Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (14) HER BÎJI KURDİSTAN   Dr.İsmail Beşikci:Dağ Kavmi-II-10..06.2018   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (13) HER BÎJI KURDİSTAN   İBRAHİM GÜÇLÜ- 09.06.2018   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   HDP ÜZERİNE!   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Mim Yavuz Binbay:SLOGAN, HAMASET VE KARŞITLIK SİYASETMİDİR?-05..06.2018   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.







Kutbettin Özer: DİYALOG ve BARIŞ-27.09.2011

Diyalogdan Korkmamalı



Diyalogu ve Barışı dilime aldığımda sıkıntı çektiğimi her zamanki gibi hissediyorum. Bu her iki kelime anlamı beni gökteki gezegenlere doğru çekiyor ve oralarda insanlık namına rahat bir yaşam için sömürüsüz, yalansız ve vicdanlı yeni bir dünyaya kavuşma isteğimdir. Diyalogun anlamı, birden fazla insanların bir arada bulunup iletişimler vasıtasıyla görüşme olanaklarını sağlamaktır, sağlamaktır ama sağlanmayınca, ülke insanları sıkıntı içinde kıvranır, kalır.

Demokrasi işlevinde işlerliğin döndüğü çark ve tahammüller perspektifinde diyaloglar aktifleşince ‘’Barış Atmosferi’’ doğar. Huzur, refah ve saadet aynı dilin paylaşımında gündemini yakalar.

Bu doktrin gelecek kuşaklar için kaçınılmaz bir dönün noktasıdır. Kürt ve Türk kavgasının yorgunluğu bu diyalogun baharında barışını sağlar ve böylelikle sürtüşme biter. Türk devleti Kürtleri muhatap aldığında her şey yerinde oturur. Aynı zamanda iki halkın kendi bünyesindeki talepler gelişerek uluslar arası itibarlar yükselir ve Avrupa Birliği’ne girme yolunu hızlandırır.

Diyalog kelimenin anlamı etimolojik kökeni Yunanca’dır. Türkçede ‘’Düşünceyi ardı sıra takip etmek’’ anlamına gelmektedir. Diyalogun esas itibarı ile insanlar arasında iletişimlerin sağlayacağı bir mesajdır. Karşılıklı konuşma, oyunlarda tiyatro, piyes, film gibi v.s.. diyalogların pekleştirdiği üslupların sahibidir. Diyalogların söz sahibi ettiği anlamlar çok yönlüdür; İnsanlar arasında alıcı ve verici haller, Sanat ve zanaat değerlerde kullanılan ‘’Dil-Ses’’ araçları. İletişimde bulunan kişisel görsel ve işitsel gibi işaretli mesajlar birer diyaloga bağlantılı sistemdir. Her diyalogdaki iletişimde bir mesajın rengin değeri ve anlamı vardır. Tabiatın insanlara emrettiği kültür zenginlik kaynağı tasavvur edilemeyecek kadar büyük ve sonu görülmeyen hayat felsefesiyle dolu. Ne yazık ki insanlar bu altınlı kültür zenginliklerini bu güzellikleri çıkar, menfaat ve EGO zihniyetleri için besleyerek bu kaygan mesajlarını başka yöntemlerde kötü zihniyeti besleyerek kullanmaya çalışırlar.

Diyalogu kavramayan ve bilerek istemeyen bireyler, guruplar, toplumlar ve siyaset meydanlarında sarf edilen edebiyat lafazancıları, lafta diyaloga evet, perde arkasında hayır! İletişimleri saklı kalmaktadır. Diyalog doktrin felsefesi kelime itibarıyla çok önemli bir kavram olarak dünyayı küresel olarak sarmıştır. Diyalog olmadan hiçbir şey çözülmez. Filistin devrimcisi, Yaser Arafat uluslar arası bir terörist olarak tanılıyordu. Filistin Ulusal Kurtuluş Mücadelesinde verilmeyen taleplerin için İsrail’e karşı silaha sarıldı. Bu sadece Filistin toraklarında olmadı, dünyanın birçok ülkelerinde talepler yerine gelemeyince en son silaha sarılma yolu denenmiş oluyor. Keşke medeni kültür diyalogu yaygın olmuş olsaydı, silaha sarılma olanağın modeli hiç olmazdı. Bıktırılan ezen ulus, son çareyi diyalogla başaramayınca ezen ulusa karşı tavır alır.

Bu son günde Filistin lideri Mahmud Abbas Filistin’in bağımsızlığı ve BM’lerde üye olması için başvuruda bulundu. İsrail ve ABD Abasın başvurusunu veto ile karşıladı. Abbas’ın tutumunu itemeyen ABD Ortadoğu’yu yenidünya düzeyinin rayına oturtmadığı için, Ortadoğu’yu savaşa körüklemektedir. Bu coğrafyada en önemli somut görünen ülke ve problemli olan Kürdistan bölgesidir. Filistin tek bir İsrail’le problemli iken, Kürdistan bir tam ‘’Ada’’ gibi koca dört ülke arasında gururla mücadelesini vermektedir. ABD’nin aritmetik hesabı Kürtlere uzun bir vade ile savaşı devam etmeye müsaade etmiştir. Bu ortamda çıkarlar, taraflardan alıp taraflara takviye ederek denkleşmeleri sağlamaya çalışırken, iki taraflı beslenmeler de terazileştiriliyor. Biz Kürtler istesek veya istemezsek de bu isteğimizin dışında olan bir emperyalistçe gelişme metodudur.

ABD, Londra ve İsraildünya haritasını çiziyor ve siyasi olarak da veto ediyor. Ticaret-ekonomi denkleşmesi ayarlandığı zaman, yerel kaynakların kontrolü de bu üç aç kurtlar üçgen-inde paylaşıyor. Görünen şu var ki, biz aptal ‘’Ortadoğu’’ ülkelerin insanları içten kanlı kemirmelerle iç savaşı sürdürecektir.

Demek ki diyalog insanları bir araya getirir ve yakınlaştırır. Bazı diyalogların iletişimleri kıvılcımlaşınca, iki tarafı (partnerleri) hüsrana bile götürür. Ezen ulus karakteri kendi öz milletinden başka, başkalarıyla diyalog istemezler ve karşıdırlar. Ezen Ulus, tek ideoloji ile hâkimiyetini devlet tepesinde sürdürdüğü için, kendi ırkındaki demokratlara ve devrimcilere bile tahammülleri olmaz, gerektiğinde hapis ve idam sehpaları onlar için de her an hazırdır. Çünkü bu tek tipli zihniyetliler kendi dışında başkalarını istemezler. Kemalizm diktatörlüğündeki tek ideolojik hâkimiyet hala Türk ÜNİTER sistemi bu uygar ve medeni çağda askerler dipçiğinde hala devam ediyor.

Global diyalog kültürü geliştikçe, Türk devletinin tutumunu hazmetmeyecek ve zamanı gelince tepeden bastırıp Ankara’yı dağıtacak. Kemalizm diktatör-yal hegemonyası da Sovyetler Birliğinde olduğu gibi Lenin, Stalin’lerin heykelleri parçalandığı ve Balkan’da liderin alaşağı edilip diktatörlüğe son verildiği gibi. Türkiye’de uğursuz M. Kemal’in heykeli yıkıldığında ikinci bir demokratik cumhuriyet yasası değişerek halkın ayağına gelecek ve bu değişimle az da olsa demokrasi yolunu açacaktır.

Kuzey ve Güney İrlanda’lar yıllarca kan döktüler, ne oldu eninde ve sonunda diyalogların iletişimiyle almış oldukları demokratik taleplerle huzur içindeler. Bu diyalog görüşmeden sonra, Büyük Britanya coğrafyasında huzur içinde yaşam birliklerini birlikte kaderlerini paylaşmaktadırlar. Sosyal Kültür seviyesi yüksek olan ülkelerde diyalogların pekleşmesi yüksektir, diyalogu reddeden ve barışa karşı gelen ve Türk devleti gibi diyaloglardan kaçan ve korkan ülke yenilgiye her an için yıkılmaya mahkûmdur.

Türkiye’de Kürt sorunu ta Osmanlı döneminden beri kan gövdeyi götürüyor. Bu kanın dökmesini önleyen tek bir varlık varsa, diyalogu ısrar eden ve diyalog arayışını sağlayacaklar yine Kürtlerdir. Bu son gündemde savaşı dayatan ve diyalogu istemeyen, barışa kılıç çeken yine Türk devletidir.

Türk devleti Kürtleri iki kurşunla vuruyor;

Birincisi, İslam-i kurşun,

İkincisi ise Kemalizm ideolojik kurşunla Kürtler hedefte.

Türk devleti kurulduğunda beri asker diktatörlüğü fiiliyatta hayatını sürdürerek sivil toplum kuruluşların gelişmesine engel olmuştur. Felsefi kavramlarda düşünürlerin demokratik amaçlı çalışmalarını da hapsetmiştir. Diyalog tamamen pranga kelepçelerine endekslenince Türkiye’de olma olanakları engellenmiştir. Türk sınırlar dâhilinde Kürt ve Kürditan kelimelerin sözcükleri tartışılıyorsa, müzakereleri varsa, bu Global Kültürün gelişmesi ile başlamıştır. Aynı zamanda Kürtlerin evrimdeki gelişmeleri ve Kürdistan Ulusal Mücadele gelip Türk devletin kapısına dayatmıştır. Türk devletin ÜNİTER sistem alanı ve içeriğindeki homojen daralmıştır. Gazlanan Balon havalanarak bu balonu aşağı alması mümkün değil.

Daha düne kadar birbirlerine tahammül edemeyen Kürt siyasetçileri günümüzde diyalogu pekleştirerek güç birliğini oluşturdular, bir arada aynı konsepti, (kavram) aynı duyguları birlikte paylaşıyorlar. Birlikte Kürtleri temsil eden Milletvekili oldular, hayırlarına birkaç demokrat Türkleri de içine aldılar. Bundan da büyük gelişme beklenmezdi, gördük… Kürt çocukların bir yaşındakiler bugün 31, on yaşındaki gençler 40 yaşlarında kendilerini savaşın içinde gördüler ve yaşadılar. Bu Kürdistanlı gençlerimiz Türk ordusunun önünde korku perdelerini yendiler. Bundan sonra bu yetişmiş ve hayatla yoğrulmuş insanları durdurtmak ne kadar mümkün değilse, Kürdistan Ulusal Kurtuluş Mücadelesini de durdurtmak mümkün değildir. Dünün çocuğu, ateşle barut arasında büyüyen Amed Belediye Başkanı Sn. Osman Baydemir ve BDP Genel Başkanı ve Milletvekili Selahattin Demirbaş’ların bugünkü konumları çok önemlidir.

Türkiye tarihinde görülmemiş olayı yaşıyoruz;

12 Haziran’da seçilen 36 Kürt Milletvekilleri haklı veya dolaylı haklı olamayan tavırlarıyla hala TBMM’ne gitmediler. Bu protesto doğrudan doğruya Kemikleşmiş Kemalizm ideolojisinin hegemonyasındaki bel omurga kemiğini kırmıştır. Sebepler ne olursa olsun ve hangi tarafa çekiliyorsa çekilsin savaşta büyüyen ve yetişen Kürt çocuklarımızın başarısıdır. PKK defalarca ‘’Ateş-Kes’’ ilan etti ama, taktik veya başka maksatlarla. Türk devleti, devlet olarak PKK ile diyalogu tanımayarak dağları tararken bir taraftan da Kürdistan’da Belde temsilcileri olan Belediye Başkanlarını hapis etti. Kürt çocuklarını vurdu ve öldürdü, katliamları gerçekleştirdi. Sırf Kürtlerle diyalog olmasın diye bin dereden bahaneler arayarak diyalog sınırına kırmızı hat çekerek BARIŞ’ı engelleyerek karşı savaş başlattırdı..

Vizyon olarak siyasi alanlarını rantçılık pazarına döndüren Türk devleti ve mekanizması olan İktidar AKP, demokratik üslubunu kötüye bile bile kullandı ve kullanıyor. Kürtler bu anti demokratik uygulamaya karşı itibarını artırarak, Misyon’unu gelecekte stratejik bir zemin hazırlayarak kazanımlarını elde edecektir. Suçlamalar ve tehdit-karcılık vaade para etmediği için, sahte Cumhuriyeti kuran ve halkların çıkarını alt-üst eden devlet ve ırkçı guruplar ve ordusu, Polisi, Jandarması ve faşist kitleleri bir daha da mağdur Kürtlerin önünde eskisi gibi ses çıkarıp haykırmayacaktır. Savaşı uzatan ve dış mihraklardan aldıkları silah, para ve başka malzemeler, Türk devletine yaramayacaktır. Dün ordudan korkan, Türk aydınları, dolaylı yönden ordunun tutumuna karşı gelirken, Kürt toplumuna iyi görünmek için oportünist (fırsatçı) çizgi tutumlarından dolayı vaaz geçmemektedirler.


Sevgi ve Saygılarımla

Kutbettin Özer

KutbettinO@t-online.de



























Copyright © KURDISTANA BAKUR-BIJI KURDISTAN Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2011-09-27 (811 Okuma)

[ Geri Dön ]



Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution