Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (08) HER BÎJI KURDİSTAN     YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN   Musul sorunu demokratik ulus ve ortak şehir yaklaşımıyla çözülür   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (14) HER BÎJI KURDİSTAN   Hüseyin Akinci:Barış Cümlesinin Anlamsızlaştığı Bir Coğrafyadayız   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (12) HER BÎJI KURDİSTAN   Aydın Engin:Bu hukuki değil siyasi bir dava   Diyarbakırlılar:Muhatap alınmasak da barışı istiyoruz   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Röportaj

Özmen:KURDİSTAN AKTUEL İLE RÖPORTAJ -29.05.2014

Geçen yıl yani 2013 Yılının Newrozunda Türk Mlli İstihbarat Teşkilatinın BDP Milletvekilli Sırı Sureya Öndere ulaştırdığı Öcalan ın Newroz Mesajına,

Kürdistan Aktuel: 1

Misaki Mıllı sınırlarının genişletilmesi ve İslam Bayrağı altında toplanması vurgusu vardı.Siz veya Kürt kamuoyu bundan ne anladınız?

Ö.Özmen:

Öteden beri,yayılmacı emeller peşinde olan Türk ırkçılarının ve hayalperestlerin dile getirdiği Misak ı milli; Osmanlı Meclisinin aldığı ve imparatorluğun dağılmasını önlemeye yönelik bir karardır.

Misak I Milli nin tamamı 6 maddeden ibaretttir.Hiç bir maddesinde “Türk” veya “Türkiye” vurgusu yoktur. Her 6 madde den de “Osmanlı İslam Milleti “vurgusu yapılmıştır.Araplar, 1918 lerde İngiliz ve Fransız mandeterliğine geçtikleri düşünüldüğünde, 1921 de imzalanan Misak I Milli deki “Osmanlı İslam Milleti” kavramı, Kürtler ve Türkleri kapsamaktadır.

Antlaşmanın kapsadığı alan ise, Sadece Güney Kürdistanı kapsayan Musul Vilayeti değil, Halep Batum ve Balkanların bir kısmını da içine alıyor..

Millet kavramı ise, bu dönemde, sosyololjik realite dışında, tıpkı Yahudi likte olduğu gibi din esası üzerine kurgulanmıtır.

Ankara daki Kemalist hükümet, 1923 te Lozanda Halifeliğin kaldırılması karşılığında “Türk Milli devleti” projesinde anlaşttıktan sonra, “Osmanlı İslam Milleti” kavramı çöplüğe atılmıştır. Dolayısıyla Din esası üzerine alınmış olan “Misak ı Milli” de Lozan ihanet antlaşmasından sonra cöpe atılımıştır.Ve nin hiç bir hukuki, siyasi ve ahlaki dayanağı kalmamıştır.

Öcalan kanalalıyla Kürt hareketini boğmaya, ve Ortadoğuya doğru genişlemeye çalışan Türk devleti, bu konuda aksini idddia ediyorsa, Milli devletten vazgeçip kendisini feshetmesi gerekir.Anasır I İslam esası üzerine, bir din devleti senaryosunu devreye koyması gerekiyor.Çünkü; Misak ı Milli, hukukiliğini ve meşruıyetini,Türk milli devletinden değil,Osmanlı İslam milletinden almıştır.

Türk milli devleti, kendisini feshedip yeni bir din devleti kurmayı düşünmediğine gore, Öcalan üzerinde Kürtlere dayatılan Misak I Milli senaryosu ; Kuzey kürt muhalefetinin yönünü değiştirerek, Güney Batı Kürdistanda Baas rejimi sonrası kurulacak olan muhtemel bir kürt federal devletini ve Güney kürdistandaki devletleşme sürecini sabote etmek üzere kurgulanmıştır.

Çünkü; Suriye Baas rejimi sonrası, Rojavada kurulması muhtemel olan federal bir statu nun, Güney Kürdistan ile birleşmesi, Kürdistanı doğrudan Akdenize bağlayacak ve Kürdistan devletinin kurulmasının önünü açacaktır.

Diktatörler coğrafyası olan Ortadoüunun yeniden yapılandırılması sürecinde, bu seçenek kaçınılmazdır.

Dikkat edilirse, Suriye deki Baass rejiminin yıkılması tehlikesi gündemde olduğu bir dönemde Misaki Milli senaryosu dillendirilmeye başlandı.Ve İmralıdan “ Halep de misaki millinin içindedir.” diye bir söylem geliştirildi.

Bu senaryo ile Türk devleti, aslında Küresel güçlerin bölge ile ilgili yapılandırma projesini boşa çıkarmayı denedi.

Çünkü; Beşar Esat diktatörlüğünün yıkılması durumunda Suriyenin kuzeyinde, yaklaşık 900 km.lik Kürdistan toprağının Güney federe devleti ile birleşme durumu ortaya çıkar ve Kürdistandaki dunya fosil kaynaklarının yüzde dörtlük bölümü, direkt Akdenize üzerinde uluslararsı piyasalara açılacaktı.

Aslında Türk devletini Öcalan ın yardımına muhtaç eden nedenlerin başında, Küresel güçlerin Suriye denklemini boşa çıkartmak geliyordu.,

Rejimin çökmesi durumunda, Özel bir uçakla İstanbula getirilen Öcalanın Suriye kolu ve PYD lideri Salih Müslim üzerinde, Suriye kürdistanı Türkiyeye bağlanacak ve Güney Kürdistan ile birleşmesi engellenecekti.

2013 Diyarbakır Newrozunda “Mİsaki Milli Komısyo nun kurulmasını açıkladığı dönemde, “Halep de Misak I Milli nin içindedir” diye açıklama yapıyordu.

ABD ve diğer küresel güçler, Türk devletinin bu yeni Osmanlıcı emellerini farkedip Rusya ile anlaşınca plan bozuldu. Taraflar ikinci Cenevre konferansına çağırarak,Beşar Esad rejiminin devrilmesi engellend.. Dolayısıyla Türkiyenin Öcalan ve onun uydusu PYD üzerinde hazırladığı Misak ı milli projesi de gündemden düştü.

Kürdistan Aktuel: 2

Yine bundan bir yil once İmralıda kalan Abdullah Öcalan Türk Milli istihbaratteşkilatı aracılığıyla yollanan talimatlarla Kürtlerin Ankarada,Avrupada, Fiyarbakırda ve Erbilde birer kongre yapmalarını ve birlik olmalarını önerdi.Ankara, Avrupa ve Diyarbakırda kongerler yapıldı.Fakat Ebil de.yapılmadı.Neden?

Ö.Özmen

Öcalan ın Avrupa,Ankara, Diyarbakır ve Erbil de Kongre toplama önerisi,Yukarıda belirttiğim senaryonun devreye sokulması için diğer Kürt siyasal aktörlerini etkisizleştirmek ve bu senaryoya dahil etmek içindir.

AKP hükümeti, 2011 yılından itibaren İmralıya tam olarak hakim olduktan sonra, Öcalan üzerinde PKK yi İslami bir eksen üzerinde kullanmaya başladı.

İlk kez bir akademisyen olan dönemin Mİt muşteşar yardımcısı Cevat Öneş İmralıda Öcalan ile uzun bir görüşme yaptı.Bu görüşmede, kamuoyuna yansıdığı kadarıyla,Cevat Öneş, Öcalan a 14 tane soru soruyor. İlk soru şudur:

“Biz seninle demokratıik özerklik üzerinde anlaşırsak, Kemal Burkay ve diğer kürt liderler muhalefete nüfüz edebilirler mi?

Kanımca bu soru, Türk devleti ile PKK ilişkileri bağlamında hayati bir sorudur.Öcalan ın bu soruya ne cevap verildiğini bilemiyorum.Amma, Görüşmeden sonra, Akademisyen olan Mİt muşteşar yardımcısı Cevap Öneş; “PKK üzerinde toplumsal bütünleşme projesi” uygulanabilir diye kamuoyuna bir açıklama yaptı

.”Demokratik islam kongersi” de bu görüşmeden sonra ortaya atıldı.

Öcalan ise, Cevat Öneşin ilk sorusundakı kuşkuyu giderecek tarzda, bugüne kadar hep itibarsızlaştırmaya ve etkisizleştirmeye çaba sarfettiği diğer kürt siyasetçileri ile birlik yapmalarını BDP lilere emretti..

Ne var ki; Meşhur modacı Pir Cardin in ceketti, fukara kürt köylüsünün sırtına uyum göstermiyor du.

Çünkü; Kandil deki PKK başkanlık üyelerinin tamamı bizim kuşaktan Marksist leninis ideolojiye sahiptiler.Bir çırpıda “demokratik islam kongresine adapte olmaları ve namaz dualarını ezberlemeleri zor bir olaydı.Fakat, PKK/BDP tabanını oluşturan kitle, sosyolojik ve dinsel zemin itibarıyla bu projeye bir ititraz yapması düşük bir ihtimaldi.

Bu nedenle, Kandil in itirazları düşünülerek, ilk edapta İslami cenahtan Şerefeddin Elçı ve Altan Tan, kolayca milletvekilliği karşılığında proje kapsamına alındılar. “İslam motifli“bu zatlar üzerinde, Barzani nin de desteği alınarak “demokratik İslam kongresi” gerçekleştirilebileceği düşünüldü.

Derin devletin kozmik odalarında yetiştirilen türk sol aktörlerin desteği de alınarak kongreler dizisinin ilki Avrupada yapıldı.Arkasında, İktisadi fırsatçılık ve nüfüz ticareti saikiyle hareket eden kuzeyli diğer örgüt şeflerinin de tevvecuh etiği Ankara ve Diyarbakır kongreleri de gerçekleştirildi.

Fakat, Öcalan direktifi ile yapılan kongreler dizisinin Erbil ayağı gerçekleşmedi.

Kanımca, güney Kürdistan hükümetinin bu kongreye itiraz etmesinin,nedenleri şöyle sıralanabilir.

1. PKK nin dayattığı delege ekseriyeti önerisi, dört parçada karar sahibi olabilecek bir kongre organında, kendi kazanımlarını kolayca sabote edilebilirdi.Güney kazanımlarını, komşu ülkelerle maceralara sürükleyebilirdi.
2. Güney Federe devleti ile çatışmalı olan Irak taki Maliki yönetimi Suriye ve İran rejimlerinden açık destek alıyor.Bu ülkeler, aynı zamanda Kandildeki PKK Başkanlık konseyi üyeleriyle ilişkileri vardır.
3. Küresel güçlerin terror listesinde bulunan ve demokratik işleyişe sahip olmayan PKK . nin nüfüz edebileceği bir kongrenin işleme şansının olamıyacağı düşüncesi
4. PKK nin Suriye kolu olan PYD nin, Baas diktatörlüğü ile olan stratejik itifakı.

Zaten bu kongrenin Erbil ayağının gerçekleşmemesi, PKK medyasının , Güney Kürdistandaki Federal devlete karşı psikolojik savaş konumnunu almasında önemli bir etkendir.

Kürdistan Aktuel:3

Bir yıl ulusal kanalda yayılanan Öcalan ait olduğu ses görüntüsünden anlaşılan 65 dakikalık 1999 İmralı ifadelerinde,Öcalan Genel Kurmay Temsilcisi Türk subayı Albay Hasan Atilla Uğura : “Bana biraz imkan tanıyın.ben bütün kürtleri bir mimar maharetiyle devlete bağlamasam bana ne yaparsanız yapın” demesiyle Mit in şimdi Öcalan üzeri yaptığı bu birlik çalışmalarının bir ilişkisi var mı?

Ö.Özmen

Öcalanın 1999 da İmralıda vermiş olduğu ifadeden daha once haberdardım.

Çünkü; Yazarı bulunduğum Serbesti dergisinin sahibi Ahmet Zeki Okçuoğlu, Öcalan ın ilk avukatıydı. İfadleri bize ulaştıktan sonra, serbesti dergisinde bu konudaki görüşlerimizi yayınladık.

Av.Ahmet Zeki; “Bize savcı yardımcılığı dayatılıyor” diyerek davadan çekildi. A.Zeki ve arkadaşları davadan çekilmeden once, her gün İmralıdan döndüklerinde yüzleri yara bere içerisindeydi.Mudanya sahillerinde toplatılan faşist çeteler ve polisten dayak yiyorlardı. Çekilme sonrası, yeni avukatlar devreye sokuldu.

Öcalan için avukatlık bürosu oluşturuldu. Basın refaketinde özel gemilerle İmralıya uğurlanıyorlardı.Hukukçu kimlikleri tartışmalı olan ve daha once adları duyulmamış avukatlar, medya kanalıyla itibara kavuşturulmaya çalışılıyordu.

Bu avukatlardan biri, “İmralı Günlüğü” adlı bir kitap yazdı.Kitabı, BDP nin yönetimindeki belediyeler tarafından satışa sunuldu.Milyarlarca lira para kazandı.ve KCK davasında MİT ajanı çıktı.

Bu konuda Kürt kamuoyunu bilgilendirme görevini, fedakarlıkla üstlenen degimiz Serbestinin, tüm sayıları, savcıların gece yarısı aldığı kararlarla daha matbaadayken topaltılıyordu.

Bu dönemde Serbesti derginin yazarı olduğumdan Öcalan ın emniyet,savcılık ve mahkemedeki ifadelerine ulaşma imkanın oldu. Öcalanı daha once kontrol eden Kemalist statukocu generaller ve onların güdümündeki ulusal kanalın yayınladığı 65 dakikalık sesli görüntüler beni şaşırtmadı.

Devlet içi iktidar ve güç değişimi sonrası, İmralı adasının sivil hükümete devredildiği tarih olan 2011 yılından sonra, Öcalan tamamen AKP nin denetimi altındadır.

Yukarıdaki cevaplarda bahsettiğim projeler ve kongre dizileri, İslamcı Akp nin görevlendirdiği MİT yetkilileri Cevat Öneş ve Hakan Fidanın dır.

Kürdistan Aktuel: 4

Kongrenin Erbilde yapılmasını KDP uygun görmedi.Sizce neden KDP engel oldu?

Bildiğim kadarıyla KDP, kongrenin Erbilde yapılmasına karşı çıkmadı.Kongrenin yapılış biçimi üzerinde, PKK/BDP lielerle anlaşamadı.Yukarıda 2. Soruda belirttiğim nedenlerle. Ku

rdistan Aktuel :5

Öcalan ve Türk devletinin kürtleri Öcalan etrafında toplama projesi KDP tarafından rededildiğini düşünüyor musunuz?

Ö.Özmen:

KDP nin, Türk devleti tarafından hazırlanan “ Kürtleri Öcalan etrafında birleştirme”projesini redettiğini gerçekçi bulmuyorum.

Çünkü; KDP nin hem Türk devletiyle, hem de Türk devletinin kontrol ettiği bazı BDP li milletvekilleriyle sıcak ilişkileri vardır.

Eğer KDP yetkilileri,Öcalan PKK sinin kendi kazanımlarını sabote edemiyecek konumda olduklarına inanmış olsaydı, Türk devletinin Kürtleri Öcalan etrafında toplama projesine karşı olacağına inanmıyorum.

Kurdistan Aktuel: 6

KDP nin tavrından dolayı kendisine karşı geniş bir kaampanyanın başlatıldığını düşünüyor musunuz?

Ö.Özmen

PKK nin Güney Kürdistana karşı karalama ve yıpratma kampanyasını açmasının nedeni, sadece Erbil kongresinin engellenmesiyle ilgili değildir.

Kanımca asıl neden; Sayın Barzaninin son dönemlerde alenen seslendirdiği Bağımsızlık ilanıdır.

PKK yetkilileri açıkça, ulus devlete karşı olduklarını, bağımsızlık istemediklerini, ulus devletin ihanet olacağını belirtmektedirler.Bu argumaları nazara alındığında, Bağımsızlık ve ulus devlet amacını güden Güney Hükümetine ve diğer Bağımsızlıkçı güçlerle karşı savaş çağrısı yapması, kendilerinin doğası gereğidir.

Nitekim; 1992 tarihinde, KDP ve YNK Federasyon ilan ettiklerinin ikinci günü, PKK güçleri Zaxo ya saldırarak güney kürtleriyle savaş başlattılar.1996 da, tekrar ani bir kararla “ikinci 15 Ağustos atılımı” adı altında, 35 noktada Güney Federe devletin karakoluna saldırdılar.Çatışmalarda 3000 e yakın kürt evladı yaşamını yitirdi.

Kürdistan Aktuel :7

Kandil, Goran ve YNK arasında bir yakınlık ortaya çıkmış durumdadır….Bu yakınlığın Şam ve Tahran arasındaki yakınlıkla bir il,şkisi varmı?

Ö.Özmen

Goran ve YNK otoriter sol ideolojiye sahiptirler. İdeolojik tercihleri,ve örgüt çıkarları, daima ulusal tercihlerinin önündedirler.Bu özelliklerinden dolayı, PKK ile ideolojik benzerlikleri vardır.

Goran hareketinin doğduğu kaynak YNK dir. YNK öteden beri, Suriye Baas rejimi ve İran devleti ile sıcak ilişkilere sahiptir.

Dolayısıyla Goran ve YNK nin Kandil ile olan ilişkileri, tamamen İran ve Suriye sömürgeci devletlerinin dayatması sonucudur.

Kürdistan Aktuel :8

Hiro Xan ın babası adına konulan barış ödülünü,Öcalan a vermesi,Goran hareketinden bir milletvekilinin Öcalan I Nobel Barış Ödülüne aday gstermesinin anlamı nedir sizce ?

Ö.Özmen

Hiro Xanın babası İbrahim Ahmet adına düzenlenen ödülü Öcalan vermesi; Yukarıda bellirttiğim gibi, otoriter/totalliter ideolojik tercihler ve bölgedeki sömürgeci devletler ile olan kirli ilişkiler sonucudur.

Goran hareketine mensup bir milletvekilli nin Öcalanı Nobel Barış ödülüne aday göstermesinin hiç bir ciddiyeti olamaz.

Öneri sahibi milletvekili eğer avanak değilse, Batılı devletlerin terror listesinde olan bir örgüt liderine nobel barış ödülünün verilemiyeceğini bilir..

Hele, hele bu lider ifadesinde “kendi içimizden 15 bin arkadaşımızı infaz ettik” diyebilen biriyse.

Kürdistan Aktuel: 9

Suriye,Türkiye ve İran sınırları meşru olarak gören kürtleri biraraya getirip KDP ye karşı kullanmak mı istiyorlar ?

Ö.Özmen

Türkiye, Suriye ve İran devletleri, tabiki sınırları meşru gören İşbirlikçi kürtlerin bir araya gelip Bağımsızlık hareketine karşı kullanmayı öngörüyorlar.Ancak, böyle bir araya gelebilecek kürtlerin artık kürtler adına hareket etmeleri halk nezdinde inandırıcı olamaz.Kürt halkının iradesi hilafına çizilen sınırları meşru görmenin adı, işbirlikçiliktir.

Kürt halkı, kendi toprakları üzerinde, kendi geleceği ile ilgili karar vermek istiyecektir.Bu konudaki istemler, er geç PKK nin tabanında da karşılık bulacaktır.Zaten sorgulama başlamıştır bile.

Kürdisstan Aktuel: 10

Siz Öcalan ın MIT e rağmen,Kandilin Öcalana rağmen,PYD ve Ertuğrul Kürkçü partisinin Kandile rağmen hareket edebileceğine inanıyor musunuz?

Ö.Özmen:

Ben Öcalan ile Kandil arasındaki ilişkinin simbiyotik olduğunu düşünüyorum.Bilindiği gibi İki simbiyoz böceği armut ağacına tırmanırken, biri düştüğünde diğeri de düşecektir.Küresel güçlerlrce yeniden yapılandırılmasının gündemde olduğu günümüzde, Türkiyenin İran ve Suriye devletleriyle çıkar çatışmaları vardır.Bu bağlamda, Türkiye Öcalan Üzerinde, İran ve Suriye ise Kandil üzerinde sözsahibidirler.Dolayısıyla Öcalan ile Kandil arasında da aynı çatışma vardır. Fakat, bu çatışma yüzeye vurulduğunda, ikisinin de varlık nedenleri ortadan kalkıyor.Şöyleki; Savaş sürecinde devletten yaralı, öfkeli, eğitimsiz ve üretim dışı halk yığınları nezdinde tabu haline getirilen Öcalana karşı açıktan tavır alamk, kandilin kitle desteğini yok eder.Diğer taraftan, Kandili doğrudan karşısına alıp dışlamak, Öcalan ın devlet nezdindeki pazarlık kozunu sıfırlar.Bu nedenlerle,İran ve Suriyenın desteğindeki Kandil ile Türkiyenin denetimindeki Öcalan, varlıklarını ve kanumlarını idame ettirmeleri için, bu simbiyotik durumu sürdürmek zorundalar.Ben kişi olarak, uluslararsı ve bölge düzeyinde meydana gelen olaylargözönünde bulundurulduğunda bu simbiyotik durumun fazla sürmiyeğini düşünüyorum.

Ertuğrul Kürkçü, Sırı Sureya Önder gibi devlet denetimli sol aktörlerin devlet projelerinden bağımsız hareket ettıklerini düşünmüyorum:Tıpkı bir dönem Yalçın Küçük ve Doğu Perinçekğin yaptıkları gibi birer komiserlik görevini yürütüyorlardı.

Ben kişi olarak, öteden beri PKK ve ardılı legal kuruumlara destek veren, onlarla çalışan her türk solcusuna “provokatör” her islamcısına “ munafık ” her liberaline “sahtekar “ ve her faşşistine “alçak” nitelemesini yapıyorum.

Çünkü; Türk siyasetçilerinin bilgi kaynakları ve entellektuel deneyimleri kürtlerden daha ileri düzeydedır.Bugün her şey biliniyor. Bunların Öcalan ın ilişkilerinden haber olmamaları veya bilgilenmemeleri mümkün değildir.

Kürdistan Aktuel : 11

Eğer KDP ye karşı sahnelenen bu oyunun altında KDP nin bölgedeki mutefiki Türk devletinin istihbarat teşkilatı varsa,KDP kendisine karşı sahnelenen bu oyunu nasıl bozabilir ?

Ö.Özmen:

Türk devleti KDP ile ilişkilerinde, ikili oynuyor diye düşünüyorum.Bölgeyi kendine entegre etmek için ticari ve siyasi ilişkilerini sürdürürkrn, diğer yandan, konfederal veya bağımsızlık statusune kavuşmasını engellemek için isthbarı oyunlar oynayabilir.

KDP nın bu projeyi boşa çıkarmak için,Amerikaya rağmen Petrol satışını gerçekleitirecek kadar içli dışlı olduğu Türk devletine bu konuda baskı yapma imkanı vardır.

Kürdistan Aktuel 12

KDP kendisine karşı savaştırılmak istenen kürtlerle savaşmalı mı yoksa,oyunu bütün açıklığıyla ortaya çıkarmalı ve Öcalanın bütün ses ve görüntü kayutlaryla kürtlere açıklamalı ve Türk devletine de :”Bana saldırttığınız adamınıza sahip çıkın mı “ demelidir ?

Ö.Özmen:

KDP, kendisine karşı savaştırılmak istenen Kürtlerle savaş yapması elbette istenmiyor.Kürt evlatlarının biribirlerine kurşun sıkması kadar, kürt hareketini canevinde vuran bir felaket olmaz. KDP nin bu konuda azami titizliği göstereceğine inanıyorum.Ancak; Devlet PKK ilişkilerinin deşifre edilmesinde, çekingen davrandığını düşünüyorum.

KDP nin elinde, Öcalan devlet ilişkilerine dair bilgi ve belge var ise, ki vardır diye düşünüyorum bunları kürt kamuoyuna açıklamalıdır .

Ayrıca, Baas rejiminin devrilmesinden sonra, Kürdistani güçler, Saddamın askeri karargahlarında PKK ile Baas ilişkilerine dair bir çok belge ele geçirdiler .KDP bu belgeleri açıklamalıdır.

Anılan dönemde PKK nin bölgedeki en yetkili komutanı olan Nizamettin Taş, hiç bir eziklik komplesine kapılmadan, Saddam yetkilileriyle yaptıkları antlaşmaları açıklamalıdır.

Ayrıca, Türk devletini rahatsız edebilecek örgüt ve şahsiyetlerden uzak duruyor.Ahmet Türk, Leyla Zana örneğinde olduğu gibi, devletle barışık olanlarla ilişki tercih ediyor.PKK nin Güney ile başlattığı psikolojik savaşın caydırılmasında KDP, bu “itibarlı” misafirlerine baskı yapabilir.

Kürdistan Aktuel: 13

Uzun bir sure boyunca Kürt kitlleleri kongre yapalım diye oyalandırıldı.Öyle anlaşılıyor ki, bu yıl da kongreye gelmeyenleri lanetlemekle kitleleri uğraştıracaklar.ne dersiniz?

Ö.Özmen:

Mevcut durumda, ulusal bir kongrenin şartları olduğuna inanmıyorum.Çünkü; ulusal kongre; ulusal talepleri olan güçler arasında olur.PKK ise, ulus devletten, bağımsızlıktan vazgeçtiğini açıkça beyan ediyor.Beyan etmesine rağmen, hala Kürt muhalefeti üzerinde nüfuz sahibidir.Dolayısıyla yapılacak olan bir ulusal kongre, PKK nin hegemonic alanında gerçekleşecektir.Bağımsızlık karşıtlığıyla sonuçlanacaktır.

Böylesi ciddi olmayan kongre çağrılarına karşı halk kitleleri bilgilendirilmelidir. Kürt aydınları ve siyasetçilerinin itibarsızlaştırılmasına karşı yapılan dezinformasyon engellenmelidir. Selamlar/saygılar

Ömer Özmen
omerozmen54@hotmail.com

Ek.Tarihi Thu May 29, 2014 10:00 am Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Röportaj
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Röportaj:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution