Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (08) HER BÎJI KURDİSTAN     YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN   Musul sorunu demokratik ulus ve ortak şehir yaklaşımıyla çözülür   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (14) HER BÎJI KURDİSTAN   Hüseyin Akinci:Barış Cümlesinin Anlamsızlaştığı Bir Coğrafyadayız   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (12) HER BÎJI KURDİSTAN   Aydın Engin:Bu hukuki değil siyasi bir dava   Diyarbakırlılar:Muhatap alınmasak da barışı istiyoruz   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Güncel

01) ‘Şengal başarısı Kürt halkının başarısıdır’ -21.12.2014

Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani, Şengal Dağı'nda basın açıklaması yaptı. Barzani, ''Kürt halkına düşmanlık edenler misliyle karşılığını bulacaktır'' dedi

Federal Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani, Şengal Dağı’nda basın açıklaması yaptı. Barzani, ”Kürt halkına düşmanlık edenler misliyle karşılığını bulacaktır” dedi.

Dün Peşmerge güçlerinin büyük bir operasyonla kurtardığı Şengal Dağı’na, bugün öğlen saatlerinde giden Federal Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani,basın açıklaması ile Kürdistan halkına kutlama mesajı verdi.

Barzani mesajında, ” Başta Şengal’de destan yazan ve bu başarıya imza atan tüm Peşmerge güçlerini kutluyorum. Tüm Ezidi kardeşlerimize bu müjdeyi verdiğimiz için çok mutluyum ve tüm Kürdistan halkına kutlu olsun diyorum. Bu başarımız Kürdistan şehitleri sayesinde olmuştur. Onları saygıyla anıyorum” dedi.

Şengal zaferinin bir ulusal başarı olduğunu belirten Mesud Barzani, ”Kürt halkının düşmanları bu gün kırıldı. Bu bizim için büyük bir sevinçtir. Bu başarı Ulusal bir tavırdır ve bu halkımızın kerametidir” ifadelerini kullandı.

Mesud Barzani mesajının devamında ”Şengal Dağı’nda Kürt halkının düşmanları yenilmiştir. Bu Kürt halkı için büyük bir başardır. Halkımıza zulmeden herkes cevabını çok sert biçimde alacaktır. Çok şükür şimdi Şengal Dağı’nda özgürce basın toplantısı düzenliyebiliyoruz. Şengal Dağı ve ilçesinin kurtarılması müjdesini vermektan kıvanç duyuyorum.” dedi.

Peşmerge’nin IŞİD’in bulunduğu her noktada savaşmaya hazır olduğunun altını çizen Barzani, Irak Ordusu’nun Musul’u kurtarma planı olması halinde, Peşmerge Güçleri’nin yardım edebileceğini söyledi.

Aynı zamanda evlerine dönecek olan halk için ise Barzani,” Irak ve Kürdistan Bölge Hükümeti Şengal’de boşaltılan köyleri yeniden inşa etmek için işbirliği halinde çalışmalıdır” dedi.

BasNews muhabirinin Şengal operasyonu sonrası IŞİD’e karşı nasıl bir mücadele içinde olacakları sorusuna, Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani şu cevabı verdi:

”IŞİD ile savaş uzun bir sürecek bir savaştır. Bu savaş sadece Kürt halkının değil, aynı zaman da bir dünya savaşıdır. Şengal başarısı IŞİD’in bittiği anlamına gelmiyor. Ancak Şengal operasyonu bizim için büyük bir zaferidir.

02) TEVDA Başkanı Şengal’i özgürleştirme operasyonunu anlattı -21.12.2014

TEVDA Başkanı Seid Hesen Seid, YPG/YPJ, HPG/YJA STAR ve YBŞ güçlerinin Şengal’e girdiğini belirterek, gün boyu şiddetli çatışmaların yaşandığını kaydetti.

TEVDA Başkanı Seid Hesen Seid, YPG/YPJ, HPG/YJA STAR ve YBŞ güçlerinin bugün 12.00 civarında Şengal kent merkezine girdiğini söyledi.

Fırat Haber Ajansı'na konuşan Seid Hesen Seid yaşanan çatışmalara ilişkin şu bilgileri verdi:

“YPG/YPJ, HPG/YJA STAR ve YBŞ güçleri saat 08.00 sularında Şengal’i özgürleştirme operasyonuna başladı. Kuzeyden ilerleyen gerilla güçleri saat 10.00 civarında Kandil denilen bölgede DAİŞ çeteleriyle ilk temas yaşadı. Çeteler bunun üzerine bölgeye ağır silahlarını sevk etti. 2 saat süren çatışma sonunda alan gerilla güçlerinin eline geçti. Buradan hareket eden YPG/YPJ, HPG/YJA STAR ve YBŞ güçleri şehir merkezine girdi. YPG/YPJ, HPG/YJA STAR ve YBŞ güçleri ile DAİŞ çeteleri arasında sokak çatışmaları yaşandı.

Saat 12 civarında peşmerge güçleri de kentin dış mahallelerine yaklaştı. Burada da DAİŞ çeteleri ile peşmerge güçleri arasında da çatışmalar oldu.

Saat13.30 civarında çatışmaların kentin kuzey ve doğusunda yoğunlaştı. Aynı anda YPG/YPJ güçleri kentin batısından saldırı geliştirdi. Kızılkent civarından kente doğru ilerledi. Yoğun çatışmalar oldu.

Görebildiğim kadarıyla 3 peşmergede yaralandı, YPG/YPJ, HPG/YJA STAR ve YBŞ güçlerinden bir kayıp yaşanmadı. ”

02) Me qetliyama Meraşê ji bîr nekiriye

KonferasyonaKomeleyên Kurdistan li Ewrûpa
Konfederationenför Kurdistans Föreningar i Europa
Conferationof Asssociations from Kurdistan in Europe
Konföderation der Vereine Kurdistanin Europa

Di sala 1978 an de bi taybetî li bajarên wek Meletye, Sêwas, Ezirgan, Xarpît û maraşê ku piraniya niştavanên wan ku Kurdê Elewî û Sunnî ne çalakiyên provakatîv yên cur be cur hatine kirin. Heta roja 12 meha çileya pêşîn ku bombeya dengê avêtin sînemaya Çîçek li Meraşê û propagade kirin û gotin ”Komumîstan bombe avêtiye sînemayê.”Armanca derxistina şerê Sunnî û Elewî, alozî û nearamiyê, ew bû ku ji bo daxistina hukumeta sivîl û zemîna anîna hukuma Eskeriyê xweş bikin.

Di dawiyê de tiştên ku hatibû plankirin çê bû. Di rojên 19-26` Çileya pêşîn de li bajarê Meraşê qetliyam pêkanîn. Li gor reqemên fermî di 111`e bûyeran de 150 kes bi şewatê, bi gulebarankirinê û bi serjêkirinê hatin Qetilkirin.Pêvîste bê gotin ku di qetliyama Meraşê de dezgeha îstixbaratê MÎT û polês, di şûna ku bergirî li qetliyamê bikin, berevaciyê wî ji bo qetliyamê bûn alîkar. Vê yekê berdevkê hukumeta wê demê bi îdeaya ku MÎT´ê di heqê bûyerên Meraşê de hukumetê agahdar nekiriyê teyîd dike. Ev jî tê wê wateyê ku li pişt van bûyeran û li pişt qetiyama Meraşê hêzên tarî ango dewleta kûr hebû ye.

Dewleta kûr, nijadperestan ango Ulkuciyan li dijî kesên çep û demokratan, sunniyan jî li dijî bawermendên Elewî sor dikir. Di nav civatê de alozî derdixist û dixwestin li Meraşê, vê aloziyê wek nakokiya Sunnî û Elwî nîşan bidin. Lê di rastiyê de ne usa bû, qetliyam bi her ewayî organîzekirî bû. Bûyerên provakatîv li seran serê Tirkiyê dihate kirin.

Bîlancoya qetliyamê, 150 kes hate kuştin, qasî 200 malên Elewî hate xerabkirin û bi dehan dukan hate wêrankirin.

Îro li ser qetliyama Meraşê 36 sal derbas bû. Lê heta nuha jî birîna Meraşê nehatiye pêçandin. Ji bo çareserkirina pirsa Kurd û pirsa Elewî, xên ji maqîyajê tu gavên ciddî nehatiye avêtin. Hîn jî siyaseta yek dewlet, yek millet û yek al hukum dike.

Li Tirkiyê her hukumeta ku tê ser hukum, DADGEHÊ, dozger û dadwerê li gor berjevendiya xwe dizayin dike. Tiştê ku îro hukumeta AKPê dike jî ew e.

Ji bo bi destxistan maf û azadiyan tenê riyek me heye. Demokrasî maf û azadî nayin, dayin tê girtin. Ev jî bi hêza gel dibe. Loma jî divê partî û hêzên Kurdistanê li ser programek pê bawer bên cem hev û li Kurdistanê yekitiyek demokratîk û netewî pêk bîne. Ji bo bi destxistan demokrasi, maf û azadiyan jî, li seran serê Tirkiyê, bi hêzên demokrat yê tirkiyê re di nav tev xebatiyê dabe.

Me qetliyama Meraşê ji bîr nekir û ji bîr nakin! 19.12.1978

komkar-merkez@web.de
KOMKAR.eu

03) Dicle: Mutabakatı şimdilik açıklayamayız -21.12.2014

İmralı heyetinde yer alan isimlerden DTK Eşbaşkanı Dicle, Çözüm Süreci'yle ilgili taslağı açıklamak istediklerini, ancak hükümetin hassasiyet göstererek açıklamak istemediğini söyledi. D

emokratik Tolum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Hatip Dicle, çözüm sürecinde çok kritik bir aşamada olduklarını söyledi.

Hatip Dicle, çözüm sürecinde çok kritik bir aşamada olduklarını söyledi. Dicle, çözüm süreciyle ilgili yürütülen müzakere taslağına ilişkin olarak, "Herkesin bizi anlayışla karşılayacağını umuyoruz. Çünkü hassas bir konu. Gerek Sayın Abdullah Öcalan, gerekse KCK birimleri, gerekse de bizler DTK, şeffaflıktan yanayız. Yani tümünün orada ne konuşulduğu, ne kararlar alındığını, sizlere sunmaktan yanayız. Ancak gelin görün ki, bunun ikinci kanalı var. Hükümet tarafı, biraz daha olgunlaşıncaya kadar, bu konularda hassas olmamızı istedikleri için biz de, o hassasiyetlere dikkat etmek durumundayız” dedi.

"TARİHİ ADIMLARIN AREFESİ"

Dicle, süreçte gelinen noktaya ilişkin olarak Öcalan'ın dile getirdiklerini şöyle aktardı: Sayın Öcalan’ın deyimidir. 5-6 senedir, burada sürdürdüğümüz diyaloğu bugün bir müzakere taslağı üzerinde anlaşmaya kadar ulaşabilmiş durumundayız. Yani hükümetle devlet yetkilileriyle sürdürülen görüşmeler bugün belki de 200 yıldır bu topraklarda çok acılar yaşatan Kürt sorunu ve diğer bütün sorunların çözümü yönünde tarihi adımlar atabilmenin arefesindedir.

Diyarbakır'da Cegerxwin Kültür Merkezi’nde düzenlenen bir panelde konuşan Hatip Dicle, “Taslağı incelemiş bir kardeşiniz olarak söyleyeyim, Sayın Öcalan’ın oradaki konumu Türkiye’deki bütün demokrasi sorunlarını, bütün mağdurlarının sözcülüğünü üstlenen bir konumdadır. Yani sadece orada yürütülecek müzakerenin Kürt halkının yıldır talep ettiği öne çıkaracak bir müzakere süreci olmayacağını, Türkiye’nin bütün sorunlarına el atan ve orada çözüme varmayı hedefleyen bir pozisyonda olacağını belirtmiştir. Yani müzakere edilen konu bir demokrasi olabilir, Türkiye’nin nasıl demokratikleşeceği, iç barışın nasıl sağlanacağını ve bundan sonra var olacak sorunları şiddete başvurmadan barışçıl yollarda nasıl çözülebileceğinin alt yapısını oluşturmaya dönük bir süreçtir. Umarız bu süreç başarıyla noktalanır.” dedi.

04) Dönemin 'Haşhaşi örgütünü' kimse hatırlamayacak-21.12.2014
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bizim için dönemin Başbakanı diyen dönemin haşhaşi örgütünü de inşallah kısa süre zarfında hiç kimse hatırlamayacak' dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Wyndham Hotel'de düzenlenen DEİK Genel Kurulu'ndaki konuşmasında, 2002 sonundan bugüne gelen sürecin "dikensiz bir gül bahçesi" olmadığını dile getirerek, neler yaşandığını, ülkenin ve milletin hangi badireleri atlattığını herkesin gördüğünü ifade etti.

Darbe senaryoları yazıldığını, bazı senaryoların uygulama planına dahi geçtiğini, şahsına, arkadaşlarına tehditler yapıldığını, hatta suikast girişimleri olduğunu, iktidardaki, milletin sandıkta verdiği oylarla işbaşına gelmiş bir siyasi partinin, parlamentonun yüzde 65'ine sahipken kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını anlatan Erdoğan, sokakların hareketlendirildiğini, içeriden ve dışarıdan siyasete yönelik, milli birliğe, ekonomiye yönelik çok sayıda operasyon yapılmak istendiğini söyledi.

Erdoğan, geçen yıl "17-25 Aralık darbe girişimi" yaşandığına değinerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bütün bu saldırıların bütün bu operasyonların herhangi birinde eğer boynumuzu eğseydik, diz çökseydik, tuzağa düşseydik inanın bugünlere ulaşamazdık, bugün burada 2023 vizyonundan bahsedemezdik. Darbenin sonucu konusunda kendilerinden o kader eminlerdi ki darbe sonrasında kullanmak üzere iddianameyi hazırlamışlar ve o iddianameye 'Dönemin Başbakanı' ifadesini koymuşlardı. 'Dönemin Başbakanı' diyenler, şimdi dönemin haşhaşi örgütü oldular. Merhum Menderes'e, devran aynı, 'Sabık Başbakan' diyenleri hiç kimse hatırlamıyor. Aynı. Hatırlayanlar da hayırla yad etmiyor. Bizim için 'Dönemin Başbakanı' diyen, dönemin haşhaşi örgütünü de inşallah kısa süre zarfında hiç kimse hatırlamayacak, hatırlayan da hayırla yad etmeyecek.

Ancak şunu hiçbir zaman unutmayacağız ve unutmamalıyız, eğer bir maşa kullanılamaz hale gelirse, bu üst akıl gider kendisine başka bir maşa bulur. Bunu unutmayalım. Bir senaryo çökerse, giderler başka bir senaryo yazarlar çünkü 12 yıldır bunu yapıyorlar. 12 yıldır renk değişse de görüntü, maske, kılıf değişse de oyun değişmiyor, senaryo değişmiyor."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, düne kadar birbirlerine demediklerini, yapmadıklarını bırakmayanların bugün kucaklaştığını ifade ederek, "Niye? Çünkü üst akıl, öyle emrediyor, öyle istiyor. Düne kadar birbirlerini hasım görenler, bugün artık ortak hareket ediyorlar. Niye? Çünkü patron öyle istiyor. Üst akla, patrona da itiraz edemezler, itaatsizlik edemezler çünkü aldıkları sözlerin diyetini ödemek zorundalar. Bunların tabuları o. Şimdi tabular yıkılıyor. Mesele burada. Onun için bu dönem farklı bir dönem. Hamdolsun Allah'a, bizim ödenecek bir diyetimiz yok, onun için bu kadar cesaretle bu kadar bu noktada kavi hareket ediyoruz. Biz yetkiyi, emaneti birilerinden almadık, biz yetkiyi milletten aldık, hesabı da sadece millete veririz."

"Yeni bir yapılanmanın içerisine girebilirler"

Türkiye'nin uluslararası itibarı için "Şöyle oluyor, böyle oluyor" diyenlerin olduğunu, Türkiye'nin itibarına hiçbir şey olmayacağını kaydeden Erdoğan, Türkiye'nin, uluslararası itibarını manşetlerle sahte raporlarla Avrupa Birliği'nin (AB) açıklamalarıyla elde etmiş bir ülke olmadığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin güçlü ekonomisiyle mazlumların sesi olarak zaten itibarlı olduğunu vurgulayarak, "Türkiye barışa sahip çıkan, mazluma, mağdura, hakka sahip çıkan dış politikasıyla zaten itibarlıdır. Türkiye itibarını önce vicdanından, ardından tarihinden, ecdadından, milletinden ve bayrağından alan ülkedir. Biz öyle sahte raporlarla sipariş üzerine hazırlanmış raporlarla siyasi, ideolojik nitelikli raporlarla yanlı notlarla kürsülerden yapılan paralel destekçisi açıklamalarla kendisine istikamet belirleyecek ülke değiliz" diye konuştu.

"Şu ana kadar 1 milyon 700 bin göçmen, mülteci, sığınmacı aldık"

Gezi olaylarında Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanlık binalarına saldırı düzenlenirken AB'nin sustuğunu anımsatan Erdoğan, "Hiç sesi çıkmıyor. 17 - 25 Aralık'ta, ülkenin seçilmiş hükümetine darbe girişiminde bulunulurken bu AB, yine susuyordu. Mısır'da darbeye sustular. Hani demokrasi, nerede demokrasi? Ey AB, ileri demokrasi diyorsunuz, demokrasiye niye sahip çıkmıyorsunuz? Seçilmiş insanlara niye sahip çıkmıyorsunuz da darbe yapanlara sahip çıkıyorsunuz. Aynı şekilde Ukrayna'da da sustular. Suriye'de de sustular. Bize bol bol Suriye'de nasihat veriyorlar" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'de 300 bini aşkın insanın öldürüldüğünü hatırlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Şu ana kadar 1 milyon 700 bin göçmen, mülteci, sığınmacı aldık, bunlara biz bakıyoruz. Şu anda 5,5 milyar dolara yakın harcamamız var. Bize Avrupa'dan gelen 200 milyon dolar. Dünyanın değişik yerlerinden gelen 200 milyon dolar ve tüm Avrupa'da şu anda sığınmacı sayısı 130 bin. Bize nasihat vereceğinize gelin de bu attığımız adımlara destek verin. Söyledikleri ne? 'Bu ev sahipliğinizden dolayı sizleri tebrik ederiz.' Yani en irisinden en cılızına kadar hepsinin söylediği bu. 'Çok farklı bir önderlik yapıyorsunuz, bu kadar insanı hakikaten burada barındırıyorsunuz. Kamplarınızı gezdik, gördük. Dünyanın hiçbir yerinde böyle kamplar yok, çok güzel kamplar yaptınız. Evlerde barındırıyorsunuz, her türlü takdirin üstünde bu yaptıklarınız.' İyi güzel de biraz katkıda bulunun, hadi siz de bir şeyler verin. Yok. Paraya gelince onların tanrısı o. Ama biz öyle de olsa böyle de olsa o bombaların altındaki insanları biz o bombalara teslim etmeyeceğiz. Bize sığınıyorlar mı, biz alacağız."

"Kuzey Suriye'de yeni bir yapılanma mı, yeni bir eyalet mi oluşturuluyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kobani, Kobani, Kobani" diyenlerin uçaklarla oraya mühimmat indirdiklerini belirterek, "Nereye gitti o mühimmat, bir kısmı terör örgütü DEAŞ'a gitti, bir kısım da PYD'ye gitti. Bu ikisi de zaten terör örgütü. Al birisini vur öbürüne. Birbirlerinden farkı yok" dedi.

Bunu Amerikaya ifade ettiklerini, Kobani'nin içinde şu anda sivil halkın olmadığını anlatan Erdoğan, 200 bin insanı Türkiye'nin aldığını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Şu anda orada son haliyle 3 bin kadar savaşçı var. Bunlar DEAŞ ile savaşıyor. Peki Halep ile niye ilgilenmiyorsunuz? Asıl önemli olan orada Halep. Kobani'nin stratejik önemi yok. Birileri için var. Ben şimdi düşünüyorum. Arkadaşlarıma da diyorum ki; yoksa burada Kuzey Suriye'de yeni bir yapılanma mı oluşturuluyor? Yeni bir eyalet mi oluşturuluyor? Çünkü Esed'in böyle bir derdi yok. Üç kantonu birleştirmek suretiyle burada yeni bir yapılanmanın içerisine girebilirler. Bu ülkem için bir sıkıntıdır, bir tehdittir. Bunu görmemezlikten gelemeyiz. Peki Halep'e niye gelip de sahip çıkmıyorsunuz? Halep'de 1 milyon 200 bin insan var. 1,5 milyon insan var. Onlarla bizim diyaloglarımız Kobani'den daha az değil. Orada bir ekonomi var, orada bir kültür var, orada bir medeniyet var, orada bir tarih var. Niçin Halep'e sahip çıkmıyorsunuz? İşte koskoca bir soru işareti bu. Biz biliyoruz, sabırlıyız ama bütün gerçekleri görerek adımlarımızı atıyoruz."

"2023'e kadar dikkatle hassasiyetle sabırla ve dirayetle yürüyeceğiz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin en büyük işkence iddiaları karşısında da ağızlarını açmadıklarını, televizyonlarda yayınlanan işkence manzaralarına karşı seslerinin çıkmadığını belirterek, Guantanamo'da olanları, diğer cezaevleri ve hapishanelerde olanları izlediklerini ifade etti.

Erdoğan, konuşmasında şunları dile getirdi:

"Türkiye'deki bir cezaevinde böyle bir şey olsa acaba bunlar bu şekilde dururlar mı? Dünyanın altını üstüne getirirler. İş aleyhlerine dönünce paralel yapının inlerine girilmeye başlanınca, hepsinin dili çözüldü. Tekrar söylüyorum o günler geçti. Türkiye, AB'nin önünde kapıkulu değildir. Türkiye, bırakın boynunu eğmeyi, bırakın geri adım atmayı asla ve asla azarlanacak, tedip edilecek, kendisine gündem belirlenecek, istikamet çizilecek bir ülke hiç değildir. Biz ne itibarımızdan ne gücümüzden ne de büyümemizden bir şey kaybederiz. Hiç merak etmeyin. Ben inanıyorum ki şurada bulunan bütün iş adamlarımız, girişimci kardeşlerim bir defa bu azminden bu kararlığından hiçbir şey kaybetmesin. İnanın bizi tutan olmayacak. Biz yine azimle kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Sahte rapor hazırlayanlar, bırakın onlar sahte rapor hazırlamaya devam etsinler. İftiralarla yalanlarla yanlı açıklamalarla tarafgir kredi notlarıyla üzerimize gelenler, itibarlarından kaybettiler ve daha da kaybedecekler. İşte bunun için dikkatli olacağız. 2023'e kadar dikkatle hassasiyetle sabırla ve dirayetle yürüyeceğiz. Onlardaki yıkma, bozma, yıpratma azmini görecek biz onlardan çok daha azimli, kararlı, çok daha cesur olacağız."

"Zaman zaman şevkimizi kırmaya yönelik saldırılar da olacak"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023'ün sadece Türkiye'nin iktisadi hedeflerini ifade eden bir yıl dönümü olmadığına işaret ederek, şunları söyledi:

"2023, iktisadi olduğu kadar, siyasi, sosyal, özellikle de uluslararası politika hedeflerimizi ifade eden, bu yönde hedefler ihtiva eden bir yıldır. Şunu unutmayınız, 1923, 1914'te başlayan 1. Dünya Savaşı'nın bir neticesiydi. 1923 birden bire ortaya çıkmış bir tarih değildi. Öncesinde Sarıkamış, Çanakkale Zaferi, Kut-ül Amare Zaferi, Hicaz, Kanal, Irak, Yemen, Trablus, Kafkasya cepheleri vardı. 1923'ün öncesinde İstiklal Harbimiz vardı. 9 yıl bu ülkenin evlatları, cepheden cepheye koştular. 9 yıl boyunca 1 milyona yakın vatan evladı, bu topraklar için canlarını feda ettiler, üniversite öğrencileri, tıp fakültesi öğrencileri, canlarını feda ettiler. Bütün o fedakarlık, o büyük kahramanlık işte 1923'ün yolunu açtı ve Cumhuriyetin ilanına giden, istiklale giden zemini hazırladı."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 deniliyorsa ve 2023'e inanılıyorsa, bunun mücadelesine 2014'ten itibaren başlamak gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Hiçbir zafer, hiçbir başarı kendiliğinden gelmez. Meseleye bir dava olarak bakmadıkça, o davanın uğruna fedakarca ve kahramanca mücadele vermedikçe, Allah'a zaferi müyesser etmez, mukadder etmez. 2023'e giden yol bir gülistan olmayacaktır, bir gül bahçesi olmayacaktır. Bu sürecin zorlukları, sıkıntıları olacak. Zaman zaman bizim gayretimizi, aşkımızı, şevkimizi kırmaya yönelik saldırılar da olacak. Vazgeçersek, yılgınlığa kapılırsak, yeise teslim olursak biz de kaybederiz, millet de kaybeder ülke de kaybeder. Ama ecdadımızdan aldığımız ilhamla ecdadımızın gösterdiği fedakarlığı, kahramanlığı, dirayeti, kendimize rehber edinirsek o zaman da ulaşamayacağımız hiçbir hedef olmayacaktır."

"Gün geldi, hesap döndü"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 100 yıl önce Sarıkamış'ta gözleri açık donup kalan onbinlerce Mehmetçiğin, sayısız şehidin gözlerinin üzerilerinde olduğunu belirtti.

Milletin ve dünyadaki mazlumların gözünün üzerilerinde olduğunu aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bizden bekleneni yapmazsak önce şehitlerimize sonra milletimize mahcup oluruz. Bizden bekleneni yapmazsak Türkiye'ye umut bağlamış mazlumlara, mağdurlara sessiz yığınlara mahcup oluruz. Unutmayın maşalar her zaman olacak, tuzaklar her zaman olacak. Dün din alimi maskesiyle vatanına ihanet edenler, yarın başka bir maskeyle ülkelerinin karşısına çıkacaklar. Unutmayın Hasan Sabbahlar hiç bir zaman bitmez, bunlar her zaman olacaktır. Onların bir tuzağı varsa Allah'ın da bir tuzağı var. Onların bir hesabı varsa milletin de bir hesabı var. İşte gün geldi, hesap döndü, ihanet hesabı yapanlar millete hesap vermeye başladı. Şehitlerin izinden yürüdükçe, milletin önderliğinde yürüdükçe biiznillah bu yürüyüşü kimse durduramayacak."

Ekonomi sağlam zeminde

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 yılının 29 Ekimi'ne sadece 9 yıl kaldığını ifade ederek, ekonomide küresel krize, Türkiye'ye yönelik algı operasyonlarına rağmen son derece sağlam bir zeminde ilerleyişlerinin sürdüğünü aktardı.

Erdoğan, 12 yıl içinde ekonominin defalarca test edildiğini, bütün imtihanlardan başarıyla çıktıklarını, ihracatta artış eğiliminin güçlü şekilde devam ettiğini vurgulayarak, konuşmasında şunları aktardı:

"Bir kapı kapanırsa sağ olsun ihracatçılarımız farklı kapıları açıyorlar, oraları zorluyorlar. Son derece başarılı şekilde kendilerine yeni pazarlar buluyorlar. Şimdi 2015 yılına giriyoruz. 2015 yılı bizim için yeni bir seferberlik olacaktır ihracatta. İnşallah bir taraftan Afrika'ya tekrar hızlı bir şekilde gireceğiz, bir diğer taraftan Güney Amerika, Latin Amerika oralara yükleneceğiz. Beraberce inşallah oralara gidip, oralarda bütün sektörel bazda da olsa görüşmelerimizi yapacağız. İnşallah büyük ölçüde gayretlerinizle anlaşmaları falan yapıp buralardan döneceğiz ve Afrika'da istiyorum ki gidilmedik yer bu süreç içinde bırakmayalım. Enerjide Türkiye yaptığı anlamalarla başlattığı projelerle hazırlandığı yatırımlarla artık farklı bir kulvarda koşuyor."

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani'nin dün Türkiye'yi ziyaret ettiğini anımsatan Erdoğan, Sani ile detaylı görüştüklerini, Sani'nin Türkiye ile her türlü girişime hazır olduğunu açıkladığını anlattı.

Sani'nin, özellikle inşaat sektörüne yönelik 2022 Dünya Kupası sebebiyle gerek alt yapı gerek üst yapı noktasındaki adımlarda Türk müteahhitlerini Katar'da görmeyi arzu ettiğini söylediğini hatırlatan Erdoğan, "Bütün bunlar bu ikili ilişkilerimizin ne denli ileri gittiğini gösteriyor. Kısa bir süre önce Sayın Putin'in Türkiye ziyareti ve bu ziyarette Güney Akımı tamamen terk ettiklerini, kendi ifadeleriyle bir Türk akımı kurmayı hedeflediklerini söylediler. Nedir o? Yunanistan sınırında burada bir dağıtım merkezi kurmayı ifade ettiler. Bu ifadeyle biz de buradan Türkiye olarak ihtiyacımız olan gazı alabileceğiz ama Avrupa, Batı istedikleri kadar oradan gazı alabilecekler. Bütün bunlar önümüzdeki 3 yıl içinde atılabilecek önemli adımlar. Bu adımlar içerisinde müteahhitlerimiz kesinlikle yerlerini almalıdır" diye konuştu.

"Başarısız olduğum konulardan bir tanesi de budur"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı olarak inşaat sektörünü hafife almaya asla tahammüllerinin olmadığına inandığını belirterek, inşaat sektörünün kendilerini için önemli olduğunu söyledi.

İnşaatın emek yoğun bir sektör olması hasebiyle istihdamda önemli bir alan yarattığını anlatan Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:

"Bu demek değil ki inşaat sektörüne girerken kalkıp sanayiyi bir kenara koyalım. Hayır. İkisini de at başı götürmek durumundayız. Bunun ikisini beraber başarmalıyız. Birini bırakalım öbürünü yapalım. Olmaz. Büyük ülke böyle düşünmez. Büyük ülke inşaat sektörünü de düşünecek, ileri teknolojiyi, sanayiyi de düşünecek. Bunları beraber yürüteceğiz. Finans sektörünü de özellikle burada uyarmak istiyorum. Kredi noktasında lütfen gözlüklerinizi şöyle biraz daha dikkatli seçin. Yakın, uzak burada bir sıkıntı olmasın. Lütfen yüksek faizlerle kredi olayını şöyle bir gözden geçirin. Faizlerini düşürmek durumundayız ki girişimcilerimiz cesaretlensin, yatırımcımız cesaretlensin. Onlar yatırım yaptıkça inanıyorum ki üretim artacaktır, istihdam artacaktır, ihracat artacak, ihracatçımızın rekabet gücü artacaktır. En fazla parayı kim kazanıyor? Finans sektörü kazanıyor. Reel sektörün içerisinde olanlar finans sektöründekiler kadar para kazanmıyor. Bu bir vaka. Üstelik de çok fazla yorulmadan kazanıyorlar. Öyleyse burada kalkıp el ele vermeye mecburuz. Yatırımcının önünü açmaya mecburuz. Yatırımcı her ne kadar finans sektörüne ihtiyacı varsa finans sektörünün de yatırımcıya ihtiyacı var. Bunu bir kenara koyamayız. Bu etle tırnak gibi. Arkadaşlarıma hep şunu söyledim. Bugün Amerika 1 puan uyguluyorsa, Avrupa bu civarlarda dolaşıyorsa, öbür tarafta Japonya eksi bunu uyguluyorsa, bize ne oluyor? Komisyonlarını falan kattığınız zaman bakıyorsunuz 13, 14, 15 puanlara kadar çıkıyor.

Tek kelimeyle bu zulümdür. Zulüm. 'Peki siz Başbakandınız bunu neden yapmadınız derseniz' derseniz onu da söyleyeyim. Başarısız olduğum konulardan bir tanesi de budur. Ama sürekli bunların müzakerelerini yaptık, anlayışım budur, düşüncem budur."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sanayinin karamsarlık pompalayan çevrelere rağmen devasa yatırımlar yaptığını, tarihinin en büyük, en büyük hacimli yatırımlarını gerçekleştirdiğini anlattı.

En son İzmit'te Tüpraş'ın 3 milyar dolarlık Türkiye tarihinde tek kalemde yapılmış sanayi yatırımını hizmete açtıklarını hatırlatan Erdoğan, "Bunlar bizim için önem arz ediyor. Bunlar bir teşviktir, bunlar bir sıçramanın alametidir. Savunma sanayinde, bilişimde, inovasyon, araştırma-geliştirme, markalaşmada güzel gelişmeler yaşanıyor. Bundan dolayı tüm girişimcilerimize teşekkür ediyorum. Geçtiğimiz hafta Gebze'de Türksat 6 A uydusunu inşa protokolünü imzaladık. İnşallah kendi mühendislerimiz, teknisyenlerimiz, bilim insanlarımız bu milli uyduyla yapacak uzaya gönderecek" dedi.

"Pensilvanya ile ittifakın diyetini ödeme gayreti içindeler"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonominin canlanmasında, güçlenmesinde kilit role sahip olan çözüm sürecinin aynı şekilde kararlılıkla ilerlediğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Paralel yapının güç kaybetmesiyle inanıyorum ki çatışma hayalleri kuran, çatışma senaryoları yazan çevrelerde hayal kırıklığına uğradılar. Şu anda sokak çatışması çağrıları yaparak, sokak direnişinin meşru olduğu gibi son derece tehlikeli açıklamalar yaparak, huzuru bozmaya, kaos ortamı oluşturmaya çalışanların hesabı da inşallah tutmayacak. Gençleri sokağa çağıran, gençleri şiddete teşvik eden bu sorumsuz siyasetçiler, Pensilvanya ile ittifakın diyetini ödeme gayreti içindeler. 2023 yılında en önemli, en tarihi ve milli bir projemiz olan çözün sürecini inşallah nihayete erdirecek, 77 milyon huzur içinde, emniyet içinde geleceğe yürüyeceğiz. Umudumuzu yitirmeyeceğiz, heyecanımızı yitirmeyeceğiz. Geçmişte yaptık yine yapıyoruz ve inşallah yapacağız."

Konuşmaların ardından DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bir tablo hediye etti. Erdoğan, DEİK yönetim ve icra kurulu üyeleriyle aile fotoğrafı çektirdi.

05) ''İslam dünyası üstüne düşeni yapmalı'' -21.12.2014

D-8 Genel Sekreteri Musavi, Pakistan'da 132'si çocuk 148 kişinin öldüğü okul baskınına dair, 'İslam ülkeleri olarak üzerimize düşeni yaparsak bu tür olaylar da yaşanmayacaktır' dedi.

Gelişen Sekiz Ülke (D-8) Ekonomik İşbirliği Örgütü Genel Sekreteri Seyyid Ali Muhammed Musavi, Pakistan'ın Peşaver kentinde 132'si çocuk 148 kişinin yaşamını yitirdiği okul baskınıyla ilgili, "İnşallah bundan sonra bu tür üzücü ve tarifi imkansız olaylar hem İslam dünyasında hem de dünyada yaşanmaz" dedi.

Musavi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, olayın kelimelerle tarif edilemeyecek kadar üzücü olduğunu söyledi.

Saldırıda çoğunluğunu çocukların oluşturduğu 148 kişinin hayatını kaybettiğini anımsatan Musavi, olayın ardından bir günlük milli yas ilan eden Türkiye'ye de teşekkür etti.

Bu tür saldırıların bir daha yaşanmamasını temenni eden Musavi, "Bu elim olayla ilgili Pakistan Başbakanı Navaz Şerif'e üzüntümü belirten taziye mektubu ilettim ve kendisine de ulaştı. İnşallah bundan sonra bu tür ve tarifi imkansız olaylar hem İslam dünyasında hem de dünyada yaşanmaz" diye konuştu.

Bazı İslam ülkelerinde yaşanan iç savaşlara da değinen Musavi, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu olayların çözümü için İslam ülkeleri arasında karşılıklı işbirliğini artırmalı, birbirimizle olan ticaretimizi geliştirmeliyiz. Eğer İslam ülkeleri olarak biz üzerimize düşeni yaparsak, kendi aramızdaki iş birliğine daha fazla önem verirsek refahımız ve zenginliğimiz artacaktır ve bu tür olaylar da yaşanmayacaktır. D-8 de bunu arttıracak araçlardan bir tanesidir. Fakirliği ortadan kaldırdığımız zaman da bir çok sorunu çözmüş olacağız."

06) Gülen için 190 ülkeye servis edilecek-21.12.2014

Fethullah Gülen hakkında 'Kırmızı Bülten' çıkarılmasıyla ilgili yeni detaylar ortaya çıkmaya başladı.

Taşhiye operasyonu kapsamında yürütülen soruşturmada ''Silahlı Terör Örgütü Lideri Olmak'' suçundan hakkında yakalama kararı çıkartılan Fethullah Gülen’in Türkiye’ye iadesi ile ilgili karar Başsavcılığın ''Kırmızı Bülten'' kararını Adalet Bakanlığı’na göndermesi ile resmen başlamış olacak.

Mavi Marmara’ya düzenlenen operasyonda, İsrailli yetkililer hakkında yakalama kararı ve ''Kırmızı Bülten'' çalışmasını yürüten Avukat Uğur Yıldırım, Pensilvanya’da yaşayan Gülen’in iadesi için mahkemenin yakalama kararının önce adalet Bakanlığı’na bağlı, Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Müdürlüğü’ne gönderileceğini söyledi.

Uzmanlar açıkladı! Kırmızı bülten kararı çıkarılsa bile...-21.12.2014

Eski Cumhuriyet Başsavcısı Avukat Reşat Petek, Gülen hakkında çıkarılacağı söylenen kırmızı bültenle ilgili konuştu.

Istanbul 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, Fethullah Gülen hakkındaki yakalama kararı kapsamında, İnterpol'ün "kırmızı bülten" çıkarması için suçun siyasi olup olmadığına bakılacağı, kırmızı bülten çıkarılması halinde de ilgili ülkenin bunu değerlendireceği belirtiliyor.

İstanbul merkezli ''Paralel yapı'' soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Gülen hakkında, "Silahlı terör örgütü kurma ve yönetme", "İftira sonucu mağdurun hapis cezası dışında adli veya idari bir yaptırıma uğramasına neden olma", "Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından yakalama kararı çıkarılmasını talep etmişti. İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği, başsavcılığın talebi üzerine Gülen hakkında yakalama kararı çıkarmıştı.

Konuyu AA muhabirine değerlendiren eski Cumhuriyet Başsavcısı Avukat Reşat Petek, sulh ceza hakimliğinin yakalama kararını dosya başsavcılıkta olduğu için soruşturmayı yürüten savcılığa ileteceğini anlattı.

Yurt dışında olup haklarında yakalama kararı çıkarılanlarla ilgili işlemlerin nasıl yapılacağına dair Adalet Bakanlığı genelgesi bulunduğunu belirten Petek, kişinin bulunduğu ülkenin talep ettiği evrakın hazırlandığını söyledi.

ABD'nin kişinin hangi suçtan soruşturulduğu, suçlara ilişkin kanun maddeleri, bilinen adresi gibi bilgiler istediğini ifade eden Petek, savcılığın bu bilgileri içeren müracaat formunu Adalet Bakanlığına ileteceğini, Bakanlığın da bunu İçişleri Bakanlığına aktaracağını bildirdi.

KARARIN UYGULANMASI SİYASİ BİR TAVIR

Petek, daha sonra kırmızı bülten çıkarıldığını, işin adli yönünün bu şekilde tamamlandığını kaydederek, "Kırmızı bülten çıkarılsa da kararın uygulanıp uygulanmaması konusu siyasi bir tavır. Gerek ABD, gerek batı ülkeleri, yakalama kararı verilen suçun siyasi nitelikte olup olmadığına bakıyor.

Örgüt eylemleri bu kapsamda değil ama düşünce, fikir özgürlüğü, siyasi muhalif olmasından dolayı yapılan bir işlem olup olmadığı tetkik ediliyor. Söz konusu eylemlerin o ülkede de suç olup olmadığına bakılarak, federal mahkeme tarafından yeniden inceleme yapılması söz konusu olabiliyor" değerlendirmesinde bulundu

INTERPOL ÜZERİNDEN 190 ÜLKEYE SERVİS

Uluslararası Dış İlişkiler Müdürlüğü’nün Türk mahkemelerinin aldığı yakalama kararını Fethullah Gülen’in iadesi için Fransa’nın Lion kentinde bulunan Uluslararası Polis Teşkilatı (İnterpol) merkezine gönderecek. İnterpol Türkiye’nin talebini hızlıca kendine bağlı 190 ülkedeki merkezine ileteceği gibi, kararı bir müddet beklettikten sonra da gönderme ihtimali bulunmakta.

SON SÖZÜ AMERİKA SÖYLEYECEK

Türkiye’nin Gülen’i yakalama kararı İnterpol aracılığı ile Amerika’ya iletildikten sonra Amerika, Gülen’i kendi mahkemesinde yargılayarak, hakkında Türkiye’nin çıkarttığı yakalama talebi bulunduğunu hatırlatacak. Yargılama sonrası Gülen’in Türkiye’ye iade edilip edilmeyeceği netleşmiş olacak.
Yeni Şafak

07) Tuğgeneral'den Mehmet Baransu'ya ters köşe! -21.12.2014

Eski 1. Ordu Harekat Başkanı Tuğgeneral Süha Tanyeri, Balyoz davasındaki CD'lerin üstünde yazılan yazının kendisine ait olmadığının kanıtlandığını söyledi...

Balyoz davasından yargılananların ailelerinin başlattığı 'Sessiz Çığlık' eyleminde konuşan Süha Tanyeri, Mehmet Baransu'nun savcılığa teslim ettiği ve Balyoz davasına dayanak oluşturan 11 ve 17 numaralı CD'lerin Mehmet Baransu tarafından hazırlandığını iddia etti.

Balyoz davasından yargılananların ailelerinin başlattığı 'Sessiz Çığlık' eyleminin 116 haftası, yine Beşiktaş'ta bulunan Demokrasi Anıtı'nda yapıldı.

Ajansların haberine göre, eyleme katılan eski 1. Ordu Harekat Başkanı Tuğgeneral Süha Tanyeri, Balyoz davasının dijital delillerini oluşturan 11 ve 17. CD'ler üzerindeki yazıların kendisine ait olmadığının geçen hafta mahkemeye sunulan bilirkişi raporu ile kanıtlandığını söyledi.

CD'ler not olduğum kağıtlardan tane tane harflerle oluşturulmuş

Tanyeri, “Bütün delilleri ihtiva eden 11 ve 17 numaralı CD'lerin üzerindeki yazının bana ait olmadığını mahkeme süresince belgeleriyle defalarca mahkeme heyetine izah ettim. Ama maalesef aldıkları görev gereği bize ceza verebilmeleri için bu iddialarımızı duymamaları gerekiyordu ve ısrarla duymadılar. Ama ne oldu, 4 sene sonra iki CD'nin üzerindeki yazıların benim daha önce not aldığım kağıtlardan tane tane alınan harflerle, harf grupçuklarıyla oluşturulduğu, bunların bir makineyle CD'lerin üzerine aktarıldığı, bilimsel açıklamalarla, bilimsel izahlarla tek tek rapora geçirildi. Bu şu anlama geliyor; iki CD baştan itibaren sahte. Yani romanın kapağı sahte. İçinde ne yazarsa yazsın hiçbir şekilde inanılamaz. O CD'ler gerçekten ordu karargahında temin edilmiş olsa idi, üzerinde yazılar makineyle yazılmış yazılar olabilir miydi" dedi.

'Bu yazı 2010'da yazılmış ve bu CD'ler o tarihte sendeydi'

Şimdi mahkemenin makineyle yazdırılan yazıların nereden temin ettirildiğini araştırdığını belirten Tanyeri, “Bu yazıların ne zaman yazdırıldığı ortaya çıkarsa içindeki belgelerin iddia edildiği gibi 2003 yılında hazırlanmadığı ortaya çıkacak. Ne zaman yazıldığı ortaya çıkınca kimin yazdığı da belli olacak. 2010'dan sonra yazılmış bir belgede meşhur Baransu acaba ne diyecek. Ben de o zaman ona soracağım, bu yazı 2010'da yazılmış. Ve bu CD'ler 2010'da sendeydi. Dolayısı ile bunu o hazırladı. Arkadaşlar bu bir casusluk faaliyetidir.

Ordu karargahından resmen planlarla ilgili bilgiler bir casusluk faaliyetiyle çalınmıştır. Casusluk faaliyeti yerine getirilmiştir, anlaşılmasın diye de Balyoz planıyla da örtülmüştür. Bu bilgiler basına da verilerek esas verildiği yer gizlenmiştir. Yoksa kalkıp Yunanistan planlarında niye değişiklik yaptı. Niye kıyı hattı boyunca engeller döşedi" diye konuştu.

08) Erdoğan'ı öldüreceklerdi -21.12.2014

>Eski İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Demir, Cumhurbaşkanı Erdoğan için çarpıcı bir iddiada bulundu. A Haber’de Mehmet Ali Önel yönetiminde yayınlanan Deşifre programına Eski İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Demir, Tahşiye Yayınevi eski sahibi Mehmet Nuri Turan ve tahşiye kumpasının kurbanlarından Bünyamin Ateş konuk oldu. Demir; Gezi ve 17 Aralık darbesinin altında Erdoğan'ı öldürmek olduğunu söyledi.

‘HEDEF ERDOĞAN'I ÖLDÜRMEKTİ'

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Demir, "17 Aralık bir darbe girişimidir. Bakanların, bürokratların çocukları içeri alınmış ülke kaosa sürüklenmek istenmiştir. Bütün bu hareketlerin neticesi ve hedefinin Recep Tayyip olduğunu biliyorum. Seçim yoluyla Recep Tayyip Erdoğan'ı indiremeyeceklerini anladılar. Bundan dolayı ya öldüreceklerdi ya da darbeyle düşüreceklerdi.

17 Aralık ve Gezi olaylarının amacı budur. Tayyip Erdoğan'ın şahsını ve onun şahsında Türkiye Cumhuriyetine diz çöktürmekti. 17 ve 25 Aralık soruşturmalarından MİT'in dahi haberi yoktu. Yargıya karşı eylem yapmak yargıya karşı bir saldırıdır. 25 Aralık dosyası darbe sonrası dönem için hazırlanmıştır. 25 Aralık dosyası gerçek olsaydı bu ülkede ne kadar yatırım yapmış iş adamı varsa içeriye atılacaktı." ifadelerini kullandı.

09) Maraş'ta yoğun güvenlik önlemleri-21.12.2014

Maraş Katliamı'nın yıldönümünde kente giriş yasak. 'Maraş Olayları'nın 36'ncı yıldönümü nedeniyle yapılmak istenen anma etkinliklerine yasak getiren Maraş Valiliği kentte güvenlik önlemlerini artırdı.

1978 yılının 19-26 Aralık tarihleri arasında meydana gelen ve resmi kayıtlara göre 103 kişinin öldüğü 'Maraş Olayları'nın 36'ncı yıldönümünde yapılacak her türlü basın açıklaması, eylem ve yürüyüşün valilik tarafından yasaklanmasının ardından olası gerginlikler yaşanmaması için kentte güvenlik önlemleri artırıldı.

Anma etkinliğinin yapılması planlanan ancak valilik tarafından yasaklanan Devlet Demiryolları Gar alanı ile Erenler Derneği çevresinde polis tarafından yoğun güvenlik önlemi alındı.

Kentin Osmaniye, Gaziantep ve Kayseri karayollarında da polis ve jandarmalar tarafından geniş güvenlik önlemi aldı. Kahramanmaraş’a çevre illerden gelecek gruplara yönelik kentin giriş noktalarında zırhlı araçlarla birçok uygulama noktası oluşturuldu. Uygulama noktasına gelen yabancı plakalı ve toplu taşıma araçlarını durduran güvenlik güçleri, aradığı araçlarda bulunanları kimlik kontrolünden geçirdikten sonra yola devam etmelerine izin verdi.

HDP: Vekiller ve yöneticiler de engelleniyor

HDP genel vmerkezinden yapılan yazılı açıklamada ise 36 yıl önce Maraş'ta gerçekleşmiş olan katliamda ölenleri anmak için kente gitmek isteyenlerin adeta bir tür OHAL uygulaması ile yollarda engellendiği belirtildi.

HDP açıklamasında; Elbistan, Nurhak ve Göksun ilçe çıkışlarında, aralarında milletvekili ve parti yöneticileri ve Alevi derneklerinin yöneticilerinin de bulunduğu grupların seyahat özgürlüğünün jandarma ve güvenlik güçleri tarafından engellendiği belirtildi.

Maraş anmasına yönelik geliştirlen tutumun kınandığı beliritlen açıklamada, hükümet bu yaklaşımdan vazgeçilmesi çağrısı yapıldı.

10) 'Kürt müziğini dünyaya tanıtmak istiyoruz'-21.12.2014

Diyarbakır'da çalışmalarını yürüten Tigris Oda Orkestrası, Kürt müziğini dünyaya tanıtmak için projeler geliştiriyor.

DİYARBAKIR- Öğretmen, memur, şirket çalışanı ve Güzel Sanatlar'dan öğrencilerin oluşturduğu 35 kişilik Tigris Oda Orkestrası, batı ve doğu müziğini sentezliyor.

Grupta klasik batı müziği enstrümanları dışında Ortadoğu çalgılarından kaval, ney, santur, tambur ve perküsyon gibi enstrümanlara da yer veriliyor.

İlk olarak 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ve yine çeşitli özel günlerde sahne alan grup, çalışmalarını yoğunlaştırma kararı aldı. Grup, batı müziğini kendi öz kültürüyle harmanlayıp dinleyiciyle paylaşıyor.

YER SORUNUNU BELEDİYE ÇÖZDÜ Müzik çalışmalarını sürdürmek için yer sorunu yaşayan gruba Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı destek verdi. Tigris Oda Orkestrası müzik çalışmalarını Sümerpark Ortak Yaşam Alanı’nda sürdürüyor. Orkestranın başkemancısı olarak Didem Döğer görev alırken; grubun genel sanat yönetmenliğini Mustafa Demir, orkestra şefliğini ve maestroluğunu ise Serhat Atalay üstleniyor. 'BİR HALK DESTANINI ULUSLARARASI MÜZİK OTORİTELERİNE SUNACAĞIZ' Demir, son dönemde Ortadoğu müziklerine olan ilginin arttığına dikkat çekerek, özel olarak Kürt müziğini dünyaya tanıtmayı istediklerinden Tigris Oda Orkestrası’nı kurduklarını belirtti. Orkestranın Amed'de ilgi ve hoşgörü ile karşılandığına değinen Demir, "Bunun sebebi; Kürdistan halkının dünya müziğine olan ilgisi, ayrıca Kürt ve Ortadoğu motiflerini bu orkestranın yapmış olduğu müziklerde tatmış olmalarıydı" diye ekledi.

Demir, yakın zamanda Kürdistan tarihine etki etmiş bir halk destanını kendi müzikleri dahilinde kompoze edip, uluslararası arenada müzik otoritelerine sunmaya çalışacaklarını söylerken, eserin otantik dokusuna sadık kalacaklarını da ifade etti. Demir, "Amacımız entegre bir eseri değil de gerçek bir Kürt müziği eserini dünya klasik müzik otoritelerine kabul ettirmektir. Bunu gerçekleştiremezsek eser Kürt müziği değil de Kürtçe sözlü klasik batı müziği adıyla anılır. Bu hassasiyetimizin temelinde sanat kurlumuzun sanatsal kaygıları ve Kürt müziğine olan yoğun ilgileri var" dedi. FİLM MÜZİKLERİNİ DERLEYECEĞİZ' 'Demir, bu Kürt destanı dışında yeni dönemde birçok projelerinin de olduğu bilgisini vererek, bunlardan birinin 'dünya sinema tarihine damga vurmuş filmlerin müziklerini yeniden derlemek' olduğunu dile getirdi. Konser anında filmlerden görsel alıntılarla dinleyiciye farklı bir konsept sunacaklarını söyleyen Demir, projede Kürdistan sinemasının önemli eserlerinden birinin de yer alacağını duyurdu.

Apo,ISİD’e ÇIKIN GİDİN, DEFOLUN ŞEREFSİZLER..

.

.

Kobanê

Şengal'e ulaşan Kürt Güçleri toprağını öperek şengalle kucaklaştı..

.

.

FOTO / KAYNAK: ŞENGÜL ÖZER'DEN

VARTO / GIMGIM DEYİP GEÇMEYİN (GÜZEL GIMGIM'IM)

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

. YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN

01) -21.12.2014

02) -21.12.2014

Ek.Tarihi Sun Dec 21, 2014 10:00 am Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Güncel
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Güncel:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution