Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (13) HER BÎJI KURDİSTAN   PRESSEMITTEILUNG/Nordsyrien: Erdogan droht mit neuem Krieg   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Çavuşoğlu’dan ‘Dunford’un YPG açıklamasına’ yanıt: Göz yumamayız   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   SİYASET HABER KARIŞIK, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   SİYASİ HABERLER (10)   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Ferhat Sarıkaya diye biri
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 

 
Röportaj
Güney Kürdistan'dan Kurde Xan İle Roportaj- Sevda Çelik / Kurde Xan- Kurde Ömer Abdullah Kimdir? -09.10.2012

Kurde Xan Güney Kürdistan, Koya kasabasında doğdu. Gençlik yıllarında YNK kadrosu olarak YNK saflarında Saddam Diktatörlüğüne karşı savaştı. Aynı yıllarda tutuklandı, ağır işkencelere maruz kaldı. Bütün yaşamını Kürd ve Kürdistan’a adayan Kurde Xan Kurdistan’ın Kuruluşu sürecinde Koya kaymakamı olarak görev yaptı.

Şu an Kadına Karşı Şiddet Dairesinin başkanı olarak görev yapıyor.

Güney Kürdistan’da kadına yönelik şiddet, kadın intiharları, hak ihlalleri sık sık basında yer alır. Bu tür durumların sıklaşması ve bize de ulaştırılması üzerine Kürdistan yönetiminden ilgili kurum ve sorumluya gitme gereğini hisettik.

Kurde Ömer Abdullah Güney Kürdistan’da bu işle ilgilenen en üst düzeydeki yönetici konumunda. Gerek kadına yönelik şiddet ve gerekse Güney Kürdistan’da kadının durumuna ilişkin kendisiyle uzunca bir söyleşi yaptık. Söyleşiyi geniş okuyucu kitlesi ile paylaşmak istiyoruz.

N.S. Çelik- Merhaba, Kurde Xan- Baas Diktatörlüğane karşı bağımsızlık mücadelesi, Kürdistan Yönetiminin oluşum aşamasında kaymakamlık... Bir kadın için ağır süreçler. Yaşadığınız zorluklardan bahseder misiniz?

Kurde Ömer Abdullah- Evet, Güney Kürdistan’da halk büyük acılar açekti. Halk olarak ölümleri, işkenceyi, acıyı çok derinden yaşadık. Kürdistan’ın kuruluş döneminde yaşadığımız zorluklar da var. Fakat bunları birbirinden tamamen ayrı tutmak gerekir.

Kaymakamlık yaptığım dönemde kabul ettirme sorunu yaşadım çünkü ilk kadın kaymakamdım. Toplumumuzun alışık olmadığı bir durumdu.

Masa başı işler kadına daha fazla yakıştırılıyor. Ben de işin içine girdim. Somut sonuçlar almak için uğraştım, bunu zorladım. Gücüme inandım, kadın olarak kendime güvendim.

Böyle olunca, erkek de, halkın geneli de aslında güven duyuyor. Şimdi, kadına karşı şiddetten sorumlu daire çalışmalarında da zaman zaman aynı şeylerle karşılaşıyorum. Hükümete bağlı bir kurum ve içişleri bakanlığının sivil, asker memurlarıyla çalışıyoruz.

Üst düzey komutanlarla da çalışmak zorunda kalıyoruz. Alıştıkları toplumsal geleneklerin yanında bir de görev duruşları var. Kadın olarak sözünü geçirmek kolay olmuyor. Buna rağmen artık şunu çok iyi biliyorum; işin içinde olmak, kendine, kadına inanmak, sonuç almak ve kendini sürekli geliştirmek, yetkinleştirmek zorlukları aşmada belirleyici oluyor. Her zaman sıkıntılar olacak ama 2.5 yıldır yaptığım bu görevde kabul görme gibi sorunları aşmayı başardım.

N.S. Çelik- Kürdistan hala büyük oranda kurumlaşma aşamasında. Bunun kadınlar açısından yarattığı sorunlar neler?

Kurde Ömer Abdullah- Feodal ve islami yasalarla yönetilmiş bir toplumun değişimi söz konusu. Geçmişte yaşadığımız iç savaşın da ağır tahribatları oldu. Birçok değer zedelendi. Buna rağmen sosyolog İsmail Beşikçi Hoca’nın da değerlendirdiği gibi; Kürtler sömürge kalmayı kabul etmemeli, geleceklerini tayin etmek için daha yoğun mücadele etmelidirler. Bizim geleceğimizi yaratırken hala yaşadığımız sorunlar var.

Kurumlaşıyoruz, iç anayasamızı oluşturuyoruz. Bu anayasanın eşitlikçi olması gerekiyor. Bunun için bizim de taleplerimiz var ve uğraşıyoruz. Bundan 1 ay gibi bir süre önce Başbakan sayın Neçirvan Barzani’den bir toplantı talep ettik. Anayasada kadının yeri, eşitsizliğin ortadan kaldırılması için hükümetin neler yapabileceği konularını ele aldık.

Yaşadığımız tüm sorunları tartışma imkanı bulduk. Buna göre bazı yasaların kalkması, bazı yasaların değişmesi gerekiyor. Bunun yanında kadına karşı şiddetin önünü alabilecek, buna yardımcı olacak yasalara ihtiyaç var. Hükümet de bu konuya ciddiyetle eğiliyor. Zaten iktidarın değişim niyeti varsa, ilerleme amaç ve kararındaysa kadının önünü her alanda açık tutmalı, desteklemeli. Özellikle YNK ve KDP’nin bu konuda rolünü oynaması gerekiyor. Elbette kadının da rolünü oynaması gerekir.

N.S. Çelik- Kadının şimdiki düzeyini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kurde Ömer Abdullah- Artık devlet kurumlarımızın yanında oldukça fazla sayıda sivil toplum kuruluşlarımız var. Dolayısıyla kadının yeri, katılımı da gelişiyor. Okuma düzeyi erkekten az değil. Birçok bakanlıkta ve hükümet kurumlarında çalışan kadın sayısı çok fazla. Geçmişe oranla gözle görülür farklılıklar var, artması için uğraşıyoruz. Kadın olarak inşa sürecinde mücadele etmek zorundayız ki, tüm toplumsal haklarımızı elde edebilelim ve yerimizi güçlendirelim.

Siyasi partilerde ve parlamentoda daha fazla sayıda yer almamız gerekiyor. YNK ve KDP kadın kotasını artırdıktan sonra, İslami Birlik Partisi de arttırdı. Hepsinde üst yönetimlerde de kadın sayısı arttı. Her parti, kadın için iki ayrı kota uyguluyor ki kadın sayısı artsın. Böyle olmazsa kadının katılımı zor olur. Erkeğin bu konudaki yaklaşımı biliniyor. Yalnız, ekonomik alana katılım olsa da sınırlı.

Ticaret odasında yer alan kadınlar var, bir komite de oluştu. Sayının 20 civarında olduğunu sanıyorum. Artması ve katılımın güçlenmesi gerekiyor. Partilerin kadın kolları var, birlikler var. Hepsinin amacı aynı, hükümetten de destek alıyorlar. Daha koordineli, ortak bir çalışmayla kadının yaşadığı sorunların aşılmasında ve toplumsal katılımının artmasında belirleyici olma imkanı var.

N.S. Çelik- Güney Kürdistan’da kadın sözkonusu olduğunda kendini yakma olayları, şiddet gündeme giriyor. Bu konuda değerlendirmeniz nedir?

Kurde Ömer Abdullah- Doğrudur, ne yazık ki intihar biçimi olarak kadınlar kendilerini yakıyorlar. Diğer ülkelerde de başka şekillerde intihar ediyorlar. Keşke olmasa ama var. Kürdistan’ın bütün parçalarında farklı oranlarda kendini yakma olayları oluyor. Burada eskiden de vardı fakat bunu araştıracak, sebep ve sonuçlarının üzerinde duracak bir kurum yoktu. Şimdi kurumumuz yıllık istatistikler hazırlayarak üzerinde duruyor.

Sonuçlar bu olayların giderek azaldığını ortaya koyuyor ancak biz tamamen bitmesini istiyoruz. Kurum olarak çeşitli konular üzerinde duruyoruz; konuyu okullarda ele almak, toplantılar yapmak, hatta özel gündemle bir konferans gerçekleştirmeyi de düşünüyoruz. Bunların yeterli olmayacağı açık. Bu nedenle kadın sığınma evlerine ağırlık veriyoruz. Şimdilik Duhok, Hewler, Süleymaniye’de sabit, Soran’da mobil olmak üzere 6 kadın sığınma evi var, cevap olmaya çalışan. Birçok kadın başvuruyor.

Hatta Irak’ta bu tür çalışmalar olmadığı için oradan Kürdistan’a gelen ya da gönderilen kadınlara da buralarda sahip çıkılıyor. Bu nedenle yeterli olmuyor. Süleymaniye ve Hewler’de yenileri yapılıyor. Bunların dışında esas ve önemli olan diğer bir konu da anayasa konusudur. Sohbetimizin başında da belirtmiştim; anayasa konusunda Başbakanla verimli bir toplantımız oldu ve aile, kadın konularında temaslarımız sürüyor.

Anayasa inşa komisyonuyla da görüşüyoruz. Özellikle kadın ve çocuğu koruyan, haklarını ele alan geniş bir madde hazırlandı. Bu madde Ortadoğu’da hiçbir anayasada yer almayan geniş, kapsamlı bir madde. Eğitim belirleyici ancak bununla birlikte anayasal güvence de hayati önemde.

Evlilik öncesi, sonrasına ilişkin, kadının katılımına ilişkin, genel olarak kadına karşı şiddete dair normlar belirlendi. Bizim üzerimize düşen hayata geçmesini sağlamak. Kolay olmuyor çünkü toplumsal yapılanmayı gerektiriyor. Bu da bir inşa süreci ve ciddi çalışma gerektiriyor. Bunu da bir program dahilinde ele alarak geliştirmeyi amaçlıyoruz. Tüm bu çalışmalar sürerken, vuku bulan olayların acil çözümü, caydırıcı olması amacıyla Duhok, Hewler ve Süleymaniye’de özel yetkili mahkemelerin birkaç ay içinde devreye girmesini bekliyoruz. Anlayacağınız, ilerleme var ama yapılması gereken çok şey de var.

N.S. Çelik- Peki son olarak, Kürt kadınına, özelde Kuzey’deki Kürt kadınına söylemek istediğiniz birşeyler var mı?

Kurde Ömer Abdullah- Yaşadığımız yoğunluktan dolayı çok özel olarak ilgilenme imkanım olmasa da bazı platformlarda biraraya geliyoruz. Başta şunu belirtmeliyim ki; sorunlarımızın öncelikleri farklı. Kuzeyde ulusal haklar sorunu hala tam olarak çözülemedi. Bunun kadına, kadın sorununa yansımaları olur elbette. Buna rağmen bir izlenim olarak şunu beirtmek istiyorum ki; kadın haklarını, toplumsal sorunları siyasetin çok gerisine iteliyorlar. Kuzeyde yaşayan Kürt kadınının hiçbir sorunu yokmuş gibi bir yanılgı var bana göre. Oysa sorunlar, siyasi çalışmalarla örtülüyor.

Halbuki parlamentoda, belediyelerde, birçok önemli noktada yer alıyorlar ve bunun kadına nasıl imkanlar sunduğunda derinleşebilirler. Diğer bir konu da örgütlerde yer alan kadınların birbirine yaklaşımı. Maalesef birbirlerini kabullenmekte zorlanıyorlar, hatta siyasetin gereğine göre davranarak birbirlerine tavır alıyorlar. Oysa kadının yapması gereken başkadır. Daha kapsayıcı, demokratik yaklaşım sahibi olmalılar. Ortak, birlikte, yanyana durmak ulusal mücadelede de, kadın mücadelesinde de gereklidir, sonuç alıcıdır. Herkese sevgi ve selamlarımı gönderiyorum.

N.S. Çelik- Biz de size çok teşekkür ediyoruz. Çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.

Hazırlayanlar
Neval Sevda Çelik
Hewar İsmail
Rengin Hanan

Ek.Tarihi Tue Oct 09, 2012 10:00 am Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Röportaj
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Röportaj:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution