Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   Gesellschaft für bedrohte Völker/PRESSEMITTEILUNG Göttingen   Haşdi Şabi ve Irak’ın 'Kerkük seferi' ne idi ne değildi?   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN   Hüseyin Akıncı:Yetersizlik, İhanetin Kapısını Açan Anahtardır   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (09) HER BÎJI KURDİSTAN   Bagdad-Angriff auf Kurden in Kirkuk   Bülent Tekin:YAZAR BÜLENT TEKIN ILE SÖYLEŞI   Son dakika! Barzani'den Kerkük açıklaması   Dr. Cherly Benard:Kürdistan, Amerikan bağımsızlık tecrübelerinden neler öğrenebi   Dr.İsmet Turanlı:Tarihten korkmayanlar, utanmayanlar
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

Son Eklenenler

 
Gesellschaft für bedrohte Völker/PRESSEMITTEILUNG Göttingen


PRESSEMITTEILUNG Göttingen, den 20. Oktober 2017-18.10.2017
Irak: Religiöse Minderheiten geraten zwischen die Fronten - Christen und Yeziden droht neue Islamisierungsgefahr durch schiitische Milizen

Gesellschaft für bedrohte...
Haşdi Şabi ve Irak’ın 'Ke...
YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) ...
Hüseyin Akıncı:Yetersizli...
YENİ HABER, NÛÇA NÛ (09)...
Bagdad-Angriff auf Kurden...
Bülent Tekin:YAZAR BÜLENT...
Son dakika! Barzani'den K...
Dr. Cherly Benard:Kürdist...
Dr.İsmet Turanlı:Tarihten...
[ Devamı Haberler Bölümünde ]

.

 
    GÜNCEL
    Dr.İsmail Beşikci:Tüm Kürdler 'Bayrağımız ..


Dr.İsmail Beşikci:Tüm Kürdler 'Bayrağımız ..


   Dr.İsmail Beşikci:28 Devlet Bağımsız K..

   Dr.İsmail Beşikci:Hasta Adam..

   DARBE HAKKINDA YAZARLARIN FARKLI GÖRÜŞ..

   DAXUYANIYA NAVENDA PENA KURD LI SER BÛ..

   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURD..

 
    MAKALE
    Rojnews, haber Editörüne..


Rojnews, haber Editörüne.-08.04.2017
Siz sürekli Gü..


   GÜNEY KÜRDİSTAN’IN KAZANIMLARINI KORUY..

   Kutbettin özer:OHAL’DE Referandum!<..

   Kutbettin Özer:GÜNEY KÜRDİSTAN’IN KAZA..

   Kutbettin Özer:SEKİZ MART KADINLAR GÜN..

   Kutbettin Özer:Geri Zekâlı, Emin Çö..

    KURDİ
    Sêvê Evîn Çîçek’in Eserleri;Yazar ve Araşt..

Sêvê Evîn Çîçek’in Eserleri / Yazar ve Araştırmacı,-25.01.2013 ..


   Kitêba çîrokan ya Fatma Savci..

   Zinar Soran/ PDKT û Çend Bûyerên Balkê..

   PSK-Berpirsê Bûyerên Amedê Hikumet Bi ..

   Romana nû ya Zeynel Abidîn,« SAR »derk..

   Mamoste Marûf :MİT 'A DEWLETA TIR..

 
    DÜNYA GÜNDEMİ
    Son dakika! Barzani'den Kerkük açıklaması..


Son dakika! Barzani'den Kerkük açıklaması-19.10.2017 ..


   Kürt profesörden Barzani’ye Tarihi Mek..

   Kutbettin Özer:Dr. Said Çürükkaya unut..

   Dr.Sosyolog Ismail Beşikçi:28 Devlet B..

   Halil Sipan:''Müttefiklerimiz bir anda..

   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (09) HER BÎJI KURD..

    EKONOMİ
    YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTA..


01)Kürdistan’da traktör fabrikası kuruluyor-31..


   Kürdistan Bölgesi 75 bin varil petrol ..

   Ümit Boyner: Erkler kavgasını dehşetle..

   Wal Street eylemcileri Davosu bast..

   Fitchten Avrupaya not darbesi!..

   9 ülkeye not darbesi!..

 
    EGİTİM
    Hesen Huseyîn Denîz: Swîsre / Hîndekariya ..


Hesen Huseyîn Denîz: Swîsre / Hîndekariya kurdî dest pê kir-05.09.2016
<..


   Hesen Huseyîn Denîz:Li Swîsre bawernam..

   Xwendekarên zurichê şehadetname sitend..

   Weqfa Ismail Beşikçi (WIB) yek sali..

   Heval GOYİ:Zimanê min..

   BANGA ZIMANÊ KURDÎ..

    KÜLTÜR - SANAT
    Dr. Zerdesht Haco (Dr. Zaradachet Hajo):Bi..


Dr. Zerdesht Haco (Dr. Zaradachet Hajo):Bipêşveçûna dîrokî ya zimanê kurdî û hin taybetm..


   CEJNA WÊ, ÊYDÎ A REMAZAN Ê BÎ DÎL Û CA..

   Pirtûka nû ya Zeynel Abidîn ya bi navê..

   Zeynel Abidîn:XWENAS-5 derket..

   Festival-Karlsruhe'de / NÛÇA NÛ-YENİ H..

   Tekrar Varto’ya Gelmek İstermisiniz?..

 
    MEDYADAN
    Gesellschaft für bedrohte Völker/PRESSEMIT..


PRESSEMITTEILUNG Göttin..


   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURD..

   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (09) HER BÎJI KUR..

   Bagdad-Angriff auf Kurden in Kirkuk..

   Bülent Tekin:YAZAR BÜLENT TEKIN ILE SÖ..

   PRESSEMITTEILUNG Göttingen, den 17. Ok..

    RÖPORTAJ
    Xanım Mılan:Prag’da bir Diarıbekirli, ısma..


Xanım Mılan:Prag’da bir Diarıbekirli, ısmarlama..


   Ömer Özmen:İBRETLİK BİR RÖPORTAJ..

   Ömer Özmen:BİR RÖPORTAJ BİR MESAJ.Deng..

   Özmen:KURDİSTAN AKTUEL İLE RÖPORTAJ ..

   Seyîdxan Kurij:Prof. Golmorad Moradî, ..

   Arif Altunkaynak’ın Av. Medeni Ayhan i..

 
    SİYASET
    Haşdi Şabi ve Irak’ın 'Kerkük seferi' ne i..


Haşdi Şabi ve Irak’ın 'Kerkük sef..


   Hüseyin Akıncı:Yetersizlik, İhanetin K..

   Dr. Cherly Benard:Kürdistan, Amerikan ..

   Dr.İsmet Turanlı:Tarihten korkmayanlar..

   Serbılınd:KÜRDISTANIN KALBI KERKUK ŞEH..

   Îbrahîm Güçlü:LI HEMBERÎ KURDISTANÊ Û ..

    SPOR
    'Kürdistan Bağımsız olursa, FİFA'ya üye..

'Kürdistan Bağımsız olursa, FİFA'ya üye ..

   Real Madrid Kürdistan bölgesinde okul ..

   Dalkurd takimi Isveç 1.Ligine çık..

   Bolt'tan bir rekor daha..

   Muhammed Ali hayır gecesi düzenle..

   Kürdistan Futbol Ligi kuruldu..

 
    TEKONOLOJİ
    İbrahim Güçlü: Haşim Kılıç: DKP / HAK-PAR,..

İbrahim Güçlü: Haşim Kılıç: DKP / HAK-PAR, Yeni Anayasa, Kürtler ..

   Araştırmacı-Yazar:Şakir Epözdemir:YAVU..

   Google geçmişinizi silmeyi öğrenin..

   KÜRDİSTAN / AKÇAKALE TARİHİ..

   ''FARQÎN'Lİ ŞÊX FAXRİ BUKARKÎ'NİN ..

   Windows 8 hız testini geçti mi?..


 
Siyaset


Duran Kalkan:15 Ağustos Türkiye’ye antifaşist duruşu, demokrasiyi getirdi-14.08.2017
Katıldığı özel bir televizyon programında 15 Ağustos gerilla atılımını değerlendiren PKK Yürütme Komitesi üyesi Kalkan, “Gerilla; başka mücadele imkanlarının olmadığı bir ortamda tüm ezilenlerin, gençlerin, kadınların, halkların temel kurtuluş aracı, mücadele aracı oldu” dedi.

PKK Yürütme Komitesi üyesi Duran Kalkan News Channel TV’de konuk olduğu özel bir programda 33’üncü yıldönümünü geride bırakan15 Ağustos atılımını değerlendirdi.

Gerillayı “herkes için var olmanın ve özgür yaşamanın birey ve toplum olarak yegane biçimi” olarak tanımlayan Kalkan’ın değerlendirmesinde öne çıkan bazı bölümler şunlar:

Kürt bireyinin yeniden doğuşu gerçekleşti’

Kürdistan’da bu 15 Ağustos’tan bu yana geçen 33 yılda her şey yeniden yaratıldı. Birey, toplum, toplumun bütün kesimleri; gençlik, kadınlar, emekçiler için bu dönem özgürlük ve demokrasi çizgisinde ulusal diriliş dönemi oldu. Kürt bireyinin ve toplumunun özgür yeniden doğuşu ve dirilişi gerçekleşti. Bu anlamda yeni bir doğuş, yeni bir toplum oldu. Bunun büyük bir coşkusu ve heyecanı var. Her 15 Ağustos bu heyecanı yeniden yaşatıyor. Her 15 Ağustos’ta hepimiz toplum, hareket ve özgür insanlık olarak özgürlük için sıkılan, hisseden herkesi özgürleştiren bu ilk kurşunun heyecanını yaşıyoruz. 15 Ağustoslarla Kürdistan yeni, çok daha güzel, çok daha anlamlı, çok daha coşkulu, heyecanlı bir çehre kazandı. Faşizm, gericilik bu atılımla ezildi ve yenildi.

‘15 Ağustos Türkiye’ye antifaşist duruşu, demokrasiyi getirdi’

Bilindiği gibi bu atılım 12 Eylül 1980 faşist askeri darbesine karşı gerçekleşti ve darbeyi yenilgiye uğrattı. Şimdi Tayip Erdoğan, Devlet Bahçeli gibileri faşizmi yeniden yapılandırmaya, diriltmeye çalışıyorlar. Ama dönüp geriye bakarlarsa kendi öncüleri olan Kenan Evren faşist cuntasının nasıl yenildiğini, gerilla karşısında ne duruma düştüğünü görürler. Bu anlamda 15 Ağustos; faşizmi yenen, Türkiye’ye antifaşist duruşu, demokrasiyi getiren, demokrasinin ne kadar gerekli, anlamlı olduğunu gösteren bir atılım oluyor. Bu yüzden bu atılımın anlamı bugün için 33 yıl öncesi kadar tazedir.

15 Ağustos atılım ve zafer ruhuyla 34. yılda her cephede daha örgütlü, daha güçlü, daha etkili mücadele edeceğiz. DAİŞ, AKP-MHP faşizmlerine ve her türlü gericiliğe, işbirlikçiliğe, ihanete karşı, Kürdistan’ın özgürlüğü, Ortadoğu’nun demokrasisi, özgür insanın daha da gelişmesi, ilerlemesi için mücadele edeceğiz. Herkes bunu bilmeli, buna göre de hazırlıklı olmalıdır. 15 Ağustos’la yeni bir Kürdistan ile gelişen yeni bir dünya var. Çünkü Kürdistan’da birinci dünya savaşıyla dayatılan soykırımcılık, onun yol açtığı baskı, terör, katliamlar bütün insanlığa baskı ve terör olarak yansıdı. Kürdistan’ı bu durumdan kurtaran 15 Ağustos gerilla atılımı ise Kürdistan’ı, bölgeyi, bütün dünyayı ve insanlığı aydınlattı. Bu nedenle bölgeselleşti ve artık herkes için bir değer ifade ediyor. Dolayısıyla 34. yıl mücadelemizin de herkes için aydınlatıcı olacağına, özgürlük ve demokrasi getireceğine inanıyor, 34. 15 Ağustos yılında herkesi hem özgürlük ve demokrasi için mücadeleye davet ediyor, hem de başarı dileklerimi ifade ederek bayramlarını kutluyorum

'PKK silahlı bir hareket olarak doğmadı'

Gerilla mücadelesinin yürütülmesi tarih ve bir de 12 Eylül 1980 faşist askeri darbesiyle bağlantılıdır. Tarihle bağlı olan yanı şu; 1980 öncesi gerilla olmayan mücadeleler verilmeye çalışıldı. PKK de böyle mücadele verdi, PKK’den önce de buna benzer mücadeleler verildi. Aydınlar vardı ve mücadele etmek istediler. Fakat ‘Kürt’ diyeni katlettiler, hapse koydular. Bir gazete çıkaranı hapse koydular. Bütün bunlar direnişi gerekli kıldı. PKK bir silahlı hareket olarak doğmadı. Bir Önderlik hareketi olarak doğdu; bir felsefe ve ideolojiydi. Daha sonra gençlik hareketi oldu, parti oldu, siyasi parti olarak siyasi mücadele yürütmek istedi. Ama bütün bunları yaparken de Kürdistan’a dayatılan faşist-sömürgeci rejimin askeri karakterini, katliamcı-soykırımcı karakterini biliyordu.

Sömürgeciliğe karşı bütün dünyada silah kullanılmıştır. Bu sadece Kürdistan’a özgü bir durum değildir. Sömürgecilik ulusal kurtuluş mücadelesi savaşlarıyla, halk savaşlarıyla yıkıldı. Dünyanın bütün sömürgecilikleri böyledir. Kürdistan’da da bilinç böyleydi ve PKK bu bilinç ile oluştu. Öte yandan Kürdistan üzerinde siyasi ve askeri tahakküm dünyanın diğer alanlarındaki sömürgelerden çok daha farklıydı. PKK kendisini tüm bunlara göre hazırladı.

Önder Apo, Maraş Katliamını değerlendirirken yeni bir askeri darbenin hazırlanmaya başlandığını tespit etti. Askeri olan Türk sömürgeciliğiydi. Türkiye’de de öyledir, Kürdistan’da da tepeden tırnağa askeridir. Dolayısıyla böyle bir askeri faşist güce karşı başka yöntemlerle yürütülen mücadeleler sonuç vermediler. TC, mücadele yürütenleri katletti. Henüz PKK Kürdistan ve Kürt halkının kurtuluşunu propaganda ederken 18 Mayıs 1977’de Antep’te bu çalışmalara öncülük eden Haki Karer devlet tarafından katledildi. Propagandaya karşı taraf askeri katliamla, silahla karşılık verdi. 15 Ağustos’u ve neden gerilla olunduğunu görmek ve anlamak için bunlar yeterlidir.

‘Sömürgeciler gerilla mücadelesiyle yenilgiye uğratıldı’

12 Eylül 1980 darbesi ardından faşizm, Kürdistan’ı yeniden işgal etti, zindanları doldurdu. Her türlü katliamı yaptı. Bunun karşısında artık 1980 öncesi sözlü propaganda edildiği gibi konuşma imkanı bile kalmadı. Artık silah konuştu. Gerilla; başka mücadele imkanlarının olmadığı bir ortamda tüm ezilenlerin, gençlerin, kadınların, halkların temel kurtuluş aracı, mücadele aracı oldu. Her yerde, Afrika’da, Asya’da halklar bu şekilde mücadele ettiler. Bu yöntemle en zayıf halklar en güçlü sömürgecileri yendiler. Afrika’nın siyah halkları gerilla ile müthiş savaşarak büyük devletleri yendiler. O savaşın temel karakteri hep gerilla oldu. Önder Apo gerillayı; “özgür insanın kendini ifade etme tarzı” olarak tanımladı. Sadece savaşta da değil, özgür olarak havayı soluma, özgür olarak düşünme, özgür olarak var olmanın, yaşamanın tarzıdır gerilla. Dolayısıyla Kürdistan’da her yerden daha fazla gerilla gerekliydi.

Gerilla nasıl hazırlandı?

PKK 1970’li yıllarda ideolojik-politik mücadele yürütmeye çalıştı. Fakat her zaman; “bu iş askeri bir çatışmaya gider, çünkü düşman böyle buna göre de hazırlanmak lazım” dedi. Düşünce olarak hep askeri koşullara hazırlandı. 70’li yıllarda da araştırdı, inceledi. Partileşme sürecine girince faşist gerici polis vb. saldırılar karşısında kendini savunmak durumunda kaldı. Antep’teki ajan yapının katliamı gibi saldırılar karşısında kendisini meşru savunma temelinde silahla savunmak zorunda kaldı. 12 Eylül askeri faşist darbesi olunca da artık diğer türlü ifade etme, mücadele etme imkanları kalmadı. Bunun için gerillaya hazırlandı. İlk dönem kısmen yurtdışına çekilme, Lübnan, Filistin sahasında askeri, ideolojik eğitimle gerillanın hazırlanmasıdır. Aslında mümkün olsaydı ve yapabilseydi PKK bunu, ülke içinde yapmak istiyordu. Siverek direnişi bunun için vardı. Çok değişik nedenlerle bunu başaramayınca yurt dışı imkanlarını kullandı. Arap toplumuyla Filistinliler şahsında kurduğu ilişkiyle büyük ölçüde gerillayı Lübnan-Filistin sahasındaki imkanlarla hazırladı. 15 Ağustos atılımını geliştiren gerilla, eğitimini Filistin gerillası içerisinde gördü. Filistin halkının mücadelesiyle Kürt halkının mücadelesi böyle iç içe geçti. Dolayısıyla Kürdistan’daki 15 Ağustos gerilla atılımı, Arap direnişinin bir parçası olarak doğdu. Şimdi Suriye’de gelişen Kürt-Arap direniş birliğinin temelleri o zamandan atıldı.

‘Yürek ve bilinçle yüründü’

Daha sonra grupların ülkeye dönüşü oldu. Sorunlar, zorluklar vardı. 1982 sonunda ülkeye dönerken Hezil’de şehitler verdik. Bir grup arkadaş sele kapıldı. Çok zor bir durumdu. Yepyeni bir alana gelinmişti. Halkı tanımak, ilişki geliştirmek, coğrafyayı tanımak, hazırlık yapmak uzun çabalar gerektirdi. Sadece yürek ve bilinçle bu işler yürüdü. Atılıma giden gerilla bunları yaparak gitti. Şahin Kılavuz arkadaşları şehit verdik. 1983 Mayısı’nda bütün gerillanın komutanı olan Mehmet Karasungur arkadaşı şehit verdik ki kendisi Hilvan-Siverek direnişlerinin komutanıydı. 15 Ağustos sürecinin pratik hazırlıklarını yapan komutandı. Bütün bu zorlu mücadelelerle, günlük 24 saat yürütülen hazırlık çalışmalarının sonunda 15 Ağustos’a gelindi.

Bütün bunlar Önder Apo’nun dehasıyla oldu. 15 Ağustos öncesinde, 1970’li yıllarda Önderlik, ‘direniş’ gerekir deyince, birçok korkak, ürkek, küçük burjuva, işbirlikçi kesimler ‘aman katliamlar yaratacaklar’ dediler, ‘çocuklarınızı Apo’dan uzak tutun, onları katliama götürecek,’ diye halka çağrılar yaptılar. 12 Eylül sonrasında da direniş hazırlanırken aynı durumlar yaşandı. 1983’te NATO’nun desteğiyle içte provokatif dayatmalar oldu. Sözde Kürt lideri olan Kemal Burkay gibi birisi çıktı, “devrimcilik mi, terörizm mi” diye PKK üzerine bir kitap yazdı. PKK’nin dünyada terör örgütü olarak ilan edilip önünün alınması için bütün dünyaya çağrı yaptı.

‘15 Ağustos kararını zindan devrimciliği verdi’

Bütün bunlarla mücadele ederek PKK bu aşamaya geldi. Tarih, Önder Apo’yu doğruladı. Bütün bunların hepsini yalanladı. Bütün bu ruh hallerin, düşüncelerin hepsinin aslında işbirlikçilik, ürkeklik, bireysel çıkarcılık olduğunu ortaya çıkartıp gösterdi. Toplum ve ülke gerçeğiyle ve tarihle bütünleşmenin en güzel örneğini ise ruh, duygu ve düşünce, yaşam ve mücadele olarak Önder Apo’nun ortaya koyduğu tarih tarafından böylece kanıtlandı.

12 Eylül’den sonra 12 Eylül’e faşist askeri darbe diyen sadece PKK değildi. 12 Eylül darbesine karşı savaşmak için 12 Eylül’den sonra birçok örgüt yurt dışına çıktı. Güney Kürdistan’a geldiler, Filistin’e gittiler; askeri eğitim gördüler. Fakat hiçbirisi geri dönemedi. Dışarı çıkıp eğitim görmeye kadar gittiler fakat geri dönüp savaşmak gündeme gelince dağıldılar, hiçbiri geri dönemedi. Geri dönen tek güç PKK, oldu. PKK’nin geri dönüşü yapmasını doğuran iki etken vardı. Bir, Önder Apo gerçeği ve onun dehası. İki, 1982 zindan direnişi. Zindana da herkes girdi, ama zindanda da direnen PKK oldu. Zindan direnişi, gerilla direnişinin öncesidir. 14 Temmuz ulusal onur kararıdır, direnme kararıdır. Mücadelenin kararını zindan devrimciliği ve direnişçiliği verdi ve uygulamayı gerilla yürüttü.

‘Özgür Kürdistan gerilla ile olacak’

Önder Apo, gerillayı özgür insanın kendini ifade etme tarzı olarak tanımladı. Yaşam, çalışma, mücadele ve var olma tarzı olarak ele aldı. Ne mutlu 33 yıldır kesintisiz olarak dağda gerilla var. Her zaman da var olacak. Kürdistan’da özgür bir varlık olacaksa bu kesinlikle gerillayla olacak, gerilla tarzıyla olacak. 33 yıldır da bu temelde oldu, bundan sonra da hep böyle olacak. Kürdistan açısından gerilla bunu ifade ediyor. Önder Apo da bu gerçekliği tanımladı. Bu temelde parti öncülüğünde gerillanın gelişimine büyük önem verdi. Her şeyden daha fazla gerilla üzerinde durdu. Gerillayı geliştirmeye çalıştı.

‘Gerillalaşan halk gerçekliğine ulaşmamız gerek’

Savunmasız, güvenliksiz var olunabilir mi? Yemek, üremek, beslenmek var olmanın, canlı olmanın biçimidir, deniliyor. Güvenlik olmazsa bunların hiçbirisi olamaz. Bu bakımdan gerilla herkes için var olmanın ve özgür yaşamanın birey ve toplum olarak yegane biçimidir. Devletlerin de kendilerince savunma güçleri oluyor, ama kendi içinde baskı, sömürü, terör geliştiriyorlar. TC devletinin Türkiye’deki uygulamaları göz önünde. Orada bir özgürlük, demokrasi var mıdır? Toplumun kendini yaşayabilmesi yoktur. Ama gerilla toplumu kendi kendini savunur kılmanın ismidir. Savaşan halk gerçekliğinin bir başka tanımı gerillalaşan halk gerçekliğidir. Bir bütün gerillalaşan halk gerçekliğine ulaşmamız gerekiyor.

Demokratik ulus öz savunmasız olamaz. Kesinlikle bütün fertlerini öz savunma kültürü, donanımı içerisine almış bir toplum olmalıdır. Buna savaşan halk gerçekliği, gerillalaşan halk gerçekliği diyelim. Kendi savunmasını kendisi yapan, kendi güvenliğini kendisi alan halk gerçekliğidir. Güvenliği başkasına bırakırsanız, özgürlüğünüzü de ona bırakmış olursunuz. Çünkü silah güçtür, silahı elinde olan gücü elinde tutar. Eğer silah birilerine verilmişse silahı olmayanlar üzerinde baskı ve egemenlik kurar. Dolayısıyla güvenlik ve öz savunma devredilemez. Özgür olmanın koşulu kendi güvenliğini sağlamaktır. Gerilla, Kürt tolumu ve Kürdistan için kendi öz savunmasını, kendi güvenliğini savunma olarak ifade ediyor ki yaşamının tek koşulu budur.
Rojnews

02)Abdullah Mecid:15 Ağustos hamlesi düşmanları korkuttu, ama Kürt halkına cesaret verdi’ -14.08.2017
Rojnews

15 Ağustos ruhunun komutan Agit ve savaşçıları sayesinde bugün Kürdistan’ın her yerinde zirveleştiğini söyleyen Maxmur Mülteci Kampı Özsavunma üyesi Abdullah Mecid, hamlenin 33’üncü yıl dönümünde “15 Ağustos ruhu Önder Apo’yu özgürleştirecek ve dört parça Kürdistan’da demokratik özerklik sistemini geliştirecek” dedi.

Maxmur Mülteci Kampı Özsavunma üyesi Abdullah Mecid, Türk devletinin Kürt halkına karşı sürdürdüğü inkar-imha siyasetine karşı PKK’nin silahlı mücadeleyi başlattığı 15 Ağustos hamlesinin 33’üncü yıl dönümü vesilesiyle ajansımıza konuştu. Kürtlerin 15 Ağustos öncesi uykuda olduklarını ve Agit komutan (Mahsum Korkmaz) öncülüğünde sıkılan ilk kurşunla uykudan uyandıklarını belirterek, şöyle konuştu: “15 Ağustos hamlesi düşmanları korkuttu, ama Kürt halkına büyük bir cesaret verdi.”

‘İlk kurşun uykudaki Kürtlere cesaret verdi’

15 Ağustos hamlesini Kürt halkı için bir yenilenme olarak tanımlayan Abdullah Mecid, şöyle konuştu: “15 Ağustos Kürtler için bir yenilenme anlamına geliyor. Kürt halkı dünyada bir halk olarak kabul edilmiyordu. Agit komutanın ilk kurşunu patlatması Kürt halkına büyük cesaret verdi. Kürtlerin fiziki olarak var olduğu doğruydu, ama her gün öldürülüyordu ve kendi gerçekliğinden uzaklaştırılıyordu. 15 Ağustos’tan önce de PKK vardı, ama Kürdistan’ın her yerinde tanınmıyordu. İlk kurşun patlatıldığında Kürtlerin hepsi yeniden uyandı.”

‘Agit komutanla kaldım ama o olduğunu bilmiyordum’

Agit komutan ile kısa bir süre birlikte kaldığını söyleyen Abdullah Mecid, o görüşmesini şöyle anlattı: “Agit komutan ile 3 gün gezdim, ama onun Agit komutan olduğunu bilmiyorduk. 1986 yılında arkadaşlar Agit arkadaşın fotoğrafını gösterince onu gördüğümü anladım. Devlet o kadar Agit arkadaştan bahsediyordu ama biz gördüğümüz, bize toplantı yapan kişinin o olduğunu bilmiyorduk. Fotoğrafı gördükten sonra onunla kaldığımızı anladık. Ne yazık ki, ondan sonra da zaten bir daha göremedik.

‘O kutsal yolu tanımaktan ve takipçisi olmaktan asla pişman olmadım’

Girdiğim bu kutsal yoldan asla pişman olmadım ve her zaman da takipçisi olacağım. Önderlik ve Agit arkadaş sayesinde özgürlük hareketini tanıdık. İlk kurşunun patlatılmasından sonra Kürtler onur sahibi oldular. O zaman benim okuma yazmam yoktu, ama keşke olsaydı, o zamanki anıları ve tarihi yazardım. Eğer yazmış olsaydım bugün her şeyi hatırlardım. O günlerden şimdi her ne kadar bahsetsek de hep eksik kalacaktır. PKK’yi 1986 yılında tanıdık ve PKK’nin sağlam bir temel attığını söyledik.”

‘Apocular dürüstlükleriyle tanınırlar’

Apocuları tanıdığı ilk günden şimdiye kadar dürüstlükleriyle tanıdığını söyleyen Mecid, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz PKK’yi dürüstlüğüyle tanıyoruz. Zaten bizi bu güne kadar da getiren onların bu dürüstlüğüydü. PKK’nin güç olmasını ve bugüne kadar gelmesini sağlayan da şehitlerin kanıdır. Bundan dolayı insan diyebilir ki, Agit arkadaşın pratiği başarılıydı. Bunun örneklerini bugün Kürdistan’ın dört parçasında görüyoruz.”

‘PKK sayesinde bugün Kürtleri tanıyoruz ve saygı duyuluyor’

Kürtlerin bugün Kürt halkının emeği ve mücadelesi sayesinde güç ve onur sahibi olduğuna dikkat çeken Abdullah Mecid, şunları kaydetti: “PKK sayesinde bugün herkes bizi Kürt olarak tanıyor ve bize saygı ve hürmet gösteriyor. Özgürlük Hareketi Agit arkadaşın şehadetiyle büyüdü. Ondan sonra katılımlar ve mücadele alanları arttı.”

‘Biz kimsenin hakkını yememişiz ki haklarımız ayaklar altına alınıyor’

Biz Kürtler kimsenin haklarını yememişiz ve kimsenin haklarımızı ayaklar altına almasında da izin vermeyiz diyen Mecid, “Haklarımızı ayaklar altına almak için uğraşanlar karşılarında bizi görecekler. Nasıl ki Türkler diyorlar biz Türküz, biz de Kürdüz diyoruz ve kendi haklarımıza ve davamıza sahip çıkacağız. Halk olarak el ele vermeliyiz ve ortak bir yaşam için adım atmalıyız. Nasıl ki her hastalığın bir ilacı varsa bununda ilacı var. Hala uykuda olan Kürtlere diyorum ki, zaman uyanma zamanıdır. Artık Kürtler el ele vermeli ve birliğini oluşturmalı.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Ek.Tarihi Mon Aug 14, 2017 10:00 am Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Siyaset
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Siyaset:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder


Forumlar

 




Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution