Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Ibrahim Güclü:HUDA-PAR, KONGREYA WÊ YA 3-EMÎN   Îbrahîm Güçlü:PDKê Ji Bona Temsîlkarê Şoreşa Milî ya Siyasî Ye: Bû Yekemîn / B.   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Nizamettin Taş:Belirleyici olan PKK değil, Öcalan ve Ankara'dır   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   İbrahim Güçlü:Şêx Seîd Êfendiyê Pîranî û Hevreyên Wî/ ENFAL   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Dr. İsmail Beşikçi: Selahattin Demirtaş’ın Şarkısı   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (14) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

 
Eğitim
05) 'Kürtçe bilen işsiz kalmaz'-05.07.2012

'Kürtçe diploma çok para eder' diyen Mardin Artuklu Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Kadri Yıldırım, "Kürtçe bilmek, Kürtçe sertifika, Kürtçe eğitimden geçmek bundan sonra maddi ve manevi olarak büyük prestij sağlayacak. Kürtçe seçmeli derse anadilde eğitim eklenirse önümüzdeki 30-40 yıl içerisinde mezun olan herkes iş bulacak" diye konuştu

Habertürk Gazetesi'nden Ahmet Yukuş'un haberine göre, Mardin Artuklu Üniversitesi ve Bingöl Üniversitesi, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullarda seçmeli olarak verileceği açıklanan Kürtçe için ders verecek yüksek lisans tezsiz bin öğretmen yetiştirmek için çalışmalara başladı.

Türkiye ’de ilk kez Mardin Artuklu Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü bünyesinde kurulan Kürt Dili Enstitüsü ile Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün Başkanı Prof. Yıldırım, Kürtçe diplomanın Türkiye ’de önem kazandığına dikkat çekti. Türkiye ’de mevcut şartlarda Kürtçe eğitim ile ilgili altyapının olmadığını vurgulayan Yıldırım, Kürtçe diplomanın para edeceğini belirterek şunları söyledi:

"Yasal değişiklik yapılıp anadilde eğitim uygulanırsa Kürtçe diploma, Kürtçe sertifika, Kürtçe bilen kişiye maddi ve manevi olarak büyük bir prestij sağlayacak. Önümüzdeki 30-40 yıl boyunca üniversitelerden mezun olan herkes iş bulacak. Kürt Dili Edebiyat Bölümü’nde okuyan öğrencilerimizin çoğu Kürt kökenli. Bizim sadece Kürtlere değil, Türk, Arap, Süryani ve diğer Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkese kapımız açtık. Özellikle Kürt kökenlilerin dışındakiler de tercih ederse seviyelerine göre programlar geliştirip, onlara pozitif ayrımcılık tanıyacağız” ( Habertürk )

140İş garanti / Bu dili bilen 30-40 yıl işsiz kalmayacak...

Ahmet YUKUŞ / DİYARBAKIR (AHT) “KÜRTÇE diploma çok para eder” diyen Mardin Artuklu Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Kadri Yıldırım, “Kürtçe bilmek, Kürtçe sertifika, Kürtçe eğitimden geçmek bundan sonra maddi ve manevi olarak büyük prestij sağlayacak. Kürtçe seçmeli derse anadilde eğitim eklenirse önümüzdeki 30-40 yıl içerisinde mezun olan herkes iş bulacak” diye konuştu. Mardin Artuklu Üniversitesi ve Bingöl Üniversitesi, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullarda seçmeli olarak verileceği açıklanan Kürtçe için ders verecek yüksek lisans tezsiz bin öğretmen yetiştirmek için çalışmalara başladı.

TÜRK VE ARAPLARA POZİTİF AYRIMCILIK

Türkiye’de ilk kez Mardin Artuklu Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü bünyesinde kurulan Kürt Dili Enstitüsü ile Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün Başkanı Prof. Yıldırım, Kürtçe diplomanın Türkiye’de önem kazandığına dikkat çekti. Türkiye’de mevcut şartlarda Kürtçe eğitim ile ilgili altyapının olmadığını vurgulayan Yıldırım, Kürtçe diplomanın para edeceğini belirterek şunları söyledi: “Yasal değişiklik yapılıp anadilde eğitim uygulanırsa Kürtçe diploma, Kürtçe sertifika, Kürtçe bilen kişiye maddi ve manevi olarak büyük bir prestij sağlayacak. Önümüzdeki 30-40 yıl boyunca üniversitelerden mezun olan herkes iş bulacak. Kürt Dili Edebiyat Bölümü’nde okuyan öğrencilerimizin çoğu Kürt kökenli. Bizim sadece Kürtlere değil, Türk, Arap, Süryani ve diğer Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkese kapımız açtık. Özellikle Kürt kökenlilerin dışındakiler de tercih ederse seviyelerine göre programlar geliştirip, onlara pozitif ayrımcılık tanıyacağız”

Anahtar Kelimeler

Mardin Artuklu Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü, Prof. Dr. Kadri Yıldırım, Kürtçe, Milli Eğitim Bakanlığı, Bingöl Üniversitesi

04) Kürtçe tahammülsüzlüğü sürüyor-07.07.2012

Anayasa mahkemesi ‘Kürtçe tabela nedeniyle dava açılamaz’ dedi ama... Uygulamalar pek öyle yürümüyor...

Anayasa Mahkemesi BDP’li yöneticilerin parti binalarına Kürtçe-Türkçe tabela astıkları için yargılanamayacağına karar verirken, İçişleri Bakanlığı Derik Belediyesinin bazı sokak ve caddelere verdiği Kürtçe isimlerde W, Q ve X harfleri bulunması nedeniyle inceleme başlattı. Anayasa Mahkemesi’nin kararı, BDP hakkında birçok dava açılmasına neden olan durumu ortadan kaldırırken, İçişleri Bakanlığı’nın BDP’li Belediyelerin Kürtçe tabelalarına tahammülsüzlüğü devam ediyor.

Anayasa Mahkemesi, BDP Van Özalp İlçe Başkanı Yakup Almaç’ın, geçen yıl parti ilçe binasındaki Türkçe tabelayı indirerek, Türkçe ve Kürtçe tabela asmasının ardından hakkında açılan ve davada, BDP’li yöneticilerin Kürtçe tabela asmaları nedeniyle cezalandırılamayacağına hükmetti. Birçok davaya konu olan bu durumu ortadan kaldıran Anayasa Mahkemesi’nin olumlu kararı memnuniyet yaratırken, İçişleri Bakanlığı Sur Belediyesi hakkında başlatılan incelemeden sonra, Derik Belediyesine de Kürtçe soruşturması açtı.

MAHKEMEDEN ÖNEMLİ KARAR

Anayasa Mahkemesi, iki dilli tabela uygulaması nedeniyle hakkında çok sayıda dava açılan BDP’li yöneticilerin hapse girmesini önleyecek bir karara imza attı. Yüksek mahkeme, siyasi parti faaliyetleri kapsamında “Türkçe dışında başka bir dil kullanılması” nedeniyle, parti yetkilileri hakkında dava açılmasının Anayasaya uygun olmadığına hükmetti. BDP Van Özalp İlçe Başkanı Yakup Almaç, geçen yıl parti ilçe binasının Kürtçe bir konuşma yaptıktan sonra Türkçe olan ilçe başkanlığı tabelasını indirerek, Türkçe ve Kürtçe ifadelerin yer aldığı iki dilli tabelayı astı. Savcılık, Almaç hakkında “2820 sayılı Kanun’un 81/1-c maddesi delaletiyle 117. maddesi uyarınca” cezalandırılması talebiyle dava açtı. Savcılık, Almaç’ın Siyasi Partiler Yasası kapsamında parti faaliyetlerinde “Türkçe dışında başka bir dil kullanılamaz ve hükmü ihlal edenler cezalandırılır” şeklindeki hükme aykırı davrandığı gerekçesiyle 6 aydan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Davaya bakan Özalp 1. Asliye Ceza Mahkemesi Siyasi Partiler Yasasının ‘Kanuna Aykırı Sair Davranışlar’ başlıklı maddesinde düzenlenen 117. maddenin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesine dava açtı.

YEREL MAHKEME CEZA İSTEDİ

Yerel mahkeme iptal başvurusunda yasada tanımlanan ve partiler için geçerli yasakların kişiler tarafından ihlal edilmesinin mümkün olmadığını belirterek “Buna rağmen genel bir ifadeyle suç kapsamına alınmıştır. Suç sayılan eylemler açık ve seçik olarak belirtilmemiştir. Böylece hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine ve dolayısıyla suç ve cezada kanunilik ilkesine aykırı davranılmıştır” dedi.

KÜRTÇE TABELAYA DAVA AÇILAMAYACAK

Anayasa Mahkemesi de iptal istemini görüşerek karara bağladı. Yüksek Mahkeme Siyasi Partiler Yasası’nın 117. maddesinin oy çokluğuyla iptaline karar verdi. Anayasa Mahkemesi ayrıca ‘iptal hükmün Resmi Gazetede yayımlanmasından 6 ay sonra yürürlüğü girmesine’ hükmetti. Böylece siyasi parti faaliyetleri kapsamında özellikle parti binalarına Kürtçe veya bir başka dilde tabela asan parti yöneticilerinin cezalandırılması istemiyle dava açılmayacak.

Önceki gün yayınlanan kararın gerekçesinde iptal edilen düzenlemede siyasi partiler için yasaklanan faaliyetlerin hangi hallerde suç teşkil edileceğinin gerçek kişiler açısından yeterli açıklıkta olmadığını belirterek, “Esasen siyasi partiler için birçok yasak öngören (Siyasi Partiler Yasası) 4. kısımdaki maddelerde yer alan fiillerin hangi hallerde suç teşkil edeceğinin gerçek kişilerce yeterli açıklıkta öngörülebilir oldukları söylenemez. Çünkü doğrudan siyasi parti tüzel kişiliğini muhatap alan bu yasaklar, itiraz konusu kuralla, kişiler hakkında yaptırım öngören düzenlemelere dönüştürülmüştür. Bu yapılırken anılan kısımda sayılan fiillerin ağırlıklarıyla bunları işleyenlerin siyasi partideki sıfat ve konumları da dikkate alınmamıştır” denildi.

BDP’li yöneticiler iki dilli yaşam projesi kapsamında, özellikle parti binalarındaki Türkçe tabelaları Türkçe ve Kürtçe yazılı tabelalarla değiştirmişlerdi. Bu uygulama nedeniyle çok sayıda parti yöneticisi hakkında dava açılmıştı.

Q, W, X YASAK!.

Ancak Anayasa Mahkemesinin kararı olumlu bir gelişmeyken, İçişleri Bakanlığının Kürtçe tahammülsüzlüğü sürüyor. Sur Belediyesinin kent girişine astığı Kürtçe, Türkçe ve Ermenice ‘Şehrimize hoş geldiniz’ yazılı tabela hakkında geçtiğimiz günlerde inceleme başlatan İçişleri Bakanlığı şimdi de Derik Belediyesinin 2010 ve 2011 tarihlerinde bazı cadde ve sokaklara verdiği Kürtçe isimlerde W, Q ve X harfleri bulunduğu gerekçesiyle belediye meclis üyeleri hakkında ön inceleme başlattı. Derik Belediye Meclisi, 2010 ve 2011 tarihleri arasında ilçede bulunan 32 cadde ve 170 sokağın isimlerini oy birliğiyle değiştirdi. ‘Kenti kimliğiyle buluşturuyoruz’ sloganıyla yapılan çalışmalarda Anafartalar, Cebeci, Ziya Gökalp ve Yavuz Sultan Selim gibi cadde isimleri değiştirilerek yerine Welat, Xab, Rîya Qoserê ve Xelat gibi halkın yıllardır kullandığı isimler verildi. İsim değişikliğinden sonra cadde ve sokaklara üzerinde yeni isimlerin bulunduğu tabelalar yerleştirildi.

İçişleri Bakanlığı, 2010 ile 2011 yılları arasında belediyenin Kürtçe isim verdiği cadde ve sokaklara ilişkin tüm meclis üyelerine gönderdiği resmi yazıda şu ifadelere yer verdi; “Derik ilçesinde bulunan cadde ve sokak isimlerinin Türkçe alfabede yer almayan X, Q ve W harfleri kullanılmak suretiyle değiştirilerek, cadde ve sokaklara Kürtçe isimler verildiği, alınan meclis kararlarının mülki idare amirinin onayı olmadan veya onayına aykırı olarak uygulamaya konulduğu, bu suretle Belediye Kanunu’nun 81. maddesi ile 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun hükümlerine muhalefet edildiği, söz konusu kararlarda olumlu oyunuz bulunduğu gerekçesiyle hakkınızda ön inceleme başlatılmıştır.”

‘İKİ DİLLİ YAŞAMA DEVAM’

Bakanlığın kararına tepki gösteren Derik Belediye Başkan Vekili Doğan Özbahçeci, “TRT 6, üniversitelerde açılan Kürtçe bölümü ve Kürtçe seçmeli derslerle Kürtçenin önündeki engelleri kaldırdığını söyleyen bu iktidar ikiyüzlüdür. Bu iktidarın Kürtçeye tanıdığı özgürlük sınırları Türkçe alfabedeki 29 harfle sınırlıdır. Bu sınırların içinde W, X ve Q harfleri bulunmamaktadır. Bu kararı şiddetle kınıyoruz. Belediyemizde iki yıldan bu yana yürütmüş olduğumuz iki dilli yaşam projesi kapsamında çalışmalarımızı Kürtçe ve Türkçe yürütmeye devam edeceğiz” dedi. (evrensel)


Seçmeli Kürtçe dersinde 'yasaklı harf' (REZALETİ) bilmecesi-02.07.2012
Seçmeli Kürtçe dersinde 'yasaklı harf' (REZALETİ) bilmecesi-02.07.2012

Hükümetin yeni eğitim sisteminde Kürtçe'nin seçmeli ders olarak verileceğini belirtmesinin ardından, Türkçe alfabede yer almadığı için yasaklı olan 'W', 'X' ve 'Q' harflerine nasıl bir çözüm getirileceği tartışma konusu oldu.

Batman’daki Kürtçe kursta eğitmenlik yapan Vildan Tileği, TRT 6 televizyonunda yasak olarak görülen harflere herhangi bir sınırlama olmadığını anlatırken, "Yazışmalarda ve bazı yerlere verilen Kürtçe isimlerde yasaklı Kürtçe harfler olunca kriz çıkıyor. Seçmeli Kürtçe dersinde bu sorunun nasıl aşılacağını merak ediyoruz. Yasaklı harflere çözüm bulunmasa seçmeli derste de sıkıntılar görülecek" diye konuştu.

Yeni eğitim sisteminde Kürtçe’nin seçmeli ders olarak verileceğinin açıklanması Batman’da dil kursuna ilgiyi ikiye katlattı. Daha önce 100 kursiyerin altında eğitim veren Batman Kürdi-Der’de son haftalarda kursiyer sayısı 150’yi geçti. 5 sınıfın bulunduğu Kürdi-Der’de hafta sonlarındaki kurslara öğretmen ağırlıklı meslek grubunun katıldığını söyleyen Kürtçe eğitmeni Vildan Tileği, "Her sınıf haftada 4 saat eğitim alıyor. Öğrencilere her aşamada sertifika veriliyor. İkinci aşamadaki eğitim gramer ağırlıklı oluyor. İlk etapta daha çok yazma ve sohbet şeklinde geçen kurslarımıza seçmeli dersle birlikte bir anda ilgi ikiye katlandı. Kurslara daha çok öğretmen kesimi katılıyor" dedi.

"YASAKLI HARFLER NE OLACAK?"

Kürtçe’nin okullarda seçimlik ders olarak verileceğinin açıklanması beraberinde bir tartışmayı da gündeme getirdi. Daha önce Türkçe alfabede yer almayan ancak Kürtçe’de kullanılan ve yasak olarak resmi işlemlerde kullanılması yasaklanan, ’Q’, ’W’, ’X’ harflerine nasıl bir çözüm getirileceği tartışılıyor. Kürtçe eğitmeni Vildan Tileği, söz konusu harflerin TRT 6’da televizyonu için yasak olmadığını belirterek, şöyle devam etti:

"Yazışma ve bazı yerlere verilen Kürtçe isimlerde yasaklı Kürtçe harfler olunca kriz çıkıyor. Biz de merak ediyoruz. Seçmeli Kürtçe dersinde bu sorun nasıl aşılacak? Yasaklı harflere çözüm bulunmasa seçmeli derste de sıkıntılar yaşanacak. Şimdiden bu konuda adım atılmalıdır. Artık Kürtçe’de yasaklı harfler dönemi de son bulmalıdır."

ANTER’İN TORUNUNUN İSMİNDE KRİZ ÇIKMIŞTI

Diyarbakır’da 1992 yılında uğradığı silahlı saldırıda öldürülen Kürt yazar Musa Anter’in uzun bir süre İsveç’te kaldıktan sonra gelip yerleştiği Batman’da Belediye’de çalışan oğlu 62 yaşındaki Dicle Anter’in kızına vermek istediği ve içerisinde yasak olarak değerlendirilen, ’W’ harfi bulunan ’Asiwa’ adı krize neden olmuştu. Aynı zamanda İsveç vatandaşı olan Dicle Anter’in kızının isminde yer alan, ’W’ harfi nedeniyle Türk vatandaşlığına alınmayınca İsveç vatandaşlığına geçmişti.

Baba Dicle Anter, şöyle dedi:

"Kürtçe’de seçmeli dersin olması iyi güzel. Fakat yasaklı harfler durduğu sürece yine bir çok sıkıntı yaşanacak. Kızımın A

siwa’daki ’W’ harfi nedeniyle bir çok sorun yaşadım. Türkiye’deki engeli aşamayınca kızımı İsveç vatandaşlığına geçirdim. Eğer Kürtçede seçmeli derste kriz yaşanmak istenilmiyorsa bu harfler de yasak kaldırılmalıdır. Kürtler kendi dillerinde istediği isimleri de çocuklarına vermelidirler. Yaşadığım soruna başka Kürt ailelerin karşılaşmasını istemiyorum." (DHA)

Arif ARSLAN

Kürtçe 5. sınıfta seçmeli ders oluyor -11.06.2012

Talim Terbiye Kurulu tüm seçmeli derslerin program ve müfredatlarına dair çalışmayı, bu ay sonuna kadar bitirecek. 5. sınıftan itibaren Kürtçe seçmeli ders oluyor.

Vatan Gazetesi'nden Kıvanç Eliaçık'in haberine göre Başbakan Erdoğan’ın yarın AK Parti Grup toplantısında yapması beklenen açıklamanın ardından, Kürtçe ders programın ayrıntıları da kamuoyuna duyurulacak. Dersin 4+4+4 sisteminde ortaokuldan, yani 2. dörten itibaren verileceği, haftada 3 ile 4 saat olarak tasarlandığı öğrenildi. Kürtçe seçmeli ders, bu alanda mezun öğretmen olmadığı için ilk aşamada “usta-öğretici”ler tarafından verilecek.

Demokratik açılımın yeni ayağında Kürtçe öğrenimin kolaylaştırılmasının gündemde olduğu belirtiliyor. Hükümetin, Kürtçe’nin okullarda seçmeli ders olarak okutulmasının kapsamını yeni demokratikleşme döneminde genişletmeyi öngördüğü ifade ediliyor. Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın geçtiğimiz hafta ‘anadil öğrenimi’ başlığıyla açıkladığı bu yeni çalışmaya ilişkin detayların, Başbakan Erdoğan tarafından açıklanması bekleniyor.

Kürtçe seçmeli ders

Milli Eğitim Bakanı Dinçer, 4+4+4 görüşmeleri sırasında, “ortaokullar için hazırlanacak seçmeli dersler arasında Kürtçe’nin de olabileceğini” söylemişti. Beşir Atalay’ın “anadilde öğrenim” açıklamasının ardından gözler, Kürtçe’nin nasıl öğretileceğine çevrildi. Edinilen bilgiye göre Talim Terbiye Kurulu tüm seçmeli derslerin program ve müfredatlarına dair çalışmayı, bu ay sonuna kadar bitirecek. Seçmeli dersler arasında Kürtçe de olacak. Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, Kürtçe müfredat programının bu hafta bile yayınlanabileceği söylüyor. Dersin önümüzdeki eğitim yılında, seçmeli olarak programda yer alması durumunda, özellikle Doğu ve Güneydoğu’da birçok okulda tercih edilmesi bekleniyor.

Ortaokuldan başlayacak

MEB’in çalışmasına göre Kürtçe seçmeli ders, 5. sınıftan itibaren, yani ortaokulda başlayacak. Talim Terbiye Kurulu’nun çalışmayı tamamlamasının ardından Bakan Dinçer’e sunacağı programa, Dinçer onay verirse, müfredat ilkokulun son sınıfından, yani 4. sınıftan itibaren de başlayabilecek. Ancak planlamaların ortaokula (5. sınıftan itibaren) göre yapıldığı ifade ediliyor.

İngilizce, Almanca, Fransızca gibi yabancı dillerin yanı sıra seçilebilecek Kürtçe dersi ortaokulda, öğrencinin diğer bir dil dersi seçip seçmemesine göre haftada 4-6 saat olarak verilebilecek. Yani öğrenci İngilizce gibi başka bir dil öğrenmek yerine Kürtçe dersi seçerek daha fazla ders saati bu dersi alabilecek. Kürtçe seçmeli dersin lise aşamasında da verileceği, orada da yine haftada 3 veya 4 saat olacağı kaydedildi.

DVD desteği ile ders

Kürtçe dersinde öğrencilerin dili öğrenebilmesi için, kitapların yanı sıra, CD, DVD gibi ek kaynaklardan da yararlanılabilecek. Bu DVD’lerde konuların pekiştirilmesi için kültürel bilgiler de verilecek. Dersin “genel amacı”, “Normal hızla konuşulanı anlayabilmesi”, “Dinlediğini anlayabilmesi”, “Doğal hız, tonlama, vurgu ve doğru söyleyiş ile konuşabilmesi”, “Dilin konuşulduğu ülkelerin kültür değerlerinin farkına varabilmesi”, “Duygu, düşünce ve izlenimlerini açık ve anlaşılır bir biçimde yazıyla anlatabilmesi”, “Kendi kültürünün bilincinde olması” ve “Atatürk’ün düşüncelerini ve devrimlerini anlatabilmesi” olarak sıralanacak.

Kürtçe eğitim

MEB’in seçmeli Kürtçe dersin yanı sıra bazı özel veya vakıf okullarına “İngilizce”, “Fransızca” dillerinde eğitim yapabilme olanağının verilebildiği gibi Kürtçe eğitim yapma hakkını da değerlendirdiği, ancak şu aşamada böyle bir iznin söz konusu olmadığı vurgulandı. Öğretmenlerin yeterli düzeyde yetişmesinin ardından isteyen özel okul veya vakıf okulları, diğer özel okul örneklerinde olduğu gibi Türkçe dışında bir dilde eğitim verme hakkına sahip olabilecek. Bu okullar için MEB tarafından ayrıca izin verilebilecek ve özel programları onaylanacak.

Kürtçe müfredatının yayınlanmasının ardından bu dersi hangi öğretmenlerin vereceği, bir başka soru işareti. Öğretmenlerin hangi alanlardan mezun oldukları takdirde hangi derslere girebileceği, Talim Terbiye Kurulu’nun “80 sayılı kararı” ile belirleniyor. Bu kararda “Kürtçe” henüz yer almıyor. Talim Terbiye Kurulu’nun 80 sayılı karara ilişkin de bir karar alması gerekiyor. Bakan Ömer Dinçer, “Kürtçe dersi verecek öğretmen bulabilecek misiniz?” yönündeki sorulara, “Hiç merak etmeyin buluruz” yanıtını vermişti.

İlk mezunlar 2015’te

Öte yandan Mardin Artuklu ve Muş Alpaslan Üniversiteleri’nde YÖK kararıyla “Kürt Dili ve Edebiyatı” bölümü açılmıştı. Batman Üniversitesi de aynı bölüm için YÖK’e başvurdu, onay bekliyor. Artuklu, Alpaslan ve Bingöl Üniversiteleri’nde de yüksek lisans eğitimi verilen enstitüler yer alıyor. Mardin Artuklu Üniversitesi’nin Kürt Dili ve Edebiyatı bölümü 2011’de YÖK kararıyla ilk öğrencilerini aldı. 21 öğrenci, 2015 yılında mezun olacak. Bu öğrenciler Kürtçe alanında 4 yıllık lisans eğitimi alan ilk öğrenciler olacak. Alan öğretmeni olarak atanmak için 4 yıllık lisans mezunu olma şartı olduğundan ilk olarak bu öğrenciler Kürtçe dersi öğretmeni olabilecek. Ancak Kürtçe seçmeli ders kararının hayata geçirilmesi 2015’ten önce olursa, devreye “ücretli öğretmenlik” ve “usta öğretici öğretmenlik” modeli devreye sokulacak. Çeşitli kurslardan ve yüksek lisans yaparak Kürtçe sertifikası alanlar, il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri tarafından ücretli öğretmen ve usta öğretici olarak okullarda görevlendirilebilecek.

Mardin Artuklu Üniversitesi’nin Yaşayan Diller Enstitüsü bünyesinde kurulan Kürt Dili ve Edebiyatı yüksek lisans programından ise 2013 yılında ilk mezunlar verilecek. Yasal düzenlemeye göre yüksek lisans mezunları alan öğretmeni olarak atanamıyor. Ancak bir yüksek lisans mezunu öğretmenlik veya fen edebiyat fakültesi mezunu olduktan sonra Kürtçe yüksek lisansı yaptıysa ve kendi mezuniyet alanında öğretmen olursa ayrıca “yandal” olarak Kürtçe derslerine de girebilecek. Ancak öğretmenin ana branşı Kürtçe olmayacak.

CHP’nin müracaatı samimiyetsizlik

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Emirgan Korusu’ndaki Beyaz Köşk’te Kayseri İli Yardımlaşma Derneği’nce düzenlenen 6. Kayserililer Brunch’nda basın mensuplarının sorularını yanıtladı. CHP’nin kamuoyunda “4+4+4” olarak bilinen ve zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran 6287 sayılı yasanın esastan görüşülmesi için Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuruya ilişkin bir soru üzerine Bakan Dinçer, şunları söyledi: “Öncelikle daha önceden bu kanunla ilgili Anayasa Mahkemesi’ne bir müracaatları olmuştu hatırlıyorsunuz. Anayasa Mahkemesi şeklen yapılan bu müracaatı reddetmişti. O zaman hatırlarsanız, ’ herkes hukuka saygı göstermeli’ demiştik. TBMM bir irade beyan etti. Biz de bu irade üzerine gerekli hazırlıkları yaptık ve bu kanunla ilgili önümüzdeki yıldan itibaren uygulamalarımıza başlıyoruz. Daha önceden mahkeme bunu reddettiği halde tekrar müracaat etmeyi ben biraz samimiyetsizlik olarak görüyorum. Daha da önemlisi daha önceden yine CHP bu konuyla ilgili olumlu mesajlar vermiş ve buna dair düzenlemeler yapılabileceğini beyan etmişti. Şimdi yaptığı davranış önceki beyanlarından farklı bir davranış, onlarla çelişen, onları reddeden bir davranış. Ben CHP’ye meclise ve mahkemeye saygı duymasını tavsiye ediyorum.” (Vatan)

Kürt dilinin Hint-Avrupa dilleri arasındaki yeri -12.04.2012
M. Emin Bozarslan

Kürtçeden Çeviren:Sedat Karakaş Bilindiği gibi Kürt dili, Hint-Avrupa dillerinden biridir ve İran dilleri grubu arasında yer alır. Hint-Avrupa dillerinin tamamının kaynağı Sanskrit dilidir. Bu dil, çok zengin bir dil olarak bilinir ve tarihçi ve dilbilimcilere göre, Milat´tan birkaç bin yıl önce Güney Asya bölgesinde, o dönemdeki büyük Hindistan´da kullanılmış ve o bölgede bu dille konuşulmuştur.

Sonradan Güney Asyalı birçok kişi o bölgeyi terketmiş, batıya doğru göç etmişlerdir. Bu göç sırasında bunlardan bazıları, daha sonra Kürdistan ve Pars (Fars) adını alan İran denilen bölgeye ulaşmışlardır. Bazıları kuzey-batıya doğru gitmiş, daha sonra Avrupa adını alan coğrafyaya ulaşmışlardır. Böylece, birbirlerinden kopmuşlar, dağılmışlar ve bu bölgelere yerleşmişler.

Dağıldıkları için, geçen uzun süre içerisinde konuşmalarında birçok değişiklikler oluşmuş, bu değişik dillerin her biri bir bölgede yer bulmuş ve zaman içinde bağımsız bir dil haline gelmiştir.

İşte bir bütün olarak „Hint Avrupa“ diye adlandırılan diller böylece oluşmuştur. Bu insanların bir bölümü Hindistan´da kaldıkları, bir bölümü de Avrupa´ya ulaştıkları ve oraya yerleştikleri için, dillerine bir bütün olarak „Hint-Avrupa dilleri“ denmiştir; yani Hindistan´dan Avrupa´ya dağılan ve buralarda yer bulan diller. Böylece bu isim, tüm bu dilleri kapsayan bilimsel ve ortak bir isim olmuştur.

Hint-Avrupa dilleri, birçok kol ve dalı olan çok büyük bir ağaca benzetilebilir. Bu dillerin her bir grubu bu ağacın bir kolu, bu bölümlere ait her bir dil de bu kola ait bir dala benzetilebilir.

Bu büyük ağaç beş ana kola sahiptir, bir diğer deyişle beş ana kolu vardır. Daha açık bir söyleyişle, Hint-Avrupa dilleri beş ana gruba sahiptir. Bu beş ana grup şöyle sıralanır:

1-Hint grubu: Bugünkü Hindistan ve çevresindeki Bengladeş, Nepal, Pakistan ve Sri Lanka gibi kimi ülkelerde kullanılan diller bir bütün olarak Hint grubunda yer alırlar ve her biri bu kolun bir dalıdır.
2-İran grubu:Kürtçe, Farsça ve Belucice İran grubunda yer alır ve bunların her biri, bu kolun birer dalıdır.
3-Cermen grubu:Almanca, İngilizce, Hollandaca ve İskandinav ülkelerinde kullanılan diller Cermen grubunda yer alır ve bunlardan her biri bu kolun birer dalıdır.
4- Latin grubu: Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Portekizce ve Romence Latin grubunda yer alır ve bunlardan her biri bu kolun birer dalıdır.
5- Slav grubu: Rusça, Ukraynaca, Bulgarca, Makedonca, Sırpça ve diğer birkaç dil Slav grubunda yer alır ve bunların her biri bu kolun birer dalıdır.

Yunanca, Ermenice ve Arnavutça da üç Hint-Avrupa dilidir, ancak bu gruplarından hiçbirine ait değillerdir. Yani adı geçen kollara ait birer dal değillerdir. Bu üç dil, doğrudan Hint-Avrupa ağacına bağlıdırlar. Bir başka deyişle, bunlardan her biri, ağacın bağımsız birer koludur ve doğrudan ağacın kökünden yükselmişlerdir.

Pehlevice / Kürtçe

Tarihçi ve dilbilimcilerin tespitlerine göre, birçok insanın eski büyük Hindistan´ı terketmesi ve batı ve kuzey batıya doğru dağılmalarının ardından, Sanskrtiçeden doğan ve bağımsız bir dil halini alan dillerden biri, Avesta dilidir.

Ancak bu dilden yalnızca Zerdeşt dinine ait “Avesta” kitabı günümüze ulaşabilmiştir. Bu kitap dışında, Avesta dilinde yazılı hiçbir şey kalmamıştır.

Avesta dilinden de Pehlevi dili doğmuştur. Pehlevice, döneminde büyük bir imparatorluk olan Medya devletinin dili idi. Bu devletin vatandaşlarına da “Med” denilirdi. Tarihçilerin görüşlerine göre Medler, Kürtlerin atalarıdırlar. Bir diğer deyişle Kürtler Medlerin torunlarıdır.

Pehlevi dili, konuşma dili olarak yaşayamamış ve günümüze ulaşamamıştır. Yalnızca o döneme ait bazı belge ve yazılı kimi metinler kalmış, İran arşivlerinde korunmuş ve böylece günümüze ulaşmışlardır. Bu belgeler dışında, bazı taş yazıları, Medler döneminden kalan taş üzerine yazılmış bazı Pehlevice metinler mevcuttur. Bu taş yazıları Güney Kürdistan´ın Hewreman bölgesinde bulunmaktadırlar.

Pehlevi dili, Latinceye benzetilebilir. Latin dili de konuşma dili olarak yaşayamamış ve günümüze ulaşamamıştır. Ancak, yukarıda da belirtildiği gibi, bu dilden beş dil doğmuş ve günümüze ulaşmıştır. Aynı zamanda Latince birçok belge ve yazılı metin arşivlerde ve kütüphanelerde korunmuş ve günümüze ulaşmıştır.

Pehlevi dili, dil bilimciler tarafından Kürtçe, Farsça ve Belucicenin kökü ve kaynağı olarak kabul edilmektedir. Yani bu üç dil, Pehlevi dilinden doğmuştur. Zamanla Pehlevice ortadan kalkmış ve kaybolmuş; Kürtçe, Farsça ve Belucice de üç farklı dil haline gelmiş, her biri bağımsız birer dil olmuş, kendi kalıp ve kimliğini bulmuş ve özel adlarını almışlardır.

Kürtçe ve Farsçanın kökü ve kaynağı Pehlevi dili olduğu için, Kürtçe ve Farsça birçok sözcüğün kökü de Pehlevi diline dayanmaktadır. Bir başka deyişle, Pehlevi dilinden kalan birçok sözcük, Kürtçe ve Farsçada ortak olarak kullanılmaktadır. Bu tür sözcükler her iki dilde de bulunmaktadır. Bu ortak sözcüklerden bazıları her iki dilde de aynıdır, değişmemiştir. “Azad”, “dest”, “ser”, “yek”, “deh”, sed” vb. Bazı kelimler biraz değişikliğe uğramıştır: Kürtçede “didan” Farsçada “dendan”, Kürtçede “lêv” Farsçada “leb”, Kürtçede “nav” Farsçada “nam”, Kürtçede “nimêj” Farsçada “nemaz”, Kürtçede “roj” Farsçada “rûz” vb. gibi.

Bu ortak sözcükler, her iki dilin kaynağından yani Pehlevi dilinden türemişlerdir. „Bu kelimler Kürtçedir ve Kürtçeden Farsçaya geçmişlerdir ya da Farşçadır ve o dilden Kürtçeye geçmişlerdir“ denemez. Bu sözcükler her iki dilin kaynağından yani Pehleviceden türemişler ve her iki dile ulaşmışlar; kimileri her iki dilde de aynı kalmışlar, kimileri de her dilde biraz değişikliğe uğramış ve o dilin kimliğine ve kalıbına uyum sağlamışlardır.

Bu durum yani ortak ya da benzer sözcükler, yalnızca Kürtçe ve Farsçada değil, başka bazı dillerde de görülür. Örneğin, Fransızca ile İtalyancada, İspanyolca ile Portekizcede, İngilizce ve İsveçede de aynı ya da benzer sözcükler vardır.

Kimi Pehlevice sözcükler Kürtçede de aynı kalmışlardır. Bir başka deyişle bu sözcükler Pehlevi dilindeki biçimleriyle Kürt diline ulaşmış ve Kürtçede de aynı kalmışlar, hiçbir değişikliğe uğramamışlardır; ancak Farşçada biraz değişmişlerdir. Örneğin, Pehlevicede var olan “xweş” sıfatı Kürtçede aynı kalmış, ancak Farsçada biraz değişikliğe uğramış ve “xoş”a dönüşmüştür.

Bazı Pehlevice sözcükler de Farsçada aynı kalmış, hiçbir değişikliğe uğramamış, ancak Kürtçede biraz değişmişlerdir. Örneğin, Pehlevicede “men” olan birinci tekil şahıs zamiri Farsçada da Pehlevicede olduğu gibi “men” olarak kalmış, ancak Kürtçede biraz değişerek “min”a dönüşmüştür.

Kimi Pehlevice sözcükler de hem Kürtçede, hem de Farşcada az ya da çok değişikliğe uğramışlardır. Örneğin Pehlevicedeki “ayênek”, Kürtçede değişerek “eynik”, Farşçada ise “ayine” halini almıştır. Bunun gibi Pehlevicedeki “roç” sözcüğü, Kürtçede biraz değişikliğe uğrayarak “roj”, Farsçada ise daha fazla değişerek “rûz” halini almıştır. Değişikliğe uğrayan bir diğer Pehlevice sözcük de “parek” sözcüğüdür. Bu sözcük Farsçada biraz değişikliğe uğrayarak “pare”, Kürtçede ise daha fazla değişerek “pere” halini almıştır.

Not: Yukarıdaki yazının tamamı, Deng Yayınları tarafından Ekim 2011 tarihinde yayınlanan ve M. Emin Bozarslan tarafından hazırlanan “Ferhenga Kurdi” kitabının girişinde yer alıyor. Yazının baş kısmı, Kürt dilinin kaynağı ile ilgili bilgilenmek isteyen (Kürtçe bilmeyen) okurların yararlanabileceği düşüncesiyle Türkçeye çevrildi.

Gönderen: Sedat Karakaş
sedatkarakas@hotmail.de

Ek.Tarihi Thu Apr 12, 2012 10:00 am Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Eğitim
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Eğitim:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution