Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   Gesellschaft für bedrohte Völker/PRESSEMITTEILUNG Göttingen   Haşdi Şabi ve Irak’ın 'Kerkük seferi' ne idi ne değildi?   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN   Hüseyin Akıncı:Yetersizlik, İhanetin Kapısını Açan Anahtardır   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (09) HER BÎJI KURDİSTAN   Bagdad-Angriff auf Kurden in Kirkuk   Bülent Tekin:YAZAR BÜLENT TEKIN ILE SÖYLEŞI   Son dakika! Barzani'den Kerkük açıklaması   Dr. Cherly Benard:Kürdistan, Amerikan bağımsızlık tecrübelerinden neler öğrenebi   Dr.İsmet Turanlı:Tarihten korkmayanlar, utanmayanlar
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

Son Eklenenler

 
Gesellschaft für bedrohte Völker/PRESSEMITTEILUNG Göttingen


PRESSEMITTEILUNG Göttingen, den 20. Oktober 2017-18.10.2017
Irak: Religiöse Minderheiten geraten zwischen die Fronten - Christen und Yeziden droht neue Islamisierungsgefahr durch schiitische Milizen

Gesellschaft für bedrohte...
Haşdi Şabi ve Irak’ın 'Ke...
YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) ...
Hüseyin Akıncı:Yetersizli...
YENİ HABER, NÛÇA NÛ (09)...
Bagdad-Angriff auf Kurden...
Bülent Tekin:YAZAR BÜLENT...
Son dakika! Barzani'den K...
Dr. Cherly Benard:Kürdist...
Dr.İsmet Turanlı:Tarihten...
[ Devamı Haberler Bölümünde ]

.

 
    GÜNCEL
    Dr.İsmail Beşikci:Tüm Kürdler 'Bayrağımız ..


Dr.İsmail Beşikci:Tüm Kürdler 'Bayrağımız ..


   Dr.İsmail Beşikci:28 Devlet Bağımsız K..

   Dr.İsmail Beşikci:Hasta Adam..

   DARBE HAKKINDA YAZARLARIN FARKLI GÖRÜŞ..

   DAXUYANIYA NAVENDA PENA KURD LI SER BÛ..

   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURD..

 
    MAKALE
    Rojnews, haber Editörüne..


Rojnews, haber Editörüne.-08.04.2017
Siz sürekli Gü..


   GÜNEY KÜRDİSTAN’IN KAZANIMLARINI KORUY..

   Kutbettin özer:OHAL’DE Referandum!<..

   Kutbettin Özer:GÜNEY KÜRDİSTAN’IN KAZA..

   Kutbettin Özer:SEKİZ MART KADINLAR GÜN..

   Kutbettin Özer:Geri Zekâlı, Emin Çö..

    KURDİ
    Sêvê Evîn Çîçek’in Eserleri;Yazar ve Araşt..

Sêvê Evîn Çîçek’in Eserleri / Yazar ve Araştırmacı,-25.01.2013 ..


   Kitêba çîrokan ya Fatma Savci..

   Zinar Soran/ PDKT û Çend Bûyerên Balkê..

   PSK-Berpirsê Bûyerên Amedê Hikumet Bi ..

   Romana nû ya Zeynel Abidîn,« SAR »derk..

   Mamoste Marûf :MİT 'A DEWLETA TIR..

 
    DÜNYA GÜNDEMİ
    Son dakika! Barzani'den Kerkük açıklaması..


Son dakika! Barzani'den Kerkük açıklaması-19.10.2017 ..


   Kürt profesörden Barzani’ye Tarihi Mek..

   Kutbettin Özer:Dr. Said Çürükkaya unut..

   Dr.Sosyolog Ismail Beşikçi:28 Devlet B..

   Halil Sipan:''Müttefiklerimiz bir anda..

   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (09) HER BÎJI KURD..

    EKONOMİ
    YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTA..


01)Kürdistan’da traktör fabrikası kuruluyor-31..


   Kürdistan Bölgesi 75 bin varil petrol ..

   Ümit Boyner: Erkler kavgasını dehşetle..

   Wal Street eylemcileri Davosu bast..

   Fitchten Avrupaya not darbesi!..

   9 ülkeye not darbesi!..

 
    EGİTİM
    Hesen Huseyîn Denîz: Swîsre / Hîndekariya ..


Hesen Huseyîn Denîz: Swîsre / Hîndekariya kurdî dest pê kir-05.09.2016
<..


   Hesen Huseyîn Denîz:Li Swîsre bawernam..

   Xwendekarên zurichê şehadetname sitend..

   Weqfa Ismail Beşikçi (WIB) yek sali..

   Heval GOYİ:Zimanê min..

   BANGA ZIMANÊ KURDÎ..

    KÜLTÜR - SANAT
    Dr. Zerdesht Haco (Dr. Zaradachet Hajo):Bi..


Dr. Zerdesht Haco (Dr. Zaradachet Hajo):Bipêşveçûna dîrokî ya zimanê kurdî û hin taybetm..


   CEJNA WÊ, ÊYDÎ A REMAZAN Ê BÎ DÎL Û CA..

   Pirtûka nû ya Zeynel Abidîn ya bi navê..

   Zeynel Abidîn:XWENAS-5 derket..

   Festival-Karlsruhe'de / NÛÇA NÛ-YENİ H..

   Tekrar Varto’ya Gelmek İstermisiniz?..

 
    MEDYADAN
    Gesellschaft für bedrohte Völker/PRESSEMIT..


PRESSEMITTEILUNG Göttin..


   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURD..

   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (09) HER BÎJI KUR..

   Bagdad-Angriff auf Kurden in Kirkuk..

   Bülent Tekin:YAZAR BÜLENT TEKIN ILE SÖ..

   PRESSEMITTEILUNG Göttingen, den 17. Ok..

    RÖPORTAJ
    Xanım Mılan:Prag’da bir Diarıbekirli, ısma..


Xanım Mılan:Prag’da bir Diarıbekirli, ısmarlama..


   Ömer Özmen:İBRETLİK BİR RÖPORTAJ..

   Ömer Özmen:BİR RÖPORTAJ BİR MESAJ.Deng..

   Özmen:KURDİSTAN AKTUEL İLE RÖPORTAJ ..

   Seyîdxan Kurij:Prof. Golmorad Moradî, ..

   Arif Altunkaynak’ın Av. Medeni Ayhan i..

 
    SİYASET
    Haşdi Şabi ve Irak’ın 'Kerkük seferi' ne i..


Haşdi Şabi ve Irak’ın 'Kerkük sef..


   Hüseyin Akıncı:Yetersizlik, İhanetin K..

   Dr. Cherly Benard:Kürdistan, Amerikan ..

   Dr.İsmet Turanlı:Tarihten korkmayanlar..

   Serbılınd:KÜRDISTANIN KALBI KERKUK ŞEH..

   Îbrahîm Güçlü:LI HEMBERÎ KURDISTANÊ Û ..

    SPOR
    'Kürdistan Bağımsız olursa, FİFA'ya üye..

'Kürdistan Bağımsız olursa, FİFA'ya üye ..

   Real Madrid Kürdistan bölgesinde okul ..

   Dalkurd takimi Isveç 1.Ligine çık..

   Bolt'tan bir rekor daha..

   Muhammed Ali hayır gecesi düzenle..

   Kürdistan Futbol Ligi kuruldu..

 
    TEKONOLOJİ
    İbrahim Güçlü: Haşim Kılıç: DKP / HAK-PAR,..

İbrahim Güçlü: Haşim Kılıç: DKP / HAK-PAR, Yeni Anayasa, Kürtler ..

   Araştırmacı-Yazar:Şakir Epözdemir:YAVU..

   Google geçmişinizi silmeyi öğrenin..

   KÜRDİSTAN / AKÇAKALE TARİHİ..

   ''FARQÎN'Lİ ŞÊX FAXRİ BUKARKÎ'NİN ..

   Windows 8 hız testini geçti mi?..


 
Güncel

01)Haber/K.Özer’den, Pirsûs'ta bombalı katliam-21.07.2015

Riha (Urfa)'nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde yapılan katliam saldırısı sonucu 31 kişi şehit, 200 üzerinde yaralı bütün dünya kamuoyunu ayağa kaldırdı.

Patlama saati 12.00’de meydana geldi ve en az 31 kişinin hayatını kaybetti ve 20 üzerinde yaralı olarak hastanelere kaldırıldı. Doktorlardan ilk olarak olay yerine giden Bayan Doktor şokeye uğradı.

Patlama, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu'na (SGDF) bağlı gençlerin, yeniden inşa çalışmaları için Kobani'ye geçmek üzere toplandıkları Amara Kültür Merkezi’nde gerçekleşti.

SURUÇ KATLİAMI UNUTULMAYACAK!!!

Suruç'ta gençlerimiz sınırı geçip Kobane' ye varmak için saati bekliyorlardı. Katliam daha öncen planlandığı için Gençler bilinçli olarak korumasız bırakıldılar.

Yakınlarında hiç bir asayiş görevliler yoktu. Devletin Kontraları, derin devletin katliamcıları, TIM ve istihbaratları meşhur AKP'nin yandaşları İslami DAIŠ canlı bombacıları çoktan bu delikanlı Gençlerin arasına sızmışlardı. Erdoğan, nasıl ki Dolmabahçe anlaşmasını tek tek izleyip biliyordu ise, Suruç'taki katliamın olacağını da biliyordu.

Türkiye Misak-i Milli sınırlar dâhilinde en az 5 milyon kadar insan'' Suruç'taki katliama sevinmiş ve içten alkış tutmuşlardır. Elbette bunun yanında üzülenler de vardır. Bu katliamda en çok etkilenen ve üzülenler Kürtler ve Kürtlerin dostlarıdır.

Dostlar, şunu iyi bilmiş olsunlar ki Kürtlerin Kürtlerden başka bir de insan olan dostları vardır. Kürtlerin bir lümpenini Düşmanın bir cumhurbaşkanına değiştirmem. Lütfen, Türk Devletine; idari ve siyasi kurumlarına güvenmeyiniz.

HDP büyük bir başarıyla Meclise 80 Milletvekili çıkarttı. Erdoğan yine hortlandı ve ırkçı, inkârcı ve imhacı M. Kemal'in tekçi ilkelerini dile getirerek sarılmaya başladı. Tek dil, tek ulus, tek devlet ırkçı ilkesi direkt HDP’ ye bir tehdit ve S. Demirtaş'a baskı yaparak ''Kandili'' silahı ile birlikte dağdan indirip teslim edeceksin. Bu doğrudan doğruya HDP’ye devlet baskısını uyguladı.

Erdoğan ve A. Davutoglu HDP’ yi hiç bir zaman muhatap gözüyle bakmadı, muhataba alma niyetini alayımsı bir eda o alışık devlet karakterini ortaya koydu. Bu devlet tavrın perde arkasında Gençlerin arasına katili örgütleyerek bu acımasız katliamı Gerçekleştirdi. Bakmayın sız devlet ağzıyla katliamın kınanması sadece sözdedir.

Katledilen canlar çok gençlerdi. Yarının demokrasi ve Barišin umudunu taşıyorlardı. Kimi Meslek sahibi ve kimi okuyanların Anne, Babaları ve eşlerinin büyük bir umutla yolarını bekliyorlardı.

Gerçekte Kürtler, huzura kavuşmak istiyorlarsa Kürdistan coğrafyasında kendi idaresini gerçekleştirmek zorundalar.

Türk devletin bütün egemen kurumları, Kürdistan'ın toprağından çıkıp gitmelidirler. Tekrar vurguluyorum; Kürtlerin mutlaka kendi kurumları olmalı ve ekonomik açıdan da tam Kürdistan bağımsızlığına kavuşasıya kadar her bir Kürt de dişini sıkmasını bilmelidir.

Suruç'taki katliamı lanetliyorum, gerçek katiller ve azmettiricileri bir an önce otaya çıkartılmalı. Tüm şehitlerimize ve Kürt halkına başsağlığı diliyor, yaralılara da acil şifalar diliyorum.

Yaşasın Bağımsız Kürdistan...

Birileri Kürdistan’ın kazanımlarını istemiyor ya da kıskanıyor.

Galiba, egemen sömürgeci uzmanları gibi kollarını yukarı sıvamışsın, alt yapı Güney Kürdistan tabanında yerine oturmuş, % 98'i Bağımsız Kürdistan taraftarı ve bağımsızlığa yana. Bağımsız olduğunda, ‘’Ekonomik’’ gelir kaynağın bütçesi halkını besler ve artar bile.

Bunu ben demiyorum, uluslar arası Jeoloji Uzmanları ve Kürtlerin birlikte incelemeler sonucu, Güney Kürdistan’ın yeraltı ve yer üstü kaynakların ekonomisi oldukça yüksek düzeyde güçlü potansiyeli vardır. Hatta komşu ülkelere bile kredi verecek kadar geliri vardır.

Güney Kürdistan günden güne geliştikçe petrol satışı da artıyor. Alt taban günden güne daha yakınlaşma ve uluslaşma iradesi gelişiyor. Siz galiba üsten ve aldığınız yüzeysel ilişkileri hala 2001’leri anımsatıyorsunuz. Galiba bağlı olduğunuz Örgüt ideolojisine göre belirlemelerde bulunuyorsunuz. Güneyin konumunu bilerek veya bilmeyerek bu sayfayı doldurmak istediniz. Bir şeyi yazdığınızda belgeli ve içi dolu bilginiz yoksa bilirkişilerden sorar öğrenirsiniz. Gerektiği zaman yardımcı olmaya çalışırım.

İçinde bulunduğum meseleyi çok iyi bildiğim için sizi uyarıyorum. Duyarak ve medyalara bakmadan bizzat kendiniz araştırma yaparak bilgi etmenizi talep ediyorum. Vicdanınız sizi rahatsız edebilir. Ki, çamur at ama ‘’IZ’’ bırakma...

Artık yeter Kürtlerin sizlerden çektiği,

Türk Faşist devletine DUR! Demek için bütün Kürtleri bir Cephede birleşmesini talep ediyorum. Bakın bu canilik, bu barbar, bu canice Kürtlerin kanına girenlere karşı dik durmanız en önemli faktörlerden biridir.

Cudi Dağı, Suruç, Kobani, Şengal katliamları gerçekleştiren Türk devleti ve mekanizması olan İktidarıdır. AKP'yi yargılıyor ve Partinin kapanması için kapatma kararını bekliyorum.

Katilleri kınıyor ve lanetliyorum
Bomba patlama yeri,

Videoyu izlerken yanılmazsam pankartların tam ortasında patlama hâsıl oldu. Bu eylemi Gerçekleştiren Türk derin devleti ya da DAİŞ faşistlerin canlı bomba adamları olduğunun kanısındayım. Allah yapanın belasını versin.

Suruç katliamı, Kobani katliamı, Şengal katliamı, Bobroski katliamı ve Cudi Ormanların yakılma katliamları bir bir orta çıkacak.

Türklerin Cumhurbaşkanı BEGİ,

Madem sen Suriye'nin Kuzeyi ve Türkiye'nin Güneyinde öfkelenen Erdoğan, Güneyimizde Kürt devleti kurulmayacağına dair müsaade etmeyeceğim, ne pahasına olursa olsun, yemin ettin, mutlaka SURUÇ, CUDİ, katliamını gerçekleştiren zat olan siz ve sizin desteklediğiniz, katil, faşist, terörist IŞİD ile birlikte bu katliamı gerçekleştirdiniz. Bu kadar insanların kanına siz de girdiniz. Kısa zamanda size de hesap sorulacaktır.

LANET OLSUN KAHROLSUN DAİŞ VE TÜRK DEVLETİ. BİR DE KALKMIŞIZ TÜEK DEVLETİN MECLİSİNDE TÜRKLERE DEMOKRASİ GETİRMEYE ÇALIŞYORUZ.
YAZIKLAR OLSUN.
SURUÇ'TAKİ KATLİAMI KINIYOR LANETLİYORUM.

Kutbettin Özer

02) HDP’li vekilden 2’nci Barzani çıkışı–21.07.2015

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır milletvekili Nursel Aydoğan, “Tercihimiz bağımsızlık” diyen Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani’ye karşı sessiz kalan Türkiye yönetimini eleştirdi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır milletvekili Nursel Aydoğan, “Tercihimiz bağımsızlık” diyen Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani’ye karşı sessiz kalan Türkiye yönetimini eleştirdi.

Nurel Aydoğan, Twitter hesabından paylaştığı mesajında, “Dün Syn barzani bağımsızlık dedi. Cmbş ses yok. Ama rojavada özerklik için tehditler yağdırıyor. Bu iki yüzlü AKP politikasını görün” diye yazdı.

Aydoğan, geçtiğimiz günlerde, bir televizyon programında, Türkiye’nin Rojava Kürdistan’ı üzerindeki politikalarını değerlendirirken, “Gücünüz yetiyorsa Güney Kürdistan’daki oluşuma müdahale edin” demişti.

Rûdaw’ın HDP içerisindeki kaynaklardan elde ettiği bilgilere göre, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, bir toplantıda HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan’ın Kürdistan Bölgesi için sarfettiği sözlere sert tepki gösterdi.

Demirtaş’ın toplantıda Nursel Aydoğan için “Ağzından çıkanı kulağın duysun. Güney de bizim, Rojava da bizim” dediği öğrenildi.

İki yıl önce Başkan Mesud Barzani’nin Diyarbakır’a gelişi ile ilgili olarak, HDP İstanbul milletvekili Sezai Temelli, twitter hesabından, Küba lideri Fidel Castro’nun “Şayet düşmanın seni övüyorsa, mutlaka sende bir puştluk vardır” sözlerini paylaşmıştı.

Tweette Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başkan Barzani, Şıvan Perwer ile İbrahim Tatlıses’in bulunduğu bir fotoğraf karesi de yer alıyordu.

Temelli’nin hakaretlerine sosyal medyada tepki gösteren Kürtler, protesto mailleri göndermişti. Tepkiler üzerine twitter hesabından özür dileyen Temelli, şunları yazmıştı:

“İki yıl önceki bir twitim bana da temsil ettiğim değerlere de, partime de yakışmayan ve maksadını aşan bir üslup içeriyordu. Düzeltiyor ve üzdüklerimden açıkça özür diliyorum.”

Kürdistan Bölgesi’nde “başkanlık süresinin uzatılması” konusunda çeşitli basın kuruluşlarına demeç veren bazı HDP milletvekilleri, Barzani’nin başkanlık süresinin uzatılması taraftarı olduklarını deklere etmişti.

Sözkonusu milletvekilleri arasında Dengir Mir Mehmet Firat, Seher Akçınar Bayar, Adem Geverî, Mahmut Celadet Gaydalı ve İmam Taşçıer de bulunuyor.

03) KDP: Şiddetle kınıyoruz –21.07.2015

Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Parlamanto Gurbu,Rıiha´nın Pırsûs ilçesindeki patlamayı kınadı.Kürdistan Parlamentosu KDP Grubu tarafından yapılan yazılı açıklamada Pırsûs’taki saldırı kınandı ve hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilendi.

KDP tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi:“Urfa’nın Suruç ilçesinde bugün yapılan saldırıdan dolayı büyük üzüntü duyuyoruz.

Patlama sonucunda ne yazık ki onlarca masum insanımızın şehit düştü.

Masum insanları hedef alan bu insanlık dışı terör saldırısını sert bir şekilde kınıyoruz.”

Açıklamada saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar dilendi. Kaynak:Rûdaw

04) IŞİD’den Parlamento Başkanı‘na tehdit! –21.07.2015

Irak Parlamento Başkanı Selim Cuburi’nin IŞİD tarafından ölümle tehdit edildiği bildirildi.

Irak Parlamento Başkanlığı Ofisi’nden bugün yapılan yazılı açıklamada, Selim Cuburi’nin IŞİD tarafından tehdit edildiği belirtildi.

IŞİD’in Parlamento Başkanlığı'na yolladığı bir videoda, Sunni olan Cuburi’nin Şii ve Sünniler arasında ajanlık yaptığı ileri sürüldü.Başkanlık Ofisi’nin açıklamasında Selim Cuburi,“Yapılan suçlamalar asılsızdır.

Her durumda görevimin başında kalmaya ve halkıma hizmet etmeye devam edeceğim” ifadelerini kullandı.

05) Kuzey Kürdistan’ı Bekleyen Tehlike: İŞİD veya EL Kaide –21.07.2015
Ali GÜLSOY

İŞİD’in Kuzey Kürdistan’da Kürdistan halkının özgürlük taleplerine karşı kullanılması niyeti yavaştan belirginleşiyor ve su yüzüne çıkıyor.

Sondan başlayarak izah edelim. El Kaide Afganistan’da Vahhabi-Selefi çizgideki kadrolar tarafından kuruldu. Bu kadroların ilmi, ameli ve itikadi yönden bir karşılığı vardı. Yöntemleri yanlıştı ama anlaşılır türden tepkiler veriyorlardı. Amaçları ABD ve onun yedeğindeki batıyı İslam ve özellikle de Arap-İslam coğrafyasından kovmaktı ve bu hedefi gerçekleştirmek için bir yol haritaları vardı.

İlkin ABD’nin askeri ve stratejik hedeflerine saldırdılar ve bu saldırılar ikiz kulelerle zirve yaptı. Sonrasında; Pakistan, Suudi Arabistan, ABD ve Türkiye, Almanya ve diğerleri El Kaide’ye sızarak ve kendi El Kaidelerini kurarak içini boşalttılar. Şu anda El Kaide yoktur veya çok zayıftır. İstihbarat örgütlerinin ve devletlerin oyuncağı gruplar vardır; çarşılarda, Pazar yerlerinde, camilerde, kiliselerde bomba patlatan ve objektif olarak terör kapsamına giren eylemler ve gruplar söz konusudur.

El Kaide’nin ölüm döşeğinde fişini çeken ise İŞİD oldu. Şiddeti tırmandırarak, Ezidilere, Kürtlere, tarihe, insanlık değerlerine saldırarak, İslami ilkeleri çiğneyerek, kadınları aşağılayarak tam bir rezalet sergiledi. İŞİD Saddam artığı kadroların, Şii, Kürt, gayrimüslim karşıtlığını ustaca kullanıp, işgalleri de bahane ederek sergilediği vahşetlerle; insan türünün içindeki en ilkel, vahşi, hayvani, habis duyguları din veya İslam adına kullanılmasını sağladı.

Elbette İŞİD geçicidir, lakin etkileri yüzlerce yıl sürecektir. Şu anda da İŞİD’in Kuzey Kürdistan’da Kürdistan halkının özgürlük taleplerine karşı kullanılması niyeti yavaştan belirginleşiyor ve su yüzüne çıkıyor.

Doksanlı yıllarda PKK-Hizbullah çatışmasıyla Kürdistan’ı viraneye çeviren Türk devleti, bu iki yapının eksik bıraktığını JİTEM eliyle tamamlarken; bugün de Hüda-Par, Hizbullah ve PKK üzerinden kardeş kavgasını çıkarmak için çok uğraştı. Bu uğraş on yıldır kesintisiz devam ediyor ama PKK ve Hizbullah bir türlü devletin istediği tarzda, kıvamda kavgaya tutuşmuyorlar.

Daha ziyade de Hizbullah ve Hüda-Par’ın dirayetli, sabırlı ve temkinli tavrı istenilen sonucun hâsıl olmasını engelliyor ve Türk devletinin heveslerini kursağında bırakıyor. Ancak devletin elinde önemli bir koz vardır. O da Rojava, Şengal’deki vahşi saldırıların benzerini Kuzey Kürdistan’da ama farklı bir tarzda, ‘dinsiz PKK’ ile savaşma adı altında tezgâhlamak istiyorlar.

Kurumlarda, pazarlarda, mitinglerde bombalar patlatmak ve Kuzey Kürdistan’ı Afganistan, Suriye veya Irak haline getirme projesini yürürlüğe koymak istiyorlar. Bunu ne zaman yaparlar; Kuzey Kürdistan’ın elden çıkacağını düşündükleri anda, ya benimsin ya da kara toprağın mantığı gereği.

Bunun çaresi olmalı ve vardır. Hizbullah ve PKK el ele vermeli, Hüda-Par ve DBP ittifak yaparak bu cani, insanlık düşmanı, kirli işlerde kullanışlı, istihbarat örgütlerinin oyuncağı şebekeyi engellemelidirler. Diğer Kürdi yapılar da bu ittifaka yardımcı olmalıdır.

Bu İŞİD denen cehennemin köpekleri, İmam Ali’ye dil uzatacak kadar İslam ve Ehli Beyt düşmanı, Kur’an düşmanı ve Peygamber düşmanıdır. Geleneği, alimleri, müçtehitleri, Ehli Beyti, bizzat peygamberi baypas ederek, Kur’an-ı sathi, keyfi yorumlayarak hamakat örneğini sergilemektedirler.

Kur’an'ın “Fekku Rakebek” yani “Köleleri azad edin” fermanını bile tersine çevirerek, “Köleleştirin” şeklinde pratize etmektedirler. Hiçbir ayet veya hadiste köle edinmenin sevabından, erdeminden bahsedilmez, tersine kölelerin azad edilmesi emri başlı başlına bir ayettir. Ayet iki kelimedir ve kesin emir içerir.

Meskun mahallerin harap edilmesi, Ezidiler gibi sulh ehline saldırılması, hür kadın ve erkeklerin köleleştirilmesi, çocukların kaçırılması gibi yüz kızartıcı suçları işlerken bile; her milletten, coğrafyadan sırtlanları, şehvet düşkünü erkek ve kadınları, ganimet düşkünü habisleri kendilerine çekebiliyorlar maalesef.

Kadınları, çocukları mal gibi, ganimet sayarak pazarlarda satmak, Emevilerin İslam’a karşı devrim sürecindeki uygulamalarını İslami bir fiiliyat olarak kabul etme garabeti, Allah’a, Peygambere, Ehli Beyte ve tüm Müslümanlara ihaneti içeren bir süreç.

Evet, Kuzey Kürdistan halkı uyanık olmalı ve asla Hüda-Par ile Hizbullah’ı İŞİD ile beraber anmamalı. PKK’nin kolaycılık olsun diye, hasmımı şeytanlaştırayım diye İŞİD’leştirme yapması asıl düşmana kamufle olma imkanı sağlıyor ve Kürt halkının kafasının karışmasını sağlıyor.

PKK de, Hizbullah da didişmeyi, ahmaklığı bırakmalı, asıl tehlikeyi, Kuzey Kürdistan’ın Suriye’ye dönme, taş üstüne taş kalmama tehlikesine karşı işbirliğine gitmelidirler.

Türk devleti de İŞİD kılıfıyla Kürdistan için yedekte tuttuğu ebleh projeyi rafa kaldırmalıdır. Alıştıra alıştıra, medyaya servis edilen haberlere de son vermelidir.

Biz Kuzey Kürdistan halkı ve siyasi çevreleri, dini çevreleri İslam, Kur’an, Peygamber ve Ehli Beyt düşmanı bu cehennemin köpeklerine yüz vermezsek mesele kalmaz. Herkes ve her çevre kendi bağlı olduğu yapıyı, çevreyi uyarmalıdır. İŞİD algısıyla hasmını vurma ahlaksızlığı son bulmalı ve gerçek İŞİD’e karşı önlemler alınmalıdır. Bu gerçek İŞİD zaten istihbarat örgütlerinin oyuncağıdır, bunu bilirsek sorun kalmaz.

Partilerimiz önceliği LGBT’ye değil; Kürdistan halkının huzuruna, kültürüne, aziz İslam dinine, barış dinine vermelidir.

İŞİD’i, pratiğini İslam’dan bilme küstahlığına da son vermeliyiz. İŞİD üzerinden öz kardeşlerimizi kötülemekten, Kur’an'a tavır alma ahmaklığından da kurtulmalıyız.

Kuzey Kürdistan halkı ve siyasi yapıları; Kürdistan tarihini, dinini, kültürünü, birliğini, ittifakını, barışını öncelemelidirler. Bir biriyle didişmekten uzak durmalıdırlar.

06) Kürdistan ve Dünya Basını ve Kamuoyuna–21.07.2015
Kobanê’deki ittifak ve birlikteliğin de gösterdiği gibi biz Kürtlerin ve Kürdistanlıların zaferi ittifakdadır.

Bismillahirrahmanirrahim
‘’Allah’tan geldik, tekrar Allah’a döneceğiz.’’

Bugün (20.07.2015) Urfa’nın Suruç ilçesinde vahşiyane bir bombalı saldırı yapıldı ve maalesef bu saldırıda can kaybı ve yaralılar mevcut ve yine maalesef bunların ekseriyeti de genç üniversite öğrencileridir. Öncelikle bu saldırıda şehid düşenlere Allah’tan rahmet ve mağfiret, yaralılara da acil ve hayırlı şifalar diliyoruz ve bu saldırının faillerini ve destekleyicilerini şiddetle lanetliyor ve kınıyoruz.

Kürdistan İslami Hareketi / AZADİ Hareketi olarak her zaman Kürdistan halkının maslahatına uygun olanı dillendirdik ve fiili olarak bu sorumluluğumuzu yerine getirdik ve Allah’ın izni ile yerine getirmeye de devam edeceğiz. Bu sebeple, 5 Haziran HDP mitingi saldırısıyla yeniden başlayan bu saldırı süreci, Kuzey Kürdistan’da yeni bir döneme işaret etmektedir.

Bu yeni dönemle birlikte Kürdistan işgalcileri ve Kürdistan halklarına düşman olanların kurguladığı tezgahları iyi tahlil edebilmeli ve görebilmeliyiz. Bu yeni dönemde Kürdistan’ın bütün siyasi ve sivil kuruluş ve oluşumları bütün saldırılara karşı tek ses olmalı, Kürt ulusu ve Kürdistanlıların maslahatı için ittifaklarını kuvvetlendirmeli ve güçlü bir ittifakla bu tür saldırılara cevap olmalılar. Bütün ideolojik ve politik çıkarlarını bir kenara bırakıp biran önce Kürt ve Kürdistanlıların ittifakı adına öncü olmalılar. Kobanê’deki ittifak ve birlikteliğin de gösterdiği gibi biz Kürtlerin ve Kürdistanlıların zaferi ittifakdadır. Biz de AZADİ Hareketi olarak Kürt ve Kürdistanlıların ittifakı konusunda üzerimize düşen vazife ne ise yapmaya hazırız. Açık bir şekilde şunu ifade ediyoruz: Kürt ulusuna ve Kürdistan ülkesine karşı bu tür saldırı ve zulüm nereden ve kim tarafından gelirse gelsin asla kabul etmeyiz ve her zaman karşısında olacağız.

Yine bu saldırı üzerinden de hiç kimse ve hiçbir taraf İslam Dinine düşmanlık ve karşıtlık göstermemeli. Çünkü Din-i İslam sadece zalimlere düşman olmamızı emretmiş ve biz de bu emre göre sadece zalimlere düşmanlık ederiz. Üstadımız Bediüzzaman Said-i Kurdi’nin de dediği gibi: ‘’Zalimler için yaşasın cehennem.’’

Bu vesile ile tekrar bu vahşi saldırıda şehid düşenlerin ailelerine başsalığı ve sabır, yararlılara acil ve hayırlı şifalar, şehid düşenlere de Cenab-ı Allah’tan rahmet ve mağfiret diliyoruz. Ve bu vahşi ve insalık dışı saldırıyı tekrar tekrar lanetliyor ve kınıyoruz. Cenab-ı Allah Kürt ulusunun, Kürdistan ülkesinin ve Kürdistanlıların yar ve yardımcısı olsun.

Yaşasın Kürdistan.

Hak Adalet ve Hürriyet İçin Kürdistan İslami Hareketi / AZADİ Hareketi
/ Diyarbekir

07) Dünyanın gündemi Suruç katliamı –21.07.2015
Dün Urfa’nın Suruç ilçesinde düzenlenen bombalı saldırı birçok ülkenin ve liderin gündemini oluşturdu.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, saldırısıyı kınayarak hiçbir gerekçenin sivilleri hedef almayı meşru gösteremeyeceğini söyledi.

BM Genel Sekreterlik Sözcülüğü’nden yapılan açıklamaya göre, saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınları ile ve Türkiye hükümetine taziyelerini sunan Genel Sekreter Ban Ki-Moon, saldırının faillerinin bir an önce yakalanarak yargı önüne çıkarılmasını umduğunu belirtti.

BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, gazetecilerin sorusu üzerine, saldırıyı IŞİD'in düzenlediğine yönelik duyumlar olduğunu ancak henüz bu iddiaların doğrulanmadığını söyledi.

ABD: Alçak terör saldırısını kınıyoruz

ABD'nin Ankara Büyükelçiliği’nin Twitter hesabından yapılan açıklamada, “Suruç'ta düzenlenen ve masum insanları hedef alan alçak terör saldırısını kınıyoruz, saldırıda yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz" ifadesi yer aldı.

Almanya: Şiddetle kınıyoruz

Almanya Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier yaptığı yazılı açıklamada, Suruç'taki saldırı haberini aldığında dehşete düştüğünü söyledi.

Bakanı Frank Walter Steinmeier, "Failin özellikle gençleri hedef almasından ayrıca dehşete düştüm. Bu menfur eylemi şiddetle kınıyorum" diye belirtti.

Fransa: Türkiye’nin yanındayız

Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius da Suruç’taki saldırısıyı şiddetle kınadı.

Fabius yaptığı yazılı açıklamada, "Suruç’ta meydana gelen, çok sayıda insanın ölüme ve yaralanmasına yol açan intihar saldırısını şiddetle kınıyorum" dedi.

Saldırıda ölenlerin ailelerine başsağlığı dileyen Fransız Bakan, "Fransa, terörle mücadele işbirliğimizin bir kez daha önemini gösteren bu saldırı karşısında Türkiye’nin yanındadır" mesajını iletti.

İngiltere: Saldırı korkunç

İngiltere Dışişleri Bakanı Philip Hammond da konuyla ilgili bir açıklama yaptı.

Philip Hammond, "Suruç'ta çok sayıda masum insanın ölümüne neden olan korkunç saldırıyı kınıyorum. Hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı.

Pakistan'dan kınama

Pakistan'ın Ankara Büyükelçiliği’nden yapılan açıklamada da Suruç'ta düzenlenen ve çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırısının şiddetle kınandığı bildirildi.

Uluslararası Af Örgütü'nden yapılan açıklamada da Suruç’ta düzenlenen saldırı kınandı ve "bu saldırıların, yaşam hakkını ve uluslararası hukukun en temel ilkelerini yok saydığı" belirtildi.

08) Kürdistan'da bir günlük ulusal yas ilan edildi –21.07.2015

Suruç'ta SGDF'li gençlere yönelik bombalı saldırıya ilişkin DTK'nin Kürdistan'daki siyasi parti ve kurumlarla 4 saat süren olağanüstü toplantısı sonrası yapılan açıklamada, Bugün saat 08.00'den itibaren Kürdistan'da bir günlük ulusal yas ilan kararı alındığı belirtildi.

Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Kobanê'deki inşa çalışmalarına katılmak üzere Suruç'a gelen SGDF'li gençlere yönelik bombalı saldırıya ilişkin, DTK öncülüğünde Kürdistan'ın tüm kurum, oluşum ve siyasi parti temsilcileri ile DTK'de olağanüstü toplandı.

4 saati aşkın süren toplantıya Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), 78'ler Derneği, Barış Anneleri Meclisi, Azadi Hareketi, Özgürlük ve Sosyalizm Partisi, DBP, HDP, PAK, belediye eşbaşkanlarının yanı sıra birçok STK ve siyasi parti temsilcisi katıldı.

Yapılan toplantı sonrası kısa bir konuşma yapan DTK Eşbaşkanlık Divanı Üyesi Hilmi Aydoğdu, Suruç'ta yapılan saldırıya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunduklarını söyledi.

Toplantıda alınan karar ile yarın saat 08.00'den itibaren Kürdistan'da bir günlük ulusal yas ilan etme kararı aldıklarını belirten Aydoğdu, "Bütün Kürdistan halklarına ve Kürdistan Özgürlük Mücadelesi'ni sahiplenen bütün dostlara bu yası en güçlü biçimde yaşamaları ve hayata geçirme çağrısını yapıyoruz" diye belirtti. Aydoğdu, "Yasımızı kurumlarımıza, iş yerlerimize, evlerimize siyah bayraklar asarak tavrımızı, duruşumuzu herkese göstermeye ve yaşadığımız acıyı bu temelde hayata geçirmeyi istiyoruz"çağrısı yaptı.

09) Urfa/Suruç’taki BARBARCA SALDIRIYI KINIYORUZ - LANETLİYORUZ ! –21.07.2015
Mim Yavuz Binbay

Beyt-Nahreyn Arap-Arami Birliği olarak, Terörist barbarlar tarafından Urfa/Suruç’ta birçok insanımızın yaşamını yitirdiği ve yüzlerce insanımızın yaralandığı insanlık dışı menfur saldırıyı insan olmanın tüm değerlerine, demokrasiye, özgürlüğe, tüm dini inançlara karşı yapılmış bir saldırı olarak değerlendiriyor ve kınıyoruz.

Faillerini ve masum insanların yaşamını hedef alan zihniyetlerini lanetliyoruz. Hayatını kaybedenlere rahmet yakınlarına baş sağlığı ve yaralananlara acil şifalar diliyoruz.

Beyt-Nahreyn Arap-Arami Birliği olarak, insan olma adına, demokrasi ve barış adına, bu menfur olayı azmettiren asıl failleri bulununcaya kadar olayın takipçisi olacağız.

Bu barbarca saldırı bir dini inanç veya ideolojiyi yansıtmaktan çok barbarlığın ve fanatizmin insanlık değerlerine aykırılığını yansıtmaktadır.

Bu saldırının tek amacı insanları ortaçağ karanlığının etkisinde birbirine düşmanlığını körüklemeyi amaçlamaktadır. Terörist barbar zihniyet tarafından insani değerleri hedef alan bu provokasyonu boşa çıkarmak için tüm insanları bu çağdışı anlayışa karşı daha güçlü dayanışmaya davet ediyoruz.

Herhangi bir dine, bir ideolojiye inanan, insanım diyen herkesi bu insanlık değerlerine karşı işlenmiş katliamı kınamaya davet ediyoruz.

Beyt-Nahreyn Arap-Arami Birligi - Mim Yavuz Binbay:Genel başkanı
Cemeʿet ël ʿArap u l-Ârâm fî beyt ël Nehreyn
Union Arabe et Araméen

Mail- araskem@gmail.com
web-site : www.beyt-nahreyn.com

10) KÜRTLER KİMİN ADINA ŞEHİT OLDULAR? –21.07.2015
KÜRDİSTAN NASIL VİRANEYE ÇEVİRDİLER

Bu aralar herkes slogan atıyor.
Biz de Kurdistanî mitingler için birkaç slogan düşündük:
“Kurdistan hayalimdir” – Namuslu Kürd der bunu. “Kurdistan hayaldir” –

Namussuz Kürdün sloganı.
“Siyaset yaşamdır” (“Berxwedan jiyan e”) – Şerefli Kürd der bunu. “Yaşam siyasettir”(‘Jiyan berxwedan e”) – Şerefsiz Kürdün sloganı.

“Dijminê bava nabe dostê lawa” – Akıllı Kürd bunu der. Ahmak Kürd’e, “Türk/Arap/Fars-Kürd kardeştir” i dedirtirler.
Dünya Kürde “Neden devlet olmuyorsun?”u dayatıyor: “NE+DEN DEV+LET OL+MU+YOR+SUN?”. Hoş bir slogan. ‘Siyasallaşmış’ Kuzeyli Kürd mesela, dünyaya “NA+MU+SUM, ŞE+RE+FİM, TÜR+Kİ+YEM”sloganlıyla karşılık veriyor. Dünyanın kafası da karışıyor icabında; ‘Bu Kürd denen şey ne maldır yahu!’ diye düşünmek zorunda kalıyorlar.

NAMUS VE ŞEREFİNİZİ İPOTEK ALTINA KOYDUNUZ, HADİ…
Kürdün eskiden kalma bir sözü var: “Namusu, şerefi ite (köpeğe) atmışlar, it de yememiş”. Bizimkiler ‘Namus ve şeref üzerine (sahtece) yemin etmeyi’ işten saydılar ama. Olmadı bacım, olmadı kardeşim, ‘namus ve şeref’ üzerine ‘sahtekarca’ yemin ettiğin andan itibaren namusunu ve şerefini pazarlamış oluyorsun. Her şey; yaşamın kendisi bile pazarlık konusu olur ama namus ve şeref pazarlık konusu olmaz! ‘Namusunu ve şerefini’ siyasete alet ettiğin andan itibaren bitersin. Hiç bunu düşündün mü? Kadınlık, erkeklik varken? “Wey sizin topunuzu!” demek varken?!... Üç kuruşa beş köfte satmak, tümden ‘satılmışlık’ olmayabilir ama tam bir aptallıktır. Dünyayı beşikte gören bu halkın itimadını kaynağı belirsiz tirkî heveslerinize kurban edemezsiniz! Siyasi ayaklarınızı kırarlar ve yediğinizi kursağınızda bırakırlar! Bunu bileceksiniz. Ateşten giyindiğiniz gömleğinizin kıymetini de iyi hesaplayacaksınız.

KOBANΒDE YÜZLERCE KÜRD KATLEDİLDİ HDP’NİN TEPKİSİ NE?
Tunus’ta 30 turist öldürdü islami vahşiler, dünya bas bas bağırıyor! Dünya basınında ‘Tunus katliamı’ndan geçilmiyor. Kobanî’de aynı günlerde, aynı vahşi islamiler tarafından paramparça edilen 500 Kürd canı sadece satır aralarında. Bu ilgisizliğin BAŞ SORUMLULARINDAN birisi de sizsiniz, sayın sözde Kürd HDP’nin türk meclisindeki vekilleri.
Vekil olmağı pastadan pay kapmak olarak algılamışsınız galiba. Vekil olmak, ateşten gömlek giyinmek olmalıydı.
TBMM milletvekilisiniz, TEK BİRİNİZİN dünya basınında Kobani katliamı ile ilgili demeci yok. Utanmalısınız! Kendinizden nefret etmelisiniz! Bu kadar net! Vekili olduğunuz Türk Milleti’ne dahi zırnık kadar söz geçiremediniz.
“Kardeş Türk halkı”nız icabında harıl harıl Kobani katliamını savunuyor…

ELDEKAYIRMA VEKİLLERSİNİZ
‘Eldekayırma’ bir Azeri değimi. “Elde+kayırma”, sahte yani. Sizler de Kobani imtihanı ile eldekayırma tanımını fazlasıyla hak ettiniz. Kobanî katliamından sonra Türk meclisinin altını üstüne çevirmeliydiniz! “Kobanî katliamının türk failleri ortaya çıkmadan koalisyon filan olmaz” demeliydiniz. Türkiye siyasetini peşinen kilitlemeliydiniz.
Nerede?
Sizlerin içerisinden “Türk’e namus ve şeref yemini” etmeyi reddeden tek bir insan çıkmadı ki… Tek bir insan, tek bir KÜRD!..
Numunelik olarak müzelere önerilecek tek bir… Maalesef.

ÇOK KAN AKACAK…
‘Sivil siyaset’le kan durdurulabilir. Fazla kan akamaması için sivil siyasetin ‘sivri ve kanlı’ olması gerekir. AKP’ye ve Türk devleti’ne rest çeken bir HDP (HDP’ye oy veren HDP’siz Kürdlerin toplamı olarak), Türk’ün Rojava’daki kanlı siyasetini durdurabilir. Şöyle durdurulabilir Türk devleti; 1). Kürdistan bir bütündür 2). Rojava’ya saldırı Bingöl’e saldırıdır. 3). Rojava’ya tek bir türk fişeği gönderilirse, parlamentoda yokuz. 4). İsyana hazırız.
Blöfle olmaz bu işler. Emelinle olur. Günlük tepkinle olur. Olur mu?
OLMAZ.
İradesi İmralı’ya, türkün sağına, soluna teslim HDP’de bu gayret yok. Ve demek ki, çok kan akacak.

BİR ÜNİVERSİTELİ KÜRD GENCİ, KAN AKACAĞINI BİR AY ÖNCE SÖYLEMİŞTİ
Kobanî’de ve Kurdistan’ın tamamında bundan böyle neler olacağını kestirmek kolaydır; çok kan akacak!
Dün de bugünü kestirenler vardı; yaklaşık 20 gün önce akıllı Kürdlerimizden birisinin (biraz önce ‘bir yazı yazmak istiyorum, konuşmamızı yazının içine kopyalamak istiyorum, ismini vereyim mi?’ diye sordum kendisine, ‘ismimi telaffuz etmenize gerek yok’ dedi) Facebook’ta özelden yazdığını olduğu gibi kopyalıyorum:
“Mamoste, çok kan akacak. Bizimkiler anlamıyorlar, özellikle Kobani’de, biraz sonra Qamûşlo’da, imkan bulurlarsa Hewlêr’de bombalar patlayacak. ‘Göz boyamak’ için herhangi önemli bir günde İstanbul da hedef olabilir. Amed’de zaten patlattılar, bir daha patlatırlar. Zor değil ki? Başımız, g… açık…”

Sormuşum: Korkutuyorsun… Ne yapmak lazım?
Yanıt: Bilmiyorum.
Sormuştum: Ama bir iddiada bulunuyorsun? Yanıt: İddia suç mudur? Aslında bir iddiada filan da bulunmuyorum, böyle olabilir, diyorum.
Sormuştum: Bir şeye, veriye filan dayanman lazım?...
Yanıt: Dayanak, aklımdır, öngörümdür, mamoste.
Demiştim: Aklınsa, tamam.
Yanıt: Aklımı küçümsediniz, galiba…
Demiştim: Herhalde uygun bir kelime seçmedim, kullanmadım… Kusuruma bakma.
Yanıt: Estağfurullah, mamoste…”
Ve konuşmamız böylece bitmişti.
Konuşma böyle bitmişti ama trajedi sürecek.

Çünkü DEVLETLEŞMENİN AĞIR SANCILARINI YAŞIYORUZ.

MUHARİBE ZAFERİNDEN SERHOŞ OLDULAR
20 gün önce ‘Kobanî’de bombalar patlayacak’ diyen gencimizin hiçbir istihbarat bilgisine dayanmadığı açıktır. Tahmin etmiş.
Kobani’de alın teriyle zafer kazananlar, ‘zafer sarhoşluğuna’ kapılanlarımız, felaketi neden fark etmemiş acaba?
Kobani’de 300 (dün Kobani’den konuşan bir arkadaş 500 dedi) mazlum Kürdün ölümünden IŞİD değil, PKK sorumludur.
IŞİD, zaten öldürmek, korku sarmak, Kürdistan topraklarını İslam Devleti’ne katmakla mükelleftir.
Kurdistan’ı korumakla mükellef olanların güvenlik zafiyeti, ‘IŞİD’in gücü’ safsatası ile geçiştirilemez.

Eğer senin derdin, bir muharebeyi kazanıp diğerini kaybetmekse,
mesele tamamdır. Eğer senin derdin, savaşı kazanmaksa, büyük düşüneceksin.
‘Kobani’de bombalar patlayacak’ ihtimalini bize söyleyen o genci bulacak, ondan fikir öğreneceksin.
‘Her kes bize katılsınla’ olmaz, biraz da sen katılacaksın.
Her neyse, herhalde bizimki içi boş bir temenni…

HDP’NİN 100’E YAKIN TÜRK MİLLETVEKİLİ NE YAPIYOR?
‘HDP vekilleri’ni yukarıda yazmıştık. Tekrarlıyoruz. “Yazı taktiği” olarak kabullenilsin.
Gün bugündür. Kobani Katliamını örgütleyen Türk devletinin HDP’li ‘milletvekillerinden’ çık yok. Bekasına ant içtiğiniz devletinizin KOBANÎ KÜRD KATLİAMINA iştirakini sorgulamayacak mısınız? Bunu da mı sorma hakkımız yok?

Yüzlerce çoluk çocuk öldürüldü bekasına ant içtiğiniz devletinizin yardımıyla… İspatı da bu:

LÜTFEN, MUSAEDE EDİN, KOBANΒDE KATLEDİLENLER BAĞIMSIZLIK ŞEHİTLERİ OLSUNLAR…
Hep Bağımsız Kurdistan için 10-50 binimiz feda olsun diyoruz ya…
İşte bu 10 binden 500’ü feda oldu Kobanî’de…
Onlar Kurdistan’ın Bağımsızlık Şehitleridir.
Kimse sağa, sola çekmesin!
Kobani katliamı’nda IŞİD’in olduğu kadar Özgür Suriye Ordusu’nun, TC’nin, yerli Arapların, Türkmenlerin parmağı var.
Ama bizim HDP’liler, meseleyi ne üdüğü belirsiz ‘gericiliğe’ ve ‘halkların kardeşliğinden taviz verilmez’ safsatasına bağlamak çabası içinde. Allah akıl fikir versin.
Ve bir de sayın HDP’li arkadaşlar, içinize sızdırdığınız Atatürk kafalı ‘göçmen’leri sustursanız, iyi etmiş olursunuz. Sizden henüz umudumuz kesilmedi; çıkmayan candan umut kesilmez.

VE NEDEN PKK KOMUTANLARI ROJAVA CEPHESİNDE YOKTUR?
Bendenizin PKK ile, yöneticileri ile hiçbir sorunu yok. ‘Yönetici’ tanımı ile meyhoş olanların, ‘halkım’ dedikleri ile bir sorunu vardır.
Bugün Kürdün ve Kurdistan’ın kaderi Başûrê Kurdistan’da ve Rojavayê Kurdistan’da masaya yatırılmıştır.
Kuzey Kurdistan, bu mücadelenin dopingcisidir ve bu görevi layığınca yerine getirmek zorundadır.
Kurdistan’ın Güneyi Bağımsızlık, Kurdistan’ın Batısı özerklik veya federasyon diyor.
Tarihin gidişatı böyle emrediyor.
Hal böyleyken neden Qandil takımı’ndan tek bir kişi, Rojavayê Kurdistan’da bulunmamaktadır?
Mesela, Cemil Bayık?
Mesela, Murat Karayılan?
Mesela, Duran Kalkan?
Mesela…

Kaderimiz Rojava’da çözülüyorsa, Qendil’de altınız neden yaş değil? Bahoz komutan – ki Kurdün özlü bir evladıdır – Kobanî’de diyorlar. İnşallah, doğrudur.

BU YAZININ BAŞLIĞI NEYDİ?

“Gecikmiş devletleşmenin ağır sancılarını yaşıyoruz”. Tersini iddia eden var mı?

Gecikmiş bir devletleşmenin sancılarını yaşadığımız için canımız çok yanıyor. 20 yaşında doğuran bir kadınla, 40 yaşında doğuran kadının azabı kıyaslanamaz. Kurdistan anne, yaşlı bir annedir ama bu sancılara dayanacak asaleti de var, metaneti de.

Kurdistan Devleti; Irak, Suriye, Türkiye, İran, Ürdün vs. gibi babasını boş verin de annesi belirsiz, suni döllenmiş ve sezaryenle alınmış sözde devletler gibi doğmuyor. Annesi belli, babası belli doğuyor.

İç kavgalarımız işin tuzu, biberi, mezesidir.

Bizler kardeşiz. Kardeşçe sevineceğimiz, KURDİSTAN DEVLETİ’ni kutlayarak kendimizden geçeceğimiz günler uzakta değil...

İşte o soru ve Prof. Murat Ardelan'ın cevabı:

Dört parçada çok zengin enerji kaynakları bulunmasına rağmen ve bu hem bağımsızlık hem de ulusal birlik konusunda önemli bir silah anlamı taşırken, parçalar arasındaki farkların bu kadar keskin olması gelecek açısından Kürdistan’a nasıl yansıyor?

Önce sorudaki metaforik “silah” tabirini “araç” tabiri ile değiştirmeyi önereceğim… Kuzey Kürdistan insan kapasitesi itibarı ile büyük bir potansiyele sahip olmasına rağmen, orada Kürd siyasetine hakim kültürün sayılmayacak kadar ağır ve komik yanlışları varken, Kuzey’in kısa vadede Güney ile imkanlar ve güçlenme konusunda yarışabileceğini sanmıyorum. Önce Kuzey’in girdiği illüzyonlarla dolu yoldan çıkması lazım ki, bu kolay görünmüyor. En kötü şey bu yolun bir hayli kitleselleşmiş durumda olması. Kuzey’de son 30 yılda, uluslaşma projesine ilgi duyan ve büyük riskler alarak, binlerce evladını feda eden çok dinamik bir kitle oluştu.
Ne yazık ki son 5-10 yıldır bu kitle, hakim Kürd siyasi örgütünün kadroları ve bu hakim Kürd siyasetine büyük bir heyecanla destek olan her çeşit Türk çevrelerin katkısı ile Kürd uluslaşması projesi dışına sürükleniyor. Kuzey’in potansiyeli hala çok yüksek velakin enerji kaynakları veya insan kaynaklarını iyi idare edebilecek bir örgütlenmeden, kadrolaşma ve kurumlaşmadan çok uzakta ve Kürdleri maniple etmekten vazgeçmeyecek gibi görünen hakim Türklerin çok yakınında. Güney ise tam tersi, insan kaynakları açısından çok iyi oldukları söylenebilir mi emin değilim. Ama siyasi yapılanmaları, ekonomik eğilimleri enerji piyasasında söz sahibi olacaklarını gösteriyor.
IŞİD gelişmelerinden önce çok iyi bir hamle yaptılar. İki dev tanker ile Irak’ın iç işi haline getirilmiş petrol paylaşımı meselesini ustaca ABD’nin meselesi yapıverdiler Güney’in bu usta hamleleri IŞİD saldırıları nedeni ile pek konuşulmadı. Benim Güney’deki siyasi kültüre de bazı itirazlarım olsa da, kendi doğallığında muhteşem biçimde gelişme potansiyeli taşıdıklarından kuşkum yok. Buna rağmen sivil kontrolün orada da pekişmesi ve bütün siyasi partilerin ensesinde boza pişirmesini öneririm.
Sivil siyasi kontrol çok önemli uygarlık sütunudur.
Siyaset bizim hayatımızı belirliyor, hiç bir şekilde tümüyle siyasi kadroların inisiyatifine bırakılmamalı. Modern demokrasiler 4 yılda bir yapılan seçimlere işlemiyor, gündelik kontrol mekanizmaları sağlam olan sistemler demokrasinin bugünkü en üst düzeyini yakalamış durumdalar. Bizim de benzeri bir hedefimiz olmak zorunda.

Bir Kürt bilim adamının Kuzey Kürdistan ile ilgili tarihi tespiti
Kutup Biyokimyası Uzmanı Prof. Murat Ardelan bir röportajında bir soruya verdiği bir cevap Kuzey Kürdistan'ın hem sosyolojisine hem de siyasi yapısına ilişkin tarihi bir tespitte bulundu.

İşte o soru ve Prof. Murat Ardelan'ın cevabı:

Dört parçada çok zengin enerji kaynakları bulunmasına rağmen ve bu hem bağımsızlık hem de ulusal birlik konusunda önemli bir silah anlamı taşırken, parçalar arasındaki farkların bu kadar keskin olması gelecek açısından Kürdistan’a nasıl yansıyor?

Önce sorudaki metaforik “silah” tabirini “araç” tabiri ile değiştirmeyi önereceğim… Kuzey Kürdistan insan kapasitesi itibarı ile büyük bir potansiyele sahip olmasına rağmen, orada Kürd siyasetine hakim kültürün sayılmayacak kadar ağır ve komik yanlışları varken, Kuzey’in kısa vadede Güney ile imkanlar ve güçlenme konusunda yarışabileceğini sanmıyorum. Önce Kuzey’in girdiği illüzyonlarla dolu yoldan çıkması lazım ki, bu kolay görünmüyor. En kötü şey bu yolun bir hayli kitleselleşmiş durumda olması. Kuzey’de son 30 yılda, uluslaşma projesine ilgi duyan ve büyük riskler alarak, binlerce evladını feda eden çok dinamik bir kitle oluştu. Ne yazık ki son 5-10 yıldır bu kitle, hakim Kürd siyasi örgütünün kadroları ve bu hakim Kürd siyasetine büyük bir heyecanla destek olan her çeşit Türk çevrelerin katkısı ile Kürd uluslaşması projesi dışına sürükleniyor. Kuzey’in potansiyeli hala çok yüksek velakin enerji kaynakları veya insan kaynaklarını iyi idare edebilecek bir örgütlenmeden, kadrolaşma ve kurumlaşmadan çok uzakta ve Kürdleri maniple etmekten vazgeçmeyecek gibi görünen hakim Türklerin çok yakınında.

Güney ise tam tersi, insan kaynakları açısından çok iyi oldukları söylenebilir mi emin değilim. Ama siyasi yapılanmaları, ekonomik eğilimleri enerji piyasasında söz sahibi olacaklarını gösteriyor. IŞİD gelişmelerinden önce çok iyi bir hamle yaptılar. İki dev tanker ile Irak’ın iç işi haline getirilmiş petrol paylaşımı meselesini ustaca ABD’nin meselesi yapıverdiler Güney’in bu usta hamleleri IŞİD saldırıları nedeni ile pek konuşulmadı. Benim Güney’deki siyasi kültüre de bazı itirazlarım olsa da, kendi doğallığında muhteşem biçimde gelişme potansiyeli taşıdıklarından kuşkum yok. Buna rağmen sivil kontrolün orada da pekişmesi ve bütün siyasi partilerin ensesinde boza pişirmesini öneririm. Sivil siyasi kontrol çok önemli uygarlık sütunudur. Siyaset bizim hayatımızı belirliyor, hiç bir şekilde tümüyle siyasi kadroların inisiyatifine bırakılmamalı. Modern demokrasiler 4 yılda bir yapılan seçimlere işlemiyor, gündelik kontrol mekanizmaları sağlam olan sistemler demokrasinin bugünkü en üst düzeyini yakalamış durumdalar. Bizim de benzeri bir hedefimiz olmak zorunda.

FOTO / KAYNAK: ŞENGÜL ÖZER'DEN

VARTO / GIMGIM DEYİP GEÇMEYİN (GÜZEL GIMGIM'IM)

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

. YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN

01) -21.07.2015

02) –21.07.2015

Ek.Tarihi Tue Jul 21, 2015 10:00 am Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Güncel
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Güncel:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder


Forumlar

 




Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution