Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (08) HER BÎJI KURDİSTAN     YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN   Musul sorunu demokratik ulus ve ortak şehir yaklaşımıyla çözülür   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (14) HER BÎJI KURDİSTAN   Hüseyin Akinci:Barış Cümlesinin Anlamsızlaştığı Bir Coğrafyadayız   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (12) HER BÎJI KURDİSTAN   Aydın Engin:Bu hukuki değil siyasi bir dava   Diyarbakırlılar:Muhatap alınmasak da barışı istiyoruz   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

Son Eklenenler

 
YENİ HABER, NÛÇA NÛ (08) HER BÎJI KURDİSTAN


01)Başkan Barzani'den Şii lidere: Kerkük, Kürttür! Uğruna savaşırız-06.09.2017
İngilizce yayın yapan Iraqi News, Kürdistan Başkanı Mesud Barzani'nin, 'Irak merkez hükümeti ile anlaşmazlık içinde olduğu Kerkük ilini ele geçirme yönündeki herhangi bir girişime güçlü...

YENİ HABER, NÛÇA NÛ (08)...
YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) ...
Musul sorunu demokratik u...
YENİ HABER, NÛÇA NÛ (14) ...
Hüseyin Akinci:Barış Cüml...
YENİ HABER, NÛÇA NÛ (12) ...
Aydın Engin:Bu hukuki değ...
Diyarbakırlılar:Muhatap a...
YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) ...
[ Devamı Haberler Bölümünde ]

.

 
    GÜNCEL
    Dr.İsmail Beşikci:Tüm Kürdler 'Bayrağımız ..


Dr.İsmail Beşikci:Tüm Kürdler 'Bayrağımız ..


   Dr.İsmail Beşikci:28 Devlet Bağımsız K..

   Dr.İsmail Beşikci:Hasta Adam..

   DARBE HAKKINDA YAZARLARIN FARKLI GÖRÜŞ..

   DAXUYANIYA NAVENDA PENA KURD LI SER BÛ..

   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURD..

 
    MAKALE
    Rojnews, haber Editörüne..


Rojnews, haber Editörüne.-08.04.2017
Siz sürekli Gü..


   GÜNEY KÜRDİSTAN’IN KAZANIMLARINI KORUY..

   Kutbettin özer:OHAL’DE Referandum!<..

   Kutbettin Özer:GÜNEY KÜRDİSTAN’IN KAZA..

   Kutbettin Özer:SEKİZ MART KADINLAR GÜN..

   Kutbettin Özer:Geri Zekâlı, Emin Çö..

    KURDİ
    Sêvê Evîn Çîçek’in Eserleri;Yazar ve Araşt..

Sêvê Evîn Çîçek’in Eserleri / Yazar ve Araştırmacı,-25.01.2013 ..


   Kitêba çîrokan ya Fatma Savci..

   Zinar Soran/ PDKT û Çend Bûyerên Balkê..

   PSK-Berpirsê Bûyerên Amedê Hikumet Bi ..

   Romana nû ya Zeynel Abidîn,« SAR »derk..

   Mamoste Marûf :MİT 'A DEWLETA TIR..

 
    DÜNYA GÜNDEMİ
    Kürt profesörden Barzani’ye Tarihi Mektup..


Kürt profesörden Barzani’ye Tarihi Mektup-03.04.201..


   Kutbettin Özer:Dr. Said Çürükkaya unut..

   Dr.Sosyolog Ismail Beşikçi:28 Devlet B..

   Halil Sipan:''Müttefiklerimiz bir anda..

   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (09) HER BÎJI KURD..

   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (06) HER BÎJI KURD..

    EKONOMİ
    YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTA..


01)Kürdistan’da traktör fabrikası kuruluyor-31..


   Kürdistan Bölgesi 75 bin varil petrol ..

   Ümit Boyner: Erkler kavgasını dehşetle..

   Wal Street eylemcileri Davosu bast..

   Fitchten Avrupaya not darbesi!..

   9 ülkeye not darbesi!..

 
    EGİTİM
    Hesen Huseyîn Denîz: Swîsre / Hîndekariya ..


Hesen Huseyîn Denîz: Swîsre / Hîndekariya kurdî dest pê kir-05.09.2016
<..


   Hesen Huseyîn Denîz:Li Swîsre bawernam..

   Xwendekarên zurichê şehadetname sitend..

   Weqfa Ismail Beşikçi (WIB) yek sali..

   Heval GOYİ:Zimanê min..

   BANGA ZIMANÊ KURDÎ..

    KÜLTÜR - SANAT
    Dr. Zerdesht Haco (Dr. Zaradachet Hajo):Bi..


Dr. Zerdesht Haco (Dr. Zaradachet Hajo):Bipêşveçûna dîrokî ya zimanê kurdî û hin taybetm..


   CEJNA WÊ, ÊYDÎ A REMAZAN Ê BÎ DÎL Û CA..

   Pirtûka nû ya Zeynel Abidîn ya bi navê..

   Zeynel Abidîn:XWENAS-5 derket..

   Festival-Karlsruhe'de / NÛÇA NÛ-YENİ H..

   Tekrar Varto’ya Gelmek İstermisiniz?..

 
    MEDYADAN
     YENİ HABER, NÛÇA NÛ (08) HER BÎJI KURDİST..


01)Başkan Barzani'den Şi..


   ..

   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURD..

   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (14) HER BÎJI KURD..

   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (12) HER BÎJI KURD..

   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURD..

    RÖPORTAJ
    Xanım Mılan:Prag’da bir Diarıbekirli, ısma..


Xanım Mılan:Prag’da bir Diarıbekirli, ısmarlama siyasi davaları..


   Ömer Özmen:İBRETLİK BİR RÖPORTAJ..

   Ömer Özmen:BİR RÖPORTAJ BİR MESAJ.Deng..

   Özmen:KURDİSTAN AKTUEL İLE RÖPORTAJ ..

   Seyîdxan Kurij:Prof. Golmorad Moradî, ..

   Arif Altunkaynak’ın Av. Medeni Ayhan i..

 
    SİYASET
    Musul sorunu demokratik ulus ve ortak şehi..


Musul sorunu demokratik ulus ve ortak şeh..


   Hüseyin Akinci:Barış Cümlesinin Anlams..

   Aydın Engin:Bu hukuki değil siyasi bir..

   Diyarbakırlılar:Muhatap alınmasak da b..

   Dr.İsmet Turanlı:Kimler ikiyüzlüdür?..

   İsmail Beşikci./ Bağımsızlık... ..

    SPOR
    'Kürdistan Bağımsız olursa, FİFA'ya üye..

'Kürdistan Bağımsız olursa, FİFA'ya üye ..

   Real Madrid Kürdistan bölgesinde okul ..

   Dalkurd takimi Isveç 1.Ligine çık..

   Bolt'tan bir rekor daha..

   Muhammed Ali hayır gecesi düzenle..

   Kürdistan Futbol Ligi kuruldu..

 
    TEKONOLOJİ
    İbrahim Güçlü: Haşim Kılıç: DKP / HAK-PAR,..

İbrahim Güçlü: Haşim Kılıç: DKP / HAK-PAR, Yeni Anayasa, Kürtler ..

   Araştırmacı-Yazar:Şakir Epözdemir:YAVU..

   Google geçmişinizi silmeyi öğrenin..

   KÜRDİSTAN / AKÇAKALE TARİHİ..

   ''FARQÎN'Lİ ŞÊX FAXRİ BUKARKÎ'NİN ..

   Windows 8 hız testini geçti mi?..


 
Medya
01) “ BİLİRKİŞİ - MAHKEME - AVUKAT - BELEDİYE ” / ADLİYEDE BİLİRKİŞİ SKANDALI- 09.01.2013

Bağlantılı yolsuzluk iddiaları ÖRTBAS mı edilmek isteniyor ?
Sultangazi Belediyesinde meydana geldiği iddia edilen İmar Yolsuzlukları iddiaları ilginç bir boyut kazandı.


BİLİRKİŞİ RAPORLARI DA SAHTE ÇIKTI Gaziosmanpaşa Belediyesinde başlatılan imar yolsuzlukları iddiaları Sultangazi Belediyesinde devam ediyor. Zincirleme sahtecilik iddialarımıza ilişkin 4 ayrı dosyada, “ BİLİRKİŞİ - MAHKEME - AVUKAT- BELEDİYE ” odaklı yolsuzluklar ortaya çıktı. (İddialarımız, her aşamamasıyla 3.000 sayfayı aşan belgeleleriyle tek tek ispatlıdır!)

8 AYRI KEŞIFTE , BILIRKIŞILERIN IMZALARI YOK ! Skandal olaylarla medyada gündemden düşmeyen Gaziosmanpaşa Adliyesinde iddialar ayyuka çıktı.

Şimdi ise; 20 trilyonluk arsalarda, içerik itibariyle sahte ve gerçeğe aykırı raporlar düzenleyen bilirkişiler, Harita ve Kadastro Mühendisi Mehmet K. ile İnşaat Mühendisi E.Hasan B. haklarında MALİYE HAZİNESİNE ve Savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Bu kişilerce düzenlenen diğer dosyaların da geçmişe yönelik olarak müfettiş marifetiyle incelenmesini talep ettik.

" Belediyenin çaycısında, şoförün de bile sahte kâşeler var ! " Gaziosmanpaşa Belediyesindeki yasadışı işlemler MEDYA' da haber olduğu gibi, sahte imza ve kaşe kullanılarak 253 adet bina projeleri, aynı şekilde iş merkezlerinde sahte uygulamalar, 114adet şaibeli Jeolojik Raporlardaki usulsüzlük ve sahtecilikler, çıkar ilişkileri yapılanmasıyla UCUBE bir sistemle İmar Yolsuzluklarındaki sahtecilikleri daha önceden, delilleriyle ve belgeleriyle KAMUOYUNDA PAYLAŞTIK. ( Haber kaynakları da sunulmuştur) Oluş şekli ve seyrine göre; bu yolsuzlukların yine Belediye bünyesinden ya da başka kamu birimlerinden, işbirliği içinde gerçekleştiği yönünde bulgular söz konusudur. Planlı İmar Yolsuzluğu 18 YIL süresince kademe kademe uygulandı !!!

TAMAMLAYICI SAHTECİLİK mi ? İddia konusu sahte işlemler " Yeni Sahteciliklerle” mi tamamlanıyor ? Gaziosmanpaşa ‘dan ayrılarak kurulan Sultangazi İlçesi Belediye Başkanı Cahit Altunay ve ekibi ;

“ Bizler 4 yıllık yeni belediyeyiz, KURUCU İŞLEM DEĞİL TAMAMLAYICI İŞLEM yapıyoruz “ şeklinde yazılı cevaplar veriyorlar.

Ayrıca,“ BOĞAZIMIZDAN HARAM LOKMA GEÇMEDİ ” diyerek basına açıklamalar yapan Cahit Altunay ‘a soruyoruz :

Temeli zincirleme hile ve sahteciliğe dayanan işlemler, TAMAMLANIR MI ? YOK HÜKMÜNDEKİ sahteciliğin ve hilenin; kurucusu, tamamlayıcısı mı olur ? KURUCU sahtecilik mi ? TAMAMLAYICI sahtecilik mi ? YARIM KALAN sahte ve hileli işlemler Sultan gazi Belediyesinde hızla artarak devam ediyor. Adeta yağmurdan kaçarken doluya mı tutulduk ? Hızla tamamlamaya çalışıyorlar herhalde…. !

“HARAM LOKMA” meselesini de sizlerin takdirine sunuyorum….

ALTUNAY, ISRARLA SUÇ İŞLİYOR !

3.500 m2 Arsa Kaybolur mu ?

36yıldır tapulu maliki olduğu arsaların, Adli ve İdari Yargı kararlarıyla sabit olmasına rağmen, 3.500 m2 'lik kısmı YÜRÜTÜLEN ARAZİ oluyor!!! Yapılan sahteciliklerle haksız imar yoğunluğu ve haksız imar alanı kazanılıp, VAR OLANI YOK, YOK OLANI VAR yaparak istedikleri kişilere hukuk dışı yerler kazandırılıyor.

Sadece Yürütülen değil, UÇAN ARSA mı var ?

Sultan gazi Belediye Başkanı Cahit Altunay ve ekibine, iddialarımızı konu hile ve sahteciliğe dayanan olaylara ilişkin detaylı bilgi ve belgeleri tek tek sunmamıza rağmen, NEDENSE görmezden geliniyor. Bağımsız mahkemede, yapılan işlemlerin SUÇ teşkil ettiği ve 2005 yılından bugüne kadar devam ettiğine dair KARAR verilmiştir. ( Gaziosmanpaşa 4.Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/58 D.İş ) Gaziosmanpaşa Belediyesinde başlayan hukuka aykırı işlemler, 2009 yılından itibaren de Sultan gazi Belediyesinde artarak devam etmektedir.

Kamuoyunu yanlış yönlendirmeye sebebiyet veren bir açıklama belediye basın bürosunca yayınlanmıştır.

"HER İDDİAMIZIN ARKASINDAYIZ !!! " hiçbir kimseye iftira atmıyoruz, tam aksine avukatları olarak bana ve müvekkillerime İFTİRA edilmektedir.

Tüm işlemlerin 2005 yılında tamamlanıp bitmiş gibi gösterilmesi de tamamen saptırmadır.

Yargı kararları olmasına rağmen bizim, müfteri ilan edilmemiz de kamuoyunu yanıltmak suretiyle KENDİNİ AKLAMAK amaçlıdır. Müvekkilim, başından itibaren hazırlanmış hile ve sahteciliğe dayalı bir SENARYO ile mağdur edilmek istenmektedir.Sahteciliğe dayalı işlemlerle müvekkilim “ TUZAĞA DÜŞÜRÜLEN AV ” misali kandırıldığı gibi şimdi de kamuoyu yanıltılmak istenmektedir.

Adli ve idari yargıda verilen karar gerekçeleri dahi tırpanlanıp, kendi işlerine gelen şekilde bildirimde bulunuyorlar aslında ;

Bizzat avukat olarak sahtecilikleri tespit ettikten sonra derhal MALİYE HAZİNESİ ‘ne İHBAR ‘da bulunup davalar açtık.Hazine Avukatları dosyalara el koydu

BAHSEDİLEN ARAZİ KİM VEYA KİMLERE MENFAAT SAĞLIYOR?

Mahkeme Kararları da Yok sayılıyor.Mahkemenin “suç var, yargılama yapılması gerekir” kararına rağmen, müvekkilin 20 TRİLYONLUK parselleri, hukuka aykırı, hile ve sahteciliklerle elinden alınmak istenmektedir. BİLİRKİŞİ - MAHKEME - AVUKAT- BELEDİYE odaklı ortaklaşa ve zincirleme kötü niyetle işbirliği halinde gerçekleştirilen “ hile ve sahteciliğe ” dayanan, iddialarımıza konu olayların tüm aşamaları onlarca somut delil, belge, bilgi, bulgu ve ciddi emareler ile ispatlı olup, bizde oluşan kanı budur.

Gerçekler inatçıdır. Adalet Cesaret ister.

Bizler, sadece gerçeğin ve Adaletin peşindeyiz !

İddia konusu mide bulandırıcı “VİDALANMIŞ İŞLER ” ayyuka çıkınca; sözünde durup bakalım kimler İSTİFA edecek ?

Basına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur. 08.01.2013 Av.Ömer KİBAR Hayatta küçümseme hiçbir kimseyi
NOKTA' da küçüktür ama BİTİRİR cümleyi

Not : Lütfen şayet içeriği bizim gibi onaylıyorsanız, bu metni tüm önemli sitelere ve ülkede düşüncesi ne olursa olsun NAMUSLU her insanın mailine ulaştırın
http://www.turkelleri.com/haber-7693-ADLIYEDE---BILIRKISI---SKANDALI---.html

( Kaynak; 16/03/2004 tarihli "Sahte mimarlar aranıyor" haberi için http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=109693) (Kaynak; 21 Ocak 2006 tarihli "Belediye sahte imza kullandı" haberi için http://www.birgun.net/worker_index.php?news_code=1137812581&year=2006&month=01&day= 21) (Kaynak ; JEOLOJİK SAHTECİLİK http://www.jmo.org.tr/resimler/ekler/2cd33e9c0236a8c_ek.pdf?dergi=HABER%20B%DCLTEN %DD )
Gönderen:Ahmet Ömer Kibar
av.kibar3834@gmail.com


02)İntibak Zamları Açıklandı! Maaş Zammınızı Öğrenin -09.01.2013

İntibak kanunuyla birlikte 2000 yılından önce emekli olan 2,7 milyon kişinin maaşı yeniden hesaplandı. İntibak farkları 17 Ocak’ta ödenecek.

İntibak kanunuyla birlikte 2000 yılından önce emekli olan 2,7 milyon kişinin maaşı yeniden hesaplandı. İntibak farkları 17 Ocak’ta ödenecek. Ancak Ocak ayı maaşında intibak oranının yanı sıra enflasyon zammı olan yüzde 4.14'lük oran da maaşlara eklenecek. Dolayısıyla birçok emeklinin kafası ne kadar intibak zammı aldığı noktasında karışacak. İşte bu karışıklığın önüne geçmek için SGK intibak oranlarını açıklayan sistemi yayına soktu. SGK'nın internet sitesinde yer alan düzenlemeyle her emekli ne kadar intibak zammı aldığını öğrenebilecek.

İntibak düzenlemesi kapsamında, 2000'den önce emekli olanların aylıklarında yapılacak güncelleme yaklaşık 1 milyon 800 bin kişiyi etkiliyor.

İntibak farkı, 17 ile 26 Ocak tarihleri arasında maaşlara yansıtılacak.

Yasadan yararlananlar, intibak farklarını bugünden itibaren Sosyal Güvenlik Kurumu'nun internet sitesinden TC kimlik numaraları ile öğrenebilecek.

Uygulama ile 2000 yılından önce emekli olanların maaşları, 2008 yılı Ocak ayında emekli olanların maaşları ile eşitlendi.

Aşağıdaki linke tıklayarak açılan sayfada TC kimlik ve sicil numaranızını girin, intibak zammınızı öğrenin. MAAŞ ZAMMINIZI VE İNTİBAK TUTARINI ÖĞRENMEK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ
http://uyg.sgk.gov.tr/Intibak/
HABER:ABDULLAH ORTAÇ-ANKARA


03) APO NEDEN ASILMADI?ASILMASINI İSTEYEN VE İSTEMEYEN SİYASİLERİN LİSTESİ! -09.01.2013
Bilal AKGÜL

Ecevit’in, “Bahçeli iBAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Lideri Devlet Bahçeli arasındaki idam tart...ışmasına dönemin siyasileri son noktayı koydu.

Eski başkanlardan merhum Bülent Ecevit’in yazarımız Behiç Kılıç’a 19 Nisan 2005’te yaptığı tarihi açıklama teröristbaşının idam konusuna açıklık getirdi.dam istedi, biz astırmadık” sözleri tüm gerçekleri ortaya çıkardı. Ecevit’in 2 yıl önce söylediği, “Bahçeli idam istedi” sözleri Erdoğan’ın Bahçeli’ye, “Apo’yu sen niye asmadın” sözlerine de yanıt oldu.

DSP’li Türker, “MHP idamı istedi” derken, ANAP’lı Aslan da, “MHP başından beri karşıydı” diyerek o günleri anlattı. O döneme tanıklık eden siyasilerin Tercüman’a yaptıkları değerlendirmeler şöyle:

MHP şartlı destek verdi

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin Öcalan’ın idamını istediğinin altını çizen DSP Genel Sekreteri Masum Türker, o dönemde yaşananları şöyle anlattı: MHP idamın kaldırılmasına karşıydı ama AB projesi için kabul etti. DSP idama karşı olan bir partidir. Anayasa’da da AB’ye uyum ile ilgili düzenleme yapılması gerekiyordu. Bu düzenleme yapılmasaydı AB ile ilgili ilerleme sağlanmayacaktı. Bu nedenle bu aşamada yapılması gereken değişiklikle o tarihte MHP kısmen bu idam cezasının kaldırılmasına katkı vermişti. MHP, temelde idamın kaldırılmasına karşıydı ancak AB projesi açısından kabul etti.

Bahçeli’ye haksızlık ediyor

MHP, Türkiye’nin tüm kesimleri için önemli olan AB projesine gerekli katkıyı vermek için özveride bulundu. Başbakan Erdoğan’a sormak lazım; ‘AB projesine karşıysan’ idam meselesini gündeme getirmekte haklısın, bu konuda tekrar idamı getirebilirdi. AKP, terör konusunu tartışma yapmaktan uzaklaştırmak için idamı ya da Cumhurbaşkanlığı konusunu gündeme getiriyor. Kanaatime göre Bahçeli’ye haksızlık ediyor.

Apo’yu AK Parti kurtardı

Dönemin ANAP Grup Başkanvekili Beyhan Aslan da, MHP’nin başından beri idamın kaldırılmasına karşı çıktığını belirterek şöyle dedi:

“Savaş ve terör suçları hariç idam cezası kaldırılmıştı. O zaman Apo’yu içermiyordu. Bu hükümet döneminde imzalanan 6 nolu protokolle tümüyle kalktı ve Apo’yu kapsadı. Aslında Apo yakalandığında bize teslim edenler Apo’nun idam edilmeyeceği sözünü alarak teslim ettiler. O gün asılmaması konusunda teminat verildi. Adalet Bakanlığından Meclis’e Apo’nun dosyası hiç gelmedi. Gelse Apo’nun idamına hayır diyecek babayiğit yoktu. MHP başından beri karşıydı. Biz Apo’yu kapsamayan bir şekilde kaldırdık.”

Özellikle AKPlilerin dillerinden düşürmedikleri MHP apoyu kurtardı sözleri üzerine yeni bir araştırma yaptık ve aslında apoyu idamdan kurtaran yasaya AKPlilerin evet oyu verdiğini gördük.

Apoyu kurtaran yasadan 3 ay sonrada Türkiye genel seçime gitmişti.İşte Apoyu kurtaranlarla asmak için uğraşanların tam listesi.Bakalım yalancılar buna ne bahane bulacak.

AKPnin de TBMMde 53 milletvekili ile yer aldığı, o zaman milletvekili olmayan Erdoğanın genel başkanları sıfatıyla misafir locasından izlediği AKP Grubu "EVET" oyu kullandı. Böylece 1 Ağustos 2002deki olağanüstü toplantılarda idam cezası, yasalarımızdan çıkarıldı.

SADECE MHP grubu 117 milletvekili ile buna "RET" oyu verdi. Ancak diğer partiler ittifak yapıp idam cezasını kaldırarak Öcalanı da kurtardılar. MHP lideri Bahçelinin, "Gökkuşağı Koalisyonu" adını verdiği DSP, ANAP, DYP, SP, AKP ve YTPli milletvekilleri, ittifak halinde idam cezasını kaldırdılar. O gün Apo asılmasın diyen AKP milletvekilleri dışında yine o gün Apo asılmasın diyen ama AKPde olmayan birçok milletvekili de şu an AKPnin milletvekili olarak TBMMde bulunmaktadır.

Öcalanı kurtaranlar

Kanlı terör örgütü PKKnın elebaşısı Abdullah Öcalanın idamıyla ilgili olarak TBMMye gelen dosyaya hangi milletvekilleri "ret" oyu vererek karşı çıktı, hangileri "kabul" oyu vererek Öcalanı idamdan kurtardı. Bunları, Meclis tutanaklarından alınan belgelerle yayınlıyoruz

Idamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan Yeni Türkiye Partisi (YTP) milletvekilleri

03) APO NEDEN ASILMADI?ASILMASINI İSTEYEN VE İSTEMEYEN SİYASİLERİN LİSTESİ! -09.01.2013 Bilal AKGÜL

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Lideri Devlet Bahçeli arasındaki idam tart...ışmasına dönemin siyasileri son noktayı koydu. Eski başkanlardan merhum Bülent Ecevit’in yazarımız Behiç Kılıç’a 19 Nisan 2005’te yaptığı tarihi açıklama teröristbaşının idam konusuna açıklık getirdi. Ecevit’in, “Bahçeli idam istedi, biz astırmadık” sözleri tüm gerçekleri ortaya çıkardı. Ecevit’in 2 yıl önce söylediği, “Bahçeli idam istedi” sözleri Erdoğan’ın Bahçeli’ye, “Apo’yu sen niye asmadın” sözlerine de yanıt oldu.

DSP’li Türker, “MHP idamı istedi” derken, ANAP’lı Aslan da, “MHP başından beri karşıydı” diyerek o günleri anlattı. O döneme tanıklık eden siyasilerin Tercüman’a yaptıkları değerlendirmeler şöyle:

MHP şartlı destek verdi

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin Öcalan’ın idamını istediğinin altını çizen DSP Genel Sekreteri Masum Türker, o dönemde yaşananları şöyle anlattı: MHP idamın kaldırılmasına karşıydı ama AB projesi için kabul etti. DSP idama karşı olan bir partidir. Anayasa’da da AB’ye uyum ile ilgili düzenleme yapılması gerekiyordu. Bu düzenleme yapılmasaydı AB ile ilgili ilerleme sağlanmayacaktı. Bu nedenle bu aşamada yapılması gereken değişiklikle o tarihte MHP kısmen bu idam cezasının kaldırılmasına katkı vermişti. MHP, temelde idamın kaldırılmasına karşıydı ancak AB projesi açısından kabul etti.

Bahçeli’ye haksızlık ediyor

MHP, Türkiye’nin tüm kesimleri için önemli olan AB projesine gerekli katkıyı vermek için özveride bulundu. Başbakan Erdoğan’a sormak lazım; ‘AB projesine karşıysan’ idam meselesini gündeme getirmekte haklısın, bu konuda tekrar idamı getirebilirdi. AKP, terör konusunu tartışma yapmaktan uzaklaştırmak için idamı ya da Cumhurbaşkanlığı konusunu gündeme getiriyor. Kanaatime göre Bahçeli’ye haksızlık ediyor.

Apo’yu AK Parti kurtardı

Dönemin ANAP Grup Başkanvekili Beyhan Aslan da, MHP’nin başından beri idamın kaldırılmasına karşı çıktığını belirterek şöyle dedi:

“Savaş ve terör suçları hariç idam cezası kaldırılmıştı. O zaman Apo’yu içermiyordu. Bu hükümet döneminde imzalanan 6 nolu protokolle tümüyle kalktı ve Apo’yu kapsadı. Aslında Apo yakalandığında bize teslim edenler Apo’nun idam edilmeyeceği sözünü alarak teslim ettiler. O gün asılmaması konusunda teminat verildi. Adalet Bakanlığından Meclis’e Apo’nun dosyası hiç gelmedi. Gelse Apo’nun idamına hayır diyecek babayiğit yoktu. MHP başından beri karşıydı. Biz Apo’yu kapsamayan bir şekilde kaldırdık.”

Özellikle AKPlilerin dillerinden düşürmedikleri MHP apoyu kurtardı sözleri üzerine yeni bir araştırma yaptık ve aslında apoyu idamdan kurtaran yasaya AKPlilerin evet oyu verdiğini gördük.

Apoyu kurtaran yasadan 3 ay sonrada Türkiye genel seçime gitmişti.İşte Apoyu kurtaranlarla asmak için uğraşanların tam listesi.Bakalım yalancılar buna ne bahane bulacak.

AKPnin de TBMMde 53 milletvekili ile yer aldığı, o zaman milletvekili olmayan Erdoğanın genel başkanları sıfatıyla misafir locasından izlediği AKP Grubu "EVET" oyu kullandı. Böylece 1 Ağustos 2002deki olağanüstü toplantılarda idam cezası, yasalarımızdan çıkarıldı.

SADECE MHP grubu 117 milletvekili ile buna "RET" oyu verdi. Ancak diğer partiler ittifak yapıp idam cezasını kaldırarak Öcalanı da kurtardılar. MHP lideri Bahçelinin, "Gökkuşağı Koalisyonu" adını verdiği DSP, ANAP, DYP, SP, AKP ve YTPli milletvekilleri, ittifak halinde idam cezasını kaldırdılar. O gün Apo asılmasın diyen AKP milletvekilleri dışında yine o gün Apo asılmasın diyen ama AKPde olmayan birçok milletvekili de şu an AKPnin milletvekili olarak TBMMde bulunmaktadır.

Öcalanı kurtaranlar

Kanlı terör örgütü PKKnın elebaşısı Abdullah Öcalanın idamıyla ilgili olarak TBMMye gelen dosyaya hangi milletvekilleri "ret" oyu vererek karşı çıktı, hangileri "kabul" oyu vererek Öcalanı idamdan kurtardı. Bunları, Meclis tutanaklarından alınan belgelerle yayınlıyoruz

Türkiye Büyük Millet Meclisinde MHP dışındaki tüm siyasi parti milletvekillerinden çoğu Bebek katili Öcalanı asılmaktan kurtaran yasaya kabul oyu verdiler. Demokratik bir Mecliste yapılan oylama sonucunda da ret oylarının yetersiz kalması idam yasasının kaldırılmasına neden oldu. Başbakan Tayyip Erdoğanın, MHPye "Apoyu asamadınız" suçlamalarına verilecek en güzel yanıt Meclis tutanaklarından alınan bu belgelerdir. O dönemde milletvekili olmayan Recep Tayyip Erdoğan, Meclis locasından AKPli 53 milletvekiline talimat verip, kabul oyu kullandırarak Öcalanı asılmaktan kurtarmaya fiili olarak önayak oldu. Işte tarihi oylamada kullanılan oylar ve renkleri:

İdamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan DSP milletvekilleri

Tayyibe Gülek, Melda Bayer, M.Zeki Sezer, Uluç Gürkan, Ayşe Gürocak, Aydın Tümen, Hikmet Uluğbay, Mustafa Ural, Ertuğrul Kumcuoğlu, Sebahat Vardar, Hasan Macit, Ali Rahmi Beyreli, Hayati Korkmaz, Orhan Ocak, Sadık Kırbaş, Hasan Erçelebi, Mehmet Kocabatmaz, Ali Ahmet, Ertürk Şadan Şimşek, Necati Albay, Hasan Akgün, Fadlı Ağaoğlu, Ziya Aktaş, Nami Çağan, Yücel Erdener, Ahmet Güzel, Osman Kılıç, Necdet Saruhan, Sulhiye Serbest, Masum Türker, Erdoğan Toprak, Güler Aslan, Saffet Başaran, Mehmet Çümen, Şükrü Sina Gürel, Hasan Metin, Atilla Mutman, Rahmi Sezgin, Necdet Tekin, Fikret Tecer, Ahmet Arkan, M.Emrehan Halıcı, Emin Kara, Ismail Bozdağ, Nazif Topaloğlu, Ş.Ramis Savaş, M.Cengiz Güleç, Fevzi Aytekin, B.Fırat Dayanıklı, Hikmet Sami Türk, Ömer Üstünkol, Fikret Ünlü, Hasan Suna, Erol Karan,

Idamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan DYP milletvekilleri

Tansu Çiller, Sevgi Esen, M. Halit Dağlı, M.Nedim Bilgiç, Mahmut Bozkurt , Ismet Attila, Musa Konyar, Ahmet Iyimaya, Yıldırım Akbulut, S.Arıkan Bedük, Mehmet Baysarı, Salih Çelen, Hasan Ekinci, Ali Rıza Gönül, A. Oktay Güner, Ilyas Yılmazyıldız, Necati Yöndar, Yahya Çevik, Necmi Hoşver, Mustafa Örs, Teoman Özalp, Oğuz Tezmen, Nevfel Şahin, A. Mehmet Çay, M.Kemal Aykurt, Mehmet Gözlükaya, Nurettin Atik, M. Salim Ensarioğlu, Salih Sümer, Ayvaz Gökdemir, Mehmet Sadri Yıldırım, Burhan Kara, Rasim Zaimoğlu, Hakkı Töre, Mehmet Dönen, Ramazan Gül, Turhan Güven, Hayri Kozakçıoğlu, Nurhan Tekinel, Hasan Ufuk Söylemez, Süha Tanık, Yıldırım Ulupınar, Mehmet Gölhan, M.Ali Yavuz, Ismail Karakuyu, Rıza Akçalı, Metin Kocabaş, Mehmet Sağlam, Metin Musaoğlu, Veysi Şahin, Ibrahim Yazıcı, Mümtaz Yavuz, Nevzat Arcan, Kemal Kabataş, Erdoğan Sezgin, Takiddin Yarayan, , Kadir Bozkurt, Nihan Ilgün, Enis Sülün, Ali Şevki Erek, Eyüp Aşık, Ali Naci Tuncer, Necmettin Cevheri, Hacı Filiz, Faris Özdemir, Saffet Kaya, Mustafa Eren

Idamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan Yeni Türkiye Partisi (YTP) milletvekilleri

İsmail Cem, İbrahim Y. Bildik, Ali Tekin, İsmet Vursavuş, Gaffar Yakın, Gönül Saray Alphan, Oğuz Aygün, Esvet Özdoğu, Ahmet S. Sayın, Metin Şahin, Halit Dikmen, Tamer Kanber, M. Güven Karahan, Mustafa Karslıoğlu, Abdulsamet Turgut, Mahmut Erdir, Ali Ilıksoy, Evliya Parlak, Ali Günay, Edip Özgenç, Akif Serin, İstemihan Talay, Erol Al, Perihan Yılmaz Doğan, Bülent Ersin Gök, H.Hüsamettin Özhan, Bahri Sipahi, Cahit Savaş, Yazıcı Burhan Bıçakçıoğlu, Salih Dayıoğlu, Hakan Tartan, Kemal Vatan, Çetin Bilgir, M.Hadi Dilekçi, Nural Karagöz, Halil Çalık M.Turhan İmamoğlu, Hasan Gülay, M.Cihan Yazar, M. Kemal Tuğmaner, Tunay Dikmen, Zeki Eker, Eyüp Doğanlar, Tarık Cengiz, Şenel Kapıcı, Metin Bostancıoğlu, Ahmet Zamantılı, Hasan Özgöbek, Mehmet Y. Ünal, Hasan Gemici, C. Tufan Yazıcıoğlu, Faruk Demir

Idamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan Saadet Partisi milletvekilleri

Rıza Ulucak, Latif Öztek, A. Cemil Tunç, Fahrettin Kukaracı, Sacit Günbay, Ahmet Sünnetçioğlu Hüseyin Karagöz, Ali Oğuz, Osman Yumakoğulları, Bahri Zengin, , A. Sever Aydın, Fethullah Erbaş, Oğuzhan Asiltürk, Yaşar Canbay, M. Niyazi Yanmaz, Musa Demirci, Temel Karamollaoğlu, Mehmet Bekaroğlu, Mustafa Kamalak, Hüsamettin Korkutata. İdamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan AKP milletvekilleri

Dengir Mir Fırat, Sait Açba, Mahmut Göksu, Mehmet Özyol, Akif Gülle, Ismail Özgün, Mahfuz Güler, Zeki Ergezen, Ismail Alptekin, Faruk Çelik, Mehmet Altan, Ertuğrul Yalçınbayır, Osman Aslan , Nurettin Aktaş, Tevhit Karakaya, Ali Er, Abdülkadir Aksu, Mustafa Baş, Ali Coşkun, Hüseyin Kansu, Mehmet Ali Şahin,, Nevzat Yalçıntaş,,

Abdullah Gül-(Bir zamanların geçici Başbakanı idi),

Salih Kapusuz, Mehmet Vecdi Gönül, Osman Pepe, Remzi Çetin, Özkan Öksüz, Avni Doğan, Ali Sezal, Sabahattin Yıldız, Eyüp Fatsa, Musa Uzunkaya, Ahmet Nurettin Aydın, Abdüllatif Şener, M.Ergün Dağcıoğlu, Yahya Akman, Zülfikar Izol, Maliki Ejder Arvas, Hüseyin Çelik, Ilyas Arslan, Mehmet Çiçek, Ramazan Toprak, Kemal Albayrak, Abdullah Veli Seyda, Şükrü Ünal

Idamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan Bağımsızlar

Cemil Çiçek, Numan Gültekin, Mehmet Ağar Mail Büyükerman, Mustafa Yılmaz, Rıdvan Budak, Zafer Güler, Mustafa Düz, M.Ali Irtemçelik, Ihsan Çabuk, H.Fehmi Konyalı,

,Idamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan ANAP milletvekilleri Mesut Yılmaz, Mehmet Ali Bilici, Musa Öztürk, Halil Ibrahim Özsoy, Yaşar Eryılmaz, Celal Esin, Nejat Arseven, Birkan Erdal, Yücel Seçkiner, Cengiz Aydoğan, Cengiz Altınkaya Yüksel Yalova, Edip Safder Gaydalı, Kenan Sönmez, Beyhan Aslan, Nurettin Dilek, Abdülbaki Erdoğmuş Seyit Haşim, Hamimi Sebğatullah Seydaoğlu, Evren Bulut, I. Yaşar Dedelek, Mustafa Taşar, Mecit Pürüzbeyoğlu, Hakkı Oğuz, Aykut Levent Mıstıkoğlu, Erkan Mumcu , R. Kazım Yücelen Bülent Akarcalı, Ahat Andican, Aydın Ayaydın, Şamil Ayrım, Mehmet F. Fırat, Ediz Hun, Yılmaz Karakoyunlu, Cavit Kavak, Emre Kocaoğlu, Nesrin Nas, Sühan Özkan, Şadan Tuzcu, Işın Çelebi, Sümer Oral, Işılay Saygın, Rıfat Serdaroğlu, Ilhan Aküzüm, Murat Başesgioğlu, Cemal Özbilen, Sefer Ekşi, Mehmet Keçeciler, Miraç Akdoğan, Ahmet Tevfik Özal, Ekrem Pakdemirli, Ali Doğan, Süleyman Çelebi, Ömer Ertaş, Hasan Özyer, Erkan Kemaloğlu Şükrü Yürür, Sefer Koçak, Ahmet Kabil, Mesut Ahmet Yılmaz, , Ersin Taranoğlu Mehmet Çakar, Yaşar Topçu, Ali Kemal Başaran, Eyüp Cenap Gülpınar, Kamran Inan, Lütfullah Kayalar, Ataullah Hamidi, Burhan Isen, M. Salih Yıldırım, Zeki Çakan, Ali Güner, Yaşar Okuyan,

İdamın kaldırılmasına "ret" oyu kullanan tek parti olan MHP milletvekilleri

Devlet Bahçeli, M. Metanet Çulhaoğlu, Ali Halaman, A. Fatin Özdemir, Recai Yıldırım, Hasari Güler, Abdülkadir Akcan, Mehmet Telek, Nidai Seven, Adnan Uçaş, Mehmet Arslan, Koray Aydın, Şefkat Çetin, Sedat Çevik, Ali Işıklar, Abdurrahman Küçük, Hayrettin Özdemir , Mustafa Cihan Paçacı, Şevket Bülent Yahnici, Osman Müderrisoglu, Tunca Toskay, Nesrin Ünal, Bekir Ongun, Orhan Bıçakçıoğlu, Ali Uzunırmak, Aydın Gökmen, Hüseyin Kalkan, Hüseyin Arabacı, Ibrahim Halil Oral, Ersoy Özcan, Süleyman Coşkuner, Burhan Orhan, Orhan Şen, Hakkı Duran, Irfan Keleş, Salih Erbeyin, Ali Keskin, Mustafa Gül, Mihrali Aksu, Mücahit Himoğlu, Ismail Köse, Cezmi Polat, Mehmet Ay, Ali Özdemir, Mehmet Hanifi Tiryaki, Mustafa Yaman, Bedri Yaşar, Süleyman Turan Çirkin, Mehmet Şandır, Mehmet Nuri Tarhan, Osman Gazi Aksoy, Mustafa Zorlu, Yalçın Kaya Hidayet Kılınç, Enis Öksüz, Cahit Tekelioğlu, Ahmet Çakar, Mehmet Gül, Nazif Okumuş, Esat Öz, Bozkurt Yaşar Öztürk, , Mehmet Pak, Mustafa Verkaya , Yusuf Kırkpınar, Ahmet Kenan Tanrıkulu, Oktay Vural, Arslan Aydar, Mehmet Serdaroğlu, Sabahattin Çakmakoğlu, Hasan Basri Üstünbaş, Ramazan Mirzaoğlu, Meral Akşener, Cumali Durmuş, Kemal Köse, Faruk Bal, Ali Gebeş, Mustafa Sait Gönen, Hasan Kaya, Basri Coşkun, Namık Hakan Durhan, Hüseyin Akgül, Ali Serdengeçti, Mehmet Kaya, Nevzat Taner, Metin Ergun, Ismail Çevik, Mükremin Taşkın, Mükerrem Levent, Cemal Enginyurt, Yener Yıldırım, Osman Fevzi Zihnioğlu, Ahmet Aydın, Vedat Çınaroğlu, Hüsnü Yusuf Gökalp, Lütfü Ceylan, Reşat Doğru, Nail Çelebi, Muzaffer Çakmaklı, Armağan Yılmaz, Ayhan Çevik, Ahmet Erol Ersoy, Mesut Türker, Şuayip Üşenmez Ismail Hakkı Cerrahoğlu, Kürşat Eser, Sadi Somuncuoğlu Şaban Kardeş, Hasan Çalış, Osman Durmuş, Abbas Bozyel, Ilhami Yılmaz, Mehmet Nacar, Birol Büyüköztürk Mehmet Kundakçı, Müjdat Karayerli


04) BDP'li Tan'dan Başörtüsü Kanun Teklifi! -09.01.2013

BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, 28 Şubat döneminde mağdur olanlar ile kamusal alanlarda başörtüsünün serbest bırakılması için kanun teklifleri verdiğini söyledi.

BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, 28 Şubat döneminde mağdur olanlar ile kamusal alanlarda başörtüsünün serbest bırakılması için kanun teklifleri verdiğini söyledi.

28 Şubat döneminde çok kötü günler yaşandığını, yüzlerce, binlerce kişinin gözaltına alındığını, binlerce kişiye ceza verildiğini belirten Tan, ''Bugün ortaya çıktı ki o tarihte işledikleri suçlarla ilgili ciddi bilgi, belge yok. Tamamen keyfi, ideolojik, tek yanlı anlayışla bu insanlar mağdur edildi'' dedi.

Tan, o dönemde bu kadar kötü şeyler olduysa, binlerce kişi mağdur edilip, görevden uzaklaştırılıp, sicilleri bozulduysa bunun telafi edilmesi gerektiğini belirterek, ''28 Şubat dönemindeki özellikle İslami kesimle ilgili Kürt meselesiyle bağlantılı olarak hüküm giyen bütün kişilerin yeniden yargılanmasını, bu davaların düşmesini istiyorum'' diye konuştu.

Bu konuda kanun teklifi verdiğini ifade eden Tan, AK Parti'nin, mağduriyetin ortadan kalkmasını istemesi halinde teklife destek vermesi gerektiğini kaydetti.

Nurettin Şirin'den Salih Mirzabeyoğlu'na kadar mağdur olan kişilerin mağduriyetine son verilmesini talep eden Tan, ''O dönemin mahkeme, bürokratik, adli sicil kararlarını yok sayalım. Suç isnadı var diyorsanız gelin bir daha yargılayalım'' diye konuştu. T

an, ayrıca orta öğretim ve üniversiteler ile kamusal alanda başörtüsünün serbest olması için de kanun teklifi verdiğini vurguladı.

Daha sonra gazetecilerin sorularını cevapladıran Tan, 28 Şubat sürecine ilişkin bir soru üzerine, o dönemde Kürt işadamlarının infazı için listeler yapıldığını belirterek, o dönem bu listeleri yapanların hala hayatta olduğunu söyledi. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller’e de eleştirilerde bulunan Tan, “Tansu Çiller’e soruyorsun, kolejli kız havasına yatıyor. Ben de kolejde okudum ayıptır söylemesi ama böyle kolejli kız da görmedim. Benim de çok sosyetik arkadaşlarım vardı. ‘Aa kim yaptı, ne yaptı, ben yeni gelmiştim.’ Yeni gelmiştin, bilmiyorduysan niye Başbakan oldun? Yani gidip Bebek’te otursaydın” diye konuştu.

Başbakan Erdoğan’ın odasının dinlenmesine de değinen Tan, “Sen Başbakan’sın, 11 senedir Başbakan’sın. Sebze halinde kabzımal mısın? Gereğini yap” dedi. Tan, Başbakan Erdoğan içinse, “İmam Hatip Kolejli pozisyonlarına yatıyor” şeklinde konuştu.

ALTAN TAN'ıN KANUN TEKLİFİNE AİT BAŞVURU DİLEKÇESİ

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

GENEL GEREKÇE

28 Şubat 1997'de yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sonucu açıklanan kararlarla başlayan ve irticaya karşı olduğu söylenen, ordu ve bürokrasi merkezli bir süreçtir. Türkiye siyasi tarihine geçen kararlar ve bu kararların uygulanması sırasında Türkiye'de siyasi, idari, hukuki ve toplumsal alanlarda yaşanan değişimlere neden olan bir süreçtir. Yaşananlar, post-modern darbe olarak da adlandırılmıştır.

28 Şubat 1997 Tarihinde gerçekleşen Milli Güvenlik Kurulu Toplantısı sonrasında hukuk dışı yapılanmalar eliyle yargı kurumlarına ve sivil siyasete müdahale edilmiştir. Batı Çalışma Grubu adlı illegal oluşum tarafından kontrol ve koordine edilen yargı mensuplarının 28 Şubat sürecinde verdiği bütün kararlar siyasi olduğundan, hukuka aykırı ve şaibelidir. Bu sebeple, binlerce insanın hayatını karartmış olan 28 Şubat sürecinin aydınlatılması ve 28 Şubat sürecindeki siyasi yargı kararlarının iptal edilerek yeniden muhakeme yolunun açılması gerekmektedir.

Bu karanlık dönem içerisinde birçok gazeteci andıçlanmış, bağımsız yargı mensuplarına ‘brifing’ ve talimatlar verilmiş, görevlerini yapan bir kısım hakim ve savcılar hakkında soruşturmalar açılarak bu kişilere gözdağı verilmiştir. Bu dönemde verilen idare ve yargı kararlarının çoğu hukuki olmaktan uzaktır. Verilen bu kararlar neticesinde binlerce vatandaşımız başta orduda bulunan askerler olmak üzere işinden atılmış, sürülmüş veya işlemediği bir suçtan dolayı hapis yatmak zorunda kalmıştır. Keza bu süreçte irtica yaygarası kopartılarak Salih Mirzabeyoğlu ve Nurettin Şirin gibi İslami şahsiyetlere ve İslami sembollere karşı acımasızca ve gayrı ahlaki bir tarzda saldırılmıştır. Başörtüsüne yönelik yasak ve dışlanma yoğun bir şekilde uygulama alanı bulmuştur. Başörtüsünden dolayı üniversitelerde okuyan binlerce öğrenci ve çalışan mağdur edilmiş, halkın olarıyla seçilen milletvekili Merve Kavakçı dahi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden keyfice dışarı atılmıştır.

Ergenekon soruşturması kapsamında 28 Şubat post-modern darbesinin tüm failleri, devlet içinde meşru hükümete karşı direnenler, şehir merkezinde tank yürüterek balans ayarı yapanlar, savcı ve hâkimlere, idari yönetim kademesindeki kişilere askeri mahallerde ‘brifingler’ verdirenler, 28 Şubata açıkça destek veren o dönemin devlet ve hükümet başkanları, sendika ağaları ve şahısların da yargılanmaları gerekmektedir. Bugün o süreçte yer alan generallerin yargılandığı da göz önüne alınırsa, 28 Şubat sürecinde yargılanan tüm insanların da yeniden yargılanması gerekmektedir.

MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1- 28 Şubat 1997 tarihinde gerçekleşen Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sonrasında hukuk dışı yapılanmalarla yargı kurumlarına ve sivil siyasete müdahale edilmiştir. On binlerce insan gözaltına alınmıştır. Harp okullarından ve üniversitelerden birçok insan atılmıştır. Bugün ortaya çıkan gerçekler göstermektedir ki bu tutuklamalar için ciddi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. 28 Şubat sürecinde görev alan generaller başta olmak üzere birçok insan yargılanmaktadır. O nedenle özellikle İslami kesimle alakalı tüm yargı kararlarının iptal edilmesi gerekmekte ve yargılamalar tekrar yapılmalıdır.
Madde 2- Yürürlük maddesidir.
Madde 3- Yürütme maddesidir.
28 Şubat yargı kararlarının iptal edilmesi hakkında kanun teklifi ve gerekçesi ilişikte sunulmuştur.
Gereğini arz ederiz.
Altan TAN
Diyarbakır Milletvekili
HABER:ABDULLAH ORTAÇ-ANKARA


05) Hükümet ile İmralı arasındaki görüşmeler iyice ısınıyor.-09.01.2013

Hükümet ile İmralı arasındaki görüşmeler iyice ısınıyor.Görüşmenin merkezinde ‘Yeni Anayasa’ yer alıyor. İmralı, Kandil ve BDP ise temel beklentilerinden vazgeçmeye niyetli olmadıklarını her fırsatta ortaya koyuyor.

Aslında her şey ABD'nin Şubat 2004'te Büyük Ortadoğu Projesi'ni (BOP) ilan etmesiyle başladı. O yıl İstanbul'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin sonuç bildirgesinde BOP'un uygulama alanının Kuzey Afrika'yı da kapsayacağı ilan edildi. Böylece BOP, bir NATO belgesine dönüştü. Başbakan Erdoğan da, partisinin Meclisteki bir grup toplantısında yaptığı konuşmada, BOP'un Eşbaşkanı olduğunu ilan etti! BOP'un NATO projesi olarak resmen hayata geçmesiyle, ilginçtir 1996 yılında Kandil'e çekilen terör örgütü PKK, sönmüş volkanın patlaması gibi harekete geçti. 2004'ten bu yana Türkiye teröre yaklaşık 900 askerini ve polisini şehit verdi. Tunus'ta 2010 yılı sonunda başlayan Arap Baharı, bu sürecin bir sonucu... Nitekim NATO, Tunus ve Mısır'daki halk hareketlerine doğrudan müdahale etme gereği duymazken, Libya'da ABD karşıtı Kaddafi yönetimi silah zoruyla görevinden uzaklaştırdı. Kaddafi bilahare katledildi. Bu süreçte NATO, Kürecik'teki füze savunma sistemi ile Ortadoğu'daki konumunu güçlendirdi.

Suriye'deki önemli gelişme

Ortadoğu'daki bir başka ABD ve İsrail karşıtı yönetim olan Suriye'de ise "ajan - paralı isyancı - yerel isyancı" kombinasyonu uygulamaya konuldu ancak ABD ve ortakları bu kez Birleşmiş Milletler zemininde karşılarında Rusya ve Çin'i buldu. Haçlı dünyası ve o dünyanın Türkiye, Katar, Suudi Arabistan gibi Müslüman işbirlikçileri savaş meydanında da Rusya'ya tosladı. Bu süreçte BOP'un tırmıklarının Türkiye'ye dokunmaya başladığını ispat eden bir gelişme yaşandı. PKK'nın Suriye'deki uzantısı olan PYD (Demokratik Birlik Partisi) Esad güçleri ile isyancılar arasındaki çatışmadan yararlanarak, bir anda ülkenin kuzeyinde yer alan kritik önemdeki Kamışlı kentini ele geçirdi. Bu gelişme PKK'nın elini de güçlendirdi.

Siyaset yolunu düzleştirmek istiyor

Son 9 yılda bölgede yaşanan gelişmeler böyle. Gelişmenin yerel boyutuna gelince... Peki, AKP yönetimi Habur ve Oslo skandallarına rağmen neden bir kez daha PKK ile masaya oturma gereği duydu? Bunun şifresi Yeni Anayasa çalışması ve 2014 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gizli. Başbakan Erdoğan, hem demokrasiye geçilen 1946'dan bu yana ilk sivil anayasayı yapan iktidar olarak tarihe geçmek istiyor, hem de başkanlık sisteminin Yeni Anayasada yer bulması için çabalıyor. Bunun yolu da BDP ile ittifaktan geçiyor. BDP ile ittifakın yolu da İmralı'dan! MİT'in İmralı ile başlattığı görüşmelerin 5 aydır sürdüğü ifade ediliyor.

İmralı trafiği başlıyor

Nitekim Temmuz 2012'de Başbakan Erdoğan, BDP Diyarbakır Milletvekili Leyla Zana'yla bir araya gelmişti. Zana, Erdoğan'a Kürt sorununun çözümü için Öcalan'ın üstleneceği rolün 'hayati' olduğunu söylemiş ve adres olarak Öcalan'ı işaret etmişti. MİT Başkanı Hakan Fidan'ın İmralı ile temasa geçmesinin Zana'nın bu ifadesinden sonra gerçekleşmesi dikkat çekiyor! Bu görüşmeyle ilgili çok süpekülasyon yapıldı. Zana'nın PKK Lideri Öcalan'ın talebi üzerine Erdoğan'la görüştüğü iddia edildi. İddia teyit edilmese de hafızalara yerleşti. Zana-Erdoğan görüşmesinin tartışıldığı günlerde BDP Diyarbakır'da 14 Temmuz'da 'Öcalan'a Özgürlük' mitingi düzenledi. Ardından Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç'tan, "PKK silah bırakırsa Öcalan'a ev hapsi konuşulur" açıklaması geldi. Akabinde Eylül 2012'de Başbakan Erdoğan, 'Öcalan'la yeniden görüşülebileceğini' söyledi. 12 Eylül'de cezaevinde başlayan açlık grevleri ise 67. gününde de Öcalan'ın devreye girmesiyle sonlandı. Başbakan Erdoğan da bunu teyit etti. Millitey Gazetesi yazarı Hasan Cemal'i kabul eden Mesud Barzani gibi, Celal Talabani de, 'Öcalan'la görüşülsün' çağrısı yaptı. PKK'nın Avrupa Temsilcisi Zübeyir Aydar, Öcalan'ın 'baş müzakereci' olduğunu söyledi. Bu arada Mehmet Ali Birand, Öcalan'ın gelecekte özgür kalacağını ve hatta Meclis'te siyaset yapacağını yazdı. Cengiz Çandar ise Ortadoğu'da sınırların değişeceğini ilan etti!

Silah bırakmak yok!

İmralı ile trafik sürerken, silahlar gömülmedi, gömülmeyecek de! PKK'nın Kandil'deki lideri ve KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, 5 Ocak'ta mevcut girişimlerin bir amacının da saflarda beklenti yaratmak ve güçlerimizde rehaveti geliştirmek olduğunu kaydederek, "Bu yüzden kimse gevşememeli, herhangi bir beklentiye girmemeli, hiç kimse 'hemen demokratik çözüm süreci gelişecek" gibi bir hayale kapılmamalıdır' dedi. Karayılan, "Türkiye'nin mevcut sınırları içerisinde Demokratik Cumhuriyet ve Demokratik Özerk Kürdistan stratejisine bağlıyız" ifadesini kullandı. Karayılan dahası "Önderliğimiz (Apo), Oslo ve İmralı süreci tartışmalarının bir sonucu olarak 5 Mayıs 2011'de Başbakan'a sunulmak üzere Türk heyetine protokoller sunmuştur. Kürt tarafı olarak bizim çözüm projemiz bu protokollerdir. Ayrıca Önderliğimizin hazırladığı 'Yol Haritası' var. Yani bizim projemiz vardır, Türk tarafının projesinin de açığa çıkması, ortaya konulması gerekmektedir" ifadelerini kullandı.

Peki protokollerde neler var?

Başbakan'a sunulduğu sanılan protokollerde, ilk sırada Yeni Anayasa yer alıyor. İkinci sırada tüm kimliklerin tanınması temelinde 'barış için eylem planı', üçüncü sırada ise genel af yer alıyor. Sürecin ön şartı Öcalan'ın koşullarının düzeltilmesi oluşturuyor.

Sürecin bir başka boyutunu ise 20 Aralık 2010'da Diyarbakır'da yapılan Demokratik Toplum Kongresi (DTK), oluşturuyor. Kongre Öcalan'ın önerdiği, Karayılan'ın geçen hafta gündeme getirdiği 'Demokratik Özerk Kürdistan Modeli' taslağını esas almıştı. O kongrede ilk kez konfederalizm tartışıldı. Konfederasyon, siyaset biliminde iki bağımsız devletin eşit şartlarda kurduğu gevşek bir birlikteliktir. Dolayısıyla PKK ve siyasi uzantısı, bölgesel yönetim ve federasyonun ötesinde bir kavramı gündeme getirdi. Aynı kongrede "ekonomik kaynakların özerk Kürdistan'a ait" olduğu dile getirildi.

Taslakta "Demokratik özerklik alanındaki farklı kimliler de kendi sembollerini kullanır" ifadelerine yer verildi. Bunun anlamı bölgedeki yapının bayrak kullanması!

Son olarak da, taslakta bölgedeki yapının kendi 'öz savunma' birliklerini oluşturmasının önünün açılması gerektiğine işaret edildi. İşte İmralı'nın talepleri bunlar… Peki AKP Yönetimi bunları kabul edecek mi? Kabul ederse, ortada bölünmemiş Türkiye Cumhuriyeti kalır mı? Recep Bahar


06)Prof. Dr. Haydar Baş/ Ortadoğunun manzarası -09.01.2013

Türkiye, yeni Anayasa yazım sürecinde fedaratif yapıyı konuşadursun, Suriye lideri Beşar Esad, tüm dünyaya örnek olacak birlik mesajları vermeye devam ediyor.

Pazar günü TV ekranlarından canlı yayınlanan konuşmasında, Suriye halkı ile beraber verdikleri mücadeleyi ve bu konudaki kararlılığını bir kez daha anlattı.
Esad kalesinin iki yıldır dimdik duruşu, devletine ve milletine olan bu bağlılıktan kaynaklanıyor.

Öyle ki Ortadoğu’nun geleceğine karar veren ABD ve İsrail dahi son günlerde Suriye meselesini askıya aldılar.
Esad gidecek söylemleri, 2014’den sonra gidecek şeklinde değişmeye başladı.
Enteresandır, beraber hareket ettiğimiz Birleşik Devletler’in konu hakkındaki görüşlerine rağmen, Türkiye ısrarla “Esad gitmeli” demeye devam ediyor.

Hangi gerekçe ile neye dayanarak ve ne için bu politika halen uygulanıyor? Anlamak mümkün değil.
Ülkemizin bölge ülkeleri arasındaki “baba devlet “imajı maalesef kalmamıştır.
Erbil’de yayınlanan Rudaw gazetesi, Türkiye’nin “birleşik Irak”a inanmadığını, Şii bir Irak yerine parçalanmış bir Irak’ı tercih ettiğini yazdı.

Demek ki, mevcut iktidar Suriye’yi parçalamayı, bölünmüş Irak’ı daha küçük devletçiklere ayırmayı hesap eder bir görüntüde.
Bu parçalanmışlık, aklımıza küresel dünyada büyük ve ulus devletlere yer olamayacağı görüşünü getirdi.
Bölünerek küçültülmüş devletçikler, hem kolay lokma hem de sömürüye açık tam bir pazardır.

Zengin petrol kaynakları ile Ortadoğu’daki devletlerin devletçikler haline getirilmesi bu manada zorunlu bir stratejidir.
Gelişmelere “eş başkan” olarak el veren Türkiye’de, yer altı kaynakları bakımından belki de Ortadoğu ülkelerinden daha iyi noktada.
Irak’ta bölünmüşlük, petrolün Irak merkezi hükümetinin denetiminden çıkmasına neden olmuştur. İşgal, Libya petrollerini, İtalyanların hâkimiyetine soktu.

Türkiye’de fedaratif yapı, sahip olduklarımızın bir seferde elden çıkması manasına da gelebilir.
Ülkemizdeki liderlerin, Esad’ın milli devlet yaklaşımından ders alması gerekmektedir.
Bu süreçte başlattığımız “Milli Kahramanlar” sempozyum serisinin bize yeni bir soluk getirmesini diliyoruz.
Tarihi kahramanlar ile dolu devletimiz, birkaç kahramandan fazlasını çıkaramamış batıya hiçbir sahada muhtaç değildir.
Milli tarihini, beraber olma şuurunu, geleceğimizin geçmişten gelen birikimlerimiz ile olacağını tekrar hatırlamamız, içinden geçtiğimiz bu sancılı günleri atlatmamıza yardım edecektir.

Oynanan oyun büyük ve sinsi de olsa, Türkiye Suriye’nin ve liderinin gösterdiği milli duruş ile kazanan taraf olabilir.


07)İmralı ile ikinci görüşme yolda -09.01.2013
Demirtaş’a göre müzakere şartları eşit değil

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmeleri değerlendirirken, şartların eşit olmamasından yakındı ve “Karşı heyetin yüzlerce danışmanı var, müzakere ettiğin kişinin televizyonu bile yok. Orantısız bir durum” ifadelerini kullandı. İkinci görüşmenin 15-20 gün içinde yapılması gerektiğine dikkat çeken Demirtaş, “İkinci heyette kimler olacağını biz seçmeliyiz. İçinde Eşbaşkanlar olmalı” dedi.

Önceki gün BDP’nin gurup toplantısında yaptığı konuşmanın ardından Meclis'te bir grup gazeteciyle sohbet eden Selahattin Demirtaş, yeni bir müzakerenin başlatılmasının kolay olmadığını belirterek, şu andaki durumu “müzakere girişimi” olarak tanımladı.

Öcalan, örgütüyle temas kurabilmeli

“Usul olarak bu ön şartlar yerine gelmeden, tartışmanın başlaması imkansız. Öcalan da esasa geçmemiş” diyen Demirtaş, şunları ekledi: “Daha önce esasa girilmiş, sonuca yaklaşılmış bir sürecin devamı bu. Yani birbirlerini biliyorlar. Heyet ile Öcalan arasındaki usul çoktan çözülmüştür. Ama uygulamaya geçmesi başka bir şey. O müzakerelerle olur. Öcalan örgütüyle temas kurabilmeli. Başka türlü yürütülemeyeceğinin farkındalar dır. Yarın İmralı kapatılır mı, başka bir şey mi olur?”

‘Silah kimdeyse onlarla görüşülmeli’

Demirtaş, silah kimdeyse onlarla da görüşülmesi gerektiğinin altını çizerken ise, KCK’nın da mutlaka sürecin içerisinde olması gerektiğine dikkat çekti.

Demirtaş, bir gazetecinin “KCK ile görüşme başlamış olabilir mi?” sorusuna ise “Görüşme başlamış olabilir, bilmiyorum” yanıtını veren Demirtaş, İmralı ile ikinci görüşmenin ne zaman yapılacağı konusunda ise “15-20 gün içinde mutlaka olmalı. Gidenler bir tartışma, müzakere heyeti değil. İkinci heyette kimler olacağını biz seçmeliyiz. İçinde Eşbaşkanlar olmalı.” ifadesini kullandı.

Müzakere koşulları orantısız

Müzakere koşullarında denge bulunmadığına da dikkat çeken Demirtaş, “Karşı heyetin yüzlerce danışmanı var, müzakere ettiğin kişinin televizyonu bile yok. Orantısız bir durum” eleştirisinde bulundu.

Öcalan’ın televizyonu olmadığını ama yanındaki mahkûmların ne olduğunu Öcalan’a anlattığını söyleyen Demirtaş, “Öcalan kim ne söylüyor iyi biliyor. Öcalan iyi müzakerecidir. Nabzı o da ölçmek isteyecektir. Örgüt, halk nasıl bakıyor, hükümetin ekseni nedir görmek isteyecektir” şeklinde konuştu.

Çözüm CHP ile daha kolay olur

Çözümün CHP ile birlikte daha iyi ve kolay olacağını sözlerine ekleyen Demirtaş, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun “AKP’ye bir kredi daha verdikleri” yönündeki açıklamasına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘senin krediye ihtiyacın var’ yanıtını şöyle değerlendirdi: “Süreci bilerek mi, bilmeden mi böyle bir çıkış yaptığını bilmiyorum. Ancak Kılıçdaroğlu’nun çıkışı cesur bir çıkıştır. Çok cesur denebilir. Başbakan’ın verdiği cevap aynı değerde değil.”

Hükümetin bu süreçte oy, hatta seçim kaybetmeyi göze alması gerektiğinin altını çizen Demirtaş, İmralı’ya giden vekilleri Ahmet Türk ve Ayla Akat isimlerinin nasıl belirlendiği konusunda “İmralı, hükümet ve bizim aramızdaki ortaklaşmaydı. İsimleri siyaset kanalı bize iletti” dedi. Demirtaş, görüşmeye gidecek ikinci heyetin nasıl belirleneceğine ilişkin ise “Biz belirleriz. Bir kadın, bir erkek olmasını tercih ederiz, böyle bir hassasiyetimiz vardır. İki kadın, iki erkek de olabilir” diye ekledi.

Oslo, yeniden ev sahipliğine hazır

Norveç Büyükelçisi’nin ziyaretini de değerlendiren Demirtaş, “Benimle görüşmek istemiş. Sonuçta ilk Oslo görüşmelerinin ev sahibiydiler. Tarafların görüşlerini dinlemek istemişlerdir. Tabii anlamaya çalışıyorlar ne olup bittiğini. Bize de geldiler. Hükümetle de görüşeceklerdir. Yeniden ev sahipliği yapmaya kapalı değiller” şeklinde konuştu.


08)Ortadoğu’nun incisi Hewler -09.01.2013

Irak'ın en güvenli ve gelişen yüzü Hewler şehrine yurt içinde ve dışında yoğun göç yaşanıyor. Şehirde sadece geçtiğimiz 49 bin yabancının ikamet izni aldığı ifade edildi. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Hewler İkamet Genel Müdürü Yadigâr Enver, yabancıların istikrar ve güvenlik durumlarını göz önünde bulundurarak Erbil’i yatırım merkezi seçtiklerini ifade etti.

48.440 kişiye ikamet izni

Birçok ülke vatandaşının Hewler 'de ikamet ettiğini belirten Yadigâr Enver, "Sadece Hewler şehrinde 48 bin 440 kişiye ikamet izini verildi. 355 kişinin ise sağlık problemlerinden dolayı başvurusu kabul edilmedi" dedi. Yadigâr, bölgede bulunan Suriyeli 550 sığınmacıya da ikamet hakkı tanındığını dile getirdi. Bu arada, Hewler’in resmi olmayan verilere göre nüfusunun 2 milyona çıktığı bildiriliyor.


09) Paris'te suikast: 3 Kürd kadın siyasetçi katledildi -09.01.2013

Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen silahlı bir saldırıda aralarında PKK'nin kurucularından Sakine Cansız ve KNK Paris temsilcisi Fidan Doğan ve Leyla Söylemez adlı genç kadın hayatını kaybetti.

ANF´nin haberinde sunlar kaydedildi:“Alınan bilgilere göre kimliği belirsiz kişi yada kişiler, Gare du Nord’da bulunan Kürdistan Enformasyon Bürosu’na girerek saldırıda bulundu. İçerde bulunan Kürt siyasetçi Sakine Cansız, KNK Paris temsilcisi Fidan Doğan ile Leyla Söylemez adındaki genç kadın katledildi.

Saldırıda susturuculu silah kullanıldığı sanılıyor. Ancak henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Cansız ve Doğan'ın başlarından, Söylemez'in ise karnından vurulduğu bildirilirken, Fransız polis bina içerisinde incelemelerde bulunuyor. Cenazelerin halen bina içinde olduğu kaydedildi.

Saldırının saati tam olarak bilinmiyor. Olay yerindeki Özgür Politika gazetesi muhabiri Selma Akkaya, Fidan Doğan'dan saatlerce haber alınamaması üzerine, arkadaşlarının gece saat 01.00 sıralarında binaya geldiklerinde kapı önünde kan izleri görünce kapıyı kırıp içeri girdiklerini söyledi.

Fransa Kürt Dernekleri Fedederasyonu (FEYKA) Başkanı Mehmet Ülker de, "Bir iki arkadaş kapıda kan izleri görüyor. Kapıyı kırıp içeri girdiklerinde, üç kadının infaz edilmiş olduğunu görüyorlar" dedi.

Büronun birinci katta bulunduğu ve işlek bir caddede yer aldığına işaret eden Ülker, katliamın 9 Ocak akşamı saat 18.00 ya da 19.00 civarı işlenmiş olabileceğini söyledi. ÜLker, çok profesyonelce yapılmış bir cinayet olduğunu söyledi.“


10)Barzani'den 'sınır kapısı' yalanlaması! -09.01.2013

Neçirvan Barzani, Başbakanlıkta düzenlediği basın toplantısında, Kürdistan yönetiminin “Suriye ile olan sınırları” kapattığına ilişkin haberleri yalanladı.Kürdistan yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani, "Sınır kapısını kapattığımıza dair yapılan haberleri reddediyoruz.

Bugün Kürdistan yönetimi,, Suriye'den kaçan ve bize sığınan yaklaşık 60 bin Suriyeli mülteciyi barındırıyor" dedi.Iöle habercom´da yer verilen habere göre,”Barzani, Başbakanlıkta düzenlediği basın toplantısında, bazı medya organlarında yer alan Kürdistan yönetiminin, Suriye ile olan sınırları kapattığına ilişkin haberlerin gerçeği yansıtmadığını, isteyen gazetecilerin sınıra giderek inceleme yapabileceğini söyledi.

Kürdistan yönetimi tarafından sınırın kesinlikle kapatılmadığını kaydeden Barzani, "Bölgenin coğrafyasını tanıyanlar bilir, bizim sadece Fişhabur sınırı var. İkinci taraf Zummar bölgesidir ve bu bölge Kürdistan bölgesi olmasına rağmen halen Musul iline bağlıdır. Zummar bölgesinde sınır muhafızları var, bu sınır muhafızları Bağdat'tan emir alıyor" diye konuştu.

Daha önce Fişhabur Sınır Kapısı'nı açtıkları için Maliki'nin kapatmak için Bağdat'tan askeri güç gönderdiğini, fakat Maliki'ye engel olduklarını vurgulayan Barzani, şunları kaydetti: "Sınır kapısını kapattığımıza dair yapılan haberleri reddediyoruz. Bugün Kürdistan yönetiminin, Suriye'den kaçan ve bize sığınan yaklaşık 60 bin Suriyeli mülteciyi barındırıyor. Şu an elimizde olan olanaklarla Suriye'ye yardım sağlamak için bir köprü oluşturmak istiyoruz. Biz uzun zamandır bu projeyi hayata geçirmek istiyoruz . Fakat ya Suriye rejimi karşı çıkıyor ya da Bağdat tarafından reddediliyor. Yıllarca bizim hükümetimiz bu projeyi uygulamak için çalıştı. Suriyeliler için biriktirilen yardımları göndererek dost Suriye halkına yardımda bulunuyoruz. Yapılan yardımlar, bizim hükümetimiz tarafından gönderilen yardımlardır ve Bağdat bize kesinlikle hiçbir konuda yardım etmiyor. Şimdi biz Süleymaniye bölgesinde bir kamp kurmaya ve onlara her türlü desteği sunmaya çalışıyoruz."

"Türkiye'den baskı gelmedi"

Barzani, ayrıca Türkiye'nin Suriye ile Kürdistan arasında sınırların tamamen açılması konusunda herhangi bir baskısının söz konusu olmadığını, haberlerin doğruyu yansıtmadığını belirterek, "Bu durumun aslı yok. Ben burada başbakan olarak dediklerimden sorumluyum. Bize Türkiye'den herhangi bir baskı gelmedi. Ben açıkça sizlerle paylaştım konuyu. Zummar ve diğer bölgelerde Irak polisi var ve Bağdat'ın izni olmadan açamayız ve bu bölgelerde Peşmergemiz de olabilir ama Bağdat'ın izni olmadan açamayız" ifadesini kullandı.

Milletvekillerinin Öcalan'la görüşmesi

Barzani, gazetecilerin sorusu üzerine, Kürt sorununun çözümü için Türkiye Cumhuriyeti'nin şu an atmış olduğu adımları hükümet olarak desteklediklerini ifade ederek, "Türkiye'nin attığı bu adımları çok önemsiyoruz ve bu adımların devamının gelmesini umuyoruz. Temennim, bu adımlar sorunun bitmesi için bir başlangıç olur. Her tarafın kabulleneceği bir çözüm olmasını umuyoruz" dedi.

Irak'taki gösterileri de değerlendiren Barzani, halkın anayasa çerçevesinde kendi haklarını elde etmeleri için yaptıkları gösterileri

desteklediklerini belirtti. Barzani, bir soru üzerine, Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin öldüğü haberlerinin doğruyu yansıtmadığını, doktorların, durumunun her geçen gün iyiye gittiği yönünde bilgi verdiğine dikkati çekerek, "İnşallah iyileşir ve görevinin başına gelir. Irak Anayasası'na göre doktorlar Sayın Cumhurbaşkanının sağlık durumu değerlendirecekler ve duruma göre göreve devam edebileceğine ya da edemeyeceğine karar verecekler. Dönüşünü beklememiz gerekir. Ahlaken ve politik olarak beklemeliyiz ve bu konuları konuşmalıyız" diye konuştu.“


11)Öcalan: Çözüme 'evet' tasfiyeye 'hayır' -09.01.2013

DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk Nuce TV’nin Türkçe Ana Haber Bülteni’ne Abdullah Öcalan ile 3 Ocak’ta yaptığı görüşmeyi anlattı.3 Ocak’ta Abdullah Öcalan ile görüşen DTK Eşbaşkanı ve Mêrdîn Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk, izlenimlerini Nuce TV’ye değerlendi.

Öcalan’ın kendilerini, yuvarlak bir masada karşıladığını söyleyen Türk, “Bizi görünce gülümseyerek yaklaştı, el sıkıştık. Gayet iyi, moralini iyi gördüm. Öteden beri gözlerinde nezle vardı, akıntı görülüyordu. O da uzun süredir var olan bir şey dedi” biçiminde konuştu.

ANF´nin haberinin ayrıntısında şunlar kaydedildi:“Öcalan’ın ardından “Sunacağınız bir şey var mı” biçiminde soru yönelttiğini de vurgulayan Türk şöyle devam etti: ”Tartışmaya kendini hazırlamış, bizi bu şekilde karşıladı, kısa bir hal hatırdan sonra süreçle ilgili değerlendirmelerini yaptı. Sayın Öcalan’ın yapısını da biliyoruz. Sorunların köklü çözümü konusunda yeni bir sürecin başlatılması konusunda bir kararlılık gördüm.”

‘TASFİYE MANTIĞI YOL ALMAZ’

Bunu yeni bir dönem, yeni bir başlangıç olarak nitelendiren Ahmet Türk, “Ama bir hayal kırıklılığı da yaratmamak lazım. Ancak bu noktaya uzun bir tartışmadan sonra bu noktaya geldiğini gözlemledim. Ben bu sürecin daha iyi hazırlandığı inancındayım” dedi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çözüm için her türlü katkıyı sunmaya hazır olduğunu, ancak bir tasfiye mantığının da asla yol almayacağı görüşünü dile getirdiğini de vurguladı. Öcalan’ın halkların özgürleşmesi, ortaklaşması, halkların demokratik bir ünitede birleşmesi mantığına sahip olduğunu vurgulayan Türk, “Bence bu süreçte halkların bir ünitede buluşmasını geliştirmeyi amaçlayan bir çabanın içerisinde olacaktır. Tabii ki bu süreç çok ciddi bir noktaya gelmeseydi, bizim İmralı’ya gidişimiz de çok kolay olmazdı. Ama bazı müzakereler yapılmış, her şey bitmiş gibi bakmamak lazım. Değerlendirilmesi, katkı sunulması gerekiyor. Çözümün halkları nasıl kucaklaştıracağı bir süreç olarak değerlendirmek lazım” dedi.

‘HERKESİ KUCAKLAYAN BİR ANAYASA OLMALI’

Türkiye’de var olan bütün tarihi kültürlerin geliştirilmesinin, güvence altına alınmasının, örgütlenmesinin önemine dikkat çektiğini de vurgulayan Türk şunları belirtti: “Yurttaşlık konusunda, Anayasa kısa olmalı, birçok şeyi yazmaktansa herkesi kucaklayan bir yaklaşım esas alınmalı. Yurttaşlığı esas alan bir yaklaşım. Sonuç olarak, bugün halkların ortak değerlerini ortaya çıkarması durumunda, halkların yakınlaşması durumunda bugün Ortadoğu’daki dünyadaki birçok tehlikenin ancak ortadan kalkabileceğini, yoksa milliyetçi-ulusçu yaklaşımla Ortadoğu’da çok tehlikeli bir sürecin gelebileceğini ifade etmeye çalıştı.”

Ahmet Türk, Türk medyasında yoğun bir şekilde tartışılan silah bırakma, sınır dışına çıkma konusunun gündeme gelip gelmediğini de biçimindeki soruya ise, “Ben bir çatışmasızlık sürecinin başlatılması ve gelişmelerin doğru bir şekilde Türkiye gündemine taşınması gerekiyor. Değerlendirilmesi gereken tedbirlerin, önlemlerin, açılımların yapılması gekereken bir süreç olarak değerlendiriyorum” biçiminde yanıtladı.

Çözüm konusunda bir irade gördüğünü vurgulayan Türk, “Her türlü katkıyı yapacak bir duruş gördüm. Ama tasfiye mantığı ile yaklaşılırsa bu asla ve asla doğru olmaz, sorunu çözmez ve kimseye de yararı olmaz diye düşünüyorum” dedi.

Türk, Öcalan’ın gelişmeleri olabildiğince takip ettiğini, gazeteleri okuduğunu, zaman zaman İmralı Cezaevi’ndeki tutsaklarla görüşmeler yaptığını da sözlerine ekledi.

‘ROJAVA’DA MÜCADELE ARAP HALKI İLE BİRLİĞİ ESAS ALMALI’

Rojava ile ilgili olarak ise, Türk; Öcalan’ın, “Mücadelenin olabildiğince Arap halkı ile diyalog içinde götürülmesi, dayanışma içinde olunması, Kürtlerin demokratik hak ve özgürlükleri neredeyse bu fırsatta Arap halkı ile paylaşarak, birlik yaratmayı sağlamak gerektiği” biçiminde yorumladığını belirtti.“


12)Kürdistan bölgesi, ilk kez kendi adına petrol ihraç etti! -09.01.2013

Kürdistan hükümetinin ilk kez kendi adıyla petrol ihracatına başladığı ve “Kamyonlarla yapılan sevkiyat Türkiye üzeriden Ceyhan Limanı'na getirildi. Buradan da bir aracı tarafından dünyaya satıldı”ğı bildirildi.

Bağdat'a bağımlı olmak istemeyen Kürdistan Bölgesel Yönetimi ilk kez kendi adına dünya pazarlarına Türkiye üzerinden ham petrol ihracatına başladı. Sektör kaynakları, ham petrol ve küçük miktarlarda da kondensat ihracatının, ekonomik bağımsızlığı giderek gelişen Kürdistan Bölgesel Yönetimi´nin Bağdat'la arasındaki sorunun çözülememesiyle yaşadığı sıkıntıyı yansıttığını kaydederlerken bu gelişme Irak'ın tüm petrol kaynakları üzerinde tam yetkiye sahip olduğunu iddia eden merkezi Bağdat yönetimini zor durumda bırakıyor.

Her ne kadar ihraç edilen petrol miktarı küçükse de, sanayi kaynakları, mali açıdan Bağdat'a bağımlı olmak istemeyen KRG için bu işlemin önemli bir sembolik nitelik taşıdığını vurguladılar. Sektör ve taşımacılık kaynaklarının aciklamasina göre Kürdistan Bölgesinden gelen ilk ihraç petrolü, karadan kamyonlarla Mersin Limanı'na taşındı.

Son bir buçuk yılda Kürdistan Yönetimi'nin Exxon ve Chevron gibi Amerikan petrol şirketleriyle sözleşmeler imzalaması Bağdat'ın tepkisini çekti. Kürdistan Bölgesel Yönetimi´nin, yabancı şirketlere Bağdat'tan daha karlı üretim paylaşma koşulları sağladığı bildiriliyor. KRG ise, yabancı şirketlerle sözleşme yapma hakkının, Saddam Hüseyin'in devrilmesinden sonra hazırlanan yeni anayasada yer aldığını savunuyor. Buna karşılık Bağdat yönetimi geçen ay Kürdistan Bölgesinin, eylülde taahhüt ettiği petrol miktarını ihraç etmediği gerekçesiyle, buradaki şirketlere ödeme yapmayı durdurmuştu.

Sevkiyat durdurulmuştu

Bağdat Hükümeti'nin petrol ödemelerini yapmamasına tepki gösteren Kürdistan Yönetimi, ürettiği petrolün merkezi hükümetin denetiminde olan Ceyhan Boru Hattı'ndan sevkini geçen ay durdurmuştu. Sanayi kaynaklarına göre, Khor Mor doğalgaz sahasından Türkiye'ye günde 150,000 varillik kondensat sevki yapılabiliyor.

Çoğunluk hisse Genel Energy'de

Akşam gazetesinin kaydettiğine göre, “Genel Energy Başkanı Mehmet Sepil de konuyla ilgili olarak, 'Kürt Bölgesel Yönetimi Tak Tak sahasından ham petrol ihracatına başlamamıza izin verdi' dedi.

KRG'nin ekim ayında kamyonla bir Türk limanına sevk ettiği hafif petrol kondensat ürününün de buradan bir aracı eliyle satıldığı belirtiliyor. Kürdistan Yönetimi'nin artık kondensat ürününün yanı sıra ihracatına başladığı ham petrolün çıkarıldığı Taq Taq sahasında, Londra borsası şirketlerinden olan Genel Energy'nin hisseleri var. Bir nakliye kaynağı, yeni bir parti kondensat ürününün çok yakında açılacak bir ihaleyle satılmaya hazır olduğunu söyledi.

Ham alıp işlenmiş petrol veriyoruz

Kürdistan Bölgesinden Türkiye'ye petrol ihracatı yaklaşık 5 aydan beri yapılıyordu. Fakat son durum bu petrolün dünyaya açılması açısından büyük önem taşıyor. Türkiye ile Kürdistan Yönetimi arasındaki ticaret müjdesini ilk olarak TC Enerji Bakanı Taner Yıldız, başkent Hewlêr´de açıklamış ve '2007'de çeşitli nedenlerle ara verilen Irak'tan ham petrol alıp petrol ürünü verilmesi uygulamasına tekrar başl

Ek.Tarihi Thu Jan 10, 2013 10:00 am Gön: Oezer

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Medya
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Medya:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder


Forumlar

 
Topic Forum  Author  Replies  Views  Last Post 
Announcements
There are no announcements.
Topics
New TopicSwietny blogTartışma Formuoside012  Wed Sep 27, 2017 5:34 am 
oside New Post
New TopicPomôc&#357; nájs&#357; nie&#269;o také, &#38Tek Mp3yfosape020  Wed Sep 27, 2017 1:38 am 
yfosape New Post
New TopicFor the Homescapes players to check out, magnificent AssistaKliplerdfartonar955021  Wed Sep 27, 2017 12:34 am 
dfartonar955 New Post
New TopicV&#253;born&#253; &#269;lánokTartışma Formuepigo024  Tue Sep 26, 2017 11:02 pm 
epigo New Post
New TopicThose people who are very infatuated lovers about the revoluKliplerhoowei074  Tue Sep 26, 2017 11:35 am 
hoowei New Post
New TopicThis comes with a very high cost and not everyoneKliplerhoowei059  Tue Sep 26, 2017 11:35 am 
hoowei New Post
New TopicThis brand combines style and innovation withKliplerhoowei061  Tue Sep 26, 2017 11:34 am 
hoowei New Post
New TopicYou can save considerable money and also benefit from sheerKliplerhoowei055  Tue Sep 26, 2017 11:34 am 
hoowei New Post
New TopicCurrently several omega watches companies are offering youKliplerhoowei034  Tue Sep 26, 2017 11:34 am 
hoowei New Post
New TopicWho Is Misleading Us About Osrs Gold?Tartışma Formuamazingz042  Tue Sep 26, 2017 11:22 am 
amazingz New Post
[ Recent Topics




Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution