Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Röportaj/İranlı Büyükelçi:Kürdistan çok önemli bir jeopolitik merkez   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (09) HER BÎJI KURDİSTAN   Ibrahim Güclü:PDKê, Divê Ji Derveyî YNKê û Goran Hikûmetê Ava Bike   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (09) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   İsmail Beşikçi:Duhok-Hewlêr Gezisi   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (07) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Sağlık
Sersaxî jî bona Hecî Abdurrahman, -17.01.2013

Înne lîllahî we înne îleyhî racîûn,
Brayê hêja kek brez Hîkmet Serbilînd, min neha E.Mailê xwê xwand û min mîrina Xalêmîn Hecî Abdurrahman, teze bist.

Bavê te, Xalê mîn Hecî Abdurrahman, chûye Ser Rehma xwê. Xwêdî rehma xalêmin cihe wi cennet bîke. Ez bî navê xwê, bî navê Kurdistana bakur û bî navê Aila Abdulhekim Özer û PDK (Parti a Demokrat Kurdistan Derwe wêlat) Sersaxî duxazîm û serê gele êqreba malbata wê, ciranê, hevalê wî û Serê gelê Kurd û Kurdistan sax be. Xwêdî rahmet bîke.
Kutbettin Özer

******************** Sersaxî

Înne lîllahî we înne îleyhî racîûn,

Bavê Sekreterê Gistî yê Partîya Îslamîya Kurdistan Hîkmet Serbilind, Hecî Abdurrahman, cûye Ser Rehma Xwedê. Em ji Wî re û ji malbata wî re Sersaxî dixwazin.

Partîya Îslamîya Kurdistan - PÎK
partiyaislamiyakurdistan@hotmail.de

.*******************************

.
BİRAND'IN DİYARBAKIR İÇİN YAZDIĞI SON YAZI:23.10.2012

Bugün yüzbinler Diyarbakır'da toplanacak. İçlerinde çok kızgınları olduğu gibi, üzüntü duyanlar da olacak. Ancak ne olursa olsun, bu bir Kürt gösterisi şeklinde geçecek. Halk, gücünü gösterecek. BDP yaklaşımını belirledi. Tahrik etmeyecek. Etrafın yakılıp yıkılması için tahrik etmeyecek. PKK'nın tutumunu henüz bilmiyoruz.

Bugün yüzbinler Diyarbakır’da toplanacak. İçlerinde çok kızgınları olduğu gibi, üzüntü duyanlar da olacak. Ancak ne olursa olsun, bu bir Kürt gösterisi şeklinde geçecek. Halk, gücünü gösterecek. BDP yaklaşımını belirledi. Tahrik etmeyecek. Etrafın yakılıp yıkılması için tahrik etmeyecek. PKK’nın tutumunu henüz bilmiyoruz.

Acaba, “Bakın istediğimiz zaman sokakları ateş topuna çevirebiliyoruz... Bu defa ise halkımızın barışçı gücünü göstereceğiz...” mi diyecek yoksa bir işaretle gençler etrafa mı saldıracak? Örgüt bugün, İmralı süreci konusunda ne düşündüğünün ilk işaretini verecek. Böylesine büyük toplulukları kışkırtmak kolaydır da, kontrol altında tutmak çok zordur. Bir silah sesi, bir fısıltı her şeyi mahveder.

POLİSİN DE BÜYÜK SORUMLULUĞU VAR. BAZI ŞEYLERİ GÖRMEMELİ. HER ATILAN ADIMA SERT MÜDAHALE ETMEMELİ. DÜZEN KURACAĞIM DERKEN MİTİNGİ KARIŞTIRMAMALI.

Diğer bir sorumluluk polise ait. Bundan önceki gösterilerde hep gördük. Güvenlik güçleri bazen çok sertleşiveriyorlar. Öylesine bir tepki gösteriyorlar ki, gösteri savaş alanına dönüyor. Neden yaptıklarını soruyorsunuz, “Efendim izin almadılar... Polise tükürdüler...” gibi gerekçeler sayıyorlar. Oysa öyle gösterilerle karşılaştık ki, polis kenarda durduğu zaman olay çıkmıyor.

Aman dikkat, burada biz polisin insanlar öldürülürken veya binalar yakılırken de sessizce seyretmesinden söz etmiyoruz. Güvenlik güçlerinin sağduyulu davranmasını bekliyoruz. Bugün ilk işareti alacağız. Acaba bu iş yürüyecek mi, yoksa dinamitlenecek mi? Ben ümitli olmak istiyorum. Artık ölümlerin durmasını diliyorum.

Türkiye zoru başarıyor kolayını yapamıyor...

Geçen haftaki bir haber eminim dikkatlerinizi çekmiştir. Heybeliada Ruhban Okulu’nun etrafındaki 190 dönümlük koru, sahibi olan Aya Triada Manastırı Vakfı’na iade edildi. Ruhban Okulu 1971 yılında kapatılmıştı. Nedeni de, ülkenin genelindeki din okullarına duyulan alerjiydi. İslamcıların vakıf kurup din okulu açması engelleniyor, onlar da “Ama bakın Ruhban Okulu var...” diye örnek gösteriyorlardı. Bunun üzerine, 1884’ten bu yana Ortodoks Kilisesi’ne din adamı yetiştiren okulun faaliyeti sudan bir gerekçe bulunup durduruldu. Sadece Ruhban Okulu değil, Rumlara ait tüm vakıf mallarına da el kondu. Binalar, arsalar Türklere verildi veya satıldı.

AK Parti hükümetine kadar bu haksızlığı gidermek mümkün olmadı. Ancak bu hükümet azınlıklar konusunda inanılmaz adımlar attı. 40 yılı aşmış davalar sonuçlandırıldı. Mallar eski ve gerçek sahiplerine geri verildi. Bunun ne kadar güç bir şey olduğunu tahmin edebilirsiniz. Hele son karar Ankara’nın artık azınlıklar konusuna bambaşka bir gözle baktığını tescil etti. Ancak gelin görün ki, bu kadar güçlüklerle mücadelenin üstesinden gelen AK Parti iktidarı, Ruhban Okulu’nu bir türlü açmıyor veya açamıyor.

Şimdiye kadar Başbakan başta olmak üzere, gelip geçmiş tüm bakanlar “Açılacaktır... Açılmalıdır...” diye defalarca demeçler verdiler. Yine de olmadı... Olamadı... Oysa Ruhban Okulu, Ortodoks dünyasına din adamı yetiştirmesi açısından son derece önemli. Ancak nedense, “karşılıklılık” ilkesinden kendimizi bir türlü kurtaramıyoruz. Yani biz bir şey yapınca Yunanistan’ın da aynı şekilde karşılık vermesini bekliyoruz. Oysa, Patrikhane bu ülkenin bir parçası. Orada yetişen din adamları da bizim vatandaşlığımızı taşıyorlar. Karşılık istemek son derece yanlış bir yaklaşım. Dediğim gibi, işin en zor tarafını gerçekleştiriyoruz, deveyi hendekten atlatıyoruz ancak sığ suda kendimizi batırıyoruz. Hayret doğrusu...

Kadın cinayetleri hep vardı, şimdi uyandık

Zavallı kadınlarımız... Gün geçmiyor ki, biri öldürülmesin. Sanki toplum birden bire değişti ve erkekler kadınlarına saldırır oldu. Merak ettim ve 30-40 yıllık gazeteleri inceledim. Şaşırırsınız, kadın ölümünden ya söz edilmiyor veya en iç sayfalarda küçük puntolarla verilmiş. Vaka-i adiyeden gibi muamele görmüş. İstatistiklere baktım ki, oooooo ölüm üzerine ölüm. Amma kimse ilgilenmiyor, medya haber değerinde bulmuyormuş. Ne acı değil mi? Analar edebiyatı yapmakta üstümüze yoktur. Kadını başımızın üstünde taşıdığımızı söyler dururuz. Bunca riyakarlıktan sonra da, kadınımızı doğrarız. Vahşi bir toplum muyuz? Her gün TV’lerde öyle cinayetler izliyoruz ki, vahşetten kuşkulanmıyor değilim. Neyse ki son dönemlerde kadınlarımıza sahip çıkma modası başladı. Hiç değilse lafını ediyoruz. Hiç değilse -lafla bile olsa- sahip çıkıyoruz.

Ek.Tarihi Thu Jan 17, 2013 10:00 am Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Sağlık
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Sağlık:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution