırılardan sonuç alamayan örgüt bu defa da savunmasını güçlendirmek istiyor. Şengal’e yeniden saldırmak için Suriye’den silah ve güç takviye ediyor. Musul’a olası bir operasyona karşı kentin etrafında hendek kazılıyor” dedi.

08) ABD’li Senatör: Peşmerge kahraman bir güçtür -30.12.2014

>ABD’li Senatör John McCain, Peşmerge Güçleri için “kahraman” nitelemesinde bulunarak, Peşmergeye ağır silahların verilmesi gerektiğini belirtti. ABD’li Senatör John McCain, Peşmerge Güçleri için “kahraman” nitelemesinde bulunarak, Peşmergeye ağır silahların verilmesi gerektiğini belirtti.

John McCain, bugün Federal Kürdistan'ın başkenti Hewlêr’e gelerek Federal Kürdistan Başkanı Mesud Barzani ile görüştü.

Görüşmeden sonra Rûdaw’a konuşan McCain, “Peşmerge kahraman bir güçtür. Onlara ağır silahlar verilmeli. Amerika’ya döndüğümde, Peşmergeye ağır silahların verilmesi için her çabayı göstereceğim” dedi.

.

.

Senatör John McCain, Bağdat ziyaretinde düzenlediği basın toplantısında Peşmergenin Irak Ordusu’ndan daha güçlü olduğunu ve Irak Ordusu’nun kötü bir durumda olduğunu söylemişti.

.

. McCain, İran Ordusu’nun Irak topraklarındaki varlığını da “tehlikeli” olarak değerlendirmişti.

09) KCK'den KDP'ye cevap: Açıklamalar tam bir provokasyon!-30.12.2014

KCK Dış İlişkiler Komitesi, KDP'nin dış ilişki sözcülerinden Hemin Hewramani’nin beyanatlarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

KCK Dış İlişkiler Komitesi, KDP'nin Dış İlişki Sözcülerinden Hemin Hewramani’nin, KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık ve HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a yönelik saygısızca söylemlerde bulunmasının tam bir provokasyon niteliğinde olduğunu belirtti.

KCK Dış İlişkiler Komitesi, KDP'nin dış ilişki sözcülerinden Hemin Hewramani’nin beyanatlarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Dış İlişkiler Komitesinin ANF'de yayınlanan açıklaması şöye:

“KDP'nin dış ilişki sözcülerinden Hemin Hewramani’nin, Kürtlerin en fazla birlik olması gereken bu dönemde KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık ve HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a yönelik saygısızca söylemlerde bulunması tam bir provokasyon niteliğindedir. Herkesin kendi siyasal düşüncelerini ve siyasi projelerini sunma hakkı vardır. Hemin Hewramani, kendi siyasal düşüncelerini söyleme yerine, sanki hasımlarına yönelik açıklama yapıyormuş gibi Eşbaşkanımız Cemil Bayık ve HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a yönelik siyasi ahlakla bağdaşmayan bir üslupla değerlendirmelerde bulunmuştur. Hareketimizin yönetimi farklı görüş ve eleştirileri olsa da her zaman KDP ya da başka siyasi partilerin yetkililerine karşı üslubuna dikkat etmiş, örgütler arası gerilim yaratacak açıklamalar yapmaktan kaçınmıştır. Ancak KDP yetkililerinin doğrudan KCK ve HDP Eşbaşkanlarını hedef alması aynı hassasiyet ve dikkatin KDP yetkililerinde olmadığını ortaya koymaktadır. Bu tür söylemlerde bulunanların Kürt örgütleri arası iyi ilişki, ulusal kongre ve birlik gibi konularından söz etmesi ne kadar samimi karşılanır”

‘BU SÖYLEMLER İYİ NİYETLİ DEĞİL’

“Sayın Hemin Hewramani’nin Eşbaşkanımızı hedeflemesi yetmiyormuş gibi, Türkiye'deki istihbarat örgütlerinin ve özel savaş basınının dilini kullanarak PKK yönetimi içinde ayrılıklar var açıklaması yapması iyi niyetli olmadığını ortaya koymaktadır” denilen açıklamada devamla şunlara yer verildi: “PKK ile nasıl iyi ilişkiler içinde oluruz düşüncesiyle hareket edilmesi gerekirken, böyle yapmalarının hiçbir Kürt partisine yarar sağlamayacağı açıktır. Özellikle Türk istihbarat örgütlerinin, bir kısım basının ve bazı devlet yetkililerinin PKK'nin Kuzey Kürdistan'daki Kürtlerin tümünü temsil etmediği yönündeki özel savaş söylemlerinin bizzat KDP’li bir yetkili tarafından Türk Hükümetine de söylendiğinin belirtilmesi tam bir işgüzarlıktan ibarettir. Hewramani’nin böyle bir ifadede bulunması, hangi siyasal ahlakla bağdaştırılabilir?

Sayın Hewramani de, Kürdistan'da birazcık siyasi bilinci olan herkes de Kürt Halk Önderi’nin ve PKK'nin tüm Kürdistan için hangi kazanımları yarattığını ve PKK'nin varlığının hangi kazanımları koruduğunu çok iyi bilmektedir. PKK'nin bugün Kürdistan'ın tüm parçalarında halkımız tarafından sevgiyle karşılanması, PKK'nin varlığının tüm parçalardaki halkımızın özgür ve demokratik yaşamının güvencelerinden biri olduğunun görülmesi nedeniyledir. Özgürlük Hareketimiz sadece Kuzey Kürdistan'da değil, Güney Kürdistan başta olmak üzere tüm Kürdistan parçalarındaki halkımızın özgür ve demokratik yaşamının yanındadır ve savunucusudur. Herhangi bir saldırı olduğunda Güney Kürdistan halkımızın kazanımlarını korumada en büyük fedakarlığı gösterme kararlılığındadır. Bu tutumunu da IŞİD’in Güney Kürdistan’a yaptığı her saldırı karşısında göstermiştir.”

‘ÖZERKLİK KÜRDİSTAN’IN BİRLİĞİNİ GÜÇLENDİRİR’

Hewramani’nin bir televizyona yaptığı konuşmalarına atıfta bulunulan açıklamada,

“Hareketimizin farklı inanç ve etnik topluluklara özerklik tanıması anlayışına öfke duymaktadır. Şengal’daki halkımızın demokratik özerkliğini savunduğumuz doğrudur. Bunu da ideolojik ve siyasi paradigmamız gereği savunduğumuz bilinmelidir. Kuzey Kürdistan'da da başta Dersim olmak üzere birçok bölgenin kendi kendini yönetmesini savunmamız da bunun ifadesidir.

Kürt Özgürlük Hareketi, Kürtlerin de çok çektiği tekçi, farklı kültür ve halkların özgünlüğünü tanımayan ulus-devletçi zihniyete karşıdır. Demokratik ulus, demokrasiye duyarlı devlet anlayışı içinde farklı kimlik ve kültürlerin özgünlüğünün özerkliğini ve özgürlüğünü savunmaktadır. Kürtleri de özgürlüğüne kavuşturacak, Ortadoğu'nun da tüm sorunlarını çözecek zihniyet ve proje budur. PKK'nin Ortadoğu'da halkların, mezheplerin ve inançların özgürlük ve barış içinde yaşayacağı bu paradigması ve projesini demagojik laflarla saptırmak mümkün değildir.

Bu çerçevede Şengal’in ya da Dersim’in özerkliğini savunmamız, Kürtlerin ve Kürdistan’ın birliğini zayıflatmaz; aksine güçlendirir. Güney Kürdistan'da özgünlüğü olan kimliklerin ve bölgelerin federasyon içinde özerkliğini yaşamaları, sadece Güney Kürdistan federasyonunu güçlendirir. Bölgede Kürtler üzerinde zulüm düzeni kuran devletlerde var olan her yere, her topluma tam hakim olayım biçimindeki milliyetçi otoriter anlayışlar Kürtlerin birliğini güçlendirmez, aksine zayıflatır. Dolayısıyla Şengal’in özerkliği Kürtlerin ve Kürdistan’ın birliği ve güçlenmesi için savunulmaktadır.

Şengal polemiğine girmek istemiyoruz. Hangi yanlış politikalar sonucu Şengal’in bugünkü sorunları yaşadığını da tüm Kürt kamuoyu bilmektedir. Hemin Hewramani’nin Şengal’in yaşadığı trajediden sonra Musul’da ve Şengal’de milletvekilliklerini KDP'nin kazandığından söz etmesi anlamlı olmadığı gibi, sorumluluklarını yerine getirmeyenleri hatırlatmaktadır”

‘HERKES SORUMLULUK ALTINA GİRMİŞTİR’

“Êzîdî halkımızın çektiği acılardan sonra Êzîdî halkımız ve Şengal için tüm parçalardaki halkımız ve Kürt siyasi güçleri ahlaki ve politik sorumluluk altına girmiştir” denilen açıklamada, “Bu sorumluluğu sadece Kürt siyasi örgütleri değil, tüm insanlık da duymalıdır. Ne PKK, ne YNK, KDP, Goran, ne PYD, PJAK ve diğer Kürt örgütleri Şengal’in ve Êzîdîlerin savunulmasına duyarsız kalabilir. Şengalli Êzîdîlerin özgürlüğünü ve özerkliğini elde etmesi için tüm Kürt siyasi güçlerinin ahlaki ve politik sorumlulukları vardır. PKK de, PYD de, KDP, YNK, Goran, PJAK ya da başka partiler de bu nedenle Şengal’de bulunmakta ve Meşru Savunma Güçlerini bu alanlara göndermektedirler. Şengal’in Şengalilerin yönetiminde olması ve öz savunmasını Şengallilerin yapması tüm Kürt örgütlerinin amacı olmalıdır. Böyle yaklaşılırsa Güney Kürdistan federasyonunun daha fazla güçleneceğine inanmaktayız.

Şengal’de Barzani’nin başarılarından rahatsızlık duyulduğundan söz edilmektedir. Bu tür değerlendirmeler de gerçekliği ifade etmemektedir. KDP’li yetkililer de bilmektedir ki iki aydır Şengal’de ortak bir askeri harekat geliştirilmesi önerisi Hareketimiz tarafından yapılmıştır. Ancak KDP bu önerimizi reddetmemiş, ama pratikleşmesi için de bir adım atmamıştır. Bunun sonucu koordineli değil de, ayrı ayrı gelişen bir harekat ortaya çıkmıştır. KCK hala da ayrı ayrı hareket etmeyi değil de ortak komutanlık altında Şengal’in özgürleştirilmesini savunmaktadır.

Irak, Kürtlerin haklarını tanımadığında, ya da 140. Maddeye uymadığında bizatihi Güney Kürdistanlı siyasi güçler ve Güney Kürdistan yönetimi haklı olarak bu koşularda Irak içinde kalmamız zorlaşır, Kürtlerin hakları tam tanınsın demektedirler. Eşbaşkanımız da, Hareketimiz de Irak’ın birliğinin ancak demokratik zihniyetle ve başta Kürtler olmak üzere tüm etnik, mezhebi ve dinsel toplulukların temel ulusal ve demokratik haklarının tanınmasıyla olacağını vurgulamaktadır. Ulusların, halkların, farklı etnik ve dinsel toplulukların haklarının tanınmamasının ayrılmaya yol açması kaçınılmaz olacağı gibi, demokratik zihniyet, politika, uygulama olduğunda devletlerin sınırlarının anlamsızlaştığı da bilinmektedir”

‘ULUSAL KONGRE’NİN POLEMİK KONUSU YAPILMASINI DOĞRU BULMUYORUZ’

“Hareketimiz, biri kadın olmak üzere Eşbaşkanlığı savunmuş, delegelerin sayısı konusunda ise bir tartışma yürütülmüştür. Delegeler konusunda Sayın Hewramani’nin verdiği sayılar doğru değildir; aksine Güney Kürdistan delegesiyle Kuzey Kürdistan delegelerinin eşite yakın olmasını isteyen kendileri olmuştur. Kaldıki tüm bu konular tartışma aşamasındaydı. Herhangi bir karara varılmamıştı. Tıkanma, hazırlık komitesi ve gerekli kurumların zamanında toplanıp kongre zamanını tespit edememesinden kaynaklanmıştır. Bilindiği gibi önceden bir tarih tespit edilmiş, ancak Güney Kürdistan'da seçimler olunca Ulusal Kongre çalışmaları tavsatılmış ve bilinmez bir tarihe ertelenmiştir. Biz Ulusal Kongre gibi konuların bu biçimde polemik yapılmasını doğru bulmuyoruz. Pratik adımların atılması ve gerçekleşmesi için her siyasi gücün sorumlu ve makul davranmasını bekliyoruz.

Kürt halkının ulusal birlik ve ortak mücadeleyi öngördüğü bir dönemde tüm Kürt partilerinin sorumlu açıklamalarda bulunması beklenir. Siyasi güçler tabii ki düşüncelerini belirtirler. Kuşkusuz Şengal’in statüsünün ne olacağına Şengalliler karar verecektir. Şu anda Şengal’den acil durum Kürt güçlerinin ortaklaşarak IŞİD’i Şengal’den atmaları ve özgürleştirmeleridir. Yine Kobanê’de oluşan mücadele birliğinin daha sistemli hale getirilmesidir. Tüm açıklamalar bu tür ortaklaşmalara ve ortak tutumlara hizmet ederse anlamlı ve değerli olur”

‘KDP’Yİ SORUMLU YAKLAŞMAYA ÇAĞIRIYORUZ’

“Özellikle örgütlerin liderleri ve yönetimleri konusunda konuşulurken sorumlu mevkide olan kişilerin daha dikkatli olması gerekir. KDP yetkililerinin Eşbaşkanlığa gelişinden sonra Cemil Bayık arkadaşımıza yönelik Türkiye'deki bir kısım basının ve siyasi güçlerin yaptığı gibi aleyhte propaganda yürütmeleri ve basını bu doğrultuda kullanmaları hiç yakışık olmadığı gibi tehlikelidir. Bu açıdan KDP sorumlularını bu tutumlarından vazgeçmeye ve sorumlu yaklaşmaya çağırıyoruz.

Hareketimizin tüm sorumlu mevkileri, başka siyasi partilerin yönetim ve kadrolarına karşı hassas ve dikkatli yaklaşım gösterirken, KDP'nin bir kısım yetkililerinin bunu yapmaması kötü bir gelenek başlatır ki, bunun da hiçbir siyasi harekete fayda sağlamayacağı açıktır.

KCK’nin Dış İlişkiler Komitesi olarak herkesin açıklama yaparken duyarlı olmasını, sorunları tartışarak çözme yöntemini tercih etmesini beklediğimizi bu vesileyle vurgulamak istiyoruz.”

10) Öcalan'ın üç bölümlük 'İmralı Notları' kitabı basıldı -30.12.2014

‘İmralı Notları’ alt başlığıyla yayınlanan kitap görüşme notları, mektuplar ve mesajlar olmak üzere üç bölümden oluşuyor.

PKK lideri Abdullah Öcalan ile 3 Ocak 2013 tarihinden bu yana yapılan görüşmeler, Öcalan'ın yazdığı mektuplar ve gönderdiği mesajlar, “Demokratik kurtuluş ve özgür yaşamı inşa (İmralı notları)” adıyla kitaplaştırıldı. Kitap Mezopotamya Yayınevi tarafından Avrupa'da basıldı.

ANF’de yer alan habere göre, yayınevi barış sürecini, gerçekleşen görüşmeleri, gönderilen mektupları tüm çıplaklığıyla okuyucuya sunmayı hedefledikleri bu çalışmanın, Abdullah Öcalan Sosyal Bilimler Akademisi’nin emeği ve katkılarıyla hazırlandığını belirtti. Yayınevi kitabın önsözünde, belgeleri okurlara ‘’Kürt sorununun demokratik barışçıl çözümüne katkı sunmak’’ amacıyla hazırladıklarını açıklıyor.

“İmralı Notları” alt başlığıyla yayınlanan kitap görüşme notları, mektuplar ve mesajlar olmak üzere üç bölümden oluşuyor. Kitabın birinci bölümü ‘Görüşme notları’ üst başlığı altında 3 Ocak 2013 tarihli ‘Barış için 20 yıldır uğraşıyorum’ başlıklı notlarla başlıyor.

Birinci bölümdeki notlardan bazıları ise şunlar: Bu süreci biz hazırladık (18 Mart 2013), Normalleşme tüm KCK yapısını kanun içine almaktır (7 Haziran 2013) , Karanlık dehlizlerin kilitlerini açarak yürüyorum (17 Ağustos 2013), Anti Kürt ittifakı sürdürülürse savaş kaçınılmaz olur (9 Kasım 2013),Ermenilere tarihsel kardeşlik kültürüyle yaklaşıyoruz (11 Ocak 2014), Otoriter Erdoğan ve hegemonik AKP anlayışını kabul etmeyiz (1 Haziran 2014), Müzakere tüm vatandaşların haklarını yasallaştırmak demektir (26 Haziran 2014), Siyaset öngörebilmektir(15 Ağustos 2014)

İkinci bölümde ise, PKK-KCK Genel Başkanlık Konseyi ve Yürütme Kurulu’na, HPG ve KONGRA GEL Eşbaşkanlık Divanı’na, Avrupa KCK Yönetimine, KJB ve PAJK Yönetim Kurulu’na, BDP Yürütme Kurulu’na gönderilen ‘Mektuplar’ yer alıyor.

Mesajlar’dan oluşan üçüncü bölüm ise, tarihi öneme sahip Newroz mesajı ile başlıyor. ‘Mazlumların özgürlük Newroz’u kutlu olsun (21 Mart 2013) ‘ başlıklı mesaj dışında, ayrıca Kürdistan Demokratik İslam Kongresi’ne (24 Nisan 2014), BDP Kongresi’ne ve HDK-HDP Kongresi’ne (25 Nisan 2014) gönderilen mesajlara yer veriliyor.

YPG’Lİ KÜRT GERİLLA YARALI HALİNDE KONUŞUYOR.


Webde deneyiniz.

.

FOTO / KAYNAK: ŞENGÜL ÖZER'DEN

VARTO / GIMGIM DEYİP GEÇMEYİN (GÜZEL GIMGIM'IM)

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

. YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN

01) -30.12.2014

02) -30.12.2014

Dr.Ismet Turanli:Sosyo-Psiko-Biolojik bilgiler ışığında FELSEFEM-

İnsan vücudunu teleolojik ( Canlıların faydasını ve önemini araştıran bir ilim alanı) yönden analiz yapacak olursak, vücudu 3 bölgeye ayırmamız lazım.

En alt bölge genital organların bulunduğu bölge, (Cinsiyet organları) bölgenin asıl görevi canlıların bekasını temin etmek için REPRODUKTİON ( Üretim)’u temin eder. Bu görevi garantiye almak içinde seksualite mekanizma olarak araya girer. Gerek psikologlar ve gerekse sosyologlar seksualıteyi Üretimin dışında incelerler. Halbuki bu ikisini birbirinen ayırmak hatadır. Mesela eşcinseller üretimsiz seksualite yaşamı nı tercih ederlerki bu genital organların asli görevlerini ciddiye almamış oluyordur. Hernekadar o insanlara saygım sonsuzsada, tabiata aykırı bir deviasyon olduğunu açıkca söylemem gerekir.

Seksoloji mevzuunda ilk kafa yoranlardan biri FREUD’dur. Oda sadece sosyo-psikolojik yönden fikir yürütmüştür. Daha sonra MASTER VE JOHNSON SEKSUALİTE MEVZUUNDA ARAŞTIRMALAR YAPMIŞTIR. Onlar biyolojiyide dikkate almışlardır. 1974 senesinde St.Luis’te onların enstitülerini ziyaret etmiş, Prof. Master’la bizzat görüşmüştüm. Kendisine şu düşüncemi söyledim. Freud seksualiteyi incelerken ŞUURALTI nın rölünden bahsetmişti. Sizse ilk defa biolojisinide katarak seksualite mevzuunun temellerini atmış bulunuyorsunuz. Dünyanın her yanından kendisine hastalar gelirken, St.Luisden pek hasta gelmemekte ve kendisininde Universiteden dışlanmış olduğunu söyledi. Sebebide araştırmalarını Prostitüsyon yapan kadınlar üzerinde yapmış olmasıdır. Psikologların yanında endokrinologlarda çalışıyor ve steroid hormon labratuarındada araştırmalarına biyolojik nesnelerin etkisini ortaya koyuyordu.

Gövdenin başa kadar olan kısmındaki organlar fizyolojik çalışmaları sayesinde vücudumuzun yaşamını garantiye alıyorlar. Bu organları otonom (Özerk) bir sistem Nöro-vegetatif sistem düzenliyor. Kalbin, midenin, barsakların çalışması bizim emrimizle değil otonom vegetatif sistemin kontrolu altındadır. Görevi her canlının vücüdunu n yaşamını sağlamasıdır.

En üst bölgede Baş ve onun içinde Beyin vardır. Beyin in bir çok vazifesi varsada en mühümü cemiyetin varlığını korumak için kararlar vermesi,duymayı, düşünmeyi, işitmeyi, görmeyi, konuşmayı sağlamaktadır. Her ferdin cemiyet içinde bir vazifesi varsa ve bu vazifesini yürütmesi beyindeki aklın emirlerini yerine getirmesi ile mümkündür.

Bu üç bölgedede normal bir çalışma düzeni varsa bununla cemiyetin, vucudumuzun nihayet genital organlar vasıtası ilede canlıların bekası sağlanmış oluyor.

Bu üç bölgedede çalışma bozuklukları olunca hastalıklar ortaya çıkıyor. Onların teşhis ve tedaviside biz hekimlere düşüyor. Fakat beynin normal çalışmadığı hallerde insanlık ve cemiyetler, milletler zarar görüyor. Politikacıların, devleti yönetenlerin hatalı kararları insanlara büyük felaketler doğuruyor, isanlar lüzümsuz yere canlarını kaybediyorlar. Bir Hitler, bir Stalin ve onun gibileri milyonlarca insanın hayatını yitirmesine sebep olyor.

Bugünkü Sözcü gazetesinde Soner Yalçın Amerikalı Prof.Jonathan David Haidt ın araştırmasına dayanarak insanların oy kullanırken sosy-üpsikolojik etkenlerden bahsediyor. Maalesef Sosyoloklar ve Psikologların biyolojik temel bilgileri olmadığı için Sosyo-psiko-Biyoloji yönden analiz yaparken biyolojiyi dikkate almadan kendi bildikleri sırf sosyo-psikolojik verilere ehemmiyet veriyorlar. Onun içinde masanın bir ayağı boşta kalıyor. Steroid kimyasının davranışları nasıl etkilediğinden bihaberdirler.

Bugün Türkiyede hekimler psikpsomatik yönden eğitim almıdıkları için hastaların sadece anatomisi ile ilgilenir ve teşhislerini ve tedavilerini ona göre yaparlar. Dolayısı ilede çok yanlış teşhislerin neticesinde yanlış tedaviler uygulanmaktadır. Ben kendi branşımda bu açığı kapamak için Türk-Psikosomatik Jinekoloji derneğini kurdum ve kongrelerde bu eğitimi vermeğe çalışıyorum. Hastaları çok pahalı MR muayenesine tutmaktan önce bir kaç sualle sosyo-psikoljik durumunu öğrendikten sonra doğru tedavi imkanlarına kavuşurlar.

Sayın Soner Yalçın Haidt’ın analizlerine dayanarak Türkiyedeki seçimlerde oy kullananların akıla dayanan solcuların karşısında, bir takım sosyolojiksebeplerle sağcı blogta olanların hatalı kararlar vermesinin mukadder olması neticesine varıyor. Bence CHP nin ayni düşüncelerle 80 senedir seçim kaybetmesini anlayamıyorlar. Sağdaki partlere oy verenlere bir nevi suçlama yapıyırlar. Halbuki aklını kullanmayı bilemeyen, eğitimsiz kimselerin sağ duyuları ile hareket ettiklerini kabullenemiyorlar. Platon bile o zaman eğitimsizlerdede sağ duyu olduğunu söylemişti. Türkiye de halk sağ duyusu ile hareket etmeseydi son koalisyon hükumetine mensup partileri meclisten kovmazdı. Ecevit % 20 den % 2,5luk bir oy nisbetine mahkum olmazdı. AKP partinin seçimlerdeki başarısı yaptığı hizmetlerden dolayıdır. Onun içnde % 50 yi aşamıyor. Muhalefet yapılan icraatlardaki, hizmetleri kaale almadan sırf önerisiz laf ebeliği yaptığı küddetçe Hazirandada hezimete uğrayacaktır. Soner Yalçında bir CHP li gibi halkı suçlayıcı, akıldan noksanlığına. Mantıki kifayetsizliklerine verecektir. Hele bu denli korrupsiyonlara rağmen CHP yahut diğer siyasi partiler oylarını artıramıyorlarsa kifayetsiz siyaset yapklarının farkına varmalıdırlar. Elbette % 88 halkın istemediği, Kürtleri hala asli vatandaş kabul etmeyen Bahçeliden medet ummak akla ziyandır. Türkiyede bir tarih tekerrür etmektedir. Oda Almanyada Weimar cumhuriyetinde olduğu gibi sanatkarlar, entellektüeller, komunistler, universiteler Sosyal demokrat partyi yıkalım derken Hitlerin doğmasını sağlamışlardır. Bunun hata oldduğunu bugün Almanlar kabullenmekteler. Türkiyede de o safta olanların tek argümeni Erdoğanın gitmesidir. Erdoğanın tek adam olması katilektikçe , tarihteki tek adamların rolünü oynamağa başlaması tehlike arzetmektedir. Fakat önümüzdeki seçimlerde halk sağ duyusu lile ona meydan vermeyecektir. Onun otoriter dayatmaları arttıkca halkta direnç yaratacaktır. Halbuki demokrasiye ve özgürlüklere yönelik çalışmalarını yoğunlaştırsa millete daha hayırlı olacaktır.

Dr.İsmet Turanlı.
Köln.

Ek.Tarihi Tue Dec 30, 2014 10:00 am Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Güncel
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Güncel:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution